Ruşeym nedir, Ruşeymin faydaları nelerdir

Wheat Germ

Ruşeym her bir ton buğdayın işlenmesinden bir kilogram elde edilen ve E vitamini ve mineral bakımından zengin olan bir besindir.

Ruşeymin Özellikleri

Buğday ruşeymi, tanenin filizlendiği bölgedir. Muhteviyatında yüksek miktarda A,E ve B1 vitamini, lesitin, esansiyel yağ asitleri ve proteinler ile minerallerden çinko, manganez ve krom bulunmaktadır. Döllenmeden sonra oluşan tohumda bitki embriyosu ile beraber besin deposu bulunur. Embriyo, bitkinin küçük bir kopyasını içinde barındırır. Besin deposu ise, bitki kendi besinini üretebilecek hale gelene kadar embriyonun büyümesini sağlayacaktır. DEVAMI

Kişniş ve Kişnişin Faydaları

Maydanozgillerden,yaprakları maydanoza benzeyen kişniş bitkisinin kuru meyveleridir.Taze bibere benzer.Turuncu renkte meyveleri taneyken çok pis kokar,ancak kurutulunca hoş kokar ve insana ferahlık veren bir koku verir.Ülkemizde,Amerika ve Afirka’da çok yetiştirilir.

KULLANILDIĞI YERLER:

Kişniş genellikle,şuruplarda ve şekerlemelerde ayrıca şekere bulanaral eld edilen kişniş şekeri pastacılıkta kullanılır.Kişnişin Türk mutfağında bazı yemeklerde kullanıldığı bilinmektedir.Bitkinin taze filizleri ve yaprakları doğranarak çorba ve salatalara ilave edilir.
Yiyeceklere ve içeceklere tat ve kokunun yanı sıra,pastacılıkta pastaların süslenmesi amacıyla kullanılır..
İçeceklerde tohum halinde,pastacılıkta kişniş şekeri halinde,çorba ve salatalarda filiz ve yaprakları doğranarak kullanılır.

FAYDALARI:

* İştah açar.
* Bağırsak gazlarını giderir.
* Sinirleri yatıştırır.
* Hazmı kolaylaştırır.
* Sinirsel baş ağrılarını keser.
* Karın ağrılarını giderir.
* Hayz gününü düzenler.
* Doğumu kolaylaştırır.
* Sürmenajda faydalıdır.
* Bayat yiyeceklerin zararını azaltır.
* Kusmayı önler.
* Fazla miktarda yenirse zararı görülür.

“Not:” Mide asidi fazla olanlara kişniş yasaktır. Ayrıca damar sertliğine karşı yemeklere kişniş konulmasında fayda vardır.

KULLANILIŞI:

Tohumu: Domates turşusu, sosis, köriler ve elmalı çöreklerde kullanılır. Ezilmemiş tohumu çorba ve sebze yemeklerine katılır. Suda kaynatılarak çayı yapılır. Tohumu ayrıca güzel kokusu sayesinde potbori tabaklarında kullanılabilir.

Yaprağı: Körpe alt yaprakları güveç, salata ve soslara eklenir.

Gövdesi: Fasulye ve çorbalarla birlikte pişirilir

Kökü: Taze kökü sebze gibi pişirilip yenilir

Tozu: Toz halindeki kişniş bal veya şekerle karıştırılarak kullanılır .

İÇERDİĞİ BESİNLER:

1 çay kaşığı Öğütülmüş Kişniş 1.4 gr gelir.
Bir çay kaşığı öğütülmüş kişnişin içinde; 6 kalori, 172 mg protein, 274 mg yağ, 11.2 mg kalsiyum, 791 mg karbonhidrat, 6.2 mg fosfor, 3.6 meg thiamine, 3.2 meg ribofilavin bulunmaktadır.

Bilgiler Lezzet Vadisinden alınmıştır

Pancarın Faydaları

 Yapraklı taneler ve hoş kokulu bitkiler vardır.(Rahmân Suresi 12.ayet)

*** *** ***

Pancar: Şeker pancarı ve kırmızı pancar en çok tüketilen türleridir. A, B, C ve P vitaminleri ile potasyum, sodyum, magnezyum, fosfor, çinko, demir, kalsiyum, brom ve bakır minerallerini içerir. Şifa amacıyla kullanılan kırmızı pancardır.

Yazının devamını oku »

Biberiye ve Biberiyenin Faydaları

Bütün ilkbahar ve yaz boyunca soluk-mavi renkli çiçekler açan, 1-2 m yüksekliğinde, kışın yapraklarını dökmeyen bir bitki. Gövdeleri dik ve çok dallıdır. Yaprakları mızrak gibi, etli ve yeşil renklidir.

Türkiye’de yetiştiği yerler: İstanbul, Ege ve Akdeniz bölgelerinde bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir.

Yaprakları ile bundan elde edilen yağı kullanılır. Yaprakları ve çiçekli dallar yaz mevsiminde toplanır ve açık havada kurutulur.

TIBBİ ETKİLERİ VE KULLANIMI

Biberiye bitkisi sağlığa çok yararlı olduğu gibi, mükemmel bir güzelleştiricidir. Önce bitkinin tıbbi etkilerinden söz edelim:
-Kan dolaşımını hızlandırır.Kılcak damarları açar.
-Karaciğeri tedavi eden bitkilerin başında gelir.
-Biberiye yağı,kanser tümörlerinin ve vücuttaki yağ bezelerinin zamanla eriyerek kaybolmasını sağlar.
-Sinirleri uyarır ve güçlendirir.
-Mide ve bağırsakları uyarır. Böylece sindirime (özellikle yağlı yiyecek yendiğinde) yardımcı olur.
-Hazımsızlıktan oluşan gazları söktürür.
-Safra salgısını artırır.
-İdrar söktürücüdür.
-Kadınlarda aybaşını düzene sokar. Gecikmeleri önler. İyi bir adet söktürücüdür.
-Etkili bir toniktir.

Bu etkileri sağlamak için, biberiyenin yaprak ve taze sürgünleri yaz boyunca toplanır. Bitkinin tıbbi etkisi, çiçek açtığı zamanlarda en fazla olur. Yaprak ve ince sürgünler, aşın sıcak olmayan, çok havadar ve gölge bir yerde ağır ağır kurutulur. Bir bardak kaynar suya 1 tatlı kaşığı yaprak ve taze sürgün konulup 10-15 dakika demlendirilerek yapılan infüzyon istendiği kadar içilebilir.

Bitkinin öteki tıbbi etkilerini şöylece sayabiliriz:

-Kas ağrılarını, siyatik ve nevraljiyi hafifletir
-Romatizma ağrılarını azaltır.
-Burkulma ve eziklerde iyileştiricidir.
-Saç diplerindeki bezleri uyarır. Erken saç dökülmelerini önler. Bu nedenle özel şampuanların yapımında kullanılır.

Bu etkileri sağlamak üzere, biberiyenin yaprak ve genç sürgünleri suya atılıp iyice kaynatılarak bir dekoksiyon hazırlanır. Bu dekoksiyon, ağrılı yerler ya da saç dipleri elle iyice ovularak deriye yedirilir.

Güzellik kremlerinin bazılarının bileşiminde de bulunan biberiyenin cildi güzelleştirici niteliklerini de şöylece sıralayabiliriz:
-Biberiye infüzyonu ile yıkanan saçlar gürleşip güzelleşir .
-Bir bez torbaya konulan biberiye yaprak ve taze sürgünleri banyo musluğunun altına asılarak üzerine sıcak su akıtılıp böylece doldurulan küvette banyo yapıldığında cildi derinden temizler , teni kayganlaştırır ve güzelleştirir. Şampuanla yıkanmaktan yıpranan saçları canlandırır.

Bitkinin yaprak ve genç sürgünleri ezilerek yapılan lapa, kırışıklıkları gidererek cildi güzelleştirir.

Bilgiler Lezzet vadisi’nden Alıntıdır

Şalgam ve Şalgam suyunun faydaları

 

Ülkemize has birçok yiyecek ve içecek vardır. Bunların bazıları ilk  önce yerel bölgelerde yaygınlaşmış, sonra tüm Türkiye geneline yaygınlaşmış, daha sonrada dünyaya yayılmıştır. Buna örnek olarak şalgamı verebiliriz. Şalgam suyu, Güney Doğu ve Doğu Akdeniz bölgesine has bir içecek olmuş, daha sonrada kebablı yemeklerin ayrılmaz parçası olarak Türk insanının vazgeçilmez bir damak tadı haline gelmiştir. Bizde bu yazımızda şalgam suyunu kısaca incelemek istedik. Acaba şalgam suyunun sağlığımız için bir önemi, zararı veya yararı var mıdır? İşte bu soruların cevabı:

Şalgam Turpgiller ailesinden olan Şalgam bitkisinden yapılan Çukurova’ya özgü bir  içecektir. Kırmızı renkli, bulanık görünüşlü ve ekşimsidir. Acılı ve acısız çeşitleri mevcuttur.

Şalgama acı olarak genellikle acı süs biberi turşusunun suyu kullanılır. Damak tadına göre 1/3 ila 1/6 oranında şalgama katılabilir. Ancak şalgam acısıyla karıştırıldıktan sonra fazla bekletilmemelidir, şalgam bozulabilir. O yüzden acıyı şalgamı içmeden önce katmak daha iyi olur. Şalgamla beraber siyah havuç ikram edilir. Mayalanma sürecine de dahil olmuş bu siyah havuçlar, şalgam suyunun içinde dururlar. Bunlara tane denir, yöre aksanı sebebiyle dene dendiği bilinmektedir.

Şalgam suyu Adana ve Tarsus’ta sadece şalgam diye ifade edilir. Şalgam genellikle kebap çeşitleriyle birlikte tüketilir.

Şalgamın anavatanı Tarsus olarak bilinir ve Tarsus’a patentlenmiştir.  Buna rağmen nüfustan dolayı en çok Adana’da tüketilir. Ermeniler tarafından ilk olarak yapıldığı söylenmektedir. Plastik şişede tadının bozulması daha kolay olduğu için genelde cam şişelerde tercih edilir.

Şalgam Suyunun Yapımı

Şalgam yapımında şalgam, kırmızı havuç, bulgur unu, tuz, maya ve su kullanılır. Şalgam suyunun fermantasyonu iki aşamada gerçekleşir.

Birinci aşama; ekşi maya, tuz ve su ile karıştırılarak bulgurun hamur haline getirilmesidir.

İkinci aşama; bulgurun su ile ekstaraksiyonu sonucu elde edilen sıvının dilimlenmiş şalgam ve kırmızı havuç ile fermantasyonudur.

Şalgamın Suyunun Faydaları

İnsan sağlığı için pek çok faydaları vardır.

  • İştahı açar,
  • Laktik asit içerir, sindirimi kolaylaştırır.
  • B grubu vitaminleri içerir, sinirleri yatıştırır.
  • Mide ve karaciğere faydalıdır,
  • Kalsiyum, potasyum ve demir içerir, kemik ve dişleri kuvvetlendirir.
  • Afrodizyak özelliği vardır.
  • 100 gramında 20 kalori olan şalgam, A–B–C vitamini içerir. Kalp, damar ve göz sağlığı için faydalıdır.
  • İdrar söktürücü,romatizma, nikris ağrılarına, mafsal şişliklerine, böbrek kumu ve taşının dümsine, apse, dolama, kan çıbanı, donma,ergenlik sivilceleri, egzama, göğsü yumuşatıcı, akciğer ve bronşları temizler, boğaz iltihabına, pekliğe, şeker hastalarına verilir.
  • Toksinleri atmaya yarayan, süt asidi, fosfor, kalsiyum, potasyum, stresiönleyip sinirleri yatıştır.
  • Şeker ve vitamin yönünden çok zengin olan şalgam arsenik, kalsiyum ve madeni tuzlar içerir. Kansızlık için ideal bir ilaç olup,yaprakları da kökü gibi kalsiyum demir,bakır ve iyot içerir.
  • Vücutta şişliklerin üstüne konduğu gibi,el ve ayağı donanlara haşlanıp lapası sürülür.
  • Haşlanan suyu ile saçlar yıkandığında beyazlaşmayı önler.
  • Kökünün haşlanıp içilmesi sindirim güçlüğünü giderir. Nikris hastalığına iyi gelir.
  • Akciğer ve bronşları temizleyen şalgam,pekliği giderdiği gibi bazı cilt hastalıklarında da merhem gibi kullanılır.
  • Yaşlıların ayak üşümelerini gidermek için; kalın, etlice soyulmuş, 2 şalgam kabuğu, 1 çay bardağı ısırgan otu ile 1 litre suda haşlanıp haftada 2 gün ayaklar bu suyla yıkanır.

Şalgamın Suyunun Zararları

  • Tansiyonun olanlara fazla kullanım zararlıdır.
  • Hamileler kullanmamalıdır.

Kaynak: Uzman Portal

Tatlı Patatesin Faydaları

TATLI PATATES / SWEET POTATO / YAM

 

Ülkelere göre İsimleri:

Türkçe: Tatlı patates, sarmaşık patatesi

İngilizce: Sweet potato, yam

Fransızca: Patate douce

Almanca: Süßkartoffel

Hollandaca: zoete aardappel

Rusça: сладкий картофель

Kazakça: Tetti kârtopya

Özellikle şunu belirtmek de fayda var, “tatlı patates” patatesgillerden, toprak altında yetişen yumru sebzelerden olması ve Türkiye’de çok iyi tanınmadığı için, Ülkemizde bu sebzeye en yakın sebze türü olan “yer elması” ile karıştırılmamalıdır, zirâ yetişme usûlleri, yaprakları, şekilleri, verimi ve faydaları birbirinden çok farklıdır.

Yaprakları kalp şeklinde sarmaşıkgillerdendir. Meyvesinin şelki uzun yumru olup rengi iklime bağlı  olarak  mor, beyaz, kırmızı, sarı renklerde çeşitlilik gösterir. Yukarıdaki resimde görülen kırmızı çeşidi sert ve kuru bir tata sahip fakat beyazı ve sarısının dokusu daha gevşek ve suludur.

Zengin vitamin ve mineral deposu olan tatlı patatese ilk bakıldığında en belirgin özelliği ise renginden dolayı önemli antioksidan olan beta karotendir.

Beta karoten hangi besinlerde bulunur?: 

Genel olarak sarı, turuncu ve koyu yeşil sebzeler ile sarı turuncu meyveler beta karoten içeren yiyeceklerdir.

Tatlı patates, balkabağı, havuç, kayısı,kavun,şeftali, brokoli,  ıspanak, marul, lahana beta karoten açısından zengin besinlerdir.

Onkoloji doktorları, betakarotenin doğal turuncu rengiyle kanser hücrelerini boyayarak geliimini engellediği için  kansere karşı koruyucu zırh işlevi gördüğünü belirtiyorlar.

Sigara içenlerin, beta karoten takviyesini (tablet olarak tüketilen gıda takviyesi), almamaları gerektiği yönünde doktorların uyarısı vardır. Sigara içimi ile birlikte beta karoten takviyesi alımının akciğer kanseri olasılığını artıracağı belirtilmektedir. Fakat, sigarayı bırakmış bir kişinin, sigara ve uyuşturucudan zarar görmüş atar ve toplar damar duvarındaki sertleşme için faydalıdır.

FAYDALARI:

Bağışıklık sistemi-immunity : Tatlı patates, mükemmel bir bağışıklık sistemi sunmak dışında demir, fosfor, C vitamini ve B-kompleksi yönünden de çok zengindir.

İltihap-inflammation : Beta-karoten, C vitamini ve magnezyum içeriğinden dolayı iç ve dış iltihapları tedavi eder.

Astım-Asthma : Burun, bronşlar ve akciğerin tıkanıklık tedavisind etkilidir.

Bronşit-Bronchitis : C vitamini, demir ve diğer besin maddelerinin konsantrasyonu bronşiti tedavi yardımcı olur. Tatlı patatesin, vücüdü ısıtıcı özelliği olduğunu inanılmaktadır.

Romatizma-Artit : Beta-karoten, magnezyum, çinko ve vitamin-B kompleks, tatlı patates romatizma-artrit tedavisi için yardımcıdır. Haşlanmış tatlı patates, ılık olarak eklem üzerine kompres yapılır.

Sindirim-Digestion: Lif içeriği yüksek ve mineraller bakımından da zengin olduğu için sindirim için mükemmel bir kolaylık sağlıyor. Nişasta içeriğinden dolayı sindirimi kolay ve mide-bağırsak için rahatlatıcıdır.

Kanser-Cancer: Beta karotenin içeriğindeki boyar madde (pigment) vucuttaki toksik maddeler ve kanser hücreleriyle savaşmada birincidir.Özellikle, prostat,kolon,bağırsak ve iç organ kanserlerinde etkilidir.

Su Dengesi-Water balance:  Vucutta su kuruluğu, iç organların ve hücrelerin görevinde aksaklığa, erken yaşlanmaya, cilt tahribatına ve kaşıntı gibi alerjilere sebep olur. Tatlı patatesin içeriğindeki zengin mineraller vücudun su dengesini korur.

Mide ülseri-Stomach ulcers: Tatlı patates mide ve bağırsaklar üzerinde yatıştırıcı etkiye sahiptir. Vitaminler (B kompleks ve C), beta karoten, potasyum ve kalsiyum mide ülseri tedavisinde etkilidir, böylece ülserlerin şansını azaltır, kabızlık ve çıkan asit oluşumunu engeller.

Şeker hastalığı-Diabet: Sanılanın aksine, tatlı patates şeker hastaları için yararlıdır. Salgı ve insülin fonksiyonuna yardımcı olarak kan şekerinin düzenlenmesinde etkilidir. Tabii ki, diyabet gelişigüzel yemesi gerektiği anlamına gelmez. Öğünlerindeki pilav ya da tatlı patates ile karbonhidrat alımı yerine olmasıdır.

Kilo verme-Weight gain: Sindirimi kolaydır ve lif oranı yüksek olması sebebiyle  enerji sağlamaktadır. Diyetlerde kullanılan sentetik tabletlere gerek kalmadan tüketebileceğiniz risksiz doğal vitamin ve mineral kaynağıdır.

Kaynak: http://www.organicfacts.net/health-benefits/vegetable/health-benefits-of-sweet-potatoes.html

 

SEMİZOTU VE FAYDALARI

Semizotunun, kanama hastalıklarında ve peklikte çok faydalı olduğunu kaydeden uzmanlar, kanı temizlediğini, bol idrar söktürdüğünü, kanı, üre ve benzeri pisliklerinden temizlediğini, sinir krizleri ve beyin yorgunluğunu geçirdiğini, böbrekteki kum ve taşı döktüğünü bildiriyor. Semizotunun, şeker hastalarının susuzluğunu azalttığını, şişmanlara kilo verdirdiğini belirten uzmanlar, semizotu, yeşil salata olarak yenirse faydasının fazla olduğunu ifade ediyor Semizotu, en çok 30 cm. kadar boylanabilen bir ya da çokyıllık otsu bir bitkidir. Yuvarlağa yakın oval biçimli, yeşil renkli etli ve sulu yaprakları vardır. Bu yapraklar ile yine etli ve sulu olan yaprak sapları yenilir. Bitkinin küçük çiçekleri genellikle sarı, bazen eflatun, pembe ya da kırmızı renkli olur. Erselik özellikler taşıyan çiçeklerinin döllenmesiyle olgunlaşan küçük kapsül durumundaki meyvelerinin içinde çok sayıda siyah renkli minik tohum bulunur. Kültür çeşitlerinin yaprakları daha irice ve yabanilerininki küçük olan semizotunun kıymalı ve pirinçli yemeği yapılır. Ayrıca semizotu yapraklan, çiğ olarak öylece ya da salatalara katılarak yenilir.

BESİN DEĞERLERİ

 100 gr. taze semizotunun besin değerleri şunlardır: 32 kalori; 2 gr. protein; 3,8 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,4 gr. yağ; 1,4 gr. lif: 4 mgr. fosfor; 40 mgr. kalsiyum; 0,2 mgr. demir; 80 mgr. sodyum; 45 mgr. potasyum; 180 IU A vitamini; 0,04 mgr. B1 vitamini; 0,03 mgr. B2 vitamini; 0,03 mgr. B6 vitamini ve 8 mgr. C vitamini.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

 Yukarıda sayılan besin değerlerinin yanı sıra;

* Semizotu, içerdiği yüksek oranlı lifiyle peklik (kabızlık) çekenlere iyi gelir.

 * Yaşlı, hasta ve diyet yapan kişiler için çok uygun bir sebzedir.

 * Semizotunun içerdiği omega 3 doymamış yağlar, balıklarınkiyle kıyaslanabilecek düzeydedir: Geleneksel olarak gut hastalığına, baş ağrısı ve bedendeki diğer ağrılara iyi geldiğine inanılmaktadır. Günümüzde yapılan bilimsel araştırmalar, semizotunun sağlığa yararlı bu etkisinin varlığını doğrulamaktadır.

 * Semizotunun, kanama hastalıklarında ve peklikte çok faydalı olduğunu kaydeden uzmanlar, kanı temizlediğini, bol idrar söktürdüğünü, kanı, üre ve benzeri pisliklerinden temizlediğini, sinir krizleri ve beyin yorgunluğunu geçirdiğini, böbrekteki kum ve taşı döktüğünü bildiriyor.

* Semizotunun, şeker hastalarının susuzluğunu azalttığını, şişmanlara kilo verdirdiğini belirten uzmanlar, semizotu, yeşil salata olarak yenirse faydasının fazla olduğunu ifade ediyor.

Demirhindi Şerbeti

tamarind juice

ESSELÂMÜ ALEYKÜM

Son 1 ay içerisinde milletçe büyük imtihanlardan geçiyor yüreğimiz ağzımızda haberlere bakıyor ve yine yeni bir acı olayla sarsılıyoruz. israillilere köpek bile diyemiyorum, ki sadakatiyle meşhur hayvancağıza hakaret olur, insanlıktan çıkmış kan emici caniler şimdide Kudüs’te Filistinlilerin yoğun bulunduğu Silvan mahallesinde, arkeolojik park yapımı için Filistinlilere ait 22 evi yıkmaya hazırlanıyorlarmış :(  kendilerini bekleyen azap dolu sonlarını hazırladıklarından habersizce zorbalıklarını sürdürüyorlar.

 Mavi Marmara Gemisine  saldırılarının akabinde, mâlum güçlerin emriyle! terör örgütü PKK’nın İskenderun’a yaptığı roketatar saldırısı sonucu 6 şehidimiz ve 7 yaralı askerlerimizin haberiyle dualarımızı dahada güçlendirmiştik. Ve Cumartesi gecesi, Şemdinlideki askeri birliğe yapılan hain saldırı sonucu 16 askerimizin yaralanması 11 askerimizin de şehit haberiyle yaralı yüreklerimiz bir kez daha kanadı, aradan 2 gün geçmemişti ki kana susamış teröristler bu seferde Diyarbakır’ın Silvan ilçesine bağlı Çatakköprü ve Bağdere köylerindeki jandarma karakollarına hain saldırı düzenleyerek 2 askerimizi yaralayarak 1 askerimizi şehit ettiler!  Milletimize ve asker ailelerimize Rabbim sabır versin.

Okuduğumda beni çok etkileyen şehit şiirini sizlerle de paylaşmak istiyorum. (yazarını bulamadım)

Ana, ağlama gayrı
Tenime dokunuyor gözyaşların…
Ürperiyorum…

Son uğurlayışın değil ki bu.
Savaş yeni başlıyor daha….

Değişen sadece, sadece
ardımdan okuduğun Ayete’ el kürsi yerine, şimdi fatiha…

N’olur Ana yetişir.
Kapanma tabutumun üzerine bu kadar, kapanma Ana…

Yıldızları
göremiyorum…

Zaman, miskinlikten uyanma bilinçlenme zamanıdır. Tüm bu yaşananlardan dersler çıkartmalı üzerimizdeki ölü toprağını silkinmeliyiz, dualarımızı güçlendirmeliyiz, boykotumuzu sürdürmeliyiz… İçinde bulunduğumuz duâ ve niyâz mevsiminin gecelerini tefekkür ile değerlendirelim inşallah. Allah milletimize vatanımıza islam kardeşliğine zeval vermesin, islam düşmanlarının yılmadan kazımakta oldukları kuyular kendileri için cehennem çukuru olsun inşallah.

İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman, gerek yan yatarken, gerek otururken, gerek dikilirken bize dua eder. Kendisinden sıkıntısını gideriverdik mi sanki kendisine dokunan o sıkıntı için bize hiç yalvarmamış gibi aldırmadan geçer gider. İşte o aşırı gidenlere yaptıkları şeyler böyle güzel gelir. (Yûnus/12)

Boykotumuza destek amaçlı, coca colaya alternatif şifalı bir içecek tarifi paylaşmak istiyorum. Songünlerde 39 dereceyi yaşadığımız sıcaklarda içimizi serinleticek lezzetli bu şerbeti denemeyenleriniz varsa tavsiye ederim. Osmanlı döneminde çeşitli meyve kurularından bitkilerden ve çok severek içtiğim meyan kökü şerbeti gibi Rahman’ın şifalar yüklediği doğal içeceklerimizden uzaklaşıp kimyasal, asitli, içeriğinde ne idüğü belirsiz maneviyâtımıza ve bedenimize zararlı maddelerle dolu içeceklerden lezzet arar olduk.

Demirhindi: Tamarind,(tamr hint)  hint hurması isimleriylede bilinir. Baklagiller ailesinden bir bitki olmasının yanısıra sinemakigillerden olması sebebiyle sindirim bozukluğu, bağırsak tembelliği ve bağırsak solucanlarının düşürülmesinde faydalıdır. Ekşi mayhoş tadından dolayı ferahlatıcı serinletici özelliğe sahiptir. Besleyici ve susuzluğu gidermesi sebebiyle de  Arap ülkelerinde Ramazan ayı ile özdeşleşmiş iftar ve sahur sofraların vazgeçilmezidir. Dünya mutfaklarında, koyu kıvamlı sosu ve suyu yemeklere ilave edilir. Püresine şeker katılarak da yenilir.

İlk resimde görülen meyvesinin kabuklarını soyup çekirdeklerini çıkarmanız gerekir. Çekirdeklerinden yapılan tesbihlerin çok pahalı olduğunu duymuştum.  Ortadaki resimdeki püre halinde hazırlanmış paket. Son resimdeki de ambalajdan çıkan macun hali. Türkiyedekiler aktarlardan temin edebilirler. Yurtdışındaki yaşayanlar ise, Arap, Hint ve Wietnam marketlerinden alabilirler,  resimdeki 400gr.lık pakedini Arap marketten $2.39′a aldım.

Gelelim pratik tarifimize.

Malzemeler:

*200 gr. Demirhindi macunu

*1,5 su bardağı tozşeker (ekşi sevmeyenler şekerini çoğaltabilirler)

*2 litre su

*ikişer tane kakule, karanfil, 1/2 çubuk tane tarçın, nohut kadar taze zencefil. (bu kısmı isteğe bağlı)

Yapılışı:

*Geceden 200 gr. demirhindi macununa 1 su bardağı şekeri ve 2 lt. suyu ilave edin

*Ertesi sabah kalan 1/2 bardak şekeride ilave ederek 15 dk. orta ateşte kaynatın

*Baharatları bir tülbent parçasına bağlayıp ilave edin 5 dk. daha kaynatın 

* Soğuduktan sonra tülbentten süzün, avuç içi kadar posası kalıcaktır, posası çok damarlı olduğu için başka birşeyde değerlendirilemiyor.

*Şerbetinizi kapaklı şişede buzdolabında muhafaza edin, kullanmadan önce çalkalayın. Şifâ olsun.

Jibek

Yabanmersini

Yabanmersini (Blueberry)

 

Gökten su indiren de O’dur. Onunla her çeşit bitkiyi çıkardık, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan da birbiri üzerine binmiş taneler çıkarırız, hurma ağacının tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzüm bağları, zeytin ve narı da çıkardık. Bunların kimi birbirine benzer, kimi benzemez. Bakın herbirinin meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaşmasına. Şüphesiz şu size gönderilende inananlar için bir çok ibretler vardır. (En’am/99)

 

Etken Maddeleri Nelerdir?

Yaban mersininde diğer bütün şifalı bitkilerden daha fazla oranda anti oksidan madde vardır. Yalnızca bu özelliği dahi yaban mersinin önemli şifalı bitkiler kategorisine sokmaktadır. Genel olarak yaban mersininde;

  • Antosiyanidinler
  • Tanenler
  • Alkoloidler(myrtine, epimyrtine)
  • Fenolik asitler
  • Glikozitler

 Hangi Rahatsızlıklara iyi gelmektedir?

Yaban mersini Damarlar üzerinde oldukça etkilidir. Bu durumda yaban mersini, damarla ilgili olan şu hastalıklarada Allah’ın izniyle şifadır.

  • Varis
  • Basur(hemoroid)
  • Romatizmal ağrılar
  • Kan damarlarının tıkanması
  • Damar sertliği
  • Akciğer amfizemi
  • Zayıf kılcal damarların güçlendirilmesi.
  • Artrit(eklem iltihaplanması) rahatsızlıklarının tedavisin de yardımcı faktördür.
  • Yaban mersini çayı bayanlarda özel günlerin etkisini azaltır ve düzene sokmaktadır.
  • Yaban mersini suyu idrar yolu enfeksiyonlarında antibiyotik etkisi göstermektedir. (Amerikadaki Dr.lar idrar yolları rahatsızlıklarında, en etkili ilaç olarak yabanmersini suyu tavsiye ediyorlar).

 Diğer yandan yaban mersini gözde olumlu etkileri olan bir besindir.

  • Göz yorgunluğu,
  • Miyopluk,
  • Katarakt,
  • Karasu (Glokom: Göz tansiyonu),
  • Şeker hastalığından kaynaklanan görme bozuklukları (Diyabetik retinopati),
  • Gece körlüğü, gibi rahatsızlıklarda oldukça etkili bir meyvedir.
  • Tavuk karası (retinitis pigmentosa) hastalığının ilerlemesini yavaşlatıcı
  • Gece görüşünü artırıcı,
  • Göz kamaşmasını giderici,
  • Retinayı güçlendirici, olarak ta kullanılabilir.

 Mide rahatsızlıklarıyla ilgili olarak yaban mersini

  • Bulantıyı baskılayıcı
  • Mide kramplarını önleyici ,
  • Ülser önleyici olarak kullanılır

 Kullanım şekli: Likapa taze meyve olarak kullanılabildiği gibi kurutulmuş olarak ta kullanılabilir. Diğer yandan marmeladı da oldukça yaygın olarak tüketilmektedir. Aktarlardan elde edilen genelde kurutulmuş meyveler çay şeklinde demlenip içilebilmektedir. Ayrıca meyve sularına katılan bir kokteyl tamamlayıcı olarak kullanıldığı da sık karşılaşılan bir durumdur.

 Nasıl Temin Edilebilir?: Yaban mersini meyve olarak büyük marketlerde bulunabilir. Kuru olarak ise genellikle aktarlarda satılır. Öğütülmüş toz olarak yine aktarlarda satıldığı gibi. Tabletler şeklinde extratları da bulunmaktadır. Bu şekildeki ürünleri eczanelerden, aktarlardan veya internet üzerinden online satış mağazalarından alabilirsiniz.

Kaynak: http://www.sagliksifa.com/87-Yaban-mersini.html

ZERDEÇAL

Turmeric

 

Zerdeçal – Turmeric

 

   Zerdeçal nedir?  Hint safranı olarak da bilinen zerdeçal özelikle  Pakistan Çin Hindistan gibi ülkelerde yetiştirilmektedir. Tropik ülkelerde kültürü yapılmaktadır. Ülkemizde ise yetişmemektedir.Köri tozunun temel öğelerinden olan zerdeçal Batıda daha çok baharat olarak kullanılmasına rağmen Asyada uzun zamandan beri doğal ilaç olarak kullanılmaktadır.Etken maddesi curcumin olan zerdaçalın 3 gramında yaklaşık olarak 30 ila 90 mg curcumin bulunur. Zerdeçalın kullanılan kısmı toz haline getirilmiş köküdür.

Prof.Dr. Erkan Topuz bu baharatı, zerdeçal, Allah’ın bir mucizesidir diyerek tanımlıyor ve kahvaltı dahil her ögününde tüketmeye özen gösterdiğinin altını çizerek bahsediyor.

 Zerdaçal Faydaları Nelerdir – Zerdeçal Nerelerde Kullanılır?

Antioksidan etkilidir. Curcuminin antioksidan etkisinin E ve C vitaminlerinden daha güçlü olduğu görülmüştür.

İltihap giderici özelliği vardır.

Zerdeçal karaciğer için yararlıdır. Karacigeri güçlendirir ve karaciğerden toksinlerin atılmasına yardım eder.

Solunum yolu enfeksiyonların tedavisinde yararlanılır.

Curcumin kansere karşı koruma sağlar ve tümör hücrelerinin çoğalmasını engelleyici özelligi vardır.

Yapılan araştırmalarda cilt, kolon, ve gögüs kanseri için faydalı olabileceği görülmüştür.

Safra kesesi ve safra yollarının fonksiyonel hastalıklarına karşı etkisi zerdeçal yararları arasındadır.

Deneysel çalışmalarda zerdaçalın kolesterolü azaltıcı etkisi belirlenmiştir.

Kalp hastalıklarını önleyebileceği yine yapılan araştırma sonuçlarından biridir.

Zerdeçal kullanımı hazmı kolaylaştırır.

Sigaranın verdigi zararları önemli ölçüde azaltabileceği yapılan bir çalışmada görülmüştür.

Haricen deri rahatsızlıklarında yararlıdır.

Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde zerdeçalın Kistik fibroz tedavisinde önemli fayda sağlayabileceği gösterilmiştir.

Almanya Sağlık Bakanlığının bitkisel preparatların hazırlanması ve ruhsatlandırılmasından sorumlu E Komisyonu zerdeçal rizomunun safra kesesi ve safra yollarının fonksiyonel hastalıklarında ve hazımsızlıkta kullanılabileceğini belirtmiştir.

Zerdeçal Nasıl Kullanılır ?

Zerdeçal bal ile karıştırılıp ya da yemeklere katılarak kullanılabilir.

Zerdeçallı yemek tariflerimize buradan  bakabilirsiniz.

Kapsül halinde günde 1-3 tablet alınır.

Zerdeçal Çayı Nasıl Yapılır?

İnce kıyılmış zerdeçal kökü veya tozundan yarım kahve kaşığı(1,5-3g) demliğe konur ve üzerine 300-500ml kaynar su ilave edilerek 8-10 dakika demlemeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir.

Yulafın faydaları

Oatbran

  

YULAF KEPEĞİ  

   

Yulaf; diğer tahıllara göre daha yüksek oranda çözünür posa içeriyor. Ayrıca albümin, amino asit, B grubu vitaminler, fosfor, demir, kobalt, aluminyum, potasyum ve diğer mineraller, provitamin A, ve K vitamini, bor, iyot içeriyor, manganez, çinko, tiamin, niasin, rihoflavin, folat ve diğer B grubu vitaminlerinin de kaynağı.  Yulaf aynı zamanda iyi bir selenyum deposu. Selenyum ise vücut için önemli bir antioksidan, astım ve kalp hastalıklarına karşi koruyucu, DNA tamirinden dolayı cilt içinde çok faydalıdır ve özellikle kolon kanseri olmak üzere kanser riskini azalttığını da söylemek de fayda var.     

 Yulafın ve Yulaf Ezmesinin Faydaları:   

 *Sinir sistemi üzerinde olumlu etkileri vardır.  

 *Vücuda rahatlık verir.   

 *Sinir zayıflığı, stres ve uykusuzluğa iyi gelir.  

 *Vücudu, kas ve kemikleri güçlendirir.   

 *Dişleri korur. Bedensel ve zihinsel yorgunluğu giderir.   

 *İktidarsızlığa iyi gelir.   

 *Troid bezinin düzenli çalismasini sağlayarak, Guatrı önlemeye yardımcı olur.   

 *Kandaki şeker miktarını ve kolesterolü düşürür.   

 *Mide ve bağırsak bozukluklarını giderir ve idrar söktürür.   

 *Özellikle çocuklarda görülen hazımsızlığa karşi faydalıdır.   

 *Adet dönemindeki ağrı ve şikayetleri azaltır.   

 *Saçları güçlendirir ve parlaklık verir.   

 *Uyuşturucu ve sigara bağımlılığından kurtulmaya yardımcı olur.   

 *Diyabete destek, şeker düşürücü özelliğine sahiptir.    

KULLANIM ALANLARI:
Yulaf unu ve kepeği ile hazırlanan çorba ve lapa, hafif diyet yemeği ile beslenmeyi gerektiren tüm hastalıklarda mutlaka kullanılması gerekir. Örneğin, beslenme bozukluklarında, hastalık sonrasındaki güçsüzlüklerde, mide ve bağırsak hastalıklarında, safrakesesi, sarılık, mide iltihabı ve ülserinde kullanılabilir. Kahvaltıda yulaf kepeği çorbası veya diyet sütle karıştırılmış yulaf kepeği yendiğinde, kolesterol düzeyi yüzde 30-40, kan şekeri yüzde 10- 15 azalabilir, dışkılama normalleşir ve kan basıncında azalma görülür. Yulaf kepeği bulamayanlar, yulaf ezmesi de kullanabilirler.  
  

Yulaftan yulaf ezmesi, unu ve ekmeği yapılabilir. Yulaf lapa haline getirilip çıbanların üzerine konursa faydası görülür. Yulaf çayı vücuda kuvvet verir, idrarı arttırır ve kabızlığı giderir. Yulaf unu özellikle çocuk mamalarında kullanılır. Yulaf ya da yulaf unu kaynatılıp elde edilen su süzülüp banyo suyuna katılırsa cildi korur, rahatlatır ve yumuşatır. Ciltteki kızarıklık ve kaşıntıları giderir. Bebeklerdeki pişiklerde de etkilidir.  

Kaynak: Alıntıdır. (müstehcen reklamlı ve alkolü öven bir site olduğu için özellikle isim vermek istemedim).

KAKULE

Eğer Allah’ın nimetini saymaya kalkışacak olursanız, onu bir genelleme yaparak bile sayamazsınız. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.( NAHL Suresi 18.ayet)

Bugün sizlerle mutfağımda severek tükettiğim bir baharat olan kakuleyi paylaşmak istiyorum.Mis kokulu bu mübarek baharatı gelin yakından tanıyalım;

Büyük resim için tıklayın!

KAKULE

Latince ismi Cardamomi fructus, Arapçası Hel, Hintçe ve Urducası Lâçi, olan kakule zencefilgiller familyasındandır. Baharat ve koku verici olarak kullanılır. Bazı doğu ülkelerinde kakule tohumu kahve tohumuyla beraber toz haline getirilerek kakuleli kahve yapılır.
En büyük kakule üreticisi Hindistan ‘dır. Özellikle Güney Hindistan’ın bataklık ormanlarında yabânî şekilde yetişmektedir. Yetiştiği bölgeye göre, Seyhan kakulesi, Malalar kakulesi, Siyam kakulesi gibi isimler alır.Kakule bitkisi ülkemizde yetişmez.
Olgunlaştığında toplanıp güneşte kurutulan yeşilimsi ya da sarımsı gri meyvalarının kapsül kılıfı ayıklanmış tohumları kullanılır.  Kakule gebelerde  kullanılmamalıdır.
KAKULENİN FAYDALARI
* Dizanteriyi iyi eder.
* Bol idrar söktürür.
* Mideyi çalıştırır, gaz söktürür.
* Mide gazı dolayısı ile meydana gelen kalp rahatsızlığını önler.
* Mide bozukluğu sonucu meydana gelen Migreni geçirir.
* Akciğerler için antiseptiktir.
* Bronşite çok faydalıdır.
* Kakule, dövülerek toz haline geitirilip, buruna çekirlirse nezleyi keser.
* Ağız Kokusuna: Kakule Aktarlarda kapsül şeklinde bulunan (çekirdek kakule diye satılıyor olablilr) kakuleden yanınızda bulundurun ve gün içerisinde sakız gibi çiğneyin. Hem ferahlatır hem de ağız kokusunu giderir.
* Mide Bulantısı İçin: Mideniz bulandığında, kaynatacağınız nanenin içerisine bir tutam kakule atın ve daha sonra limon ve bal ilave ederek için. Bulantınız iyileşecektir
* İştahsızlık için: İştahsızlara Kaynatılmış kakule esmer şeker veya balla tatlandırılıp içildiğinde iştahsızlık probleminin çözümünde bir hayli yol almış olursunuz.
* Kakule, Nane ve kekikle beraber kaynatılıp içilen kakule hem mide yaralarına hem de midede oluşan gazların giderilmesinde faydalıdır.
* Zihin açmak için : Zihni güçlendirici etkisi vardır.
*Sindirim sistemi için : Sindirim sistemini uyarıcı etkisi vardır.
*Akut gastrit, mide ve onikiparmak barsağı ülseri olanlar kullanmamalıdır.
 
Kakule safran ve vanilyadan sonra fiyat bakımından en değerli üçüncü baharattır.

Kakule Nerelerde ve Nasıl Kullanılır ?

Kakule çayı: Bir kahve kaşığı kakule bir bardak kaynar suya konulur ve 10 dakika demlendikten sonra süzülerek içilir. Kakule kaynatılmamalıdır.

Öğütülmüş şekilde satılan kakule aromasını yitirir. Bu yüzden kabuklu halde almak gerekir. Kakule meyvası kullanılacağı zaman ezilmelidir. Malabar Kakulesi diğer kakule türleri içerisinde en kaliteli olanıdır.

Büyük resim için tıklayın!

Bunlarda kakulenin çekirdekleri veya tohumları.Asıl kokulu kısım bu kısımları.

 Cahide’nin notu:Arkadaşlar ayrıca  doğu yemeklerine ve otantik tatlara yatkınlığı olanlar, kakuleyi özellikle pilavlarda kullanırlarsa eminim çok hoşlarına gidecektir.Birde Türk kahvesinin içinde de kakule çok lezzetli oluyor.Ben hem tatlılara,kurabiyelere hemde bazı tuzlulara kullanıyorum.

Geçen gün de Jibek yaptığı Ürdün pilavında Kakuleyi kullanmıştı hatırlarsanız.Bu harika baharattan kendimizi ve ailemizi mahrum etmeyelim inşaallah.

Tarçının Faydaları

Cinnamon

Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur. (Şura-30)   

Biz Kur’an’dan Mü’minler için şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz. (İsra-82)  

Onlara söyle: o Kur’an iman edenler için hidayet ve şifadır. (Fussilet-44)

Şifayı Şâfî (cc.)’dan dileyerek sûnnet ve ihlas üzere sebeplere sarılalım inşallah.

 TARÇIN

 Diğer İsimleri : Dar-ı Çin, Daru-yi-Çin, Cinnamomum, Cinnamon, Cannelier.

Yetiştirildiği Yerler : Tarçın tropik ülkelerde yetiştiğinden Türkiye’de ancak botanik bahçelerde yetiştirilebilir. Günümüzde başta Endonezya, Malezya, Madagaskar, Brezilya ve Jamaika’da kültür bitkisi olarak yetiştirilmektedir.

 Değerli okuyucu, tarçın öylesine bir nimettir ki, adeta her derde devadır. Haftada en az dört kez, kabuk tarçının çayını mutlaka içerim. Ve mutlaka en az onbeş-yirmi gün hiç tüketmem. Bunu belirttikten sonra, onu neden bu kadar tercih ettiğimi sormuş olabilirsiniz. İşte, kabuk tarçının çayını haftada en az dört kez tercih nedenim;

  •  Şeker hastalığına karşı önleyicidir.
  •  Kan şekerini düşürmede yardımcı olur.
  • Romatizmaya karşı önleyicidir.
  • Faranjite karşı dirençli kılar.
  • Yüksek tansiyona yakalanma riskini azaltır.
  • Yorgunluğu gidericidir.
  • Gerginliği alıcı, sakinleştiricidir.
  • Geniş spektrumlu doğal bir anti bakteriyeldir.
  •  Deri hastalıklarına karşı direnç kazandırır.
  • Bağırsaklarda nitrozamine oluşumuna engel olur.
  • Yoğun çalışma temposunun neden olabileceği baş ağrılarını önler.
  • Mide dostudur.
  • Zihin yorgunluğunu alır.
  • Kansere karşı vücudu dirençli kılar
  •  Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Çok sayıda farklı moleküler yapılı antioksidan içerir.
  • Stresi ve gerginliği alır.
  • Migrene karşı önleyicidir.

 Değerli okuyucu, tüm bu özelliklerini belirttikten sonra kabuk tarçın çayını abartılı olarak tüketmeyiniz. Haftada en fazla dört-beş defayı geçmemelidir. Dönem dönem onbeş-yirmi günlük aralar verilerek tüketilmesi çok daha etkilidir. Unutmayınız, hiçbir bitkisel çayı alışkanlık haline getirmeyiniz. Vücudunuzu alıştırmayınız. Vücudu alıştırmak demek, ona ihtiyaç duyulduğunda etkisinin daha az olabileceği anlamına gelir.

 Tarçın tanıdığım tüm baharatlar içerisinde en güçlü antioksidandır. En az dokuz adet antioksidan içermektedir. Tarçın ağacının kökleri, potasyuma karşı öylesine seçici (selektif) davranır ki, adeta yetiştiği toprağın potasyumunu emer ve depolar. Kabuk tarçın veya toz tarçın çok zengin bir potasyum deposudur.

 Şeker hastaları

Tarçının içerdiği iki önemli etkin madde, glykosil transferaz enzimini aktive etme (uyarma) özelliğine sahiptir. Bu özellik ne anlama gelir? Glykozil tranferaz enzimi, fazla miktardaki glukoz (şeker) moleküllerini, tıpkı bir tesbih dizer gibi teker teker yan yana dizerek (polimer) zincir oluşturur. Glukoz moleküllerinin teker teker dizilmesine polymerik zincir adı verilir. Depolanmış haline de glikojen denir. Kısaca, tarçın kan şekerini (glukoz) tesbihde olduğu gibi yan yana dizerek karaciğerde glikojen olarak depolar. Vücut, şekere ihtiyaç duyduğunda glikojeni tekrar glukoza (şekere) dönüştürerek kullanır.

 Tarçın, aynı anda bir taraftan glykosil transferaz enzimini aktive ederken, diğer taraftan da serin-treonin protein kinaz enzimini inhibe eder (frenler). İşte, aynı anda hem aktive hem de inhibe etme özelliği, insulin hassasiyetini artırmaktadır. Bu anlamda, tarçın yüksek kan şekerinin düşürülmesinde iyi bir yardımcıdır.

 Değerli okuyucu, tarçının bu özelliğini kesinlikle kan şekerini düşürücü bir ilaç gibi değerlendirmemek gerekir. Tarçın çayı veya toz tarçın kan şekerini düşürmede yardımcı, insulin hassasiyetini artırmada fonksiyoneldir. Yani, etkendir.

Yazı Kaynak: http://www.saracoglu.at/bolum.php?name=bitki&kid=51