KREM ŞANTİLİ KEK

şantili kek

İnsanlar arasında hayâsızlığın yayılmasını arzu eden kimseler var ya; onlar için dünya ve ahirette elem dolu bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz(Nûr Suresi 19)

Selamun aleykum sevgili kardeşlerim,

İmam hatip okuluna giden kızım; Arkadaşlarından bazılarının pis yedili adlı pis diziyi izlediklerini ve okulda diziyle ilgili neler konuştuklarını anlatıyordu. Arkadaşlarına demiş ki: “Neden o pis diziyi izliyorsunuz? İçinde içki varmış, çok ahlaksız görüntüler varmış”. Arkadaşları: “Oooo” demişler. “Bütün dizilerde var onlar.”

“Hep yalnız kalıyorum. Ne desem kabul etmiyorlar.” diye hayıflanıyor benim canım. Yazının devamını oku »

Bayat Ekmekli Kroketler

10731922_1485316981741167_903923385_n

İnstagram hesabımızda #artanlarıdeğerlendirme etiketi altında bir etkinlik başlattım. Kalan gıdaların değerlendirilmesine yönelik pek çok tarif ortaya çıktı. Bu tariflerden birini sitemde yayınlayacağıma söz vermiştim. Benim seçtiğim tarif @ummuhaa kardeşimize ait kroketler oldu. Hem sunumu, hem fikri çok beğendim. @ummuhaa ya buradan ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Etkinliğimiz hafta sonuna kadar devam edecek. Farklı tarifleri instagram sayfamda paylaşmaya devam ediyorum.

Haftaya yepyeni bir etkinlik konusu var. Yeni etkinliği de eminim severek takip edeceksiniz.

@ummuhaa tarifi nasıl yaptığını kısaca anlatmış. Köfte veya kroketlerin gayet kolay bir yapımı var zaten. Yazının devamını oku »

Sezeryandan Sonra Normal Doğum Mümkün mü?

DSC_0084Sezeryandan sonra normal doğum mümkün mü? (Ummu Seyyaf’dan)

Konuya giriş yapmadan önce, sezeryan nedir o kısımdan başlamak gerekir. Doğum söz konusu olduğunda en çok önem verdiğim konu “doğum şekli” konusudur. Doğum şekli diye bir şey yoktur, doğum doğumdur! Yani şimdilerde bizim adına “normal” diye bir ek taktığımız doğumun tek şekli vardır. O da sancı gelip,o sancıyı bebeğin gelme süresine kadar çekip, vajinal yoldan bebeğin dünyaya gelmesidir. Sezeryan dediğimiz ise bir ameliyattır. Doğum olayında herhangi bir risk oluşuyorsa ya da daha önceden herhangi bir risk saptanmışsa, doğum anne ya da bebek için tehlikeli hal alıyorsa, o zaman bir operasyon ile bebek anne karnından çıkarılır.

Bu bağlamda, esasında hiçbir annenin tercihen ben sezeryan istiyorum deme hakkı olmamalıdır. Çünkü bu,mantıklı bir hareket değildir. Sezeryanı tercih etmek demek, benim canım ameliyat istiyor doktor, beni kesin biçin, bir organımı da alın, sonra da dikin demeye benziyor. Üstelik bu biraz bencilce bir yaklaşım oluyor ve bir anneye de yakışmıyor. Çünkü, sezeryan yolu ile dünyaya gelen bebek, normal bir doğumda sancılar sırasında salınan hormonun etkisiyle bağışıklığını güçlendiremiyor, birden bire rahatça yattığı yerden cuk diye dünyaya adım attırılıyor. (Tekrar ediyorum, bu bir zorunluluksa sezeryan başvurulan bir operasyondur, bu, gerekli durumda bir böbreğin alınmasıyla eşdeğerdir. Bu durumda böbreğe yazık oldu denemez.)

Esasında gerekli durumlarda başvurulması gereken bir operasyon şekli olan sezeryan, ülkemizde öyle yaygın bir hal aldı ki, kadınlar olarak zor durumda kaldık ve doktorlara olan güvenimizi kaybettik. Şahsen, doktor grubu içinde en güvenemediğim grup jinekologlardır. Çünkü, doktor olmanın ne demek olduğunu tam olarak anlamamış, neden bu mesleği seçtiğini de benim tam olarak anlayamadığım geniş bir kitle söz konusu. “Senin bebek ters duruyor, sezeryan! “Senin suyun az, sezeryan!” “Seninkinin kordonu dolanmış, sezeryan!” “Kalp atışları yavaş bunun sezeryan!” 9 ay boyunca karnımızda taşığımız bebeklerimiz için elbette endişeleniyoruz. Doktorun yaptığı en ufacık olumsuz yorum acabalar üretiyor beynimizde ve koşulsuz teslim oluyoruz. Yazının devamını oku »

Sağlık bilgileri kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . 73 Comments »

Salatalı Humus Tarifi

humusss

Bismillah:

Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fânûs içinde. Fânûs sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan, ne doğuya, ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile neredeyse aydınlatacak (kadar berrak)tır. Nur üstüne nur. Allah, dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah, insanlar için misaller verir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. Allah’ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah’ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O’nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar. (Bütün bunları) Allah, kendilerini yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandırsın ve lütfundan onlara daha da fazlasını versin diye (yaparlar). Allah, dilediğini hesapsız olarak rızıklandırır.
(Nûr Suresi 35-38)

Selamun aleykum dostlar, Bu ayetleri tüm yüreğimizle okuyup tefekkür edelim lütfen. Öğütlerin en güzelini bize veren Rabbimize hamd olsun…Bizleri de öğüt alan, hakkıyla iman edip, imanını amele döken kullarından eylesin… Amin Yazının devamını oku »

SEN DÖRT DÖRTLÜK MÜSÜN?

20141010_160813_1SEN DÖRT DÖRTLÜK MÜSÜN? (Kardeş bir kalemden)

Hangisidir gerçek kibir? Her karşılaştığı tavsiyeye, okuduğu uyarıya yüz ekşitip, bakış fırlatarak: ‘Sen dört dörtlük müsün? Çok mu iyisin?’ diyerek davetçinin günahlarına odaklanıp ayete kulak tıkamak mı? Yoksa sırf Allah istiyor diye, insanlarla arasının bozulacağını bile bile de olsa hakkı anlatmaya çalışmak mı?

Haktan kastım kimsenin dünya görüşü değil, Allah’ın apaçık ayetleri, Rasulü Hz. Muhammed sav in apaçık sünneti mesela.

Sana soruyorum bu soruyu her fırsatta savunmaya  geçen; ‘Böyle olmaz bu işler, şununla bitmiyor bununla olmuyor’ diyen kardeşim, neden sürekli Allah ın emirleri arasında kendince önemliler önemsizler(!) belirliyorsun?

Herkesin kendince doğruları mı var? Hayır kardeşim, öyle değil, biz Müslüman – Allah’a ve emirlerine teslim olan- lar için nasıl söz konusu olabilir ki bu? Bizim için iyi, ‘Allah ın yap, uy dedikleri’, kötü ise ‘yapma dedikleri, yasak ettikleri’ iken nasıl insan sayısınca doğru olabilir kardeşim? Yoksa nerede kalır bizim teslimiyetimiz? Allah’a aitliğimiz?

Bir yandan kızıyorsun ‘dini paramparça ettiniz, şucular buculara ayrıldınız’ diyor, sitem ediyorsun; diğer yandan ne zaman hayatındaki bir yanlışına çekidüzen çağrısı gelse, herkesin kendince doğrusu var diyorsun. Yoksa bizler Müslümanlığı sadece ‘inanıyorum, o halde Müslümanım.’a mı indirgedik? Yanında bir de hevamıza, hevesimize cazip gelen sürüyle şeyi dokunulmazımız eyleyip ilah mı edindik?

İnsanlar sadece, inandık demeleriyle bırakılacaklarını ve imtihana çekilmeyeceklerini mi sandılar?
Ankebut-2

Böyle mi sandığımız için devam ediyoruz gafil avlanmaya, yazının hak olup olmamasından çok yazana takılmaya? Yazının devamını oku »

GÜZEL YAZILAR kategorisinde yayınlandı. 35 Comments »

Fındık Lahmacun Tarifi

fındık

Öyleyse (yalnızca) Beni anın Ben de sizi anayım; ve (yalnızca) Bana şükredin ve (sakın) nankörlük etmeyin. (Bakara: 152)

Uzun zamandır bekleyen lahmacun tarifim. Yazının devamını oku »

Bereketli Sonbahar…

domates

Selamun aleykum değerli dostlarım,

Geçen hafta güzel bir bahçeye davetliydik… En sevdiğim davetlerden biri buydu belkide. Bahçeye girince sonbaharın kokusunu daha derinden hissettim. O kadar bereketli bir mevsim ki, ne yana baksam sebze veya meyveler, çeşit çeşit renkler vardı. Pazar gününe huzur katacağını düşündüğüm güzellikler paylaşayım istedim bugün…

Üst resimde gördükleriniz küpe-salkım domatesler… Öyle çok ve güzellerdi ki, bakmaya kıyamıyor insan… Yazının devamını oku »

%d blogcu bunu beğendi: