Barbunyalı Kara Lahana Yemeği

Rasulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki:
“Dört haslet vardır; kimde bu hasletler bulunursa o kimse halis münafıktır. Kimde de bunlardan biri bulunursa, onu bırakıncaya kadar kendinde nifaktan bir haslet var demektir: 
Emanet edilince hıyanet eder, konuşunca yalan söyler, söz verince sözünde durmaz, husumet edince haddi aşar.”

Buhari, İman 24, Mezalim 17, Cizye 17; Müslim, İman 106, (58); Ebu Davud, Sünnet 16, (4688); Tirmizi

Vaktiniz hayr olsun güzel insanlar,

Karalahana sarmasında Karadenizli bacılarımdan aldığım eleştiriler tavan yapınca, karalahana yemeğini belki daha az eleştiri alırım ümidiyle haftasonuna yayınlamayı uygun gördüm :) Hatta öyleki korkudan yemeğin resmini bile güzel çekememişim :)

Şaka yaptım şaka..:) Tıpkı diğerlerinde olduğu gibi bu yemekte de her türlü kırıp dökmeyen, onaran eleştirilere açığım ;)

Yemeğim için mısır kırığım yoktu. Olsa eminim daha güzel olurdu ama biz böyle de sevdik. Ellerim dert görmesin :)

Barbunyalı Kara Lahana Yemeği

Malzemeler

  • Yarım bağ karalahana
  • 100 gr. Kıyma
  • 1 adet orta boy kuru soğan
  • 1 su bardağı haşlanmış barbunya
  • Yarım çay bardağı bulgur
  • 1 Tatlı kaşığı dolusu salça
  • Zeytinyağı
  • Tuz
  • Yeteri kadar su

Karalahana yemeği nasıl yapılır?

  • Soğanı yemeklik doğrayın. 4-5 yemek kaşığı zeytinyağıyla soğanı sarartın.
  • Kıymayı ekleyip, rengi değişene kadar kavurun. Salçayı ekleyip eritin.
  • Suyunu ilave edip kaynamaya bırakın.
  • Kaynamaya başladıktan sonra yıkanıp ince doğranmış karalahanayı ve bulguru ekleyin.
  • Yaklaşık 40 dakika pişen yemeğe haşlanmış barbunyayı ve tuzu ilave edin. 5 dakika daha pişirip ocağın altını kapatın.
  • 20 dakika dinlenen yemeğimiz servise hazırdır.
  • Afiyet şifa olsun. Rabbimize hamd olsun!

Sırada resimleriyle baş etmekte zorlandığım çok güzel tarifler var. Turşu tarifleri, tatlı tarifleri ve daha pek çokları… Beni izlemeye devam edin canlarım ;)

64 Yanıt to “Barbunyalı Kara Lahana Yemeği”

  1. erdi Says:

    Yaptım. Çok beğendim. Tam bir köy yemeği tadında. özellikle barbunya çok yakıştı. yerken üstüne pul biber de serptim. :) Ben bulguru fazla olsun istediğim için suyunu da fazla kattım. ama ağır ağır bitirmek gerekiyor gerçekten. tarifteki sürelere sadık kaldım ve güzeldi.

  2. Aisha Says:

    ablam cok guzel bir yemek olmush.ellerin dert gormesin.ablacim bu arada sitenin renklerinin deyishmesi cok hosuma gidiyor.yesilde cok yakishmish. :)

  3. hatice Says:

    Bu yemekten bir ya da iki kere yedim, güzeldi. Senin yaptığının görüntüsü de benim yediğim yemeğe benziyor :). Ellerin dert görmesin ablacım.

  4. Selma_Adana Says:

    Esselamualeykum :)
    Cahidem barbunyaya bayılırım ve çook severim.Ellerine sağlık çok lezzetli görünüyor.İnan şu satırları yazarken ağzımın sulandığını ve yutkunduğumu söylemeden geçemeyeceğim.Ama ben burada hiç kara lahana yaprağı bulamıyorum.Özellikle dolmasını yapmak istiyorum ama pazarda yok.Seneye bahçeme ekeceğim biraz.Komşumun bahçesinde var ve çok güzel görünüyor.Gece toplasammı ne yapsam.Kötü işlere teşvik edecek senin bu tarfilerin beni(Allah korusun) :)
    Selametle kalın….

    • suzan Says:

      Aleykum selam ablacım. hoşgeldin. nerelerdeydin? özlettin kendini…

      • Selma_Adana Says:

        Evimde netim yoktu canım ve bazı olaylar ama Allah’a şükür ki artık sizlerleyim.Bende sizleri çoook özledim.İyi ki varsınız. :)

      • Selma_Adana Says:

        Suzanım,canım ben mi göremiyorum seni.Nerelerdesin canım.

        • suzan Says:

          canım ablam burdayım.bilgisayar tamirdeydi.dün geldi.inan ilk işim bu siteyi açmak oldu.napayım okul,kışlık hazırlıklar,çocuklar ugraşıyoz işte sen neler yapıyosun çalışıyormusun?

          • Selma_Adana Says:

            Allah kolaylık versin canım.Bende senin gibi aynıyım.Artık çok fazl ev işine gitmiyorum.Evde yaptığım ürünlerimi satıyorum iyi kötü maşallah diyim iyi gidiyor şu an.Hamdolsun.Çocukları öpüyorum senide çook seviyorum canım.Rabbime emanetsiniz. :)

  5. semà Says:

    cahide abla ellerine saglik lahanalar icinde cok canli gorunuyo agzim sulandi ,ben icine kup kup dogranmis patates de ekliyorum cok guzel yakisiyo,ayrica bulabilirseniz bir de brokoli yapragiyla deneyin tadi lahanadan daha belirgin bir lezzete sahip

  6. Semaaa Says:

    sadece kadinin claismasi degil erkeginde kadininda isyerinde icki icmemesi bazi seylere dikkat etmesi bile problem oluyor malesef musluman bir ulke de ( Turkiyede)..isyerinde namaz kilmaya ne derler dusunemiyorum bile.
    Ben 2 yil Avrupada bulundum ve bu acilarda o kadar rahattimki, simdi Turkiyeye geri dondugume sirf bu yuzden pismanim kendi ulkemde inancimdan doilayi yargilaniyorum. Sirf bu yuzden Allah a dua ediyorum yine Hayirli sekilde Avrupada yasamayi nasip et , cunku burda bu bakis acisiyla ( dini vecibelerin ayiplanmasi) mutlu olamiyorum. Orada karisan yok sorgulayan yok ustune ustluk kolaylik gosteriyorlar. Yanlis anlamayin onlari ovmuyorum ama onlarin hosgorulerini ozluyorum keske buradada olsaydi. keske icki icmeyen ayiplanmasa idi keske isyerleri ordaki gibi burdada her dinden insanlara dini vecibeleri konusunda karismasa idi

    • ayfer Says:

      ya semaa kardesim ben 26 senedir o cok sevip ovdugunuz avrupadayim sizin dediginiz gibi hicte degil yazin sicaklarda tesetturunle nasil alay edildigine sahit olmadiniz herhalde bir ezan sesine canimi vermeye hazirken sizin avrupa ozleminiz acikca beni uzdu ibadette gizli kabahatte ibadetini yapacaksan ALLAH icin yapacaksin sahabelerin zamanini dusunursen hersey cok kolaylasir ve onlarin bizi nasil zamanla hosgoru adi altinda bizden aldiklarini bizi nasil ezdiklerini sahit olacaksin

  7. gizemli Says:

    Selamun aleykum bir sıkıntım var burada herkes birbirinin derdiyle dertlendigini gordugum icin danismak istedim insallah yardimci olabilecek birileri vardir.biz cocuk icin tedaviye baslama karari aldik ama bu konuda arastirmalarimdan baska bi bilgi yok elimde maalesef.hani bi bizzat tedavi olan yada yakini olan .merkez onemli bayan doktor onemli cok zor durumdayim bulundugu sehirde bilen duyan varsa bigi verirse cok sevinicem tup bebek merkezi ariyorum yani.ne olur dua edin…cok zor bi imtihan

  8. Mehtapabla Says:

    Merak etme canim seni her zaman takip etmekteyiz.Karadeniz kökenli birisi olarak kara lahanali yemekleri denemem gerektigini anladim .Lahanayi ilk gördügümde alip mutlaka yapmak istiyorum hem sarmasini hemde yemegini.

    • aspasya11 Says:

      Ya Mehtap ablacım bu kara lahanalı tarifleri okudukça karadenize gidesim geliyor..Zaten çok sevdiğim bir bölgedir kendileri :)barbunyalı kara lahana yemeğini buralarda kara lahana olmadığı için semizotuyla yapmayı düşünüyorum..sence nasıl fikir..tad olarak yakın olur mu? ya da normal lahanayla mı yapayım..

      • aspasya11 Says:

        ya da ıspanakla mı yapsam ?

        • semà Says:

          eger bulundugunuz bolgede brokoli yapragi satiliyorsa semizotu ya da ispanak yerine bence onunla deneyin derim .lahana yemeginden cok daha cabuk pisiyor ve daha lezzetli bir yemek.ben ilk pazarda kesfettim brokoli yapragini saticiyla epey bi didistim ismini lahana yazin niye brokoli yazdiniz diye meger yanilan benmisim sonradan daimi musterisi oldum :)

          • aspasya11 Says:

            Semacım pazarda brokoli yaprağıyla birlikte satılıyor..evet karar verilmiştir..brokoli yaprağıyla yapacağım insaallah..çoooook teşekkür ederim :) :) :) çok iyi bir fikir

      • Mehtapabla Says:

        Serpil cigim sana fikir vermem icin önce benim kara lahanali yemekleri yapmis olmam lazim cok tuhaf fakat su ana kadar ben hic kara lahanayla yapilmis yemek yapmadim :( . Ayrica semiz otunuda 25 yildir hic yemedim cünki buralarda hic görmedim.Özledigim ne cok ürün var.Kökümüz karadeniz fakat dogup büyüdügüm yer Ankara olunca yemek kültürüde ister istemez degisiyor.Fakat Karadenizin sehirlerini görmüs biri olarak gidilip görülmeye deger yer oldugunu söyleyebilirim. Fakat benim yasamak istedigim yer deyil cünki cok yagmurlu oldugu icin ben günesli sehirleri seviyorum.Allahin gücüne gitmesinde ben burda yagmurdan biktim bugün itibariyle yagmurlar yine basladi hayirlisi olsun bakalim.

        • Sengül Says:

          Mehtap abla semizotu da var bende, bilseydim gecengün geldigimde salatasini yapardim. Ben cok severim, burda hic duymadigim icin sevilmedigini saniyordum. Aklinda bulunsun seneye tohumundan vereyim sende ek, ben cicek sahsisinda yetistiriyorum.

        • aspasya11 Says:

          Bende yağmurları özledim Mehtap Abla..Artık kışın bile doğru düzgün yağmur yağmıyor..Zaten karımız yok yağmurda az yağıyor..o yüzden yağmur yağdımı kızlarımla şemsiyelerimizi alıp gezintiye çıkıyoruz..öyle ki büyük kızım şemsiyesiz dolaşıyor… :)

    • Sengül Says:

      Selamin aleyküm,
      Mehtap ablacim ,
      bende bi Yozgatli olarak karalahanayi Almanyada ögrendim ve bahcemde yetistiriyorum. Karalahana yaz kis hep yesil kaliyor, 5 yilda iki kök kaldi ama agac gibi her yerden yaprak büyüyor. Cahide hanimin tariflerinden sonra hemen yeni fideler diktim, umarim gec olmaz kisda hemen gelmezde tutarlar. Sende fide istersen sanada verebilirim.

      • Mehtapabla Says:

        Aleyküm selam Sengül cügüm,
        Istememmi tabiiki isterim .Simdiye kadar kac kere sana geldim fakat bahcendeki lahanalar hic dikkatimi cekmemis demekki biz senin masandakilere kendimizi kitliyoruz etrafa dikkat edemiyoruz .:) Ah biz Türk hanimlari aklimiz fikrimiz yeni tariflerde .:) Ilk firsatta senden fideleri alip dikeyim insaAllah benim bahcedede tutarda bende kullanirim lgine tesekkür ederim canim.Allaha emanet ol.

  9. aspasya11 Says:

    siteye yeşil de yakışmış..

  10. Sevil Says:

    Ellerinize sağlık Cahide hanım her zamanki gibi çok nefis görünüyor.Sizdenve güzel yorumları yazan Ayşe kardeşimizden bi ricam olacak. Ben dinimizi kendi çabalarımla okuduklarımla öğrenmeye çalışan bi kulum. Daha yolun başındayım. Bu konuda bana önerebileceğiniz kitaplar olursa çok sevinirim. Nereden tutacağımı bilemiyorum. Yardımlarınız için şimdiden çok teşekkür ederim.

    • ayşe Says:

      Selamunaleyküm Sevil abla,
      Kaynak konusunda Saliha ablaya ulaşmanız çok daha faydalı olur ablacım.

      Ben sadece kendi yaptıklarımı anlatabilirim.
      Önce kainata, kendi ellerinize, nasıl nefes aldığınıza bakın ablacım. Nasıl öleceğinizi düşünün, nasıl dirileceğinizi… Sonra Kitabımız hiç eksilmesin ömrümüzden. Kur’an-ı Kerim öyle bir kitap ki, onu okuyanın niyeti ne ise, mevzusu, mevzisi ne ise, menzili de oraya çıkarıyor. Biz ona halis niyetle yaklaşırsak, açılıyor da açılıyor önümüzde, kalbimizi de açıyor. Aklımızı inşa ediyor, Furkan oluşuyla, doğru yanlışı ayırt eden bir irade sahibi yapıyor bizi. Bunu cümlelerle anlatmak mümkün değil, yaşamak lazım ablacım. Ama düşünün, birine bir söz söylüyorsunuz, o sözü yıllarca ısrarla söylüyorsunuz, karşıdaki tek bir adım, tek bir değişiklik yapmıyor, hiç etki etmiyorsa, o söz artık onda garip kalıyor. Kur’an-ı Kerim’ de böyle. Onu kalbimizde garip bırakmamak için, söylediğini sadece dinleyip geçmemek gerekiyor, bu kitap sırf birileri ölünce okunsun diye inmedi, peygamberimiz ona sadece şiirler yazalım diye gelmedi, bizim hayatımızı Rabbimizin rızasına uygun şekilde şekillendirmek için varlar. Buna rağmen, biz dinimizi hayatın dışına atarsak, onda ne kadar okursak okuyalım, kendimize yazık edenlerden oluruz. Eğer okumaya başlıyorsanız, esas okumak hayat ile oluyor. Öncelikle bunları içimde taşıyarak başlamıştım ben, çünkü hiç bir kelimesi anlaşılmadan, hayatlarında herhangi bir değişikliğe yol açmasına tenezzül bile edilmeden seslendirilip durulurdu, yasini okuyup, dedikoduya devam edilir mi, edilirdi. Böyle okunmayacağının fikrini edinmek gerekiyor ablacım.

      Okuduğumuz ayete dahi hürmet göstermeyeceksek, neye hürmet göstereceğiz, neyin merhametini dileceğiz? Rabbim sizi okuduğuna ameliyle hürmet edenlerden kılsın.

      Benim bu konularda danışabileceğim kimse yoktu, çok hatalar da yapmışımdır, yazayım da buradan gören duyan olursa, kardeşlik hatrına beni düzeltsin.

      Ben arapça anlamıyorum, arapça anlayanlar da direkt sade okuduklarında anlamıyorlar inanın. Kur’an dili itibariyle muhteşem, tefekkür edilsin istiyor. Bu nedenle önce mealleri incelemeye başlamıştım.Türkiye’de çokca bilinen meallerin karşılaştırmayı sağlayan bir program var: http://www.kuranmeali.org/default.aspx?pid=49680
      Bu linkten indirirseniz görecekseniz, sağ tarafta kelime kelime de çeviri var, solda da bir çok meal aynı anda görünüyor. Büyük büyük isimler ama, göreceksiniz ayetlerin kimisine nasıl zulüm edilmiş.. Kelime çevirilerini incelemek de arapça bir şey işittiğimde ondan bişeyler anlamaya başlamamı sağladı, 6 yıldır bu şekilde çalışıyorum. Ancak meal okuyorsanız, şu sözü hiç hatırdan çıkarmamak lazım, “Meal sahibi acizdir, Kuran mu’cizdir.” Yani yalnız mealle olmuyor, olacak birşey de değil. Çevirileri karşılaştırırsanız, hemen görülüyor bu durum. Son yıllarda Çukurova İlahiyat’tan Prof.Dr. Mustafa Öztürk’ün mealini sıklıkla okudum ablacım, Düşün yayınlarından neşredildi, dili itibariyle, türkçeyi çok iyi kullandığı için beğeniyorum.

      Mealleri manasını peygamberimizin hayatında aramak, görmek ve şehadetine ermek için hadis ve siyer kitapları var ablacım. Siyer için, celalettin vatandaş, ramazan el-buti, martin lings gibi çok farklı isimleri de okumaya çalışmıştım, Bu konularda darül kitap kütüphanesi: http://ge.tt/1PbnKHH/v/0 ni buradan indirebilirsiniz, önce kitapları inceleyip, hoşunuza gidenleri alabilrisiniz. Hadis konusunda Riyazus Salihin’in 8 cilt olanını sık sık okurum. Merak ettiğim bir konu olunca oraya başvururum. Tefsir külliyatı da çok geniş. Prof. Dr. Mehmet Okuyan’ın tv programlarını takip ettim, youtube “hidayet rehberi” kanalı adında tefsir dersleri de var. Hocamın tefsir metodu, bana çok şey öğretti, öğretiyor, Allah O’ndan razı olsun.

      Bu seçimler bizlerin hayatta neyi aradığıyla alakalı oluyor ablacım. İnsanlar hata yaparlar, hata yapmaları ve hatadan dönmeleri, tevbe etmeleri istenmiştir. Okuduğumuz kitaplar için de Kur’an hariç, hepsi insan yapımı, hepsi insanların kusurlarıyla imzalı. Bizim de kusurlarımız var, onların da olduğu gibi. O nedenle bu kaynaklardan hiçbirine taassubla yaklaşmamak lazım, sormaktan, araştırmaktan çekinmemek lazım. Bugün kaynaklar çok fazla, imkanlar çok fazla..

      Gene çok uzun yazdım, kusuruma bakmayın ne olur, daha yazsam yazarım.. bu işi öğrenemedim : ) Saliha abla bu konuda çok daha fazla yardımcı olur.
      Kur’an’ın nuruyla inşa olanlardan olursunuz inşAllah.

      Selam ve rahmet üzerinize olsun ablacım.

      • Sevil Says:

        Ayşe kardeşim o güzel ellerin dert görmesin. Nasıl teşekkür etsem bilemedim. Zamanını ayırıp yazmışsın. Allah razı olsun.

      • Mehtapabla Says:

        Ayse kizim senin gibi genclerin sayisini Allahim artirsin insaAllah.Amin.

        • ayşe Says:

          @mehtapabla,
          Aslında çoğuz diye de düşünüyorum ama bir tek başınalık gelip vuruyor aklımın duvarlarına. Çoğuz ancak birbirimizden habersiz, kendi başımıza, olanca öfkemizle, ayağımızın altından kayıp giden yeryüzüyle boğuşup duruyoruz. Başka dertler aşılıyorlar her gün bize, önceliklerimizi değiştirmek için üstün çaba gösteriyorlar. Önceliklerimizi değiştiriyorlar, yalanla, iftiralarla, firavunun büyücüleri gibi büyülerle, serap misali geçip gidecek dünya malıyla, modayla, kariyerle ve hatta bilimle… Böyle iğdiş ediliyoruz, işe yaramaz şuursuz kalabalıklara dönüşüyoruz, yüreklerimiz adına koca bir dram yaşanıyor.

          Hz Ali, küçücük bir çocuktu, İslam’la şereflendiğinde. Peygamberimiz, önce ona sormuştu, davet etmişti. Bu davetin üzerine, Hz Ali kerremallahu veche,

          “Bir gidip önce babama sorayım” demiş. “Müslüman olmak için önce babama sorayım.”

          Kısa bir müddet sonra geri gelmiş,

          -Babana sordun mu Ali?
          -Sormadım.
          -Neden sormadın?
          -“Allah beni yaratırken Ebu Talibe sormadı ki, ben ona kulluk ederken babama sorayım…”

          Küçücük bir çocuğun sözleri bunlar, Hz Ali’nin, “onun gibi yiğit, onun kılıcı gibi kılıç yoktur” diye övülen adamın sözleri. Ki O o zamanki ümmetin gençlerindendi, çocuklarındandı, büyüklerindendi. Şimdiyse bizlere öyle aşılar yapılıyor ki kulluk ederken izin istemediğimiz merci bırakmıyorlar.

          Bunlar için dua edin ne olur, yine ezan vakti, o güzel dualarınızı hiç esirgemeyin ümmetimizden…Enfal Suresi 65. ayeti sık sık hatırlamaya çalışıyorum, http://www.kuranmeali.org/8/enfal_suresi/65.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx

          Hz. Ali’nin bir münacaatıyla bitireyim,

          Kefeni fahran en teküne li rabben. Senin bana rab oluşun bana iftihar olarak yeter.
          Ve kefeni izzen en eküne leke abden. Benim de sana kul oluşum bana şeref olarak yeter.
          Ente li keme uhibbu, Sen tam benim sevdiğim gibisin.
          Ve cealni kema tuhibbu. Sen de beni sevdiğin gibi kıl.
          Amin…

          Sabahınız hayırlı, bereketli olsun.

    • hatice Says:

      Selamun Aleykum kardeşim
      Ayşe kardeşimiz demişsiniz ama ben de birkaç kitap yazayım dedim. Yazdıklarımı okumaya yeni başladım sayılır kimisini okuyorum kimisi henüz elime geçmedi sipariş vereceğim inşaAllah. Saliha abla bana bu konuda çok destek oldu Allah razı olsun.
      Kitaplar:

      Kitabu’t-Tevhid…Muhammed B. Süleyman et-Temimi….ümmülkura yayınları

      Tekfir Fitnesi…..müellif:Elbani, takriz:İbn baz, takriz ve ta’lik: Useymin, tercüme: Seyfullah Erdoğmuş….Ey İnsanlar yayınları

      Önce Tevhid…..Elbani…..Hadis yayınları

      Selef-i Salihin Akidesi….Abdullah b. Abdulhamid el-Eseri….Guraba

      Pratik Akaid Dersleri…..çeviren: Beşir Eryarsoy….ümmülkura yayınları

      İslam Tarihinde İtikadi Sapmalar…..Dr. Ahmed Sa’d Hamdan….Ey İnsanlar yayınları

      Hısnu’l-Müslim….Guraba yayınları

      Tevhid İnancına Nasıl Ulaştım….Muhammed Cemil Zeyno….Ey İnsanlar

      Tevessül…Elbani…guraba yayınları

      Sahabe Hakkındaki İnancımız…Te’lif: Prof. Dr. Muhammed el-Vuheybî. Çeviri: Salih Ercü…guraba yayınları

      Ehli Sünnetin İtikadi Özellikleri…guraba yayınları..(bu kitabı almayı çok istiyordum ama sanırım şu an yokmuş :( )

      El-akidetül vasıtıyye ve şerhi…ibn teymiyye…guraba yayınları

      Sorulu cevaplı İslam akaidi…hafız b. Ahmed el-Hakemi..guraba

      Hz. Peygamber’in namaz kılma şekli…Elbani…Beka yayınları (namazla ilgili konuları daha pratik anlatmış)

      Kadın ansiklopedisi…düşün yayıncılık

      Bidat ve ümmet üzerindeki olumsuz etkileri….Selim b. Iyd el-hilal

      İbn kesir tefsiri…polen yayıncılık ( hepsini almaya gücünüz yetmezse tek tek de alınıyormuş ben ilk bir yada iki ciltini alacağım inşaAllah.)

      Selefilik…Dr. Müfrih b. Süleyman el-Kûsi

      Bu kitapların hepsini birden de almayabilirsiniz tabii. Durumunuza göre hareket edebilirsiniz. Selamun Aleykum ve Rahmetullah

      • ayşe Says:

        Hatice abla teşekkür ederim, iyi ki yazmışsınız. Listeyi ben de not aldım.

        http://www.nadirkitap.com/ adresi, türkiyedeki bütün sahafların ortak olarak kullandığı bir yer. Kitapları daha ucuza almak mümkün, bir bakın dilerseniz. ben sahafları severim : )

        • hatice Says:

          Ayşe kardeşim benim yaşım çok büyük değil :). Belki sizden de küçüğümdür. 22-23 diyelim. 23e gireceğim Allah izin verirse. Allah razı olsun önerdiğin siteye baktım biraz. Şimdilik kitap konusunda ne alacağıma karar verdim ama bir dahaki sefere oraya da bakacağım inşaAllah. Sahafa hiç gitmedim nasip olmadı ama merak etmişimdir. İnsan oraya gidince onca kitabın içinde epey vakit geçirir herhalde :)

          • ayşe Says:

            O zaman aşağı yukarı yaşıtız kardeşim : ) Paramın olmadığı zamanlar, sıfır kitap almak büyük meseleydi, bir iki sahafla anlaşmıştık, emekli öğretmendiler, sağolsunlar. Ben 1 lira karşılığında okuyup, kitabı değiştirirdim. Eski bir alışkanlık benimkisi. Benden önce okuyanın küçük bir iki notu da oldu mu kitapta hele..

            • hatice Says:

              Güzelmiş :)
              Ben de kitaplar için bir müddet para biriktiriyorum. Ama çok çok zorlanmıyorum Elhamdülillah. Sadece almak istediğim bazı kitaplar var onlar da bana göre pahalı. Riyasüz Salihini almak istiyordum bir de tefsir için almak istiyordum. Çok şükür onu tek tek de alabiliyormuşuz. Tabii arayıp soracağım yine, inşaAllah. 1 lira karşılığında kitap okumak çok güzelmiş, hem daha karlı :).

              • ayşe Says:

                Kardeşim, riyazüssalihini şimdilik almayın dilerseniz, http://ge.tt/1PbnKHH/v/0 buradan indirdiğiniz programın hadis bölümünde var, 1 ciltlik, 6 ciltlik, 8 ciltlik olanının tamamı var. Ayrıca içinde arama da yapılabiliyor. Çok kullanışlı. Listedeki bazı kitaplar da var. Para biriktiriyorsanız, burada olmayan kitaplara, tefsire mesela öncelik vermek iyi olabilir : ) Bir de tefsir kitabı nasıl okunur bunu öğrenmemiz lazım. Allah yardımcınız olsun.

                • hatice Says:

                  Allah razı olsun kardeşim. Riyasüz Salihin bilgisayarda var ama ben bazı durumlardan dolayı elimde kitap olsun konuştuğum kişiler hadisle ilgili ne malum sıhhati dediği zaman kitabı açıp önüne koyabileyim ki anlattığım konuları hı mı edip geçiştirmesinler. Çünkü çok karşılaştım. Anlatıyor anlatıyor ben söylediği hadisin (bildiklerimi tabii) uydurma mı zayıf mı olduğunu anlıyorum. Ama tutup böyle böyle dediğimde hani delil deyip kitap istiyorlar. Pc de olunca da güvenilmez diyorlar. Hoş ben onların anlattıkları için delil istediğimde odayı terk edip aradan bir müddet sonra gelip konuya başka bir yerden giriyorlar. Gerçekten bazıları insanın sabrını zorluyor. :)

                  Tefsir kitabı nasıl okunur derken anlamadım. Dikkat etmem gereken bişey mi var?

                • ayşe Says:

                  Bana zamanında biri öğrenciyim diye zekat vermişti, onu olduğu gibi tefsir kitabı almak için kullanmıştım. Heyecanla da okuyup inceliyordum sıradan.. 30 ciltti. İlahiyat fakültesinde okuyanlarla konuşmaya kalkınca, ‘tefsiri dümdüz kitap okur gibi okuyamazsın’ vs dediler. Nasıl okunacağını sorunca, anlatmadılar, tefsir usulü kitaplarını da okumuştum ama bilmiyorum kardeşim, ne demek istediklerini. Onlar bu tür kitapları alıp, raflara dizip, ihtiyaç duyduklarında açıyorlarmış.

                  Bugün saliha abla da polen yayınlarının baskısını önermiş mailde, onu alacağım inşallah ilk fırsatta. Alınca sorarız : )

                • hatice Says:

                  Altta cevapla yeri yoktu buraya yazayım dedim.
                  Ben de alacağım inşaAllah kitaplarımı bu ara ama sipariş veremedim henüz. Alınca sorarız kardeşim inşaAllah. :) Usulü varsa ona göre okuyalım faydası olsun.

      • Sevil Says:

        Hemen not alıyorum. Teşekkür ederim. Allah razı olsun.

  11. Hemşire Says:

    Selamünaleyküm. Bizim oranın yemeğini görünce sanki tanıdık bi dostu görmüş gibi sevindim. Ellerine sağlık abla. Bizde bunu kıymalı değilde acı yağ dediğimiz kuyruk yağı katarak yaparız ama çok az miktarda konur bir yemek kaşığı kadar . Mısır unsuz olmaz bizim çorbalar. Çok uzun zaman oldu yemeyeli . Eşim ve çocuklar yemeyince bende yapmaya üşenir oldum şimdi aklıma düşürdün abla yarın hemen yapacağım inşaALLAH ..

  12. lutfiye Says:

    Oncelikle ellerine saglik cahide ablacim bir trabzon kizi olarak denediginiz icin tesekkur etmek isterim… fakat bu yemegin orjinalinde kiyma yok, sogan yerine pirasa kullaniriz birde firinda kurutulmus misirdan elde edilen yarma da denen misir ununu kullaniriz.lahanalarda eger yayladan geldiyse tadindan yenmez.benim en sevdigim ana yemeklerimizden biridir.Rahmetli annecigim cok guzel yapardi. Afiyetler olsun tekrardan ellerinize saglik:)

  13. Belgin Says:

    “Münafıklara ağır gelen namazlar, yatsı ve sabah namazlarıdır” (Buhari ve Müslim / Feydü’l-Kadir İmam Menavi, geçen hadisin şerhi(26)) Ne mutlu o kimseye ki daha fırsat kaçmadan elektrikler gitmeden, hayat sanal ekranlarını kapatıp gerçek hayata adım atana, geçici lezzetlerden el çekene ve ebedi saadeti için geçici zorluklara göğüs gerene.
    “… Kadınlarınızın en kötüleri tesettürsüz olan ve mahremleri olmayan (yabancı) erkeklere görünenlerdir, Münafık kadınlar onlardır. Onlar -çok azı hariç- cennete giremezler” (Beyhaki/Cami’us Sağir/İmam Suyuti H, No: 4092
    Zerre miktar imanı olan kadınlar, Hz. Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın bu ağır yürek titretici tabirlerinden korkmalı, kendi hal ve hareketlerine dikkat etmeli ve bu tür davranışları olan kendine çeki düzen vermeli, helal ve haram çizgisini muhafaza etmelidir. Yoksa nifak ve münafıklık az bir günah değildir. Bakın Allahu Teâlâ onlara ne tür bir azabı hazırlamıştır:

    “Allah, münafık erkeklere, münafık kadınlara ve kâfirlere içinde sürekli kalacakları cehennem ateşini söz vermiştir. Bu onlara yeter. Allah onlara lanet etmiştir. Onlar için sürekli bir azap vardır.”(Tevbe: 68)
    Kalp Allah (cc)’a malumdur, O ona hükmeder. Mademki Hz. Resulullah aleyhissalatu vesselam münafıkların özelliklerini taşıyanlara “münafık” ismini takmıştır; öyleyse münafıklardan olmamak veya münafıklardan zarar görmemek için nifaki ahlaklardan korunarak sünnet-i seniyeye sığınmalıyız.
    Allahu Teâlâ hepimizi nifak ve münafıklardan korusun! Amin!

    Canım yemeğin de çok güzel olmuş,ellerin dert görmesin bacım amin.Herkese hayırlı haftasonları…Allah’a emanet olun kardeşlerim.

  14. neslişah Says:

    Amin… elleriniz dert gormesin.. :)) sizi takibe devam ediyoruz hemde sıkı bi sekilde :) hatta baktigimda tarif yada herhangi bi paylasim yoksa uzuluyorum. Sık sık bakiyorum nezaman paylasacaksiniz diye. Ve bir cogunu denedim. Cok begeniyorum… iyiki varsiniz. Nolur gun atlamadan paylasiiiiiinnnn ;))) umarim kizMadiniz bana..

  15. kubra Says:

    kara lahanan degisik olmus cahide abla eline saglik :)
    kiymali olarak hic yapmayayiz biz. ayrica icine mutlaka misir unu da konur ki kivamini veren de budur. hani normal sebze yemegi gibi suyu damlamaz daha kati kalir.
    ve bu yemegin eksimsi olmasi gerekir. icine kisnis, eksi erik gibi seyler de konur. ben kisnis kokusunu sevmedogimden tercih etmem o ayri.. ocaktan almaya yakin ahsaptan yapilmis ozel aletiyle bi guzel dovulur. yapraklar cok diri kalmaz boylece. fakat misir unu ilavesinden once seven icin bi miktar ayirilir. bu halde sevenler de cok oluyor bizim evde mutlaka biraz ayiriyoruz. senin yaptigin yemegin goruntusu de tipki ona benziyor :)
    ama karadenizin her sehrinde farkli sekilde yapiliyor bu yemek. kimisi lahanayi dovmek yerine kolaya kacip blenderden gecirerek lahayi lapa haline getiriyor. ben boyle lahanayi yiyemem mesela :)

  16. ayşe Says:

    Selamunaleyküm,
    Ezan okunuyor şimdi abla,
    Ama ne güzel okunuyor.

    Cennet nimetleri arasında zikredilen birşey var, o da “doğru söz, hakikatli söz”… “onlar artık boş söz, yalan söz işitmezler, tek işittikleri “selam..”dır” diyor kitabımız. Başka bir ayet daha var hatırlarsınız,

    Cennetteki nimetleri görünce, onların tanıdık geleceği, “biz bunların benzerlerini dünyada iken de tatmıştık” denileceğini söylüyor.

    Doğru sözden, güzel sözden tatlı ne var? Dünyada iken de bu lezzetten mahrum bırakmasın Allah.

    @Arzu abla, okursanız,
    Rabbim sizi kabul etsin.

  17. sevim Says:

    Eline sağlık güzel görünüyor diğer Karadeniz yemeklerinide bekliyoruz

  18. rukiye Says:

    Takipteyim ablacım…

  19. aspasya11 Says:

    gerçektende ellerin dert görmesin canım..kara lahanam yok bende belki semizotuyla denerim tarifini..iyi tatiller..

  20. zehra Says:

    sizin sessiz takipçilerinizdenim…canım değişik bir tarif istediğinde yaptıklarınızı bende yapıyorum..birebir aynısı tutuyor…Allah razı olsun..

  21. ÇİĞDEM Says:

    selamün aleyküm cahide hanım siteniziçok beğeniyorumhem tarifler hem dini bilgilerin verilmesi çok hoş ben çalışan bir bayanım her ne kadar siz tasvip etmeseniz de hz.Hatice de çalışan bir bayandı her şey için ALLAH RAZI OLSUN ALLAH DAİM ETSİN
    ÇİĞDEM

    • Cahide Says:

      Ben çalışılmasından ziyade İslam’dan taviz verilmesine karşıyım. Bu zaten benim değil, İslam’ın haram kıldığı bir durumdur. Yoksa haramlara düşmeden çalışılmasında ne mahsur olabilir. Sanki çalışan kadın düşmanıymışım gibi bir algı var ki, bu beni çok üzüyor..:(

      • Belgin Says:

        Üzülme Cahidem doğru söze ne denir,Hem sen kendinden uydurmuyorsun ki,hadis ve ayetlerden yola çıkıyorsun.Ah bir anlayabilselerdi :(

      • aspasya11 Says:

        Senin ne söylediğinden çok karşıdakinin ne anladığı önemliymiş canım..sıkma canını..vermek istediğin mesajı büyük çoğunluk doğru anlıyor..Allah diğer azınlığa da nasip etsin..Belginin bu konudaki paylaşımının da oldukça faydalı olacağını düşünüyorum..Allah razı olsun gülüm..

    • Belgin Says:

      Gerçek İslam düzeninde, kadının çalışması kendi evindedir. Çünkü bir kadının asli görevi, çocuklarının ve dolayısıyla da, toplumun terbiyecisi olmaktır. Böyle olduğunu belirten hadisleri şöylece sıralamakta oldukça isabet vardır:
      “İbni Ömer, Allah Resulünün şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
      “Hepiniz çobansınız ve hepiniz sürülerinizden sorumlusunuz! Yönetici çobandır. Erkek ailesinin çobanıdır. Hepiniz çobansınız ve idareniz altında bulunanlardan sorumlusunuz!”
      Bu hadis, kadının kocasının ev işlerini idare etmekten ve çocuklarının terbiyesinden sorumlu olduğunu açıkça işaret etmektedir. Zaten kıyamet gününde, yüce Allah, her tür çobandan (Yani her türlü idari mekanizmadan) güttüklerinin, irade ettiklerinin hesabını soracaktır.
      Kadının çalışmasının, kocasının evinde olması gerektiğine delalet eden bir hadis de Buhari’de bulunmaktadır : “Kadının çalışması kocasının evindedir. “ Bu hadis Hz. Ali’den rivayet edilmiştir. Yine Hz. Ali ‘den rivayet edilen bir hadiste şöyle söylenmektedir: “ Hz. Fatma, un değirmeni çalıştırmaktan elleri patlayıp acıdığı için, halini arz etmek amacıyla Allah’ın Resulünün yanına geldi. Duymuştu ki, savaşta esirler edinilmişti. Bunlardan birini, ev işlerinde kendisine yardımcı olmak üzere, babası olan Sevgili Peygamberimizden istemek niyetindeydi. Ama esirlere rastlayamadı. Bu durumu Hz. Aişe’ye anlattı. Hz. Aişe, annemiz peygamber efendimize Hz. Fatma annemizin söylediklerini söyleyince, Efendimiz yanlarına gelip aralarında oturdu. Hz. Fatma diyor ki “Öyle ki, Allah Resulünün ayaklarının soğukluğunu vücudumda hissettim.” Ve dedi ki: “İstemiş olduğunuz kölelerden daha hayırlı bir şeyi size haber vereyim mi? Yatağınıza girdiğinizde, otuz üçer kere Sübhanallah, elhamdülillah ve otuz dört kere de Allah-hu Ekber deyin.” Bu sizin için hizmetçiden daha hayırlıdır.” (Fethü’l-Bari, C. 9, S. 506)
      Rivayet olunur ki, Allah’ın Resulü, Hz. Ali ile Hz. Fatma arasında iş bölümü yaparak, dışarıyla ilgili işleri Hz. Ali’nin üzerine, evin içiyle ilgili işleri de, Hz. Fatma’ya yüklemişti. (Haşiyetü’r-Reddi’l-Muhtar, C.3, C. 579)
      Bu ve buna benzer hadisler, kadının görevinin kendi evinde olduğuna işaret etmektedir. İslam dini, kadının görevini evine inhisar ettirmiş olmakla, kadın varlığını küçümsemek ve değersizleştirmek yolunu seçmemiştir. Tam aksine, kocayı kadının geçimini sağlamak amacıyla ev dışında hatta icap ederse dünyanın dört bir yanında çalışmakla yükümlü kılmıştır. İslam bilginleri, kendini kocasının rahatını sağlamaya vakfettiği için, kadının nafakasını kocaya görev olarak yüklemişlerdir. Hatta kadının nafakasını temin etmek, diğer yakın akrabaların nafakalarını temin etmekten önde bir görevdir. (Neylü’l-Evtar, C. 6, S. 360)
      Görüldüğü gibi, adaletli bir iş bölümüdür bahsini ettiğimiz konu. Aslolan, kadının evinin iç işlerini yürütmek ve çocuklarını terbiye etmek amacıyla evde çalışması olduğuna göre, kocanın da onun her türlü ihtiyacını temin etmesi zorunlu olmaktadır. Böylesi bir durum, hak ve adaletin ta kendisidir.
      Gerek çalışma ve gerekse eğitim yerlerinde, kadınların yabancı oldukları ereklerle bir arada çalışmalarının yasak olduğuna delalet eden nassları şöyle sıralayabiliriz.
      1. İbni Abbas, Allah’ın Resulünün şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir. “ Hiçbir erkek, mahremi olmayan bir kadınla baş başa kalmasın!” Bunu duyanlardan biri ayağa kalkarak sordu: “Ey Allah’ın resulü! Karım, tek başına haccetmeye gitti. Şu şu gazvelere katıldı.” Bu sözün üzerine efendimiz şöyle dedi. “ Sen git ve hanımınla birlikte haccet!” (Fethü’l-Bari, C. 9, S. 330)
      Bu hadislerde ve buna benzer birçok hadislerde, kadınların erkeklerle bir arada bulunmalarının caiz olmadığına işaret etmektedir. Yoksa Allah’ın Resulünden kendileri için bir vaaz ve sohbet zamanı istemezlerdi. Demek oluyor ki, ihtiyaç içinde olduğundan çalışmak zorunda kalan kadın, tesettürüne, iffet ve vakarına halel gelmeyen ciddi iş yerinde çalışabilir. Çevredeki yabancı erkeklere bu tesettür ve vakar içinde ciddi şekilde muhatap olabilir. Bu şartların yok olduğu yerde kadının çalışma şartı da yok demektir. Zaten çalışıp kazanma mecburiyeti erkek içindir. Kadın evinde oturur, çoluk çocuğuna bakar. Erkek ise dışarıda çalışıp çabalayarak kadının ihtiyaçlarını karşılamak zorunda kalır. Bizim sözünü ettiğimiz şartlar, herhalde böyle hâmisi olmayan ihtiyaç içinde çırpınan kadınlar içindir. Kocası izin vermeyen kadın zaten çalışma hakkına da sahip sayılmaz. Kocasının kazancıyla idare etmesi şart olur yahut beyinin izni gerekir. Bir kadının yabancı bir erkeğin evinde veya iş yerinde çalışması İslâm’ın emrettiği şekilde olursa, yani birkaç kadın ile birlikte veya açık bir yerde çalışırsa beis yoktur. Ama, kapalı bir yerde yalnız yabancı bir kimse ile birlikte kalacak olursa halvet olduğundan haramdır. (el-Fıkıh ‘ala’l-Mezahip el-Arbaa, c.3 s.125).
      İnşaAllah yardımcı olabilmişimdir Çiğdem artık Cahideyle de bu konu hakkında uğraşmayın lütfen kardeşim…

      • hatice Says:

        Belgin abla Allah razı olsun. Ben bu konunun bu kadar hassas olduğunu bilmiyordum. Biraz kanaat sahibi olmamız gerekiyor. Rabbim bizi kendisinden başkasına muhtaç etmesin. Amin.

        • Belgin Says:

          Allah senden de razı olsun canım.Gerçekten kanaat çok önemli.
          Hadis No : 4841
          Ravi: Ubeydullah İbnu Mihsan el-Hutami
          Tanım:Resulullah (sav) buyurdular ki: “Sizden kim nefsinden emin, bedeni sıhhatli ve günlük yiyeceği de mevcut ise sanki dünyalar onun olmuştur.”

          Kaynak: Tirmizi, Zühd 34, (2347); İbnu Mace, Zühd 9, (4141)
          Allah’a emanet ol Haticeciğim.

  22. Hasret Says:

    Kıskançlık kuruntu kuşku bu da karakterlerini tamamlıyor. Zaten yalan sözde durmama emanete hıyanet insanda olabilecek en kötü karakter zaten KUran da o kadar çok zikredilmiş ki insan ürküyor
    Rabbimiz şerlerinden korusun.

    Kara lahanayı salatası olan bir sebze sanıyorduk meğerse karadenize has bir pancar türü de varmış karadenizli bir öğrenci kızımız da bayağı tartışıyordu o değil bu diye en sonunda karşısındaki ikna oldu da komedi bitti :)

    Evet Cahide m ellerine sağlık otlu yemekler çok hoş oluyor hele annemin kurutupta içine attığı bir çorba var ama otun türkçe ismini bilmiyorum pazıya benziyor ama pazı değil turş diyorlar adına ekşimsi değil tadı biraz ıspanağa benziyor acı değil ve bir yerde kendiliğinden gelişiyor evet RAbbimize ne kadar şükretsek azdır ELhamdulillah NUrettin YIldız hocanın da paranın gücü sohbetinde dediği gibi şimdi insanlar fakirlikten ölmüyor o kadar çok nimet var ki imtihan sebebimiz mal yani para dır.
    O videoyu dinlmenizi tavsiye ederim silknme açısından :)
    Fi EManillah

  23. İnci Says:

    sa. cahide hanım günümüz hayırlı ve bereketli olsu inşallah.yarın misafirlerim var bakalım cahide hanım ne yapmış dedim.bir de ne göreyim kara lahana yemeği.Eee biz de karadenizliyiz tabii sizinki birazcık farklı olmuş :))))).en iyisi siz buralara tayininizi aldırın.Bence tarifleri alınca burdan bize taş çıkartırsınız.Cahide hanım buranın neminden korkmayın.Yazın yaylalara çıkınca unutursunuz.Sabak sabah sanırım ilk yorumda yine bir karadenizliden geldi.Ama siz baştan önlemi alımışsınız yorumlar için.O yüzden susuyor ve afiyet şifa olsun diyorum.
    Allah (cc)yar ve yardımcınız olsun


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: