Es selamun aleykum
Baharın rehaveti ortağımında dediği gibi bizi sarmaladı.Yazı yazmak bu aylarda ağır geliyor nedense.Dışarı çıkmak,temiz hava almak,yeşil bir yerlere gitmek hepimizin arzusu olsa gerek.Bu aralar ziyaretlerine fazla gidemediğim arkadaşlar olursa bana kırılmasınlar lütfen zira bende gelemeyenlere kırılmıyorum.Herkesin kendine göre bir derdi,sıkıntısı var.Dünya meşgalesi bitmek bilmiyor ki….
Elazığda ki deprem ciğerimizi yaktı.Rabbim vefat edenlere Rahmet eylesin.Kalanlara sabır versin.Ölüm ne zaman,nerede gelir bilinmez.Her halimizle hazır olmamız lazım.Hadislerde anlatıldığına göre ahir zamanın afetleri çok olacak.Rabbim cümlemizi muhafaza buyursun (amin)
Bu arada üzülerek söylüyorum bir çok mimi reddettim.Arkadaşlar, mimleri sevmediğimi bir çok arkadaşım gibi bende defaatle vurguluyorum.Bazı arkadaşlara hayır deyip diğerlerine evet demek de diğerlerini kıracağı için kimsenin mimini cevaplıyamıyorum.Özellikle son günlerdeki çanta mimlerini içimde kalmasın çok lüzumsuz buluyorum.Çanta insanın özelidir,neden bir başkasının çantasını görmek ister ki insan?
Canı sıkılan bir arkadaşımızın çıkardığı, bu çokta gerekli olmayan mimi niçin hemen kabul edip cevaplama gereği duyuyoruz?Yarın biri çıkıpta çok daha özel şeylerimizi açıklamamızı isterse evet mi diyeceğiz yani?
Niyetim kimseyi kırmak değil.Sorgulamadan yapılan her bir işe kızıyorum ben.Bazen çok riskli olsada “kral çıplak” demek gerekiyor.Çoğu cevaplayan arkadaşımızın istemeden de olsa sırf arkadaşını kırmamak için cevapladığının farkındayım.
Ara ara bir çok arkadaşımızın mimler bitsinmi diye sorduğu soruya buradan tekrar “Lütfen bitsin!” diyorum….
Bu güzel pastamızı son yaptığım pastalardan biri olduğu halde öne çekmek istedim.Çünkü bu pasta yeni tanışmama rağmen çok sevdiğim özel insanlar için yapıldı.Geçen hafta bahsetmiştim,iki kızkardeş ziyaretime gelecekler diye.Sağolsunlar evimi şenlendirdiler,onları çok sevdim.Güzel bir akşam geçirdim.
Zeynep ve Nuran’a en güzel pastamı yapmak istedim.Belki en güzel olamadı ama elimden geleni yaptım işte,onlar da çok beğendiklerini söylediler.Bu benim için mutluluk verici oldu.Kızıltepeyle ilgili karamsarlıklarımı ve olumsuz düşüncelerimi büyük ölçüde değiştiren bu güzeller güzeli iki kardeşe çoook teşekkür ediyorum…..
Portakallı pastam tam portakallı bir pasta oldu.Portakalı ıslatmasından üzerinin süslemesine kadar her yerinde kullandım.Buram buram portakal kokusunu hissedebileceğiniz enfes bir tarif çıktı ortaya.
1 portakal kabuğu rendesi
2 yemek kaşığı tatlı yoğurt(labne yerine geçer)
2 su bardağı portakal suyu
1 yemek kaşığı nişasta
5 yemek kaşığı şeker
Pastanın arası ve üzeri için 2 adet portakal
Öyle kasvetli,kapalı bir hava vardı ki o gün, resimler ancak bu kadar çıktı…
YAPILIŞI
♥Yumurta ve şekeri iyice çırpın.sıcak suyu ilave edin
♥Unu ve kabartma tozunuda ilave edip karışana kadar çırpın.
♥yağlanıp unlanmış tepsiye döküp 175 derecelik önceden ısıtılmış fırında pişirin.Mümkünse bu sürede hiç ağzını açmayın.
♥fırından çıkardığınız pandispanyayı temiz bir örtünün üzerine ters çevirip soğuyana kadar bekleyin.
♥Bu arada kremanızı her zamanki gibi pişirin.
♥Kekinizi ortadan ikiye bölün, her iki parçayıda bir kaç kaşık portakal suyuyla ıslatın.
♥Yarısını pandispanyayı pişirdiğiniz tepsinin içine yerleştirin.
♥Kremanın yarısını pandispanyanın üzerine güzelce yayın.Beyaz yerleriyle beraber soyup dilimlediğiniz portakalı kremanın her yerine yerleştirin.Kalan kremayıda portakalların üstüne dökün ki üst taraf iyi yapışsın.
♥İkinci kek parçasıyla pastayı tamamlayın.
♥
Ev yapımı krem şanti veya güvendiğiniz bir markanın krem şantisinden hazırlayıp pastanın üzerini kaplayın.
♥Birazını ayırıp resimlere gördüğünüz gibi süslemesine kullanın.
♥portakal suyu nişasta ve şekerle portakal jölesini hazırlayın.Ilıdıktan sonra pastanızı istediğiniz gibi süsleyin.
Like this:
Be the first to like this post.