Aile Çatımız Neden Çatırdıyor

Mevlüt Özcan’dan yerinde tespitler içeren önemli bir yazı:

Aile Çatımız Neden Çatırdıyor

Daha 80’li yıllara kadar evlilikler şu şekilde iki yoldan biri ile oluşurdu:

Ya delikanlı bir kıza gönlünü kaptırır, büyüklerini devreye sokar, aileler gider dünürlük yapılır. (Allah’ın emri Peygamberimiz’in kavli ile) söz kesilir ve düğün yapılırdı.

Veya görücü usulü tâbir edilen biçimde delikanlıya ailesi kız bakar uygun görülen hanımefendi kız adayı delikanlı ile görüştürürlerdi. Gençlerin oluru alınınca fazla uzatmadan adaylar düğün yapılarak evlendirilirlerdi.

Evlilikler genelde denklik ve uyum üzerine kurulur sonu ve sonucu da iyi olurdu. Çünkü böyle evliliklerde kendi içinde denge vardı.

Günümüzde bu model demode oldu. Şimdilerde gençler pek çok faktörü dikkate almadan bekarlık eğilimlerine kapılarak evlenmeye karar veriyor. Geneli itibariyle ana-baba devre dışı bırakılıyor, (tâbirimi mazur görün) konu mankeni yapılıyor.
Günümüzde öyle bir kesim oluştu ki, evlilik dışı birlikte yaşamayı tercih ediyor. Bu korkunç bir felakettir. Uzmanlar son yıllarda boşanma oranının % 45 arttığından yakınıyorlar.

Günümüzde aile uyumunu zorlaştıran, bozan veya geçimsizliğe yol açan faktörler vardır. Bu faktörlere fırsat vermemek lazımdır. Evlilikleri bu noktaya getiren sebepler nelerdir? Birkaçını şöyle sıralayabiliriz:

1. Kadın evinden çıkarılıp iş hayatına sokulmuştur. Bu da birçok handikabı beraberinde getirmiştir. Bu durum erkeğin otoritesini tartışılır hale sokmuştur. Dolayısıyla ailede pek çok geçimsizlik ortaya çıkmıştır.

2. Modernite sebebiyle kadın-erkek ihtilatının (birlikteliğinin) had safhaya çıkmasıyla çiftlerin sadakati de büyük oranda darbe almıştır. Eşlerin önemli bir kısmı eşlerini aldatmaya başlamışlardır. Konu ile ilgili gözlem yapan uzmanlar erkeklerin önemli bir bölümünü gayr-i meşru ilişkilerini çalıştıkları işyerindeki kadınlarla kurduklarını ifade ediyorlar.

3. Evlilik dışı ilişkilerin sebepleri anlatılırken cep telefonları ve çetleşmeler de bu hareketin başını çektiği ifade ediliyor.

4. Televizyon dizileri sadakatsizliği cazip hale getiriyor.

5. Kadının ekonomik özgürlüğü boşanmaları çoğaltıyor.

6. Tüketim çılgınlığı aileyi sarsmaktadır.

Evlilikleri bu noktaya taşıyan sebepler daha da artırılabilir. Tedbir alıp sebeplere meydan vermemek lazım.

Mevlüt Özcan

AİLE-ÇOCUK EĞİTİMİ kategorisinde yayınlandı. 84 Comments »

84 Yanıt to “Aile Çatımız Neden Çatırdıyor”

  1. seher Says:

    evet bayan evının hanımı olmalıdır ama eşi kazandıgını kendı malı gormedıkçe ben kazanır ve ben karar verırım kadınla ıstısare yapılmaz dıyorsa ve evdekı eşyayı bıle sormadan alıyor sa sız ya var ya yoksanız ışte ozaman zaten çatırdar hem tavan hemde taban çalışmayan kadının eşı peygamber ahlaklı olmalı

  2. Zeynep Says:

    Ayşe kardeşim durumunuza ziyadesi ile üzüldüm eşinize Rabbim’den basiret niyaz ediyorum..Cahide arada bir yazar ya bir kuş olsaydım da yanına uçup gelseydim diye..bende şu an aynısını hissettim..bacım..Ayşe bacım..yok mu bunun bir yolu?Sen eğer hakikaten kararlıysan çalışmamaya bunun yollarını aramalısın..bir çiçek nasıl dalından koparılır kadın nasıl evinden evlatlarından uzaklaştırılır..ben bu zihniyete şimdi ne diyeyim..

    Son paragraftaki yorumunuza kesinlikle katılıyorum Rabbim yâr ve yardımcınız olsun..

  3. ayşe Says:

    belkide işsizlik yüzünden evlenemeyen bir genç günaha düşmeme siz sebep oldunuz diyecek.Biraz daha düşünürseniz o kadar korkutucu sonuçlara ulaşabilirsiniz ki.Bana sen neden çalışıyorsun diyebilirsiniz cevabım kocamın zoruyla.Malesef istifa isteğim her seferinde kavga ve boşanmaya doğru giden bir şekilde bitiyor.Sonra düşünüyorum boşanırsam çocuklarıma bakmak için yine çalışmak zorunda kalıcambu şekilde en azından babaları başlarında.elimden tek şey geliyor hegün 9 senedir bıkmadan büyük bir ümitle Rabbime yalvarıyorum.İnşallah bir gün hayırlısıyla dualarımı kabul eder.Allaha emanet olun.

    • bsra21 Says:

      Bi abla vardı böyle bi sorun değil de başka bi sıkıntısı vardı. Eşine bir türlü diyememiş sinirli de bi adammış. Kocasının yaptığı bu hareket sürekli tekrar edince de kadın bunalmış haliyle. Mektup yaz dedik. Sonra eşi mektubu okumuş ve şimdi anladı çok şükür. Diyeceğim şu mektup yazsanız faydalı olur mu acaba?? Yani konuşurken insan bazen ne söylediğini bilemez ve güzelce konuşayım diye kafasında planlar yaparken bunun sonucu daha kötü olabilir Allah muhafaza. Mektup yazarken sözlerinizi iyice ölçüp tartabilirsiniz. Sen böyle yapıyorsun gibi suçlayıcı değil (çünkü insan ister istemez savunmaya geçer bu sefer ne demek istediğinizi anlayamaz) daha çok böyle böyle olunca üzülüyorum seni de üzmek istemiyorum çocuklar da perişan oluyor bu durumda ne yapmamı önerirsin çünkü ben ne yapacağımı şaşırdım….gibi şeyler yazarak duygularınızı ifade edebilirsiniz diye düşünüyorum. Sevdiğinizi ya da başka ifade etmek istediğiniz sorunlarınızı ya da hissettikleriniz de yazabilirsiniz..Yanlış yönlendirmek de istemem sadece küçük bi fikir vermek istedim..Zeynep abla sence de olur mu böyle?

      Allah yardımcınız olsun Rabbim eşinizle aranıza muhabbet sevgi huzur versin..dünya ve ahirette yüzünüzü nurlandırsın

  4. ayşe Says:

    müsade ederseniz bir şey daha söylemek istiyorum.Bu ülkedeki işsizlik probleminin en büyük suçlusu bence çalışan kadınlar.eğer kadınlar çalışmazsa onların her birinin yerine bir erkek çalışırdı.ailesini geçindirirdi.bir ailede iki kişi çalışıp lüks içinde yaşarken başka bir ailenin yiyecek ekmek bulaqmaması ya da işsizlik yüzünden bir gencin evlenememesi bence çalışan kadının suçu.Belkide öbür ttttaratarafta bizden haklarını isteyecekler

  5. ayşe Says:

    hayırlı akşamlar. Ben de çalışan bir bayanım ve açıkçası bundan nefret ediyorum. Şayet eşim zorlamazsa bir dakika bile çalışmazdım.öyle bir duruma geldim ki hem işimden hem de eşimden nefret etmeye başladım.çocukluğumdan beri hayalim çocuklarım olsun onları okula parka götüreyim zamanımı onlarla geçireyimdi.Ama malesef onlardan önce çıkıyor gülücüklerini değil arkamdan çığlık çığlığa ağlamalarını izliyorum. sonra bende ağlaya ağlaya işe gidiyorum .dönüşte onlardan sadece birkaç dakika önce eve giriyorum(saat 5 gibi).Tabiki onlarla ilgilenmek yerine yemek yapmak zorundayım.sonra bulaşık ödev çocukları uyut derken saat aşağı yukarı 11 oluyor .Sonra bir öğretmen olarak devletin bana yüklediği fuzuli evrak işleriyle uğraşıyorum budqa en az bir saatimi alıyor.Sonra eşimin doğal bazı istekleri oluyor ama ben yorgunluktan gözlerimi bile açamayacak durumda olduğumdan redediyorum.ve gecenin bir yarısında günümüz kavgayla sonuçlanıyor .Neymiş onunla ilgilenmiyormuşum.onun günaha girmesine neden olacakmışım.Bunu düşünen adam eşini çalıştırmaz evine hanım çocuklarına ana yapar söyleyeceğim şu ki para erkeği canavara çeviriyor.Ve işte çalışan bir kadının bir günü daha doğrusu aynı geçen her günü

    • Cahide Says:

      Bu okuduğum kaçıncı kadın feryadı hatırlamıyorum. Evinden koparılan, akşama kadar çocuklarından ayrı olan, eve gelip yine aynı işleri yapan kaç kadın mutlu olur ki… Allah yardımcın olsun, sana hayırlı çıkış kapıları açsın güzel kardeşim…

  6. Dila L. Says:

    size bu masalları kim anlatıyor ve nasıl bir cahillikle buna inanıyorsunuz bilmem ama şu kadarını söyleyeyim; çalışmayan kadınların halini gördükçe çalışan bir kadın olduğum için şükrediyor, kendimle gurur duyuyorum…

    • procrastinate22 Says:

      Biz inancımızın gereği olarak bazı kararlar alıyoruz Dila hanım. Bundan dolayı Rabbimizin emirlerine masal denmesini hoş karşılamam mümkün değil. Bakın yine anlamak istediği gibi anlayanlardan olmuşsunuz. ÖSS derecem var, üni. mezunuyum, yurt dışında okudum, öğretmenim ve mesleğimi dinimin müsaade ettiği sınırlar dahilinde yapma gayretindeyim. Bence şükürden önce tövbe etmeniz gerekir çünkü bu masal kelimesi siz fark etmeseniz de farklı yerlere gitmiş. Hepsini geçtim, çalışmak ya da çalışmamak her kişinin özgür iradesine kalmış bir olgudur. Diğer kişilerin fikirlerine saygı duymaktan başka yapılacak bir şey olmadığını anlamamız lazım. Burada kimse kimseye sen işten çıkacaksın demiyor ki, saygı çerçevesinde fikir beyanı yapılıyor… Eğer çalışma ortamınız İslama uygun değilse şükürden önce yine tövbe gerekir, eğer İslami ölçülere uygunsa, o zaman bize masal dememeniz lazımdı,
      Tuhaf…

    • Hasret Says:

      masal değil hayal değil hikaye değil bunun masalı olsa olsa şöyle yazılırdı
      bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde bir kadın varmış
      İhtiyaçtan dolayı çalışıyormuş,bir kadın varmış Onlara ihtiyaç olunduğu için çalışması gerekiyormuş,bir kadın varmış keyfine çalışıyormuş,bir kadın varmış Üniversite mezunu olduğu için kendini çalışmak zorunda hissediyormuş,bir kadın varmış mevki makam statüsü için çalışıyormuş,bir kadın varmış kocam beni bırakır veya boşarsa orta yerde kalmayım diye çalışırmış,bir kadın varmış ev işlerini çocuklara bakmayı sevmediği için çalışıyormuş,bir kadın varmış ailesinin baskısıyla çalışıyormuş,bir kadın varmış Kocaya muhtaç olmamak için çalışıyormuş,bir kadın varmış can sıkıntısından çalışıyormuş, işte bu kadınların hedefinde çalışması gerektiği, yaratılışına uygunluğu,iş hayatı evlilik hayatında etkisi ,çocuklarına annelik görevi onlar büyürler ,en basit hedef ÖZGÜRLÜK adı altında erkeklerle bir yarışma …..

      ev hanımıyım ama bir çalışan bayan kadar meşgulüm müsluman zaten boşluğu olmayan vakti değerli olandır her daim bir işte güçte olandır Hz Zeynep ra validemiz evinde ördüğü elişilerini pazara götürür şimdi ki kermesleri gibi satar ve parasıyla kendi infakını yaparmış kim demiş kadın çalışmaz iş yapmaz diye ama kendini koruyarak nispet olsun diye değil kadın kadındır erkek erkektir kendini erkek gibi gören kadın sonu hüsrandır kadının özel günleri vardır sancıları vardır doğumları vardır süt vermeleri vardır bütün bunları nasıl görmezden gelipte özgürlük yarışına erkeklerle yarışırız evindeki eşine çocuğuna hizmet etmeyen patrona hizmet emir menfaat adı altında ezildiklerini neden görmezler işte ne zaman kadın bunları ihmal etti fıtrat bozuldu evlilikler bozuldu ailleler daha kolay dağıldı Allah sinelerdekini bildiği için o kişiye göre yol açar herkes halinden memnunsa burada bakalım kimin bu masalda burda bitmez biz bitirelim Ahirette kimin kafasına o elma düşecek bekleyelim….O gün çok yakındır bekleye duralım..

    • anonim Says:

      katılıyorumDila hn.düşüncelerinize
      cahide hn özellikle muhalif yorumları yayınlamıyor olsun ben gine de yazıyorum

  7. aişe ravza Says:

    Bana dua kardeşlerim ALLAH razı olsun sizlerden.
    Kurabiye kardeşim yada ablacım çok güldüm sana demek otobüs sallandıkça gülüyordun:))
    Belgin abla Allah seninde yavrularını sana bağışlasın hayırlı evlatlar olsunlar inşallah.
    Mehtapla,Zeynep Abla sizlere de çok teşekkür ederim Allah her daim razı olsun Hep dua ed,in olurmu.
    Ablacım sendende Allah razı olsun ..Senin gibi bir anne olmak isterim inşallah.:)

  8. procrastinate22 Says:

    Hayırlı akşamlar herkese, ah Cahide abla ah, edeb o kadar azaldı ki, nasıl çatlamasın aile çatıları! Allah bizlere sağlamlaştırmayı nasip etsin. (amin). Arada bir baktığım bir forum sitesi vardı, kadınların o kadar mahrem hallerini anlattığını gördüm, uyardım, suçlu ben oldum… Ne varmış, bunlar çok normalmiş :) Kadınları nasıl böyle hayasızlaştırmayı başardılar anlamıyorum. Haya imandandır, bu örtünün kalkmasını çok istiyor bizi yozlaştırma düşüncesine sahip olanlar… Ve bu işe “normalleştirerek” başlıyorlar…

  9. Mehtapabla Says:

    Benim esim cocukken annesi hep calistigi ve eve geldiginde evi bos bulmaktan hic hoslanmadigini anlatirdi.Kendisinin yasadiklarini cocuklarina yasatmamak icin benim calismama izin vermedi.Esim istiyorki cocuklar okuldan geldikleri zaman evde sicak yemek olsun kapiyi anneleri acsin.Ben üniversite mezunu oldugum halde esim istemiyor diye calismadim.Ara sira israr ettigimde oldu fakat esim calismami istemedi.Bazen o kadar okudugum bosami gitti diye düsünürüm.Fakat cocuklarimi büyütürken okuduklarimin cok faydasini gördüm.Rahmetli Annecigim derdiki biz seni elinde meslegin olsun diye okutuyoruz ,calisman icin deyil.Gelecekte ne olur ne olmaz.Mecbur kalirsan calisirsin derdi,Cok sükür orta derecede gecinip gidiyoruz.Birazcikta kanaatkar olmak lazim.

    • Hasret Says:

      Evet siz söyleyince aklıma geldi bizler İHH Konya partneri olarak Konya daki yetim ailelere ulaşıyor onlara İhh vakfının gerekli görülecek hizmetler yardımlar yapılıyor yine böyle bir günde Selcuklu da eşi ölmüş çok genç bir annenin yanına gittik kendisinin kreşte çalışmasının zorunlu olduğunu ev almış krediye bulaşmış onu ödemek için uğraşıyor bir yandan çocukları eğitiminin özel okullarda yaptırıyor servis falan derken yani her şeyin en lüksünü istiyor ve yapıyor bunları dinledikten sonra ve şu acı tabloyu da paylaştı ben kızım okuldan gelince anne ne olursun bir kere de kapıyı sen acsan dediğinde her şey bitti sanki… bu sözü duymamak için o özel okuldan ve o ev borcu olmasaydı da kanaat etseydi de çocuğum bu üzüntüsünü yaşamasaydı diyebiliyor insan hem güzeli isteyen hemde şikayet eden veya mecburum diye taviz veren dahasını siz çoğaltabilirsiniz ….Bu insanlar ayağını yorgandan bayağı aşırmışlardan oluyor bu bedeli hem çocuklarına hem de herkese ödetiyor…

  10. birol ozturk Says:

    Ben çalışan bir kadınım. Yazının özü iyi niyetlidir. Ne var ki şartlar ne olursa olsun kendimizden sorumluyuz. Nefsimizden… O öyle yaptı bu oldu..Şunun mazereti budur…. Gerçekte böyle şeyler yok. Haricimizdekilerin mesuliyeti bence yok.Biz öncelikle kendimizden sorumluyuz.
    Sayın Cahide Hanım,
    Çok nadir yorum yazıyorum. Sizi severek takip ediyorum. Üstelik buluştuğumuz nokta da çok az. Samimiyetiniz bence örnektir. Esenlikler dikerim.

  11. özge Says:

    cahide hanım ya da ablamı demeliyim bilmiyorum artık ama..
    lütfen alınmayın darılmayın söyleyeceklerime..
    neden her fırsatta çalışan kadınları hor görüyor sunuz?
    devir gittikçe kötüleşiyor,80lerden çok daha zorlu zamanları yaşıyoruz ve yaşayacağızda maddi manevi..
    bir kadın için sabahın köründe sıcak yatağından çıkıp evladını boynu bükük bırakmak elbette zuldür ama zorunluluklar var diyelim.dışarıda nasıl bir hayat var biliyor musunuz?
    insanlar sigortasız, asgari ücrete ,kaderleri şımarık bir patronun iki dudağı arasında yaşayıp geçinmeye çalışıyorlar.
    kadınlar çalışmayıp sadece erkekler çalışsa işverenler dahamı insaflı olacaktı?
    ben iş bulamıyorum..babacım ah babacım ele ayağa düşmeyeyim,kimseye muhtaç olmayayım diye bana sigorta başlatıp emekli ettirmeye ,memur maaşıyla iki kızına ev bırakmaya çalışıyor.o da namazında niyazında temiz bir adam.bana oku eline ekmeğini al kimseye boynunu bükme diyor.
    bakın başkasının hayatını kendinizinkiyle kıyaslıyorsunuz.eşiniz memur ve memurlar türkiye şartlarında gayet iyi para kazanıyorlar.eşinizin yerinde olmak için can atan bir sürü insan var.üstelik sizde çok popüler bir sitenin sahibi olarak reklam alıyorsunuz.ve kullanıp önerdiğiniz mutfak robotu muadillerine göre çok pahalı olduğu için ben yan gözle bakamam bile..
    doğru dediğiniz gibi adam gibi adamlar kalmadı.daha evvel kadının yeri evidir başlığında adamın biri ‘kadınlar çalışıyor sesini çıkarıyor hak arıyor ‘ diye rahatsız oluyordu.
    kadının evde oturmasını suistimal edip nasılsa gidecek yeri yok diye türlü türlü psikolojik ve fiziksel şiddeti gösteren adamlarda var.herkesin kocası sizinki gibi Allah korkusu taşımıyor malesef.
    veya şöyle düşünün;
    Allah korusun eşiniz ölseydi ya da başka birine kapılıp evini boşlayan bir adam olsaydı iş başa düştü deyip rızk aramaya belki sokağa çıkmak zorunda kalacaktınız.
    kadınlar eskiden neden sesini çıkaramıyordu az çok anlatabiliyor muyum?benim annemde böyle bir kadındı.hastanelik oldu şiddetten ve en ağır depresyon ilaçlarını kullandı.
    yani adamlarda az değil.ben güvenmiyorum etrafımdaki kötü örneklerden..

    • Cahide Says:

      Söylediklerine alınmadım kardeşim,
      Unuttuğumuz bir husus var ki, o da ne için yaratıldığımızdır. Bizler dünyaya Allah’a kulluk edelim diye gönderildik. Bizim yegane amacımız bu olmalıdır. Kaygılarımız, beklentilerimiz, çabalarımız sadece dünya için olursa sınavı baştan kaybederiz.

      Dikkat edersen, belirttiğin bütün kaygılar dünyaya ait ve dünya için. Hep varsayımlar üzerine planlar kuruyorsun. Ya kocam kötü olursa, ya kendi başıma yaşamak zorunda kalırsam vs. Bizi yaratan Rabbimiz bize yaşam içerisinde nasıl davranmamız gerektiğini gerek Kitabı, gerekse Rasulü vasıtasıyla bildirmiştir. Eğer biz yüce bir Yaratıcıya inanıyorsak bu sözde kalmamalı, düşünce ve tavırlarımızda da kendini göstermelidir. Bugün kadınların dışarıda çalışmaya bu denli istek duymaları hep rızık endişesinden kaynaklanmaktadır. Biz herşeyi kendimiz ayarladığımızı veya sadece bizim çabalarımızla olduğunu sanıyoruz. Oysa Rabbimiz ayetlerinde yarattıklarının rızkının kendisine ait olduğunu belirtir.

      “Allah, dilediği kimseye rızkı genişletir de, daraltır da. Onlar ise dünya hayatı ile ferahlanmaktalar. Oysa dünya hayatı ahiret hayatının yanında bir yol azığından ibarettir.” (Rad sûresi 26. âyet)

      “Resûlüm deki; Mülkün gerçek sahibi olan Allah’ım. Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini alçaltırsın.” (Âli İmrân sûresi 26.âyet)

      Benim babamda beni sigortalı yaptırmak için, çocukluğumdan itibaren tam 11 yıl para yatırdı.1 yıl sonra emekli olup maaşa bağlanacaktım. Ama babam emekli olmama 1 yıl kala sigorta yaptırmanın caiz olmadığını veya şüpheli olduğunu öğrendi. Allah ondan razı olsun, hiç tereddüt etmeden sigortayı bıraktı ve o güne kadar yatırdığı onca para pul değerinde kalmıştı ama umursamadı.

      Üstelik çok talibi olan bir kızken, benim sadece islam’i yaşantısı olan, ama işsiz, ama okulunu bitirmemiş ve maddi imkanları olmayan bir gençle evlenmeme Allah rızası için ses çıkarmadı. Beni destekledi.

      Ve kardeşim ben çok maddi sıkıntılar çektim zamanında ama Allah’a güvenmekten bir an olsun geri durmadım. Allah bize farklı kapılar açtı ferahlattı. Hiç bir zaman bizi darda koymadı. Bana 4 güzel emanet verdi. Her çocuğum oluşta rızkım biraz daha genişledi. Yaşadım gördüm, Elhamdulillah-i Rabbil alemin….

      Birde kimin kazancı nerelere harcanıyor bilemezsin kardeşim. Herkes dışarıdan göründüğü gibi olmayabilir. Kimi daha fazla para kazanayım diye tavizler vererek çalışır fakat “Benim kazancım” der doğru düzgün sadaka veremez. Bazısı da kazandığından hatırı sayılır miktarları sadaka olarak verir. Görüleni ve görülmeyeni, kalplerin taa içinde olanları da yalnız Allah bilir…

      Allah’ı kaybeden neyi bulur? Allah’ı bulan neyi kaybeder?

      Demem o ki, “ALLAH VAR, PROBLEM YOK”

      • zerdali mişmiş Says:

        yazını bir solukta okudum bacım,Allah razı olsun

      • Belgin Says:

        Cahidem gerçekten Allah rızasını öncelikle gözetmek çok önemli,tevekkül edip kanaatkar olmak.
        Müslümanların bir kısmı fakirdir; geçim derdine düşmüş, âhiretini unutmuş, dünya telaşına dalmış, feleğini şaşırmıştır. Allah’ın vermeyi vaat buyurduğu, tekeffül ettiği, rızkının peşinden koşup durmaktadır; garantilinin peşinden koşmakta, istenilen hizmetleri ihmal etmektedir. Halbuki Hz. Peygamber şöyle buyurmuş:
        “Her kimin ki niyeti (hedefi, gayesi) âhiret olur; Allah onun dağınığını toparlar; gönlüne zenginlik verir; dünyalık da peşinden burnu sürte sürte (mecburen) gelir, ulaşır.”
        “Aksine, her kimin ki niyeti dünya olur; Allah onun işlerini dağıtır, fakirliği iki gözü arasına getirir; dünyalıktan da ona ezelde ne takdir edilmişse ancak o gelir (fazlası değil).”

        • Nil Dag Says:

          Şunu söylemeden geçemeyeceğim. Lütfen çalışan hanımlar bunu iyi idrak etsin. Çalışmak bir zorunluluk ise lütfen çalışma amacınızı iyi belirleyin. Ünlü markalara, kozmetiğe, güzel renkli kıyafetlere kısaca hep daha iyisine hep daha lüksüne çalışacaksanız lütfen çalışmayınız. Hem patronunuzu hem ünlü markaları daha ünlü ve zengin etmekten başka bir işe yaramıyor bu döngü. Ben çalışırken hazır ıspanak alırdım vakit yok temizlemeye diye. Bir kilo bile değildi 800 gramına beş tl verirdim hiç unutmuyorum (pahalıydı çünkü yeni çıkmıştı paket ıspanak). Nedenmiş efendim vakit yokmuş çalışıyormuşum !!! Şimdi binlerce kez şükürler olsun evimdeyim ıspanağın kilosuna en fazla bir tl veriyorum yaprağından yemek kökünden çorbasını yapıyorum. Nerede kaldı çalışmak ???? Dünya maaş alırken kenara tek kuruş koymadım. Hoş ben çalıştığım müddetçe ev ödedim istesem de fazla açılamazdım ama en azından ayda on tl bile koysam koyabilirdim. Şimdi evimde eşimin bıraktığı harçlıklardan para biriktiriyorum. Aldığım maaştan bin kat bereketli.Kısaca Cahidem Allah senden bin defa razı olsun :) Elhamdulillah-i Rabbil alemin…

  12. Hasret Says:

    Nurettin Yıldız hocanın evlilikle aileyle ilgili o kadar çok vide ve kitapları var ki dertlere derman niteliğinde tam yerinde Cahide hanımında Mevlüt Özcan beyfendinin tespitleri gibi dikkate şayandır..
    Kadında nankör erkek de

    http://www.ailehayati.com/aile-kadin-da-nankor-erkek-de-1371.html

  13. Hasret Says:

    Gerçi bu Evlilik Manifestosu bizden geçti ama evlatlaımız için lazım derim…

    Bismillahirrahmanirrahim…
    Zifafla biten bir nikâh sürecinin müttaki mü’min düzeyinde olması için:
    1- Yaşı ve idraki evlenmeye müsait iki mü’min olarak bu işe başlamalıdırlar. Buluğ çağından sonraki her yaş, evlenmek için uygun yaştır. Şu kadar ki gerek erkek ve gerekse kadının yaşı başı geldiği hâlde rüşdü olgunlaşmamış olabilir. Bir ev, bir eş idare edemeyecek zafiyet içinde olabilir. Bu durumda evlenme kararı kişinin velisi tarafından verilmelidir.
    2- Eş arayışı, bulunan eş adayı ile görüşme süreci kesinlikle duygusallıktan arındırılmalıdır. Evet, evlilik bir sevgi seli ile yürür ama görüşmeleri, sonuçları ehil olanlarla istişare ederek, istihare yaparak, acele etmeyerek duygusallığı mümkün olan en alt sınıra indirmek gerekir.
    3- Evlilik arayışından itibaren zifafa kadar olan süreçte ebeveyni hiçbir şekilde dışlamamak bereketin kaynağıdır. Onların rızası ve tecrübeleri iyi bir kaynak olarak korunmalıdır.
    4- Gerek kadın ve gerekse erkek tarafı, bedenlerine eş aramalıdırlar. Hırslarına ve tamahlarına eş arayanların evlilikleri uzun süreli olmayabilir. Bedene eş aramakla hırs ve tamaha eş aramak arasındaki en bariz fark, mobilya ve ev eşyasında, düğün tarzında ortaya çıkar. Uygun bir eş adayını sunta ve boya eksiğinden ötürü dışlamak bunun göstergesidir. Eşler birbirlerini beğenmişler ise ve bu beğenme de istişare ve istihare ile tekit edilmiş ise en değerli mobilya ve en pahalı düğün bile ona bir katkı getiremiyor olmalıdır. İşin gerçeği budur.
    5- Her iki taraf da, dinî hassasiyetlerin suistimal edilmesine karşı basiretli davranmalıdırlar. Mehir bile istemeyen bir samimiyetin suistimal edilip edilmediğini test etmek gerekir.
    6- Eş adayları, birbirlerine ileride sorun olabilecek özel hâllerini; mesela geçirdikleri ameliyatları ve kalıcı hastalıklarını muhakkak söylemelidirler. Çok özel durumlar söz konusu ise bu, nikâh akdi esnasında da konuşulmalı ve herkesin kabulü aranmalıdır.
    7- Eş adayları ekonomik refah seviyesi açısından hangi düzeyde bir hayat tarzı üzerinde anlaştıklarını konuşmalıdırlar.
    8- Eş adayları kesinlikle birbirlerini görmeli ve beğenmelidirler. Tavsiye üzerine kurulan, göz zevkinin tatmin olmadığı bir evlilik Sünnet’e de aykırıdır.
    9- Aynı cemaatten, aynı tarikattan olma gibi sebepler üzerine evlilik inşa edilemez. Kesinlikle bedenlerin uyuşmasını sağlamak gerekmektedir. Eğer bedenler ve beyinler uyuşmuş ise aynı cemaatten, aynı yöreden olma gibi nedenler takviye edici rolünde olabilir. Babaların, annelerin arkadaşlığı gibi nedenler su köpüğü düzeyindedir.
    10- Eş adaylarının görüşmeleri aylarca sürmemelidir. Halvet olmayacak bir ortamda, ileri derecedeki konuların bulunmadığı şeyleri görüşmelidirler. Bu görüşmelerde boş vaatler vermemeli, görüştükleri şeylerin özetini istişare ettikleri şahıslarla istişare etmeli, sonrasında onay vermelidirler.
    11- Nikâhın zifaftan çok önce kıyılması, kadının aleyhine bir durumdur. Daha rahat görüşmeyi sağlama gibi uçuk bir gerekçe üzerine oturtulan nikâh, kadının zulüm görmesine neden olabilir. Caiz olup olmadığından önce akıllıca olup olmadığına bakmak gerekir. Nikâh, zifaftan bir iki gün önce olmalıdır. Nikâhtan önceki durumun da her iki taraf açısından ‘iki yabancı’ pozisyonunda olduğu unutulmamalıdır.
    12- Nişan ve nikâh arasındaki süre, bir iki hafta gibi dar bir zaman da olmamalı, aylarca süren uzun bir zaman da olmamalıdır. Tanışma, muhtemel sorunları tespit etme gibi sonuçlar için yeterli bir zaman tayin edilmeli ve buna uyulmalıdır.
    13- Gerek nişan esnasında ve gerekse sonraki dönemlerde ailelerin birbirlerine verdikleri hediyeler, takılar ve benzeri şeylerin durumu netleştirilmelidir. Emanet mi yoksa hediye mi olduğu belirlenmeli, muhtemel bir ayrılıkta o eşyanın sorun olmasına mani olunmalıdır.
    14- Ev eşyasında kadının talepleri ağırlıkta olan bir uygulama yapılmalıdır. İsrafa, kör taklide ve lükse kaçmayan talepler saygıyla karşılanmalıdır.
    15- Nikâh öncesinde ileriki hayata dair ayrıntılar görüşülürken şu üç konu asla görüşülmeye bile alınmamalıdır: Cima, çocuk sayısı, erkeğin bir puan önde olması. Bu üç konunun görüşülmesi bile İslamîliğin zedelenmesine neden olur. Müslüman bir aile sınırsız ve tartışmasız bir yatak odası ilişkisi üzerine kurulur. Çocuğu aile yapmaz, Allah yaratır. Aile de Allah Teâlâ’nın yaratmasına vesile olmaktan mutlu olur. Erkek, Allah’ın verdiği bir hak olarak evin emredeni olur. Emretmenin gereğini de Allah’a hesap olarak verir.
    16- Bir evin tek erkeği olmak gibi özel durumu olanlar ebeveynleri ile yaşayacaklarsa bunu hanım adayına izah etmelidirler. Tavsiye edilen; bir evde iki ailenin olmamasıdır. Hanım adayının böyle bir talebe ‘Hayır!’ demesi, Allah’ın ona verdiği bir haktır. Kimse onu bu hakkını kullandığı için ayıplayamaz. Kabul etmesi hâlinde bu kabulün duygusal bir karar olup olmadığı, onun büyükleri tarafından iyi tahlil edilmelidir. Önce söz verip sonra da sözün altında kalmak mü’mince bir tavır değildir.
    17- Erkeğin ebeveynlik görevleri, erkeğin kendi görevidir. Rızası dışında bu görevleri eşine yükleyemez.
    18- Mehir, kadının şer’i bir hakkıdır. Ne kadar ve nasıl bir mehir isteyeceğine kadın karar vermelidir. Nikâhtan önce mehrin ayrıntıları konuşulmalıdır. Erkek tarafından şu veya bu taleplerde bulunulduktan sonra bir de nikâh akdi esnasında mehir konuşulması yerine, ilk anda mehir olarak istenecekler konuşulup karara bağlanmalıdır.
    19- Evlenme yoluna girenler, duayı ihmal etmemelidirler. Bir yandan esbaba tevessül ederken bir yandan da muvaffakiyet için hususi dua etmelidirler.
    20- Yakın akraba evliliğinin ilke olarak yararlı/zararlı değerlendirilmesi yerine şahsın kendi özel durumuna göre karar vermesi icap eder. Bu da ancak istişare ile sonuçlandırılabilecek bir karar olmalıdır.
    21- Eş adaylarının kültür farklılıkları da dikkate alınmalıdır. Duygusallığın ve diğer etkenlerin kapatamayacağı düzeyde bir fark, yıllarca sorunlu bir aile ortamına zemin hazırlayabilir. Tahsil durumu da gözden kaçırılmamalıdır. Bilhassa yüksek tahsilli hanımların, erkeklerin beklentilerine cevap vermede ya da onların erkeklerden beklentilerinin karşılık bulmasında sorunlar olabilmektedir. Eğer erkeğin aradaki farkı kabullenmesini gerektirecek özel bir durumu yoksa, erkek yüksek tahsilli bir bayanla evlenmeyi tercih etmemelidir.
    22- Tesettürlü olmak, hafız ve Arapça biliyor olmak, tarikat erbabı olmak evlenilecek iyi biri olmak değildir. Bu vasıflar, kişinin kendisi için iyi bir durumu gösteriyor olabilir. Ama ikinci bir insana karşı karakterini göstermez. O nedenle, hafız olanı, Arapça bileni, tarikat erbabı olanı tercihe daha şayan görmenin ötesinde kör bir teslimiyete yanaşmamalıyız.
    23- İyi bir hanımefendinin en muhtaç olduğu bilgi, sırasıyla Fıkıh bilgisi/eşlik-annelik bilgisi olmalıdır. Bir de sabırlı ise SALİHA KADIN olma özelliğine en yakın noktada bulunmaktadır.
    24- Evlilik sürecinin işletilmesinde yöresel örflere kilitlenmek, zaman ve heyecan israfından başka bir şey değildir. Tamamen yok saymamakla beraber makul olanlarına itibar edilebilir.
    25- Nişan sonrasındaki dönemde erkek ve kadın, kendisini evliliğe hazırlamalıdır. Bu hazırlık mobilya ve ticaret üzerinden değil, ruh ve heyecan üzerinden olmalıdır. Müfsit fikirli insanlarla istişare yapılmamalı, gezip tozma yerine dua ve tefekkürle derinleşmeye çalışılmalıdır.
    26- Evlilik kararında ve uygulamasında anne babalar dışlanmamalı, onlara dışlanmışlık hissi verilmemelidir. Paraları varsa veya yoksa onlar değerlidirler, duaları paralarından daha önemlidir.
    27- Düğün günü kararı, kadın tarafının tercihine göre belirlenmelidir.
    28- Düğün sadece bir ilandır; iki adayın helal yolla bir araya geldiklerinin tescil edilmesine düğün denir. Sünnet’e uygun bir düğünde:
    a- İsraf yoktur, (bir günlüğüne giyilecek elbise, takı vb. taklitler…)
    b- Abartı yoktur,
    c- Gösteriş yoktur,
    d- İhtilat (erkek-kadın karışıklığı) yoktur,
    e- Müzik yoktur,
    f- Neşesizlik, cihat marşları, şehadet davetiyeleri yoktur,
    g- Namaz kaçırmak yoktur,
    h- Gelini erkeklerin ortasına çıkarmak, fotoğraf çektirmek yoktur.
    Bunun aksine:
    a- Tebrik ve dua vardır,
    b- Neşe vardır,
    c- Dilenciliğe ve ihaleye dönüşmeyen bir destek olma, yardım etme vardır.
    29- Düğün öncesinde ve sonrasında, yakın akraba ve arkadaş sululuğu bize göre değildir. Damadı dövmek, nimetleri eğlence meselesi hâline getirmek, yoğurt dökmek bize göre şeyler değildir.
    30- Düğün öncesinde ve sonrasında hanımların/erkeklerin kendi aralarında yatak odasına ait meseleleri konuşup yüz kızartacak sözler sarf etmeleri ahlâksızlıktır. Mahremiyet sınırlarını aşan hiçbir şeyi kabul edemeyiz.
    31- Gerek hanım ve gerekse erkek bir ilmihâl kitabından evliliğin ilk günlerini, cimayı okumalıdırlar. Birbirlerinin haklarına, görevlerine vâkıf olmalıdırlar.
    32- Her iki tarafın da değerli gördüğü bir kişinin ziyaretinde bulunulup ondan tavsiyeler alınmalı ve o tavsiyelere önem verilmelidir.
    33- Nikâh akdi esnasında susmak değil konuşmak doğru olandır. Usulen, adet yerini bulsun diye nikâh akdi yapılmaz. Herkes aleni konuşmalı, içindekini dökmeli, şahitler de olan/söylenen her şeye şahit olmalıdırlar.
    34- Erkek ve kadın, nikâh akdinden sonra şunu bilmelidirler: Yıllarca sürecek bir SABIR TÜNELİ YOLCULUĞUNA çıkılmıştır. Sabrı kaybeden her şeyi kaybedecektir.
    35- Nikâhlanıp bir eve kapananlar, evlerini maddi ve manevi bütün mikroplardan korumalıdırlar. Taklitten kaçınmalıdırlar. Orayı cennet yapmasını bilmelidirler. Ama cennetin de pek ucuz olmayacağını unutmadan…
    Evlilik budur.
    Evlilik cihattır.
    Evlilik cennete giden yoldur.
    Evlilik dinin yarısıdır.
    Evlilik Peygamber aleyhisselamın yoludur.
    Nureddin Yıldız

  14. canan Says:

    cahide hanım
    ibadetlerimi düzgün bir şekilde yapmaya çalışan biriyim şükürler olsun
    ancak nafile ibadetleride hayatıma sokmak istiyorum fakat düzenli değilim bu konuda
    evimizi çocukları ihmal etmeden dengede tutarak günümüzü nasıl bölmeliyiz.
    saçma bir soru ise yayınlamayın lütfen

    • aspasya11 Says:

      Canan kardeş ameller az da olsa devamlı olanı hayırlıymış..2 rekat duha namazı 2 rekat evvabin 2 rekat teheccüt namazı hem hafif hemde çok sevap..ne evimizle nede çocuklarımızla ilgilenmemize engel olmaz..istersen önce sadece duha namazı ile başla..iyice alışınca diğerlerini ekle..her namazdan sonrada Allahım bana nafile ibadetleri sevdir kolaylaştır diye dua edebilirsiniz..Allah yardımcınız olsun..

  15. gulcan Says:

    Peygamber efendimizin hanimlari tum muminlerin annesi masafesinde oldugu halde ayet i kerimede
    Ey muminler Ezvac-i mudahherattan birsey istediginizde o seyi onlardan perde arkasindan isteyin.Iste bu perde arkasindan istemeniz sizin ve ezvaci Nebinin kalplerinize ziyade taharettir.Allah resulude soyle buyurmus bir hadisi serifinde: Kadin avrettir.Binaenaleyn evinden cikinca seytan onu gozetler ve ardina duser.Kadinin Allah rahmetini en yakin zamani, evinin derinliginde icinde oturdugu zamandir.

  16. gulcan Says:

    Cilbabli da olsa carsaflida olsa mecburiyet olmadan kadinin carsi pazar gezmesi dinimizde yoktur.

  17. Sevda Says:

    Vallahi kadinda adamda edebiyle calistimi hic bir sey olmaz bence .fakat maalesef toplumumuz ahlaken cok bozuk .is yerine girince selam vermenizi bile yanlis anlayabilecek kapasitede kalbi kararmis insanlar var .buda egitimsizlikten kaynaklanixor .üniversiteyi isterseniz dört kez bitirin manevi olarak bos ve bir sey bilmeden yasiyor zinanin ne büyük veaffedilmez bor günah oldugunu bilmiyorsaniz ,acinacak haldesinizdir .ayrica calisan kadinlar bence hic alinmasin ortamin hercegi bu nedense insanlar serbestlestikce ve rahatladikca adlinda daha makul olacaklarina daha doyumsuz oluyorlar ki nedenini bir türlü cözemedim .fakat yine burada biz kadinlara büyük görev düsüyor bence cocuklarimizi iyi egitmeliyiz.

  18. eylül79 Says:

    YAZININ HER KELİMESİNE KATILIYORUM. ARKADAŞLARIMLA BU KONUYU TARTIŞMIŞTIK. BANA DEMİŞLERDİKİ O ZAMAN DOKTORA GİTMEK İSTEDİĞİNDE KADIN DOKTOR ARAMA VEYA BU ÖĞRETMEN KIZIMA NİYE BÖYLE YAPMIŞ, ÖĞRETMİŞ DE DEME DEDİLER. ONDAN SONRA TEKRAR BİR DÜŞÜNCE ALDI BENİ. ALLAHA EMANET OLUN!

  19. mucahıde Says:

    haramla helal bır arada olmaz kadınların nasıl erkeklerle bır arada olması yasaksa erkelerınde kadınlarla muhabbetten goz temasından uzak durmalıdır.haram cok cazıp gelır ınsana ve bır anlık sehvet ugruna bır omur boyu esır kalırsın gunah zındanında.BİR GUN MEHMET AKIF ERSOY CARSIDA YURURKEN CARSAFLI BIRINI GORUR VE GOZLERI HOSUNA GIDER ONU TAKIP EDER IZDIVAC NIYETI ILE.KIZ GIDER GIDER EVINE GIRERKEN DONER ARKASINI VE DERKİ; ABI NEDEN CARSIDAN BERI BENI TAKIP EDIYORSUN…….BUNUN SONUCUNDA MEHMET AKIF YAPTIGININ FARKINA VARIP TOVBE ETMISTIR.bu ıse sadece bır cıft goz ya sımdıı…..oyle arzu edıyorumkı ıslamı hakkıyla yasayan bır ulke olup kadınların cılbablarıyla gezıp edep haya tımsalı olup dunyaya ıslamla saracak evlatlar yetısmermelerını.bu ıs ıse ancak ıslamı sevmek ıle olur ınsanlar farkında olmadan kendı dınlerıne dusman olmus.en kapalısı dedıgın bıle modaya uymus.ama bız bunları degıl bunlardan daha ıyı olanları ornek almamız lazım

  20. tugba Says:

    Selamün Aleyküm,Cahide hanım,ben de sessiz takipçilerinizdenim.Allah razı olsun sizden.Bu yazınızda o kadar doğru ki…Toplum olarak ahlaki çöküş çok kötü seviyelerde.Sokağa bile çıkmak istemiyorum edepsizlikleri görmemek için.Zaten ailecek görüştüğümüz birkaç samimi dost dışında da kimseyle muhattap olmuyoruz.Etraf çamur içindeyken ister istemez sıçrıyor üzerimize Allah korusun.Artık bu ülkede yaşamak bile istemiyorum.Ben de şu an aile hekimi olarak çalışıyorum ama Rabbim nasip ederse ekonomik sıkıntılarımızı atlatıp çalışmamayı istiyorum.Bence kadının yeri evi olmalı.İbadetlerini yapıp çocuklarıyla,eşiyle ilgilenmeli.Ne şan ne şöhret ne para.Hiçbirşey gözümde değil tek isteğim Allah rızasını kazananlardan olmak.Bu düşüncemi söylediğim arkadaşlar çok şaşırıyorlar ve o kadar sene okumuşsun yazık değil mi diyorlar.Evet okuduk yıllarca ama Kur’an-ı 30 yaşında öğrenmeye başlıyorsam yazık olmuş okuduğum yıllarıma.
    Allah’ım herkesi doğru yola iletsin,bizleri de doğru yoldan ayırmasın.(Amin)

    • Nil Dag Says:

      Evinize aldığınız dostlara bile dikkat edin. Bende dost dedim yılan çıktı aileme kocama göz dikti kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Çok şükür henüz eşim farkına varmadan, çok başında ben farkına vardım kadının hislerinin. Artık evinize aldığınız can ciğer dost dediğiniz insanlarıda bir süzgeçten geçirme vakti :(

      • tugba Says:

        Haklısınız,hiç ummadığınız kişiler öyle şeyler yapıyorlar ki Rabbim fırsat vermesin inşaAllah.

  21. sessiz Says:

    slm aleyküm abla. ben de evlenmeden önce çalışmıştım.eşimle orada tanıştık,işe başladıktan 2 hafta sonra bana evlenme teklifi etmişti.aynı yarde değil ama dükkanlarımız karşı karşıyaydı. o beni fark etmiş,biraz takip etmiş sonra da evlenme teklifi ile geldi.tabii ben o 2 hafta içinde bir sürü teklif alınca onu da diğerleri gibi pervasız diye yargılayıp reddettim.efendi biri olduğu halinden belli ama benim erkeklere karşı güvenim sıfırdı.evime kadar takip ettiğinde`;seni korkutmak istemem benim niyetim ciddi,hemen ailemi gönderirim demişti.ben ise bu aralar evliliği düşünmüyorum dediğimde:tamam şimdi yüzükleri takalım seneye evlenelim dedi.tabii ben yine kabul etmedim.ertesi gün kararımı almak için dükkana geldiğin de hayır cevabını alınca efendice özür dileyip gitti bir daha rahatsız etmedi.
    bu sefer o benim dikkatimi çekti,çalıştığım ortam iradesine sahip çıkamayanlar için bozuk bir ortam sayılırdı. Konyanın kemerli çarşısı.ezan okundu mu ortadan kaybolurdu.bayan müşteri geldi mi,başı aşağıda olur çok nadir yüzlerine bakardı,diğer mağazalarda çalışan hiçbir kızla konuştuğunu dahi görmedim,oysa diğerlerii..
    3 ay sonra arkadaşım benim adıma mektup vermişti,tekrar konuştuk.ailesini gönderdi,dediği gibi seneye evlendik.bana ne işten çık nede çıkma dedi.benim kararıma bırakıyordu….ama ailesi onu birtürtürlü rahat bıkmıyordu garibim az laf duymadı benim yüzümden.
    tabii ben çalışmaya devam ediyorum .o arada bir rüya gördüm,işi bırakmamı işaret ediyordu.o rüya beni çok etkiledi günlerce etkisinden çıkamadım.elhamdülillah ufak tefek sorunlar olsada. iyiki işi bırakmışım evimin sultanı olmuşum :).şimdi 2.ci bebeğimi bekliyorum.şunu söylemek isterim ki çalışsaydım bu muhabbeti ve huzuru eşimle yakalayamazdım.hakkınızı helal edin çok zamanınızı aldım

  22. mucahıde Says:

    Hz. Hatice valıdemız evet tıcaretle ugresırdı lakın o ıslam hukumlerının tam tamına ınmeden oncekı devırdı.hz Aişe valıdemızde yuzu acık gezerdı ama ne zaman hıcab ayetı ındı peceler yuzlere ındı.kadın makyaj yapmasa normal konussada ıslamda bır arada calışmak dıye bır sey yok.ıslamda kuralları peygamber ef.nasıl uyguladıgına bakılır.BUna en guzel oenek UMMU mektum geldıgınde hz.Aişe annemız onun yanında ıdı pey.ef. ona ısaret ettı annemız ama o benı gormuyorkı dedı.lakın pey.ef o senı gormesede sen onu goruyorsun dedı.calısan kadınların tamamını suclayamayız lakın kuranda zına yapmayın demez zınaya yaklasmayın der.fıkıhta bır kaıdedır.harama dusuren hersey haramdır.bu gıbı seylere mahal vermemek lazım.bende calışıyorum lakın medresede ogrencılerım var.buna haram dıyebılırmıyız hayır.ama bunun aksı cok su goturur

  23. esma Says:

    en başta saygı korunmalı bence..o yok olunca hepsı arkadan bırer bırer kopup gıdıyor..sevgı,sabır,fedakarlık,empatı kurma..bunlar evlılıgı ayakta tutan dırekler

  24. elif zeynep Says:

    selamün aleyüm.ben de çalışan bir bayan olarak bu yazıya katılıyorum. 10 yıldır çalışan biriim.9 yıldır evliyim ve 2 çocuk annesiyim. inanın ki evde kalmayı çok özlüyorum. imkanım olsa çalışmam.kadının yeri her zaman evidir çocuklarının yanıdır.kadın okumalı eğtimini almalı inançlı ahlaklı çocuklar yetiştirmek için evinde oturmalı.en azından ben böyle düşünüyorum.saygılar

  25. Zeymuran Says:

    selamun aleykum doslarım Cahide hanım kadının çalışması bu kadar eleştirilmemeli HZ Hatice ticaretle uğraşmıyormuydu herhalde yanılmıyorum.Kadınlar dışarıya çıktıklarında giyim kuşamlarına dikkat etseler makyaj yapmadan konuşmalarına dikkat etseler hiç birşey olmaz Evli bir kadının dışarıya çıkarken makyaj yapmasını anlayamıyorum parfüm sürüp dikkat çekmelerini kimse kimseyi aldatmaz herkes kendini aldatır DİKKAT CEHENNEM VAR Konya dan islam alemine selam olsun

    • denizsuna Says:

      cahide abla ben 7 yıllık hemşireyim.çalıştığım ortamlara baktıkça sana hak veriyorum fakat
      ‘ ar damarı çatlamış ‘ bir insanı kocasının dizinin dibinede koysan sonuç yine değişmeyecek…
      ben sadece edep edep edep derimm…
      cahide abla yazılarını takdirle karşılıyorum.yazdıklarınla hayatıma yön veriyorsun.kendime çeki düzen veriyorum.devamını bekliyorum…

  26. nermin-vildan- Says:

    evet cok onemli bir mesele.günümüzün yarası malasef. bu yazıyı bizlerele paylastıgınıziçin tesekkürler cahide hanım.

    bu konuda sema maraşlının yazıları ve tesbitleri de takdire şayan.
    aile kurumunu kurtaramak için çalısmalar yapıyor.

    kitaplarının hepsini aldım.elimden geldiğince yazılarını da okuyorum.
    evlilere,evlenecek olanlara muhakkak tavsiye ederim.

    kolaylık olsun diye linkini de vereyim.

    http://www.cocukaile.net/sert-kadinlar-neyi-kazanir/

  27. Hasret Says:

    yine çok güzel bir paylaşım hayatın içinden konular olunca dikkate nazar ediyor….,sağolasınız Cahide hanım..ve yorumlarıyla diğer kardeşlerim
    Eşimle ilk örnekteki gibi bir evliliğim oldu ve çok mutluyum sevmek ama saygı olmadı mı inananın sevgi pufff söner bunu 25 yıllık birlikteliğimizde veya cevremizde gördük nişanlandığımda daha cocuk yaştaydım şu an 40 yaşındayım siz hesaplayın ama eşim olgunluğunu sergiledi ve itiraf etmek gerekirse eğitti bu yüzden aklı baliğ olnaların evlenmesi taraftarıyım ne kadar çocuk deseler se de zorluğu oldu olmadı değil üstüne basa basa derim sevgiden önce sadakat saygı şart sadakat saygı olmadı mı sevgi tek başına olmuyor saygı hoşgörü olmayan evililklerde sadece sevgi olduğu için bitiveriyor sonuç boşanma için soluğu mahkemelerde arama sen böyle dedimn hayır ben haklıyım ben böyle olsun istiyorum gibi birsinin sesini hareketlerini kısıtlması gerekirken ateş ile baruta yaklaşılıyor ve sonuç hep dedikodu huzursuzluk bir de aile içindeki sorunları başkalarına ulaştırmak söylemek bu da evliliği zedeleyen unsurlardan annem babam arkamda diyen dostum var diyen eş adayları inanaın ki yanılıyorlar eşler sadece kendi aralarında cözüm üretir ha cok büyük sorun olursa altından çıkılmayacak kadar iki hakem tutulur onlar yardımcı olurlar eğer gerçekten kurtarmak ise eviliği ….
    evlilikte kadın çok büyük rol arzeder her daim susan fedakarlık yapan o olur ama bundan şikayet etmezse inanaın ki kazanan o olacak kazanan diyorum evliğini kazanan ne zman ki kadınların dili hareketi kısıtlamadı o zaman evlilikler hep kavgalı gecti…Ha şimdi kadın ezdirecek mi kendini bunu demiyoruz biliyoruz çoğumuz Hz Ömer ra halifeliği zamanında adamın biri karısını şikayet etmek için evlerine doğru yürüdü bildiğimiz gibi medine de pencereler yoktur sadece örtü vardı ve içeriden hz Ömer’in hanımının ona çıkıştığını ve hz Ömer’in de hiç ses etmediğini duydu ve daha sonra cekip gitti adam hz Ömer ra ise daha sonra adamı başka bir yerde görmüş ve neden geldiğini sormuş kendisine oda çekine çekine o gün eşimi sana şikayet edecekim ama senin hanımınında sana o şekilde konuştuğunu görünce Ömer’in hanımı bile ona bağırıyor ve bu Ömer derdi varken nasıl geleyim de bende şikayet edeyim diye vazgeçtim demiş Hz Ömer ra orada bu adama onun da benim üzerimde hakkı var o benim çocuklarımı büyütüyor yemeğimi yapıyor elbiselerimi yıkıyor beni teskin ediyor evimi namusumu bekliyor bırakalım da onalrın da bu kadar hakkı olsun ….evet kardeşlerim geçmişte böyle ibret alacağımız çok meseleler var eğer bunları yıldızlar diye hayatımıza işlersek kazanan bizler oluruz eğer yok bunu kabul etmez o geçmişteki masallar deyipte batı kültürü altında gidersek işte o zaman halimiz yaman Nurettin Yıldız hocanında dediği gibi daha çocuk evlenmeden diplomanı al yarın ne olur ne olmaz diye daha evlenmeden boşanma vaadlerini sunuyorlar bu nasıl zihniyet işte arkası kollanan evlatların ve ben haklıyım sen haksızsın gibi diklenmelerin bana koca mı yok bana kadın mı yok zihniyeti evliliği çocukların sabahtan akşama kadar oynadıkları sonra da bozdukları evciliğe cevirdiler …..çok şeyler var yazılacak ama haklarınıza girmek istemiyorum diyeceğim ama dilim varmıyor içimizi acıtan şeyleri de sadece konuşmak olmuyor geçmişe bakarak asrı saadetteki evliliklere bakarak pay biçmek lazım muhakka size benzeyen birileri vardır ibretlik olma niyetiyle hayata aktarma niyetiyle Rabbim bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl Sen affı seversin bizleri de affet ….

    • Zeynep Says:

      Hasret hanım yorumunuz çok manidâr Allah razı olsun

    • Mehtapabla Says:

      Hasret hanimcigim benim ailemde beni elinde meslegin olsun diye okuttu .Dünyanin bin bir hali var ne olur ne olmaz.Fakat esim calismami istemedigi icin calismadim.3 cocuk yetistiriyorum..Kizlarimizi okuyabildikleri yere kadar okutmaliyizki. onlarin yetistirdikleri cocuklarda iyi terbiyeli genel kültürü yüksek imanli gencler olsun.Eger müslümanlar olarak kiz cocuklarimizi okutmassak ilerde lazim oldugu zaman müslüman bayan doktor yada baska bir meslek sahibini nerden bulacagiz.Birde ailenizin sizi cocuk yasta evlendirmesinede üzüldüm.Neyseki esiniz anlayisli imis.Allaha emanet ol kardesim.

  28. aişe ravza Says:

    ABLACIM :) Dün hamile olduğumu öğrendim 5 hafta 3 günlükmüş :)) kalp atışarını gördüm.Ne olurr sende şahsıma dua ett.Çok garip bir duygu anlatamam öğrenir öğrenmez nedenini bilmediğim halde ağlamaya başladım:)anne mi olcam şimdi ben.3. söylediğim kişi sizlersiniz,hepiniz bana dua edin olurmu.İyi bir anne olayım evladımı imanlı takvalısaygılı yetiştireyim.

    • Cahide Says:

      Allah hayırlı mübarek etsin. Salihlerden olacak bir evlat bahşetsin canım. Çok sevindim..:)

    • Hadiye Says:

      Allah cc hayırlı bir evlat olmasını nasip etsin inşallah.

      • Zeynep Says:

        Aişe kardeşim Allah hayırlı etsin sizin adınıza çok sevindim..Allah evlatlarımızı İslam’a bağışlasın âmin..

    • Mehtapabla Says:

      Allahim evladini her iki cihan icin hayirli olmasini nasip etsin kardesim. Zaten isminde cok deyerli bir isim.Iyi bir anne olacagini düsünüyorum .InsaAllah hamilelik sürecin rahat gecer.Allaha emanet ol.

    • kurabiye@ Says:

      Allah hayırlı, sağlıklı, evlat nasip etsin kardeşim,sen ağladım deyince benim aklıma ilk hamileliğimi öğrendiğim gün geldi. :)tam ümidimi kesmiştim artık hiç hamile kalamam diye düşünürken…mutluluktan, şaşkınlıktan,şükürden, ağladım, yollarda boş boş dolandım,yanlış otobüse binmişim aklım başımdan gitmiş gibiydi, otobüs salladıkça bebeğime bişey olmasından korkuyordum…ne günlerdi sayende hatırlamış oldum :)

    • Belgin Says:

      MaşaAllah la kuvvete illa billah kardeşim.inşaAllah hiçbir sorunsuz geçirip sağlıcakla bebişini kucağın alırsın canım.Selametle

    • nevin Says:

      SELAMU ALEYKÜM ALLAH ÖMRÜNÜDE AHİRETİNİDE HAYIRLI BEREKETLİ KILSIN TÜM ÇOÇUJLARIMIZINDA(.RABBİM FIRAVUN UN EVİNDE ASIYE Yİ TERTEMIZ TUTTUĞUN GIBI BİZİDE TUT) .AMİNNNN

  29. ayfer Says:

    selamun aleykum kardeslerim. Cahide ablam beni tanirsiniz. Allahin yardimiyla, sizin yardiminizla, almanyadaki kardesimin yardimiyla cok seyin ustesinden geldim. ama seni aldatan, her firsatta yalan danisan esinle bir evde yasanmak ne kadar zor. GUVENSIZLIK ne zorluklar acarmis. konusmasinin hangisinin dogru, hangisinin yalan oldugunu dusunmek, her telefon caldiginda acaba kim diye suphe etmek………bu gun sabah ikinci kez kalp tarafimdan kotu sancilar cektim. hareket edemiyorum o anda, nefesim kesiliyor.sancidan sonra ise ellerim bir sey tutmuyor. ne hallere dusuyor insan. ben kendimi bu konuyla ilgili hasta etmek istemiyorum. cocuklarimin saglam bir anneye ihtiyaci var.

    Kardeslerim hepinizin yardimina muhtacim……….benim bosanmis kardeslerimin, benim durumumda olan kardeslerimin yorumlarina cok ihtiyacim var. ben bir ismi bulup fikirlerimimi dagitayim, neylese kendimi mesgulmu edeyim,,,, bir omur boyu boyle ysamak nelere sebep olucak… bundan sonrasindan ne beklemeli………..

    • Pınar Says:

      Ve aleyküm selam kardeşim. Yüce Allah’a dayan, ona güven kardeşim. Başına ne gelirse gelsin ondan geldiğini düşün ve de ki: Allah’ım ben sana inandım, sana güvendim, tek gerçek güç ve kudret sahibi sensin. Beni bu durumdan kurtar, yuvamı bozmak istemiyorum Allah’ım, kocamı haram yollara bulaştırma, ıslah et onu Allah’ım. Kocanla konuş, yaptığı yanlış şeyleri bırakmasını istediğini söyle ve ona güven, sorgulama. Bunları söylemek lafta çok kolay biliyorum ama uygulamaya çalış kardeşim. Kuran oku, çocuklarınla ilgilen, kendinle ilgilen, olumsuz düşünmemeye çalış. Yüce Allah (cc) yardımcın, yardımcımız olsun kardeşim.

  30. aliye67 Says:

    Cahidem cok guzel tespitler bende birkac oneride bulunayim…tamam dunyanin binbir turlu halleri var…Bence kadinlar kendilerini gelistirmeli…Ilk basta peygamberimizin sunnetini yerine getirmiyoruz…Kiz erkek kadar ailelerde birbirlerine denk olmali…Hem egitim hemde maddi yonden..Ne biri digerinin yaninda ezilmeli nede digeri…Ama oyle bir goruyorum ki biri cok fakir zor kanaat geciniyor digeri harvurup harman savuruyor…Dunurler bir araya geldiklerinde konusacak konu bulamiyorlar…
    Biz anneler cocuklarimiza hicbir zaman sevdiklerini yakistirmiyoruz…(gonlumuzde olani dilimize getirmedigimiz icin hep bir kiyaslamaya giriyoruz) birde kiz anneleri bana kizmasin ama cevremde gorduklerim icinde cok fazla karisiyor ve kizlarda evde ne var ne yok hepsini annelerine soyluyorlar..hic bir ozelleri kalmiyor… hele birde elinde meslegi varsa AMAN NE CEKECEKSIN BOSAN GITSIN SEN DAHA IYILERINE LAYIKSIN gibi cumleler kurulyor…YAZIK…
    yeni evli ciftler hayati altin tepsi ile sunulan bir sey zannediyorlar…evlerinde hicbir eksikleri yok…neredeyse hepsi tam…kendileri para koymadan aileri tarafindan secilmis..beraber alisverisin tadini , borc odemenin ne demek oldugunu bilmiyorlar…
    birde bazi ev hanimlari var ki gercekten tedaviye ihtiyaclari var…oyle boyle degil oyle bir alisveris yapiyorlar ki benim dudaklarim ucukluyor…butce ve yarin diye birsey var…hep bir savruk yasam…alisveris yaparak mutl olduklarini zannediyorlar galiba..
    Alttan almak ezilmek olarak goruluyor…biri sinirliyken susmak sakinlestiginde konusmak gibi olaylar kalmadi…

    ne diyeyim cahidem rabbim hayirlara cikarsin…

    • gul Says:

      katiliyorum size. kadinlar kendilerini iyi gelistirmeli sozunuze. oyle calismayan ev hanimlari var ki, sabahtan aksama kadar cogu vakit internet, dizi basinda vakit geciriyorlar. oyle calisan ev hanimlari var ki, cocuklariyla, esiyle kaliteli vakit geciriyor. onemli olan kadinin bilgili(hem dini, hem ilmi) olmasidir. o zaman herseyin ustesinden gelir.
      kizlarina ‘sen iyilere layiksin, bosan’ diyen anneler de cogu zaman evhanimlaridir. hanimin yeri evinde olduguna ben de katiliyorum, onemli olan dengeli olmak.

  31. NNÇ Says:

    herkese hayırlı günler
    çok alakalı olmasa yeni duyduğum komik bir sözü yazmak istedim
    “feminizm kocayı buluncaya,kominizm parayı buluncaya,ateizm uçak sallanıncaya kadardır.”

  32. ESMA BÜYÜKBAĞRIAÇIK Says:

    PAYLAŞMIŞ OLDUĞUNUZ YAZI CAHİLLİK VE BAĞNAZLIĞIN ÖTESİNDE AT GÖZLÜKLERİNİ ÇIKARAMAMIŞ İNSANLARIN KAPASİTESİNİ GÖSTEREN BİR YAZIDIR.ÇALIŞAN BİR KADIN OLARAK SAYFANIZDA BÖYLE BİR YAZI YAYINLAMANIZDAN ÖTÜRÜ SİZİ KINIYORUM. ÇALIŞAN HER KADINI GENELLEYEREK BİZLERİ AHLAKSIZLIKLA SUÇLAYAMAZSINIZ.BÖYLE SAÇMASAPAN YAZILARLA SİZ MÜSLÜMAN OLDUĞUNUZA İNANIYORSUNUZ ÖYLE Mİ?MADEM İŞ YERLERİNDE KADINLARLA ERKEKLER ARASINDA İLİŞKİLER MECVUT EŞLERİNİZİ DİZLERİNİZİN DİBİNDE OTURTUN BİRLİKTE PASTLAR YAPIN.

    • Cahide Says:

      Yazıyı yeniden okudum ve çalışan kadınların tümüne söylenmiş bir cümle göremedim. Olsaydı yayınlamazdım zaten.

    • nedenvenasil Says:

      Esma hanım selamun aleykum, alıngan bir tavır sergilemişsiniz ki hiç gereği yok… Siz üzerinize alınmayın ama çalışan bir bayan olarak, bu tarz ilişkilerin iş yerlerinde yaygın olduğunu maalesef gözlemliyorum. Biz doğruyuz diye ortamı ve işi doğru göstermeye gerek yok, sonuçta bozulmuş bir toplum var ortada ve su götürmez gerçekler var. Eşlerinizi dizinizin dibinde oturtun yok efendim pasta yapsınlar söylemleri de abesle iştigal, Yaratan bizi bizden daha iyi bilir ve kadınlara çalışma yükünü de vermemişse, bunun altında yatan sebebi iyi analiz etmek gerekir.
      Mutfakla ilgili her ihtiyaç duyduğumuzda Cahide ablanın sitesine başvuruyorken, üzerinize alındığınız bir meselede karşınızdaki insan sadece pasta yapmaktan anlarmış gibi bir tavır takınmanızı gerçekten anlayamıyorum. Hem siz niye bu kadar alındınız ki? Ben de çalışıyorum ama bu yazının altına imzamı atarım, çünkü elhamdülillah kör değilim, yozlaşmayı ve ahlaksızlıkları görebiliyorum.

      • ESMA BÜYÜKBAĞRIAÇIK Says:

        ………….

      • Nil Dag Says:

        18 sene çalışma hayatı ve 4 senedir ev hanımı olan biri olarak Cahide hanımın yayınladığı yazının her cümlesine katılıyorum. Siz ne kadar doğru olursanız olun etrafınız eğri olduğu müddetçe temiz ve huzurlu bir ruh hali ile zaten çalışamıyorsunuz. Yıllar yılı çalıştığım iş yerinden fazla doğru olduğum için ayrılmak zorunda kaldım. Kahkahalar atsam, şuh bakışlarımı, bol sohbetimi, dekoltemi eksik etmeseydim daha senelerce çalışabilirdim ama kendimi koruyacağım diye eziyeti ben çektim ve çektiğimlede kaldım keşke ilk başta ayrılsaymışım ama evim, yuvam, para ihtiyacı elimi kolumu yıllarca bağladı. Geriye ne kaldı ? Çektiğim eziyetlerden habersiz bir eş, neredeyse ruh hali bozulacak bir anne ! çok şükür ayrıldım diye yeri geldi maddi olarak pişman oldum yeri geldi statü olarak pişman oldum ama asıl sultanlığın ev hanımlığı olduğunu yaşayarak öğrendim. Şimdi zerre pişmanlık duymuyorum. Bir kadın kesinlikle okumalı yüksek eğitimini tamamlamalı ama eğitimini daha hayırlı, eğitimi, ahlaklı çocuklar yetiştirmek için kullanmalı yoksa iş hayatı kadınlar için çok zalim. Kadını erkekleştiren bir durum. Bunun kadarda erkek eşe itici gelen başka bir şey yok. Buda evlilik temellerini sarsıyor. Kadın evini her anlamda güzel idare ederse kocasıda başarılı olur evlatlarıda. Patronara vereceğimiz emeğin enerjinin yarısını evimize harcasak hepimiz hep islam, hem toplumsal yaşam hem ahlak hem maddi yönden ihya oluruz eminim.

      • fatma Says:

        Cahide’cim ellerine ve ağzına sağlık yine doğru ve yerinde bi tespit ,arkadaşım nedenvenasıl bende çalışan biriyim durumum müsait olsa çalışmam.ama yorumlarına tamamen katılıyorum.ayrıca esma bağrıaçık hanım cahide hanımı tanımış ve gerçekten anlamış olsaydınız o yorumu inanın yapmazdınız.

      • esra ay Says:

        Ben de çalışan bir kadındım. Bebeğim doğduktan sonra iş yerimden ayrıldım. Psikolojik danışmanım. Evlilik danışmanlığı da yaptım. Bazı konularda fikirlerimi ifade etmek istiyorum müsaade ederseniz.

        Kadının çalışması ile boşanmalar arasındaki bağı bizim camiada sanırım ilk Ali Bulaç kurmuş ve çokça tepki almıştı. Kadının çalışmasının İslam açısından bir problem teşkil ettiğini düşünmüyorum. Nitekim Peygamberimizin sevgili eşi Hatice başta olmak üzere pek çok çalışan kadın figürü görebiliriz. Öte yandan günümüzde çalışan kadın faktörü evlilikleri olumsuz etkiliyor, bu da bir gerçek. Peki neden? Çünkü geleneksel aile yaşantımız (erkek dışarıda çalışır, kadın ev hanımıdır) bunu kaldıramıyor.

        Konuyu ahlaksızlığa bağlamaya gerek yok. Çünkü siz de yakından biliyorsunuz ki çalışan çalışmayan farketmiyor, ahlaksızlık her yerde kol geziyor.

        Geleneksel aile yaşantımızın modern yaşamla çatışması evlilikleri olumsuz etkiliyor. Peki bundan nasıl korunabiliriz? Kadınların çalışmamasını sağlayarak değil. Şahsiyetlerimizi olgunlaştırarak koruyabiliriz.

        Öte yandan ülkemizdeki çalışma koşulları maalesef çok kötü. Bir kadına uygun çalışma ortamı yok denecek kadar az. Aslında erkekler için de öyle ama artık erkekler bunu sineye çekmiş durumdalar. Evin ekonomik yükü onların üzerinde olunca şartlar ne kadar zor olursa olsun yine de çalışıyorlar.

        Çalışma koşulları esnek olan veya evden çalışabilme imkanı olan, iş yerine çocuklarını da götürebilen, enerjisini sonuna kadar tüketmek zorunda kalmayan, kendi mahremiyetini ve sınırlarını korumasına imkan bulan, ihtiyaçları ve özgürlüklerine müdahale edilmeyen kadınlar neden çalışmasın?

        Kadınların katkı sağlamadığı bir bilim, kadınların dokunmadığı bir siyaset, kadınların müdahil olmadığı bir hizmet sektörü herkes için zulüm olur.

        Selamlar, sevgiler

    • Deniz Says:

      Sevgili esma hanım bende 15 yıldır kamuda çalışan bir bayanım. Maaşallah imrendim çalıştığınız ortama, söyleyin bizde gelelim. Hani bizim buralar çok bozukta karı-koca aynı iş yerinde çalışıpta karısı doğum iznine gidince, kocasının kızcağızı ortak arkadaşlarıyla aldatınca at gözlükleriyle bakıyorum bende biliyormusun..!

    • Hatice Büyükardıçlı Says:

      Esma Hanım yarası olan gocunur. Bu yazıyı siz nasıl anladıysanız artık. Ben de çalışıyorum ama sizin gibi anlamadım bu yazıyı. Hatta sizin yorumu okuyunca, yazıyı tekrar okudum. Ne alaka olduğunu çözemedim. Başka bir yazı okudunuz herhalde onla karıştırdınız. Yoksa AT GÖZLÜKLERİ siz çıkartın. Cahide Hanıma haksızlık yapmayın, Allah’tan korkun

  33. menekse79 Says:

    cahide abla yazılarını okumadan duramıyorum her sabah ev halkını uğurlayınca hemen bu sayfadayım..1 saat oku oku bitmiyor..kardeşlerimizin yorumlarınıda okuyorum..bilmediğim şeyleri öğreniyorum bazen şaşırıyorum sonra alışıyorum..ben burda bir bayanla konuştum çatırdayan evliliğini kurtarmak için kaynanasıyla konuşmaya gidince,kocasını orda başka bir kadınla kaynanasının yatak odasında yakalıyor.üzerinede dayak yiyor ayrılmışlar..ama beni daha çok şaşırtan: kaynanasına soruyor sen ne biçim bir annesin ,o da diyor ki oğluma söyledim dinlemedi,getirdiği kadın da tanrı misafiriydi demiş…ne acı demi böyle misafir duydunuz mu hiç….

  34. Zeyneb Azeri Says:

    Salam bacılarım. Aylin bacı sənin fikirlərinlə təmamilə razıyam.Bu il mənim böyük qızım da məktəbə getməyə hazırlaşır, inan ki, onun tərbiyəsinə görə çox narahatam.Bakıda məktəblər çox pozulub.Qızlar və oğlanlar bir-birilə çox cahilcəsinə davranırlar,dərs desən demək olar ki, keçirilmir,bütün uşaqlar ayrı-ayrı müəllimlərlə dərsdənkənar məşğul olurlar.Çarəm olsa uşaqlarımı heç
    məktəbə də göndərmərəm .hələ qarşıda hicab problemi də var. Nə isə… nəbaşınınzı ağrıdım.Sağolun.

  35. Dilekkk Says:

    Aylincimm opirem men seni :) cok guzel yaziyorsun yaa bide eksik harfler cikmasa :(

  36. Dilekkk Says:

    Herkese gunaudinlar, s.a. Hanimlarr… Gercekten cok dogru ve yerinde bir yazi olmus. Bende calistigim icin bazen kocamla catismaya giriyorum malesef :( aslinda iti huylu ama cok sivri dillidir kendisi. Bu catisma bazen uzarken annemin ve babamin evliligi babamin anneme yaptiklari aklima geliyor ve sakinlesip uzatmiyorum. Cok kotu evlilikleri ve kotu karakterli insanlarida dusunerek evliligimizi huzurlu bir sekilde yurutmeliyiz bence. Kotu insanlarla olanlara birsey diyemiyorum ama bosanmis olmak zordur bence ve gelen gideni her zaman aratir kanatindeyimm. Allah evlerimize huzur, saglik, bereket, afiyet versin ins….

  37. Aylin Says:

    Allahım heç kimi sevdiyindən ayırmasın…Mənim yaşadığım yerdə hələdə ana ata sözü keçir.Və mən ana atamın xeyr duası ilə onların dediyi biri ilə ailə qurmuşam.çox şükürki elədə böyük problemlərimiz olmur.Hər ailədə problem olur.Amma biz yoluna qoya bilirik.Buda bizim sözümüzün tutmasından irəli gəlir.Bizim nəsildə qızların hamısı ailə razılığı ilə ailə qurublar.heç birimizin sevdiyi və seçim etdiyi olmayıb.Bu günəcəndə hər birimiz xoşbəxtik.Məncə ana atalar övladının ancaq yaxşılığını istəyir.Bəzən valideynlərdə səhv olur.Onlarıda qınamaq olmaz.Çünki heç bir valideyn övladlarının pis gün keçirməsini istəməz..Bu gün günümüzdə məktəb qızlarının oğlanlarla danışdıqlarını eşidirəm.Bu hal məni çox üzür.Məncə namus hər şeydən vacıbdi.Bir hissə qapılıb bunları etmək düzgün deyil.Bəzən həyat yoldaşıma deyirəmki qızlar oğlanlarla danışır msjlaşır.Məhəttəl qalır.Məncə yenədə hər şey valideyinin üzərinə düşür.validen ən son model telefonu alıb verməsə hələ kontur yükləməsə övladlarıda özlərini belə yollara salmazlar.hər şey onlar üçün bedava olunca belə olur.o kontur pullarının telefon pullarının necə alın təriylə qazanıldığını bilmirlər.mən atam xərclik verəndə onu yığıb bir şeylər alırdıq bacımla…eh harda qaldı o günlərimiz..çox darıxdım o günlərim üçün..

    • Hadiye Says:

      Yazdıklarınız çok doğru Aylin gardaşım.Ancak günümüzde gençleri Ailelerinden daha fazla etkileyen faktörler var. Arkadaş çevresi TV ve İnternet. Maalesef Anne baba ikinci planda kalıyor. Sorumlu olan yine bu gençleri yetiştiren bizleriz.

  38. Belgin Says:

    Allah razı olsun Cahidem çok güzel paylaşım olmuş.Ve yazar çok yerinde tesbitler yapmış;tamamen katılıyorum.Ah şu teknolojiyi iyi yönde, haramlara bulaşmadan kullanabilsek.Rabbim sonumuzu hayır etsin amin.

  39. huri Says:

    bu evlilik isinde dindarlık ve takva en birinci sart olacak.bir de kadın evinin hanımı olacak.adam da adam gibi adam olacak.link veremiyorum cahide ablanın yazısı vardı adam gibi adamlar diye.iste oyle adamlar

      • gul Says:

        cahide hanim, bir soru soracam, kirilmayin lutfen. merakimdan soruyorum. siz kadinlarin calismasina karsisiniz.
        siz de bu siteyi yonetiyorsunuz. ve para kazaniyorsunuz. bu da bir nevi calismaktir degil mi? ama sizin calisma yeriniz evinizdir. yoksa bedava mi calisiyorsunuz?cevap verirseniz sevinirim.

        • Cahide Says:

          Ben kadınların harama yol açacak ortamlarda çalışmasına ve İslam’dan tavizler vererek çalışmasına karşıyım. Ayrıca benim karşı oluşum dinimin buna karşı oluşundandır. Şartlar, ortam buna müsaitse elbette çalışabilirsiniz. Kolay olduğunu düşünüyorsanız sizde bir site yapıp para kazanabilirsiniz tabi. Bunda bir sakınca yok. Fakat bilin ki, bu sitenin kuruluş sebebi para kazanmak değildir. Kazanıyorsam bu Allah’ın bir lütfudur, benden değildir. Allah’ın rızasını gözeterek yaptığınız her işte Allah teala mutlaka yardım eder. İşte ben de her konuda Rabbimin yardımını yanımda buluyorum. Elhamdulillah-i Rabbil alemin…


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: