Süt Reçeli Nasıl Yapılır?

De ki: Siz dininizi Allah’a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerde olanları da bilir, yerde olanları da. Allah her şeyi hakkıyla bilendir. (Hucurat:16)

Allah’ın selamı rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Kış geldi mi sizin memlekete? Bizde iki gündür iyiden iyiye soğuklar hissedilir oldu. Kış deyince benim aklıma illa soba gelir. Hani o ilk yanışta çıkan çıra kokusu, odunlar tutuşurken çıkardıkları çıtırtılar… Birde üzerine su dolu güğüm konmalı hemen. Kaynamaya başladımı, sobanın üzerine damlalar düşerek ses çıkarmalı…  Sobanın üzerine limon portakal kabuğu koyar mıydınız siz? Özellikle meyve safhasından sonra odaya yayılan rahatlatıcı bir koku olurdu hani…

Birde fırtına çıkardı kış geceleri… Lojmanımızın üzerine gelen büyük bir çam dalı vardı. Her fırtınada babam, bu dalın çatıya düşmesinden korkardı. Ben pek umursamazdım onu. Benim tek beklentim, fırtınalı günlerde elektriğin kesilmesi olurdu. Elektrik kesilince sobadaki ateşin aksi tavana vururdu. Onu seyretmeye bayılırdım. Sonra mum ışığının etkisiyle, iki kuyruk saçlarımın gölgesini duvarda seyrederdim. Birde elimle tavşan yapardım duvara doğru. .:) Hiç elektrikler gelmesin isterdim…

Çocukluğumun geçtiği Ege’nin o şirin köyüne gitmeyi çok istiyorum bu ara. Çocukluğumdan izler bulmak istiyorum. Bunu Egeye gelince daha çok düşünür oldum. İnşaAllah bana çok uzak olmayan o köye gittiğim zaman size de uzun uzun anlatırım. Çocuk arkadaşım Hacer’i de görürüm belki. Ne güzel olur ama…

Her meyvenin hatta sebzenin reçelini duyduk da bu süt reçeli nereden çıktı değil mi ya? Her gördüğüm yerde burnumu kıvırdığım, “Amaaan o bana uymaz” dediğim tarifi, merakıma yenik düşüp denedim..:) Ellerin tarifleri pek bir havalı gelir bize. Dulce de leche ya da condensed milk denince şöyle kelli felli bir tarif sanırsınız…:) Oysa yapımı gayet kolay, çokta uğraştırmayan farklı bir tarif bu.

İnternet aleminde pek çok kişi yaptı bu tarifi. İlk yapan kim olmuş diye araştırdığımda, en eski tarihli tarifin  burada olduğunu gördüm. Daha evveli varsa bilemem tabi.  Önce tarife bakalım ben nasıl yapmışım:

Süt karameli, Süt reçeli, Yoğunlaştırılmış süt ya da Dulce de leche :)

Malzemeler

  • 5 su bardağı süt (Ben taze süt kullandım)
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 silme çay kaşığı kabartma tozu


Süt Reçeli Nasıl Yapılır?

  • Süt ve şekeri tencereye koyup kaynamaya bırakın. Derin bir tencere kullanın çünkü kabartma tozu eklenince köpürüp kabarıyor. Kaynamaya başlayınca içine karbonatı ekleyin. Çırpıcıyla karıştırın.
  • Kaynamaya devam ettikçe sütün rengi değişmeye başlayacak. Reçeli yalnız bırakmayın ki dibe tutmasın.
  • Orta hararetli ateşte ara sıra karıştırarak 1 saat kadar pişirin. Süre daha da uzayabilir. Benim reçelim herkesinkinden daha kısa sürede oldu.
  • Kaşıkla alıp akıttığınızda cıvık muhallebi kıvamında olması lazım. Bekledikçe katılaştığı için çok aşırı koyulaştırmayın.
  • Pişen süt reçelini kavanoza koyun. Soğuyunca ağzını kapatıp dolaba kaldırın. Dolapta en az 2 ay dayanan bir reçeliniz olacak.
  • Afiyet şifa olsun

Cahide’nin notları: 1 lt. süt karamelize olduğunda ancak dörtte biri kalıyor. Bu reçeli ekmeğe sürüp yiyebileceğiniz gibi kurabiye ve keklere, süslemelere de kullanabilirsiniz. Araplar çok kullanıyormuş diye duydum.

Bu reçeli farklı kıvamlarda yapabilirsiniz. Ben koyu kıvamlı yapmayı tercih ettim. İstediğim zaman biraz sütle kıvamını açabilirim. Ve bu şekilde zannederim daha uzun süre dayanır.

İçine vanilya ekleyebilirsiniz ama bence orjinal tadı daha güzel.

Reçeli yaparken geniş ve derin bir tencere kullanmaya çalışın. Ben biraz ocağı batırdım da :)

Bu ilk yaptığım süt reçeli. Sanırım çok pişirdiğim için dokusu biraz daha pütürlü ve rengi daha kahverengi oldu. Bu reçelde karamel tadı daha yoğun hissediliyordu. Bu kıvam kaşık kaşık yenilebilecek, ekmeğe sürülebilecek cinsten.

İkinci yaptığım reçel daha pürüzsüz ve açık renkli oldu. Karamel kokusu daha az hissediliyordu.  Yapılış aşamasındaki 5. resim çok koyu çıkmış. Asıl renk kavanozdaki hali gibidir. İkinci kez yaptığımda daha çok başında durdum ve daha çok karıştırdım. Belkide bu yüzden renk ve kıvamda farklılıklar oldu.

İlerde bu mübarekle neler yapabiliriz onu  göreceğiz inşaAllah :)

505 Yanıt to “Süt Reçeli Nasıl Yapılır?”

  1. İlknur Says:

    Ben 4 litre sütten yaptım ama koyulasmadi neden acaba yardimci olabilir misiniz

    • Cahide Says:

      Ben çok miktarda yapılmasını doğru bulmuyorum. Çünkü kıvam alması zor oluyor. 1 lt sütle yaparsanız daha kolay oluyor.

  2. hafız Says:

    Cahide ablacım bu da diğer denediklerim gibi harika 😍, tam üç kez yaptım.trileçe yapmak istiyorum bununla İnşaAllah bakalım becerebilir miyim ☺Allah kuvvet versin amin.💐

  3. nurhayat Says:

    Fırınlarda kullanılan un çuvallarının üzerinde bulunan yazıdaki ‘Miksedilmiş Un’ tanımından yola çıkan Mehmet Ali Bulut, skandal denilecek bilgilere ulaştı ve bu durumun insan sağlığını tehlikeye attığını öne sürerek Başbakan Erdoğan’dan duruma acil olarak el atmasını istedi.

    İŞTE BULUT’UN KÖŞESİNE TAŞIYARAK DİKKAT ÇEKTİĞİ VE HERKESİN GÖZÜNDEN KAÇAN AYRINTI

    EKMEKTE İNSAN KILI

    Bu yazının başlığı aslında “Sevgili Başbakanımıza Açık Mektup” olacaktı.

    Sonra “kim takar Yalova kaymakamını” dedim ve “Ekmekte İnsan Kılı” demeyi tercih ettim. Sevgili Başbakanımıza açık mektup yazıp da cevabını almazsam madara olurum diye vazgeçtim…

    Başbakanımızın milletin makus talihini değiştirmek, milletin önündeki manileri kaldırmak için yoğun bir çaba içinde olduğunu biliyorum. Demokratikleşme Paketi de onun eseridir. Niyetinden de zerre şüphem yoktur. Başbakanımız bu milletin önünü açmak istiyor. Bu uğurda ulaşabildiği her meselede girişimde bulunuyor.

    Tarım gıda ve hayvancılık konusunda yeterli açılımlar yapılmamış olabilir. Ben o konulara da sıra geleceğine inanıyorum.

    Fakat hepimizi yakından ilgilendiren çok acil bir duruma dikkatlerini çekmek istiyorum. Bu konu, Türkiye’nin henüz farkında olduğu bir mesele değil. İlk defa Sabah Gazetesi -geçen Ocak ayında- bir haberle temas etti, geçti ama fazla da dikkat çekmedi…

    Siz hiç bir çuval beyaz un gördünüz mü? Gördüyseniz, üzerindeki yazıları okudunuz mu? Eğer okumuş olsaydınız şöyle bir ifade ile karşılaşacaktınız: Miksedilmiş un…

    Kül: % bilmem şu kadar. Protein: % bilmem bu kadar. Un: % bilmem ne kadar…

    Un’a kül niye katılır, protein niye katılır bunu -muhtemelen- fırıncılardan başkası bilmez! Peki, o protein adı altında hepimize insan saçı, domuz kılı yedirildiğini söylersem ne dersiniz?

    Mideniz bulandı değil mi?

    Belki de “Yok canım bu kadar da olmaz artık! Bu bir şehir efsanesi…” deyip geçeceksiniz. Ben de öyle demeyi arzu ederdim. Soframdaki baş nimet bildiğim ekmeğime böyle bir şeyin reva görülmemesini dilerdim.

    Evet, unun içinde, kıvam almasını, çabuk yoğurulmasını ve ekmek pişerken içinin de rahat pişmesini sağlamak için mutlaka bir miktar L-cystein katmaları gerekiyormuş. Öyle diyorlar. O yüzden de fabrikalar unu miks ederken bu aminoasidi de katıyorlarmış… Tabii ki size L-cystein demiyorlar. Ne diyorlar? E 920, E 921, E 910! Bunların ne olduğunu söylemiyorlar. Bunlar işte size sözünü ettiğim o aminoasit. Siyah saçlı insanların baş kılı, domuz kılı ve kaz-ördek tüyünden yapılan bir katkı maddesi.

    Bugün bu maddenin en büyük üreticisi Çin (% 90)! Çin’de siyah saçlı erkek çok… L-cystein de en çok siyah saçlı insanın kılında bulunduğu için berber atıkları bu iş için kullanılıyor. Daha kolay elde edildiği ve ucuz olduğu için…

    Ben fırıncılarla da konuştum. Onlar bunun mahiyetini bilmiyorlar ama o olmadan hamura şekil veremediklerini biliyorlar…

    İnsandan yapılma bir ‘amino asidi’ni kullanmak, ne kadar az olursa olsun önünde sonunda insanı, insan yiyen bir canavara dönüştürür.

    Unlu mamul üreticileri, E 920, E921 ve E 919 katkı maddelerini un hamurunun karışma zamanını kısaltmak, yayıldıktan sonra pizza ve hamur tabakasının büzülmesini (kendini çekmesini) durdurmak, hamurun şeklini muhafaza etmesini sağlamak, pastacılıkta hamura şekil vermek ve hamurun hareketine yardımcı olmak, özellikle ay çöreği, rulolar, bazı kekler, pide ve ekmekler, kraker ve tost gibi çeşitli fırın ürünlerinde kullanılması zorunlu bir katkı maddesi olarak görüyorlar.

    Avrupa Birliği Ülkeleri, Amerika, Kanada ve tabii Türkiye’de fırınlar, maalesef insan saçından üretilen L-cyctein katılmış un kullanmaktadır. Hâlbuki Endonezya’da sentetik malzemeden üretim yapılmakta.

    Müslümanlar için insan saçından yapılan katkı maddesi kesin olarak haramdır ve uzak durulması gereken bir şeydir… L-cyctein aminoasidi, pekâlâ kaz ve ördek tüyünden, sığır boynuzundan da üretilebiliyor. Sadece biraz daha pahalıya geliyor…

    Nerede ise diyeceğim ki iki haramdan birisi yapılacaksa bari domuz kılından yapılanı tercih edin. İnsan proteini almaktan evladır! Ama bunun helal yolları varken neden bu insanlara insan kılından aminoasitler yüklensin! Proteinler DNA’nın da yapı taşıdır. Kendisini doğrudan DNA’ya monte eder. Gelecek nesiller ve genetik sapmalar açısından son derece tehlikeli bir durum! O yüzden bunun farkına varan Dubai bu meseleyi çözmüş, pahalı da olsa suni ama haram olmayan malzemelerden L-cystein ürettiriyor… Türkiye de bunu yapabilir ve hatta üretebilir…

    Bu mesele henüz Türk medyasının gündeminde değil. Ama merak edenlerin meraklarını giderecek oranda araştırma sonucu, herkesin erişimine açık… Dünyada özellikle helal ve kosher standartları açısından son derece hassas bir konu çünkü.

    Bu milletin geleceği ile son derece ilgili olan Sayın Başbakanımız, ülkenin selameti için Demokratikleşme Paketlerini açarken, birilerinin el altından milleti nasıl sinsi sinsi canavarlaştırdığını da açığa çıkarsın ve şu rezalete son versin!

    Kesinlikle bunu ne fırıncılar biliyor ne un üreticileri. Kimseyi de karalamıyorum. Sadece haber veriyorum. Ve diyorum ki E920, E921 ve E910, insan kılından üretilen proteinlerdir. Bunu bilsinler. Nesli ve harsı bozmanın en tehlikeli yolu olan gıda ile onu canavarlaştırma politikalarına artık son verilmeli. Kendilerinin bu konularda çok hassas olduğunu yakinen biliyorum. Bir mülakatta “artık can boğazdan çıkıyor” diyerek meselenin farkında olduğunu ortaya koymuştu…

    Şimdi diyorum ki “Sevgili Başbakanımız… Lütfen unumuzdaki insan kılına son verdirin. Ta ki millet size ebediyyen duacı olsun ve sofrasındaki nimeti baş tacı bilsin…”

  4. ayşegul Says:

    cahide hanım verdiniz tarifler hemen hemen hepsini yobuyorum hepside cok mukembel teşekkur ederim

  5. Fatma Says:

    S.A kabartma tozu mu yoksa karbonat mi?

  6. Büşra Says:

    Selamun aleykum, dondurma için yaptığım süt reçelinin rengi hafif karamel olduğu için dondurmada o renk oluyor ne yapmam gerek sizinkiler gibi beyaz dondurma yapabilmem için, şimdiden teşekkürler…:)

  7. ebrar genc Says:

    tarifteki kabartma tozumu karbonat mı?

  8. Gülşen Sedef Says:

    denedim rengi birebir oldu kıvamıda fakat ailecek tatlıyı çok sevmemize rağmen bize çok tatlı geldi bir dahaki sefere şekeri biraz azaltacağım


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: