Kremalı Pasta Süsleme Teknikleri

Birthday Cake with Chocolate and Cream Cheese

ESSELÂMÜ ALEYKÜM

“Hiç bir ana-baba evlâdına iyi bir eğitimden, iyi bir ahlâktan daha değerli mîrâs bırakamaz” (Taberâni)

Bizim zamanımızda okullarda toplu olarak birtek yerli mallar haftası kutlanırdı, artık anaokularından başlayarak doğum günü partileri âdetten oldu. Yurtdışında yaşayan müslümanlarlar için ise durum daha da vahim! vahim diyorum çünkü elinden geldiğince islâmi hassasiyet içerisinde yaşamaya çalışan aileler bile doğum günü partileri söz konusu olunca, noel-christmas, sevgililer günü, şükran günü, cadılar bayramı gibi kutlamaların yanında, pastanın üzerine mum yakarak dilek dilemeyi çocuğun gönlünü hoş etmek adına yapılan masumâne bir davranış olarak düşünüyorlar. “Her çocuk, İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra babaları ve anneleri onları Yahudi, Hıristiyan ve Putperest yaparlar” hadisi şerifininde bildirildiği üzere çocuk, öğrendiği ile şekillenir. Çocukların kişiliğini etkileyen davranışlar üzerine bir tespit yazısını da yeri gelmişken paylaşmak istiyorum.

Yazının devamını oku »

Allah Rasulü’nden Çocuklar İçin Büyüklere Tavsiyeler

 1- “Çocuklarınıza gereken ikramı yapın ve onların terbiyelerini de güzel yapın.”
 
2- “Kim Müslümanlar arasından bir yetim alarak yiyecek ve içeceğine dâhil ederse, affedilmez bir günah (şirk) işlememişse, ALLAH onu mutlaka Cennete koyacaktır.”
 
3- “Çocuklarınıza önce ‘lâ ilâhe illallah’ demesini öğretiniz.”
 
4- “Kim Kur’an’ı okur, öğrenir ve onunla amel ederse, Kıyamet Günü, anne ve babasına nurdan bir taç giydirilir. Onun ziyası, güneş ışığı gibidir. Onun ana-babasına iki hulle giydirilir ki dünya onlarla boy ölçülemez. Onlar: “Ne karşılığında bunlar bize giydirildi?” derler. “Çocuğunuzun Kur’an tutması sebebiyle” denilir.”
 
Hepiniz muhafızsınız
5- “Hepiniz çobansınız; maiyetinizde bulunanların hukukundan sorumlusunuz. İş başındakiler de muhafızdır, memurlarından sorumludur. Erkek, aile fertlerinin çobanıdır ve onlardan sorumludur. Kadın da kocasının evinde bir muhafızdır; o da, ondan sorumludur. Hizmetçi muhafızdır, o da efendisinin malından sorumludur. Hülâsa hepiniz muhafızsınız ve maiyetinizdekilerden sorumlusunuz.”
 
6- “Evlat kokusu, cennet kokusudur.”
 
7- “Çocuk bulûğa erince babası onu evlendirsin, aksi halde çocuk günah işleyebilir, onun bu günahı da babaya ait olur.”
 
8- “Çocuğun ana-babası üzerindeki hakkı, ona iyi bir eğitim ve iyi bir isim vermesidir.”
 
9- “Hiç bir ana-baba evlâdına iyi bir eğitimden, iyi bir ahlâktan daha değerli miras bırakmış olmaz.”
 
10- “Kimin çocuğu varsa, onunla çocuklaşsın.”
 
11- “Allah’tan korkun ve çocuklarınız arasında adaleti gözetin.”
 
12- “Allah’u Teâlâ, her hak sahibine hakkını vermiştir. Dikkat ediniz, vârise vasiyet etmeye gerek yoktur.”
 
13- “Bir kimse, bir çocuğa, gel sana şunu vereceğim der ve sonra da vermezse, bu (sözü) bir yalandır.”
 
“Onlara aynı şekilde davranman gerekmez mi?”
14- Enes bin Mâlik’in rivayet ettiğine göre, Resulullah’la beraber bulunan bir adamın yanına oğlu geldi. Adam oğlunu öptü ve dizine oturttu. Daha sonra kızı gelince, kızını önüne oturttu. Resulullah (sav): “Onlara aynı şekilde davranman gerekmez mi?” diye sordu.
 
15- “Kim, üç kız çocuğu bakıp büyütür ve onları güzel terbiye eder; onları evlendirir ve onlara ihsanda bulunursa, onun için cennet vardır.”
 
16- “Çocuklarınız size ihsan, hürmet ve itaatte âdil olmalarını istediğiniz gibi, siz de onlar arasında hediyede ve bağışlamada adalete (eşitliğe) riayet ediniz.”
 
17- “(Anasından) doğan her çocuk (İslâm) dini üzerine doğar. Ebeveyni (Mûsevî ise) onu Yahudileştirir; (Nasranî ise) onu Hıristiyanlaştırır, (müşrik ise) onu müşrik yapar. Ashab-ı kiram tarafından: “Ey Allah’ın Resulü! Ya, kendisine böyle bir telkinde bulunulmadan ölen çocuk (ne olacak)? Denildi. Resulullah: “Onların (büyüdüklerinde neyi) yapacaklarını Allah Teâlâ daha iyi bilendir.” buyurdu.
 
18- “Kimin kız çocuğu olup da, onu canlı canlı gömmez, ona hakaret etmez ve erkek çocuğunu ona tercih etmezse Allah Teâlâ o kimseyi Cennet’e kor.”
 
19- “Çocuklarınızı, peygamberimizi, ehl-i beyti ve Kur’an okumayı sevmek gibi üç özellikte terbiye ediniz.”
 
20- “Çocuklarınız yedi yaşına gelince onlara namaz kılmalarını söyleyin. On yaşlarına girdiklerinde kılmazlarsa, onları cezalandırın. Yataklarını ayırın.”
 
21- “Ana-babanın çocuklara olan vazifeleri, onlara yazmayı, yüzmeyi, ok atmayı öğretmeleri ve sağlıklı ve helâl yiyecekler temin etmeleridir.”
 
22- “Bir kimse, çocuklarını Cehennem’in ebedî ateşinde yanmaya bırakıyorsa, güneşin sıcaklığından korumasında hiç bir hikmet yoktur.”
 
23- “Bizim küçüğümüze merhamet etmeyen, büyüğümüzün hakkını bilmeyen kimse bizden değildir. Bizleri aldatan da bizden değildir. Kendi nefsi için sevdiğini, diğer müminler için de sevip istemedikçe, hiç bir kul hakkı ile mümin olamaz.”
 
24- “Bir genç, yaşlı olması sebebiyle bir ihtiyara ikram (ve hürmet) ederse, Allah Teâlâ da, o gence yaşlılığı sırasında hürmet ve ikramda bulunacak bir kimseyi müvekkil kılar.”
 
25- “İnsan ölünce kendisinden ameli kesilmiş olur. Ancak bundan üç şey müstesnadır:
1) Sadaka-i cariye 2) kendisinden yararlanılan ilim 3) Kendisine dua eden evlat.”
 
Çocuğun istiğfar etmesi
26- “Kişinin Cennet’te derecesi yükselir. Adamcağız: “Bu nereden geldi?” Diye sorar. Kendisine: “Çocuğunun senin için istiğfar etmesinden” denir.”
 
27- “Çocuk doğduğu yere aittir.”
 
28- “ALLAH yolunda sarf ettiğin para, bir köle azat etmek üzere sarf ettiğin para, bir miskine tasadduk ettiğin para, ehil ve ıyâline sarf ettiğin para… Bunların ecir (ve sevap) bakımından en büyüğü, ehil ve ıyâline sarf ettiğin paradır.”
 
29- “Hanımına yedirdiğin yemek senin için bir sadakadır. Çocuğuna yedirdiğin yemek senin için bir sadakadır. Hizmetçine yedirdiğin yemek senin için bir sadakadır. Kendi nefsine yemek yedirmen de senin için bir sadakadır.”
 
“Merhamet etmeyene merhamet olunmaz”
30- Ebu Hureyre (ra) anlatıyor:Bir gün Nebi aleyhisselam, Hazreti Ali’nin oğlu Hasan’ı öpmüştü, yanında Habis’in oğlu Akra’ vardı. O: “Benim on çocuğum var, hiç birini öpmedim” dedi. Resulullah (sav) (hayretle) onun yüzüne baktı ve dedi ki: “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.”
 
31- “Eğer bir kimse kızlara değer verdiğinden dolayı eziyet görürse ve onlara iyi davranırsa, onlar Cehennem’e karşı perde olurlar.”
 
32- Kim erginlik çağına varan iki kızına, onlar yanında kaldıkları veya kendisi onların yanında kaldığı müddetçe iyilik yapar ihsanda bulunursa, bu kızlar onu mutlaka cennete dâhil ederler.”
 
33- Kuleyb b. Menfaa’nın, dedesi, Resulullah (sav)’a gelmiş ve şöyle sormuş:
– “Ya Resulullah! Kime iyilik ve ihsanda bulunayım?” Resulullah (sav) da şöyle buyurmuş: “Annene, babana, kız kardeşine, erkek kardeşine ve bunlardan sonra gelen yakınlarına ve (sende) hakkı bulunan ve ziyareti şart olan kimselere.”
 
34- Nu’man b. Beşîr’den şöyle dediği rivayet olunmuştur: ‘Babam, beni aldı Resulullah’a götürdü ve şöyle dedi: ‘Ben, şu oğluma bir köle hediye ettim.’ Resulullah (sav) da: ‘Oğullarının hepsine (aynı) hibede bulundun mu?’ buyurdu. Babam: “Hayır” cevabını verince Resulullah: “O hâlde, (onu) geri al” buyurdu.
 
35- “Dindarlığını ve karakterini beğendiğiniz biri size dünür gelirse, sorumluluğunuzdaki kızı onunla evlendiriniz. Eğer bunu yapmazsanız yeryüzünde büyük bir fitne ve fesat olur.”
 
36- “Kızını, fâsık bir kimse ile evlendiren kişi, kesinlikle ona merhametsizlik etmiş olur.”
 
37- Hz. Peygamber (sav): “Kim ki, yalnız Allah rızası için bir yetimin başını okşarsa, kendisine elinin dokunduğu tüyler, saçlar sayısınca mükâfat verilir.” buyurmuş ve: “Kim ki, himayesi altında bulunan veya herhangi bir yetime ihsan ederse, onunla ben Cennette bunlar gibiyiz” buyurmuştur. Bu son sözünü dediği sırada parmakları arasından şehâdet parmağı ile orta parmağını işaret ederek göstermiştir.
 
38- “Çocuk bulunmayan evde bereket yoktur.”
 
39- “Kim üç yetimi yetiştirir, nafakasını temin ederse, sanki ömrü boyu geceleri namaz kılmış, gündüzleri oruç tutmuş ve sabahtan akşama yalın kılıç Allah yolunda cihad etmiş gibi sevap alır. Keza, ben ve o, şu iki kardeş (parmak) gibi cennette kardeş oluruz.” buyurmuş ve şehadet parmağı ile orta parmağını birbirine yapıştırmıştır.
 
40- “Bulûğa erinceye kadar çocuktan, uyanıncaya kadar uyuyandan, sıhhat buluncaya kadar mecnundan kalem kaldırılmıştır (işledikleri suç yazılmaz.)”

%d blogcu bunu beğendi: