Namaz Kılmayan Eşler

Pek çok kardeşimizin muzdarip olduğu bir konu var. O da eşlerin Allah’a olan itaatsizliği. Kardeşlerimizin çoğu, eşlerinin namaz kılmadığından, İslam’a göre bir hayat yaşamadığından yakınırken, bir kardeşimiz Allah’ın emirlerine itaat etmediği için 3 çocuklu olduğu halde eşinden boşandığını ve başka biriyle evlendiğini yazmış.

Kendisini çok takdir etmekle beraber, açıkçası bir ikileme düştüm. Bunun hakkında verilmiş çok fazla bir fetva yok. Allah Rasulu (s.a.v) zamanında zaten Müslümanım diyen kişinin namaz kılmaması gibi bir durum da söz konusu değildi.

Fetva makamı olmadığım için ben sadece konu hakkında acizane görüşlerimden bahsedeceğim. Fakat Faruk Beşer’e bu konu sorulduğunda kendisi şöyle cevap vermiş:

“Eşi namaz kılmayan kocanın ahrette maruz kalacağı duruma ilişkin sorusuna Prof. Beşer’in yanıtı şöyle: “Bu bir problem elbette. Namaz, İslam’ın ana direği… Namazsız bir evin bereketsiz olduğunu biliyoruz. Şeytanın hakimiyetinde olan bir ev olduğunu biliyoruz. Namaz kılmayan bir kadın ve namaz kılan bir erkek veya namaz kılmayan bir erkek ve namaz kılan bir kadının olduğu bir ev, huzursuz bir evdir. Ya kadına ya erkeğe haksızlık yapılmaktadır. Böyle bir evin olmasından, böyle olmaktan Allah’a sığınırız. Hukuki izahları bir tarafa bırakırsak, Kuran’da veya sünnette yani İslam’ın temel kaynaklarında namaz kılmayana şöyle ceza verilir diye bir emir bilmiyoruz. Elbette benim hanımım namaz kılmıyorsa bu huzuru kaçırır. Ona bu işi anlatırım, yalvarırım, yakarırım. Kılmıyorsa, darılırım, giderim, başka şeyler yaparım… Düşünün ki namaz kılmıyor ve namaz kılmanın da gerekli olduğuna inanmıyorsa bir erkek ya da bir kadın Allah korusun bu insanı dinden çıkarır. Namaz kılmıyor ve gereğine inanmıyorsa böyle bir durumda zaten o insan mümin sayılmaz. Mümin sayılmazsa namaz kılan bir bayanın, namaz kılmayan bir erkeğin nikahında bulunması ve aksi olması evli olması mümkün olmaz zaten. O zaman bu bir ayrılma sebebi olur hatta ayrılma zorunluluğu olur. O zaman ayrılmak gerekir.”(Faruk Beşer)

Söylemesi dile kolay olsa da, pratiğe dökmek çok zor olan bir fikir bu.  Şahsen ben aynı durumda olsam, “Şöyle yapardım” gibi bir şey söyleyemiyorum.

Aslında bütün sorun en baştan başlıyor. Evlenirken kriterlerimizi neye göre belirliyoruz bu çok önemli. Örneğin ben zengin  taliplerimi sırf düzenli namaz kılmadığı için düşünmeden reddetmiştim. Eşimi ise henüz okuyorken, askerliğini yapmamışken, sadece Allah’a bağlı, alnı secdeli biri olduğu için kabul etmiştim. Başlarda maddi  sıkıntılar çeksekte, iman ve dolayısıyla sevgi-saygı  boyutunda çok uyumluyduk. Elhamdulillah…

En baştaki tercihleriniz, ömrünüzün geri kalanını şekillendiriyor. Başta derdiniz İslam’sa, gelecekteki bütün adımlarınızda da İslam’a göre kararlar alıp, hayatınızı bu minval üzere devam ettiriyorsunuz.

Bugün sadece zengin, kariyer sahibi olduğu için eş seçimi yapan Müslüman kızlarımızı anlamakta güçlük çekiyorum. Aynı şekilde Müslüman erkeklerde güzelliği dört dörtlük veya maaşlı çalışan bir kız peşine düşeceklerine, takvalı kızlara talip olsalar, niyetlerini temiz tutsalar hem daha mutlu yuvalar kurulacak, hem de temiz bir nesil yetişecek.Çocuklarımızı eğitirken ve temiz bir neslin devamı için Allah’ı tanıyan, alnı secdeli, edepli eşlere ihtiyacımız var.

Fakat başlarda her zaman bilinçli olamıyor insan. Daha sonra şuurlanmış, Allah’ı çok sonra tanımış olabiliyor. Bilinçlendiği günden itibaren, eğer eşi cahiliyye günlerine devam etmekte ısrarcıysa evde bir çatışma başlıyor. Tabii olarak kadın veya erkek eşinin de İslam’la şereflenmesini istiyor.

Peki olmuyorsa ne yapacağız?

Yukarıda hocanın dediği gibi veya bahsi geçen kardeşimizin yaptığı gibi eşimizi bir çırpıda boşayacak mıyız? bunun cevabı bende değil fakat bu kararı alırken yine eşin imani durumu göz önüne alınmalı diye düşünüyorum.

Tekrar belirteyim bunlar sadece benim görüşlerim:

Örneğin eğer eşimiz namaz kılmıyor ama karşıda çıkmıyorsa, bu yaptığının bir günah olduğunu kabul ediyor ve birgün namaza başlamak istediğini belirtiyorsa, bu eşi hemen yüzüstü bırakmak yerine sabırla ve güzellikle ona İslam’ın telkin edilmesi ve kendimizin de yapmamız gerekenler konusunda taviz vermeden, istikrarlı davranmamız kanaatimce daha uygun olur…

Fakat eşimiz sadece İslam’ı yaşamamakla kalmayıp birde İslam-i kuralları kabul etmiyorsa, alaya alıyorsa, Haşa küfrediyorsa yani apaçık bir isyan içindeyse işte o zaman “Hâlıka isyan olan işte, mahluka itaat olmaz.” sözü hayat bulmalıdır… Ve şüphesiz Allah rızası için bir işten vazgeçene, Allah ondan daha hayırlısını verecektir. Zira Allah subhanehu ve teala, Talak Süresi 2. ayette :

“Kim Allah’tan korkarsa, Allah bir çıkış yolu gösterir…”  buyurmaktadır.

Bir de başta namaz kılarken sonra bırakanlar var. Allah kalpleri evirip çevirendir. Yarına kimsenin garantisi yok. Fakat inkişaf etmek için bir çabamız yoksa, gerilememiz muhtemeldir.

Namaz kıldığı halde ailesine her türlü zulmü yapanlar ise ayrı bir başlıkta değerlendirilmeyi gerektiren bir konu.

Müslüman var, Müslümancık var. Bazısı hayatında Allah rızasını gözeterek en ufak bir değişiklik yapmaz, Allah için kılını kıpırdatmazken, bütün imkanları olduğu halde Allah’a kulluk yapmaktan geri dururken, kimi de Allah’la bağ kuramamış eşi için gece gündüz ızdırap çekiyor, dua ediyor…

Kimi secdesizliği yaşam biçimi haline getirmişken, kimisi ömrünü secdelere adıyor. Bu vesileyle bir kez daha hatırlatalım: Müslümanım diyen kişi, Allah’ı gereğince tanımak, yaradılış gayesini kavramak ve kime kul olduğunu bilerek  namazını kılmak zorundadır.

Kimler namaz kılmakla mükellef değildir?

1-Hayvanlar

2-Kafirler

3-Buluğa ermemiş çocuklar

4-Akıl hastaları yani deliler

Eğer siz bu şıklardan birine dahil değilseniz ve “Müslümanım” diyorsanız, secdeden kaçmak gibi bir tavrınız olamaz. Zaten akıl sahibi bir insan secdeden kaçmaz, secdeye koşar. Çünkü secdelerimiz  kurtuluşumuzun anahtarlarını barındırır. Yaratıcımızın rızası saklıdır orada…

Ebu’d-Derda (r.a) şöyle dedi: “Dostum Muhammed (s.a.v) bana şöyle tavsiyede bulundu. Parça parça kesilsen de, yakılsan da Allah ‘a ortak koşma ve farz olan namazı bilerek terk etme. Kim ki farz olan namazı bilerek terk ederse Allah ‘ın koruması ondan uzaklaşmıştır.” (Müsned:5/238, El-Bani Sahihi ibn Mace:3529)

Cahide Sultan

177 Yanıt to “Namaz Kılmayan Eşler”

  1. htc Says:

    sa arkadaşlar..böyle bir yazı ve böyle bir sohbet bulduğum için çok sevindim.. lütfen banada yardımcı olun..çok kişilere sordum bazıları birşey olmaz dedi bazıları hemen ayrılmamı söyledi.. 2 yıllık ciddi bir ilişkim var her geçen zamn bırsyler ögrenıyorum.. kapalıyım namazımı herzamn kılamasmda kılmya calısyorum orucu tutuyorum ama erkek arkdsım hiç birini yapmıyor.. benim yapmamada birşey demiyor.. bunların farz oldğunu inanıyor ama kültürü açısından yapmıyor.büyüklernde namz kılan insanlr var .. ama benim yaptıgım hiç birseye karsı gelmıyor ileride gelmezde.. bn böyle biri ile evlenırsem günah olurmu?

    • Özal Tuna Says:

      Selamu Aleykum kardeşim, bir kere İslâmiyete göre senin bir erkek arkadaşın olamaz. Evlenmek istediğin kişiyle ancak islâmi ölçüler dahilinde yanınızda bir kişi bulunarak görüşebilirsiniz. Ayrıca evliliğinizi islâmi ölçülere göre yapmalısınız. Şu durumda siz birbirinize haramsınız. Siz kapalıyım ve ara sıra namaz kılıyorum demişsiniz vakit namazının ara sırası olmaz,inşallah devamlı 5 vakit kılmayı nasip eder Rabbim size.

  2. filiz Says:

    Benim danışmak istediğim bir konu var,istihare Namaziyla ilgili.bir yakın tanıdığıma benim için istihare namazına yatmasini istedim .islami bilgisi benden daha yüksek namazında niyazinda bir tanıdıgıma.ilk gece beyaz kazaklı bir adam görüyor kazagin üstünde biraz alacalik var , bir erkek eli görüyor beyaz diktörgen bir cismi tutuyor.bunu neye yorumlarsiniz bilmiyorum ben hayirliya yordum.istihare namazı yuzde yuz tutar mı?

    • filiz Says:

      Sunuda ekim ben bu erkek arkadasimdan ayrilalı 6 ay oldu ve şuan onun hayatinds baska bir bayan var.ben bu namazi arkadaşıma kildirirken o benim hayatimdaydi.cevap yazarsaniz sevinirim

  3. EMINE Says:

    benim esimde evlenirken kendini dindan gösterip zamanla dinimizi elestirmeye basladi ve en sonundada islamin o na ters geldigini baska dinlerin dogru olabilecegini Allah in bizim namazimiza ihtiyaci olmadigini vesaire vesaire yani dinimizi kabul etmedigini acikca belirtti simdi ne yapayim bilmiyorum benim korkum bunu cocuklARIMADA ASILAMAYA BASLADI BEN BOSANSAMDA ONLARI ICINEDE FITNE SOKACAK AMA EN AZINDAN SIZIN SAYFANIZDA ARADIGIM CEVABI BULDUM NE YAPMAM GEREKLI BILIYORUM ARTIK

  4. mary Says:

    Ben biriyle görüşüyorum,arkadaşımdı fiziksel olarak ilgimi çekmiyordu fakat insanlığı karakteri o kadar hoşuma gitti ki görüşmeye başladık. Sonra namaz kılmadığını ve oruç tutmadığını öğrendim, ailesi öğretmemiş rahat yetişmiş. Şimdi ne yapacağımı bilemiyorum, o kadar düşünceli,dürüst,adaletli bir insan ki çok seviyorum ama dini yönü çok düşündürüyor beni.İki arada bir derede kaldım malesef. Bu arada benim namazıma orucuma asla karışmaz saygı duyar.

  5. yasemin Says:

    s.a. yazilanlari saskinlikla okudum walla ne esler varmis yaa hanimlarini namaz konusunda destekliyor.bizimkide deyim yerindeyse kostek oluyor.allaha sukur 5 vakit namazimi elimden geldigince kilmaya calisiyorum ama esim kilip kilmadigimi hic fark etmez bile hatta bazen onun isteklerini karsilamadigim surece namaz kilmami yasaklar beni bununla cezalandirmaya kalkar.gun icersinde bazen cok yoruldum desem namaz kilarken yorulmuyosun ama der.ama o boyle yaptikca ben daha cok kilmak icin hirslanirim.benim esimde birgun degisirmi acaba haaa ;)

    • suzan Says:

      Allah kabul etsin canım.benim eşim de” canın sıkıldkça namaz kılıyorsun heralde ”der.ha bide ona göre yanlış davranınca ”bide namaz kılıyorsun ” der :(

    • damla Says:

      bizim bi arkadasin kocasida hanimi icin.hanim namaza durdumu sen kabeye gider gelirsin der :) cok yavas kildigi icin.herkesin imtihani farkli iste.rabbim cumlemizi haram yoldan sakindirsin..

  6. damla Says:

    hayati bey sizde ayni benim esimsiniz.oda namZ konusunda cok titizdir.bunun sebebi babasi kucukken bu konuda onlari cok sıkmış hatta cok dovmus.ezan okundugu gibi hadi namaza.ben ise bana soleme ben kendim kilmak istiyorum diyorum her seferinde, ama o ayni.ama ben getcekten namaxlarimi kilarim sadece inanin biraz rahatim.sabah namazlarina hep o beni kaldirir.bana diyor bi kere de kendin kalk.bende diyorum kalkamuyorum.telf da bas ucuma koymaya karsiyim radyasondan dolayi.ama o sese hassas oldugu icin ezanla uyanir.biktim sabah hep ben seni kaldiriyorum diyor.bende diyorum kaldirmak zorundasin ben senib namazlarindan mesul degilim ama sen benimkinden mesulsun :) susuyor.cok evham.acaba ben evde yokken kiluyonmu namazlarini der.bende uzulurum ama ona belli etmem(bana guvenmedigi icin) ben Allah icin kiliyorum senin icin degil diyorum.bu yazdiklarimla sakin sanmayin ki mutsuzuz.cok mutluyuz birbirimizi seviyoruz.bi tanede bebisimiz var.bir birimize herseyi acik acik soleriz ole olunxafa icinde birikmez seytanda doldurusa getirmez.ama sanmaki namaza hassas islami 4 4luk yasiyo.namaz konusunda sadece titiz.ama sen gel ona ogut ver senide dinlemez.gorumceme bile bu konuyu actim babamizdan kaynaklANIYOR dedi.hatta dur bi kac kere o evdeyken salonda felan kildim namazimi,yanina gidince hadi namazini kil.dedim kildim.hani ben gormedim derdi :( ben hatta ona namazlarini camiide kilmalisin derim o hala evde kilar.nese bizde namaz konusunda boleyiz yani..ama size gelince bence yanlista olan sizsiniz.oncelikle bir erkegin gonlu sirf hanimi namaz kilmiyo diye bir baskasina kaymaz.baska sebepler varda sen solemion yada sogudun ondan bundan sebeplerden.esinizle konusmalisiniz.konusmadigin surece sen haksizsin.belki bildigin gibi degildir.bakin hic birsey gorundugu gibi degildir.baskasinin sozunede kulak asmayin…. .ben esimi cok seviyorum oda beni.zaten artik ole desede anlayisla karsilip tamam diyorum kayinpederimin onlarin ustundeki baskici tutumu ogrendikten sonra.onunda hosuna gidiyor kil dedigi gibi abdest almaya kosmam :) artik nazik bir tonla kildinmi namazini diyor.hersey konusmakla cozuluyor.bakalim namazlarini camiide kilmaya alistirabilicemmi bende.

    • Hayati Says:

      Damla Hanım, genel olarak tüm yorum yazan arkadaşlar kendi durumlarıyla paralel gibi görmüş beni yalnız ben 10 seneye dayanacak olan evlilik hayatımda eşimden şüphe etmedim,sadece bir uyarıyla acabayla aklıma kurt düştü ve baskı falanda yapmadım, tavsiyeden öte olmaz benim baskım. Şahsen ailemde dinini bilen ve tebliğin ne demek olduğunu kavramış insanlardı.
      Namaz herşey değildir demişsiniz fakat o namazlar eşinizde muhtemel göreceğiniz birçok kötü huyu bertaraf etmektedir.Allah mutlu huzurlu bir ömür versin.

      • damla Says:

        Hayati bey abiicim.aslinda size yorum yazmayacaktim.ama ne bilim gecmiste buna benzer seyler yasadigim icin yazmadan da edemedim.sonucta bizde bu durumda olabilirdik esimle(allah korusun)..oncelikle ben size namaz hersey degildir demedim! bidaha okuyun yorumumu.onun disinda esiniz sizin namazlarinizdan mesul degildir abim ama siz onunkinden mesulsunuz.uyaricaksiniz.Allahtan benim beyim beni acik dille uyarmis devamli.evet biraz abartti o ama en azindan ben isin aslini ogrenip kendimi ona ifade edebildim.ya oda sizin gibi bu kafasiyla konusmadan beni bi kac tavsiye ile izlemeye kalksaydi.eyvah!! iyiki basimin etini yemiş :) % eminim benim temiz niyetimi bilmeseydi oda benden sogurdu.evet severek evlendik ama namazda onun icin onemli sartellerden dir.ben size haksizsiniz demiyorum olurmu siz bi kac kere solemis vede gormediginizi yazmissinuz.belkide haklusiniz ama bi konusun.muhabbbet edin..tavrinizi koyun.kilmiyosan seninle bu sekilde yurumez de.bunu onemsediginizi soleyin.diger kadindan felanda bahsetmeyin.ama bunun disinda hala kendi kilmiyosa ustune edepsizse islami cerceve icerisinde evlenebilirsen uygun 2. esi bulup evlen.bosanmadan ikisinide idare edin.dua edin

  7. Tuhfe Says:

    Hayati bey kardesim hic esinizin Psikolojik problemleri olabilecegini dusundunuz mu acaba ? depresyon gibi mesela ,bazi hanimlar dogum sonrasi depresyona girip cikmakta zorlanabiliyor ve daha si bu onlarin ibadetlerini olumsuz etkileyebiliyor maalesef ,ibadetlerini biraktiracak kadar , yasayan birisi olarak soyluyorum bunu ve yine maalesef ki esler hanimlarin bu halinden hic mi hic anlamiyorlar onlarin bu hallerini huysuzluk huzursuzluk olarak degerlendirebiliyorlar,lafa biraz ortasindan girmis olabilirim kusura bakmayin aklima ilk gelen seyi paylasmak istedim yazdiginiz diger meselelerle ilgili soylemek istedigim cok sey var ama toparlayamiyorum bir turlu Rabbim ,karsisinda utandiracak her halden bizleri muhafaza etsin insallah

  8. Hayati Says:

    Sevgili kardeşlerim, dinimizde kusuru gizlemek icap ettiğinden,eşimin kusurunu sahte bir isimle yazmak durumunda kalıyorum. Sabredip okuyan ve mesnedli olarak tavsiyede bulunan kardeşlerim olursa müteşekkir olacağım.
    Ben eşimle “dini konularda benim elimden tutması”, “beni Allaha yaklaştırması”, “yanlışlarımı düzeltmesi” ve işimi çok sevdiğim için onada işimi öğretip birlikte yapmak niyetiyle evlendim.Benim için hayatımdaki en önemli adımlardan birisiydi,dinine milletine faydalı çocuklar yetiştirmek. Bunuda kayınvalideme ve eşime açıkça söyledim. Kayınvalidemi eşimden önce gördüm ve hem manevi ağırlığından hemde anlattıklarından ötürü sadece eşimin fotoğrafını görüp karar verdim. Eşim hafızlık yapmış, yıllarca dini eğitim almış, şu anda en makbul kabul edilebilecek bir eseri defalarca hatmetmiş, dahası ramazan gecelerini ihya eden vs bir kişi diye anlatıldığı için memnuniyetle kabul ettim. Hoş tabiki normal şekilde görüştük ve bir süreç sonrasında evlendik.
    Her evlilikte olacabileceği gibi bendende kaynaklı problemler yaşandı bir şekilde atlatıldı, şahsen kendi açımdan benim tahammül ettiğimi düşünüyorum. Durum çekilmez olduğu zamanlarda kendime “bu senin imtihan vesilen” dedim ve çocuklarımın annesi babası ayrı bir birey olarak yaşamasının ne büyük bir yıkım olduğunu düşünerek boşanma fikrini hep aklımdan defetmeye çalıştım. Eşime olan muhabbetim tavırlarından ötürü zail oldu, yinede imtihan vesilesi gördüm.
    Muhabbetim zail oldu kalbim başkasına kaydı çocuklarıma kıyamadım. Eşim dahil evdeki herkes bana deli gibi aşık. Eşime eş olarak muhabbetim kalmasada kendisi üzmek istemediğimden ve o minicik kalplere kıyamadığım için boşanmadım.
    Hasılı bir süre önce bir yakınım bana eşini hiç namaz kılarken görmediğini söyledi. Ben hem hiddetlendim hem sinirlendim mümkün değil dedim. Böyle birşey varsa kesinlikle onu boşarım dedim. Daha sonra tabi içime kurt düşünce eşimi izlemeye başladım. Ve malesef gerçektende eşimin namazları kılmadığını farkettim, ben sabah namazına kaldırınca kılıyor ben kaldırmayınca kalkmıyordu fakat ben bunu kalkamıyor bana güveniyor diye yorumluyordum. Sabah hatırlatıp kılmasını tavsiye ediyordum. Fakat vakit içinde tüm bir vakit boyunca izledim ve kılmadığını farkettim. Tamemen mi kılmıyor yoksa ihmal mi ediyor bilemiyorum, akşama kadar işte olduğum için bilemiyorum. Kılmadığını gördüğümde uyarmakta istemiyorum şu anda çünkü benim bildiğimi bilmiyor, anlamadığımı zannediyor. VE uyarırsam sırf ben söylediğim için kılar diye korkuyorum çünkü öyle olacak. Bu Allah korusun çok tehlikeli.
    Şu ana kadar söylediğim sebeplerden ötürü itaatsizliğine tahammül ettim, çok özür dilerim dini konularda bile dikkat ettiremedim kendisine perdeler açık halde iken iç çamaşırlı olarak pencere- kapı önünden geçebiliyor, birilerinin görmesi düşük ihtimal evimizde fakat mümkün defalarca uyardım, çok rahatsız olduğumu belirttim, fakat kısa süreli dikkat ediyor daha sonra yine standart haline bağlıyor.
    Şimdi kendimi aldatılmış enayi yerine koyulmuş gibi hissediyorum. Ben sırf diyaneti için kendisine tahammül ederken (oda şüphesiz bana tahammül ediyor.) bu olanları kabullenemiyorum. Bir hristiyan, bir yahudi ile evlenebilirdim. Afedersiniz hayat kadınlığı yapmış ve tövbe etmiş birisiyle evlenebilirdim. Emin olun benim için hiçbiri problem değildi. Fakat zümrüt diye niyetlenip aldığım eşim namazında bu halde..Namaz konusunda tahammül edemiyorum, ben sabah namazı kaçırsam çocuklarım o yüzümü görmesin diye onlardan saklanıp kazamı yapıp onların karşısına çıkıyorum elimden geldiğince.
    Boşanmaya niyet ediyorum çocuklarıma kıyamıyorum.Toplumda bir dulun durumunu düşünüyor eşimede kıyamıyorum.Çocuklarım eşim beni deli gibi seviyorlar, hatta ben eve birgün erken gideyim ördek yavrusu gibi arkamdan dolaşıyorlar. Bunun yanında birde kalbimi malesef başkasına kaptırdımki tam bir çıkmazın içindeyim .
    Elhamdülillah gözümün gözüne değmesinden başka birşey yapmıyorum . Buda caiz değil fakat gönül sözde dinlemiyor. Namazla alakalı tüm kaynakları okudum eşin namaz kılmaması boşanma sebebi değil ama ben kendi evliliğimi göz önüne alıyorum neden evlendiğime bakıyorum benim için haklı bir sebep gibi geliyor, özelliklede aynı zamanda eşim başkalarına dini eğitim verirken bu durumda olması benim ondan dahada soğumama sebep oldu fakat hiç belli etmemeye kırmamaya çalışıyorum, ama kalp ağız durmuyor. Sen başkalarına dini anlatacaksın fakat sen namazlarında bu şekilde olacaksın, bir türlü kabul edemiyorum.Bırakamaya cesaretde edemiyorum, çocuklarım ne hale gelir bilemiyorum.
    Sabredip okuyan kardeşlerime teşekkür ederim. Yanlış birşey yapmaktan nefsime uymaktan korkuyorum.Kıymetli tavsiyelerinizi bekliyorum.

    • hayrettin Says:

      Bak güzel kardeşim ;
      Eşin dini eğitim veripte gereklerini yerine getirmediği için mi ondan soğudun da gönlün başkasına kaydı yoksa eşinin başka kusurları mı var (afedersin sadakatsizlik edepsizlik gibi). Eğer sadece namaz kılmadığı için gönlün başkasına kaydıysa bence sen namazı bahane ediyorsun . böyle bir sebeple göz dışarı kaymaz . kusura bakma sadece bu sebeptense hatalı sensin sadakatsizliğine kılıf arama . eşin namaz kılmıyorsa otur konuş herşey iletişimle çözülür. haa ayrıca aldatma benim gözümde ha gözün gözüne değmiş ha uzaktan olmuş afedersiniz ha yatakta olmuş hiçbir farkı yok gönlün kaydıktan sonra onun adı aldatmadır. . tam tersini düşün sen peygamber değilsin evliya değilsin seninde birçok dini eksiğin vardır bu sebepten eşinin gönlü başkasına kaysa ne hissedersin…

      Tabi bu dediğim sadece namaz kılmadığı için soğuduysan başka problemler varsa (edepsizlik ahlaksızlık sadakatsızlık) onu bilemem.

      • Hayati Says:

        Hayrettin Bey, kusur ararsanız mutlaka vardır. Açıkçası kimseye eşimin kusuru söylemek istemem. Açıkçası namaz konusunda bile araştırmak bile caiz değil diye özel bir çabam olmadı tevafuk tam vakit yanında bulunduğumda dikkat ettim. Kaba olarak yine anlatmak durumunda kalıyorum :
        Söz dinlememe tüm evlerde olabilir, onları bir şekilde kabul ettik. Kabul etmek zorunda kaldım çünkü ne söylesem eşim malesef isteği olmazsa huzursuzluk çıkartıyor olana kadarda düzelmiyor.BEnim tahammül edemediklerimin birisi pencere açıkken uygunsuz gezilmesi, parfüm sıkılıp dışarı çıkılması gibi şeyler oda belki iyi niyetinden yapıyor öğrencilerim hoca temiz değil demesin diyor ama sonuçta kendisi ne kadar kabul etmesede yoldan geçecek insanlar oluyor yani dini yönü olan olaylar.iyi niyetle bir iş yapıyorsunuz Allah şahittir öyle bir açıdan bakıyorki sanki kendisine hakaret etmişsiniz..Yani siz kırılmasın diye gereği olmadığı halde şunu yaptım diyorsunuz, cevap olarak bana yaptığın işlerimi söylüyor diyor.. Allah şahitki niyetim sadece kendisinin aklına yanlış bişey gelmesin diye söylüyorum. yapma deseniz yapıyor, karakter olarak şiddete karşı olduğum içinde tavsiye ediyorum olmadı sesli kırıcı konuşuyorum fakat fazlasını yapamıyorum.Fakat bu hallerden dolayen ötürü senelerce muhabbetim kalmadı.Zorlamayla normal davranmaya çalışıyorum. Hal böyle olunca ben nasıl sevgi gösterebilirim ?
        Namaz tabiri caizse benim şartellerimi attıran olay oldu ve senelerce zaten kimseye birşey anlatmışlığım yoktur.

    • nevintopcu Says:

      hayatı kardeşın yazısını ve tavrını ben çokk beğendim siz bu kadar takvayla eminim bır çıkış yolu bulursunuz RABBİM YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN hz lut a benzettım! onun da eşi ımana gelmemiş!bıde söyle düşündüm ben eşimi bana dinimi öğrenmeme vesile olduğu ıçın sevıyorum (kı ALLAH razı olsun)acaba kulluk görevini yerine getırmeseydi onu sevebılırmıyıdım?düşününce ığrenç gıbı gelıyor sizdekı takvaya hayran olmamak elde değıl çoğu kişi sabretmezdı bıle.rabbim gönlunuzdekini size hayırlı bır sekılde versin

    • çiğdem turgut Says:

      Hepimiz nefis tasiyan,kul olma cabasi icinde insanlariz.esiniz namaz konusunda belki seytana yenik dusmustur.acikca soyleyebilirim benimde boyle donemlerim oldu cok sukur yine dort elle sarildim secdeme.rabbim af eylesin ve kendi yolundan ayirmasin.bu durumda bosanmak yerine karsiniza alip konusmayi yada guvendiginiz birini araci yapip problemi cozmeyidenemekama siz de nefis tasiyorsunuz

      • çiğdem turgut Says:

        Sizde nefis tasiyosunuz en acik ornegi gonlunuzun baskasina kaymasi.malesef bu kabul edilebilir degil.oyleyse her hatamizda bi taraf baskasini secsin.ayni seyi esiniz size yapsa mideniz ne kadar kabul eder..lutfen insafa davet ediyorum sizi.alin esinizi karsiniza herseyi seffaf bi sekilde konusun bakalim belkide oda size neler diyecek..hicbir hata aile kurumunda tek tarafli olamaz..sabir ve dua ile bende sizin yaninizdayim..hadi bakalim..

        • ToprakTuğba Says:

          Sabah namazını kaçırdığınızda kazasını kılmadan çocuklara namazı kılamamış yüzünü göstermekten sakınan bir babayla; eşi nefsi nedenlerle namazını aksattığı için gönlünü başkasına kaydıran, haram bakışlarla aldatan bir eş, birbirinden çok uzak gibi geldi bana. Lütfen çocuklarınıza, anneleri harici başkasını düşünen yüzünüzü göstermekten de sakının…

        • hayrettin Says:

          nisa hanım bence bakış açınız yanlış gönlü başkasına kaydıktan sonra masumane bir bakış diyemeyiz
          bence asıl düzeltilmesi gerekn nokta bu . beyendinin eşi bugün her an her saniye namazlarını muntazam kılma kararı alabilir ama beyefendinin yaptığı şeyin geri dönüşü varmıdır ?

          • Cahide Says:

            Maalesef bazen akıl ve kalp aynı istikamette ilerlemiyor… Hayati bey açık yüreklilikle gerçeği dile getirmiş. Nefis-şeytan boşluk bulduğu anda daha aktif hale geliyor. Ve bazen insan kalbine hükmedemiyor, yanlış olduğunu bilsede hatalara devam ediyor… Boşluğa düşmüş hayati Bey. Ben konunun sadece namaz olduğunu da zannetmiyorum. Hayati Bey kadın zerafetini, hassasiyetini bulamamış, yüreği tam dolamamış gibime geliyor…

            Eşi özellikle dini konularda eminim hata yaptığının farkındadır fakat o da farklı şekilde nefsine yenik düşüyor. Onunda hayatında boşluklar oluşmuş belliki. Veya hiç bir zaman o boşluklar dolmamış…

            Malihülya (aşk) büyük bir maceradır aslında.(bir nevi hastalıkta denilebilir) Kavuşamadıkça tutkuya dönüşür. Ama şunu unutmamak lazım ki, “aşık maşukuna kavuşunca aşkı biter”

            Evliliğimizi yürütmeye vesile olan aşk değil, kabullenişlerimizdir. Frekans uyuşması da göz ardı edilemez bir gerçektir. Önce saygı ve ardından sevgi gelir. Bu evlilikte büyük bir saygı ve sevgi hissedemedim ben. Deli gibi aşık bir eş size bu kadar asi olmazdı diye düşünüyorum. Tek tarafı dinlemeyle bu işin içinden çıkamayız…

            Evlenmek isteyen erkeklerimize de bir uyarıda bulunmak isterim. Allah’tan hayırlı olanı isteyin. Her Kuran kursu mezunu veya hafız olan kız İslam’ı tam anlamıyla yaşayamıyor maalesef. Aynı şekilde ilahiyet mezunu olan her erkekte islam’ı yüreğine indirememiş olabiliyor.

            İyi düşünün, tekrar tekrar konuşmaya çalışın, Allah’a bol bol yalvarıp yakarın Hayati Bey. Düşüncelerinizde Rahman mı, şeytan mı daha ağırlıkta bir daha, bir daha düşünün…

            Allah kalbinize inşirah versin. Size hayırlı kapılar açsın…

            • minyeli Says:

              heppimize acizane tavsiyem bu sorunlardan kurtulmak için salih ve saliha insanlardan, akrabalardan destek almak,dua etmek ve mübarak kişi ve beldeleri (beytüllahı)ziyaret etmek kalbi rikkate getirip insanı kendine ve özüne döndürebilir.hepiniz alemlerin rabbine emanetsiniz.

        • Hayati Says:

          Buradaki bazı arkadaşlar söyledikleriniz beni öyle kırdıki anlatamadım, hem çok utandım bir kez daha sorguluyorum kendimi, birine göz ile gönül kaydırmam zina mıdır Allah aşkına hemde birebir zina mıdır ? Yok mudur bu dinde kendisi makbul olup kalbine birden fazla hanımın sevgisi giren , Peygamber s.a.v yok mudur ? Sahabiler yok mudur ? Ben zaman farklı kabul ediyorum. Şu vakitte ben biliyorumki bu iş çok zor ve kesinlikle tercih edilecek bir yol değildir. Ama rica ederim bu zina değildir. Evli bir hanımın bir erkeğe gönlünün kayması ile evli bir erkeğin hanıma gönlünün kayması aynı şey midir ? Ben çözüm ararken , Allah bilir belkide kendime fetva ararken, bu kadar hakareti hakettim mi bilmiyorum.

          • ToprakTuğba Says:

            Ben size hakaret etmedim Hayati Bey. Kendiniz açık yüreklilikle demediniz mi, gönlüm başkasına kaydı, sadece göz göze geliyoruz diye ?

            Bir hadis vardır; Ebu Hureyre (r.a.)’dan. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Ademoğlunun zinadan olan hissesi yazılmıştır. Kesinlikle buna ulaşır. Gözlerin zinası bakmak, kulakların zinası dinlemek, dilin zinası konuşmak, elin zinası tutmak, ayağın zinası yürümektir. Kalp bunu arzu edip ister, ancak cinsiyet organı bu arzuyu tasdik edip gerçek zinayı yapar veya reddeder.”
            Riyazü’s Salihin-1626

            Ve bir ayet;
            “…Mümin erkeklere de söyle: Gözlerini haramdan çevirsinler.”
            Nur-30

            Başka bir ayet;
            “Allah, gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir.”
            Mümin-19

            Görüldüğü gibi göz de bakarak zina etmiş sayılıyor. O kişi evli olduğunuzu bilmiyor ise, kendi kendine hayaller kurup umut bağlıyor ise size, nasıl ödenir bunun hesabı ?
            Ya eşinizle açık açık konuşacaksınız bunu bunu yapma soğumama sebep oluyor, boşanmamıza neden olma şeklinde, ya da nikahlanırken eşinizin şartı olmadıysa size ikinci eş konusunda, sizde gönlüne bir kaç hanım sevgisi sığdırabilen Peygamberimiz (s.a.v.) gibi diğer bayanı da nikahlayacaksınız. Hakkınız var biliyorsunuz. Ama ne kadar sağlıklı bir karardır tartışılır.

            Tekrar söylüyorum hakaret etmek gibi bir amacım yoktu, kendiniz dile getirdiniz bende üzerine yapılmaması gerektiğini ekledim kendi cümlelerimle. Hakkınızı helal ediniz.

            Rabbim pişman olacağınız işler yapmaktan alıkoysun ve hakkınız da hayırlısını nasib etsin. Bir tavsiye; bol bol istihare namazı kılın. Rabbimiz hayır olana yönlendirsin sizi. Allah’a emanet olun.

            • Hayati Says:

              Tuğba Hanım dualarınız için teşekkür ederim.
              Merak etmeyin başka bir insanın hayatına , hayallerine kast etmeyecek kadar hak hukuk kavramını biliyorum. Benim evli olduğumu çocuklarımın olduğunuda biliyor, ben ilk zamanlarda işin önü açık kalmasın diye o hanımın yanında telefonla çocuklarımla konuştum. Ama kalp söz dinlemiyor malesef. Elimden geldiğince kaçmaya çalışıyorum demek isterdim fakat malesef olmuyor. Söylediğiniz gibi bir yandanda olmayacak bir iş için birisininde hayalleri ile oynamak istemiyorum, bu durum iğrenç geliyor. Fakat olmuyor malesef. Bir şekilde nokta koymak gerek sonuçlandırmak gerek ama bir türlü cesaret edemiyorum hiçbir türlüsüne. Tanımadığınız bu kardeşinize dua edin lütfen inşallah makbul olacaktır. Mutlu bir hayatım olmasını istiyorum, mümkünse eşimi yeniden sevmek istiyorum defalarca affettim defalarca sildim, bende onu ne kadar üzsemde o beni yıktı. Şu anda zerre kadar gelmiyor içimden affetmek.

          • hülyamız=) Says:

            hayati bey, sizde kendi adınıza haklısınız. yaşadıklarınızı kendiniz biliyorsunuz. ama ben sizin eşinizi artık sevmediğinize, ondan soğuduğunuza, hiçbir muhabbetiniz kalmadığına emin oldum. bunlar çok doğal şeyler, sizi bu konuda kesinlikle suçlamıyorum zaten böyle bir hakka da sahip değilim.
            kişiler zamanla birbirinden soğuyabilir. eşinizin size olan yanlış davranışları sizi ondan soğutmuş. aranızdaki yaklaşım çok yanlış yerlere gelmiş. daha önceki yorumumdada söylediğim gibi sizin aranızda frekans uyumsuzluğu var. eşiniz sizin hayalinizdeki gibi bir eş değil. belki sizde eşinizin hayalindeki eş değilsiniz. ikinizde birbirinizde aradığınızı bulamayınca uyumsuzluklar başlamış ve birbirinizden kopmuşsunuz. bence artık oturup konuşmak falan bir fayda getirmez. sizin birbirinize muhabbetiniz kalmamış. namaz konusu bardağı taşıran son damla olmuş. belkide sizin için artık bu evliliğin en çekilmez kısmı olmuş.
            buraya kadar çok haklısınız ve bunlar çok doğal şeyler. ama benim takıldığım, ikinci bir eş konusunda peygamber s.a.v. den ve sahabelerden örnek vermişsiniz. fakat göz ardı ettiğiniz bir durum var, peygamber s.a.v. asla hiçbir kadına göz ucuyla bakmadı. ikinci kişi için eşinin rızasını mutlaka aldı. sizinki çok farklı bir durum.
            ne düşündüğünüzü anlamış değilim, ya eşinizdende vazgeçmeden çocuklarınız için o evde o hayata katlanmak, bir diğer evdede hayalinizdeki sizi mutlu eden eşinizle ikinci bir hayat yaşamak ve bunu böylece sürdürmek niyetindesiniz. yada artık eşinizden tamamen vazgeçip bu sıkıntıdan kurtulmak, size huzur veren diğer kişiyle yaşamak niyetindesiniz. tam bir boşluğa düşmüşsünüz.
            hiçbirimiz sizi ne sorgulayabiliriz, nede suçlayabiliriz. yarın kimin ne yaşayacağını Allah biliyor. biz sadece size yardımcı olmaya çalışabiliriz. inşallah en doğru, en hayırlı çıkar yolunu bulursunuz.
            Allah sizinde eşinizinde yardımcısı olsun. eşinize( eğer gerçekten böyle davranışlarda bulunuyorsa), Rabbim hidayet etsin ve düzgün davranmayı ona nasip etsin. sizede, Allah en doğru ve en hayırlı yolu göstersin. hakkınızda en hayırlısı olsun inşallah.

            • Hayati Says:

              Hülya hanım, ben büyük konuşmayim ama iki evlilik çok çok zor bir iş, kaldırılamaz bir sorumluluk. Ben malesef ona cesaret edemem. Zaten karşımdaki kişide kesinlikle bunu kabul edecek bir yapıya sahip değil, koyu bir kemalist.Buda çıkmaz diğeride çıkmaz. söylediğiniz gibi ne yapacağımı bilemiyorum.Kıymetli dualarınızı beklerim.

              • monarosa20 Says:

                Çok uzun zaman olmuş ama yinede fikrimi söylemek isterim. Biz mallarımızla evlatlarımıza sevdiklerimizle imtihan olmadan bu dünyadan göçmeyeceğiz. Eşinizde sizin imtihanınız olmuş kazanmak varken neden kaybetme yoluna giresiniz…iman etmişseniz imtihanında sırrına ermiş olmalısınız Allah yar ver yardımcınız olsun

          • Canan Says:

            “Evli bir hanımın bir erkeğe gönlünün kayması ile evli bir erkeğin bir hanıma gönlünün kayması aynı şey midir ?” demişsiniz, evet aynı şeydir. ikisi de insandır, ikisi de nefis sahibidir. ikisi için de bu yol zinaya götüren bir yoldur, kadın erkek bu konuda fark etmez…. birden fazla hanımla nikahlanmak ise bambaşka bir şeydir, bunun için erkeklere ehliyet verilmiştir.
            bunun dışında, Allah yardımcınız olsun, eşinizin ve sizin hakkınızda hayırlısı olsun.

      • Canan Says:

        yorumunuza katılıyorum şöyle ki namaz 5 vakit farz olması sebebiyle tüm güne,aya yıla, ömre yayılan bir ibadet ve imtihandır. bir vakti hakkıyla eda ettiğine inanan bir kişi bir sonraki vakitte nefsine yenik düşebilmektedir. gönül ister hiç olmasın ama tüm bunlar namazdan alıkoyan sebeplerle (bahanelerle) ilgili…
        evet boşanmak helaldir ama en sevimsiz helaldir. bir insanın bir insandan soğuması da elbette ki çok kolaydır. insan kendine bir isteği için yol açmak, düşündüğünü gerçekleştirmek için meşruiyet kazandırmak istese yarım saat içinde eşinden nefret edebilir. Çünkü eşleri birbirine düşürmek ve aralarını açmak da, şeytanın en sevdiği işlerdendir.
        ama asıl önemli olan soğumamak için sorunları oturup konuşmaktır. belki ben yanlış biliyorum, ancak kişinin aile reisi olarak evinde islamın doğru şekilde yaşanmasını temin etmesi gerekir. nihayetinde herkes kendi hesabından sorumludur, ancak yönlendirici/eğitici evin erkeğidir-naçizane fikrim bu nedenle kırmamak için namaz konusunun açılmaması pek doğru görünmüyor.
        yukarıda geçen olayda gönlün kayması hadisesinin eşin namaz kılmadığını öğrenmeden önce gerçekleştiğini anladım, yanlış anlamış olabilirim ama durum böyle ise bir meşruiyet kanalı açma girişimi olarak değerlendirilebilir.
        hiçbir evlilikte sorunların tek taraflı olmadığına inanıyorum ve doğru iletişim her şeyi çözebilir, inşaallah sorununuza çözüm bulabilirsiniz. Allah hakkınızda hayırlısını nasip etsin.

        • Hayati Says:

          Ben yıllardır çok küçük yaşlarımdan beri, insanlarla ilişkilerimi yalan söyleyip söylememesine bağladım. Allah şahit namaz kılan fakat ağzında yalan dolanan birisi yerine , dinini kabul etmiş namazında olmayan fakat kesinlikle yalan söylemeyen birisini tercih ettim. O sebeple eşimin bu tavrını kaldıramıyorum. Bilmem kaç gece dua ettim Rabbim mümine ölümü istemek helal olsa, ailemi dağıtmak yerine ölmeyi tercih ederim diye. Malesef bazen ikimizden birisi diyede dua ettim. Yanlış olabilir, beni bencillikle suçlyabilirsiniz ama farklısı aklıma gelmedi.

    • gül Says:

      s.a yazınızı okudum üzüldüm bende hafızım bende kurstan çıktıktan sonra evlendim ben de kuran ı kerim okuyamıyordum ne zaman elime alsam ona uzun uzun bakıp ağlayıp yerine koyuyordum çünkü çok ağır bir süreç geçirmiştim üç yıl boyunca çok zorluklar çektim kurstan çıktığımda neredeyse kurandan nefret eder duruma gelmiştim haşa eşim ilk başta okumam için beni uyardı daha sonra senin unutman bana vebal olur dedi ve benim kurstaki sıkıntılarımı dinledi beni hep teşvik etti ve bu süreç geçti şimdi kuranımı severek okuyorum ve eşime çok teşekkür ediyorum eşinizle ilk önce namazla ilgili sohbetler dinleyin manevi boşluğa düşmüş olabilir evde olduğunuz zaman beraber namaz kılın her fırsattsa eşinize rabbim senin gibi namazlı niyazlı bir eş nasip ettiği için çok şükrediyorum gibi sözler söyleyin dahada olmadı güzelce konuşun birlikte bunu aşacağınızı düşünüyorum boşanırsanız rabbim size ben sana emanet verdim emanetime neden sahip çıkmadın demez mi sizde çok büyük imtihandasınız biliyorsunuzdur göz zinası denen birşey var rabbim çümlemizi şeytana uymaktan alıkoysun cahide ablanın yazılarınıda okutabilirsiniz çok faydası olur eşinizi şeytanın eline bırakmayın ona yardım edin eşinize testtürle ilgili bilgi verin zira bazı kurslarda hiç önemsemiyorlar sadecehafızlık yaptırıyorlar dini konularda yetersiz bırakıyorlar bunun sonucu kişi kurstan çıktıktan sonra uygulamıyor sohbet dinleyin eşinizi namazını kılan salih kimseler varsa yakınınızda onlarla vakit geçirmesini sağlayın güzel haberlerinizi bekliyoruz inşallah bu hepimizin başına gelebilir

      • katre Says:

        gül kardeşim hemen hemen aynı durumları yaşamışız yaşadığımız kurs dönemlerinde çok sönük dini bilgiler veriliyordu … kurstan çıkınca özgürlüğe kavuşmuş esir gibi kuranıma şeytan yaklaştırmadı bir dönem …ama içimdeki manevi mesuliyet yükü içimi kemiriyor ya unutursam ALLAH MUHAFAZA elhamdulillah aradığım tefsirleri bulunca 4 elle sarıldım kuranıma çünkü bu alemde ben kuranımı bırakmazsam ahiret yurdundada o bizi bırakmıyacak inşaallah….RABBİM BU NİMETİN KADRU KIYMETİNİ BİLİP ONUNLA AMİL OLMAMIZI NASİB EYLESİN….

    • hülyamız=) Says:

      hayati bey, yazınızı sonuna kadar okudum. bunlar sizin anlattıklarınız. birde eşinizi dinlemek lazım. kusura bakmayın ama eşinizi dinlemeden, eşiniz hakkında tek taraflı görüş bildiremem. hem ona haksızlık etmiş olurum. hem zan da bulunarak günaha girmiş olurum. hemde bir bayan olarak, tanımadığım bir bayan hakkında yanlış bir önyargıda bulunmuş olurum. o yüzden bu konuda ben eşinizi değilde şahsınızla muhatab olup sadece şahsınızı dinlediğim için tek sizin hakkınızda görüş bildirebilirim.
      benim düşüncem, eşinizi namaz konusunda çok kez uyardıysanız ve o hala bu hataya devam ediyorsa o Allah ile eşiniz arasındaki bir durum. siz üstünüze düşeni yapmış, eşinizi uyarmışsınız. yinede her namaz vakti sabırla eşinizi namaza davet ederek bu tutumunuzu sürdürebilirsiniz. yazınızda evde eşim dahil herkes bana aşık yazmışsınız, fakat bir alt satırda ”o da bana tahammül ediyor” yazmışsınız. yani aslında eşinizin size aşık olmadığını ve size karşı çok ta sevgisi olmadığını düşünüyorsunuz. birde eşinizi nasıl bir dille uyardınız onu da bilmiyoruz. benim eltim evlendiğinde açıktı. asla örtünmeyi düşünmüyordu. eşi bu konuda asla baskı yapmadı. ama sürekli onu çok sevdiğini, kıskandığını, biraz dikkat ederse mutlu olacağını, ahirette azap görürse dayanamayacağını dile getirdi durdu. sürekli Rabbimden bu konuda yardım istedi. evliliklerinin birinci yılında eltim kendi isteği ile örtündü. hemde öyle uyduruk örtünme değil. tam hakkıyla herşeyine dikkat ediyor. çok şükür ki bir vakit namazını kaçırmıyor ve hergün eşine sabrı için ve ona gösterdiği güzel yol için dua ediyor.
      bence siz eşinizi sevmiyorsunuz. ondan soğumuşsunuz. bunun nedeninin namaz olduğunu sanmıyorum. anladığım kadarıyla aranızda frekans sorunu var. eşinizi seviyor olsaydınız henüz onunla nikahlı iken gönlünüzü bir başkasına kaydırmazdınız. lütfen bunu namaza bağlamayın. sizin sorununuz eşinizin namaz kılmaması değil. gönlünüzün kaydığı bayan namaz kılıyor mu? sizin ona ilginiz olduğunda haberi var mı? eğer haberi varsa ve bunu hoş görüyor ise, kusura bakmayın ama o bayan eşinizdende beter kötü huylara sahip. evli bir erkeğin ona ilgi duymasını hoş görüyor ise ileride size sağlam bir eş olabileceğinden nasıl emin oluyorsunuz? ama haberi yok ise yada evli olduğunuzu bilmiyor ise bu bayan hakkındaki sözlerimi geri alıyorum.
      sonuç olarak, sizin sorununuz eşinizin namazı değil. siz eşinize muhabbet duymuyorsunuz çünkü malesef gönlünüz kaymış.ama sorununuz gerçekten namaz ise ve eşinizin yanlış davranışları ise bunu güzel yolla halletmek kolay. bu konudada size tavsiyelerimiz olabilir.
      bence siz en yakın zamanda kendinize gelin ve Rabbime sığınıp o bayandan uzak durmaya ve soğumaya çalışın. ama ben kararlıyım uzaklaşamam kararımı verdim diyorsanız, eşinizi gözüne baka baka aldatmayın. bu durum sizi iyiye götürmez günaha götürür. ya o tarafı yada bu tarafı seçerek kararınızı verin ve yanlış bir hareket yapıp günaha girmekten Allah a sığının. siz aranızdaki sorunları halledip evliliğinizi sürdürmek mi istiyorsunuz? yada bunlar bahane, bu evlilik çocukların hatırı için mi devam ediyor? önce bunun kararını verin sonrası kolay.
      Allah yardımcınız olsun. sizinde, eşinizinde.

      • katre Says:

        hülya abla bu konuda senin görüşlerine bende katılıyorum …tadlı dil …nasihat uslup sevildiğinin ve değer verildiğinin bildirilmesi bu yola teşvik ve her daim ALLAHTAN samimi niyaz şüphesiz kalbleri eviren çeviren mevlam sürekli ve içtenlikli bir duayı kabul eder…

    • hülyamız=) Says:

      ayrıca yazmadan edemem, eşiniz ile sadece takva sahibi olduğu için bu konuda eğitim alıp dini vecibelerini yerine getirdiği size söylendiği için evlenmişsiniz (yani öyle söylüyorsunuz).
      bir nişanlılık süresi geçirmediniz mi? onu çok iyi tanıyıp namaz kılmadığını yada bazı giyim konularına dikkat etmediğini görmediniz mi?
      ayrıca, hiç örtüyle yada namazla alakası olmayan insanların kötü huylara sahip kişiler ve yanlış seçim olduğunu söyleyemeyiz. iyi bir eş olmayacaklarını, yanlış tercih olup ileride mutsuz bir aileniz olacağını söyleyemeyiz. bunun asla garantisi yoktur.
      çok örtülü, çok namuslu, çok terbiyeli ve dindar diye evlenirsiniz ama eğer o kişinin içinde bazı duygular bastırılmışsa bu, zamanla şartlara ve ortama bağlı olarak ortaya çıkacaktır. önemli olan kişinin örtülü olması yada namaz kılıyor olması değildir. bunu bir alışkanlık haline getirip yapıyor olabilir yada aile baskısıyla yapıyor olabilir.
      bu durumda, önemli olan kişinin görünüşte bunları yapması değil, BİLİNÇLİ OLARAK VE ALLAH BÖYLE EMRETTİĞİ İÇİN BUNUN BİLİNCİYLE yapıyor olmasıdır.eğer bilinçsizce yapıyor ise yüz kitap yutsa ne fayda. televizyonda onlarca diyanet profesörü görüyoruz, eğitim almışlar ama..
      hiç örtüyle tanışmamış, örtüye sıcak bakmayan, namaz kılmayan bir bayanla evlenirsiniz ama Rabbim sizin dualarınızla ve yol göstermenizle onun kalbini imanla doldurur. hepsini kendiliğinden yapar. bunu biz bilemeyiz. bunun garantisi yoktur. biz sadece tedbir alır, Allah ın bize emrettiği şekilde eş seçimi yaparız, gerisinide Allah bırakırız.
      bence kişiler evlenmeden önce birbirini çok iyi tanımalı ve bu evlilik kararından emin olarak evlenmeliler. yoksa olan ortada kalan çocuklara oluyor. evlilikte en önemli şey sevgidir. sevgi olmazsa tahammülde olmuyor, saygıda olmuyor.
      Rabbim doğrudan ayırmasın.

    • Hayati Says:

      Mehtap Hanım, eşim tavsiye ve biraz zorunlu olabilir yönlendirmeyler eğitimini aldı, fakat sonra benim tavsiyemle tahsilini tamamladı ve dini eğitim veriyor. Birincisini zorla almış olsa sonra benim tavsiyemle devam etmez tahsilinede. Bilemiyorum içindeki niyetini. Namaz konusunda birçok kez düşünüp sonra konuşmak istiyorum, diğer mevzu bahis konular için, kayınvalidem dahil kendi kızına defalarca nasihat verdi. Defalarca özür diledi, benden defalarca hatalarını yakınlarına söylemememi istedi. Hoş bende çok çok azı ve zaruriyet dahil söylemedim.
      Çocuklarıma bakıyorum korkuyorum görüntüden dini alıp içten almazlar mı acaba diye, çünkü çevremdeki aileleri izliyorum çocuklar siz hiç farketmesenizde sizin içinizdekine göre şekil alıyor. Eşimede haksızlık etmek istemiyorum çünkü görüntüde gayet ilgili bir annedir.

    • katre Says:

      her evlilikte bir çok olumsuz haller vardır….evlenirken söylenen onca vadin evlilik sonrası bir çoğunun aslı astarı olmadığııı….hayal kırıklıklarıııııı……….benim durumumu cahide ablam iyi bilir…artık olumsuz düşüncelere şeytanın bu yolla aklıma ve kalbime hükmetmesine meydan vermiyorum …nasılmı kendime uğraşlar bulup en çokta netten aile proğramları… huzursuz eşlerin sorunlarını ele alan videoları dinliyorum ….çokta istifada ediyorum şimdiye kadar şeytana vermiştim meydanı oda bana yok eşin böyle yok kaynanan böyle yok eski hadiseler …burda şunuda belirteyim eşimin bunları düşünmemde çooook etkisi ama şimdi ben eşimin olumlu yönlerini…sözlerini geçirdiğimiz mutlu anlara odaklandım …diğer türlü şeytana yol veri.yoruz oda bizi bizi hep gözü yukarda onun eşi bunun eşi şöyle….birde şu hadis çok etkiler beni……..
      Yine bir hadis-i şerifte:
      “Yumuşaklık ev halkına hayır ve menfaat sağlar.” [62] buyrularak aile içerisinde iyi geçinmenin önemi belirtilmektedir. Ev içerisinde de yumuşak olmalı; sert, kaba olmamalı. Ufak tefek şeylerden dolayı bağırıp, çağırmamalı. Sakin, yumuşak bir şekilde davranarak problemleri çözmeli. Ailede önemli olan husus, sorun çıkarmak değil, sorunu en iyi şekilde çözmektir. Tabiî ki, şeytan müslümanların düşmanı olduğuna göre, karı- kocayı birbirine kışkırtarak sorun varmış gibi kavga çıkartmaya çalışır. Böylece evdeki huzurun bozulmasını sağlar ve yuvanın yıkılması, aile fertlerinin perişan olmasını ister. Bu da en büyük arzularından biridir.
      .. Rasûlullah (s.a.s.) bunu bildirmektedir:
      “İblis tahtını su üzerine kurar. Sonra bölük bölük askerlerini gönderir. Askerlerinin derece ve makamca kendine en yakını, fitnesi en büyük olanıdır. Yardımcılarının biri gelir de:’şöyle şöyle işler yaptım’ der. İblis ona: ‘Senin yaptığın çok önemli bir şey değil’ der. Sonra onlardan bir diğeri gelir ve o: ‘Karı ile kocanın arasını iyice ayırıncaya (boşanıncaya) kadar peşini bırakmadım’ der. Bu ifade üzerine İblis o yardımcısını kendisine yaklaştırır ve sen ne güzel bir iş yapmışsın !’ diyerek onu takdir eder (ödüllendirir).” [63]

      Görüldüğü gibi şeytanın en büyük gayelerinden biri de karı- koca arasında geçimsizliğin çıkması ve sonuçta birbirinden ayrılmasıdır. Böylece aile yuvasını yıkarak ailenin perişan olmasına sebep olmaktır. Çocukların mağdur olması, kadının zor duruma düşmesi gibi zararlar vermektedir. Dolayısıyla mü’minlerin uyanık olması gerekir.

    • hatice Says:

      assalamu aleykum ve rahmetullah.muslumanlar birbirlerinin ancak kardesidir dusturuyla size yazma geregi duydum .Ben sonradan muslumanligi yasamaya basladigim icn benim icin dinim cok degerli bana ogretilmedi .kilasik turk evinde buyudum bazi degerleri olan ama dini degerleri olan degil bu yuzden benim yasadigim su andaki hayatimi kimse ama kimse degistiremez ben din yoklugunu biliyorum o yoklugun icinde kaybolmayida.benim size acizane nasihatim esinizin ve kendinizin vicdanina donun onu ortaya cikartin her insan fitrat uzere dogmustur eger bunu ortaya cikarabilirseniz eger siz ve esiniz ALLAHA sevgiyle baglanir onun helaline ve haramina dikkat edersiniz kucuk bir ornek beni 15 ve 13 yasinda cocuklarim var kuran okumasini cok iyi biliyorlar ben ise oyle degil bizler evdeyken kuran okumaya calisiyoruz onlar okurlarken ben agliyorum cunku harfleri tam cikaramiyorum onlar bana ogretmeye calisiyor benim aglamam uzulmem onlari daha cok tesvik ediyor okuma kaonusunda herseferinde gelannaecim sana kuran ogreteyim diyorla buradaki fitrat vicdanlarina hitap ediyorum ben . Vicdanen kendilerini sorumlu hissediyorlar anlayacaniz mesela esim evdeyken bizlere namaz kildiriyor ben aglamaktan gene ALLAHAsukediyorum bana bu yasamadigim guzelligi bana yasattigi icin .sizler ne guzel oyle buyumussunuz bunun kiymetini bilin lutfen vaz gecmeyin uzaklarda sizin yerinizde olamak isteyen bilgili yani cocuklugundan beri dinini yasayan insanlardan olmak isteyen pek cok insan var.fiamanillah londradan hatice

    • Tugba C Says:

      Değerli musluman kardesim,
      Bu yazdıklarınız bana şeytanın saglardan yaklaşması gibi geldi.Belki bu yazdıklarımı yazmış birileri olabilir yorumları sonuna kadar okuyamadim fakat 180 kere de olsa tekrar güzeldir.
      Bir soruyla başlayayım -acaba siz gönlünüzü kaydirdiginiz hanima baktığınız kadar ona baktığınız gibi en son ne zaman kendi hanımınıza baktınız ? Hadisi şerifde karı koca birbirine sevgiyle baktığı zaman elele tuttuğunda günahlarının af edileceği buyruluyor . Günahların affedilmesi iseinsandaki ibadet sevkini artırır. Siz de o hanımla bakisarak bolca günah kazanmissinizdir Allah’u alem. O zaman sizin o hanimdan cok daha fazla esinizle bakisip el ele tutusmaniz lazım . Ayrıca dini eğitim almış olmak insanı allame yapmıyor Bende Kur’an Kursu’ndan mezunum Kuran’ı Kerim’i lafzını ezberledik ama icerik yok . Kurs bitip de ev hayatına dönünce insanlar sizden bir melek gibi yahut evliya gibi davranmanızı bekliyor 15 16 yasında ergenlik yaşayan genc kızlar için ne kadar ağır bir sorumluluk. Kaldiki kursta öğretilenler sadece günlük müslümanın yapması gereken ibadetlerin kuralları ibadetleri ne bozar ne bozmaz. Bir de mübarek ay ve günlerde neyin ne kadar yapılıp ne kadar sevap kazandırdığı. Peygamber efendimiz (sav) in sahabesi oldukları halde bazı günahlara düşen sahabeler olmamış mı? Efendimizin cevabı ” eğer siz hiç günah islemeyen kullar olsanız Allah sizi yok eder yerinize günah isleyip tövbe edip yalvaran kullar yaratır ” buyurmuş. Sizin bu sekilde uzaktan takip ederek kaynana edasıyla öyle yapmalı böyle yapmalı yapmadığı için muhabbetim bitiyor demek nefsinizden kaynaklanıyor bence.
      Benim esim de benimle aynı sebeplerle evlendi en ufak bir sorunda annesi de kendide hemen “Kur’an Kursu’nda okumuşsun birde ” ile başlayan cümleler kurardi sanki din sadece Kur’an Kursu’nda okuyanlar için. Böyle seyler zamanla cok ağır gelmeye başlıyor bu ağırlığı insan her zaman kaldıramıyor. Cok fazla beklenti din adına insan yapmak istiyor yapamıyor bazanda iyice gevsetiyor. Yazdıklarınızı okuyunca basta acaba benim esim mı yazmış diye düşünmeyen kendimi alamadım dogrusu yarıdan sonra yok dedim o değildir.
      Benim size tavsiyem eşinizle önce muhabbetinizi duzeltin marifetname kitabında kocanın vazifeleri arasında su madde var ” erkek hanımına cok sevdiğini söylemeli hatta öyleki kadın adamın dünyada en cok onu sevdiğini düşünmeli gerekirse onun gönlünü hoş edecek ufak yalanlar söylemeli ” diğer maddeleri de okumak isteyenler kitabın sonlarına bakabilirler. Derseniz ki ben yalan söyleyemem imam Gazali nin dil belası kitabında karı koca birbirlerini sevmedikleri halde Allah’ın adını verip beni seviyormusun diye sorsa sevmediği halde sevdiğini söylemeli diyor. Hz Ömer in zamanında yaşanmış bir hadiseyi ornek olarak anlatıyor.
      Biraz daldan dala atlıyorum kusura bakmayın pek yazmak adetim değil bu siteyi iki Yildir takip ediyorum ama bu belki uç yada dördüncü yorumum. Yazmam gerektiğini hissettim.
      Sonuc olarak demek istediğim esinizi sevmeseniz bile onu seviyormuş gibi yapmalısınız kadınların yemek icmekten daha acil daha elzem bir ihtiyacidir sevildiğini begenildigini bilmek ki peygamberimiz hiç yalanı sevmediği halde buna izin vermiş.Sizin ona tahammül ettiginizi bilmek görmek hissetmek bir kadını tahmin edemeyeceğiniz kadar derinden yaralar ve depresyona sokar. Onun da size tahammül edemedigini yazmışsınız ama açlığını gizlemek ve vakur dürüyor görünmek için o da size sizin gibi davranmaya çalışıyor olabilir.bu icinde ki boşluk açlık depresif durumlar ibadetlerini gevsetiyor olabilir. Yine de siz gururu kibiri bir kenara bırakıp onu dunyanın en sevilen en beğenilen kadını yaparsanız hem sevap kazanırsınız hem günahlarınız güz yaprakları gibi dökülür hem esinizi kazanırsınız hem din kardeşini mutlu etmekten onun ihtiyacını gidermekten ötürü insaallah cenneti kazanırsınız. Onunla evlendiginize cok mutlu oldugunuzu dünyaya bir daha gelseniz yine onunla evleneceginizi söylemeniz yalan söyleyerek sevap kazanacağınız bir durum. Bu arada istediğiniz her neyse namazlara daha önem vermesi tesettürüne dikkat etmesini kibarca isterseniz mükemmel bir hayatınız olabilir. Son olarak kadınları ve erkekleri daha iyi anlayabilmek için sema maraslinin kitaplarını okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Allah yar ve yardımcınız olsun bu kadar insanın dualarıyla insaallah mutlu huzurlu muhabbetli bir yuvanız olması temennisiyle

  9. nurten demirci Says:

    ahh abla ahh hep bahsettiğim konu
    gecenin yarısı oturdum bütün yorumları okudum
    eşim namaz kılmıyor ben 14 senedir bırakmaksızın kılıyorum rabbim kabul ederse
    5 yaşındaki oğlum bana bakarak namaz kılıyor
    eşimle tanıştığımızda bana namaza başlayabileceğini yardıma ihtiyacı olduğunu söyledi içinde istek olduğunu ama bir şeylerin sürekli engel olduğunu söyledi hala daha o engeli kaldıramadık 7 yıldır mücadele veriyorum tatlı dille sert uyarılarla denedim denedim olmadı
    helal kazanıyor çok şükür haramda gözü yok
    inkarı aşağılaması yok elhamdüllillah çokta temiz kalpli bir insan
    bana dua et dediler ne dualar ettim kabede ilk gördüğümde aklıma eşimin namazı geldi
    ravzada dular ettim rabbim hidayet versin diye diye döndüm durdum
    zekatını fazla fazla veren orucunu tutan kurbanını kesen haramdan sakınan insanın namaza yaklaşamaması kalbimi parçalıyor
    ne olur bildiğiniz bir dua bir çare varsa paylaşın ALLAH eşime hidayet nasip etsinde namaza başlasın kuran öğrensin

  10. esbinal Says:

    bir hadisi inkar etmiş olabilmenin üzüntüsünü taşıyacağına ,kendine karşı takındığım hali eleştiren kardeşim. itikadını gözden geçir. Dinin emirleri kıldan ince kılıçtan keskinkindir. benim gönlüm rahat . Rabbim neden inkar ettin diyeceğine neden öyle uyardın desin ben buna razıyım.zira Allahın cemal sıfatı olduğu gibi celal sıfatıda vardır. şunu anladımki söyleyeceklerim ayet olsa sapık tefsirlerle karşıma çıkacaklar. hadis desem sahih değil deyip inkar edecekler. bir hadisi inkar etmenin hükmünü araştırıp yazarsan ablacım Rabbim tüm hayır kapılarını sana açsın diye dua ederim. ilimle ilgili kibir yaptığımı düşünmüyorum. ancak kendi sıfatını bana layık gören Rabbim için ayet ve hadisleri korkmadan söylemekten çekinmiyorum. Allahın emirleri nefislerine ağır giden kardeşlerim bugünün yarınıda var unutmayın.

  11. nihan Says:

    sevgili ablacim yazilarinla ufkumuzu genisletiyorsun.Allah razi olsun.hicmi iyi ornek yok diyen kardesimiz icin yaziyorum.benim annemler 36 yillik evli.yeni evliyken Babam kahveye gider, gece yarisi gelirmis.annemin uyarilarina ragmen birakmamis.bir gece annem babama kapiyi acmamis.babam uzun sure dil dokup ozurdilemis ve bu son olmus. ben kendimi bildim bileli babam .namazini kilar.cok yorgun olup uyuyakalsa uyanir namazini muhakkak kilar.bir de bi tanidigin kocasi 20 seneden fazla icki icmis.ama sonra tovbe edip once sakal birakmis, sonra namaza baslamis.simdi camiden cikmiyor.yalniz babamda, o tanidikda aileden dini ogrenmis, sonradan nefislerine uymus kisiler.agac yas iken egilir, herkes aslini bulurmus.herseyi, Allah dan umidini kesmeden dua ederek istemeli.Rabbim goz acip kapayana kadar dahi bizi nefsimize birakmasin.

  12. munife can Says:

    S.a cok guzel bir paylasim olmus.benim esimde namaz kilmiyor kuran kiraati cok guzel olmasina ragmen helal haram konusunda cook ince cizgilere benden daha dikkatli olmasina ragmen dedikodu kul hakki ve daha bir cok konuda cok ince fikirli olmasina ragmen nefsine agir geliyor herhal banada bu konuda dua edin kardesler

  13. Lulu Says:

    Esbinal adli kisiye yaziyorum: cok dar goruslu ve yobaz bir insansiniz, yorumlarinizin hepsini okuyamadim sinirden catladim burada. Sizin kafa yapiniza sahip insanlarin var olmasi cok uzucu.. O at gozluklerinizi atin, din bu degil! Son bi sey daha, Allah tembel insani sevmez. Madem ikinci esin cok dindar, bi zahmet calissin ne demek issiz! Esiniz gibi insanlari cok gordum, butun gun ibadet etse ne yazar, hersey dengeli ve dozunda olmali, Allah sizi islah etsin!

    • esbinal Says:

      lulu ne demek ?

      • gülaykahvekeyfi Says:

        hani eski avrupa özentisi türk filimlerinde çakma sosyetikler birbirlerini bazen bu lakapla çağırırlardı bence işte o

        • esbinal Says:

          hayır canıım benim lulu kızmızı elbiseli oynarken altından donu görünen bir çizgi film karakteri. isimde tam uyumuş. benim gibileri çok görmüş . bu sana bir lutuf olarak yeter lulu. sen oynamaya devam et

        • ayşe adalet Says:

          allah sizi ıslah etsin islamın erdeminden adabından merhametinden bu kadarmı uzaksınız.yaptığınız ibadetleriniz sizi nasıl şımartmış bu ne kibir.siz güzel sözden allahın dininden kabalığı alay etmeyi mi anladınız. kuranı açınız kalpten okuyarak rabbimizle konuşunuz ondan sonra hala bu şımarıklığı yapacak cesarete sahip olabilecekmisiniz.rabbimiz derki şeytan doğru yolun üzerinde oturur.dikkat edin (ben hep bu endişe ile dikkat ederim) yolunuzda kim oturuyor.insanız yanılırız ama kaybımız güvendiğimiz aklımızla telafi edilemeyecek kadar değerlidir.kendini lütuf olarak gören ama yazdıklarından hareketle emin ol …..(senin gibi konuşacak kadar bir kibre hamdolsun sahip değilim)….şüphe ettiğim bir durumda ki hanım ne çok konuşuyor ve ne çok hakka giriyorsunuz. siz bu kibirle zaten sizi eleştirenleri kendi dininizden görmediğiniz için (yoksa diliniz bu kadar ağır olmazdı.)hakka girdiğinizi de düşünmezsiniz.

      • Lulu Says:

        Takıldığın yere bak :) insanın asabını bozacak derecede dar görüşlü, tahammülsüz ve daha kötüsü kendini bişey zanneden birisiniz. Kendinizi herşeyi biliyor sanıyorsunuz ama sizin doğrunuz gerçektir veya İslam odur demek değil. Bir çok eğitimli din bilgini sizi iki dakika bile dinlemez. Medrese eğitimi aldığınız çok belli. Allah rızası için bu siteden gidin başka yerlere yorum yazın ben burayı çok seviyorum takip ediyorum ama sizin gibi cahil ve yobaz insanlara katlanmak mümkün değil, burayı da zehirlemeyin rica ediyorum..

  14. ülkemnur Says:

    Selamün aleyküm ablalarım kardeşlerim o kadar üzgünüm ki bu yazıyı okuduktan sonra sanki canım canım acıdı .
    ne kadar güzel dinini yaşayan kardeşlerimiz var Allah ım beni de öyle yaşat diyorum.
    benim eşim namaz kılmıyor dinine küfür etmiyor ama ben sende kılsan zaman kısalıyor dediğimde biraz alaycı tavırla konuşuyor bende böyle konuşma dinden çıkrsın bak diyorum umru oluyo mu acaba bilmiyorum evlenmeden önce de insan tanıyamıyor ki bazen gözlerimiz boyanıyor şeytanın tuzağına düşüyoruz Ailesinin durumu içler acısı ne namaz nede Allah korkusu yok kaybetmişler yitirmişler bazı şeyleri herşey ailenin yetiştirmesiyle alakalı olsa gerek eşim evinde namaz kılan birini görmemiş ki Rabb,m ıslah etsin
    cahide abla şimdi benim eşim namaz kılmıyo ama onun kazancından yiyoruz haram mı oluyo acaba
    birde kayınvalidemler bakkal işletiyo genelde kazançlarını içki tüketiminden kazanıyorlar bazen çocuklara ıvır zıvır veriyorlar bende yiyorum haram olur mu acaba ne yapmam gerekiyo
    sizleri Allah a emanet ediyorum

    • Cahide Says:

      Eşinle ilgili birşey diyemiyorum ama şu içkili yer işletme konusu beni düşündürdü. Yanlış bir şey söylemekten de korkuyorum…

    • esbinal Says:

      canım kardeşim bu soruya benzer bir soruyu istanbulda bulunan bir alime sordum. isteyenlere numarasını verebilirm. benim kardeşim Rabbim yoluna döndürsün inşaAllah içkili bi cafede çalışıyor. annem bu durumdan üzüntü duyduğundan kendisine hediye aldığı elbiseyi giyebilirmiyim acaba diye tereddüt etti. bizde hocamıza sorduk. Eğer çalıştığı yerde helalde mevcutsa annen o elbiseyi giyebilir buyurdu.
      her zaman dediğimiz gibi eşler çok önemli. eş iyi olduğu vakit evlat terbiyesi ister istemez peşinden geliyor. namazla alay etmesi konusuna gelince.bir soru sormuştum ona cevap gelmişmi bakıcam ama kısada anlatayım. burada bulunan bir ablamızın eşi hem alkol alıyor hem namaz kılmıyor hemde karısına kızdığı vakit eğer namaz kılanlar senin gibiyse ben hiç kılmam yada müslümanlık sizin gibiyse ben müslüman olmam gibi sözler söylüyormuş. bu konuyu hocaya sormak amaçlı eşimi aradımki telefon numarası isteyeyim. kısaca anlattım eşim şu şekilde cevap verdi,
      _Adam dinden çıkmış nikahları yok şuan. aynı evde kalmasınlar hocaya acilen sorun. biz o gün hocaya ulaşamadık ama gel gelelim eşimin verdiği cevapda onlara çok abartılı geldi. bunlar aynı evde kalmaya devam. aynı yatakta yatmaya devam. araya yastık koyuyoruz falan dedi. neyse ben aradım istanbuldaki hocamızla konuştum cevap eşimin cevabıyla aynı olmakla beraber dahasıda vardı.
      adamın tekrar dine dönmesi için o sözleri söylediği tüm insanları toplayacak herkesten helallik isteyecek bir daha böyle bir söz ağzından çıkmaması konusunda söz verip yeniden islama girecek ve nikah tazelenecekti.bir daha böyle bir söz söylemesi durumunda ise o kişinin dine dönmesi söz konusu dahi olamayacaktı. istersen hocamızın telefonunu vereyim. namaz konusundaki alaycı tavrını yada sözlerini kendisine sor ne yapman gerekiyorsa yap kardeşim.

      • Cahide Says:

        Bahsettiğin Hoca kimdir bende merak ettim canım.

      • ayşe adalet Says:

        bu yazdıklarınızı okuyup allah için eşiyle evliliğini bozmak isteyen çocuklarını aile birlikteliğinden mahrum edecek insanları yalan yanlış onun bunun sözleriyle aldatmanın vebali size ne de kolaymış.örneğimiz rasülümüz değil mi?müslümanlar mekkeyi terkettikleri zaman kızı hz Zeynep müşrik eşi ile kalmış hicret etmemiştir.rasulümüz kızından eşinden ayrılmasını talep etmemiştir.eşi Müslümanlara esir düşünce hz Zeynep müşrik eşini Müslümanların esaretinden kurtarmak için annesinin kolyesini göndermiş rasulümüz kolyenin alınmasını istemeyip kızının mekkede düşmanlarından zarar görmesinden endişe ettiğini söyleyerek damadından kızını medineye göndermesini istemiştir.hz Zeynep hamileyken medineye dönmüş yolda uğradığı bir saldırı sonucu bebeği düşmüştür.rasülümüz istediği için kızı medineye gidiyor.rasulümüz eşinden ayrıl siz karı koca olamazsınız deseydi kızı mekkede hiç kalırmıydı.hz nuh un eşi kafirdi.hz lut un eşi kafirdi.firavunun eşi asiye Müslümandı ve kuranda övülen bir kadındır.peygamberler bu kadınlarla allah ın azabı gelene kadar bir aradalar.sizin din adına nikahı düşürdüğünüz günahkar eşler varken nedense rasulümüz kızını bir müşrik olan kocasından ayırmıyor nikah gitmiş kızını uyarmıyor bile yıllarca öyle yaşamalarına izin veriyor.anlayamıyorum allah adına konuşan insanları bu Allahtan nasıl korkmaktır.rasulümüz zamanında kadınlar savaş meydanlarına koşar erkekler savaşır kadınlar onlara su taşır yaralarını sarar onlarla ilgilenirlermiş.ama sizin zihniyetinize göre o yaralıların bütün yaraları sarılamaz nede olsa kadın BA KA MAZ ama erkek olsa zaruret kadına bakar vücudun neresin de yara varsa onu sarar değilmi?peygamberimizin eşi hz Zeynep deri işlemesi yapar onu götürüp satar kazndığı para ile rasulümüze bal şerbeti alıp ikram eder ama onlar kadının kazancının haram olduğunu bilmez değilmi? bu din merhamet sahibi allah ın dinidir. dünyadaki bütün insanlar içindir .çalışmak zorunda olan yetim kızın dul kalmış sahipsiz kadının kocası çalışamayacak durumda olan eşin çocuklarının bir barakada olsa başını soksun diye çalışan eşlerin de dini.bu din Yahudi Hristiyan yada başka bir inancı olan eşini çocuklarını çok seven Müslüman olmuş bir kadınında dini.buradan dini konularda hassas ama yeterli bilgisi olmayan kadınlara sizde biraz merhamet edin.

  15. huzeyfe Says:

    S.A Cahide hanım: Öncelikle benim söylemek istediğim şey şu biz eşlerimizi seçerken dikkat edelim .Ben kendimden örnek vermek istiyorum ,çok isteyenim oldu ama ben güzel ahlak ve namaz dedim başka bi şey demedim 30 yaşıma kadar bekledim rabbim eşimi karşıma çıkardı ama yanında birde hediyesi vardı seve seve kabul ettim (3 yaşında bir erkek cocuk)eğer bunu kabul etmessem rabbimin rızasını kazanamam diye düşündüm neden derseniz fikri düşüncesi ahlakı bana okadar hitab ettiki .geçekten eşimden çok razıyım Allah c.c ondan razı olsun .Namazımı geç kılsam beni uyaran tesettürümü ihmaletsem beni uyaran bir eşim var daha ne istenirki.Bunu burdan bekar kardeşlerimize örnek olsun diye yazdım.Namaz kılmayan eşe gelince ben herhalde yapamazdım diye düşünüyorum.Rabbim ayaklarımızı doğru yol üzerinde sabit kılsın İNŞAALLAH ALLAHA EMANET OLUN

  16. huri Says:

    esbinal ablanın sırrı yeni cozuldu….bediuzzaman *namaz kılmayan haindir.hainin hukmu merduddur.merdudun katli vaciptir*demistir

  17. aysedn Says:

    benim esimde evlendıgımızde namaz kılmıyordu hatta nısnlıyken bana soz vermısdı olmadıkılmadı ben cok uzuluyordum dua ede ede cok sukur bırgun geldı hadı umreye gıdelım dedı ellhamdulıllah o oldu namazını kılıyor yuva yıkılırmı bılmemama bol bol dua edın nasıpse olur allaha tevekkulu elden bırakmayın

  18. aynur Says:

    s.a cahide hanìm.Ben evlenmeden önce eşime dedim ki namaz benim olmazsa olmazlarìmdan eğer sende yoksa kesinlikle olmaz.eşim bende beni bu yola itecek birini istiyorumdedi.öyle heyecanlandìm o kadar sevindim ki. ve biz başladìk namaza.evlendik her sşey gayet güzeldi dördüncü ayìn sonunda eşim ben yapamìyacagìm çünkü sìrf sen istiyorsun diye kìldìgìmì fark ettim dedi ve bu sebeple bìraktì.eşimle artìk savaşmaya başladìk hayat çekilmezdi.Bir ablam vardì hayatìmda görüşlerine saygì duydugum.bana aynur allah dilemedigi sürece eşin hidayete ermez.sabret ve dua et dedi bende savaşmayì bìraktìm.içimde hala ukte kaldì ne oldu başta verilen söze,köprüyü geçenene kadarmìydì.şimdi 9 yìllìk evliyim 3 çocuk annesiyim degişen bir şey olmadì.özünde çok iyi bir insan fakat bazì konularda uçlardayìz.bana nederdiniz.

  19. havvahulya Says:

    esbinal hanım benim gibi namusuyla alınteriyle çalışan binlerce kadın var kazandığımız paranın haram olduğunu söylemek doğrumu acaba.sağlık alanında çalışıyorum nice insana allahın izniyle ve yardmıyla şifa olmaya çalışıyoruz. yanlışmı?nice yardıma muhtaç insan ve çocuk var onlara maddi manevi yardım edebiliyoruz bu sayede inanıyorumki allah bunu takdir eder.siz etmesenizde….

    • esbinal Says:

      Ben niyetinizi sorgulamadım. Dinin ne olduğu belli. İslamın kime neyi emrettiği belli. bugün hilafetsiz geçmiş bin küsür yıl ne yapılması gerekiyorduysa bütün müslümanların aynı şey için çalışması gerekiyor. Bundan kastım Allahu tealanın >rasulü ile bildirdiği değişmez gerçelerdir. bunları tafsilatıyla bildiğinizi hüsnü zan ederek açıklamaya girmiyorum.içinde olduğunuz düzen , yaşadığınız toplum sizinde malumunuzdur.Allahın dini Allaha rağmen yaşanmıyor iken Allahu tealaya inananlar( gerçek manada yani ) ezilip itibarsızlaştırılıp zulüm görüyorken işledikleri günahlar sonucu Allahın gazabına uğrayan kimselere karşı kuvvet olarak Rahmet edip insanlık yapıyor olmak hangi niyetle meşru hale gelir ? onunda takdirini siz buyrun yapın. ben kimsenin iyi niyetine ,namusuna haysiyetini koruma çabasına laf edecek yahut herhangi bir yorum yapacak bir insan değilim sonuçta bu mevhumları korumada kendimce asil yöntemlerim olduğuna inanıyorum.Ayrıca Dinimin namusum olduğunu düşünüyorum.Bugün hiçbirşey yapmadan insanlar sadece hepbirlikte Din-i islamın hakim olması için dua etse bunu gerçekten istese hiç birimiz bu esarete maruz kalmaz ve hakiki manada Kuran ile hükmedilen adil bir toplumda yaşıyor olurduk. Demokratik ve laik bir düzende kitabına uydurulmuş yüzlerce fetvayla dininden taviz vermeden müslüman olduğunu iddia eden hiç kimse sıkıntısız bir nefes dahi alamaz . VESSELAM

      • NNÇ Says:

        esbinal kardeşim şimdi sen kadın erkekli ortamda çalışamaz çalışsa haram kazancı haram demişsin.o zaman kadının bulunduğu ortamda erkeklerin çalışmasıda mı haram?öyle düşünürsek mesela markete gidiyoruz şarküterideki erkek,manavdaki erkek kasada kadın var.okullarda kadın erkek öğretmenler birarada.hastanelerde kadın erkek doktor hastabakıcı herkes bir arada.şimdi bu ve buna benzer insanların hepsinin mi kazancı haram?o zaman o insanlar oralarda çalışırken haram işliyorsa bizde gidince harama bulaşırız.eğer bu kişiler ayrı yerlerde çalışacaksa kadınlar için ayrı erkekler için ayrı hastane falan mı olması gerek?(imkansız)günümüzde kadın erkek birarada olmadan imkansız.en basitinden otobüse biniyorsun gene biraradasın.pazara gidiyorsun satıcılar hep erkek.müşteriler hep kadın.eeee nolcak şimdi?

        • esbinal Says:

          kadınlara evde oturup kocalarına kadınlık yapmak çokmu zor geliyorda heryere burunlarını sokuyorlar. market kadın yerimide gelip bana manav erkek kasiyer kadın diyorsun eskiden kasiyerler erkek olurdu. ama adam ev geçindiriyor para çok ister. kadın az paraylada çalışır zihniyetiyle çalıştığından ( yani yine kadınlar kullanılıyor) tercih ediliyorlar.

    • esbinal Says:

      Allahın takdir etmesi konusunda şunu söyleyebilirm. Allahu Teala insanları amellerinden dolayı muhakkak karşılıksız bırakmaz . Ayetle sabit. Zilzal suresinde bunu bildirmiş. ve bu sadece müslümanlar için değil Allahın yarattığı bütün milletler için geçerli.Bir hristiyan yada bir yahudi bir zardüst bir ataist bir putperest bir ateşperest bir iyilik yaptığı zaman yahut iyi niyetle birşey meydana getirdiği zaman karşılığını muhakkakki Rabbimiz veriyor.Bundan kimsenin şüphesi olmasın.Biz bir müslüman olarak durduğumuz yeri yada durmamız gereken yeri seçip ayıramıyorsak Alemlerin Rabbini doğru tanımıyoruz demektir.ve bu insana günah olarak yeter.bunuda Allahın hakkı olarak eklemek istedim.

    • gülaykahvekeyfi Says:

      bence de ben örneğin en iyi jinekologların ve kuaförlerin erkek olduğuna inanmış biriyim ama bu kanımı bu yıl değiştirdim o kardeşimiz de hamileydi mesela doğumu nerde yapacak evde eşimi yapacak

      • esbinal Says:

        kardeşim size dini neresinden anlatacağımı şaşırdım. besmele mi çekelim ilk evvela. besmele ne demek onumu açıklayayım yoksa hep beraber buyrun Eşhedü ella ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhü ve Rasulühü. Peygamber efendimiz dini kolaylaştırız zorlaştırmayın. buyurmuş. bir kadın doğum dahil olmak üzere tıb konusunda erkek doktora gider. dinimiz buna izin vermiş. ama hiç bir kadın ben doktorum deyip erkek hastaya BA KA MAZ . ben demiyorum Allah diyor. Bakamaz kardeşim. Haramdır. Peygamber efendimizi gözleri görmeyen bir sahabe ziyarete gelir. Efendimiz ” ey aişe sen içeri gir buyurur. Hz Aişe ” Ey Allahın Rasulü görmüyorki ” buyurur >Fahri Kainat Ey Aişa sendemi görmüyorsun buyurur. bundan kim ne isterse onu anlasın. Ben laik değilim. Ben sadece kocamın karısıyım. Ben kocamdan başkasına süslenmem. Gözü sürmeli eşimden başka kimse göremez. Kimse iin koku sürmem haramdır. Kokumu alan her erkekle zina etmiş günahı alırım. Bu sözler nefsimden değil Rabbimden Peygamberimden. Şimdi de bana bu çalışan kadınlar neden boyalanıp cilalanıp sokaklara çıkıyor. Neden iş arkadaşlarıyla fingirdiyo. dertleri ekmek parasımı. güldürmeyin beni . Kim bu kadınlara namusuyla çalışıyor der. namus dindir dinin dışına çıkan kendini sorgulasın. şu soytarı yarışma proğramının başını izlettim eşime. ilk ev bekar bir iş adamının eviymiş. Eşim duyar duymaz ”kapat kapat bide bekar adamın evini temizleyceklermiş. lan nasıl mide varmış bu kadınların kocasında dedi. varın gerisini siz düşünün.

        • Saliha Yildiz Says:

          Selamun aleykum esbinal kardesim, dünden bu yana yorumlarinizi okuyorum masaAllah gayretiniz, samimiyyetiniz satirlarinizdan hissediliyor. Rabbim daim etsin. Demissinizya size dini nerden anlatacagimi sasirdim diye bence Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellemin basladigi yerden baslayabilirsiniz. TEVHIDDEN. Allah Resulu sallallahu aleyhi ve sellem Muaz bin Cebel radiyallahu anh’i Yemene gönderirken öncelikli olarak tevhidi anlatmasini, eger bunu kabul ederlerse onlara namazi emretmesini, eger onuda kabul ederlerse sirasiyla islamin sartlarini sayarak bunlari anlatmasini söylüyor. Sanirim bizde bu metodu güdersek, muhataplarimizda bir alt yapinin olusmasini saglarsak bizim daha sonra söylediklerimizi daha iyi anlayacaklardir.
          Esbinal kardesim, toplumumuzda birikmis olan problemleri, insanlarin islami bilgiden uzak oluslarini malesef bir anda degistiremeyiz. Bu sebeble Allah Resulunun tavsiyesinde de oldugu gibi Islam merhale, merhame anlatilirsa en önemliden baslamak suretiyle daha saglikli bir sonuc elde edilebilir diye düsünüyorum.
          Birde kardesim, kendi kabullendigimiz seyleri herkesin kabullenmesini ve anlamasini bekleyemeyiz. Bilenlerin vazifesi yumusak sözlerle anlatmak, dogrulari delilleri ile insanlara sunmaktir.
          Mesela kadinin erkek icin yaratildigini yazmissiniz. Dünde kadin kocasinin dini üzeredir diye bir hadis nakletmistiniz. Ve bunun gibi bir cok iddialarda bulundunuz. Tüm bu iddialarinizi Kur’an ve Sahih Sünnetten delillendirirseniz bizi memnun etmis ve tatmin etmis olursunuz.

        • Lulu Says:

          İnşallah cennete gidersem önce sizi bulacağım haksız olduğunuzu göstermek için :) bunlar ne saçma fikirler tövbe yarabbim ya.. Kadın Dr olamazmış, erkek hastaya bakamazmış, bunu da din söylüyormuş.. Yok daha neler!! Rica ediyorum kendi yobaz fikirlerinize din demeyin.. Allah akıl fikir versin size!

  20. Zeymuran Says:

    selamun aleykum candostlarım Cahide kardeşim yazın için ALLAH razı olsun vallahi konuşması okadar kolayki eşim hiçbir ibadeti yapmıyor çok üzülüyorum Böyle olunca kazancının haram olduğunu hiç bir ayet yada hadiste okumadım 22 yıllık evliyiz çok uyardım ama olmuyor Rabbim hidayet vermeyince hiç birşey yapamıyom. ne olur dua edin Boşanmanın çare olacağınıda sanmıyorum KONYA DAN islam alemine selam olsun

  21. hicret Says:

    Yüregine saglik bacim,yine cok güzel bir konu ve cok güzel bir yazi olmus.
    Rabbim kildigimiz namazlari daim ve kabul etsin.
    Asagidaki linkteki video, namazi kilmamak icin hep bahaneler bulanlarla ilgili.
    Paylasmak istedim.

    • Mehtapabla Says:

      Allah razi olsun bu ne kadar uyarici bir video Allahim namazimizi hakkiyla kilmamizi nasip et.Amin.

  22. NNÇ Says:

    peki hanımlar çözüm önerisi olan yok mu.”ben şöyle yaptım eşim şimdi namazını aksatmıyor” diye kendi hikayesini yazacak kimse yokmu?mesela hacer hanım yazmış okurken heyecanlandım.eminim bu yazılanları yüzlerce kişi okuyor.yani herkesin eşi namazlı abdestlimi yada eşinin namaz kılmamasından rahatsız olmuyor mu?

  23. havvahulya Says:

    arkadaşlar benim durumumda olanlar ne yapsın?söyleyin nolur. eşime uzun zamandır yalvarıyorum namaz kıl oruç tut diye dinlemiyor….ama ama haram yemez yedirmez.dedikodu yapmaz yapılmasını hoşgörmez.karşı komşular yanlış anlar rahatsız olurlar diye balkona çıkmaz.çocuğunu ve beni kendinden önce düşünür.bize yedirmediği yediremediği hiç bir yiyeceği kendi yemez.ramazanda bana sıcak pide alabilmek için kuyruklarda saatlerce bekler.iki yıl felçli annesine bebek gibi baktı allah razı olsun.yakın akarabama bakıyorum dıştan dini bütün bir insan ama içten neler neler…allaha bizi affet diye dua ediyorum eşim için dua ediyorum ……

  24. Hacer Çbç Says:

    selamun aleykum yine güzel bir yazıydı Cahide hanım….kardeşlerimiz de yorumlarıyla dertlenmişler aynı bir zamanlar bizde de olduğu gibi evet ben eşimin takvalı birisi olması hoşuma giderek nişanlandım ayrıca eşim amcamın oğludur ama evlendikten sonra namaz gitti evi gecindireceğim diye fırsat yok gibi bahaneler ve bahanelerinde ezikliğini de yaşayarak tabii ve buna yıllarca üzgün bir şekilde sabrettim 15 sene önce geçirdiği kaza sonucu felç oldu kıl dediğimde üstüm musait değil malum necasetten dolayı hayır diyordum sen özre giriyorsun abdest almayı sorun etti her vakit siz bana su mu getireceksiniz diye diretti aslında hasta psikoloji başkasına yük olmama sonra bir gun baktım elini bağlamış her zaman bunu yaptığı için dikkat etmemiştim baktım konuşmuyor cevaplamıyor selam verdiğini gördüm şoka girdim sen ne zaman başladın dediğimde bayaği oldu dedi o zaman ki sevincimi kimseye anlatamam uzun bir müddet teyemmümle kıldı sağolsun kendini geliştiriyordu daha sonra su ile namazın daha güzel olacağı kanısına varınca su ile aldı bir de sahsım Allah ona kolaylık kıldı diyorum isteyince oluyor şimdi sadece farz olan bölgeleri yıkayıp namazını kılıyor sadece farz namazları değil her daim kıldığına şahit oluyoruz gerçekten bir kişinin namaz kılmaması gibi zor bir durum yok küfür ehlinden insanı ayıran özellik namazdır hatta o küfredenler yahudiler hristiyanların bile kendine ait namazları varken elhamdulillah müslümanım diyenin aklına şaşarım Hidayeti Rabbim isteyene veriyor yol niyet çok önemli sabrederek dua ederek eşlerinizin namaza durmasını dileyelim Rabbimizden muhakkak Allah icabet buyurur içi kof boş bir namaz kılmaktansa samimi bir tek veya nice namaz kılması ümidiyle bizleri sizleri sevdiklerinizi namaz kılanlardan eylesin Aminnn …

  25. Serpil Says:

    Ablacigim ellerine sağlık , çok güzel bir yazi kaleme almışsın.Rabbim herkese öncelikle imanlı ve hayırlı eş nasip etsin inşaallah.

  26. sade heceler Says:

    çok güzel bir konuya değinmişsiniz cahide hanım, özellikle eş seçerken çok dikkatli olmalıyız.
    Allah yardımcımız olsun, yolumuzu şaşırtmasın.

  27. sümeyye Y.K Says:

    Değerli kardeşlerim konu insan olunca genelleme yapmakta o kadar zorlaşıyor elbette ama ben kendi yaşadıklarımdan örnek verecek olursam bekarken hayallerimde namazlı niyazlı kılık kıyafetiyle allahı hatırlatan islami konularda ilim sahibi biriyle evlenmek vardı…Eşimle akrabayız genel olarak çok ahlaklı olduğunu (fakat namaz kılmıyordu) ve yıllarca beni sevdiğini bildiğim halde bu hayallerim yüzünden kabul etmiyordum.daha sonraları ablası onun artık namazını kıldığını söyledi inanmamıştım ama bir şekilde ailelerde araya girince evlendik.evlendiğimiz günden itibaren eşim benimle beraber namazını kıldı ama bu konuda hassas olmadığının farkındaydım mesela misafirliğe gitsek yada benim belli zamanlarımda çaktırmadanda olsa kılmıyordu ben bu durumda nemi yaptım onunla hiç yüz göz olmadım aa ben kılmayınca sende kılmıyosun demedim haberim yokmuş gibi canım namazını kılmışmıydın diye sorardım oda yüzü kızararak evet derdi. benim bu konudaki hassasiyatimi bildiği için ve aramızda derin bir sevgi saygı olduğu için hiç bir zaman o sınırı aşmadı kılmıyorum sanane demedi .zamanla namaza o kadar alıştıki şuan 6 yıllık evliyiz ve elhamdülillah beni sabah namazına o kaldırıyor.özet olarak güzel ahlak ta çok önemli o olunca diğer güzellikler kendiliğinden geliyor lütfen bunu da göz ardı etmeyin…hele birde kız kardeşimin teheccüt namazını bile kaçırmadığı sürekli kaza namazı kıldığı için evlendği kocasının ona çektirdiklerini anlatsam aradaki dengeyi daha iyi kurardınız ne diyelim imtihan dünyası…

  28. gul Says:

    namaz kilip ta esine iyi davranmayan, kaba olan erkekler de var. eger insan namaz kiliyorsa, suurlu olarak kilmasi onemlidir. hem de hanimlarin namaz konusunda erkegin uzerine gitmesi, onlarin hic hosuna gitmeyecek bir durumdur. zaten esler kadinlarin cok konusmasindan hoslanmazlar. kadin olarak bizlere cok is duser, tabi eger esimiz namaz kilmiyorlarsa.

  29. tuğba azra Says:

    namaz hemen her gün içimi kemiren bir konu bir türlü başlayamadım içimde hep bir huzursuzluk çocuklarımada anne olarak iyi bir model olamıyorum bu konuda kıldığım zamanlarda hep karıştırıyorum sil baştan birdaha kılıyordum allahım ne olur banada eşimede nasip et namaz kılmayı banada dua edermisiniz inşallah bizde namaza başlarız

  30. Toprak Says:

    Selamün Aleyküm, hayırlı günler olsun ablalarım, kardeşlerim…

    Yıllar önce küçük ablamın bir cümlesiyle kararımı vermiştim.
    “Şimdi ki aklım olsa namazını kılan, imanı sağlam biriyle evlenirdim.” demişti. Ki çok severek evlendiği halde…

    İşte o zaman ben çok düşündüm, namaz önceliğim olacaktı. Rabbim’e bin şükür öyle biri çıktı karşıma. İnşaAllah tamamına erdirir Allah…

    Esbinal ablanın gerçekten taktir edilmesi gerekli bence. Çünkü herkes yapamaz onun yaptığını. Dikkatimi çekmişti zaten yorumlarında her işinde Allah rızasını gözettiği. Dediği gibi de yapmış maşaAllah.

    Bu yaştan sonra nasıl ayrılırım, çocuklar ne olur, başka kimseyle evlenemem. Fikrimce bu cümleler kurulu düzeni terk etmenin nefse ağır gelmesinden dolayı kuruluyor.

    Rabbim haklarımızda hayırlı olana, gönüllerimizi razı etsin. Ümmeti Muhammed’l de namazdan uzaklaştırmasın, amiin …

    • Saliha Yildiz Says:

      Selamun aleykum kardesler, ben aksamdan beri düsünüyorum bu konuya nerden baslanir, nasil aciklanir, ne söylenir diye.
      Namaz konusu gercekten müslümanim diyen toplumumuzun en derin yarasi.
      Islam’da namaz kelimeyi sahadetten sonra ikinci sart. Yani Islam dininin olmazsa olmazi. yukarida Belgin kardesim -Allah ondan razi olsun- ilgili ayet ve hadisleri vermis zaten. Ben bizim toplumumuza yansiyan yönü üzerinde durmak istiyorum.
      Bence toplumumuzda var olan bir sorunu konusurken, bu sorunu olusturan sebebleride ele almamiz ve bunun altinda yatan seyleride göz ardi etmememiz gerekiyor. Problemi olusturan etkenleri görmezden gelirsek cok saglikli bir cözüm ve sonuc elde edemeyiz. Bir yandan yapalim derken Allah korusun bir yandan yikima sebeb oluruz.
      Bizim toplumumuzda namazin neden bu kadar hafife alindigini ve insanlar müslümanim dedigi halde, hatta müslümanligi kimseye birakmadigi halde namaz kilmaya neden gerek görmedigini sorgulamamiz gerekir öncelikle.
      Öncelikle kardeslerim, insanlara müslüman olman icin kelimeyi sahadeti söylemen yeterlidir diyen, inkar etmedigin sürece namaz kilmasanda bir mahzuru olmadigini yinede müslüman oldugunu söyleyen, hatta bile bile kilmadigi namazlarinin seneler sonra basladiginda kazasini yapmasi icin türlü fetvalar üreten alimlerin bu konuda cok büyük sorumlulugu oldugunu düsünüyorum.
      Cünkü ben tüm kalbimle inaniyorum ki bu topluma namaz kilmayanin kafir olabilecegi söylenmis olsa, bu konu tüm delilleri ile yeterli derecede topluma aciklanmis olsa, toplumun her kesiminden insanin anlayabilecegi sekilde bir yaklasimla alimler bunu anlatmaya calissa simdi bir cok müslüman ehli namaz olurdu. Ama nasil olsa namaz kilmasamda müslümanim diyen bir zihniyetle büyüyen insanlar malesef bu zihniyetin tesiri ile namazi kolayca terkedebiliyorlar.
      Bizim toplumumuzda imani sadece soyut bir kavram olarak algilayan, amelin imandan bir parca olmadigini düsünen yani kelimeyi sehadeti söyledikten sonra hic bir amel yapmasada agziyla inkar etmedikce müslüman olunabilecegi görüsü yaygin.
      Bu gün konusu olan namaz ve diger tüm ibadetlerde müslümanim diyen kisilerin gevseklik göstermesinin altinda yatan en büyük etken bu düsünce bicimidir. Nasilsa agzimla inkar etmedigim sürece müslümanim! nasilsa ilerleyen zamanda namaza baslar gecmislerimi kaza ederim! nasilsa namaz kilmasamda Allah beni ebedi cehennemde birakmayacak, kurtulacagim! düsüncesi bir cok insani malesef tembellige itiyor.
      Toplumumuzun bu konuda cahil olusu ve alim vasfina sahip olan kisilerin bunu gündeme getirmeyisleri namaza karsi lakaytligin en büyük sebebi diye düsünüyorum.
      Bu toplumu yönlendiren alim vasfina sahip kisiler neden bunu gündeme getirmiyor öncelikle bunu sorgulamamiz lazim bence? Bununda altinda yatan nedenler var tabii…

      • Belgin Says:

        Aleykum selam Toprak ve Saliha kardeşlerim.Toprak kardeşim senin hakında da hayırlı olur İnşaAllah aldığın kararlar.
        Salihacığım bu kadar mı güzel özetlenirdi MaşaAllah.Allah razı olsun Cahidemden ve hepinizden,bizler ancak bu ahir zamanda böyle bilinçlenerek gafil olmaktan kurtulabiliriz.Rabbim O’nun rızasından ayırmasın cümlemizi amiin.

        • Toprak Says:

          Rabbim razı olsun senden Belgin ablam ve Esbinal ablam. Hayır dualarınıza içten bir amiiin diyorum ve yüreğim ferahlıyor. Diyorum ki, ablalarım dua ediyor, Rabbim de kolaylaştırırsa işimizi belki bizde sizler gibi helal daire çerçevesinde dinimiz üzere yaşarız Rahman’ın izniyle. Allah ebeden razı olsun sizden, hiç eksik olmayın olur mu …

        • Belgin Says:

          Rabbim senden de razı olsun kardeşim.Rabbim güzel gönlüne göre versin Toprak kardeşim amiiin.

      • ülkemnur Says:

        saliha abla gerçekten çok yerinde yazmışsın gerçekten de bazı hocalar tv da fetvalar veriyor ben bitanesini dinlemiştim diyorki her ne kadar günahkar olursanız olun müslümansanız elbet bir gün cennete gireceksinz işte o anda insan nasıl olsa enin de sonunda gireceğim diyor ve tembelleşiyor sizin dediğiniz gibi namaz kılmayan müslümanın kafirden farkı yoktur dese başka boyutta bakacak insan birde müslüman bir ülkede yaşıyoruz benim oğlum çizgi filim izlemeyi seviyor ama yerli kanalımızda bile Allah la ilgili bir tane çizgi film yok
        mesela çizgi film karakteri yemek yiyiyor {oh karnım da doydu diyor }
        Elhamdülillah demesi bu kadar sorun mu bu ülkede anlayamadım oğlumda onun gibi yapıyor Allah a şükür öğrettim yemekten sonra su içtikten sonra elhamdülillah demeyi ne olacak bu hal bilmem

        • Saliha Yildiz Says:

          Ülkemnur kardesim, biz annelere cok sorumluluk düsüyor. Eslerimizle ilgilenecegiz hidayetleri icin (esimizin yapisina göre muamelede bulunarak) gayret edecegiz ama cocuklarimiza cok özen göstermemiz ve onlarin Allah’a iyi bir kul olabilmeleri icin tüm gücümüzü seferber etmemiz gerekiyor. Bu ortamda anne cocugunu her konuda ilk olarak kendi egitmek zorunda, biz sorumluluklarimizdan kacar bu sorumluluklari baskalarina yüklersek kolaycilik yapmis oluruz. Bizim yasiti oldugumuz nesilin anne babalari bu sorumluluklarini camii hocalarina yüklediler iste sonuc ortada. Bizim ayni yanlisi tekrarlamamiz gerekiyor. Bizim cocugumuzu bizden daha iyi kimse egitemez ve onun üzerinde bizim kadar kimse etkili olamaz.
          Ülkemnur kardesim, Rabbim her daim yaninda olsun, sana yapmak istedigin hayirli seyleri kolaylastirsin. Amiiin.

    • esbinal Says:

      amin . Rabbim hayır dualarınızı kabul buyursun inşaAllah.

  31. melike Says:

    ablacım ne güzel yazmışsın ben 8 aylık evliyim evliliğimin ilk günleri hep kavga hep gürültüyle geçti (bu arada ben namazımı kılıyordum eşim kılmıyordu ama bende sonradan bıraktım) son 2,5 aydır eşimle beraber namaza başladık.
    hiç atlamadan dikkatle kılmaya çalışıyoruz ve tam bugün Rabbim utandırmasın tesettüre girdim. inanılmaz bir huzur Mevlama şükürler olsun ki müslüman doğmuşuz inşallah öylede son nefesimizi veririz. bu arada nazamaza başladığımız 2,5 aydır evimiz çok huzurlu kavga gürültü bitti sevgimiz saygımız arttı bu yazınında ayrıca çıktısını alıp akşam eşime de okutacağım sevgiler…

    • esbinal Says:

      rabbim yuvanızdan huzuru mutluluğu eksik etmesin kardeşim.

    • esbinal Says:

      Bu konuyu daha fazla uzatmak istemiyorum. Hadisleri sahih yada zayıf yada mevzu hadis olarak ayırt edebilecek muhaddisliğiniz varsa bana laf düşmez. Maazallah yarın bi ayetin kendisini değilde tefsirini bulup kopi paste yaparım buna inanmıyorum deyiverirsiniz vebale girerim küfrün vebali ağırdır kardeşim.Erkeğin kadından bir derece üstünlüğü konusuna getirdiğin delilin mealini değilde tefsirini okumanı tavsiye ederim. zira o ayet boşanma ile ilgili olan bir ayet.
      O sizi tek bir nefisten yarattı. Sonra ondan kendi eşini var etti…” (Zümer, 6)bu ayeti okuduğun vakitte kadının ve erkeğin ayrı ayrı birer nefisten değilde erkeğin tek bir nefisten kadının da erkeğin nefsinden yaratıldığını inşaAllah anlamış oluruz.Kadın erkek için bir arkadaş bir dost olsun için yaratılmıştır. Başka görevler üstlenmek isteyen bu dairenin dışına çıkmıştır.erkekde onun bu konumundan dolayı kadına en şerefli makamı kendisi vermek durumundadır.Lakin kadın görevinin dışında itaatsizlik gösterdiği takdirde bütün haklarını kendisi çiğnemiş demektir.bu mevzuyu burdan anlamak lazım. Bu kadar açık yazdım artık bundan sonrası için düşünmeden verilecek her cevap kişinin kendisini bağlar.Allah bizi islam bahçesinden inkar bataklığına sürüklemesin amin.

      • NNÇ Says:

        esbinal sen tefsir okuyun demişsin.şu kadar yıl hocalık yaptım demişsin.şimdi canım kardeşim tefsirler birbirini yüzde yüz tutuyor mu?yıllarını bu konulara vermiş olan ilahiyatçıların,hocaların söyledikleri birbirini tutuyor mu?yani tefsir okudum tamam,bu hoca yıllardır araştırmış,okumuş söyledikleri doğrudur.dediklerini yapalım tamam gibi bir durum yok.vallahi ben kime inanacağımı şaşırdım.çıkardığım en güzel ders ise herkesi önce dinlemek ve temkinli yaklaşmak.ayrıca yazdığın şeyler sadece kadını değil erkekleri de basitleştiren şeyler.

      • esbinal Says:

        cahide ablacım kadının yatak odası için yaratıldı gibi bir düşünceyi hangi yazımdan çıkardın anlamadım. Kitaplarım şuan benim yanımda değil. Ancak en kısa zamanda bunu tefsirlerimden kaynaklı olarak yazıcam. bu kırılma ve incinme konularına gelirsek eğer bir şeyi araştırmadan cahilce inkar ederek Allahı ve Rasulünü nasıl incittiğinizi bir düşünün. Sonra bu sözleri kimin söylediğine değil kimin söylettiğine bakın. cahide ablacım bana keskin konuşma tarzımdan sebep ikinci uyarın. Senden tekrar tekrar özür dilerim uyarı konusunda seni yorduğum için lakin şunu unutma gazabım ve hiddetim ne kendimden nede kendim için. Sahih bir hadis kaynağından verdiğim bir hadisi hadisi rivayet eden kişi ebu hureyre iken inkar eden bir kişiyi sen en tatlı halinle uyarabilirsin.
        ilmim asla bana kibir olmadı. kendim hakkında yazdıklarıma gelirsek eğer bir çok kişi olmak üzere kitap yada derslerine başlarken aldıkları ilim hakkında bilgi verirler. ben hayatımı boş yaşamadım. bir kişi soru sorduğunda bilmiyorsam eğer hiç çekinmeden bilmiyorum ama senin için öğrenirim diyebildim. kaynaksız hiçbir kitap okumadım ben. ellerine geçen her kitabı okuyan yada kendi aralarında sofi gezinipde tv de proğram yapan kadınlardan ilham alanlardanda değilim. Müslümanın kılıcı keskin olacak. tüm dünyada müslümanlar dinlerini yaşadıkları için türlü eziyet ve işkencelere maruz kalırken burda ilim konusunda alim konusunda hadis konusunda karşıma geçip söz söyleyenlerin söyledikleri bie kulağımdan girer diğerinden çıkar. asıl kibir kimde var herkes nefsine baksın. kim neyi savunurken hiddetlendi herkes kendine baksın. kim bir hadisi araştırmadan ben buna inanmıyorum diyebildi herkes kendine baksın. ve bu kişileri kendin için neyden sebep kardeş seçtin bilemem ama ilim konusunda karşıma dikilenler benim kardeşlerim olamaz. bu hareketlerinide onlara çok görmüyorum . zira CAHİL CESURDUR ABLACIM..
        bugün bu yorumumu okuyup bana yine yeniden kızabilirsin. ben seni allah için sevdim sevigimi hakettiğini bugün birkez daha anladım. ben fetva ehli değilim takva ehliyim. birgün rabbimin emrine ”ama” sözünü kullanmadım. hadisleri inkar edenler kimler hangi cemaat hepsi hakkında mağlumatım var benim. eğer bu insanlar bir tarikata mensuplarsa bilsinlerki bağlı bulundukları kapı sadece onları idare etmek daha fazla sapkınlıklara düşmesinler için idare ediyor. birçok şeyh kendi ağzıyla söylüyor. kadınlara gerçek tesettürden bahsetsek kimse kalmaz. burda kalmazlarsa yeryüzüne fitne yayarlar diye. bundan sonra yine yaz dersen bana ben sadece ayet ve SAHİH HADİSLERİ gerek kendi parmaklarımla yazar gerekse kopyala yapıştır yaparım. şöyle arkana yaslanda bana yapılan yorumlarıda bir gözden geçir. ben senin gibi kopyala yapıştır yaparak uzun uzun cevaplar vermeyeceğim demiş hatun. benim kopyala yapıştır yaptığım ayet ve hadisten başkası değilken Allah için onlarıda uyar isterdim. Ben din yaşıyorum . dinle kafa bulmuyorum. üstüm kabe altım paris gezmiyorum. ayna karşılarına geçip kaşlarımı alıp burda ayetten hadisten bahsetmiyorum. diyeceklerki kaşla ne alaka. ? çok alaka. çünkü bu sıralar o kadar çok türedilerki ve o kadar tatlı dille anlatıyorlarki .ama rabbini tanıyan onların işlerini islamın dışında bir usulle yaptığını hemen anlıyor..

        _ İslamın dışında bir usulle,islamı savunmak yada yardımcı olduğunu düşünmek kafirin vereceği zarardan daha tehlikelidir. buyuruyor imam şafi rahimehullah.

        bana kendi hakkımda kibirlendiğimi söyleyenler senin bana

        • Cahide Says:

          Canım senin iyi niyetini de anlıyorum ve takdir ediyorum uslup konusunda uyarırken, doğruları söyleme demiyorum. Sadece hakarete varan ve alaycı bir uslup olmasın diyorum ki zaten Allah Rasulünün uslubu bu değildi.

          Ben bugüne kadar doğruyu söylediğim, kimsenin kınamasından korkmadığım için çok kişinin gittiğini gördüm. Nice seni seviyorum diyenler, yazdıklarımdan sonra sevgilerini nefrete büründürdüler.

          Dikkat edersen burada Zerdali kardeşimin yorumunda bana yanlış gelen kısmı da yazdım. Bir ayrımcılık yapmadım.

          Ben ne senin cemaatine bağlıyım, ne de son zamanlarda ılımlı islama son hız destek veren, Hadisleri bir çırpıda yok sayan hocalara tabiyim.

          Ben sadece dupduru islam’ın ve Tevhid-i bir yaşamın peşindeyim. Bal kasesinde zehir sunan, İslam deyip islam’dan çalan kim veya kimler varsa Allah beni ve tüm Mümin kardeşlerimi onlardan uzak etsin. Amin…

        • Belgin Says:

          Gülaycığım,ben de çok üzülüyorum böyle tartışmalar oldu mu :(Allah razı olsun canım ,benim için de düşündüklerinden.Allah için hepinizi çoook seviyorum :)

      • zerdali mişmiş Says:

        tamam esbinal hanım burada bırakalım..merak etmeyin ben tefsirde okuyorum..zümer 6. ayetin tefsiride gayet güzel anladım ben..siz hocalığınızı sizi hayranlıkla dinleyen kitlelerinize yapın..çok şükür ben kendim araştırıp okuyacak ,öğrenecek kapasitem var..benliğimize sinmiş israiliyat düşüncelerden sıyrılıp dinimizi hakkıyla öğrenmek lazım..iki zıt görüşede delil bulunur…önemli olan hakikattir…

        • gülaykahvekeyfi Says:

          ya cahidem ben sıkıldım artık bu muhabbetten biz yine zerdaliyi belgini ve bir kaç arkadaşımızı daha zevkle okumaya devam edelim diyorum

  32. zeynep Says:

    Namaz ile ilgili yazı çok güzel tebrikler ama bu insanların cahilliklerine ne demeli ” Kocanın kadını dinde dövmesi ve dövmesi gerektiği durumlar bellidir.” bu ne demek neden kadınları 2 sınıf vatandaş olarak kabul ediyorsunuz kur’anı kerimin neresinde yazıyor kocanın karısını dövme hakkına sahip olduğu PEYGAMBER EFENDİMİZ ne zaman eşine el kaldırmış ne olur bunlara zemin hazırlamayın erkek her türlü işi yapacak karısını aldatacak dövecek bu benim imtahanım diyecek yok böyle şey kadın okusun ayakları üzerinde dursun bakalım bunları yapabilecek mi 3 kız evladı oldu diye karısına kızan bu ne demek o adam unutmasın ki annneside kadın o evlatları veren de kadın bu eziyete maruz kalan eli ekmek tutsa herşeyi kocasından beklemese bunlar olmaz cahide hanım bu konuda size kızıyorum herkesin kocası sizin ki gibi değil ama siz kadın evde oturmalı çalışmaması gerektiğini savunuyorsunuz herkes çalışsın namusunla ne var bunda kadın para kazansa erkek bunların hiç birini yapamaz KADINLAR 2 SINIF VATANDAŞ DEĞİLLER ” CENNET ANNELERİN AYAKLARININ ALTINDA ” LÜTFEN HERKES OKUSUN KİMSE KİMSENİN KÖLESİ DEĞİL HAYIRLI GÜNLER

    • esbinal Says:

      öyle birşey yazmışsınki sanki karı koca çalışanlar çok mutlu. hiçbir dertleri yok. bunlar hiç boşanmıyor. cahide ablanın bu konudaki fikirlerini bilmiyorum ama benim kendi görüşüm ( islamın emirleri doğrultusunda) kadın erkeli hiçbir ortamda çalışamaz çalışması haram kazancı haramdır. kadının kadınlar arasında helal çerçevesinde para kazanabileceği yerler çok olmakla beraber evinde dahi para kazanan çok tanıdığım insan var. paygamber efendimizi hanımlarını nerede dövdüğü sorusunu sormuşsun. buda kendini onlarla bir tuttuğun anlamına gelirki bence kimse onların tırnağı edemez, zaten onlar haya edep timsali insanlardı. onların sıkıntısı yokmuydu tabiki vardı. bunları ayriyeten değinilir cahide ablam müsade ederse.
      peygamber efendimize sahabeler hürmeten sevde etmek tarzında yere kapanmak istemişler, peygamber efendimiz kabul etmemekle beraber eğer bir insanın bir insana sevde etmesini Allah emretseydi kadının kocasına secde etmesini emrederdi buyuruyor. kadın kocasının rızası olmadan evinden dışarı çıkması dahi haramdır. kadının erkek , erkeğin kadın üzerinde hakları vardır. kadın kocasının yanına çağrıldığı vakit gitmese ( cinsel olarak) melekler sabaha kadar o kadına lanet ederler buyuruyor peygamber efendimiz. kadın edeple güzelleşir der eşim herzaman. edep ise görüyorumki herkesein bakış açısına göre vaziyet almış. Rabbim cümlemize hidayet etsin dini önce öğrenmeyi sonra yaşayıp yaşatmayı nasib eylesin. kadının ayakları üzerinde durmaya gelince böyle bir şansı Allah kadına vermemiş.erkelerle kendilerini bir tutan kadınlar gece yarısından sonra dışarı çıkıp şöyle bir tur atsınlar bakalım neler oluyor. birçok boşanmalarında bundan sebep ortaya çıktığı hatta en çok dayak yiyen kadınların çalışan ve ünüversite mezunu oldukları haberlerde az geçmedi.

      • zerdali mişmiş Says:

        esbinal kardeşim,sayfaya hızlı bir giriş yaptın vede güzel yazıların var maşallah…ama her konuda sana katılmıyorum..sakın yanlış anlama…mesela kadının erkeğe secde etmesi hadisinin sahihlik derecesini asla bilemeyiz..çünkü bu mecazi bir anlamda olsa,rabbimizin tamamen yasakladığı bir şeyi peygamberimizin mecazen bile dile getireceğine inanmıyorum..kaldıki rabbim kadını ve erkeği yalnız kendine kul yaratmıştır..diğer hadiste de erkeğin hanımını yatağına çağırması ve kadının icabet etmemesi sebebiyle meleklerin laneti meselesi..rabbim neden bu hakkı sadece erkeğe versin..bizi tek nefisten yaratan,kulluk yapma sorumluluğunda eşit gören rabbim,neden erkeği yüceltsin..erkeklerin bir derece üstün olduğunu bize bildiriyor zaten..ama asla erkeği efendi,kadınıda itaat eden köle moduna sokmuyor rabbimiz.kadın erkeğine saygılı ve itaatkar olacak,erkekte karısının bir emanet olduğunu bilip onu incitmeyecek…

        • esbinal Says:

          sanırım siz beni burada bulunan her aklına gelen yorumu yapan, yada her duyduğunu hadis zanneden diğer arkadaşlarınızla karıştırdınız. yaşınız kaç bilmiyorum kardeşim . ben 32 yaşındayım. Kuranı kerim,fıkıh,tefsir,hadis konularında ders verip talebe yetiştirebilirlik icazetimi henüz 15 yaşında hocalarımdan aldım.14 yaşında ankara keçiren şenlik mahallesi bedir külliyesinde ilahıyatçı öğrencilere arapça ve osmanlıca dersleri verdim.geçtiğimiz sene olmak üzere yine ankarada kendi evlatlarım olmak üzere 100 ün üzerinde ve 7 yaş altında yavrularımızı tecvidli olmak üzere kuranı kerim öğretip hatim yaptırdım.bunlar benim ilme verdiğim değeri ve ilim konusundaki tecrübelerimi azda olsa anlatmıştır umarım. sizlere peygamber efendimizin bir hadisini daha nakletmek istiyorum buda öncelikle sana ve diğer kardeşlerimize ithaf olsunki bizde payımıza düşeni alıp şimdiye kadar yaptığımız hataları tekerrür etmeyelim.

          Hz.Peygamber buyurmuşlardır ki :ilim öğrenmek her müslüman erkek ve kadına ,üzerine farzdır .
          ilmi ehline öğretmeyen hınzırın boynuna cevher ,inci ve altın takan kimse gibidir.ibn mace,
          ben bugün burada ayet diye hadis diye birşeyler yazıyor ve anlatıyorsam hep beraber bilmediklerimizi öğrenelim ve öğrendiklerimizlede amel edelim içindir.

          verdiğim hadislerin kaynağını vericem:

          erkeğe secde etme konusuna gelince hadisi tekrar yazıyorum

          rivayet eden : Ebu Hüreyre
          Resulullah (sav) buyurdular ki: “Şayet ben bir insanın başka bir insana secde etmesini emredecek olsaydım, kadına, kocasına secde etmesini emrederdim.”

          Kaynak: Tirmizi, Rada’ 10, (1159)

          eğer kitap elinizde mevcutsa bi zahmet aç oku.
          gelelim erkeğin kadın üzerindeki haklarına:

          (Kadının cihadı, kocası ile iyi geçinmektir.) [Taberani]

          (Kocası razı olduğu halde ölen kadın Cennete girer.) [Tirmizi]

          (Kadın, beş vakit namazı kılar, orucunu tutar, kendini yabancılardan korur ve kocasına itaat ederse, Cennete girer.) [İbni Hibban]

          Ravi: Ebu Hüreyre
          Tanim: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Nefsim kudret dinde olan Zat-ı Zülcelal’e yemin ederim, bir erkek hanımını yatağa davet ettiginde kadın imtina edip gelmezse, kocası ondan razı oluncaya kadar semada olan (melekler) ona gadab ederler.”

          Kaynak: Buhari, Nikah 86, Bed’ü’l-Halk 6; Müslim, Nikah 120-122 (1436); Ebu Davud, Nikah 41, (2141)

          (Kocasına muhabbet gösteren, çocuk doğuran, öfkelendiği an veya kocası kendine kızdığı zaman, kocasını razı edinceye kadar uyumayan kadın Cennetliktir.) [Taberani]

          (Kocanın hanımı üzerindeki hakkı, benim sizin üzerinizdeki hakkım gibidir. O halde kocasının hakkını gözetmeyen, Allahü teâlânın hakkını gözetmemiş olur.)

          (Koca hakkına riayet, Allah yolunda cihad etmek gibidir.) [Taberani]

          (Kocası çağırdığı halde yatağa gelmeyen kadına melekler sabaha kadar lanet eder.) [Buhari]

          (Kadının üzerinde en büyük hak sahibi kocasıdır, erkeğin de anasıdır.) [Hakim]

          (İzinsiz evden çıkan kadına, kocası razı oluncaya kadar, güneşin ve ayın üzerine doğduğu her şey lanet eder.) [Deylemi]

          (Kadın, kocasının hakkını ödemedikçe, Allahü teâlânın hakkını ödemiş olmaz.) [Taberani]

          Bir kadın, kocasını güzel karşılar, güzel sözler söyleyerek hoşnutluğunu kazanmaya çalışırdı. Peygamber efendimiz aleyhisselam, kadının bu hareketinden dolayı kocasına buyurdu ki:

          (Hanımına selam söyle, yarı şehid sevabına kavuştuğunu haber ver!)

          “Bir kadın Allah’ın Elçisine gelerek; ‘Ey Allah’ın Rasulü! Kocanın karısı üzerindeki hakkı nedir?’ diye sordu. O da ‘Kadının kocasının evinden izinsiz çıkmamasıdır.’ dedi. ‘Çıkarsa ne olur?’ sorusuna Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ‘Allah’ın rahmet ve gazap melekleri bu kadına tövbe edinceye kadar lanet eder.’ dedi.” (Ebu Davud)

          gelelim kadının erkek üzerindeki haklarına

          “Ey iman edenler Onlarla (kadınlarınızla) iyi geçinin Olabilir ki, birşey sizin hosunuza gitmez de Allah onda birçok hayır takdir etmiş bulunur” (Nisa; 19)

          Zevcenin maddi ihtiyaçlarını karşılamak, maişetini temin etmek erkeğine aittir

          Hz Aişe (ra)’den rivayet edilen bir hadis-i şerifte HzPeygamber (asv) şöyle buyurmuştur;

          “Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olnınızdırBen aileme karşı sizin en hayırlınızım”(ibn-i Mâce, Hâkim)

          Peygamber Efendimiz (asv) şöyle buyurmuştur:
          “Mü’min bir erkek, mümine bir kadına kızıp darılmasın Eğer onun bir huyundan hoşlanmazsa, başka, huyundan memnun kalabilir”(Müslim)

          erkeğin bir derece üstünlüğünden bahsetmişsin ama o bir dereceyi açıklamamışsın. açıklar ayet ve hadislede delil getirirsen seviniriz kardeşim.

          • Cahide Says:

            Güzel kardeşim, hitap şeklin bir bıçak kadar keskin ve can acıtıcı. Bu yorumunuda düzeltmek zorunda kaldım. Zerdali kardeşim pek çok kardeşimize göre çok bilgilidir. Hepimizin yanlışları veya eksikleri olabilir. Doğruları söylerken biraz daha Mümin’e yakışan yumuşak bir dil kullanabiliriz. Bunu en azından kendi kardeşlerimiz için uygulayalım. Sürekli karşımızdakini itham ederek, suçlayıcı ve kırıcı bir uslup takınmak, tahmin edersin ki etkili olmayacaktır.

            Bundan sonraki yorumlarında bu ricamı dikkate alırsın diye ümid ediyorum.

        • zerdali mişmiş Says:

          rabbimiz bakara 228 de erkeğin bir derece üstünlüğünden bahsediyor zaten.tefsir alimlerinin birçoğu .bu üstünlüğü aile reisliği açısından değerlendiriliyor.bu arada benden sana abla tavsiyesi,üslubun çok sert kardeşim..müslüman yapıcı olur,gönülleri fethetmeyi bilir..çok ilim tahsil etmek,en doğruyu bilmek anlamına gelmez..yazılarında hangi hoca ve cemaatin mensubu olduğunu yazmışsın kardeşim..senin fikrin budur,benimkide başkadır..bu birbirimizi kırma hakkını vermez..ben sana uzunca yazılar bulup kopyala yapıştır yapmayacağım..ne yazıkki siz kabul edin yada etmeyin hadis külliyatlarına birçok mevzu hadis girmiştir..ve bunlar seçkin sahabelerede maledilebilmiştir..bu konuyu uzatıp tartışacak değilim.ben erkeğe secde hadisini kabul etmiyorum kardeşim,bu kadar basit..lütfen üslubunda kırcı olma,ilim tahsil etmiş ve bununla övünen size bu üslupları yakıştıramıyorum…ı

          • Cahide Says:

            Canım Zerdalim, takip edenleri yanlış bilgilendirmemek adına yazıyorum. Bahsi geçen Hadis sahih bir hadistir.

            Muaz b. Cebel (r.anh), Şam’dan dönünce Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in icin secde etti.
            Bunun üzerine Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) “Bu nedir ey Muaz?” dedi.
            Muaz “Ey Allah’ın Rasulü! Ben Şam’a gittiğimde onları komutanlarına ve din adamlarına secde ediyorlar gördüm. Ben de bunu senin için yapmak istedim” dedi.
            Bunun üzerine Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) “Böyle yapma. Şayet ben bir kimsenin bir kimseye secde etmesini emredecek olsa idim kadının kocasına secde etmesini emrederdim. Muhammed’in nefsi elinde olan Allah’a yemin ederim ki, bir kadın kocasının hakkını ifa etmedikçe Rabbi’nin hakkını da ifa etmiş olmaz. Kadın deve sırtında semere binmiş iken kocası nefsini taleb edecek olsa kadın bu isteğe mani olamaz.”
            (Sunen-i İbn-i Mace, Bab: Hakku-z Zevc Alel Mir’eh, Hadis No: 1843 ; İbn-i Mace, Abdullah bin Ebi Evfa’dan (r.aleyh) rivayet etmiştir)

            Ayrıca bu hadis-i şerifte kadının erkeğe secde etmesi tavsiye edilmiyor. Eğer insanın insana secde etmesi gerekseydi, kadının kocasına secde etmesi gerekirdi diye buyruluyor.

            Bir hadis zayıf bile olsa doğru olma ihtimaline karşı temkinli olmalı, hemen yalanlama yoluna gitmemeliyiz. Düşünmeden söylediğimiz sözler bizi büyük veballerin altına sokabilir. İslamda kadın asla cinsel bir meta gibi görülmemiştir ancak, kadının eşine itaat etmesi de önemle vurgulanmıştır.

            Esbinal kardeşimiz kadının sadece erkek için yaratıldığını söylemiş. Buna da katılmıyorum. Kadın sadece erkek için değil, çocukları için ve toplum için de vardır. İyi ve temiz bir toplumun en önemli ayağı kadındır. Yani kadın sadece yatak odası için yaratılmamıştır.

        • zerdali mişmiş Says:

          cahide bu yazıyı düzeltip yazdığını söylüyor,buna rağmen bu kadar inciticiyseniz,yazının orjinalini düşünemiyorum bile..içinizdeki kibir,dilinizi bilelemesin sakın..zira bu üslup hiçbir müslümana yakışmaz…

        • zerdali mişmiş Says:

          Bilindiği gibi İslâm dininin ana kaynağı Kur’ân-ı Kerim’dir. İkinci sırada ise Hz. Muhammed (s.a.s.)’in sözleri, uygulamaları, açıklama ve takrirleri gelir. Kur’ân-ı Kerim, bizzat Hz. Peygamber’in sağlığında yazıya geçirildiği halde Hz. Peygamber (s.a.s.)’in hadisleri/sözleri, sonraları yazılmıştır. İşte bu yüzdendir ki, birçok söz Hz. Peygamber’e isnad edilebilmiştir. Bu itibarla Peygamberimizin hadislerinden yararlanırken çok dikkatli olmak gerekir. Şurasını hiçbir zaman hatırdan çıkarmamak gerekir ki,

          Hz. Muhammed (s.a.s.)’in sözleri asla Kur’ân-ı Kerîm’e ters düşmez. Çünkü Peygamberimizin görevi, Kur’an’a ters düşmek değil; aksine onu açıklayıp ona uygun hareket etmektir. Bu itibarla Kur’an’a ters düşen bir rivâyetle karşılaştığımızda onun uydurma olduğu husûsunda en ufak bir kuşkumuz dahi olmamalıdır. Yine iyice bilinmelidir ki çeşitli mezhep ve fırkalar tarafından kendi görüşlerini desteklemek üzere birçok hadis uydurulmuştur.

          İslâm’a düşmanların İslâm’ı içten yıkmak için hadis uydurmalarının ve dinî, sosyal ve kişisel çıkar temini için bunu yapanların yanında, cehâlet ve bağnazlığın yönlendirdiği şekilde kendi anlayışlarına göre İslâm’a hizmet etmek için de hadis uydurulmuştur. Kadınlara ilişkin uydurulan sözlerin de çoğunlukla “kadınları toplumun fitnesinden, toplumu da kadınların fitnesinden koruyup gözetme” gibi amaçlara mâtuf oluşları muhtemeldir. Ancak, sebebi ne olursa olsun, hadis uydurmayı normal karşılayan kimselerin kapasitesi ve mantığınca maslahat sayılan ifâdeler, kadınları eksik ve kusurlu, fesâda ve fitneye yol açacak ve erkekleri yoldan çıkarmak için şeytana yardımcı olan ikinci sınıf insan cinsi saydıran; bu yönleriyle de İslâm’ın evrensel ve ebedî mesajını bulandıran, İslâm’a yapılan saldırılarda yoğunlukla kullanılan, din düşmanlarının eline fırsat veren ve dine iftira eden dayanaklar olmuşlardır.

          Nice konularda olduğu gibi, kadın konusunda da Kur’an’la uyuşmayan birçok hadis uydurulmuş, Kur’an’a ters görüşler din adına ortaya atılmış ve kadını aşağılayıcı uygulamalar din adına ortaya konulmuştur. Kur’an’ın büyük bir devrimle kadın haklarını yerleştirmesi ve asr-ı saâdetteki kadınların hemen her konuda erkeklerle aynı haklara sahip olması gibi prensipler zamanla yozlaştırıldığı ve aslî çizgisinden saptırıldığı halde, evet bütün bunlarla birlikte, Ortaçağdaki Batıda ve tüm dünya ülkelerindeki uygulamalarla karşılaştırıldığında kadınlara en az haksızlık müslüman toplumlarda ortaya çıkmıştır. Buna rağmen, kadını aşağılayıcı mâhiyette olan sözleri, âlemlere rahmet olarak gönderilmiş ve kadın haklarını topluma yerleştirmede büyük gayretler sarfetmiş Hz. Peygamber’in söylemiş olması asla mümkün değildir.

          Bazı dinî eserlerde yer alan, halk arasında da sahih hadismiş gibi kabul edilen rivâyetlerin en meşhur olanlarını gözler önüne sermenin (bazı küçük sakıncalarına rağmen), faydasının daha büyük olduğu kanaatiyle bunlardan yola çıkarak kadın hakkında değerlendirme yapılmasın diye belirtelim. Bunlardan bir kısmı, mevzû/uydurma, bir kısmı zayıf (uydurma olma ihtimali büyük), bir kısmı da anlamı ve üslûbu yönüyle şüphe uyandıran, eğer sahih iseler Kur’an bütünlüğü içinde te’vil edilmesi veya mecâzî olarak yorumlanması gereken sözlerdir:

          *“Şâyet ben, bir insanın başka bir insana secde etmesini emredecek olsaydım, kadına, kocasına secde etmesini emrederdim.”

          * “Eğer kocanın tepesinden ayağına kadar bütün bedeni irinler içinde kalıp hanımı o irinleri diliyle silerse, yine de ona karşı teşekkür etmek vazifesini edâ etmiş sayılmaz.”

          * “Uğursuzluk üç şeydedir: At, kadın ve evde.”

          * “Erkeğe, hanımını ne sebeple dövdüğü sorulmaz.”

          * “Kadınlara itaat, pişmanlıktır.”

          * “Kadınlara danışın, fakat onların dediklerinin tersini yapın.”

          * “Kadınları Allah Teâlâ geride bıraktığı gibi siz de geride bırakın.”

          * “Benden sonra erkeklere kadınlardan daha zararlı fitne fesat olarak hiçbir şey bırakmadım”

          * “Kadınların akılları şehvetlerindedir.”

          * “Kadınları göze çarpan mevkîlere oturtmayın, yazıyı da öğretmeyin. Dikiş öğretin ve Sûre-i Nûr’u da iyi öğretin.”

          * “Havvâ olmasaydı, hiçbir kadın kocasına ihânet etmezdi. İsrâiloğulları da olmasaydı (bekleyen) et bozulmazdı.”

          * “Cennet sâkinlerinin en azı kadınlardır.”

          * “Kadınların cehennemde çoğunluğu teşkil ettiğini gördüm Aklı ve dini eksik olanlar arasında akıl sahibi erkeklere galebe çalan kadınlardan başkasını görmedim.”

          * “Kadın üzerinde en fazla hakkı olan kişi kocasıdır; erkek üzerinde en fazla hakkı olan kimse ise annesidir.”

          * “Hangi kadın, kocası kendisinden râzı olarak vefat ederse, cennete girer.”

          * “Ey kadınlar! Eğer kocalarınızın size olan haklarını bilseydiniz, ayaklarının tozunu yüzlerinize silerdiniz.”

          * “…Kadınların dinleri ve akılları eksiktir.”

          * “Şüphesiz kadın, karşınıza bir şeytan sûretinde gelir ve bir şeytan sûretinde gider.”

          * “Kadın avrettir, dışarı çıktımı şeytan ona istişrâf eder/muttalî olur.”

          * “Kadınlar arasında sâliha kadın, yüz tane karga arasında alaca bir karga gibidir.”

          * “Doksan dokuz kadından biri cennette, diğerleri ise cehennemdedir.”

          * “Kadınlara danışmayın, onlara muhâlefet edin. Kadınlara muhâlefet edin, zira kadınlara muhâlefet berekettir.”

          * “Kadınları önünüze geçirmeyin, onların üç adım önünden yürüyün.”

          * “Kadınları yüksek yerde oturtmayın.”

          * “Kadınlar için kabir daha hayırlıdır.”

          * “Kadınların hayırlı işi, yün eğirmektir.”

          * “Kadın, kocasından izinsiz evden çıkarsa, her şey onu lânetler.”

          * “Kadınları aç ve çıplak bırakın.”

          * “…Kadın bir eğe kemiğinden yaratılmıştır. Eğe kemiğinin en eğri yeri yukarı kısmıdır. Onu doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Kendi haline bırakırsan eğri halde kalır…”

          * “Kadınlar (muhâlefette ve istediklerini yapmada erkeklerden) baskındırlar.”

          * “(Namaz kılanın önünden geçen) kadın, köpek ve eşek (ve domuz), namazı keser.”

          * “…Cehennem ehlinin çoğunluğunun kadınlar olduğunu gördüm. ‘Neden ey Allah’ın Rasûlü?’ diye sordular. (Cevâben:) “küfürlerinden dolayı” buyurdu. ‘Allah’ı mı inkâr ediyorlar?’ (diye tekrar) sordular. “Kocalarına karşı nankörlük ederler; iyiliğe karşı nankörlük ederler. İçlerinden birine dünya durdukça iyilik etsen, sonra, senden bir şey görse, (hemen) ‘senden asla hiçbir hayır görmedim ki!’ der.”

          * Amr bin el-Âs’dan diyor ki: “Biz Rasûlullah (s.a.s.) ile birlikte bir dağ yolunda bulunurken, ansızın şöyle dedi: “Bakın! Bir şey görüyor musunuz?” Biz dedik ki: ‘Kargaları görüyoruz. İçlerinde, gagası ve ayakları kızıl renkli, alaca bir karga var.’ Rasûlullah şöyle buyurdu: “Kadınlardan cennete girebilecek olanlar, ancak şu (siyah) kargalar içindeki alaca karga gibi olanlardır.”

          Genellikle bu tür sözler (hadis rivâyetleri) ilim sahipleri ve araştırmacılar tarafından eleştirilmiş veya Kur’an’a uygun şekilde te’vil edilip yorumlanmış ise de; bu eleştiri ve yorumlar, kadını horlayan ve çirkin ifâdeli bu sözleri din gibi, mutlak hakikat olarak ve sahih hadis kabul ederek benimseyen geniş kitlelere ulaşamamıştır. Örneğin:

          İbn Hazm, “İnsanın insana secde etmesi câiz olsaydı, kadınların kocalarına secde etmelerini emrederdim” mealindeki hadisi, râvîsi Şerik bin Abdillah, müdellistir, münker hadisleri zayıf râvîlerden alır, onların adını gizleyerek güvenilir râvîlere nisbet eder” diyerek cerhetmiştir.

          İbn Hazm, Hz. Âişe’den nakledilen, “Kadın üzerinde en fazla hakkı olan kişinin kocası, erkek üzerinde en fazla hakkı olan kimsenin ise annesi olduğu”na dâir hadis rivâyetini reddederken de şöyle der: Ebû Utbe (hadisi rivâyet eden şahıs), meçhuldür, onun kim olduğu bilinmiyor. Üstelik Kur’an ve sahih hadis, böyle bir hükmü geçersiz kılmaktadır.”[386]

          Bu rivâyetlerden yola çıkılarak kadının küfre yakın nankörlüğüyle birlikte, âile reisi erkeğin kutsallığı(!) ile ilgili Kur’an ve Sünnet çizgisinden nasıl uzaklaşılıp yozlaşıldığı konuda yüzlerce örnekten birini, ibret olsun diye verelim. “…Onlardan (kadınlardan) birine dünya durdukça iyilik etsen, sonra senden bir şey görse (hemen) ‘senden asla hiçbir iyilik görmedim ki!’ der.” Bu rivâyette tarif edilen “katıksız nankörlük” durumunu izah sadedinde İbn Hacer’in haber ile ilgili yorumları, Buhârî’nin İman bölümü içinde -sözkonusu rivâyete dayanarak- bir alt başlığın adını: “Kocaya Karşı Nankörlük ve Küfür Olmaksızın Küfür” şeklinde belirleyerek verir. İbn Hacer’in Kadı Ebû Bekir b. El-Arabî’den naklettiği görüşler, bu rivâyetin içine yerleştirildiği bağlamı ortaya koyması açısından oldukça ilginç ve önemlidir. Buhârî’nin meşhur şerhi Fethu’l-Bârî’den iktibas edelim:

          “Kadı Ebû Bek bin el-Arabî, bu (bab başlığının) şerhi sadedinde, şunları söylemiştir: ‘Musannıfın bundan murâdı, itaatin iman olarak isimlendirildiği gibi, meâsînin (günahların) de küfür olarak isimlendirilebileceğini beyan etmektir. Fakat kadına küfrün atfedildiği yerlerde kastedilen, kişiyi dinden çıkaran küfür değildir. Birçok günah çeşidi arasında, kocaya karşı nankörlüğün özel olarak seçilmesi (Rasûlullah’nı şu sözüne atfen), hoş bir inceliktir. Hadis şöyledir: ‘Eğer birinin birine secde etmesini emredecek olsaydım, kadının kocasına secde etmesini emrederdim.’ Buna göre, kocanın hakkı, Allah’ın hakkı ile eş düzeyde mütâlaa edilmiştir. Kocanın karısı üzerindeki hakkı bu dereceye ulaşmışken, kadın kocasına karşı nankörlük ederse, bu onun, Allah’ın hakkını küçük gördüğüne dâir bir delil olur. Bu sebeple ona küfür ıtlak edilir; ancak bu dinden çıkarmayan bir küfürdür.”[387]

          “Uğursuzluk evde, kadında ve kısraktadır” şeklindeki Ebû Hüreyre’nin rivâyet ettiği meşhur hadis rivâyetine ise,

          Hz. Âişe, duyduğu zaman itiraz ederek şunları söylemiştir: “Kur’an’ı Ebu’l-Kasım’a indirenin hakkı için, bu hadisi aktaran yalan söylemiş. Rasûl (s.a.s.) ancak şunu dedi: “Câhiliyye ehli şöyle derlerdi: ‘Uğursuzluk; binek kadın ve evdedir.”

          Bu bağlamda bir hadis rivâyetinin eleştirisine, Mısır’lı mütefekkir Muhammed Gazzâli, şöyle yer veriyor: Buhârî’nin isnâdıyla rivâyet ettiği hadisin metni şöyle:

          “Havvâ olmasaydı hiçbir kadın kocasına ihânet etmezdi. İsrâiloğulları da olmasaydı (bekleyen) et bozulmazdı.” Muhammed Gazzâli, bu rivâyete ilişkin olarak şunları söylüyor:

          “Âdem’e ihânet eden Havvâ, nasıl ve kiminle ihânet etmiştir? Bu söz, tamâmen Hıristiyan akîdesine benziyor. Kâ’bu’l-Ahbar’ın söylediği bu sözü, Kur’an reddetmiştir. Bilakis Kur’an, Âdem’i cennetten çıkaranın Havvâ değil; şeytan olduğunu belirtmiştir. Havvâ’nın Âdem’e ihâneti kesinlikle İslâmî bir anlayış değildir. Ahd-i Atîk’ten kalma bir sözdür. Etin bozulup bozulmaması ise, tamâmen tabiî bir kanundur. Bekletilen et bozulur. Bu rivâyetin akla ve mantığa ters düştüğü âşikârdır. Kabulü mümkün değildir.[388]

          Uydurma veya Peygamber (s.a.s.)’in konuşmalarından yanlış aktarılan hadislerin yanında; mantık ve anlam itibarıyla çirkin ve zorlayıcı, Kur’an ahkâmına ve sahih sünnete aykırı da olsa halk içinde dinî bir hassâsiyetle ve teslimiyetle kabul görerek yaptırım gücüne sahip olan kıssalar da, kadına uğursuzluk ve aşağılama atfeden anlayışları besleyip desteklemiştir. Bu kıssalarda genellikle kadının zihinsel yetersizliği ve akılsızlığı, irâdesizliği ve güvenilmezliği, nankörlüğü ve kadirbilmezliği, cinsel açıdan zaaf içinde ve dirençsiz oluşu, gösteriş düşkünlüğü yüzünden denetlenmesinin gerekliliği, okuyup yazmasının sakıncaları gibi konuların; zaman zaman edebe aykırı, müstehcenliğe varan bir üslûpla işlendiği görülmektedir. Bu tür kıssa ve menkıbelerin müslümanlar nezdinde yüzyıllardır mûteber olan âlimlerin/yazarların kitaplarında kayıtsız yer edişleri ise ayrı bir problem teşkil etmektedir.[389]

          Geleneksel bakış açısında müslümanların, kadını bu derece aşağılayan ve Kur’an’a tamamen ters söylemleri Rasûlullah (s.a.s.)’ın ağzına nasıl yakıştırdıklarını doğrusu anlamak mümkün değildir. Kadını ikinci sınıf varlık gören, erkeği dünyada ve âhirette üstün sayan, bunun sebebini de savaş gücünün olmasında, Cuma namazına iştirâk edebilmesinde, sakallı ve sarıklı olmasında bulan bir düşünce ile; üstünlüğü takvâda gören Kur’anî bir anlayış elbette bağdaşamaz. Geleneksel değerlendirmeler, maalesef bize, üstünlüğün takvâda olduğunu vurgulayan İslâm değerleri yerine, kadını hor gören, ikinci sınıf varlık sayan câhiliyye düşüncelerini hatırlatmaktadır.

          Bu bakış neticesinde, kadının erkeğe kayıtsız şartsız itaati, onun her alanda kendisinden üstün olduğunu bilmesi, iki adım gerisinden yürümesi, fitne çıkarmamak için mescidlere gitmemesi, namazını evinin en ücrâ köşesi olan yatak odasında kılması, sesini erkeklere hiçbir şekilde duyurmaması, buna rağmen cehennemin çoğunluğunu kendi cinsinin oluşturacağına inanması, kemikleşmiş gelenek içinde kadına “takvâ” başlığı altında sunulmuş, toplumdan soyutlanıp evine kapanabildiği ve bunları uygulayabildiği ölçüde takvâda ileri gideceği düşüncesi yerleştirilmiştir. Bugün de, bu düşüncelerin hâkim olduğu kitle çoğunluktadır. Kadınların kendilerine biçilen bu konumu kabul edip benimsemeleri, bu anlayışın “din” adı altında sunulmuş olması ve kadınların ilmî birikimlerinin az olmasından kaynaklanmıştır. Çünkü Kur’an’da bu şekilde bir cinsin toplumda pasifize edilmesi sözkonusu olmadığı gibi Rasûlullah (s.a.s.) döneminde de bu şekilde yaşanmamıştır.

          Hz. Peygamberle istişâre eden, savaşlara katılan, şehid olan, mescidleri kullanıp Cuma ve vakit namazlarını ikame eden, ilim öğrenen ve öğreten, vahyî sorumluluklarını gerçekleştirmek için çaba sarfeden son derece aktif kadınların olduğunu biliyoruz. Hz. Âişe’nin bir ordu komutanı olarak savaşa katılması, muhâlefet lideri olması da önemli bir veridir. Savaştaki tarafı konusunda eleştiri almış olsa da kadın olmasından dolayı herhangi bir tenkit ve itirazla karşılaşmamıştır. Bu da bize ilk dönemlerde kadının toplumda sahip olduğu aktif rolü ve kadına bakış açısının bugünkünden ne kadar farklı olduğunu göstermektedir.

          Daha sonraki dönemlerde başlayan yozlaşma ve câhilî düşüncelerin İslâm adı altında canlanması konusunda, sorumluluk sadece müslümanlara âittir. Çünkü İslâm, insan olma, sorumluluğu yerine getirme noktasında ayrım gözetmemiş, getirdiği prensiplerle kadın ve erkeğin fıtrî yönlerine uygun bir şekilde hayatı tanzim etmelerini istemiştir. İslâm, kadın ve erkeğin birbirini tamamlar mâhiyetteki yönlerini hiçbir zaman birinin üstünlüğü ve avantajı, diğerinin eksikliği, noksanlığı olarak görmemiş ve böyle görülmesini eleştirmiştir. Kadının hor ve aşağılık görülmesi, erkeğin emrinde ve onun hizmeti için yaratılmış olduğu düşüncesi câhiliyye Arapları tarafında da söylense, bozulma sürecindeki müslümanlar tarafından da söylense “câhilî düşünceler”dir. Ve Kur’an bu sapma hallerinin ıslahı için gelmiştir.

          Bugün müslüman kadının düşünmesi gereken, kendisinin yeryüzünün imarı için yaratılmış bir halife olduğu, yeryüzünde İslâm’ı hâkim kılma, iyiliği emredip kötülükten sakındırma ve fitneyi kaldırma gibi çok büyük bir “emânet”i yüklendiğidir. Ve herkes Allah huzurunda hesap verirken “yalnız” olacaktır. Kimse cinsiyetini mâzeret göstererek bu sorumluluktan kaçamayacaktır. Müslüman kadının bu asil ve öncelikli görevlerini bir kenara itip ayrıntılarla uğraşmasının zamanı geçmiştir. Çünkü şu anda yeryüzünde büyük bir fitne, şirk ve fesat hâkimdir. Bunun sebebi ise tevhidî bilinci yitirmemiz ve sorumluluklarımızı unutmamızdır. O halde, kadın-erkek hepimize düşen, vahyî doğruları anlamaya ve hayata hâkim kılmaya çalışmak olacaktır.

          Bu veriler ışığında kadın konusunda üç temel yaklaşımın varlığından söz edilebilir:

          Bir: Vahyi tamamen gözardı ederek akıl ve nefislerini ilâh edinenlerin oluşturduğu dünkü ve bugünkü câhilî düşüncede kadın.

          İki: Vahyin belirlediği modele, tarih içinde şekillenen bazı câhilî etkileri eklemleyen geleneksel yaklaşımda kadın.

          Üç: Kur’an’ın şekillendirdiği anlayışta kadın.

          Hepimizin özlediği ve gerçekleştirme için çaba sarfetmesi gerektiği yaklaşım, elbette üçüncüsüdür. Ve bu yaklaşım, sadece kadın konusunda değil; hayatı anlama ve değiştirmede ihtiyaç duyduğumuz ve her konuda başvuracağımız temel dinamiğimiz olmalıdır.[390]

          KAYNAKLAR

          [386] Bak. İbn Hazm’ın Kütüb-i Sitte’ye Bakışı, Selman Başaran, İslâmî Araştırmalar, c. 2, sayı 19-20, s. 6

          [387] Fethu’l-Bârî, 1/105; Umdetu’l-Kari, 1/203

          [388] Bak. Sünnet Üzerine Bir Kitap ve Bir Açıkoturum, İslâmî Araştırmalar, c. 5, sayı 2, s. 100-118

          [389] Cihan Aktaş, Kadının Toplumsallaşması ve Fitne, İs. Araş. c. 10, sayı 4, s. 245

          [390] H. Koç, F. Candan, Kur’an Çerçevesinde Kadın, Haksöz, sayı 31, Ekim 93, s..28-29; Yozlaşan geleneksel tavırla Kur’an’ın bakış açısı arasındaki farkın anlaşılmasına yönelik geniş bilgi almak isteyenler şu kitaplara bakabilirler: 1- İslâm Kadın Ansiklopedisi -Tahrîru’l-Mer’e- 1-4, Abdülhalim Ebu Şakka, Denge Y., 2- Kadın Karşıtı Söylemin İslâm Geleneğindeki İzdüşümleri, Hidayet Şefkatli Tuksal, Kitâbiyat Y., 3- Hadis Temelli Kalıp Yargılarda Kadın, Ali Osman Ateş, Beyan Y., 4- Uydurma Hadislerle Kadın Aleyhtarlığı, Mustafa Çelik, Ölçü Y., 4- Hatalı Atasözleriyle Kadın Aleyhtarlığı, Mustafa Çelik, Ölçü Y.

          [391] Cihan Aktaş, Kadının Toplumsallaşması ve Fitne, İs. Araş. c. 10, sayı 4, sayfa 244

        • zerdali mişmiş Says:

          cahide gönderdiğim yazıyı yayınlamanı istiyorum..kendi nefsime hoş gelene değil,araştırıyorum bakıyorum..inanmak içinde birçok delil var,inanmamak içinde..bu konuyla ilgili bir video linkide verecektim ama vazgeçtim..ve senin de ne olduğunu tahmin ettiğini düşünüyorum…bu konuyu burada bırakıp daha fazla yazmak istemiyorum..çünkü insanlar kırıcı olmaya başlayabiliyor..

        • Saliha Yildiz Says:

          Selamun aleykum Zerdali kardesim, yazmis oldugum bir yorumu üzerine alinip bana kirgin oldugunu biliyorum, (eger seni istemedende üzdüysem hakkini helal etmeni istiyorum) ama yinede yazmadan edemedim. Senin zayif ve uydurma hadisleri kabul etmeyeyim derken Allah Resulunden sahih olarak gelmis hadisleride inkar etmen gercekten beni üzüyor. Mutlaka böyle davranirken seninde kendince dayandigin düsünceler vardir ama kardesim, Allah Resulunden sahih olarak geldigi belli olan bir hadisi bilerek inkar etmek islam alimlerince insani dini daireden cikariyor Allah korusun. Yani cok dikkatli olmamiz ve ihtiyatli davranmamiz gerekir. Biz hadislerde gelen terimleri ilk olarak aklimiz ve bilgimizle ve ailsageldigimiz dogrularimizin tesiriyle ters algilayabiliriz. Bu bizim eksikligimizden ve o konuda uzman olmayisimizdandir.
          Alintilamis oldugun yazidaki hadislerin cogunlugu zayif ve uydurma hadislerdir. Iclerinden sadece bir kaci sahih olarak gelmis ve Buhari, Müslim nakletmistir. Asagiya bulabildiklerimi alintiladim.
          1.Sahih hadis: Resulullah (sav) (bir bayram namazında kadınlar tarafına geçerek): “Ey kadınlar cemaati! (Allah yolunda) sadakada bulunun, istiğfarı çok yapın. Zira ben siz kadınların cehennemde çoğunluğu teşkil ettiğini gördüm” buyurdular. Dinleyenlerden cesaretli bir kadın: “Niye cehennemliklerin çoğunu kadınlar teşkil ediyor, neyimiz var?” diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: “Ağzınızdan kötü söz çıkıyor ve kocalarınıza karşı nankörlük ediyorsunuz. Aklı ve dini eksik olanlar arasında akıl sahibi erkeklere galebe çalan sizden başkasını görmedim!” dedi. O kadın tekrar: “Ey Allah’ın Resulü! Aklı ve dini eksik ne demek?” diye sorunca Aleyhissalatu vesselam açıkladı: “Aklı noksan tabiri, iki kadının şahitliğinin bir erkeğin şahitliğine denk olmasını ifade eder. Dinlerinin eksik olması tabiri de onların (hayız dönemlerinde) günlerce namaz kılmamalarını, Ramazan ayında oruç tutmamalarını ifade eder.” Kaynak: Buhari, Hayz 6, Zekat 44, İman 21, Küsuf 9, Nikah 88; Müslim, Küsuf 17, (907), İman 132, (79); Nesai
          2.Sahih hadis: Resulullah (sav) buyurdular ki: “Kadınlara hayırhah olun, zira kadın bir eğe kemiğinden yaratılmıştır. Eğe kemiğinin en eğri yeri yukarı kısmıdır. Onu doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Kendi haline bırakırsan eğri halde kalır, öyleyse kadınlara hayırhah olun.” (Buhari)
          3.Sahih hadisde kadinin kocasina secde hadisi kardesim.
          Bunlarin haricinde mesela : “Uğursuzluk üç şeydedir: At, kadın ve evde.” Bu sekliyle hadis dogru degildir. Aise radiyallahu anh. Bunu düzeltmis yahudilerin bunlarda ugursuzluk olduguna inandiklarini ama islamda ugursuzlugun olmadigini söylemisdir.
          Birde kocaya karisini neden döydügü sorulmaz hadisini üzerinde düsünerek anlamaya calismak lazimdir. Allah Resulu degil kadina bir esyaya dahi vurmamistir savas durumu haric. Böyle bir peygamber bunu söylediyse sorgulamak yerine üzerinde düsünmek gerekir. Bugün kari ile kocanin arasina girmeye calisan aile bakaninin cabalari ne gibi sorunlar doguracak ileride hep beraber görecegiz. Tabiki bu belli ölcüler icindir kayitsiz degildir. Islamin emirlerini yine islamin degerleri cercevesinde degerlendirmemiz gerekiyor.
          Bunlarin haricinde kalan yazidaki diger hadislerin hemen hepsi arastirabildigim kadari ile ya zayif ya uydurma Zerdali kardesim . Yukarida alintiladigim hadislerin aciklamalarinida Islamoglunun yayinevi olan denge yayinlarindan cikan ve seninde alintiladigin yazida dipnotta kaynak eser olarak gösterilmis „Islam Kadin Ansiklopedisi“ nden bakabilirsin. Bu eser dedigim gibi denge yayinlarindan cikmis cok güzel bir eser. Bende kitap olarak mevcut. Nettede yazili sekliyle vardi linkini verecektim ama suan bulamadim.
          Adem aleyhisselami Havva annemizin kandirdigi ve yasak meyveden yedirdigi düsüncesi islamda kesinlikle yoktur. Bu israiliyattan gelme bir inancdir. Ilgili ayetlere ve hadislere bakin kesinlikle böyle bir bilgi ve ima yoktur. Bu tamamen yahudilerin kadina bakis acisidir.
          Zerdali kardesim, alintiladigin yazida söyle bir bölüm var: Hz. Muhammed (s.a.s.)’in sözleri asla Kur’ân-ı Kerîm’e ters düşmez. Çünkü Peygamberimizin görevi, Kur’an’a ters düşmek değil; aksine onu açıklayıp ona uygun hareket etmektir. Bu itibarla Kur’an’a ters düşen bir rivâyetle karşılaştığımızda onun uydurma olduğu husûsunda en ufak bir kuşkumuz dahi olmamalıdır. Yine iyice bilinmelidir ki çeşitli mezhep ve fırkalar tarafından kendi görüşlerini desteklemek üzere birçok hadis uydurulmuştur.
          Allah Resulu Kur’an’aciklayan, beyan eden oldugu halde kur’an’la celismesi mümkün mü, bunu hangi akil kabul eder? Düsünün hem görevin bir seyi aciklamak olacak, hemde acikladigin seyler ona ters düsücek bu mümkün degil. Sahih olarak gelen hadislerin hicbiri ne kur’an’a ters düser, nede diger hadislere ters düser. Sürekli bu kaideyi söyleyenler bunu kendi cikarlari icin kullaniyorlar. Sahih hadislerin Kur’an’a ters düsmesi söylemi ancak hadis inkarcilarinin söylemleridir. Onlar aslinda Kur’an’ida kendi akillarinca yorumladiklari icin bu sahih hadislerin Kur’an’a tesr oldugunu iddia ediyorlar. Ama asla Kur’an ve Sahih sünnet arasinda celiski yoktur.
          Birde bu sahih hadislerin neresi kur’an’a ters düsüyor? Allah Kur’an’da kendi meleklerin ademe secde etmesinde bahsediyor. Yusuf aleyhisselamin kardeslerinin ona secde etmesinden bahsediyor. Allah Resulu sözlerinde bir insanin baska birine secde etmesinin caiz olmadigini acikca söylüyor zaten. Bu insanlar Allah Resulune hangi kelimeyi mecaz olarak kullanacaginimi ögretecekler?
          Zerdali kardesim lütfen hadislerin icindeki uydurmalari ve zayiflari ayiklayalim derken bunu aklimiza göre degil hadis alimlerinin bilgilerine göre yapalim. Allah korusun sonra altindan kalkamayacagimiz sorumluluklarin altina girmeyelim. Benim niyetim sadece bildigim kadari ile nasihat Rabbim dogrulari anlamayi hepimize nasip etsin.
          Konunun önemi ile alakali bir videonun linkinide asagiya veriyorum

  33. bsra21 Says:

    Gerçekten önemli bir konu. Eski ben olsam belki sadece namaza odaklı düşünürdüm ama şu aralar düşünüyorum da tek namaz da değil. Bi bayanın evleneceği adamın kendinden daha donanımlı olması lazım (dini açıdan). Kadın bişey sorduğunda, anlamadığında ona izah edebilmeli. Ben şuna inanıyorum bi bayan dininin gereklerini yerine getirmezse erkek dediğini yaptırmada daha baskındır. Ama tam tersi durumda bunun pek mümkün olacağına inanmıyorum. Kadın kocasının dini üzeredir buyurmuşsa Peygamberimiz (s.a.v) eş seçiminde gerçekten çok hassas olunması gerek.
    Küçük bir rica :) : Cahide abla gençler evlenirken nelere dikkat etmeli bununla ilgili de yazar mısın müsait olduğun zaman?

    • Saliha Yildiz Says:

      Selamun aleykum Büsra kardesim, seninde belirttigin gibi evlenilecek kisinin sadece namaz kiliyor olmasi dogru insan oldugunu göstermez. Namaz zaten müslümanim diyen kisinin yerine getirmesi gerektigi en önemli görevidir. Siz tercihlerinizi yaparken namazdan da öte islami bilince sahip, hayatin her anini yaraticisina boyun egerek gecirmeye calisan genclerden yana kullanin. Aaah abla nerde bu zamanda böyle gencler demeyin. Siz yaraticinizdan isteyin! Ve istediginiz nitelikteki insana layik biri olmaya calisin! yani onu hakedecek bir tavir ve davranis icine girin! Rabbimin hazinesi genis, bizim hayellerimizin yetisemeyecegi kadar genis buna inanin. Rabbim mutlaka hakkinizda hayirli olani size gönderecektir.
      Cahide kardesim insaAllah bu konuyla alakali bir yazi kaleme alir ve sizin gibi genc kardeslerimizi aydinlatir. Ben sadece evlenecek genclere Allah Resulunun tavsiyesini hatirlatmak istiyorum.
      Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
      “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
      ‘Kadın dört şeyden dolayı nikahlanır:
      1) Malı için,
      2) Soyu için,
      3) Güzelliği için ve
      4) Dini için. Sen dindar olanı ele geçirmeye bak, teribet yedâk’ buyurdu.”
      Teribet yedâk: Arapların manasını kast etmedikleri ve teşvik sadedinde kullandıkları bir ifadedir. Anlamı ise elin fakir olsun demektir. Yani hadiste kasdedilen şudur:
      “Dindar olan bir kadınla evlen, elin fakirlik görmez.”Buhari 5183, Müslim 1466/53,
      Büsra kardesim, hadisdede görüldügü gibi Allah Resulunun tercihi ve tavsiyesi dindar olandan yana. Bizde tercihlerimizi dindar olandan yana kullanmaliyiz. Birde Büsra kardesim, evlenirken erkek kardeslerimiz dindar bayanlari, kiz kardeslerimizde güzel ahlakli gencleri mümkün oldugunca tercih etmeliler. Cünkü kardesim, kadinin dindar olmasi esinin ve cocuklarinin dinini muhafaza etmesi demektir. Erkegin ahlakli olmasida ona emanet edilen zarif varliga ve cocuklarina zulum yapmamasi ve onlari hos tutmasi demektir. Rabbim tüm bekar kardeslerime dindar ve ahlakli esler nasip etsin. Nesillerimizin salih ve salihalardan olmasini nasip etsin.

      • bsra21 Says:

        Aleykümselam ve Rahmetullah abla
        Allah razı olsun çok doğru söylüyorsun. Öyle dua etmeye çalışıyorum kendim ve bütün bekar müslüman kardeşlerim için. Rabbim karşımıza razı olduğu sevdiği kullarını çıkarsın bizleri de razı olduğu sevdiği kullarından eylesin. Hak yoldan ayırmasın razı olmayacağı işleri yaptırmasın bize. (amin).

  34. esra Says:

    cahide abla bende evlenirken eşime aynı şeyleri şart koşmuştum önceleri kılıyordu ve bu kadar huysuz değildi merhametsiz değildi evlendikten sonra çok geçmedi huyu değişti namazı bıraktı ve namaz kılmayan insan şeytanın arkadaşı olmuştur zaten.benim namaz kılmama birşey demez bana hiçbirşekilde ibadetimi yaşama konusunda karışmaz ama kendisi allah için hiçbirşey yapmaz ve eminim bu yüzdendirki sürekli huzursuz sinirli evde kavga etmek için bahane arar.bende çok çektim cahide abla 10 yıllık evliyim ve ben bu yıllara an acı şeyleri sığdırdım ama boşanamadım 2 kızım vardı cesaret edemedim küçük kızım babasına hastalık derecesinde çok düşkün oda ona öyle ona kıyamadım en acı şeyleri içime attım kızlarım için sustum ama inan bana çocuklarım olmasaydı bir an tereddüt etmez boşanırdım çünkü boşanmak için okadar çok sebebim varki.ben burda genç kızlara sesleniyorum lütfen evlenmeye karar verirken duygusal davranmayın namazını dosdoğru kılan allahın emrini gözeten erkeklele evlenin yoksa eviniz sarayda olsa bir harabeden farksız olur ben evlenirken keşke ailem çok araştırsaydı benim annem sürekli devlet memuru olmazsa kızımı vermem dedi durdu ama neoldu mutsuz bir evlilik yapmama neden oldu Rabbim kalplerimizi ıslah etsin evlarımıza hayırlı evlilikler nasip etsin.

    • Cahide Says:

      Canım benim, sen 3. kızı olacak kardeşimizsin değil mi? Allah yardımcın olsun güzel kardeşim. Bu durumlarda elim-dilim tutuluyor sanki…

      • esbinal Says:

        cahide ablacığım şimdiki eşimden bahsetmek istiyorum .. ben hamileyken son zamanlar biraz ağır geçti. bana dediki . abdest alırken zorlanıyormusun ? dedim biraz zorlanmaya başladım. kalktı gitti bir leğen birde bir surahi su getirdi. içinde bulunduğun durumdan sebep nefsin eziyet görmesin ki ibadet sana ağır gelmesin . bundan sonra abdestini ben aldırıcam. amma gel gelelim adamın işi yok :) bundan evvelki evliğimdede hiç maddi sıkıntı çekmezdim ama bahsetmediğim huzursuzluklardan sebep ayrılma kararı alınca dediğim gibi ailem çok tepki verdi. o zamanlar gerçekten beni düşündüklerini sanırdım. ama şimdi o kadar değerli bir insanla evli olmama rağmen madden çektiğim sıkıntıları gözüme sokuyorlar ve eşimden rahatsızlıklarını öyle yada böyle dile getiriyorlar :)
        anlayacağın toplum öyle bir hale gelmişki paran varsa adamsın yoksa neysin bilmiyorum :) bunları aileme çok görüyorum çünkü güya din yaşıyorlar. Rabbim herkesin yardımcı olsun. kimseye sıkıntı keder dert vermesin. hele hele ailesiyle hiç huzursuz etmesin. ama benim tek derdim şu. kadınlar her zaman allem eder kallem eder istediklerini yaptırırlar. din konusundada böyle olmalı. seslerimiz biraz çıksın rahatsızlığımızı belli edelimki Rabbimizde kendini savunan kullarına merhamet etsin çıkış yolu gösersin . ağlamayana meme yok …

        • Zülal Says:

          ‘kadınlar her zaman allem eder kallem eder istediklerini yaptırırlar. din konusundada böyle olmalı. seslerimiz biraz çıksın rahatsızlığımızı belli edelimki Rabbimizde kendini savunan kullarına merhamet etsin çıkış yolu gösersin . ağlamayana meme yok …’

          ama ibadetleri biz istediğimiz için yaparlarsa biz şirke girmiş olmazmıyız?? Yani Allah’a ibadet etmek için değilde eşimi kıramam diye yapabilirler….. Allah esirgesin…… beni aydınlatın lütfen kafam çok karıştı Cahide abla veya Esbinal hanım. sevgiler

          • ummuseyyaf Says:

            Alimler yanındakindeb sebep namazı uzatmanın,baskaları kılıyor diye onların yanında kılmanın bile riya oldugunu soyluyor.sıef eşi istedigi icin namaz kılması uygun olmaz buna göre.yalnız sana kulluk eder(ibadet eder,yalnız senden yardım dilerim demiyor muyyz

          • esbinal Says:

            canım kardeşim şirk o kadar gizli bir konu ki Peygamber efendimiz zaten şirk konusunda bizleri uyarmış karıncanın ayak sesinden dahi daha sessizdir buyurmuş. her zaman söylüyorum yakınlarıma kocalarınıza karşı yumuşak başlı olun. bir şey isterken yap et demeyin. yapabilirmisin, alabilirmisin. diceksiniz ki eşim şöyle eşim böyle o böyle muameleyi haketmiyor. bende diyorum ki , eşinin haketmediğini düşünüyorsan ayrıl adam dengini bulsun. yok ayrılmam diyorsan dediğim gibi olmak zorundasın. sonuçta erkeklerde şeytan ve nefis mücadelesi içerisinde. onlara merhamet nazarıyla bakıp iyi huylarını göz önünde bulundurup hoşumuza gitmeyenleri göz ardı edersek Rabbimde bizlere rahmet eder inşaAllah. ibadeti sen istiyorsun diye yapma konusuna gelince işte o aşamadan sonrası kendini bağlar. ki ben zaten eşim istiyor diye namaz kılacak biri olur diye düşünmüyorum :) abdest almaya gittiğinde manen temizlenmeye başladığında ilk gün olmasada ilerleyen günlerde Allah için kılar. hepimizin olmuyormu zaten sıkıntılı zamanlarda düşüne düşüne namaz kıldığı. ”yalnız sana ibadet eder,yalnız senden yardım isteriz dediğimizde hiç mi olmuyor dünyanın aklmızdan çıktığı. vesveselide olsa yarımda olsa namazlar kılınacak güzel kardeşim. bugün facede bir karikatür gördüm . başı takkeli bir adam başı örtülü bir kadın koltuklardan fırlamış vaziyetteler. adam diyorki hadi hanım dizi reklama girdi bu reklamda farzı diğerinde son sünnetle vitiri kılarız diyor. kadında diyorki önce ben kılayım daha hızlı kılarım. buna millet gülüyorda neye güldüklerni anlayabilmiş değilim. Rabbimin emri mizah konularına girmiş. Rabbim yardımcımız olsun razı olacağı kullardan eylesin cümlemizi. amin.

            • gülaykahvekeyfi Says:

              esbinalciğim darılma bana bir sahabemiz den birinin sözü müydü hadis miydi unuttum kaynağını ne demişlti çocuklarınızı bulundukları döneme göre yetiştirin ve de peygamberimiz de müslümanların bulundukları coğrafyaya göre giyinmesini söylemişti tabibi kide açık saçıklı anlamamalıyız işte bak eşin zorluk çekiyor benim için hiç sakıncası yok böyle insanlar gördüğümde zaten dinimiz garip kaldı ya hani ner de dindar zenginler görelim hangisi elinden ALLAH rızası için tutacak o gün televizyonda hüda kaya adındaki bir kardeşimizi dinledim de sırf aç açıkta kalmamak için pakistanlara gitmişler zengin dindarlar bile iş vermemiş bu ülkede herkes farklı eziliyor horlanıyor verecekleri de maaş olsa kendilerinin bir akşam yemeği parasıdır o asgari ücret

              • Cahide Says:

                Aaahhh Hüda Ablam, neler yaşadı neler garibim. Ne günler geçirdik kendisiyle….

                • zerdali mişmiş Says:

                  Rabbim ondan razı olsun….birkaçkez görmüştüm onu..pardesü almıştım onun çalıştığı yada sahibi olduğu mağazadan…sonra yaşadıklarını hep takip etmiştim…sabır ,inanç,güç ve tevekkül abidesi,evlat acısı tatmış bir anne…onun gibi değerli bir şahsiyeti uzaktanda olsa tanıyanlar az çok neler yaşadığını bilir…

                • gülaykahvekeyfi Says:

                  onun kitaplarını alacağım cahide bu sayfaları okuyan kardeşlerimizde alsınlar ki katkımız olsun adını net hatırlamıyorum ama ilma mıydı neydi hakkında bildiklerim sadece o gün söz sende programında duyduklarım sonra kızının güzelliğini hatırladım o melun günlerden

                • Cahide Says:

                  Kitaplarını bilmiyorum ama açıkçası alıp okumayı da düşünmüyorum. Benim için Hüda Kaya genç kızlığımda bana çok destek veren güzel bir ablaydı. Çok sonraları bu kadar çok TV lerde boy göstermesini, yürüyüşlere katılmasını doğru bulmuyorum. Bunu yazmazsam vebal altında kalırım diye düşündüm. Bu yüzden not düşeyim istedim

              • esbinal Says:

                bahsettiğin hanımı senden duydum nette baktım. detaylı inceleme yapıcam ancak şunu söyleyebilirimki bizler taviz vere vere bugünlere geldik. genç kızlar yıllar evvel ünüversitede okuma adına başörtüsü açmayız şeklindeki hareketlerinden Allah razı oldumu sanıyorsunuz? Razı olsalardı sizce ağlayarak başlarını açar okula girerlermiydi ? ben bu tür hareketleri asla kabul etmiyorum. tek dikdatör olarak rabbimi biliyor. kıyamete kadarda onun emri üzere yaşamayı kendime vazife biliyorum. diyorlarli şimdi Peygamber zamanında böle şeyler varmıydı. o zamanlar ev eşyaları vemıydı süsler takılar varmıydı.? PEygamber efendimizn zamanında altından kaşıklar ,altından dişler aklının hayalinin alamayacağı herşey varken onlar o şekilde bir hayat sürdüler. kıyafet diyorsun ? onlar bugün olsa pantolonmu giyerlerdi sence.? yada gece klübünden fırlaşmış gibi okula gelmiş öğretmenlere eğitim için çocuklarını yollarmıydı. din bu kadının yaptığı gibi savunulmaz kardeşim. emine şenlikoğlunu bilirsiniz. evvelden benim bağlı bulunduğum cemaate bağlıydı. şeyhimiz tv lere çıkmamasını söyledi dinlemedi. emri bil mağruf nehyi anil münker yapıyordu aklı sıra. ama adam tv de çıktı kendisine şu sözü kullandı. emine hanım açık bayan bei tahrik etmiyor ama seiz beni tahrik ediyorsunuz. bunlar yahudi adetleri. bir kadının tv de ne işi var Allah aşkına.esedi savunduğunu yazmışlar konudan emin değilim ancak dedikleri esedi savunan biriyse yorumum daha farklı olacak.

                • Cahide Says:

                  Esbinalciğim bak bu yorumunda sana yerden göğe kadar hak veriyorum. Öncelikle Hüda Kaya benim İslami anlamda bilinçlenmeme vesile olan insanlardan biridir. 16 lı yaşlarımda tanıştım kendisiyle. O dönem daha çok evlatları için mücadele veren bir anneydi o. Evlendikten sonra hiç görüşme imkanımız olmadı. Fakat dediğin gibi mücadele vereceğim diye bir kadının TV lerde, sokaklarda boy göstermesi benim de hiç hoşuma gitmiyor. Hiç bir zamanda tasvip etmedim. Bu yüzden milletin balıklama atlayacağı TV programlarına katılmayı ben asla kabul etmedim. Hüda Kaya’yı o zamanlardan sonra takipte edemedim açıkçası. Fakat Esedi savunduğunu ilk kez senden öğreniyorum. Bu gerçek mi, çarpıtılmış bir haber olabilir mi? Doğru bilgiye ulaşırsan bana da bildir canım…

                • NNÇ Says:

                  dün burda adını okuyunca baktım.daha önce hiç duymamıştım.bende kitabı falan var mı diye şöyle bir baktım.birşey göremedim.programlara çıkmasını cahide abla nasıl değerlendirir diye düşündüm cevabımı aldım.ama takdir edilecek kadın.inandıkları için nasıl mücadele etmiş.siz malatya da mı tanıştınız.?
                  şimdi emine şenlikoğlu yada huda kaya gibi hanımlar tv ye çıkınca çok milyonlarca insana ulaşabiliyorlar.şöyle bakınca giyim kuşamları da yerinde.bu açıdan kadınlara iyi örnek değil mi sizce?
                  bir de elif zeynep abdullah hiç yazmıyor gibi geldi.haberin var mı cahide abla?

                • esbinal Says:

                  Allah hiç bir zamanda ve mekanda kadına liderlik vermemiştir. Ne peygamber geldi kadından ne imam olmasının önü açıldı. Kadının tek vazifesi var onu söyleyeyim yalnız açık yazıcam anlamayanlar olursa diye. Allah kadını erkek için yarattı. dinimzi incelerseniz kadın ne çocuk emzirmek nede ev işleri yapmak zorunda değildir. bunların hepsini kadın ancak ve ancak Allah rızası için yapar. Maddi durumu varsa kocasından süt anne ve hizmetçi isteyebilir. kadın kocası gel dediğinde yatağına gidecek kardeşim. kadınlık yapacak. adam otur deyince oturacak kalk deyince kalkacak. bu bahsettiğim erkek tabiki şeriatı uygulayan erkek. e derseniz benim kocam uygulamıyo bende körmüydün niye evlendin derim. Artık gösteremiyorumda şurama geldi az kaldı boyumu aşacak. araba lastik reklamında kadın oynuyor. hemde yarı çıplak. bu ne biliyormusunuz. kadını teşhir etmek. Yani erkelerin bakacağını bildiklerinden kadını soyup soğana çeviriyolar adamlarda reklam izliyoruz diye göz ziyafeti yapıyor. kadının yeri evidir. bu kadar başka yok . kocan senden razı olmazsa gece sabahlara kadar namaz kıl . gündüzleri hep oruç tut yerin cehennem kardeşim .kocanı razı edeceksin. bu bahsi geçen kadınlara da gelince Allah onlara öle bi görev vermemiş. bizimde hocalarımız var evlerimizde kurslarımızda her bilgiyi öğreniyoruz. bunlar nefislerine çalışmaktan başka birşey yapmıyor. emine ş. mustafa islamoğluyla bir röportajını gördüm kendisini savunmam ama adam daha hayalı oturmuş :D

                • esbinal Says:

                  ahh ablam ah cemaatimden bahsettim sana. şeyhim buyuruyor 4000 i aşkın hadis var . 4 ünü terkettiğimi görürseniz arkamdan gelmeyin. cemaatimi söylesem şimdi kimi aklı kıtın aklına ilk cübbeli ahmet hocamız gelir. türlü türlü saçmalamalar yaarlar canım sıkılır.ama şunu gönül rahatlığıyla söylerimki benim cemaatim tüm hocalarını hatasıyla yanlışıyla kabul ederken yanlışını söylemektende geri kalmaz. birgün üyesi olduğum sitede bir yazı yayınlandı. metristen mektup var diye. cübbeli hocamız yazmış. yazıda sibel üresine şeriate sahip çıkmasından dolayı teşeüür etmek sahip çıkmak gerek demiş. radyoda kadınlara kızlara yönelik yazılar yazacakmış vs. kadını ne gördüm ne duydum. açtım baktım soytarının teki. şimdi bu hoca bu kadını belliki görmemiş yanındakilerden gelenler doğrultusunda o şekilde yazmış. şimdi sana o yazıyı kaldırmalarına sebep olduğum yazıyı arayıp yollicam. demem o ki ablacım bu hatunun evvel zaman içinde nasıl olduğunu bilemem tek bildiğim bugünki hali şeran doğru değil. ne erkekler ne yoru mlar yapmışlar . dediğin gibi detaylı bilgi vercem sana

                • Cahide Says:

                  Tamam sorumun cevabı buradaymış. Taassup ehli olmayan, İslam’ın gör dediği yerden gören kardeşlerime selam olsun…

                • Cahide Says:

                  Yazıyı paylaşan sen misin? Yoksa Baco nick li olan mı sensin? Öyle olmasını ümid ediyorum çünkü. Sibel üresin özel hayatla namazı bir tuttuğu için mi şeriatı müdafaa eder olmuş???

          • ozgecan Says:

            Bence yanlis bir acidan bakiyorsunuz kardesler. Esinin hatirlatma ve ricalariyla namaza baslamis bir kimse, namaza baslamis bir kimsedir. ‘Ben bunu sirf senin icin yapiyorum yoksa hic inanmiyorum’ demedigi surece namazi gecerlidir Allah’in izniyle. Peygamberimiz (SAW) cocuklara dini egitimini anlatirken gecen hadisinde ’10 yasina gelen ve hala namaz kilmayan cocugu dovunuz’ buyuruyor. O takdirde o cocukta anne baba korkusuyla namaz kilmis olmuyor mu? Anne babasina mi ibadet etmis oluyor? Hayir olmuyor. Namaz Allah’la bulusmanin, Allah’a yakinlasmanin en guzel yollarindan biridir. Kalpleri yumusatir, insani gunahlardan uzaklastirir. Basta zorlanilsa da giderek kalpler isinir, namaz bir aliskanlik, bir zevk haline gelir.
            Ayrica bir kimsenin imanina sebep olan kisinin ecri de Rabbim katinda kat be kat eklenilerek verilir. Eger bizler Allah yolundan sapmis birinin dogru yola donmesine vesile olabilirsek, hem kendi sevabimiza hem de o kisinin yaptigi tum sevaplara nail oluruz.
            Rabbimiz Ali Imran suresi 104. ayette “Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.” buyurmaktadir. Allah’im Sen bizleri kurtulusa erenlerden kil, amin.

        • Cahide Says:

          Esbinalciğim nerede yaşıyorsunuz kardeşim? Bulunduğunuz yerde hiç mi eşine iş ayarlayacak birileri yok? Belki iş konusunda yardımcı olacak birileri çıkar.

          • esbinal Says:

            cahide ablacım ben ankarada oturuyorum. eşim sakallı cübbeli gezer iken bizimkiler dedilerki senin kocan cennete girecekte bizimkiler cehennmemi girecek. ailemin içinde iş verenler eşime o kıyafetle olmaz diye iş vermediler. ama oruç tutmayan oruçla dalga geçen adam nasılsa onların yanında nasipleniyor :) sonra o şalvar çıkacak o sakal kesilecek dediler. . adamım garibim belki bizleri düşündü bilmiyorum sakalı kısalttı bol pantolon giydi gitti nakliye işine girdi . …bizler dışardan bilmiyoruz da meğer bu adamlar çalışırken ne muhabbetler ederlermiş neler. hiç duymadığım küfürleri duydum dedi :) şimdi güldümde o gün ağladım . netten de çok bakıyorum yaş 35 olunca çoğu işin dışında kalıyor. bende Rabbim aklıma düşürdü dedim bu adam yaparsa anca bu işi yapar iş arabası ehliyeti konusunda fikir verdim. sağolsun aldı. bakalım şimdi inşaat işi için bakıyor. inşaAllah rabbim yüzüne bakarda helal rızık tkaygısı aşıyan kulunu darda koymaz. her zaman dua ediyorum önce ehli islam din kardeşlerimize içinde bizlere azdırmayacak helalinden rızık versin . amin .

            • Cahide Says:

              O halde Mehmet Emin Akın Hoca’yı tanırsınız.

              • esbinal Says:

                Cahide ablacım şimdi baktım ama daha evvel duymadımda sohbetlerinide dinlemedim. hemen bilgi edinip tanımaya çalışıcam inşaAllah. benim ilk tanıdığım hocam Mahmut Ustaosmanoğluydu Rabbim nasip etti talebeleri arasına girdik. ilmihal olmak üzere pek çok konuda faydalandık. ilim bittimi dersen ne ilmi bitirmiş gördük nede kendimizi talebelikten azad ettik. Rabbim bildiklerimizle amel ettirsin bilmediklerimizi öğretsin inşaAllah.

            • Belgin Says:

              esbinal kardeşim Rabbim hayırlı rızık kapısı nasip etsin amiiin

      • esra Says:

        Evet cahide abla.Allah razı olsun…iyiki varsın.

        • esbinal Says:

          sibel üresin botu çok evlilik yasal olsun sözüyle şeriatı muhafaza ediyomuş :D demişya cübbeli hoca çoğu arşaflı hocaların bile kabul etmediği ayetler hadisler var bu kadın savunmuş diye. kadın diyorki kocama kız arkadaşımı teklif ettim kabul etmedi. Adamda diyorki benimde sizin gibi eşim olsa başkasını almam :D ki ka ko :D :D :D
          ayy cahide abla bunu yazma bacımda sinirlerim altüst oldu bugün çok ağlayasım var :( bu kadını öyle bir zamanda çıkardıki yahudiler cübbeli hoca kadın kız davasıyla hapiste kadın çıkmış ok evlilik yasal olsun diyor. adamlar yarım yamalak haberle kadını hocaya anlatıyor. hocada öyle yazı yazıyor.çok kötü oldu bu durm ama Rabbim herşeyi en iyi bilendir. bunlarda hocamıza ders olurda daha dikkatli olur inşaAllah. bu konu çıktığında anneme dedimki gördünmü senin hoca kadını radyoya çıkartıyormuşş :) annemle biraz hoca hakkında tartıştık annem gözü kapalı nedese doğru diyor. bu haberi duyunca yıllarca tvlerde radyolarda konuşan kadınlara kızan annem ” e konuşsun canım belki güzel şeyler konuşacak” dedi. Rabbim ferasetimizi açsın gönül gözüyle görmeyi nasip etsin. bu zamanda hacı hoca olmakta zor. hocamıza söyleyecek sözüm yok ama zamana göre hareket etmek gerek diye düşünüyorum. diyor ya ” yüzmek sünnet denize girmeyezde ormanda yüzecez diye :D

        • zerdali mişmiş Says:

          esbinalcim hepimizin evinde hizmetçiler var çok şükür :) kullandığımız çeşit çeşit makinalar hizmetçilerimiz.daha eşlerin gırtlağına yapışıp hizmetçi istiyorum demeye ne gerek var :) şaka bir yana ama o dönem herşey insan gücü ve emeğiyle üretiliyordu.tabikide kadının hepsine yetişmesi imkansızdı..hazreti fatımanın el değirmeniyle un öğütmekten ellerinin yara ve nasır olduğunu okudum ben..şimdi ise ekmek ayağımıza geliyor,aldığımız gıda emek vermeden direk tenceremize giriyor..bu rahatlık ve imkanda hizmetçimizde eksik kalsın..zaten eşler eve gelene kadar bütün işler çoktan bitiyor,eşe ayıracak vakit kalıyor zaten.sütanne meselesi ayrı konu..o dönem Mekke şehri çok sıcak olduğundan çocuklar çabuk hastalanıyormuş.bebekleri daha serin olan yerlere gönderiyorlarmış.hem hasta olmasın hem sağlıklı büyüsün diye..yoksa hangi anne doğurduğu bebeğini emzirmek istemez..anneliğin en güzel yanı emzirmek zaten..sütanneye verme imkanım olsaydı da vermezdim..o benim canım,gıdasınıda benden almalı..dikkat edersen yine kadının rahatlığını düşünüyor rabbimiz..kadın ezilmesin,naif bedeni yıpranmasın istiyor…sen bundanda erkeklere pay çıkardın ya :)

  35. Sevdenur91 Says:

    Rabbim razı olsun ablacıım.Yüreğine kalemine sağlık.katılıyorum,islama yumuşak bakan ve kılmayı başlamayı düşünen eşlerden boşanmalı değil onlara yardımcı olmalıyız.
    Şu an benim tercihim namaz kılan ve dini iyi olan bir kimse.Bende sen hesap maddi durumu iyi olan bir çoklarını reddettim namaz kılmıyor diye + namaz kılan fakat diğer düşünceleri farklı olanları da reddettim.Benimde ailemin de belli kriterleri var bunları bir çok kimse biliyor ve ona göre gelicekse teklif geliyor.Rabbim hakkımda hayırlısını versin ve hakkımda hayırlı kıldığının da gönlüme sevgisini versin.Namaz kılmayan bir kimseyle namaz kılan bir kişinin evlenmesini doğru bulmuyorum ben.Namaz kılmayan bir kimse, rabbine boyun eğmeyen, rabbine karşı görevlerini yerine getirmeyen birisi sana olan görevlerini nasıl yerine getirsin, senin gönlünü nasıl yapsın…çok ta büyük konuşmak istemiyorum çünkü birisine çok gördüğün zaman mutlaka o davranışı sende yaparmışın ve onu yaşamadan ölmezmişin.Her şeyin hayırlısı olsun.
    Annem babamı namaz kılıyor diye kabul etmiş.Annemin ailesinde namaz kılan kimse halâ yok,sadece teyzemler var. üstüne evlendikten sonra annem namaz kılmaya başlamış. babamın sayesinde.
    Benim çok üstüme geldiler yakınlarım, gel buna ewet de bak işi iyi ailesi iyi namazda kılıyor rahat edersin diye lakin olmadı, ne sebeptendir bilmem olamadı…kader kısmet diyelim.Benim bildiğim erkeğin dini kadının dininden iyi olmalı ki hanımına dinini en güzel şekliyle öğretsin,bilmediklerini öğretsin yeri geldiğinde hanımı kocasına sorup öğrensin.Aile sohbet muhabbet ve islamın öğrenildiği bir yuva, kurum olsun,babaları çocuklarına ders versin onları koruyup kollayabilsin bu günahların çok olduğu dönemde.Hanımına destek, öğretici, yol gösterici olup birlikte çocuklarını korusunlar.Zira sadece anne tek başına yeterli olmuyor…Babanın desteği ve hakimiyeti gerekiyor,özellikle erkek çocukları için anne nereye kadar öğretsin doğruyu yanlışı,nasıl gücü yetsin belli bir yaştan sonra.
    çevremde kocalarını namaza başlatan buna vesile olan hanım bacılarımız var:)) rabbim cümleye nasib etsin bu duyguyu, hanımlarının kocalarını namaza başlatması çok farklı bir duygu olsa gerek.Allah’ımız yardımcımız olsun.kalplerimizdeki imanı korusun,nasıl ki efendimizi mağarada saklamış,ashabı kehfi ona keza,bizimde imanlarımızı bu kalplemizde korusun.Bizlere taklidi imanı değil temsili imanı yaşatsın.Güzel ahlakımızı dinimizi tamamla rabbim.Bizlerden nasıl bir kulluk istiyorsan o şekilde yaşat bizi rabbim.Razıyım dediğin kullarından eyle bizleri, bizi bize bizi kendi nefsimize bırakma Allah’ım.

  36. ozgecan Says:

    Gercekten cok hassas bir konu. Benim de etrafimda bu konudan muzdarip pek cok arkadasim oldu. Hatta bir akrabamiz kocasinin Allah’a itaatsizligi yuzunden yoldan cikti. Evlendiginde namazinda, abdesinde, tesetturlu olmasa da muhafazakar bir giyim tarzindayken, kocasini sozde ‘evde tutabilmek icin’ namazi birakti (ki kocasi onu namazda gorunce alay eder asagilarmis) simdi mini etekler, sigara, icki ne ararsan var bir yola girdi. Yani seytan insana sagdan da yaklasiyor kardeslerim. Bu kadincagiz durumunun farkinda ama yuvasini kurtarmaya calistigini saniyor.
    Evlilik hayatin temel tasi. Ama artik azap, izdirap halini almissa hele de Allah yolundan sapmamiza sebep olacaksa oturup onceliklerimizi yeniden bir degerlendirmemiz gerektigini dusunuyorum.
    Rabbimiz Nisa Suresi 97. ayette “Kendilerine yazık eden kimselere melekler, canlarını alırken: “Ne işde idiniz!” dediler. Bunlar: “Biz yeryüzünde çaresizdik” diye cevap verdiler. Melekler de: “Allah’ın yeri geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!” dediler. İşte onların barınağı cehennemdir; orası ne kötü bir gidiş yeridir.” buyurmaktadir.
    Cahide kardesiminde altini cizdigi gibi eger esimiz Allah’in emirlerini inkar etmiyor ama zayifligi, nefsi yuzunde yerine getiremedigini soyluyorsa kesip atmamak lazim. Ama bu emirleri inkar noktasindaysa ben de Faruk Beser’in fetvasina katiliyorum, o kisi artik musluman sayilmaz. Tabiki Allah en dogrusunu bilir.
    Su linkte namazi terk etmenin hukmu ile ilgili genis bir aciklama var http://www.islam-tr.net/tevhid/16353-namazi-terk-etmenin-kilmayanin-hukmu.html, burada ise namaz kilmayan kisi ile ilgili Abdulaziz bin Baz’in bir fatwasi var: http://islamqa.info/tr/ref/105362/namaz
    Allah’im Sen bizleri ve ailemizi dosdogru dogru yolunda tut, merhametini esirgeme bizlerden. amin.

  37. NNÇ Says:

    selamün aleyküm cahide abla
    geçen seneye kadar ben de çok şikayetçiydim bu durumdan.ama artık kafaya takmamayı öğrendim.iyikide öğrenebildim.çünkü taktıkça insanın evliliği kötüye gidiyor.bir komşumuz var.adam geceleri eve sarhoş gelirdi,namaz niyaz yoktu.çocukları büyüdü ,okudu,evlendi… hepsi namaz kılan terbiyeli efendi çocuklar.samimi değiliz ama babaları da çocuklardan etkilenmiş olacak ki pazar günleri vakit namazlarında kafasına takkesini geçirmiş camiye giderken görüyorum.eskiden içmekten sallanarak yürüyen adam,şimdi binanın içinde karşılaşınca namahrem diye kafasını yerden kaldırmadan yürüyor.belki bizde böyle oluruz diye kendimi teselli ediyorum.şimdi tek derdim oğlumu müslümanca yetiştirebilmek
    ama benim daha büyük bir sorunum var.eşim namaz kılmayınca kendi hesabına ama kazancına haram karışıyor ve biz de bundan yiyoruz.ben ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.benim gibi bir kadın için boşanmak bir zorunluluk mu?(zorunluluk olsa da çocuk olunca çok zor.)harcamalarımda lükse kaçmamaya çalışıyorum ama lüks de göreceli bir şey.
    yazının başında örnek gösterdiğiniz hanımın çocuklarını merak ettim.acaba yanına aldımı çocuklarını.eğer babalarıyla kaldılarsa çok kötü.çünkü kendi dinle ilgili olmayan biri çocuklarına bu konuda yarar sağlamayacağı gibi zarar verir.
    ALLAH’a emanet ol.

    • esbinal Says:

      kocamı seviyormuyum dediğinde cevabın evetse eğer sen herşeye nefsin için katlanıyor buna göre bir hayat sürdürüyorsun demektir. bu durumda Rabbimiz zaten ikinci plana alınmış demektir.
      evliliğin kötüye gitmemesi için namaz kılmayan bir eşe seslenmemek …!!!! heyhaaaatttt heyhat.
      müslümanlık inanmak iman etmek demektir. ve en önemlisi Rabbinin sevdiğini sevip buğz ettiğine buğzetmektir kardeşim. koca demek aileyi yöneten çoban demektir. bir sürünün başında çoban olmazsa olacakları siz düşünün. Vallahi billahi tallahi peygamber olsa idi bu zamanda kızlarını namaz kılmayana vermez namazı terkedende kızını geri alırdı. haram rızıktan bahsedilmiş. konuşulacak o kadar konu varki ancak Allahın rızası gözetilmeyince tüm sözler tükeniyor. kendi adıma şunu söylüyorum. ben bir hiçim Rabbim neyden razı olacaksa ben ondan razıyım.itikat konusunu öğrenmemiz lazım evvela. bir kadına kocası deseki namaz kılıp senin gibi olacağıma ben hiç namaz kılmam . yada sizin gibiler müslümansa ben müslüman değilim. bu durumda hüküm nedir .? bu kadının ne yapması gerek diyor cevaplarınızı bekliyorum ..

      • gülaykahvekeyfi Says:

        esbinal kardeşim peki tamam da şu muhteşem ayeti ne yapacağız SİZİN DİNİNİZ SİZE BENİM DİNİM BANA

        • ummuseyyaf Says:

          Kafirun suresi indiginde müşriklere hitaben indi.ve şu demekti.beni dininize cagırıp durmayın.ben sizin taptıklarınıza tapacak degilim.bu ayetlerden sonra müşrikler zulmü iyice artırdı.anladılar ki artık kesin çizgi çizildi arallrında.hem de Allah tarafından.bir ayeti alıntılarken lütfen nüzul sebebine ve neye göre indigine de dikkat edin.namaz kılmayan bir eşe “senin dinin sana,benimki bana”denemez.maliki mezhebine göre namaz kılmayan kafir sayılır.hanefi ve şafiye göre bir vakti bi kasten terk etse türlü cezalar uygulanır(hapis, dayak gibi).
          Kişinin imanı ile küfür arasında namaz vardır hadisi geregince imam malik namaz kılmayanın kafir ollcagını söylüyor.ayrıca sahabenin büyüklerinden hz.Omer ve hz.Ali de bu görüste.namaz ile ilgili hadisleri kaynagından okursanız konunun ehemmiyetini gorebilirsiniz.

          • esbinal Says:

            o evladım şimdiki eşimi babasından daha çok tanıdı ve kendi isteğiyle baba demeye başladı. şimdi abilerinin yanında olan kuzum telefonda anne babamı verirmisin dedi ve eşime şu soruyu sordu. baba dama oynamak caiz mi ? bu soruyo 7 yaşındaki evladım sordu. aslında hi zor değil hanımlar yeterki bizler Allahım ipine sarılalım . cahide ablaaaa diyomusun ne çok çenesi var diye. hakkını helal et ablam. inan yorulduğun yerde yayınlama mesajlarımı bişey demem . senide çok seviyom yaf :(

            • esbinal Says:

              bende tam bunu yazacaktımki kardeşimiz yazmış Rabbim razı olsun. Güzel kardeşim Kuran_ı kerimi okuyupta anlamak isteyen herkese söylüyorum. mealli kuran okursanız Allah muhafaza alakasız şeyler çıkarabilirsiniz. o yüzden mutlaka ama mutlaka tefsir okuyun. bu şekilde hangi ayet kime inmiş ,peşinden hangi ayet gelmiş bir öncekinin hükmünü neden kaldırmış anlamış olursunuz. bazen tepkilerim ağır oluyor ancak bir kardeşim derdini paylaştığı vakit onun durumunu okadar çok benliğimde hissediyorumki ister istemez ruh halim değişiyor. sözlerimden namaz kılıyomusun kılmıyomusun hadi boşanalım gibi bir tezi savunduğum anlaşılmasın. kendimden bahsederken hiçmi sıkıntısız geliyorum. en az sizler kadar bende sıkıntı içerisindeyim. şeytan bana hiçmi yaklaşmıyor eşine şöle de böle de diye. hepsini hergün hergün ama hergün yaşıyorum. namaz kılanların imtihanı olmazmı? olur elbet. şeytan o zaman daha çok uğraşır. dediğim gibi namaz konusunu başardıysak ilk yapmamız gereken şeytansavarları araştırıp uygulamak. neler dersniz yukarda dediğim gibi ilk aklıma gelen abdestli gezmek. sonra çok salavat çekmek. sonra sünnetlerede farzlar kadar önem verip hayatımıza geçirmek. ben hiç bir yavruma kıyafet giydirirken soldan giydirp sağdan çıkarmadım. o yüzden 7 yaşındaki evladımın şu haline tanık oldum. uyurken bi yakınım çorabını çıkarmak istedi ama çocuğum önce ayağını ısrarla çekip çorabı çıkarmasına engel oldu sonra gözlerini açıp o sağ o sağ dedi . bu durum o kişiyi hayrete düşürdü. dedimya ayrıldım diye.o evladım şimdiki eşimi babasından daha çok tanıdı ve kendi isteğiyle baba demeye başladı. şimdi abilerinin yanında olan kuzum telefonda anne babamı verirmisin dedi ve eşime şu soruyu sordu. baba dama oynamak caiz mi ? bu soruyo 7 yaşındaki evladım sordu. aslında hi zor değil hanımlar yeterki bizler Allahım ipine sarılalım . cahide ablaaaa diyomusun ne çok çenesi var diye. hakkını helal et ablam. inan yorulduğun yerde yayınlama mesajlarımı bişey demem . senide çok seviyom yaf :(

              bişey demem . senide çok seviyom yaf :(

              • esbinal Says:

                cahide ablam allah razı olsun düzelteyim derken yarım eklemişim .yazımı aldım düzenledim kopyala yapıştır yaptım bu seferde eksik eklemiş. acaba kopyala yapıştır yapmak caiz değil mi :D

            • aspasya11 Says:

              Allah ihlasını devamlı etsin kardeşim

            • gülaykahvekeyfi Says:

              ah esbinalciğim nasıl dayanıyorsun yavrularından uzak kalmaya

              • esbinal Says:

                öyle anneler gördüm öyle yavrular gördümki içinde bulunduğum sebebe üzülürsem o kardeşlerim benden mahşerde şikayetçi olmazmı. Allah kimseye kaldıramayacağı yükü vermez. sıkıntılar üzerüme geldikçe mutluluğum artıyor. anlıyorumki Rabbim benden hiç vazgeçmedi

          • bsra21 Says:

            Şahsen severek okuyorum yorumlarını kardeşim. Dediklerinizde çok haklısınız okurken evet çok doğru diyorum içimden. Bence devam edin

      • NNÇ Says:

        kocamı seviyormuyum diye sorduğumda cevabım alışkanlık olur.şu an boşansam yalnızlığa da çok kolay alışırım.geçen sene sorsaydın hayır hemde hiç derdim.hatta her hareketi bana batıyordu.12 yıllık evliyim.iyi de söyledim,kötü de söyledim.bazen zorladım,bazen kızdım.bazen hiç karışmadım belki yaptıklarımdan etkilenir dedim.okuduğum kitapları okumasını istedim.tv de dini kanalları izlemesine çalıştım.belki kulağına birşey girer diye.ilgisini çekebilecek yeni birşey öğrendiysem ona da anlattım.şöyle çevresinde kendisine örnek alabilecek arkadaşları olsun istedim çünkü arkadaş çok önemli.ama arkadaşlarıda dinden bir haber.
        kafayı takmamayı öğrendiğim için memnun olduğum tek şey namaz kılmaması değil.eğer islami hassasiyeti yoksa akşam tv de seyrettiği filmler,arabada dinlediği müzikler,parasını vadeli hesaba yatırması,banka kredisini gayet normal karşılaması,giyim kuşamı,o kadar ihtiyaç sahibi varken elbiseye ayakkabıya servet yatırması,alışverişte satış görevlisiyle konuşma tarzı yada eve giren gazete bile sorun oluyor.
        esbinal kardeşim çoban olmazsa olacakları siz düşünün demişsin.yani boşansak bile hemen biriyle evlenmek mi gerek?şimdi bir çocuğu doğurup sonra da babadan ayrı büyütmekte haksızlık.artık akışına bıraktım.12 yıldır dua ediyorum.dua etmeye devam…

  38. hatice Says:

    namaz kılan şartı konulunca gençlere aday bulunamıyor.işi gücü olsun yeter deniyor.evi, arabası,mevkisi varsa yeter.ALLAH yardımcımız olsun.rabbim ilminizi artırsın cahide hanım selam ve dua ile

  39. SuzanSultan Says:

    ALLAH razı olsun ablacım ne güzel yazmışsın benim eşimde namaz kılmıyor :( cumadan cumaya malesef oda fırsat bulursa .malesef çok huzursuz bi insan ben ona namazda huzur bulacagı söylerim ama devamlı kılacagını sanmıyorum :( ah keşke en baştan…

  40. funda Says:

    Yazınızın başlığını görünce karışık duygular hissettim. Telepati denen şey gerçekten var galiba. Şu son bir kaç gündür düşündüğüm bir konuya değinmişsiniz. Teşekkür ederim. Sonuna kadar haklısınız ben de sizinle aynı görüşteyim en baştaki görüşünüz derken.. Evet gerçekten önemli. Bilinçli olabilmek. Ama işte hepimiz o olgunluğa erişemeden evlenebiliyoruz. Ah Cahide hanım içinde olduğum durumu yazmışsın. Sanırım bu durum islami eğitimimizin çocukluktan başlamasının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.İyi ki seninle tanıştım Allah razı olsun.

  41. esbinal Says:

    Cahide ablacığım bu konuda detaylı açıklama yaptığın için Allah razı olsun diyorum.
    Kocanın kadını dinde dövmesi ve dövmesi gerektiği durumlar bellidir. Kadın namaz kılmazsa, evine yabancıları ( kocasının izin vemediği) alırsa, kocasının yatağını terkederse koca kadını dövebilir. ama tam tersi bi durum sözkonusu olamaz. Peygamber efendimiz Kadın kocasının dini üzeredir buyuruyor. Bu hadisten yola çıkarsak ve bir evvelki konudaki kardeşimizin dediklerini hatırlarsak ”adam namaz kılmamakla beraber birde karısı 3. kız evladını dünyaya getiriyor diye hanımıyla konuşmuyormuş. Benim bu insanın imani boyutunu ölçmem için illa tanımam gerekmez. Bilirsinizki her kap içinde olanı terler. Her ağız içinde olanı kusar. Bir ablamız vardı ankarada ben o zamanlar medreseye yeni başlamış kendisinide yani tanımıştım. Kadın hocalarımızla tanışıyor tesettür hakkında Kuran ve Sünnet ne buyurmuş öğreniyor ve çarşaf giymek istiyor. Amma gel gelelim adam buna izin vermemekle kalmayıp türlü eziyetler ediyor. Kadın o duruma geliyorki evinden şu sözlerle koşar adım kaçıyor . DOĞAN BEN SENİ SEVİYORUM AMA RABBİMİ DAHA ÇOK SEVİYORUM.
    Rabbim herkese hakiki sevgiliyi tanımak ve bilmeyi nasip etsin. Rabbimin sevmediklerin yada Rabbimi sevmeyenlerdende uzak etsin. AMİN.

    • Cahide Says:

      Boşanmayı gerektiren farklı durumlar var elbet canım ama ben bugün sadece namaz ve eşin imani durumunu baz alarak yazdım. Diğer konulara ayrıca değinmek lazım.

    • aliye67 Says:

      esbinal cim ve cahidecim hayirli gunler…
      canlarim hani bahsettiniz ya yatak ayirmayi iste ben onu yapiyorum….esim yatar yatmaz uyur ve horlamaya baslar bende onun rizasini alarak oturma odasinda yatiyorum ama gece yataga gidiyorum cogunlukla…hata mi yapiyorum…

      • esbinal Says:

        Canım benim yatak ayırmadan kastım kocası kadını çağırdığında yanına gitmemesi durumu. senin durumuna eşin rıza gösteriyorsa hiçbir problem yok. Rabbim tüm ehli islam kardeşlerime öyle eşler nasip etsinki onun razı olmasıyla cennet kapıları ona açılsın.yalnız benim durumumda anlaşılmayan bir konu vr. ben namaz kılmıyor diye ayrılmadım.
        namaz konusunda şunuda gözönünde bulunduralım inşaAllah. Rabbimiz buyuruyor :
        Sana vahyolunan kitabı güzel güzel oku ve namazı kıl, sahih namaz edepsizlikten ve uygunsuzluktan nehyeder ve her halde Allahın zikri en büyük iştir ve Allah her ne işlerseniz bilir. Ankebut suresi

        koymuyorsa eğer bu konuda Rasulullah şöyle buyuruyor.
        (Bir kişinin namazı, onu kötülüklerden alıkoyamıyorsa, [namazın şartlarına riayet etmeyip doğru kılmadığı için] Allah’tan uzaklığı artar.) [Taberani]

        not: Namaz kılmayan kocaya sabreden hanım kardeşlerime soruyorum..
        kocanız sizi aldatsa ve sevmediğini söylese tepkiniz yine sabırmı olurdu ? yoksa bunu hazmedemem der herşeyi bitirirmiydiniz?
        çoğu sabrediyor. sebep sorduğumda cevap şu : gitsem nereye giderim. bu yaştan sonra millet neder. yani maddi sebep ve eleştirilme duygusu.
        oysa zinanın şeran hükmü evli adam için öldürülmektir. Şeriatle yönetilsek adam zaten ölecek. e hakettiği ölüm olan bi adamla hayata devam etmek neden ? Herkesin sahibi Allah hanımlar. Aldığınız kararlar Allah rızası için olacaksa hiç birşeyde düşünmeyin derim. Belki Şeriatı savunma adına aldığınız karar kocanızı hidayete götürecek. Ama dersenizki bende Müslümanlık adına gevşeğim şu bu hatalarım var. zaten tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş demektir. bu durumda önce kişinin kendini düzeltmesi sonra Aile halkı için dua etmesi gerekir.

        • aliye67 Says:

          esbinal cim cok tesekkurler rabbim 2 cihanda da seni mutlu huzurlu saglik versin….icime su serptin…

          • esbinal Says:

            rabbim senden de razı olsun . birilerinin içine korku düşsede herifler aslında korkulacak varlıklar değiller :p rabbim burda ve buranın dışında sıkıntısı olan tüm kardeşlerimin imdadına yetişsin. eşlerine hidayet nasip etsin. o kız evladı olacak kardeşimin kocasına da kız evlatları hasebiyle merhamet etsin. güzel kardeşim 33 fetih suresini oku. abdestsiz gezme. sürekli ayetel kürsi ve fatiha oku suya üfle bu sudan hem tüm aile içsin hem eşine içir. bizlerde dua edelim.

  42. SelmaKerem Says:

    Allah razı olsun bitanem,böyle güzel anlayışlı yazıların her daim sıkıntıya düştüğümüzde okunacak türden.Hamd olsun eşimde 3 yıldır başladı ve kılıyor.Hoş yıllardır kılmış ama 2-3 yıl ara vermiş malsef.Kuran okumasını öğrenmiş ve unutmuş şimdi çabası tekrar okumak.
    Şu an öyle bir yağmur yağıyor ki,Allahın varolmadığını düşünenlere öyle güzel ben varım diyorki aklı olan herkes bunu anlayabilir.Su damlacıkları sertleşmiş ve dolu olarak çinkomuzu dövüyor sanki.Ama ben bu sesten bile huzur buluyor,uykuya dalarken biliyorm ki bana ninni gibi gelecek.Demem o ki çıkış yolu namaz.Ama Allahı anlamak için sadece okumak yetmiyor.O’nu görmek duymak lazım.O nunla konuşmak lazım nasıl mı işte NAMAZ…Ve ben şimdi biliyorum ki Rabbim benim kalbimden geçenleri bildiği gibi O nu ne kadar sevdiğimi ve O dan ne kadarda korktuğumu biliyor.Allahı seven ve Ondan korkan Onunla buluşmaya gitmek için can atar.
    Ya Hu anlatamam Cahidem inanılmaz bir dolu başladı şu an.,çinkomuzu çatır çatır inletiyor.
    Ay karmakarışık oldu yazdıklarım.İçim kıpır kıpır ne yazacağımı kelimelerimi nasıl topayacağımı şaşırdım.

    1. “Şüphesiz ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar.”

    Ankebût sûresi (29), 45

    “Sana vahyedilen kitabı oku ve namazı kıl. Şüphesiz ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.”
    “Cuma namazı kılınınca yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan isteyin. Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.”

    Cum’a sûresi (62), 10
    “Gecenin bir bölümünde de uyanıp kalk ve sana mahsus olmak üzere, nâfile namaz kıl; ola ki bu sâyede Rabbin seni övgüye değer bir makama ulaştırır.” İsrâ sûresi (17), 79

    ALLAH bizi huzurundan geri koymasın inşAllah.

  43. Rabia Ulugöl Güneş Says:

    cahide hanım yine çok güzel bir yazı paylaşmışsınız Allah razı olsun.biz de eşimle evlenirken birbirimizi iman noktasında değerlendirmiştik. beni istemeye geldiklerinde ne iş yaptığını bile sormadım kendisi bahsetti. ben sadece namaz kılıp kılmadığını sormuştum. dürüst oldu ve çok istemesine rağmen düzenli kılamadığını zaman zaman kopuklular olduğunu söyledi.bense düzeni kılmaya çalışıyordum. amma velakin evlendikten sonra hastalığımın (iltihaplı romatizma kısaca A.S.) ilerlemesi ile depresyona girdiğim ve kılamadığım zamanlar çoğalmaya başlamıştı. aslında daha çok sarılmam gerekirken nedense uzaklaştıkça uzaklaştım. neyseki son zamanlarda birlikte kendimize bir çeki düzen vermeye karar verdik. şimdi Rabbim kabul etsin inşallah kılıyoruz ikimizde. şunu bi kere daha anladım ki;Allah;tan istikamet dilemek lazım. bugün böyleyiz ama yarın nasıl olacağımızı bilmiyorum. hep doğru yolda olabilmek için dinin direği namaza sımsıkı sarılmalı. sıktıysam hakkınızı helal edin. sevgiler…

  44. nazmiye Says:

    Sa Allah razı olsun… Rabbım kendisıne gerektiği gibi secde edenlerden eylesin İnsaallah…

  45. Belgin Says:

    Cahideciğim çok çok önemli bir mevzu.Dediğin gibi eş seçimine ilk aranılacak husulardan biri NAMAZ.Peygamberimiz(s.a.v.)in dediği gibi gözümün nuru namaz!!!
    “Namazı dosdoğru kıl. Şüphesiz namaz; insanı her türlü hayasızlıktan, çirkinlikten ve kötülükten alıkoyar.” (Ankebut 29/45)
    “Sizi cehenneme sevk eden nedir? Namaz kılanlardan değildik” derler (Müddesir 74/42-43)
    “Namaz, müminlere vakitli olarak farz kılınmıştır” (Nisa 4/103)
    “Namazlara hele orta namazlara dikkat edin ve gönülden boyun eğerek Allah’ın divanında durun” (Bakara 2/298)
    “Muhakkak namaz, fahsa(iğrenç) ve münker (kötü) şeylerden vazgeçirir” (Ankebut 29/45)
    “Namazı doğru kılın… Kendiniz için her ne hayır (yapıp) gönderirseniz Allah yo-lunda onu bulursunuz. Şüphesiz Allah yapkıtlarınızı görüyor” (Bakara 2/110)
    “İman edip iyi amel yapan ve namaz kılıp, zekat veren kimselerin Rableri indinde mükafatları şüphesiz kendilerinindir. Ve onlara bir korku yoktur. Ve onlar mahzun olacakdeğildirler.” (Bakara 2/277)
    “Hele o namaza devam eden kullarıma bak… İşte bunlara yarın büyük bir mükafat vereceğim.” (Nisa 4/962)
    “And olsun ki, eğer siz namazı kılar, zekatı verir ve peygamberlerime inanır, kendilerine kuvvetle yardım eder, mallarınızı Allah yolunda güzel bir şekilde harcarsanız o taktirde kabahatlerinizi örterim ve mutlak sizi altından nehirler akan cennetlere koyarım.” (Maide 5/12)
    “İyiliği emredenler, kötülükten alıkoyanlar, namazlarını dosdoğru kılanlar, Allah’a ve elçilerine itaat edenler, Allah onlara merhamet edecektir. Kuşkusuz Allah’ın her şeyi yapmaya gücü yeter ve her işinde hikmet vardır.” (Tevbe 9/71)

    Hadislerle Namaz
    “Sabah namazı dünya ve içindekilerden hayırlıdır”
    “Allah’ın en çok sevdiği amel vaktinde kılınan namazdır” (Buhari-Müslim)
    “Namaz dinin direğidir. Kim namazını kılarsa dinin direğini dikmiş olur. Kim de namazını kılmazsa dininin direğini yıkmış olur. (Hz. Muhammed)
    Peygamber Efendimiz (sav) bana dünyada üç şey sevdirildi buyururken bu üç şeyden birinin namaz olduğunu bildiri-yor.
    “Muhakkak namaz, insanı bütün kötülüklerden alıkoyar”
    “İşte bu iki namaz (yatsı ve sabah) münafıklara en ağır gelen namazdır. Bunlarda ne kadar çok ecir ve sevap olduğunu bilseydiniz diz üstü emekle-yerekte olsa namaza gelirdiniz. (Ebu Davut, Salat 47)
    “Suyun kiri giderdiği gibi, beş vakit namazda günahları yok eder” (Nesai, Salat 7)
    “Ey Ademoğulları kalkınız; insanları yakmak için hazırlanmış olan ateşi namaz kılarak söndürünüz.” (Hz. Ebu Bekir (rh))
    “Mü’min ile kafiri ayıran fark namazdır.”
    Peygamber Efendimiz “Namaz kalbimin neş’esi gözümün bebeğidir” buyurdu.
    Ashab-ı Kiram ibadetler içinde bir tek namazı terk etmenin küfür sayılacağını söylediler. (Tirmizi)
    “Namaz kıldığın zaman veda eden gibi namaz kıl.” (Gazali)

    Namazla İlgili Özlü, Güzel Sözler
    “Dünyada ruh ve kalbin gıdası, stres ve sıkıntıların ilacı kabirde ışık, sıratta Burak olan namazın yerini başka hiç bir şey dolduramaz.”
    “Karını düşünen, zarardan kaçan insan için namaz kılmak kadar önemli bir kazanç ve namaz kılmamak kadar büyük bir kayıp yoktur.”
    “Nefsin ve şeytanın seni namazdan alı koymak istedikleri vakit derhal davetin nerden geldiğini düşün”
    “Dünyadan ayrılan kimse gibi namaza durun, dünyaya el sallayıp son defa bakan yolcu gibi namaza durun”
    “Namaz; mü’mini Allah katına yükseltip O’na kavuşturan bir miraçtır”
    “Namaz; kalbi pekiştiren ona kuvvet ve metanet kazandıran bir nurdur.”
    “Namaz; gönülleri ferahlatan, ruhları aydınlatan bir şifadır.”
    “Namaz; mü’mini günlük faaliyetleri hakkında düzenli olarak Rabbine hesap vermesini sağlayan bir oto kontrol mekanizmasıdır.”
    “Namaz; fani ve fena olan şu dünyadan ebedi olan ilahi aleme açılan bir penceredir.”
    “Namaz; dua, zikir, tevbe, istiğfar, şükür, hamd, tesbih, tenzih gibi öğeleriyle mümini manen eğiten ve olgunlaştıran bir ibadettir.
    Rabbim bizlere ve eşlerimize hidayet versin.Bizleri namaz kılan ve kıldığı namazdan gafil olmayanlardan eylesin amiiiin.

    • yusufyunus Says:

      s.a canlar nasılsınız cahıdem .BELGINIMMM su anda yukarıdakı paylasımlarını 10 dk once yusufum okuldan geldı anne yarın odev ıcın bana namaz olum ılım adalet gul kokulumun hayatıyla ılgılı beser adet ayet vede hadıs bulalım dedı canımmmm sabah okudugum yoruumdan hatırladıgım ANNEM BELGIN TEYZEN SABAH HEPSINI BIZIZMLE PAYLASMIS DEDIM bıraz hazıra konduk coook sagol bak bıze hatırlattıgın nereleree gıttı.sızı sevıyorum.dua dılencınızzzz….

      • Belgin Says:

        Canımsın aleykum selam kardeşim, çok sevindim Yunusumuzun faydalandığına.Rabbim zihin açıklığı versin çocuklarımıza amiiin.Ben de netten kopyalıyorum,yorumlar okunurken hem ayet,hadisler de okunur diye.Rabbim hayatımıza da geçirmemizi nasip etsin amiin.Yusufumuz da hep dualarımda annesi,İnşaAllah ayın 18 inde iyi haberler verirsin bize.Allah’a emanet ol kardeşim.

  46. gul Says:

    sa, Cahide hanim.once bir sey sormak isterim: sizin ‘namaz kilmayan esler’ dediginiz konu, namaz kilip ta sonra birakanlar mi, yoksa mumin olmayan eslerden mi bahsediyorsunuz, yani Allaha iman etmeyen eslerden mi? sizin bahsettiginiz 3 cocuklu hanim galiba esi onceden namaz kilmis ya da kilmasa da, en azindan Allaha iman eden birisi, ama Allahin emirlerine itaat etmemis. cunki o hanim mumin olmayan erkekle niye evlensin ki?


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: