Karabağ Ketesi

cats

Sevinç kardeşimiz pek çok resim eşliğinde tarifini göndermiş. Canımsın kardeşim, bu kadar ayrıntılı çekip yorulma. Bir kaç resim yeterli. Ellerin dert görmesin tatlı hanım :) Yazının devamını oku »

Unlu Kete Tarifi

11007840_1572301099678970_1815547881_n
Bismillah: And olsun ki, şeytan sizden nice nesilleri saptırmıştı, hâlâ akletmez misiniz? Yasin :62

Kaptırmış gidiyorlar. Sabah işe akşam eve…Sabah işe akşam eve…Para kazanıyorlar, evler, arabalar alıyorlar, gezip eğleniyorlar, çalışıyorlar, uyuyorlar, uyanıyorlar… Yiyorlar, içiyorlar, evleniyorlar, çoğalıyorlar… Fakat yaratılış amaçlarını tamamen unutmuşlar. Anlamsız ve amaçsız bir hayat sürüyorlar. Yaşamlarını “beslenme/barınma/üreme” ekseninde sürdürüyorlar. İyi de… hayvanlar da böyle yaşıyorlar… ” diyor, Ömer Faruk DönmezYazının devamını oku »

Guymaklı Kete Tarifi

30. Tarif: Neşe Çiftçi

Kete aslında yerden yüksek olan tandırlarda pişirilir ki,ne tadına ne de görüntüsüne doyum olmaz. Zamanımızda  tandırda ekmek pek yapılmıyor. Ekmek hamurunun arkasından kete yapılırdı. Ekmekle beraber kete de tandıra küstü ve yerini elektrikli fırınlarda devam ettiriyor. Her şeyin doğalı ne kadar da güzel , ne kadar da lezzetliydi oysa… Odun ateşinde pişen keteler nar gibi kızarırlardı. Görüntü olarak belki ama ,tat olarak tandırın yerini tutmayacağını belirtmek isterim. DEVAMINI OKU>>>

Karışık Tahıllı Keten Tohumlu Ekmek

“Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o onlardan olur. Şüphesiz Allah, zalim kavmi doğru yola iletmez.”(Maide,51)

Allah’ın selamı üzerinize olsun kardeşlerim

Etkinlik sonrası kazanan kardeşlerimiz adreslerini verince gördüm ki, Türkiye’nin  hatta dünyanın pek çok yerindeyiz. Birbirimize cismen çok uzak olsak ta  gönüllerimiz çok yakın. Gönüller arası kurduğumuz köprüler gözyaşartacak cinsten. Allah bütün kardeşlerime sağlık sıhhat, iman zenginliği versin.

Haberlere bakmayayım diyorum ama yine duramıyorum. Hula da ki katliam yüreklerimizi dağladı. Küçücük masum yavruların katledilmesi dünya gündemini fazla işgal etmedi. Zalimlerin borusu son hız ötmeye devam ediyor. Bence ölenlerin değil, kalanların ve en çok da bizim  halimiz daha vahim… DEVAMINI OKU>>>

CEVİZLİ KETE (Çörek)

İçimizde bu kadar perişan hâle getirilmeseydik; Dışımızda bu kadar hürmetsizliğe uğramayacaktık…”
(Necip Fazıl Kısakürek)cevizli çörek Selamun aleykum can dostlarım, dört gündür elektirikle imtihan ediliyoruz. Şu kısacık zamanda bile “nerdesin” diye soran, merak eden dostlara teşekkür ederim. Ayrıntılar aşağıda.

**********

Herkesin bildiği bir kete tarifi vardır mutlaka. Ben kete dendimi bundan 15 yıl evvel komşuluk yaptığım, Kayseri’deki komşum Cazibe hanımı hatırlarım hep. O, ketelerin içine un kavurur koyardı. Maharetli hanımdı Cazibe hanım… Şimdi nasıldır, nerededir kimbilir…

“Ketenin içine neden un konulur?” diye düşünürüm her kete yapışımda. Bence eskiden yokluk günlerinde çıkmıştır bu adet. Nerede şimdiki gibi iç malzemeleri. Unu kavurup katık yapmış anadolunun çileli kadınları. Ben pek sevemedim unlu keteyi. Bu yüzden tahinli, cevizli çörek gibi yaparım hep. Tel tel pek güzel olur. Hemen geçelim tarife: DEVAMINI OKU

Biberli Gözleme Tarifi

20081051106_6b7718366d_z

Onları, yaklaşmakta olan güne karşı uyar; o zaman yürekler gırtlaklara dayanır, yutkunur dururlar. Zalimler için ne koruyucu bir dost, ne sözü yerine getirebilir bir şefaatçi yoktur. (Mümin:18)

Selamun aleykum dostlar. Geçen gün buradaki bir kardeşimle buluştuğumu yazmıştım. Kardeşim ben gelmeden önce biraz tedirgin olduğunu söyledi. Acaba çok mu titiz, bir eksik görürse kınar mı diye düşünmüş… Yazının devamını oku »

Anne Ev Hanımı Nasıl Olunur?

cute_baby_and_teddy-1280x800Bir kadının dışarıda tüm gün çalışması doğru mudur? Bir anne hem dışarıda çalışıp, hem ev işlerini yapıp, hem çocuklarıyla gereği gibi ilgilenebilir mi? Kadınlar dışarıda çalışınca evler güllük gülistanlık mı oluyor? Cepler, gözler paraya doyuyor mu? Kadın istihdamı  konusunda ne kadar yol katettik? Ben hiç anlamam böyle ince hesaplardan!

Ben her kadının çalışması konusunda yazılar yayınladığım vakit, üzerime adeta çullananların yanında çalışmaktan yorulan ve sırf bu yüzden çocuklarına karşı vicdan azabı duyan annelerin yorum ve maillerini bilirim.

Kadının ekonomik özgürlüğü, daha rahat, daha müreffeh bir yaşam, erkeğe muhtaç olmama çığlıkları, yanan yüreklerden gözyaşlarıyla yükselen çocuk haykırışlarını duymamıza engel oluyor. Neler söylüyor o küçük çocuklar, her sabah annesi evden ayrılırken, falan filan kadının yanında kalırken ne hissediyorlar kimse bilmek veya fark etmek istemiyor.

Dışarıda çalışan kadınlar artarken, ihtiyaçların katlanarak arttığını veya ihtiyaç olmayan pek çok şeyin ihtiyaçmış gibi algılandığını neden kimse fark etmiyor? Kapitalizm, evinde oturan, üreten, kanaat eden, 2 kat kıyafetle idare eden, sökülen kıyafetleri diken, dışarıdan yemek ısmarlamayan, hazır gıdaya ihtiyaç duymayan, kreşe para vermeyen, çocuklarını kendisi yetiştiren kadınlardan nefret eder. Yazının devamını oku »

KARACİĞERİ TEMİZLEYEN BESİNLER

cats

KARACİĞERİ TEMİZLEYEN YİYECEKLER

Cilt sorunları yaşayan, sivilce sıkıntısı olanların, karaciğerlerini temizleyecek yiyeceklere yönelmeleri çok önemli.

1-Karaciğeri temizleme ve vücuttaki zehirli maddeleri atma özelliği bulunan enginarın, faydaları saymakla bitmiyor. Damar sertleşmesini engelleyen, kanı temizleyen, beyin hücrelerini yenileyen enginar, aynı zamanda kolesterolün de düşmanı. Enginarda bulunan ‘’Cynarin’’ maddesinin karaciğer, safra kesesi, böbrekler ve bağırsak sisteminin düzenli çalışmasına
yardım eder.

2-Kırmızı pancar ve havucun içeriğinde bulunan “flavonoidler” ve “beta karoten” karaciğerin çalışmasını ve sağlıklı bir şekilde çalışmasını destekler. Yazının devamını oku »

Rabbine Karşı Seni Aldatan Nedir?

ey insanÇarşaf giyen bir kardeşimin, facebook’a açıktan koyduğu resimlerini görünce şaşırdım ve bir o kadar da üzüldüm. Profil resmi yaptığı resimden çok güzel bir kadın olduğu anlaşılıyor. Sadece erkeklerin değil, kadınların bile görünce dikkatini çekecek kadar alımlı…

Evli, çoluk çocuk sahibi bir kadının buna neden gerek duyduğunu anlayamıyorum. Sanırım insanı felakete sürükleyen en büyük illet beğenilme arzusu… Yazının devamını oku »

Günah Pazarına Düşmeden Tatil Yapmak

Tatil yaklaştıkça denize girme konusundaki sorulara daha çok rastlar olduk. Bir kaç izleyicimde bu konuda soru yöneltmiş. Acaba islam’a göre plajlara girmenin hükmü nedir? Edepli giyinerek denize giremez miyiz diye sormuşlar.

Değerli kardeşlerim. Her Müslüman, dini olan İslam’ı, haram ve helal sınırları bilmek zorundadır. islam fıkhını biraz araştırma gayretinde olursak, bu sorulara kendimiz de cevap bulabiliriz. Bunun için ille de Hoca olmamız gerekmez.

Kadın erkek karışık plajlarda denize girilebilir mi? Haşemayla girilir mi? Sadece kadınların olduğu bir yerde denize girmek caiz midir? Bu sorulara net cevaplar için, öncelikle kadının kadına avreti, erkeğin erkeğe avreti nedir öğrenmek zorundayız. Yazının devamını oku »

Aksu Vital Kudret Narı

aksupazar

MİDENİZE DOST BİR DOKUNUŞ

Kudret Narı

Vatanının doğu Hindistan olduğu tahmin edilen kudret narı Ülkemizde Akdeniz, Ege, Marmara ve Batı Karadeniz’de yetiştirilen bir bitkidir. Sonbaharda toplanan meyveler taze olarak yenildiği gibi, zeytinyağı ile karıştırılarak ya da macun şeklinde de tüketilebilir.Halk arasında asırlardır mide hastalıklarının doğal tedavisi olarak bilinen kudret narı,klinik araştırmalarla da faydalarından söz ettiriyor. Yazının devamını oku »

Reklam-Tanıtım, Tabiat Eczanesi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . 3 Comments »

CAHİLİYE DEVRİNDE BULUNMAYAN BİR AHLAK

Sokak röportajları çok ilgimi çeker. Bir konuda insanların ne düşündüklerini, nasıl tepki verdiklerini merak ederim. Ülkemizde yapılan bir sokak röportajında, özellikle gençlere “Bekaret sizce önemli mi?” diye soruyorlar. Çok ürkütücü bir şekilde çoğu bunun bir önemi olmadığını, önemli olanın karşılıklı rıza olduğunu söylediler. İşte toplumun geldiği çürümüş hal…

Dr. İyad Kuneybi’de ahlaksızlığın normalleşmesi konusunda kısa ama çok yararlı bir anlatımda bulunmuş. Allah O’ndan razı olsun.

CAHİLİYE DEVRİNDE BULUNMAYAN BİR AHLAK

Bir gün yeğenim şöyle demişti: “Tanıdığım bir grup genç karma yüzme havuzuna gitmek için düzenlemede bulunuyorlardı. Onlara Allahu teâlâ’yı hatırlattım ve onurunu harekete geçirmek için onlardan birisine şöyle dedim: “Kız kardeşinin erkeklerle birlikte yüzmesine razı olur musun?” O da şöyle dedi: “Normal, aslında kız kardeşimi de bizimle birlikte alacağız!”

Ülkemizdeki birçok çocuk buluğ çağına geldiğinde erkekliğini ispatlamak istiyor. Onlardan birisinin diğerine “Lanet olsun babana!” dediğini, babasına küfür edilenin de buna güldüğünü görürsün! Hatta namusuna, annesine veya kız kardeşine bile küfür ettiğine gülmektedir! Yazının devamını oku »

Uncategorized kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . 13 Comments »

Küçük Çiçek Resimleri

20150401_152609_1

Bismillah: Bilin ki Allah, ölümünden sonra yeryüzünü canlandırıyor. Düşünesiniz diye gerçekten, size âyetleri açıkladık. (Hadid: 17)

Çiçekleri seviyorum. Börtü böceği, ağacı çimeni, yağmuru dereyi… Velhasılı Rabbimin bahşettiği ne varsa seviyorum. Hepsi bir yana Rabbimi seviyorum. Arada yalnız kalınca, bir çiçeğe bakınca, nasıl ve neden yaratıldığı soruları üzerine yoğunlaşıp yüreğini muhabbetle doldurmak, “Rabbim seni seviyorum” demek ne huzur verici bir haldir… Elhamdulillah!

Bunca nimete rağmen, gören gözüme, işiten kulağıma, yürüyen ayağıma, hisseden kalbime rağmen… Bedava güneşe, bedava nefese, bedava toprağa rağmen secdelerden kaçmak akıl işimi? Sıcak bir kucaktan kaçıp soğuk betonlara uzanmak gibi idraktan yoksun bir hale anlam vermek mümkün mü? Yazının devamını oku »

ZEBRA KEK TARİFİ

cats

Canım Nurdan’ımdan harika bir zebra kek. Kolajın en altındaki resmi de Sultan’ım hazırlamış. Elleriniz dert görmesin güllerim :) Yazının devamını oku »

SİZİN TARİFLERİNİZ kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . 46 Comments »

TAHİNLİ HURMA BAKLAVA

1597783_1059086287439792_747881634_n

“…Nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilhâm edene yemin ederim ki; nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyân etmiş, hüsrâna uğramıştır.” (Şems, 7-10)

Selamun aleykum güzel kardeşlerim, yeni haftamız hayırlı olsun. Bu aralar pek tariflerle uğraşamıyorum. Sağ olsun instagram‘dan arkadaşlar açtığım etikete epey tarif ekliyorlar. Ben de uygun bulduklarımdan sizlerle paylaşıyorum.

Nurbetül kardeşimize ait değişik bir tatlı paylaşayım bugün. Ellerine sağlık canım. Yazının devamını oku »

PEYNİRLİ YUMURTALI OTLU GÖZLEME

otlu börek Selamun aleykum dostlar. Uzun zamandır aramızda olmayan Aisha’mız yeniden bizlerle. Tarifleri, genç yaşına rağmen kapsamlı mutfak tecrübesi ve tabi sıcak sohbetleri tüm genç kızlara örnek olacak cinsten. Sayfamıza yeniden hoşgeldin diyor ve sözü Aisha’ya bırakıyorum. unnamed Merhaba sevgili ablalarim, canim kardeşlerim. Yazının devamını oku »

Aişe'nin tarifleri kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , . 36 Comments »

Bitki ve Meyve Çayları

1318595459808Bitki ve Meyve Çayları 

Bitkilerle tedavi, insanlık tarihi kadar eski

İlk yazılı verilerin 5000 yıl öncesine kadar dayandığı bilinmektedir. Bugün o bilgiler bilim ve teknoljiyle buluşup açıklanmasıyla birlikte insanlık hizmetine sunulmuştur. Ülkemiz şifalı bitkiler yönünden çok zengin. Ancak bilinçli bir şekilde üretim ve tüketim politikası uygulanmadığından gerekli önem verilmemiştir. Batılı ülkeler, ülkemize göre daha az çeşide sahip olmalarına rağmen bu konudaki çalışmalarını daha hızlı yürümektedir.

Mevsim itibariyle soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlara yakalanma olasılığının çok yüksek olduğunu  bu aylarda bitki çayları kullanımının M.Ö 3000 yıllarına kadar dayanmaktadır. Aslında  eski çağlardan beri insanların  bitkileri araştırıp incelediği ve şifalı bazı karışım, çay, merhem elde ettiği ,yazılar ve tabletlerle kanıtlanmıştır. Tarih boyunca da uygarlıklar bu zenginlikten yararlanmıştır. Yazının devamını oku »

Tabiat Eczanesi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . 4 Comments »

Karnabaharlı Tavuk Köfte

hasret

Dediler ki: “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyana uğrayacaklardan oluruz!” (A’RAF/23)

Hasret’ten çok farklı bir köfte tarifi. Ellerine kollarına sağlık canım kardeşim, ablam ♥ Yazının devamını oku »

Tığ İşi Servis Örtüsü

örtü 1

Selamun aleykum dostlar. Nihayet internet sorunum çözüldü. Aslında yeni bir internet şirketine geçmek için başvurmuştuk (süper online) . Fakat bir türlü bağlantıyı gerçekleştiremediler. Bizde yeniden eski şirkete  geçtik. Vardır bunda da bir hayır. Bu vesileyle bende güzelce dinlenmiş oldum :)

Bugün uzun zamandır yapmadığım  elişi paylaşımı yapayım istedim. Ne güzel yelekler, patikler, örgü bebekler örmüştük hatırlıyor musunuz? Çok seviyorum örgü örmeyi, iplerle, şişlerle hem hal olmayı ama bunlar için pek zaman bulamıyorum artık. Yazının devamını oku »

Bardakta Muhallebi ve Beze (Glutensiz)

10838579_1518382585077719_360290251_n

İnstagram sayfamızda glutensiz tarifler etkinliği başlattık. Bazı tarifleri sizlerle de paylaşmak isterim. Glutensiz bütün tarifleri instagram’dan #cahideglutensiztarifler etiketi altında bulabilirsiniz.

Muhallebili, beze tarifi çok sevdiğim kardeşim Gülten’e ait. tarif için kendisine çok teşekkür ederim. Yazının devamını oku »

Hidayet İçin Biraz da Gayret Gerekli!

14302942252_516c8d24f8_z

Hidayet İçin Biraz da Gayret Gerekli! (Salih’in annesi Serap’tan)

“Mü’min bir günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta belirir. Eğer o günahtan el çeker, Allah’tan günahının affını dilerse, kalbi o siyah noktadan temizlenir. Eğer günaha devam ederse, o siyahlık artar. İşte Kur’ân’da geçen ‘günahın kalbi kaplaması’ bu mânâdadır.” (İbni Mace, Zühd:29.)

Fıtratının dile gelmesi; ‘Çok istiyorum, dua edin kapanayım.’ deyişin ve yıllardır günah içinde yaşamanın kalbinin üzerinde etkisi; adım atmaman, gündelik yaşamına aynı çizgide devam etmen. Gerçekten istediğini göstermen gerekiyor kardeşim. Hidayet istiyorsan Rabbinden, bunu ispat etmen gerekiyor.

“Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.” (Bakara/2) Kur’an’ın yol göstericiliğine muhatap olabilmek için öncelikli şart; Allah’a karşı gelmekten sakınmak. Peki hidayet nasıl istenir ya da tersinden düşünelim nasıl istenmez?

Sosyal medya hesaplarına dudaklarını büzmüş, kliplerden fırlamış pozlarını profil fotoğrafı diye ekleyerek mi istiyorsun hidayeti Rabbinden? Başı açık olup tesettüre bürünmeyi istemek ayrı bir şey, ne de olsa açığım diyerek canının istediğini yapman çok ayrı bir şey.

Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Her bir dinin kendine has bir ahlakı vardır. İslam’ın ahlakı hayadır.” (İbni Mace, Zühd 17) Yazının devamını oku »

Güya Tesettürlü Hanıma Mektup

PapatyaSelamünaleyküm Canım Kardeşim,

Sana bu mektubu çok yakınlardan yazıyorum. Belki sokakları paylaşıyoruz, belki aynı apartmanı. Belki aynı markete gidiyor, belki aynı gazete bayisine uğruyoruz. Çocuğumuzu aynı parkta sallıyoruz belki ya da aynı durakta, aynı otobüsü bekliyoruz.

Adet bu ya, hatırını sormadan geçmeyeyim. Nasılsın, iyi misin? Benim bir yanım hep sızlıyor. Evimiz dışında her yer; bana, eşime, çocuğuma eziyet. Bu eziyeti Müslümanlardan görüyor olmak ayrı bir eziyet. Mevzu hep ‘bakmayın’ noktasına geliyor ya nereye, nasıl bakmayayım şaşırdım kardeşim. Çünkü her yerdesin; hastanede, sokakta, markette, parkta, sağda, solda, önde, arkada…

Hep sormak istediğim ama hiç soramadığım o kadar soru var ki. Sana ne yaptılar böyle kardeşim? Sen nasıl oldu da bu hale geldin? Böyle olacağını nasıl bilemedik baştan? İlk tavizi kim verdi? İlk olarak kim biçti pantolonu bir kız çocuğuna? Kim dedi bunu kızlar da giyebilir diye? Kim onayladı peki? Kim dikti, kim sattı, kim satın aldı? Pantolonun dışarıdan görülebilir şekilde giyilebileceğini kim söyledi? Kim giydirdi ilk diz üstü tuniği pantolonlu kızına? Kim hiç ses çıkarmadı günler, haftalar geçtikce kısalan üst kıyafetlere? Kim görmezden geldi her alışverişte daha bir daralan pantolonları? Yazının devamını oku »

Ben Bilmem Liderim Bilir!

Selamun aleykum dostlar, 30 ağustos resepsiyonunda başı örtülü cumhurbaşkanının eşi 1500 e yakın erkekle, c.başkanı da aynı sayıda kadınla tokalaşınca aklıma tokalaşmakla ilgili rivayetler geldi.

Rasulullah (s.a.v.), kadınlardan biat alırken : “Ya Rasulullah, biat ederken elimizi tutmadınız.”
Rasulullah (s.a.v.) : “Kadınların elini tutup, tokalaşmam” buyurdu. (Ahmed bin Hanbel, Nesâî, İbn Mâce)

Mu’minlerin annesi Aişe (r.anha), biat ile ilgili şöyle buyuruyor: Allah’a yemin ederim ki Rasûlullah’ın eli bir kadının eline dokunmadı. Sadece sözle onlardan biat aldı” (Muslim)

Kimin ne yaptığı, nerede durduğu değil benim derdim. Sorun şu ki, devletin başında İslam adına söylemlerde bulunan ve eşlerinin başı örtülü olan kişilerin yaptıklarını halk meşru görüyor ve aynısını yapmakta bir beis görmüyor.

Ey peygamberin kadınları, sizden kim açık bir çirkin-utanmazlıkta bulunursa, onun azabı iki kat olarak arttırılır. Bu da Allah`a göre pek kolaydır. (Ahzab:30) Yazının devamını oku »

Yazılarım kategorisinde yayınlandı. 49 Comments »

KARPUZ REÇELİ TARİFİ

IMG_20140828_190737Rahmeti sonsuz, merhameti sınırsız Allah’ın adıyla
Şüphesiz bu (İslâm), tek ümmet (din) olarak sizin ümmetiniz (dininiz)dir. Ben de Rabbinizim. Onun için sadece bana kulluk edin.
(Enbiyâ Suresi 92)İzleyenlerimizden, Buket kardeşimiz bize karpuz reçeli tarifi göndermiş. Hem tarif güzel, hem anlatım :) Tarif için Buket’e çok teşekkür ediyorum: Yazının devamını oku »

Yumurtasız Sütsüz Kek Tarifi

14374619476_fc7e09b238_b

Andolsun sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere, Âdem’e secde edin! diye emrettik. İblis’in dışındakiler secde ettiler. O secde edenlerden olmadı. Allah buyurdu: Ben sana emretmişken seni secde etmekten alıkoyan nedir? (İblis): Ben ondan daha üstünüm. Çünkü beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın, dedi.(A’raf: 11-12)

Allah insanı, melekleri kendisine secde ettirecek kadar değerli yarattı.  Fakat Allah’a secde etmeyen insan, isyanıyla şeytanlaştı. Allah bu noktada tercihi insana bırakıyor. Ya secde et, meleklerden daha değerli ol. Ya da secdeyi bırak, şeytanla beraber ol! Yazının devamını oku »

Gerçekte İhtiyacımız Olan Ne?

TüketiciSoma’da acılar hâlâ dipdiriyken, bu olayın ardından kendimizi muhasebeye çekmemiz gereken konuları yatırmalıyız gündem masamıza. Bir işçinin sözleri hepimizi derinden yaralamıştı hani:

“Yeniden madene inmem lazım, kredi borçlarım var”.

O kadar zor şartlarda çalışıp, birde bankalara borçlanmak, ihtiyaç kredileri, ev, araba kredileri çekmek şaşkınlık veriyor insana. Faizli bir sistemin yanlışlığı zaten aşikar ama bu dişlilere gönüllü olarak kapılmak nasıl izah edilebilir?

Hepimiz yani tüm toplum için söylüyorum: Kur’an ve sünnetten uzak, tatminsiz insanlar haline dönüştük. Aklımıza gelebilecek herşey için borçlanıyoruz. Ödeme imkanı olan da, ödeme ihtimali olan da, olmayan da borçlanıyor. Bankalara karşı gösterdiğimiz tevekkülü, Rezzak olan Allah’a karşı gösteremiyoruz…

Yıpranmış hiç bir eşyaya tahammülümüz yok. 120 metrekarelik evlerde boğuluyoruz. Yeni çıkan akıllı telefona sulanıyor ağızlarımız! Birbirine uyumlu olmayan eşyalar utanç vesilesi! Evlenenler mükemmel, tam teşekküllü bir dünya eviyle evliliğe başlamak istiyor.

Banka reklamları, herşeye ihtiyacımız olduğunu kabul ettirmeye çalışıyor. Sürekli yeni kredi çeşitlerini tüketiciye sunuyorlar. Bizi tüketen bir çarkın içinde mutlu olacağımızı zannediyoruz. Yazının devamını oku »

Yazılarım kategorisinde yayınlandı. 74 Comments »

Ev Yapımı Kayısı Suyu

14148936199_7520b63e7f_b

Rahmeti sonsuz, merhameti sınırsız Allah’ın adıyla

Kim ondan yüz çevirirse, şüphesiz ki kıyamet gününde o, ağır bir günah yükünü yüklenecektir.(Tâhâ suresi 100)

Selamun aleykum canım kardeşlerim. Bazı günler sabah namazı sonrası balkona çıkıp, güneşin doğuşuna kadar gökyüzündeki dalgalanmaları, değişimleri izlemeyi seviyorum. Hele birde karşı parkta ağaçların üzerindeki kuşların coşkulu cıvıltıları yok mu… Sanki benimle sohbet ederlermiş gibi geliyor. O kadar mutlu oluyorum…

Evimin diğer tarafında (ki o tarafı da önü açık olduğu için çok severim) büyük bir ev inşaatına başladılar. Güneşin doğuşuyla beraber kulaklarımı rahatsız eden kepçe, beton makinası, çekiç sesleri ruhumu yaralıyor sanki. Heryere inşaat yapıyorlar. Yürüyüş yaptığım yerlerdeki portakal bahçelerini teker teker katledip, yerlerine kocaman binalar dikiyorlar. Her biri ahir zaman alameti olmak için çabalıyor sanki… Yazının devamını oku »

TACİZE KALKAN: TEMEL DAVRANIŞ REFLEKSİ

fft64_mf1173738TACİZE KALKAN: TEMEL DAVRANIŞ REFLEKSİ

Tacizin ne olduğundan, kimlerin tacizci sıfatı taşıyabileceğinden ve kimlerin risk grubu altında olabileceğinden az çok bahsettik. Buna ilave olarak çocuklarımızın hem kendilerini koruyabilmelerine yardımcı olacak hem de onların ahlaki gelişimlerini destekleyecek bir uygulama olan ‘Temel Davranış Refleksi’nden söz etmek istiyorum. Yazıyı hazırlarken yararlandığım ‘Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi’ isimli kitapta Pedagog Adem Güneş, bu refleksi çocuğa kazandırmanın en başarılı olduğu yaş grubunun 4 ila 7 yaş aralığı olduğunu ancak 7 yaş sonrasında da daha zor olmakla birlikte Temel Davranış Refleksi kazandırmanın yapılabilir olduğunu söylüyor.

Yavrumuza edindireceğimiz ilk refleksimiz; ‘Bedenim Bana Aittir Bilinci’. Bedeni üzerinde her isteyenin tasarrufta bulunabileceğini düşünen, söz sahibi olmadığını sanan/sandırılan çocuklar ne yazık ki bir taciz esnasında karşı koymuyorlar. Çocuklarımız 4 yaşına yaklaşırken bu bilinci zihinlerine yavaş yavaş oturtmaya başlamalıyız. Her zaman olduğu gibi yavrularımıza ilk örnek olacak olan yine biziz. Kıyafetlerini değiştirirken, altlarına kaçırdıklarında ya da banyoya sokarken; çekiştirmemeli, başkalarının yanında üzerlerini çıkarmaya çalışmamalı, asabileşip sindirmemeli, onayını almalıyız. Örneğin; misafirlikte koşup terleyen çocuğumuzu kolundan tutup, herkesin içinde atlet değiştirmeye çalışmak yerine, ‘gel oğlum/kızım istersen atletini değiştirelim’ gibi cümleler kurarak banyoda ya da başka bir odada üstlerini değiştirebiliriz. Yazının devamını oku »

Kokuların Üzerimizdeki Etkileri Ve Zararları

14029062198_093d404c1a_zKimimiz parfümleri çok seviyor, sıkmadan duramıyor, kimimizse bu kokulara tahammül edemiyoruz.  Sokağa çıktığımız zaman yanımızdan geçen ve metrelerce uzaklaştığı halde kokularını duymaya devam ettiğimiz kişiler toplumun çoğunluğunu teşkil ediyor. Ter kokuları, sigara kokuları ne kadar rahatsız ediciyse, bir sokağı, bir otobüsü dolduracak kadar fazla sıkılan parfüm kokularıda o kadar rahatsız edici.

Müslümana düşen özellikle yaz günlerinde sık sık banyo yapmak, beden temizliğine dikkat ederek kul hakkına girmekten kaçınmaktır. Kadınların sokağa çıkarken koku sürmeleri Hadis-i şeriflerle kesin olarak yasaklanmıştır. Hatta bir kadının kokusunu başka erkeklere duyurması, bir çeşit zina olarak kabul edilmiştir. Çünkü bazı kokular, hele ki parfüm kokuları, şehevi duyguları harekete geçiren kimyasallar içerir.

Bunun yanında erkeklerin de yoğun, ağır ve rahatsız edici kokulardan kaçınması gerektiğine inanıyorum.

Dünyada yankı uyandırmasına rağmen ülkemizde yeteri kadar tanınmayan, insan sağlığını ve neslini bu kadar tehlikeye atan ve 2007 yılında American Contact Dermatitis Topluluğu tarafından “en alerjen etken” ödülüne layık görülen kokular hakkında aşağıda ilginç ve önemli bilgiler bulacaksınız.  Yazının devamını oku »

Çeyrek Tesettür Gerçek Tesettüre Karşı ya da Başörtülü Çıplaklar!

ey_ortulu_ciplak_tesetturluler_h12493Biraz da etki-tepki meselesi olsa gerek. Egemen güçlerin bunca saldırısı ve zulmüne rağmen çarşılara, pazarlara baktığımızda başörtülü kızlardan geçilmiyor. Bardağın neresine bakalım? Hiç yoktan başı örtülü bayanların sayısı hâlâ çok sayıda diye sevinelim mi; yoksa başörtüsü, rûhundan giderek soyutlandı, çarşılar başörtülü mankenlerin boy gösterdiği podyuma döndü, örtü sokağa (ayağa) düştü diye üzülelim mi?

Sürpriz olan hangisi? Az çok kültürlü kızların başörtülü olabilmesi mi, yoksa her yönden gayrı İslâmî yaşama biçiminin kuşattığı ve modern Batı standartlarını içselleştirmiş, özgürlük putunun kurbanı ve sosyal hayatın, sokak ve çarşının tutsağı olmuş başörtülü kızların her aklı başında müslümana “bu kadar da yozlaşma olmaz!” dedirtecek anormallikleri mi? Okullarda karma eğitimin tezgâhından geçmiş, televizyon dizileriyle büyümüş, kadın-erkek eşitliğini ve kadın özgürlüğünü bayraklaştırmış, dünyevileşmiş, İslâm’ı yeterince bilmeyen, bildiklerini tümüyle yaşamanın getirdiği bedellere hazır olmayan kızların çeyrek tesettürü mü?…

Müslüman bayan, erkeklerin de bulunduğu sosyal hareketlere katılır veya yabancı erkeklerle meşrû ölçüler içinde konuşurken, her şeyden önce dişiliğiyle değil; kişiliğiyle bulunmalıdır. Bir kadın için, sosyal hayatta tesettür her şey değil; bir şeydir. Onsuz olmaz ama, onunla da her şey tamamlanmış değildir. Kahkaha gibi aşırı ve sesli gülme, yabancı erkeklerle şakalaşma, gereksiz samimi tavırlar, kadınsı işveler, yapmacık edâ ve sesin güzelleştirilmesi için doğal olmayan çabalar vb. iffetli müslüman bir hanıma yakışmayacak ve müslümanlarca yadırganacak ya da farklı gözle değerlendirilecek her türlü tavırdan kaçınılması gerekir. Müslüman hanımın bu ölçülere riâyet etmeden sosyal hayatta yer alması ya da erkeklerle konuşması, hem kendine, hem dâvâsına, hem tesettürlü hanımlara, hem İslâm’a ve hem de müslüman kadınların toplumda müslümanca yer etmesi için gereken ortamın ve örfün oluşması önündeki zincirlerin kırılma çabalarına çok büyük zararlar verecektir. Yazının devamını oku »

GÜZEL YAZILAR kategorisinde yayınlandı. 106 Comments »

TESETTÜR GÜZELLEMESİ

unnamedTesettüre dair yazılmış, en naif ve en zarif yazılardan biride belki de bu yazıdır. Yazıyı okurken; Hem hassasiyetlerimizin nasıl köreldiğini, hem de dilimizin nasıl yozlaştırıldığını düşündüm…

Son bir asırdır tesettürümüz üzerinde oynanan oyunlar, onu yok etmek için verilen mücadelelere karşı, Mümine kadınlar her zaman bir kalkan olmuş ve olmaya da devam edecektir. Tesettür bizim onurumuzdur, iffetimizdir… Tesettürü hafife alan, onu diğer farzlardan ayırıp basitleştiren bir zihniyet, Mümin zihniyeti olamaz…

TESETTÜR GÜZELLEMESİ (Yakub Kadri’den)

Bu çirkin asrın ve bu çirkin muhîtin (ortamın) yegâne süsü, yegâne güzelliği sizin çarşafınız, sizin peçenizdir. Yalnız bunlardır ki, gözlere hâlâ bakmak tahammülünü, bakmak arzûsunu veriyor. Niçin onlardan müştekî (şikâyetçi) gibisiniz? O mazrûfa (zarfın içindekine), bu zarftan daha muvâfık (uygun) ne olabilir? Sizi böyle gördükçe bir kadının başka türlü nasıl giyinebileceğini düşünüyorum ve çarşafsız, peçesiz bir kadın tahayyül edemiyorum.  Siz bizim aşkımızın, hürmetimizin, siz bizim kıskançlığımızın mutî (uysal) mahbûseleri değil misiniz? Vücudunuzun şeklini alan bu dil-firîb (cazibeli, alımlı) mahbesi, sizin etrafınıza, sizin yüzünüz üstüne biz ördük; bizim ihtimâmımız, bizim muhabbetimiz ördü. Sizi güneşten, havadan, sizi kem nazardan sakındık da böyle yaptık. Yazık değil mi ki, o saçlara güneş vursun, o yüzü havalar, tozlar hırpalasın! Yazık değil mi ki, -ma’azallah- o gözlerin harîmine kolayca lâubâli bir yabancı gözün kıvılcımı sıçrasın?  Yazının devamını oku »

Tacizci Kimdir?

fft64_mf1173738TACİZCİ KİMDİR?

Nüfusunun büyük çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu güzel ülkemizin kanayan yaralarından biride taciz. Allah kimlik Müslümanlarını doğru yöne çevirsin, O’nun koyduğu kanunlarla yaşamayı nasip etsin. O günler gelene kadar önce bilincimizi arttıralım; tacizcilerin özelliklerini öğrenip, çevremize karşı uyanık olmaya çalışalım. Sonra da televizyonumuzda izlediğimiz kanaldan, görüştüğümüz komşuya, tepkisiz kaldığımız ahlaksız reklamlardan, çocuğumuzun ders kitaplarına kadar neler haya duygumuzu köreltiyor, toplumumuzda tacizin ve tacizcilerin sayısının çoğalmasına sebep oluyor konuşalım inşaAllah.

Tacizciler, genellikle bekar veya yalnız yaşayan problemli kişilerdir.

Yanlış, çocuklara yönelik tacizlerde bulunan kişilerin yüzde 80’inin, çevresinde hiçbir sorunu olmayan ve çoğunlukla evli erkeklerden oluştuğu bilinmektedir.

Cinsel tacizde bulunabilecek kişilerin büyük bir kısmı, kıyafetleri bozuk, görünüşünden anormalliği anlaşılabilecek, ekonomik durumu zayıf kişilerden oluşmaktadır.

Yanlış, tacizcilerin büyük çoğunluğu, ilk görünüşte hiçbir şüphe uyandırmayacak kadar giyim kuşamı düzgün kişilerden oluşmaktadır. Yazının devamını oku »

Serap'ın Yazıları kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , . 16 Comments »

Evine Dönmek İsteyen Tüm Kadınlara Dua

Dışarıda çalışan kadınlar mevzusunda pek çok yazı yazdık. Konuştuk, tartıştık. Açıkçası bu konuya bir daha girmeyeceğim diye kendi kendime bir karar almıştım. Çünkü ne zaman bu konu konuşulsa, beni bir çalışan kadın düşmanı olarak görenler oluyor.

Oysa benim için gittiğim hastanede, eczanede, devlet dairesinde kadınların çalışması büyük avantaj. Hiç bir şey söylemeden bunun keyfini çıkarmam, hatta o kadınları desteklemem lazım. Fakat İslam’ın gözüyle bakınca kadının dışarıda erkek gibi çalışması kadın için ağır bir yük, islamı tam olarak yaşaması açısından da büyük bir engel…

Dışarıda çalışan, kültürlü, kariyer sahibi hanımlardan aldığım her mail, o kadınlara daha çok acımama sebep oluyor. Son olarak “Dua Bekliyorum” başlığıyla mail atan bir kardeşimiz, içler acısı halini anlatıyordu mailinde. Kardeşimizin mailinin sadece bir kısmını sizinle paylaşıyorum:

“çalışma hayatının günahlarından allaha sığınıyorum ve malesefki hayat şartlarından dolayı çalışmak zorundayım ancak Allahtan ümidimi kesmiyorum ve sizden tek ama tek dileğim benim içinde dua etmeniz, kim bilir belkide sizin gibi kendini evine ve çocuklarına adamış bir Müslüman kardeşimin bana edeceği dua kabul olur ve bir kapı açılır da önümde bende her sabah evimden ağlayarak çıkmaktan kurtulurum, evet ağlayarak çıkıyorum her sabah çünkü yavrumu bırakıp arkamdan ağlamalarına dayanamıyorum, işyerimizde erkeklerde var ve ben bu ortamda bulunurak günaha girmekten dolayı ağlıyorum.”

Bir başka hanım kardeşimiz, eşine artık çalışmak istemediğini, çok yorulduğunu söyleyince, eşi ona “Çalışmayı bırakırsan boşarım seni” demiş.

Bu kadınları böylesi bir çıkmaza kim veya kimler sokuyor? Öyle bir çarkın dişlileri arasında eziliyor ki kadın, üniversite okumasa cahil gözüyle bakılacak. Okuyup çalışmasa en yakınları tarafından “Boşa mı okudun” baskılarına maruz kalacak. Bu ne zulümdür Allah’ım! Yazının devamını oku »

Yazılarım kategorisinde yayınlandı. 134 Comments »

Kırmızı Pancarlı Pratik Lahana Turşusu

Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla

Allah O’dur ki, rüzgârları gönderir, bunlar da bulutu kaldırır. Derken, Allah onu gökte dilediği gibi yayar ve parça parça eder; nihayet arasından yağmurun çıktığını görürsün. Allah dilediği kullarına yağmuru nasip edince, onlar seviniverirler. (Rum: 48)

Allah’ın selamı üzerinize olsun kardeşlerim. Dün okuduğum bir haberde; Brezilya’da pek çok kentte suyun karneyle verileceğini okudum. Dünyanın pek çok yerinde, uzun zamandır yağmur yağmıyor. Ülkemizde de çiftçiler yağmur bekliyor, barajlarda su oranı düşüyor…İnsanları saran kuraklık korkusu gitgide büyüyor…

Yağmurun yağması çoğu kez büyük bir nimetken, yokluğu felaketlere kapı aralıyor. Yağmurla ilgili ayetleri okurken, büyük harflerle yazılmış bir cümle beliriyor sanki gözlerimin önünde. Allah: “BÜYÜK OLAN BENİM” diyor. Bunca isyan, bunca tuğyan, alabildiğine unutmuşluğa rağmen ne kadar çok nimet veriyor Rabbimiz bize. Fakat o dilemezse tek bir damlayı yağdırmaya bile gücümüz yok… Yazının devamını oku »

MUTFAKTA İSRAFI NASIL ÖNLERİZ?

Serap bu kez  israftan bahsetmiş. Ne iyi etmiş. Haydi okuyalım ;)

MUTFAKTA İSRAFI NASIL ÖNLERİZ?

Bu kez israfın en çok olduğu yeri, mutfaklarımızı konuşalım ama başlamadan önce bir günde, bir yazıyla bitecek bir mevzu olmadığını bilelim. Tüketimimiz tavan yapınca hesabımız çetin olur unutmayalım. Birde ‘limonları su dolu küçük bir bidonda muhafaza ederseniz daha uzun süre dayanıyor, çürüyüp gitmiyor’ bilgisinden önce işe farklı bir açıdan bakalım. Zira zaten bildiğimiz püf noktaları bunlar ya da istesek iki tıkla kolaylıkla ulaşabileceğimiz ama gelin görün ki iş uygulamaya gelince tıkanıyoruz. İlk gün muhteşem geçiyor; “Oo, benim gibi hamaratı yok.” oluyor. Her şeyi değerlendiriyor, yetişebiliyoruz. İkinci gün bire nazaran daha bir; “Tamam ya, olacak bu iş!” modunda ilerliyor. Ama üçüncü güne gelince; “Su israfı benimle bitecek sanki.”, “Bu dünyayı ben mi kurtaracağım?”, “Şimdi bu kabuklarla uğraşamam.”, “Bu da kalsın yarın yaparım.”, “Ee, kimse dikkat etmiyor ki zaten böyle şeylere.”, “Bu ufacık bir şey atsam ne olur?”, “Bunlarla uğraşacak vaktim yok”, “Of, her şeyi ben mi düşüneceğim?” diye sürüp gidiyor. Dördüncü gün verdiğimiz kararlardan, öğrendiğimiz püf noktalarından, pratik yollardan, not ettiğimiz yöntemlerden eser kalmıyor.

Biz 21.yüzyıl küresel dünya kadınları, yorgunuz çünkü ah çok yorgun. Hem kadın olmalıyız; güzel, bakımlı, becerikli, titiz, hem anne olmalıyız; iyi anlayışlı problem çözen, eş olmalıyız; güleryüzlü tatlı dilli, komşu olmalıyız; yediren, içiren, giden, gelen, vatandaş olacağız; aktif, farkındalık sahibi, duyarlı, birde çalışıp para kazanmak gibi bir sorumluluk yüklediler ya narin omuzlarımıza kendimiz olamadıkça daha çok yoruluyoruz. Fıtratıma uygun yaşayamadığım her an mutsuzluk, yorgunluk, bıkkınlık olarak geri dönüyor bana. Haliyle mutsuz insan elmanın çöpünü düşünmüyor nasıl değerlendirsem diye. Yazının devamını oku »

Balkabağı Köftesi

O (Allah’tan hakkıyla korka)nlar, bollukta ve darlıkta Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar, insanları affederler. Allah iyilik edenleri sever. (Al’i İmran: 134)

Selamun aleykum canlarım, bugün sizi biraz eskilere götürüp, bir hatıramı paylaşmak istiyorum.

İkizlerim henüz 7-8 aylık kadarlardı. O zamanlar Kayseri’deyiz.  Bir arkadaş, bir kaç aileyle beraber bizi yemeğe davet etti. İkizlerden biri benim, diğeri eşimin yanında olurdu. Yemek sonrası erkek tarafında, çocukların yanında sigara içildiğini öğrendim. Hemen eşime haber yollayıp kalkalım dedim.
Apar topar hazırlanıp çıktık. Sanırım aylardan ocak. Hava çok soğuk. Arabamız yok. Çocuklardan biri benim, diğeri eşimin kucağında en az 1 saat vasıta bekledik. Aksilik, ne taksi, ne dolmuş geçmiyor. Öyle çaresiz zamanlarınız vardır ki, onu ömür boyu unutmazsınız. Yazının devamını oku »

Domuz Etinin İnsan Mizacına ve Ruhuna Etkileri

sorularr_133702752730

Değerli Ablam, Fatma Toksoy’dan çok ilginizi çekeceğini düşündüğüm bir yazı paylaşmak istedim bugün. Mutlaka okuyalım kardeşlerim:

Domuz Etinin İnsan Mizacına ve Ruhuna Etkileri

“Winnie the Pooh”un karakterlerinden biri olan Piglet,“Muppet Show”daki şuh Miss Piggy… Bakmayın bize çizgi filmleri ile sevimli göstermeye çalışmalarına… Aslında kendileri de onu pis, çirkin bir hayvan olarak nitelerler ve hakaret ederken aynen bizim gibi hakaret kelimesi olarak kullanırlar. Neden mi bahsediyorum? Domuzdan tabii ki de… Arapça’da “Hınzîr” bizde “Domuz, hınzır” diye anılan hayvan. “Çok kızdığımız birine “Domuz” veya “domuzun biridir” deriz. “Hınzır herif” deriz pis ve katı yürekli adamlara… Çok cimri birinden bir şey alabilmeyi “domuzdan kıl koparmak” deyimiyle anlatırız.

Araplar hınzîri “Mel’un adam” manasına gelen “hınsir” şeklinde söylerler. Sırf Müslümanlar mı domuz kelimesini böyle hakaret ve kötü manasında kullanırlar sanıyorsunuz? Elbette ki hayır. Almanlar “du bist schwein: Sen domuzsun” derler kızdıklarına… Fransızlar “Porc: domuz” diyerek mecazi anlamda “pis, sefih, obur” manalarını kastederek hakaret ederler sevmediklerine… İngilizler ise inatçı birisi için “pig headed: dik kafalı” pisboğaz birisi için de oburluk etme manasında “don’t be a pig: domuzluk etme” derler. Onlar da cimri birisinden bir şey koparmaya aynı bizdeki manaya gelen deyimi kullanırlar: “tovanglesomething out of a sting person: Domuzdan kıl koparmak” Eşini kıskanmayan birine de “Domuz gibi herif” denir dilimizde argo olarak… Yazının devamını oku »

Trabzon Hurmalı Top Kek

De ki: “Şüphesiz, Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.” (Sebe:39)

Allah’ın selamı Rahmeti üzerinize olsun dostlar, Nasılsınız bakalım?

Ben biraz karışığım ama merak etmeyin, iç dünyamdaki çalkantılarla sıkmayacağım sizleri..:)

Başka şeylerden bahsedeceğim size… Mesela uzun zamandır markete gittiğimde raflara kolay kolay elim uzanmıyor. Gördüğüm pek çok ürün bana, mutfağıma yabancı artık. Sepetlerine büyük bir iştahla jelibonları, kolaları, boyalı, bol katkı maddeli ürünleri dolduranları hayretle izliyorum.  “Acaba bu insanların çıkan haberlerden haberi yok mu? Hiç gazete okumaz, haber seyretmezler mi?” diye düşünmeden edemiyorum.

Yoğurtlarda süt tozu, jelatin var, tavuklar hormonlu, mısırlar GDO’lu, salam sucuk olmaz,  yumurtaya dokunma, unlarda insan saçı… Ay bunaldım kaldım gerçekten! Midem allak bullak! Vallahi artık E kodlarını okumaktan psikolojim bozuldu! Yazının devamını oku »

Tavada Çökelekli Kapalı Pide

Rasulullah (sav) buyurdular ki:

“Nefsimi elinde tutana kasem olsun, ya ma’rufu emreder ve münkerden de yasaklarsınız veya Allah’ın katından umumi bir bela göndermesi yakındır. O zaman yalvar yakar olursunuz da duanız kabul edilmez.” Tirmizi, Fiten 9, (2170)

Selamun aleykum dostlar,  son zamanlarda gıdalarla ilgili çıkan haberler, duyduklarımız hepimizin tedirginliğini artırdı. Burada tanıştığımız bir ailenin bahçesine gitmiştik geçen gün. Bahçelerinin hemen yanında bir çilek tarlası vardı.

Evin çok sevdiğim hanımına: “Bu çileklere hormon kullanıyorlar mı?” diye sordum. Güldü ve “Kullanmazlar mı?” dedi.  Akşamdan verilen hormonla sabaha kocaman kırmızı çilekler, bizi zehirlemek için hazır oluyor. Yanlış okumadınız sadece bir gecede büyüyen kocaman çilekler! Üstelik üreticiler hormonlu çilekleri asla yemiyor, kendileri için ayrı, hormonsuz çilek yetiştiriyorlarmış! Yazının devamını oku »

İNCİRLİ AY KURABİYESİ

Dedi ki: “Ey kavmim, neden iyilikten önce kötülük konusunda acele davranıyorsunuz? Allah’tan bağışlanma dilemeniz gerekmez mi? Umulur ki esirgenirsiniz.” (Neml/46)

Selamun aleykum canlarım, bugün yine can sıkıcı olsa da, bizim için çok önemli olan  bir konuyu konuşalım istedim. İlaçlarımızdaki haram katkılar araştırılmalı. Sağlık Bakanlığı tez zamanda sırf bu konuyu araştırmak için bir ekip oluşturmalı. Son olarak Elevit adlı vitamin ilacında domuz katkısı olduğu açığa çıktı. İlgili konuyu BURADAN okuyabilirsiniz. Yazının devamını oku »

SARIMSAKLI SUCUK KÖFTE TARİFİ

Âlem-i İslâm’a rahmet su gibi
Aksın, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.
Evleriniz cennet kokusu gibi
Koksun, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ.

Mağdurlar, mazlumlar ersin felaha
Vuslata varanlar varsın bir daha
İrfan tohumunu gece, sabaha
Eksin, BAYRAM OLSUN BAYRAMLARINIZ. Yazının devamını oku »

Can Boğazdan Çıkıyor! (Gıda Terörü)

Verimli, yorumlarıyla bizleri pek çok konuda bilgilendiren Dr. Ayşe kardeşimiz; gıda terörürüyle ilgili, yine çok faydalı, farkındalığımızı artıracak bir yazı kaleme almış. Buyrun beraber okuyalım….

Can Boğazdan Çıkıyor! (Gıda Terörü)

“Türkiye’de “hiç yemedim” diyen, bir büyük domuz götürmüştür. “

Pediatri profesörü bir hocamın sözüydü bu. Mamüllerinde domuz ürünü kullandığını tespit ettiği pastaneleri, gıda işletmelerini, dava açıp kapattıran da o hocamdı. Dini hassasiyetleri olmadığını söylemesine rağmen, domuz konusunda çoğu müslümandan daha fazla hassasiyet göstermesinin sebebini sormuştuk, anlatmıştı uzun uzun… Cahide ablanın ricası üzerine bu konuyu bir kez de ben anlatmak istedim.

Gıda sektörü bütün ahlaksızlığıyla, her gün bizim ve çocuklarımızın bedenine tecavüz ediyor. Biliyorsunuz, hazır yoğurtlarda, hazır dondurmalarda, pastanelerde, jölelerde, kremalarda, market ürünlerinin bir çoğunda kıvam artırıcılar” adıyla domuz mamülleri kullanılıyor. Artık ‘neyin içinde var, neyin içinde yok’, net olarak bilmek neredeyse imkânsız. Haliyle bunları kullanan adamlara “kullanıyor musunuz” diye sorup, doğru yanıt vereceklerine güvenmek de mümkün değil. Tadı bozuk, kendi bozuk olmasına rağmen; uzun süre hiç ekşimeyen, çürümeyen, küflenmeyen, kıvamından dahi bir şey kaybetmeyen yiyeceklerimiz var artık. Peki, bu nasıl oluyor? Cevap: Kıvam artırıcılar, katkı maddeleri… Nedir onlar diye sorsak, “E” ile başlayan anlamayacağımız ve nereden/nasıl elde edildikleri bilinmeyen sayılar işitiyoruz.

İnsan yiyip içtikleriyle, büyür, yaşar, inşa olur. Yiyeceklerimizin sıhhati, bizim hem beden hem de ruh sıhhatimizin belirleyicilerindendir. Yaratılanlar içinde, bize helal olanların sayısını bir düşünün. Milyonlarca çeşit helal nimetin yanında, tek domuzun haram kılınmasının sebebini hiç merak ettiniz mi? Pislik içinde yaşadığı için gibi açıklamaları mutlaka duymuşsunuzdur, köyde bulunmuşluğunuz varsa, yediğimiz birçok hayvanın bir şekilde kendi pisliğine bulaşarak yaşadığını bilirsiniz.  Peki, diğer hayvanlar değil de domuz neden haram? Yazının devamını oku »

Düdüklü Tencerede Meyve Konservesi Yapımı

Allahım! Yaratılışımı güzelleştirdiğin gibi ahlâkımı da güzelleştir. (İbn Hanbel,el-Müsned, I, 403)

Allah’ın selamı üzerinize olsun dostlar

Yakın bir zamanda facebook sayfama tanımadığım bir adam tarafından sık sık mesajlar gönderildi. Bu normaldir. Genel olarak cevap vermez, silerim. Fakat bu kez yazan kişi eşinin evden kaçtığını ve son olarak benimle yazıştığını ifade ediyordu. Kısa geçeceğim; Önceleri kim olduğunu anlamadım ancak, daha sonra sayfama yazan, sevdiğim bir izleyicimin olduğunu anladım. Buraya kadar herşey normal fakat bana, mesaj atan adamın yeğeni olduğunu söyleyen biri, dayısının her yerde beni aradığını ve bulursa çok kötü şeyler yapabileceğini söylemesi beni tedirgin etti.

Düşünsenize, sitenize biri yorum yazıyor. Bazen özel maillerine cevap veriyorsunuz. Bunda zerre kadar bir menfaatiniz de yok. Ve birgün bu yazışmalar sizin için tehdit olarak kullanılabiliyor. (Belirtmek isterim ki, bu tehdit işinde kardeşimizin hiç bir kabahati yok) Rabbime şükürler olsun, bu kardeşimiz evine dönmüş. Fakat benim içimde garip bir güvensizlik ve tedirginlik oluştu. Son zamanlarda bana gelmek istediğini veya görüşmek istediğini söyleyen kimseye “Evet” diyemiyorum. Bu yüzden bu konuda özelden yazan kardeşlerimin beni mazur görmelerini, kırılmamalarını rica ediyorum. Beni bir müddet idare edin lütfen.

Böğürtlen Reçeli Tarifi

“Bana ne olmuş ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim! Halbuki, hepiniz O’na döndürüleceksiniz.” (Yasin suresi: 22)

Selamun aleykum sayfamızın gülleri,

Bol resimli bir tarifle karşınızdayım bugün. Biraz tarif, biraz tabiat ve çiçek resimleri güne daha enerjik başlamanıza vesile olur belki. Geçen hafta pazarda böğürtlenleri küçücük kutulara koymuş satıyorlardı. Ben de 2 kutu alıp reçelini yaptım. Ertesi gün yürüyüşe çıktığımız dağ yolunda böğürtlenleri görünce yaşadığım sevinci anlatamam.

Aslında çoğu kez hayatı kendi kendimize zorlaştırıyor, içinden çıkılmaz bir hale sokuyoruz. Mutluluk hemen ayak ucumuzda duruyorken, biz onu çok uzaklarda arıyor, üzerinden çiğneyip geçiyoruz. Sağlıklıysak, imanlıysak, kimseye muhtaç değilsek, evimizde huzurumuz varsa bizden daha zengini ve mutlusu yoktur. Allah dünya hayatına bıkkınlığı ve yorgunluğu vermiş. Hiç bir dünyalık bizi sürekli mutlu etmiyor. Zamanla alışkanlığa dönüşüyor. İşte bu yüzden küçük şeylerle mutlu olmayı öğrenmeliyiz. Yazının devamını oku »

Kış İçin Hazırlıklar, Kuru Dolmalıklar

Vaktiniz hayr olsun dostlarım… Bugün kış hazırlıklarımızdan bahsedelim istiyorum. Önce ben neler yaptığımı anlatayım. Sonra da siz :)

Doğrusu ben bu yıl her sene olduğu kadar kış hazırlığı yapmadım. Daha çok menemen domates sosu yaptım. Dolmalık kurular dan vazgeçemiyorum. Bu yüzden kurulara ağırlık verdim. Önce kuru dolmalıkları nasıl hazırladığımdan bahsedeyim: Yazının devamını oku »

KÜLLÜ YEVMİN AŞURA! KÜLLÜ ARZIN RABİA

Ayşe kardeşimizin 3. ve son yazısı. Çok emek vermiş. Yüreğini ortaya koymuş. Allah kardeşimizden ve okuyan sizlerden razı olsun…

 KÜLLÜ YEVMİN AŞURA! KÜLLÜ ARZIN RABİA

Kardeşlerim,

Bu söz bugün Mısır başta olmak üzere tüm arzı kaplamıştır, bizler de buna şahidiz.

Ey Rahman ve Rahim olan, Ey Muntakim olan, Ey Adil olan Rabbim, sen bizlerden rahmetini esirgeme, sen bizleri kardeşlerimizin intikamına ve senin adaletine memur kıl.

Kardeşlerim, size bir evin kapısını anlatacağım.

Bu kapı “El-Fetih Camisi”nin kapısı.

400 kadar müslümanın sığındığı mescidimiz, secdegahımız El-Fetih Camisi. Orada neler olup bittiğini, bir yaralıya tıbbi müdahale edilirken ışık lazım olunca, kamerasının ışığını getirmesi rica edilen bir türk gazeteciden öğrendik. Tüm gece boyu canlı yayınlarla, twitter hesabıyla an be an anlattı ve bizleri bir kapının ardında olup bitene şahit kıldı. Yazının devamını oku »

GÜZEL YAZILAR kategorisinde yayınlandı. 42 Comments »

Ev Yapımı Süt Kreması

Son yıllarda mutfaklarımızda daha çok yerini alan süt kremasını şahsen ben neredeyse hiç kullanmadım. Pek çok kişi çorbalara, yemeklere mutlaka süt kreması kullanırken, ben buna ihtiyaç duymadım. Taa ki, süt reçeliyle dondurma yaptığım zamana kadar. Dondurma için bir kaç kez aldığım kremalar içime pek sinmedi. En son maraş dondurmasını yaparken evdeki kaymağı dondurmak için mikserle çırptığımda gördüm ki; kaymakta, krema gibi çırpıldıkça kabarıyor. “Tamam!” dedim, “Krema işini de hallettik Allah’ın izniyle” ;)

Bu tarifi, sütünüzü açıktan aldığınızı varsayarak veriyorum. Çünkü kremamızı yapmak için bize gereken tek şey kaymak. Hazır sütlerden kaymak elde edemeyeceğimiz için mutlaka açıktan süt almamız veya süt kreması elde etmek için kaymak almamız gerekecek. Yazının devamını oku »

Zamanın Su Gibi Akıp Gitmemesi İçin 15 Tavsiye

zamanew7Mehtap Kayaoğlu’ndan güzel bir yazı…

Zamanın Su Gibi Akıp Gitmemesi İçin 15 Tavsiye…

Zaman, biz insanlar için en önemli kavram. Önemli olduğu ölçüde verimli kullanılabilmesi onun değerini artırıyor. Ancak sıklıkla zamanı iyi değerlendiremediğimizden “su gibi akıp gittiği”nden dem vururuz… İşte size “zamanın su gibi akıp gitmemesi” için 15 tavsiye…

Zamanın su gibi akıp gitmesi konusu arkadaş sohbetlerinin ana gündem maddesidir. İster çalışan kişiler olsun ister ev hanımları fark etmez, herkeste bir iş bitirememe, zamanı işe yetirememe sorunu aldı başını yürüdü.
Eğer zamanın su gibi akıp itmesini istemiyorsanız alacağınız bazı tedbirlerle bunun önüne geçebilirsiniz.
1. Öncelikle elinize bir kâğıt kalem alın ve düşünmeye başlayın. Önce hafta boyunca, daha sonra gün boyunca zamanınızı en fazla nerede harcıyorsunuz, anlamaya çalışın. Koca bir hafta ne yaptım? Günleri tek tek düşünerek, hangi gün ne yaptım? Bunları yaparken “Asıl yapmak istediklerim bunlar mıydı? Geçtiğimiz hafta boyunca yapmak istediğim önemli hangi işlerimi bir türlü yapamadım?” gibi sorularla liste hazırlayın. Kâğıdın bir yüzü yapmak istediklerim ama yapamadıklarım, ikinci yüzü yaptıklarım ve yaparken gereksiz yere zaman harcadıklarım şeklinde olsun. Gözünüzle zamanın nelere gittiğini fark edince, zamanı yönetmeye olan hevesiniz artacaktır.

2. Çalışan da olsanız ev hanımı da fark etmez, her gün için yapılacaklar listesi hazırlayın. Ama listeniz makul bir liste olsun. Yapabileceğinizden fazlasını yazıp listenin gerisinde kalmaktansa, aşırı ideal olmayan ama makul bir listeyle başlayın yeni güne. Ve her akşam listenizin ne kadarını yerine getirdiğinizi kontrol edin. Yapamadıklarınız hakkında düşünün. Neden yapamadım? Benimle ilgili nedenler mi? Devreye giren hesap edemediğim ayrıntılar mı? Eğer devreye giren ve hesap edemediğiniz ayrıntılar her akşam dikkatinizi çekiyorsa, demek ki planınız olmayan işlere de çok zaman ayırıyorsunuz demektir. Ani gelen teklifler, başka insanların ricaları vs gibi. Bu durumda birilerine “hayır” demeye başlamanız gerekir. Diyelim ki ev temizliği için harekete geçtiniz, arkadaş aradı kahveye gel dedi. “Bugün olmaz, işe başladım, yarın gelirim” dersiniz ve yarınki listenize arkadaşla kahve içmeyi de ekleyerek gününüzü planlarsınız. Yazının devamını oku »

GÜZEL YAZILAR kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . 1 Comment »

Kuran’ı Kapa Kadınları Aç!

Screen shot 2012-08-13 at 3.37.06 AM

Uzun deyip okumaktan vazgeçmeyin lütfen. Okurken tesettür üzerinde oynanan oyunlara şahit olacaksınız…

Kuran’ı Kapa, Kadınları Aç/ Hem Kuran’ı Aç Hem Kadınları, Anlayışları Bağlamında Tesettür Düşmanlığı*

İnsanlık tarihin her döneminde savaşlara şahit olmuştur. Bir tarafta zulmeden diğer tarafta zulme maruz kalan mazlumun direnişi…

Zalimler tarih boyunca Allah-u Teala’nın kendilerine imtihan neticesinde vermiş olduğu gücün kaynağını unutarak bu gücü kendilerinden bilmiş ve mazlumun başına demir yumruk misali indirmiştir. Her ne zaman gücünün kaynağını, saltanatının menbaını kendilerine hatırlatan olmuşsa en sert şekilde karşılık vermiş ve bu sesleri boğmaya çalışmıştır. Bunun neticesinde “ben sizin en büyük Rabbinizim” bu güçte benim Rabliğimin /alternatifi olmaksızın size hâkim olan tek otoritenin delilidir diyerek tarihboyunca kendi otoritelerini tanımayanları(kendilerine tehlike oluşturmayanları dahi) tüm baskı araçlarını kullanarak susturmaya çalışmıştır. İslamiyet’in doğuşu ve yayılışı esnasında yaşananlar bu durumu örneklendirmektedir.

Bu bağlamda tesettürü ele alacak olursak şöyle bir durum söz konusu olur. İslam’ın bir bütün olduğundan (tüm ayetlere iman edip birisini dışarıda tutma gibi bir lüksün olmayışından) hareketle İslam’ın herhangi bir hükmüne, ayetine, sembolüne yapılan bir saldırı ve hakaret de doğal olarak İslam’ı hedeflemiş olmaktadır. Nitekim Bedir savaşının akabinde Müslümanların galibiyetini hazmedemeyen Beni Kureyza Yahudileri İslam’a açıkça cephe açıp her platformda Müslümanlara sataşıp, hakaret etmeye başlarlar. Bu hakaret ve tahrikleri kendi mahallelerinde Müslüman bir kadının başörtüsüne el atıp yüzünü açmaya çalışmaya kadar gider. Kadının buna engel olması neticesinde eteğini sırtına bir dikenle iliştirip avret mahalinin görünmesine neden olurlar. Kadının yardım istemesiyle orada hazır bulunan bir Müslüman akıbetini/malını/canını/geleceğini vs.’yi düşünmeden Yahudi’ye saldırıp onu öldürür. Bunun üzerine Yahudilerde Müslüman’ı şehit ederler. Bunu haber alanAllah’ın Resulü ise Beni Kureyza’ya savaş ilan eder. Şimdi olayı tahlil edelim. Olayın yaşandığı yer Yahudi mahallesidir. Olayı gerçekleştiren ise ehli kitaptan Yahudilerdir. Yani olayın failleri yaptıkları işin bilincindedir. Yapılan saldırı Müslüman bir kadının şahsında örtüsünedir. Yazının devamını oku »

GÜZEL YAZILAR kategorisinde yayınlandı. 61 Comments »

Domatesli Pizza Tarifi

İşte siz öyle kimselersiniz ki, onlar sizi sevmedikleri halde siz onları seversiniz. Siz, bütün kitaplara inanırsınız; onlar ise, sizinle karşılaştıklarında “İnandık” derler; kendi başlarına kaldıklarında da, size olan kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: Kininizden (kahrolup) ölün! Şüphesiz Allah kalplerin içindekini hakkıyla bilmektedir. ÂLİ İMRÂN – 119

Selamun aleykum kardeşlerim, son zamanda yaşadığımız olaylar hepimizin sinirlerini yıprattı. Önce yaktı yıktılar, şimdi de duran adam projesiyle yeniden gündem de kalmaya çalışıyorlar. Bunun da bir CIA projesi olduğuna dair konuşulanlar hiç de yabana atılır cinsten değil. Memlekete verdikleri onca zarar ziyandan sonra şimdi iyi çocuk oldular. Allah ıslah eylesin, ıslah olana kadar da şerlerinden emin eylesin…

Bugün çok işim var. Siz tarifi okurken ben işlerime döneyim inşaAllah… Yazının devamını oku »

Dere Otlu Kabak Çorbası

Ölüden mektup gelmiş, diri okur anlamaz
“Sorsan herkes Müslüman, ne şükür var, ne namaz…

(N.F.K)

Selamun aleykum dostlar, Feraycığım okullardaki mezuniyet törenlerinden, kız çocuklarına giydirilen dekolteli abiye kıyafetlerden bahsedelim demişti. Benim de uzun zamandır aklımda olan bu konuyla ilgili yazdım bugün. Yazıyı BURADAN okuyabilirsiniz. Yazının devamını oku »

Kendini Kaybetmeden…

Alışveriş esnasında mağaza sahibiyle kıyasıya mücadele eden,  üç kuruş indirim yaptıracağım diye neredeyse yalvaran kadınlar hep itici gelmiştir bana. Konuyla ilgili okuduğum bir güzel bir yazıyı sizlerle de paylaşmak istedim…


Kendini Kaybetmeden

Geçen gün arkadaşımla birlikte çarşıya alışverişe çıktık. Beğendiğimiz güzel ürünleri olan bir mağazaya girdik. Arkadaşım kıyafet bakarken, giysiler içinde kendini kaybetmiş hanımları izlerken buldum kendimi. Öyle bir kendini kaybetme hali ki inanılır gibi değil. Aman Allah’ım sadece birkaç defa giyilip sonrasında kenara fırlatılan bir daha yüzüne bile bakılmayacak kıyafetler için inancını, Rabbimin rızasını gözetmeyen değerlerini ve edebini sadece övgü alabilmek topluma şık resim verebilmek için bir süreliğine rafa kaldıran kadınların içler acısı halleri.

Onu giyip bunu çıkaran raflardaki olanca giysileri bir bir indirip “Acaba bu mu? Yok yok şu üst kısımdakiler daha mı güzel ne? Hıııı aslında orda durduğu gibi değilmiş, ayyy çok kararsızım bir fikir verebilir misiniz? Aaaa sizde canım hiç yardımcı olmuyorsunuz.” Başımı çeviriyorum bu tarafta aynanın karşısında bir bayan bedeniyle mücadele halinde dilinde kızgın sözcükler. “Vücut vücut değil ki ne giysem yakışmıyor. Ahh şu yanlarım var ya işte onlar olmasa cuk diye oturacakta işte o da bende yok.” Hanımefendi gözüne kestirmiş bir kıyafeti bedenine oldukça küçük niye olmuyor diye homurdanıyor. Dik kafalılığını bir aşıp kendine uygun kıyafeti bir giyse ne ayıplarını görecek ne de karşısındaki görevliyi verem edecek. Olur mu kadıncağız alışveriş yapıp stresini mağaza çalışanlarına devretmeye gelmiş yani o kadar kararlı. Yazının devamını oku »

Tavada Pizza Tarifi

tavada pizza
Öyle bir günden sakının ki, o gün hepiniz Allah’a döndürülüp götürüleceksiniz. Sonra herkese kazandığı amellerin karşılığı verilecek ve onlara asla haksızlık yapılmayacaktır. BAKARA SÛRESİ 281
KÜBRA diyor ki:
Selamun aleykum, Evimizde fırınımız yokken çok basit ve pratik olan tavada yapılan pizza tarifini keşfetmiştim. Her gün olsa yeriz, o derece lezzetli ve herkesin beğenerek tüketeceği, çayı demlediğimizde çay demlenmeden iki dakikada pişen çok leziz birşey. Çocukları pizza isteyen ama vakti olmayan anneler için çok güzel bir tarif. Yazının devamını oku »

Yoğurt Kurabiyesi / Sade İçli Islak Kurabiye

“Bir kul, bu dünyada başka bir kulun ayıbını örterse, kıyamet gününde Allah da onun ayıbını örter.”
Müslim, Birr 72,  Buhârî, Mezâlim, 3

Selamun aleykum canım kardeşlerim, yüzünü görmeden sevdiğim, yüreklerini yüreğimde hissettiğim güzel insanlar,

Bazen konuşmalarımızın içinde bilmeyerek de olsa yanlış ifadeler kullanabiliyoruz. Bugün size benim farkettiğim bir kaçından bahsetmek istiyorum:

  • Sen benim idolümsün!: Bu söz “örnek alınan insan” manasında kullanılsa da yabancı bir kelime olup: “Pişmiş topraktan yapılan, ve ilk insanların tapındıkları ve bazı güçleri olduğuna inanılan küçük heykelcik.” anlamına gelir.
  • Bunu yapmak bana farz oldu!: Farz: “İslam dinine göre Allah’ın Müslümanlara yapılmasını açık bir şekilde emrettiği kurallardır.”  Herhangi bir işin gerekliliğini belirtirken farz kelimesini kullanmamız doğru olmaz. Yazının devamını oku »

Anne Sütünü Bulandırdılar

Fatma Toksoy Hanım’ın süt bankasıyla ilgili yazdığı faydalı bir yazı…

Anne sütü… Saf, temiz, faydalı, doğal… Bebeklerin temel gıdası. Kur’ân-ı Kerîm’de bile önemine binaen âyetler gelmiş, bu kadar önemli bir gıda anne sütü. Son zamanlarda bu tertemiz anne sütünü bulandıracak faaliyetler başladı. Bazısı kasıtlı, bazısı masumane… Gayet masumane başlatılan bir hareketle bu konuya bizim dikkatimiz çekildi. Bir hanım iyi niyetlerle ortaya çıkıp, mamanın içindeki zararlı maddelerden dolayı sütanne bulup bebeğine kendi veremediği anne sütünü bir başka anne ile yani sütanne vasıtasıyla vermeye başladı. Sonra bu durumu yaygınlaştırıp bir harekete öncülük etti. “Anne Sütü Olanlar Olmayanları Bulsunlar Hareketi” adını verdiği bu hareketle sütü olmayan anneleri sütü olan annelerle buluşturdu. YAZININ DEVAMI>>>

Bayat Ekmekle Patates Köftesi

“Yiyiniz içiniz; fakat israf etmeyiniz! Çünkü Allâh isrâf edenleri sevmez.” (A’râf Suresi 7/31)

Selamun aleykum birbirinden tatlı, samimi ve güzel kardeşlerim. Biraz iş güç, biraz yorgunluk, biraz dinlence derken tatili bitirdik çok şükür. Rabbim hem yavrularımız, hem bizim için hayırlı bir okul sezonu nasip etsin.

Cumartesi günü dünya tatlısı Günnur Abla’daydık. Öyle güzel bir akşam geçirdim ki anlatamam. Birbirinden güzel tarifler hazırlamıştı. Çok fazla emek verdiği için biraz çıkıştım kendisine doğrusu… Dolu dolu sohbetler ettik. Kâh güldük, kâh ağladık. Günnur abla’ya ayrılırken sıkıca sarıldım ve ona dedim ki; “Senin nezdinde, bütün görmeden sevdiğim kardeşlerime sarılıyorum”. Gülsüm, Günnur abla derken yavaş yavaş pek çoğunuzla buluşacağız sanırım..:) DEVAMINI OKU>>>

Girebolu Nedir, Nasıl Kullanılır?

Değerli izleyicilerimden Tuğba, yıllardır meşhur ve şifalı bir meyve olan girebolu’nun satışını yaptıklarını ve sesini sizlere de duyurmak istediğini söyledi. Sağolsunlar bana da bu şifa kaynağından göndermişler. Ürün salamura edilmiş halde satılıyor. Siz evde günlük içeceğiniz kadar sıkıp suyunu içiyorsunuz. Sıkmak için süzeğini de yanında veriyorlar.

Tadını merak edenler için, ekşi bir tadı var. İsteyenler şeker atabilirmiş ama şekersiz daha şifalıymış. Ben bu meyvenin sadece böbrek rahatsızlıklarına iyi geldiğini sanıyordum. Oysa pek çok faydası varmış. Rabbimiz bizler için nice şifa kaynakları yaratmış. Hiç bir şeyi eksik bırakmamış, boşuna yaratmamış. Elhamdulillah-i Rabbil alemin.

Gilaburu nedir, nasıl kullanılır, faydaları nelerdir, merak ediyorsanız işte bilgiler: DEVAMINI OKU>>>

Banoffee Pie

Değerli kardeşlerimden Seyyaf’ın annesi kolay bir tarif göndermiş bize. Adını bile söylemekte zorlandığım tarif nasıl yapılıyormuş kardeşimizden dinleyelim:

“Selamun Aleykum cümleten, bu süt reçeli fırtınası esmeye başlayınca, nerede kullanabiliriz diye ben de çok sordum. Yorumlardan birinde Jale isimli okur banoffee pie’dan bahsedince internette bir araştırma yaptım. Birkaç tarifi derledim topladım, uygun malzeme ve biraz da kolayıma gelenle değiştirdim ve ortaya nefis bir tatlı çıktı. Tek kusuru var ki o da çok yoğun olması. Yani bu tatlı gerçekten çok ‘tatlı’. :) Türk usülü değil adından da anlaşıldığı üzere. Yine de bol şerbetli tatlılar tüketen bizim gibi bir nesil için ideal. Tarifi yazmadan birkaç şey belirtmek isterim. Bir paket burçak bisküvi ile diyor, ama sanırım az geliyor. Yani bana göre az geldi. (ben yine de bir paket üzerinden tarif vereceğim). DEVAMINI OKU>>>

SİZİN TARİFLERİNİZ kategorisinde yayınlandı. 26 Comments »

Yaprak Modelli Elmalı Turta

Allah’a yemin ederim ki, ya iyiliği emreder, kötülükten nehyeder, zâlimin elini tutup zulmüne mani olur, onu hakka döndürür ve hak üzerinde tutarsınız; ya da Allah Teâlâ kalblerinizi birbirine benzetir, sonra da İsrâiloğullarına lânet ettiği gibi size de lânet eder.
(Ebû Dâvûd, “Melâhim”, 17)

Allah’ın selamı üzerinize olsun güllerim,

Hayatımız, ölümümüzün ardından farklı yaşanmış hikayeler olarak, geride kalanlara yadigar kalıyor.  Hikayelerimizin konusunu biz belirlemiyoruz ancak, hikayenin arasına güzel veya kötü satırlar ekleme iradesine sahibiz… farkettim ki, çevremizi çok irdeliyor, dünyalık hataları çok eleştiriyoruz…

Çenemiz çok düşük. Laf edecek ne çok şey var. Falanın çocuğu, filanın kocası-karısı… Elin mutfak havlusu, ayağındaki çorabı, bulaşık makinasına yanlış tabak dizmesine kadar laf ediyoruz. Ellerin çöpüyle uğraşacağımıza, kendi gözümüzde büyüdükçe büyüyen şu mertekleri fark edebilsek, insanların karakteristik özelliklerine karşı bakış açımızı değiştirebilsek  ne iyi olurdu değil mi?

Hikayeyle giriş yapmıştım ya, sevdiğim bir hikayeyle bitireyim mevzuyu: DEVAMINI OKU>>>

Kutsal Çocuklar!

Son dönemde dikkatimi celbeden iki haber oldu. Biri askerlik sırasında intihar eden gençler. Diğeri ise portakal soyamayan askerlerin yenmeyen portakalları geldiği gibi geri göndermeleri…

Sayfamızda yayınlanan son iki yazı çocuklara uygulanan şiddetin yanlışlığı ve sevgiyle, sabırla yaklaşmamız hususunda tavsiyeler niteliğindeydi. Özellikle son yazı da çocuklardan yana olarak yazdığımı dile getirmiştim.

Bu kez yine çocuklardan yana ama farklı bir açıdan bakılmış bir yazı okuyacaksınız.

Çocukları eğitirken ne yazık ki çoğu kez ifrat ve tefrit arası gidip geliyoruz. Sevmenin de, kızmanın da dozunu ayarlamakta güçlük çekiyoruz.

Büyüklerimiz, eski zamanlarda nasıl askerlik yaptıklarını, askerlikte ne sıkıntılar çektiklerini anlatırlardı. Haftalar boyu yıkanmayan kıyafetler, kısacık banyo süreleri, en ufak bir hatada dayak yemeler, onur kırıcı davranışlar ve ağır işlerde çalıştırılmak… 2 sene hatta 4 sene askerlik yapanlar varmış içlerinde.

Bugün askerin yediği önünde, yemediği arkasında. Yatakları, kıyafetleri en konforlusundan, eskisi kadar ağır işler yok. (Doğuda çok zor şartlarda,dağlarda askerlik yapanları ayrı tutuyorum) Ve ilginç olan batıda askerlik yapan gençlerin intihar etme oranı, Doğuda askerlik yapan gençlere göre daha yüksek. Yani sorun sadece terör değil.(askerler konusu sadece bir örnek. Arkada dönen farklı dolaplar, yapılan yanlışlar vardır mutlaka ama bunlar benim bilgimin ve konumuzun dahilinde olmadığı için es geçiyorum)

Bu intiharların sebebi araştırılırken, yenmeden geri gönderilen portakallar konuyla ilgili ipucu veriyor bize. Gençler portakalı dahi soyamıyor veya üşenip soymuyorlar. DEVAMINI OKU>>>

Süt Reçeli Nasıl Yapılır?

De ki: Siz dininizi Allah’a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerde olanları da bilir, yerde olanları da. Allah her şeyi hakkıyla bilendir. (Hucurat:16)

Allah’ın selamı rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Kış geldi mi sizin memlekete? Bizde iki gündür iyiden iyiye soğuklar hissedilir oldu. Kış deyince benim aklıma illa soba gelir. Hani o ilk yanışta çıkan çıra kokusu, odunlar tutuşurken çıkardıkları çıtırtılar… Birde üzerine su dolu güğüm konmalı hemen. Kaynamaya başladımı, sobanın üzerine damlalar düşerek ses çıkarmalı…  Sobanın üzerine limon portakal kabuğu koyar mıydınız siz? Özellikle meyve safhasından sonra odaya yayılan rahatlatıcı bir koku olurdu hani…

Birde fırtına çıkardı kış geceleri… Lojmanımızın üzerine gelen büyük bir çam dalı vardı. Her fırtınada babam, bu dalın çatıya düşmesinden korkardı. Ben pek umursamazdım onu. Benim tek beklentim, fırtınalı günlerde elektriğin kesilmesi olurdu. Elektrik kesilince sobadaki ateşin aksi tavana vururdu. Onu seyretmeye bayılırdım. Sonra mum ışığının etkisiyle, iki kuyruk saçlarımın gölgesini duvarda seyrederdim. Birde elimle tavşan yapardım duvara doğru. .:) Hiç elektrikler gelmesin isterdim… DEVAMINI OKU>>>

Kakaolu Puding Tarifi

Allah’ın selamı üzerinize olsun dostlarım, Cuma günümüz hepimize mübarek olsun,

Sanki günler olmuş yazmayalı. Ben sayfamızı uzaktan takip ederken neler gelip geçti içimden. Şuraya neler yazmak istedim ama yazamadım.  Çok konu birikti konuşacak. Bayram tatiliyle beraber geçen şu sürede dünyalık fazla bir şey olmadı beni sevindiren. Yemeler, içmeler, dünya işleri… Hepsi bildiğiniz gibi işte.

Kurban Bayramında evine et girmeyenleri duyunca acıdı yüreğim… Bayram da küçük bir çocuğun “birisi et getirir mi “diye  umut etmesini, iyi bilirim. Dışarıdan mangal kokuları gelirken, içeride yutkunup durmak bir çocuk için işkencenin  en büyüklerindendir… Bütün çocuklar ete doymuştur diye düşünmüştüm ama olmamış maalesef… DEVAMINI OKU>>>

Edebinle, Hayanla Rabbinin Adıyla Oku

1,2-Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı “alak” dan yarattı. 

3-Oku! Senin Rabbin en cömert olandır.
4, 5-O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.
6, 7-Hayır, insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder.
8-Şüphesiz dönüş ancak Rabbinedir.

Cumartesi günü Aydın’a gittik. Ege’de beni rahatsız eden tek şey çıplaklık. İnsanlar bu konuda sınır tanımıyorlar. Çıplaklığın sonu nereye kadar uzanır ben bilemiyorum. Ar damarı çatlamış insanlar, iç çamaşırı gibi “şey” lerle (kıyafet diyemedim) dolaşıyorlar. Allah toplumu hayırla ıslah etsin.

Neyse dostlar bahsetmek istediğim konu daha farklı. Giderken minibüse bizimle beraber öğrenci olan bir kız bindi. En çok 16 veya 17 yaşlarında.  Önce annesi aradı ve ne yaptığını sormuş olacak ki; Sınavdan çıktığını, çok yorgun olduğunu, öylesine oturduğunu söyledi. Telefonu hemen kapatmak ister gibiydi. Sonra arkadaşıyla ve yeniden annesiyle konuştu. İkisine de minibüste olduğunu söylemedi.

Annesi muhtemelen ilgili bir anneydi. Kızını tam üç kez arayıp ne yaptığını ve nerede olduğunu sordu. Ama kız hiç birinde doğruyu söylemedi. Minibüsten indiğimizde kızı yakışıklı bir delikanlı karşıladı ve beraberce gittiler… DEVAMINI OKU>>>

Yazılarım kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , . 61 Comments »

Kazayağı Otu Kavurması (Gazyak)

Pazarda gezerken gözüm en çok otlara takılıyor. Benim için yeni olan her otu gördüğümde mutlaka alıyorum. Bu otu görünce yine ne olduğunu sordum. Pazarcı teyze “Gazyak otu” dedi. İsme önceden bir aşinalığım oldu için, “Yani kazayağı mı?” diye sordum. “Evet” dedi.

İllaki otların nasıl pişirildiğini de soruyorum ve bana en çok yumurtalı yaptığını, bu şekilde çok güzel olduğunu söyledi. Ben de teyzenin dediği gibi yaptım. Bir gün ben buralardan başka bir memlekete gidersem, en çok bu otları özlerim herhalde. DEVAMINI OKU>>>

Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlenir?

BAĞIŞIKLIĞINIZ SAĞLIĞINIZ

Bağışıklık sistemimiz vücudumuzu dış etkilerden, yabancı olan tüm organizmalardan korumaya
programlanmıştır. Ancak kendi kendine bu güce sahip olan sistemimiz çeşitli dış etkiler nedeniyle
zayıflamaktadır. Kış aylarının gelmesi ile birlikte immun sistemimiz zararlı mikroorganizmaların
saldırısına daha fazla uğramaktadır. Kuvvetlendirmemiz için de çeşitli takviyeler kullanmamız
gerekiyor.

Bağışıklık sistemimizi bir bilgisayarın anti virüs programı gibi düşünebilirsiniz. Bilgisayar nasıl
herhangi bir flash bellek ya da CD takıldığında hemen virüs taramasına başlıyorsa; vücudumuza hava,
dolaşım, dokunma, ağız vb. yollardan giren her şey için de immun (bağışıklık) sistemimiz bir virüs
taraması yapmaktadır. Tespit ettikleri ile de savaşarak yok etmeye çalışır. Ancak maalesef her zaman
bu işte başarılı olmayabiliyor.

Başarılı olamamasının birçok sebebi var. Örneğin yanlış ya da düzensiz
beslenme, aşırı ilaç kullanma, radyasyon, kirli hava, stres gibi faktörler bağışıklığın zayıflamasına
neden oluyor. Özellikle de maruz kaldığımız soğuk hava birçok bakteriyi ve virüsü beraberinde
getiriyor. Bu kadar çok etkene maruz kalan bünyemiz ise koruma noktasında tabi ki yetersizlikler
kalabiliyor. DEVAMINI OKU>>>

SOĞAN KEBABI

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

“Artık kimlerin (sevapça) tartıları ağır gelirse, işte onlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” (Mü’minun, 102)

Vaktiniz hayr olsun dostlarım. Yüreği Allah Allah diye atanlarım. Gözleri gözüme değmese de, sevgileri ciğerime işlemiş kıymetli kardeşlerim. En ufak bir rahatsızlığımda bile sordunuz, sual eylediniz, bitkisel terkipler verdiniz, dualar ettiniz. Allah cümlenizden razı olsun. Dilerim Rabbim bizleri cennette komşu etsin. Cehennem azabından korusun cümlemizi.(amin)

Güzel yorumlarınız vesilesiyle enerji yüklendim sanki. İlaç gibi geldiniz..:) Çok şükür Allah’a, hiç bir şeyciğim kalmadı. Rabbim daha ağır hasta olanlara, büyük imtihanlardan geçenlere yardım etsin. Bugün konuşmak istediğim konu uzayınca alta yeni bir yazı olarak ekledim. Çok önemli bir konu lütfen es geçmeyelim: Şişenin İçine Gemiler yapmak… DEVAMINI OKU>>>

Ev Usulü Cevizli Tahin Helvası

“Resulullah (s.a.v), sahabilerine:‘Dikkat edin ki! Size amellerinizin en hayırlısını, melikiniz olan (Allah) katında en çok beğenilen, (cennetteki) derecelerinizi en çok yükselten, altın ve gümüşü (Allah yolunda) vermekten size daha sevablı olan ve düşmanınıza rastlayıp da boyunlarını vurmanız (gazi olmanız) ile düşmanınızın sizin boyunlarınızı vurmasından (şehit edilmenizden) daha üstün işi haber vereyim mi?’ buyurdu.

Sahabiler: ‘Evet’ dediler.

Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):Allah’ı anmaktır’ buyurdu.” (Tirmizî, Deavat 6) 

Es-selamu aleykum dostlar, yeni haftamız mübarek olsun inşaAllah.

Tahin helvasını çocuklar çok seviyor fakat marketten aldığım helvalara hep “Acaba katkısız mı?” diyerek yaklaşıyorum. Öteden beri büyüklerimizin yaptığı bir helva var ki, lezzetine hiç bir helva erişemez. Aslında kimse buna Helva demiyor ama bence şahane bir helva. Yapımı gayet kolay, malzemeleri az olan bu helva pekmeze katılarak tüketiliyor. Bazıları malzemeler çekilirken beyaz şeker katıyor. DEVAMINI OKU>>>

Saç Sorunları ve Bitkisel Çözümler

Saç bay-bayan hepimiz için büyük önem arz ediyor. Dökülmesi, kırılması, yıpranması,

hepsi ayrı bir dert bizler için. Parlak, dolgun, yumuşak saçlara sahip olmayı hepimiz arzularız.
Ancak saçımıza ne tanı koyabiliyoruz, ne nasıl bakmamız gerektiğini biliyoruz. Ve işin aslı
saçlarımıza bakım yapmak çok da zor değil.

Saçlarımız birçok sebepten ötürü yıpranıp kırılabilir. Çevre koşulları, kullandığımız
şampuan-bakım kremleri, fön, maşa, düzleştirme, kullanılan tarak, tarama şekli…
Saçlarımızın tüm bunlardan etkilenmemesi imkânsız. Her ne kadar diğer kıl hücrelerine
oranla saç hücrelerimiz daha aktif olsa da gereken özen gösterilmediği sürece sonuç
kaçınılmaz.

SAÇ TİPLERİ

Saçlarımıza gereken özeni göstermek için saç tipimizi tanımamız gerekiyor. Başlıca saç
tipleri: DEVAMINI OKUYUN>>>

Hünkar Beğendi Tarifi

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Cennette yüz derece vardır. Her derecenin arası gökle yer arası gibidir. Firdevs en yüksek derecedir. Firdevs cennetinde dört ırmak akar. O ırmakların üzerinde arş vardır. Allah’tan cenneti istediğiniz vakit, Firdevs’i isteyin. Firdevs önceki sadık müminlerin meskenidir. Firdevs’in sahiplerinin meskeni Rahman’ın arşının altındadır’ buyurdu. Buhari, Tirmizi

Allah’ın selamı üzerinize olsun dostlarım

Aylardır taşınma mevzusu beni çok oyaladı. Zaman zaman stress yaptım. Sıkıntımı sizlere de aksettirdim. Hakkınızı helal edin. Ve nihayet taşınma günümüz geldi çattı. Cumartesi günü Kızıltepe’ye veda ediyoruz inşaAllah.

Ben gittiğim her yeni memlekete biraz tedirgin giderim. Ayrılırken de hep bir hüzün olur içimde. Üç yılım geçti bu diyarda. İyi kötü anılarım oldu. Sevdiğim, sevmediğim yanları oldu. Yine de farklı bir yeri olacak bende Kızıltepe’nin. Yürüdüğüm sokaklarında, soluduğum havasında benden hep bir iz kalacak… DEVAMINI OKUYUN>>>

Maden Sodalı Krep Tarifi

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim:

‘Gece içinde öyle bir saat var ki, Müslüman bir kimse dünya veya ahiret hususunda Allah’tan hayır isterken duasını o saate uygun getirirse Allah onun isteğini mutlaka verir. Bu her gece böyledir!’ buyuruyordu.”Müslim 757/166

*************************

Blog yazmaya başladığımdan beri pek çok konuda tecrübem kat be kat arttı. Mutfak konusunda çok fazla yol katettim. Fakat bunda en büyük etken, izleyici kardeşlerimle olan fikir alışverişlerimiz oldu. Ben değişik fikirlere, önerilere hep açıktım. Değerli kardeşlerim de bildiklerini hiç bir zaman esirgemediler. Zira takipçilerin pek çoğu bu sayfayı bir okul gibi görüyor.

Bende aynen sizler gibiyim. Ne zaman yeni bir tarif veya konu yayınlasam, acaba siz ne düşünüyorsunuz, farklı fikirleriniz var mı diye merakla bekliyorum. Bazen öyle önerileriniz oluyor ki, “Ben bunu daha önce niye düşünemedim?” diye soruyorum kendime. DEVAMINI OKUYUN>>>

Krep Nasıl Yapılır?

Ömer bin Ebi Seleme (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Ben, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in kucağında küçük bir oğlan çocuğu idim. Yemek yerken elim, yemek tabağının içinde dolaşırdı.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana:

‘Ey çocuk! Allah’ın adını an ve sağ elinle ye!’ buyurdu.

Bundan sonra bu tarz yemek yiyişinden ayrılmadım!” Buhari 5478, Müslim 2022/108

Krep bizim evde çocukların en sevdiği kahvaltılıklardan biridir. Reçelle veya peynirle yenilebilen çok hafif bir hamur işidir krep. Sade krep nasıl yapılır diye merak edenler için basit bir tarif vereyim hemen. DEVAMINI OKU>>>

ALMAN PASTASI TARİFİ

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:

“Münafıka en ağır gelen namaz; yatsı ve sabah namazlarıdır. Eğer bilseydi o iki namazda ne var? Sürünerek dahi olsa onun ikisine gelirdi.” Ahmed Müsned 52/424, Albâni Sahihu’l-Cami 133

Cümle dostlarıma güzel, bereketli, hayırlı bir bayram günü diliyorum. Eminim çoğunuz şu anda akrabalarınızın, annenizin dizinin dibindesinizdir. Beni bugün okuyan olmaz gibime geliyor… Var mıdır benim gibi bayramı yalnız geçiren? Hele taşınma havasında bayrama giren kaç kişi çıkar?

Ben eşim ve çocuklarımla beraber yalnız bir bayram geçiriyorum. Gelen giden yok, şeker toplayan çocuklar bile yok ne garip…

Hiç böyle bir bayram geçirmemiştim ben. Kolilerin arasında oturuyoruz. Yerde halılar yok. Elimi neye atsam eşim kolilere koymuş..:) DEVAMINI OKU>>>

Dilber Dudağı Tatlısı

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘İblis tahtını su üzerine kurar. Sonra grup grup askerlerini gönderir. Askerlerinin derece ve makamca kendine en yakını fitnesi en büyük olanıdır.

(Şeytanın) Askerlerinin biri gelir ve:

-Şöyle şöyle işler yaptım der.

İblis ona:

-Sen hiçbir şey yapmadın! der.

Sonra onlardan başka biri gelir ve:

-Kendisiyle karısının arasını iyice ayırıncaya kadar insanı bırakmadım! der.

Bunun üzerine İblis onu kendisine yaklaştırır ve:

-Sen ne iyisin der’ buyurdu.”

Müslim 2813/67, Hâkim 2/182

Ne zaman bir boşanma hadisesi veya aile huzursuzluğu duysam, içimi bir sıkıntı kaplar. Beni, birbirine bakarken gözlerinin içi gülen eşleri görmek mutlu eder. Hadis-i şerifte okuduğumuz gibi, şeytan eşler arasını açmak için çok uğraşır. Vesvese verir. Boşanmak  için karar almış veya boşanmayı düşünen birine rastlarsanız, lütfen var gücünüzle ona engel olmaya çalışın. Bu çaba şeytanın oyununu bozmak için olacaktır. DEVAMINI OKU>>>

PATLICAN KAVURMASI


“Yâ Rabb, benim hatâlarımı, bilmeden yapdıklarımı, işimde aşırı gitmemi, ve Senin benden çok iyi bildiğin hallerimi mağfiret eyle. Allah’ım, benim latifeleşmelerimi, ciddiyet hallerimi, hatâen ve kasden yaptıklarımı ve bende olan her şeyimi mağfiret eyle!” (Buhârî, Deavât, 60; Müslim, 70.)

Es-selamu aleykum canım kardeşlerim.

Yeniden döndüm evime. Yüreğimin yarısını bıraktım memleketimde. Anneciğimi, babacığımı yaşlı gözlerle bıraktım… Son kez el sallarken akan yaşlar nasılda acıtıyor insanın yüreğini. Zaten son gün çok hüzünlüydü herkes. Babacığım sebzelerini sularken: “Siz olmayınca ne yapacağız biz bu kadar sebzeyi. Tam da erikler olgunlaşmıştı. İncirlere az kalmıştı. Biraz daha kalamaz mısınız?” deyip durdu…

Annem çantalarımıza birkaç sebze meyve daha sıkıştırmanın telaşındaydı. “Bir poşet soğan da koyayım. Hemen markete gidemezsiniz. Maydanozda al yavrum. Hazırlar bunun tadını vermez. Bir şeylerinizi unutmayın annem. Şimdi siz gidince buralar bomboş kalacak…..” DEVAMINI OKU>>>

Ajvar/Patlıcanlı Ezme

Eğer Allah, yaptıkları yüzünden insanları (hemen) cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı yaratık bırakmazdı. Fakat Allah, onları belirtilmiş bir süreye kadar erteliyor. Vakitleri gelince (gerekeni yapar). Kuşkusuz Allah, kullarını görrmektedir. (Fatır:45)

Es-selamu aleykum dostlar

Bugün sizlere kolay ve leziz bir sos olan ajvar tarifini vereyim inşaAllah.

Ajvar Balkan ülkelerinde çok popüler olan ve genelde evde yapılan, közlenmiş patlıcanlı, hafif acı biberli, içinde domates salçası da olan bir tür kırmızı biber ezmesidir.
Özellikle et ve pilav yemeklerinin yanında kullanılan ajvar, ekmek üzerine sürülerek ya da cips sosu olarak da kullanılır.(Wikipedia’dan) İçine çoğunlukla havuç da konulur ama ben havuç bulamadığım için ekleyemedim.  Ajvar, yanına soğuk bir bardak ayranla beraber iftar sofralarınızı muhteşem bir ziyafete dönüştürebilir. “Öyle ziyafet sofrası da mı olurmuş?” demeyin. Adam olana, şükredene, kıymet bilene çok bile! DEVAMINI OKU>>>

Benden Haberler…

 Es selamu aleykum dostlarım

Sizleri çok özledim. Hâlâ atamalardan haber yok. Beklemekten sıkılınca ani bir kararla memlekete geldik. Uzun süre internet erişimim yoktu. Şimdi Vın aldık fakat çekişi çok düşük. 5 dakikada yaptığım işi, şimdi 1 saatte yapamıyorum. Uzun uzun yazmak benim için çok zor. Beni merak etmişsiniz. “Halin nedir?” sorularına buradan cevap vermek istedim. Yorumlarınızın pek çoğunu onaylayamadım. Cevap veremedim. Maillerin neredeyse hiçbirini okuyamadım.

Uzun bir süre, yani  taşınıp yeni yerime yerleşene kadar sizlerle sohbet edemeyeceğiz sanırım, fakat fırsatım ve imkanım oldukça, sizinle köyümden resimler paylaşmak istiyorum. Yorum yazıp kendinizi yormanızı istemem. Cevap veremeyince çok üzülürüm. Anne ve babacığımın zamanından çalmak yerine, onlara hizmet etmek, dualarını almak istiyorum. Yeni sezona kadar beni bu şekilde idare edin lütfen.

Allah’a emanet olun değerli kardeşlerim. Hepinizi Allah için çok seviyorum DEVAMINI OKU>>>

Omega-3 Nedir, Faydaları nelerdir?

 

Balık yağı sıkça duyduğumuz bir isim. Pek çoğumuzun da kullandığı bir gıda takviyesi.
Balık yağı içilir ya da kapsül formatında kullanılır tamam ama nedendir buna duyulan ihtiyaç?
Belki birçoğumuz fazla fazla duymuştur “mutlaka kullanın, olmazsa olmaz” deyişleri. Balık
yağı dediğimiz; Omega-3, Omega-6 ve Omega-9 ihtiva etmektedir aslında ve mühim olan da
budur.

Yağların hayatımızda önemli bir yeri vardır. Nitekim enerjinin kaynağıdır yağlar. Ne kadar
uzak dursak da ihtiyacımız var ancak sağlıklı olana. Bunun yanında mutlaka kullanmamız
gereken, bir vitamin veya bir mineral gibi vücutta bulunması gereken ancak kendi kendine
oluşamayan esansiyel yağlarda vardır. Omega-3’de bu esansiyel yağlardan biri. Organizma
kendisi üretemiyor ve dolayısı ile dışardan almamız gerekiyor.

Yağların bir kısmının
esansiyel olduğu görüşü ilk olarak Evans ve Burr isimli bilim adamları tarafından 1929’da
ortaya atılmıştır. Yağsız diyetle beslenen fareler üzerinde yapılan araştırmalarda; büyümenin
gecikmesi, böbrek fonksiyon bozuklukları, cilt sorunları, üreme fonksiyon bozuklukları gibi
belirtiler ortaya çıkmış ve bu problemlerin özellikle linoleik asit adlı yağ asidi eksikliğinden
kaynaklandığını göstermiştir.

Omega-3 yağ asidi çift bağ içeren doymamış yağ asididir. Omega-3 bağı ihtiva eden önemli
yağ asitlerine alfalinoleik asit (AA), eikosapentaenoik asit (EPA), dokosahaxenoik asit
(DHA) örnek verilebilir. Omega-3 yağ asidinin etki göstermesini sağlayan ve önemli olan
AA, EPA, DHA oranlarıdır. Omega-3’e olan ihtiyacımız ise aslında daha anne karnındayken
başlar. DEVAMINI OKU>>>

Tabiat Eczanesi kategorisinde yayınlandı. 36 Comments »

Kiraz Marmelatı Nasıl Yapılır?


Rahman Rahim Allah’ın adıyla

Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah’ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki altıncıları O olmasın. Bundan daha az, yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar, O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra onlara yaptıklarını Kıyamet günü haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilir.

Mücadele suresi 7

Markette pek tatlı olmayan kirazların 2.5 tl olduğunu görünce biraz alayım dedim. Ne yapayım diye düşünürken, aklıma marmelat geldi. Çok lezzetli bir marmelat elde ettim. Bu marmelatı pastalarda, kurabiyelerde süsleme amaçlı kullanabiliriz. Kahvaltıda ekmeğe sürmek için de nefis oluyor. Çocuklara bol katkılı krem çikolataları almayın canlarım. Meyve marmelatları yapıp, sürün ekmeklerine..:) DEVAMINI OKU>>>

Eldeki Mucize ve Tuvalet Temizliği

Çeşitli vesilerle neyi farkettim biliyor musunuz? Tahareti bilmediğimizi. Taharet   ABDEST,GUSÜL,İSTİNCA,İSTİBRA,İSTİNKA VE FITRİ TEMİZLİKLER’in hepsini kapsar fakat özellikle tuvalet temizliğinden bi haber olan çok insan var.  Erkekler arasında ayakta idrarını yapanlar oldukça fazla. Okullar tam bir facia. Duyduklarımı anlatmaya edebim müsade etmiyor.

Üzerimize sıçrayan idrarın kabir azabına sebep olduğunu bilir ve ona göre tedbir alırsak bu meseleye daha çok dikkat edeceğimizi düşünüyorum.

Birde mutfakta yemek yaparken, hamur yoğururken eldiven kullanılmasına çok kızıyorum. Kadının eli o plastik eldivenlerden daha temizdir!

Aşağıdaki röportajı sıkılmadan okuyacağınıza ve faydalanacağınıza inanıyorum… DEVAMINI OKU>>>

GÜZEL YAZILAR kategorisinde yayınlandı. 19 Comments »

Sağlıklı ve Besleyici Enerji Topları

“Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum. Şüphesiz rızık veren, güç ve kuvvet sahibi olan ancak Allah’tır.”(Zariyat: 56,57,58)

Allah’ın selamı Rahmet ve Bereketi hepimizin üzerine olsun

Ayları, haftaları, günleri sular seller gibi geçirip nihayet tatile ulaştık. Tatilimiz de hayırlı bereketli olsun inşaAllah. Çok şükür çocuklarımın karnelerinde zayıf yok. İnşaAllah bizim de Rabbimize sunacağımız karnelerimizde zayıf yoktur.

Bizim tayin işleri hâlâ belli olmadı. Merakla bekliyoruz. Ben küçük, yeşil ve rahat bir yerin hayalini kuruyorum. Büyük şehirlerin keşmekeşi artık gözümü korkutuyor. Önerisi olanlar var mı? DEVAMINI OKU>>>

Yoğurtlu Semizotu Salatası

Daha sağlıklı beslenmeye gayret gösterenler için leziz bir salata tarifi vereyim bugün.  Doğal ortamında yetişmiş semizotlarını bulmuşken, bir kaç çeşit yapıverdim.

Bu salatamız da yine oldukça basit ve çok lezzetliydi. Semizotlarını ve 1 adet salatalığı doğradım. Sarmısaklı yoğurtla karıştırdım. İçine ve biraz da üzerine keten tohumu ekledim. Buyrun size nefis bir diyet salata. Yanına 1 dilim kepekli ekmekle, çok doyurucu oluyor.

Verdiği sayısız nimetler için RABBime hamd-u senalar olsun. Elhamdulillah!

Domatesli semizotlu salatası

Semizotu Salatası

“Biliniz ki dünya hayatı bir oyun, bir eğlence, bir süs ve kendi aranızda övünme, mal ve evlat çoğaltma yarışından ibarettir. Bu, tıpkı bir yağmura benzer ki; bitirdiği ot, ekincilerin hoşuna gider, sonra kurur, onu sapsarı görürsün, sonra çerçöp olur. Ahirette ise çetin bir azab; Allah’tan mağfiret ve rıza vardır. Dünya hayatı, aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir. “(Hadid-20)

“Yaşamıyoruz… Resimlerimiz, fotoğraflarımız kadar yaşamıyoruz. Mendilimiz, gömleğimiz kadar yaşamıyoruz. Kefenimizden önce çürüyoruz…” Diyor ya Necip Fazıl; Bu yüzden midir, sıklıkla kıyafet ve eşya değiştirmek isteyişimiz, bu yüzden midir doymayan gözlerimiz dünyayı batan bir gemi gibi görüp dünyadan koparabildiklerimizi kâr bilmemiz bu yüzden midir? DEVAMINI OKU>>>

Konsantre Çilek Suyu

İbn-i Abbas’ın rivayet ettiği aşağıda ki Hadis-i şerif’i bir daha hatırlayalım istedim. Tam da bu günü anlatmıyor mu?

“Ahir zamanda öyle milletler çıkacaktır ki, onların yüzleri insan yüzü, kalpleri şeytan kalbidir. Azgın  kurtlar misali, kalplerinde en ufak bir merhamet bulunmayan kan dökücülerdir. Onlar hiç bir çirkinliği işlemekten sakınmazlar. Eğer onlara biat edersen seni aldatırlar, onlardan sakınırsan gıybetini yaparlar. Seninle konuşurlarsa yalan söylerler, onlara itimat edersen sana ihanet ederler. Küçükleri şirret, gençleri yaramaz, yaşlıları ne iyiliği emreder, ne de kötülükten men ederler. Onlarla gururlanmak zillet, onların ellerindekini istemek fakirliktir. Onlar arasında “hilm(yumuşaklık sahibi): sapkın”, “iyiliği emreden: suçlu”, “inanan: zayıf” ,  “fasık: şerefli” , “sünnet: bidat” , “bidat ise sünnetdir”. İşte o zaman Allah başlarına en kötülerini musallat eder ve artık hayırlıları dua etse de duaları kabul edilmez. (Mecma’uz Zevaid:12240.hadis) DEVAMINI OKU>>>

Mevsim Salatası

Daha evvel yaptığım mor lahana turşusunun nasıl kullanılacağını sormuştunuz. Sade turşu olarak tüketemiyorsanız, en güzeli mevsim salatalarının içine eklemek. Salatanın içinde harika oluyor.

Ben bu salataya, Marul, yeşil soğan, maydanoz, limonsuyu tuz ve zeytinyağı ekledim. DEVAMINI OKU>>>

Yumurtalı Bulgur Salatası

“Bilin ki Allah, ölümünden sonra yeryüzünü canlandırıyor. Düşünesiniz diye gerçekten, size âyetleri açıkladık.” (Hadid suresi:17. Ayet)

Allah’ın selamı Rahmeti, Bereketi üzerinize olsun kardeşlerim. Vaktiniz hayır, gününüz bereketli olsun. Rabbim hanelerinize huzur, eşlerinizle aranıza  muhabbet versin. Hastalara şifa, sıkıntıda olanlara ferahlık versin. Sevdiklerine yaklaştırsın, sevmediklerinden uzaklaştırsın. Bizleri her daim iyilerle beraber etsin. AMİİİİİİİİNN…

Nasılsınız kardeşlerim? Haftasonu neler yaptınız?

Ben Rabbime hamd olsun, güzel bir haftasonu geçirdim. Biz baharı çoktan geçtik bile. Bunalıp kapı pencere açtığımız günlere geldik.  Havalar ısınınca, tatlı pasta yapası gelmiyor insanın sanki. Ama çocuklar istedi diye, yine evde dondurmalar yaptım. Yakında paylaşırım inşaallah.

Haftasonu markete gidince, alışveriş yapmakta daha bir zorlandım. Elimi neye atsam geri çekmek zorunda kaldım. Herşey katkılı, herşey zararlı. “Allahım aklımıza mukayyet ol” dedim. DEVAMINI OKU>>>

Çocukların Ağlama Krizleri

Çocuklardaki ağlama krizleri pek çok annenin çaresiz kaldığı bir sorun. Çocuk bir şey ister. Eğer anne kabul etmezse, ağlamaya başlar. Anne sus, yeter dedikçe daha da bir iştahlanıp ağlamaya devam eder. Anne çaresiz kalır, ya sussun diye istediğini yerine getirir, ya da baba veya varsa evdeki diğer büyükler dayanamaz; “aman çocuğu ağlatma isteğini yapıver” deyip, bu şekilde çocuğu susturma yoluna giderler.

Bu tarz bir yaklaşım, anlık bir çözüm gibi gözükse de, çocukta başa çıkılmaz bir alışkanlık haline gelir. Her defasında bu durum tekrarlanır ve çocuk istediğini ağlayarak elde etmeye devam eder.

Çocuk eğitimi üç-beş yaşından sonra başlamıyor. Bu eğitim anne karnında başlıyor. Annenin hamileyken tavırlarına dikkat etmesi, stressiz olmaya çalışması çocuğun sakin olmasında büyük bir etken oluşturuyor. DEVAMINI OKU>>>

Mayasız Kolay Peynir Yapımı

Rahman Rahim Allah’ın adıyla
Haberiniz olsunki; inkar edip Allah yolundan menedenler ve kendilerine gerçek yol açıkça belli olduktan sonra Peygambere karşı gelenler, hiç bir zaman Allah’a zerre kadar bir zarar verecek değillerdir. Allah onların yaptıklarını boşa çıkaracaktır.
[Muhammed-32]
**************************

Allah’ın Selamı, Rahmeti, Bereketi üzerinize olsun kardeşlerim. Cumamız mübarek olsun…

“Sohbete gidemiyorum, bidatsiz hurafesiz, tefrikasız bir cemaat bulamıyorum” diyenler, evlerindeki internet nimetini iyi kullansınlar derim. İsteyene bataklık, isteyene  gül bahçesi olan şu internetten faydalanarak kendimizi her konuda eğitebiliriz.  Nurettin Yıldız Hocanın sohbetlerini de çok severim. Hiç sıkmaz, dinlerken uykunuz gelmez. Sizlere cuma sohbeti tadında bir sohbet ikram edeyim. Dinlemeyen çok şey kaçırır…. DEVAMINI OKU>>>

Kuru İncirli Karamelli Pasta

Rahmân, Rahîm (olan) Allah’ın adıyla.

1. İncire, zeytine, 2. Sina dağına , 3. Ve şu emîn beldeye yemin ederim ki, 4. Biz insanı en güzel biçimde yarattık. 5 .Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık. 6. Fakat iman edip sâlih amel işleyenler için eksilmeyen devamlı bir ecir vardır. 7. Artık bundan sonra, ceza günü konusunda seni kim yalanlayabilir? 8. Allah, hüküm verenlerin en üstünü değil midir?(Tin suresi)

“Ol mahiler ki derya içredirler, deryayı bilmezler” demiş ya şair, bizlerde dört mevsimi doya doya yaşadığımız, envaî nimetlere kolayca ulaşabildiğimiz şu bereketli toprakların kadrini pek bilmiyoruz yazık ki…

Organik denilen yiyecekler aslında eskilerin günlük tükettiği sıradan yiyeceklerdi. Fakat artık organik olana, gelir düzeyi yüksek insanlar ancak ulaşabiliyor. BBC nin hazırladığı bir belgeselde izlemiştim: DEVAMINI OKU

Sevgi Kaç Beden Giyer?

Bir markete girdiğimde en hoşlanmadığım şey, ömrü billah dinlemek istemeyeceğim şarkıları zorla dinlemek zorunda bırakılmamdır.

Hele bazen duyduğum iğrenç şarkı vesilesiyle marketi çabuk terkettiğim zamanlar olmuştur.

Geçen gün yine bir market alışverişinde ardı ardına çalan müziklerden içim daralmışken, tiz sesli radyo sunucusunun anons ettiği sıradaki parçanın ismi merakımı celbetti. “Aşk kaç beden giyer” Allahtan şarkının hiç bir sözü kalmadı aklımda. Dinlerken unuttum belki, bilmiyorum… Fakat isim bir kaç gün beynimi meşgul etti. Aşkın kısa süreli çabuk geçen bir duygu hali olduğuna inanırım. Zamanla yerini sevgi ve saygı, anlayış, sadakat gibi daha olgun hasletlere bırakır…

Erkeğin aşkı 90-60-90 ölçülerine sıkıştırılmış bir aşksa, boyutlar büyüdükçe aşkın harareti düşer, zaten saygıyı içinde hiç barındıramamış yüzeysel duygular yerini sıradan tavırlara bırakır…

Bir erkeğin yüreğine o günkü beden ölçülerinizle girmişseniz, her an o yürekten çıkarılma riski mevcuttur. Sadece bedenizinle sevilmeyi kabul etmişseniz, ömrünüz aynı ölçülerde kalma mücadelesiyle geçer. DEVAMINI OKU

Yazılarım kategorisinde yayınlandı. 50 Comments »

Çok Tuzlu Peynir Nasıl Değerlendirilir?

Öyle bir devir gelecek ki, insanoğlu, aldığı şeyin helalden mi, haramdan mı olduğuna hiç aldırmayacak.Böylelerinin hiçbir duası kabul edilmez.” (Buhari, Büyü’ 7, 23; Nesai, Büyü’ 2, (7, 243))

Mutfak kadınlar için önemli bir okuldur.  Biraz zeka oyunu gibi belkide. Nerede ne yapmanız gerektiğini iyi bilmeniz, doğru kararlar vermeniz lazım. Aksi halde pek çok yiyeceğin çöpe gitmesi söz konusu olur ki; bu da hiç hoşumuza gitmez.

Kızıltepe’de en çok taze keçi peyniri bulabilmek hoşuma gidiyor. Memleketimizin pek çok yerinde keçi peyniri çok pahalı. Burada 5-6 tl. arası tazecik peynirleri bulabiliyorsunuz.  Bahar aylarında köylü teyzelerin yaptığı peynirler, peynirci tezgahlarında yerini alır. Benim gibi organik gıda hastası olanlar bu tür tezgahlardan asla tiksinmez hatta balıklama atlarlar. Ben daha çok market raflarında satılanlardan tiksinirim. O süslü ambalajların içine sıkıştırılan ne idüğü belirsiz, gıda bile demeye dilimin varmadığı garip nesneleri yiyecek diye bize sunarlar. Tabi yerseniz??

DEVAMINI OKU

Örtülü Örtüsüzler/ Kolay mı Müslüman Olmak?

Allah’a yemin ederim ki, ya iyiliği emreder, kötülükten nehyeder, zâlimin elini tutup zulmüne mani olur, onu hakka döndürür ve hak üzerinde tutarsınız; ya da Allah Teâlâ kalblerinizi birbirine benzetir, sonra da İsrâiloğullarına lânet ettiği gibi size de lânet eder.
(Ebû Dâvûd, “Melâhim”, 17)

Kendimce yeni kararlar alıyorum bu aralar. Sünnetlere daha çok dikkat etmek, daha çok misvak kullanmak, daha az yemek, gördüğüm yanlışları zorda olsa söylemek gibi. Bir kaç gün evvel dışarı çıkmıştım. Bize yakın bir markete girdim. Market çalışanlarından bir kızın kıyafeti dikkatimi çekti.

Başında mendil kadar bir başörtüsü. Vücuduna yapışan, kalça kısmını bile tam örtmeyen bir kazak, ayakta bir çizme ve kot kilotlu çorap(strech pantalon).  Yanındaki bir beyle gayet rahat tavırlar içinde konuşuyordu. DEVAMINI OKU

Sevgisiz Kucaklarda Büyümesin Çocuklar

İsminin önüne bilmem kaç tane ünvan yazılmış, çoğu anne baba olmamış hatta evlenmemiş, çok bilmiş bay ve bayanların kreşler hakkında yazdıkları yazıları okuyorum. Çocuk kaç yaşında kreşe verilmeli sorusunu,  kalın kitaplardan öğrendikleri acayip kelimelerle anlatmaya çalışıyorlar. Çocuk kreşe üç yaşına geldiğinde verilmeliymiş. Çalışan anneler, 2 yaşında verebilirlermiş. Sayfalarca anlatım, güya uzmanlaşmış ve kalıplaşmış soğuk cümleler, uzadıkça uzuyor…

Kimse henüz ağzı süt kokan bir çocuk neden kreşe verilir? Verilmeli mi, verilmemeli mi diye sormuyor?

Yazılara onlarca yorum yapılmış. Bazı annelerin yaptığı yorumlar kanımı dondurdu.

Biri çocuğuna banyo yaptırırken çocuğun vücudunda hafif morluklar görmüş. Çocuk, ağladığı zaman öğretmenin parmağını sıktırdığını ve çok acıttığını söylemiş ama anne olan kadın:

“Öyle dövdüklerini sanmıyorum, alışsın diye biraz hırpaladılar sanırım” demiş. Annelik çocuğunun kılına bile zarar verilmesine tahammül edememektir oysa…

DEVAMINI OKUYUN

Şeftali Pestili Nasıl yapılır?

“ Kur’an okuyan mü’min portakal ( ağaç kavunu) gibidir. Kokusu da, taamı da hoştur. Kur’an okumayan mü’min, hurma gibidir. kokusu yok fakat tadı hoştur. Kur’an okuyan münafık reyhana benzer. Kokusu hoş, tadı acıdır. Kur’an okumayan münafık, Ebu Cehil karpuzuna benzer. Kokusu olmadığı gibi tadı da acıdır.”(Buhari-Müslim-ibn.mace)
*************************************

Dün Kızıltepe’nin güya pazarına gittim. Güya diyorum çünkü pazarı baştan sona dolaşmanız 10 dakikanızı bile almıyor. Fiyatları görünce şaşırdım kaldım. Taze fasulye 3 tl, dolmalık biber 2 tl, domatesin kasası 20 tl :? 2 kg. fasulye aldım. DEVAMINI OKU

Evde Ketçap Nasıl Yapılır?

Bir gün Rasûl-i Ekrem (sav) Efendimiz:
“–İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, o vakit mü’minin kalbi tuzun suda eridiği gibi eriyecek!” buyurdu.
“–Niçin eriyecek yâ Rasûlallâh?” diye sorulduğunda:
“–Kötülükleri görüp de onları değiştirmeye güç yetiremediği için!”buyurdu.
(Ali el-Müttakî, Kenz, III, 686/8463)

Tam da o günlere gelmişiz demek ki, her zulmü, her isyanı gördüğümüz halde elimizden bir şey gelmiyor. İçimiz yanıp kavruluyor. İdrak etmeye çalıştığımız Ramazan ayında bizleri üzen, ağzımızın tadını bozan konulardan biride dünyanın çeşitli yerlerindeki kardeşlerimizin içler acısı durumlarıydı; DEVAMINI OKU

Kabartma Tozlu Pankek (Krep)

Rahman Rahim Allah’ın adıyla
Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar cennetliklerdir ve orada ebedî kalacaklardır. Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah’(ın azabın)dan koruyacak hiçbir kimse de yoktur. Sanki yüzleri, karanlık geceden parçalarla örtülmüştür. İşte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.  Yunus suresi 26-27

*****************

Kahvaltıya ne yapsam? Diye düşünüyorsanız, işte size kolay ve nefis bir öneri. Daha önce yaptığım mayalı pankekleri, bu kez kabartma tozlu yaptım.Yumuşacık nefis pankekler oldular.  Krep veya akıtmada diyebileceğimiz, tatlıyla veya tuzluyla yiyebileceğimiz değişik bir kahvaltılık.Ben geçen gün yaptığım ananas reçelini üzerine koydum. Peynirlede çok yakışıyor. DEVAMINI OKU

Eti Dondurucuya Nasıl Yerleştirelim

Piyasadaki gıdalarda oldukça fazla hile yapılıyor. Hazır çekilmiş kıymalara da her şeyi kattıkları için kesinlikle hazır kıyma almanızı tavsiye etmem.

Erzurum ili Kasapları Başkanı Kenan Ejder geçen yıllarda şöyle bir açıklama yapmış.

“Ette siyahlanma oluyorsa o kıymanın içerisine mutlaka su katılmıştır. Kıymaya su katıldığı gün kıymayı daha parlak yapar ve yağsız görünür. Ancak bir ya da iki gün bekletilince kıymanın renginde siyahlanma olur. Tavuk taşlığı da kıymayı kıpkırmızı yapar, yağsız gösterir. Kelle eti, paça eti, dalak da katılıyor. Kıymanın içinde bir şey katıldığı zaman birkaç gün bekleyince kesinlikle renginden belli eder.”

Tiksinti duydum! İnsanların  sahtekarlıklarına yetişemez olduk artık. Bu yüzden ben hazır kıyma almıyorum. Daha önce Kıyma makinamdan bahsetmiştim. Etimi alıp evde kendim çekiyorum. Ben bir ay boyunca  tüketeceğim eti toptan alıyorum ve kıyma ve kuşbaşı olarak ayırıyorum. Devamını oku

Maş Çorbası

Mung Beans Soup

Mung Beans/ Maş Fasulyesi

ESSELÂMÜ ALEYKÜM

“Sabah namazını kılan kimse Allah’ın himayesindedir. Dikkat et, ey Ademoğlu! Allah, bizzat himayesinde olan bir konuda seni sorguya çekmesin.” (Müslim, Mesâcid 261-262. Tirmizî, Salât 51)

Altı veya yedi yıl önce istanbuldaki organik ürünler fuarında ilk kez görmüştüm maş fasulyesini. Yaşlı, güngörmüş bilgili bir amca, kumaştan yapılmış şirin keseciklerde baklagiller satıyordu, maşı elime aldım ve “amca bu yeşil mercimek mi?” diye sordum. Amca; “Yok kızım, bu bizim yörenin yani Gaziantepin maşıdır” dedi ve faydalarını sıralamaya başlayınca, bilge amcanın vakarlı sakin sakin anlatımını hayranlıkla dinlerken, bir an sanki yemekten değilde ilaçtan bahsediyormuş gibi hissettim, Rabbim binbir türlü devayı hizmetimize sunmuş da haberdar değiliz.

Yazının devamını oku »

Hz. Lokman’ın Oğluna Öğütleri

Hazret-i Lokman ilim ve hikmetiyle dillere destan bir zattır. Bunun içindir ki, kendisine Lokman Hakîm, denmiştir. Hz. Lokman, ismi Kur’ân’da da geçen, peygamber veya veli olduğu hakkında kesin bir bilgi bulunmayan bir mânâ büyüğüdür.

İslâm tarihinde Hazret-i Lokman’ın hikmetli sözleri, vecizeleri, öğütleri ve tavsiyeleri meşhurdur.

Hafs bin Ömer’in rivayetine göre, Hz. Lokman yanına bir torba hardal tanesi koyarak oğluna öğüt vermeye başlar. Her öğüt verdikçe torbadan bir hardal çıkarır. Sonunda torbadaki hardal tükenir ve oğluna da şöyle der:

“Ey oğul, sana o kadar öğüt verdim ki, şayet bu öğütler bir dağa verilseydi, dağ yarılırdı.”

Hz. Lokman’ın Saran ismindeki bu oğlu babasının verdiği bütün öğütlere uymuştu.12

Lokman Aleyhisselâmın hikmetli sözlerinin asıl kaynağı Kur’ân-ı Kerimdir.

O halde Kur’ân-ı Kerimde yer alan bu öğütler tefsirlerde de genişçe bulunur. Cenab-ı Hak, Hazret-i Lokman’ın dilinden bu sözleri şu âyetlerle (meâlen) beyan buyurur:

12.    ibni Kesîr Tercümesi, 12:6409.

Allah’a ortak koşma

“Hani Lokman oğluna öğüt verirken demişti ki, ‘Oğlum (ey oğul!) Allah’a ortak koşma. Muhakkak ki şirk pek büyük bir zulümdür. DEVAMI

Uncategorized kategorisinde yayınlandı. 13 Comments »

İbrahim Tatlıses Bir Halk Kahramanı Değildir!!

“İbrahim Tatlıses bir halk kahramanıdır. O halkını çok sevmiştir halkı da O’nu.” !!?? (Bülent Arınç)

“10 bin kişi ölecek. Eğer biz Urfalıysak İbrahim Tatlıses’in kanı yerde kalmaz”

“Bütün Urfalılar İbrahim Tatlıses’e feda olsun. Onun yoluna kurban oluruz.” (Türkücünün halkı) !!!

Türkücü vuruldu geçen gün. Arkasından vurulan her insan gibi vurulurken o da masumdu. Suçlu bile olsa kimse arkadan vurulmayı haketmez. Yapan kim olursa olsun bu bir kalleşliktir. Bir insan suçluysa onu cezalandırmanın bir yolu yordamı, kanunu, hukuku vardır. Bu kısmı konudan ayrı tutuyorum.

Yazının başında alıntıladığım sözler, bir devlet büyüğümüze ve türkücünün halkı diye kabul edilen, sevenlerine ait.

Ya ben kahraman ne demek bilmiyorum, ya da birileri ne dediğinin farkında değil…Lütfen  biri bana anlatsın! Kahraman ne demektir? Kahraman olabilmek için türkücü olmak yeterli midir? DEVAMINI OKU

Zeytinyağlı kereviz yemeği

O size istediğiniz her şeyden verdi. Allah’ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür! ( İbrahim suresi 34. Ayet)

Nasıl bilir Rabbimiz kulunu, nasıl tanır her zerresini. Sayısız nimet içinde yüzüyor ve “daha yok mu?” diyoruz. Biraz daha biraz daha istiyoruz. Hamd ederim Rabbim sana. Verdiğin, vermekte olduğun ve vereceğin tüm nimetler için. Aldığım ve alacağım nefesler sayısınca, sana hamd eden kullarının kelimeleri adedince, yarattığın ve yaratacağın her bir zerrenin adedince hamd ederim. Elhamdulillah-i Rabbil alemin…

********************

Çok mutluyum çok! yaşadığım yerdeki kargaşaya, ilkelce kapatılan kepenklere, kötü görünen onca şeye rağmen mutluyum… DEVAMINI OKU

%d blogcu bunu beğendi: