Kestaneli Yaş Pasta Tarifi

‘Nihayet onların peşinde öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı zayi ettiler; nefislerinin arzularına uydular. İşte bu yüzden de ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler.’ (Meryem, 19/59)

Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun kardeşlerim,

Hayırlı, sağlıklı, güzel bir hafta diliyorum. Bugün yeni evlilerle ilgi bir konuyu masaya yatıralım istedim. BURADA ki yazımızı okuyup tecrübelerinizi ve önerilerinizi paylaşabilirsiniz.

Sayfamıza sadece ülkemizden değil, diğer pek çok ülkeden ve Türk-i Cumhuriyet’lerden  kardeşlerimiz de katılıyor. Bunların içinden en çok Gunel ablamız ve tabi ki Aylin en çok yorum yapanlar arasında. Aylin’in yorumlarını okurken yüreğimizin yağları eriyor. Hani şöyle tutup da yanaklarını mıncıklamak istediğim bir çocuk gibi görüyorum onu. Eminim pek çoğunuz da öyle hissediyorsunuzdur. DEVAMINI OKU>>>

Evli Olduğunu Unutanlar

Hep kadınlar yazmıyor elbet bana. Bazen sıkıntılı beyefendi kardeşlerimizden de mailler alıyorum. Bir kardeşimiz yazdığı mailde kısaca şunları yazıyordu:

“Biz eşimle iki yıllık evliyiz. Bu süreçte eşim her fırsatta annesine gitti. İlk önceleri henüz evliliğe alışamadı deyip ses çıkarmıyordum. Ama iki yıl geçmesine rağmen bu bağlılık azalmadı. Eşim hâlâ evliliğin ne olduğunu anlayamadı sanırım. Bir çocuğumuz olsun istiyorum.  “Henüz zamanı değil” diyor. Kabul etmiyor. Özel konularda da bana çoğu kez karşı çıkıyor. İstemediğini belirtiyor. Ben eşimi seviyorum. Zaten severek evlenmiştik. Ayrılmak istemiyorum. Söyleyin böyle evlilik olur mu? Ben nasıl davranmalıyım?” demiş.

Gerçekten bu beni çok üzen bir mail oldu…

Günümüz gençleri olgunluk evresine zor ulaşıyorlar sanki. Evlenmiş bir genç hanım, artık kendisininde bir evi olduğunu, eşine ve evine karşı sorumluluklarının olduğunu idrak etmek zorunda. Ne erkeğin eşinin üzerindeki haklarını, ne de kadının kocasının üzerindeki haklarını bilmiyoruz. Bir erkek eğer izin vermezse, kadın nafile oruç bile tutamıyorken, bu kadar başıboş davranmak, Müslüman bir hanıma yakışmıyor. DEVAMINI OKU>>>

Kestane Soymanın Kolay Yolu

Uzun zaman kestaneleri soymak için kolay bir yol bulamadım. En son kestane şekerinden bahsettiğim yazıda bir kaç kardeşimiz, kestaneleri kızartarak çok kolay soyabileceğimizi yazmışlardı. Ben de sonucu merak ettim ve hemen denedim. Gerçekten çok işe yaradı.

Sadece kestaneleri boydan boya çizdim ve kızgın yağda 10 dakika kadar kızarttım. Bu yöntemle kestaneler çok çabuk soyuluyor. Sizden öğreneceğim daha çok şey var.  Aklımda pek çok kestaneli tarif var. Yapabildiklerimi sizinle paylaşırım inşaAllah…

Tost Ekmeğiyle Pratik Lahmacun

“Âşûrâ, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Rasulullah da buna uygun hareket ediyordu. Medine’ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı.” Buhari, Savm: 69

Allah’ın selamı üzerinize olsun güllerim

Muharrem ayıyla ilgili çok soru geliyor. Ben fetva makamı değilim. Ben de sizler gibi bilmediğim konuları, daha iyi bilenlerden ve güvendiğim kaynaklardan öğreniyor, sizlerle de paylaşıyorum.

Her konuda olduğu gibi Muharrem ayıyla ilgili de pek çok bid-at yani sonradan uydurulup dine sokulmaya  çalışılanlar var. Sene başı, sene sonu duası, hiç bir sahih kaynağı bulunmayan muharrem ayı duası, Muharrem ayında yapılması gereken ibadetler gibi. Aşure yapmak bir ibadet değildir.  Sadece Türklere ait bir gelenektir. Ayrıntılı bilgi için BURAYA bakabilirsiniz. Çok detaylı olarak anlatılmış.

***********************************************

Size güzel bir haberim var: Feray kardeşimizin eşi uzun zamandır işsizdi.  Sonunda küçük bir dükkan kiraladılar. Çok ama çok sevindim. Sizlerle de paylaşmak istedim.  Allah hayırlı, helal ve bereketli rızıklar versin. Bütün işi olmayan, darda olan kardeşlerimizin de yardımcısı olsun, çaresiz bırakmasın. Amiiin DEVAMINI OKU>>>

Ellerde Uyuşma ve Karpal Tünel Sendromu

Çoğu kadında görülen el uyuşmalarıyla ilgili çok faydalı olacağına inandığım bir yazıyı paylaşmak istedim:

Uzmanlar,  emek yoğun sektörlerde çalışan kesimin en önemli şikayetleri arasında el bilekleri ve dirseklerde yaşanan sinir sıkışmalarının olduğunu söyledi.

Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Nermin Çalışır, gazete, matbaa, paketleme, otomobil ve yedek parçaları üretimi ve montajı, el aletleri kullanılan işler, titreşimle çalışan el aletleri kullananlar, taş kırıcı makineyle çalışanlar, ev temizlik işleri yapanlarda genellikle Karpal Tünel Sendromu ve Ulnar Tuzak Nöropati (dirseklerde sinir sıkışması) şikayetlerinin görülme ihtimalinin yüksek olduğunu ifade etti.

Karpal Tünel Sendromu’nun işitme kaybı ile birlikte en çok iş gücü kaybına yol açan hastalıkların başında geldiğini söyleyen Çalışır, “El bileklerindeki sinir sıkışıklıklarını ifade eden karpal tünel sendromu riskli iş kolunda çalışılan süre ve gün içinde geçirilen sürenin artmasıyla risk katlanarak artıyor. Her yüz kadından 6′sında, her yüz erkekten 1′inde görülüyor.

Hastalık kadınlarda ve baskın kullanılan elde daha sıktır. Kadınlarda karpal kanal çapı erkeklerden küçük olduğundan kadınlarda daha fazla rastlanıyor. Elin bilekten aşağı-yukarı, sağa sola hareketini sık yapmasıyla riskin arttığı kanıtlanmıştır. Bu yüzden baskın kullanılan elde ilk önce başlıyor. Kadın olup bir de el gücü, el ile yapılan işlerde çalışıyorsa risk en fazla bu grupta artıyor. Bahçe, tarla işleri, temizlik işleri, örgü, dikiş, hamur açma, gıda paketleme işi, her türlü üretim sektörü için geçerli bu durum. Genellikle 50 yaşından sonra artsa da, gebelik ve meslekle ilişkili olarak daha genç yaşlarda da karşılaşıyoruz” dedi. DEVAMINI OKU>>>

Neyi Boykot Ediyoruz?

Paramız yabancıya gitmesin diye hep tanıdıklardan alış veriş yaptık. Sonuç: Onlar da birer yabancıya dönüştü. İbrahim Tenekeci

Her israil’in Gazze’ye  saldırmasından sonra aklımıza ilk gelen şey “Boykot” yapmak olur.  Ani bir heyecanla evimizde olan israil ve destekcisi ülkelerin ürünlerini atarak, israil’den intikam almaya çalışırız.  Sonra elimizde kocaman bir listeyle markette markalar arasında dolaşmaya, barkod okumaya başlarız. Öyle içten ve samimi duygularla yaparız ki bunu, biz bu malları almayınca , yerli mallara rağbet edince israil ve yandaş ülkeler batacak sanırız.

Gerçi büyük bir istek ve kararlılıkla başladığımız boykotları, aylar içinde uygulayanların sayısı üçe beşe düşer ama olsun. Her daim boykotu uygulayan birileri mutlaka vardır.

Yıllardır bahsi geçen ürünleri elimden geldiğince boykot etmeye çalışırım. Fakat son zamanlarda bu konuyu kendi içimde sorgulamaya başladım.

Evet israil mallarını, fransız mallarını boykot edelim. Amerikan malları da boykot edilmeli, zira israile destek oluyor. Rus mallarını almamalıyız, zalim esed’e destek oluyor. İran da öyle…Doğu Türkistan’lı müslüman kardeşlerimize zulmettiği için piyasadaki malların çoğunluğunu oluşturan çin mallarına da  el sürmeyelim! DEVAMINI OKU>>>

Ayva Soslu Muhallebi

Allahım, ey insanların Rabbi! Sıkıntıyı gider, şifa ver. Şifayı veren ancak sensin. Senin vereceğin şifadan başka şifa yoktur. Öyle bir şifa ver ki, hastalık nedir bırakmasın.
Buhârî, Tıb,37

Cumamız mübarek olsun kardeşlerim. Boykotla ilgili çok soru soruldu. Farkındalığımızı artırmak amacıyla yazdığım yazıyı Buradan okuyabilirsiniz.

Yağsız, ve hafif  sütlü tarifler arayanlar için ve tabi kendim için hazırladığım kolay ve meyveli bir tatlı tarifi vereyim bugün. DEVAMINI OKU>>>

%d blogcu bunu beğendi: