Kiraz Yaprağı Köftesi

SALAVAT, CÜZ  DAĞITMAK

Son günlerde  aldığım bazı mailler güler misin ağlar mısın dedirtecek cinsten: “Salavat almak için tıklayınız” ,” 10 milyon salavat”, “45 milyon salavat” ,”Dünya nüfusunun sayısı kadar salavat!”

Ne oluyor ALLAH’aşkına!!?? Yeni bir din mi icad oldu? Peygamberimizin ve sahabelerin bilmediği bu uygulamaları bu dine sokan kim?

İnsanlar at yarışı yapar gibi, salavat kampanyaları düzenliyor. Sanki “En büyük kampanya bizim kampanya” der gibi. Salavat dilenciliği yapan, eşe dosta telefon eden, zorla bilmem kaç tane salavat dağıtan, almadığınız zaman surat eden kişiler ne yapmaya çalışıyorlar?

Sadece salavat mı? Sınava girecek çocuğu için 4444 tane tefriciye dağıtanlar, parsel parsel cüz dağıtanlar, şu kadar Yasin, bu kadar Fetih suresi….

Herhangi bir sohbet ortamı ve arkadaş toplantısında, mutlaka birisi çıkıp, ya salavat, ya cüz dağıtır. Okumak istemeyen bile, “hayır” diyemediği için kabul etmek zorunda kalır. İsteksiz okunan bu cüzler kime fayda verir? Orası meçhul.

“Onlar Kur’ân okurlar, (fakat okudukları) boğazlarından aşağıya geçmez! (Buhârî, Fedâilü’l-Kur’ân, 36)”

“Anacım 5000 tane salavat aldım. Yarısını dağıttım, yarısı bana kaldı. Akşam oturunca çekeyim de bitsin bari!” Emin olun bu tarz bir konuşmayı sizde mutlaka duymuşsunuzdur. Sonra kadın alır eline zikirmatiği, bir yandan TV dizisini seyreder, bir yandan salavat çeker. Oh ne alâ Müslümanlık! İçi boşaltılmış, özünden koparılmış bu İslam’ı yaşaması ne kolay!

Ne peygamberimizin ne sahabelerin yapmadığı bir şeyi biz niçin yapıyoruz? Haşa biz onlardan daha mı iyi biliyoruz ki, ya da Rasulullah’la beraber tamamlanmış olan bu dinde eksik mi görüyoruz ki, yeni yeni şeyler icad ediyoruz?

Kur’anda ALLAH “Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı beğendim.” [Maide 3] diyorken onlar  “Ama benim hocam söyledi, şeyhim söyledi…” diyerek savunmaya geçiyorlar.  Bu hocalar nasıl bir hocadır ki Rasulullah (s.a.v) ın “İşlerin en kötüsü (Din adına)sonradan ihdas edilenler / ortaya çıkarılanlardır.” ( Muslim, Cuma, 43)

“Sonradan ihdas edilen her şey bid’attir” ( Nesâi, Îdeyn, 22; İbn Mâce, Mukaddime, 7) “Her bidat dalalettir, her dalalet de ateştedir.”( Muslim, Cuma, 43; Ebu Davud, Sünnet, 6) hadislerini  bilmez veya görmezden gelirler de kendilerine tabi olanları bu yanlış gidişten dolayı uyarma gereği hissetmezler.

Mesela, İbn-i Abbas, Abdullah Bin Mesud sonra İmam-ı azam  Alim değiller miydi? Şimdiki hocalar onlardan daha mı ilim sahibi ki, bu tür sayısız bidate olur veriyorlar.

İyi bilelim ki, bizim şuursuzca, yüreğimizi dahil etmeden söylediğimiz milyonlarca Salavat’a  Peygamberimizin ihtiyacı yok. Zaten O’nun böyle bir tavsiyesi de yok.

Aklımıza Efendimiz (s.a.v) gelince, O’nun adı anılınca içten söylenmiş bir salavat, emin olun uyuklarken çektiğimiz milyon salavattan daha kıymetlidir.

Ne olur kardeşlerim, Kur’an ve Sünnet çizgisinden ayrılmayalım. Bize ibadet şekillerimizi Rasulullah Aleyhisselatu vesselam ayrıntılı olarak anlatmış. Emredilen, tavsiye edilen her şeyi yaptık mı ki, yeni yeni uygulamalar icad ediyoruz? Müslüman akıllı insandır. Araştırır, öğrenir, anlamaya çalışır. Kimseye körü körüne bağlanıp kalmayın, kimseyi hatasız görmeyin ne olur!

Rabbimiz okuduğumuz Sureleri, çektiğimiz Salavatları boğazımızdan geçirip, yüreğimize nakşetsin. Gözlerimizi O’nu andıkça ıslanan gözlerden eylesin…

***************************

Şunu hatırlatmakta fayda görüyorum: Ben hiç bir mümin kardeşimi benden farklı düşündüğü için atamam, benden ayrı tutamam. Her bir kardeşim benim için özeldir. Onları harcamak, yok saymak gibi bir lüksümüz olamaz.

Fakat kendi inandığımdan ve bunu söylemekten de bir an geri duramam. Sırf kendi görüşüne muhalif görüşlerim olduğu için pek çok kardeşim terketti beni. Hatta hakarete varan sözler sarfetti. Olsun varsın. Kardeşlerimin canı sağolsun.

Hepimiz Müminiz Elhamdulillah. En azından böyle umut ediyoruz. Aynı RABB’be, aynı Kur’an’a, Aynı Resûl’e inanıyoruz. Kim kimden daha üstün, kim Allah’a daha yakın bunu bilemeyiz.

Ben yanlış gördüklerimi burada anlatıyorsam, bu kimseye olan kinimden dolayı değil, belki bir kardeşim yanlışından döner umuduyladır. Yoksa kimseyi incitmek, üzmek gibi bir niyetim yok.

Paylaştığım konuları Kur’an ve Sünnet çerçevesinde konuşalım, tartışalım. Kabul ederiz veya etmeyiz, yeter ki birbirimizi kırmayalım…

*******♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥******

Bahar gelipte kiraz ağaçlarının yemyeşil yapraklarını gördüğünüzde, bu yapraklara bir kez daha bakın. İşte o gürbüz ve yemyeşil yapraklardan muhteşem bir yemek yapabilirsiniz.

Malatya Yöresine ait pek çok köfte çeşidini sair zamanlarda sizlerle paylaştım. Kiraz yaprağı köftesi, Malatya’nın  belki de en meşhur köftelerinden biridir.  Fasulye, kayısı, ayva  ve dut yaprağı gibi çeşitleri anlatmadım daha :)

Anadolu’nun kadınları bir başka zeki olur sanki. Avrupalı, ketçap, mayonez altında ne olduğu belli olmayan yapay hormonlu zerzevatlara talim ededursun, onların hayaline bile ulaşamayan yemekleri bizim annelerimiz icat etmiştir. Sonra o Avrupalılar memleketimize gelir, ağızlarının suyu aka aka yemeklerimizi yer, mahire kadınlarımıza hayranlıklarını artırırlar.

Neyse canlarım, köfteye gelecek olursak; adı köfte ama içinde et yok. Keseleri yormaz.  Sizin veya eş dostun bahçesinden bir demet kiraz yaprağı toplama imkanınız varsa, iki soğan biraz da yoğurdunuz oldu mu bu muhteşem yemeği sizde yapabilirsiniz.

Yanına çorba gitmez, pilav yakışmaz, ayrıca yoğurda lüzum yok. Her bir şeyi içinde başlı başına bir ana yemek işte.

Dostlar bir köfteye bu kadar dil döktüm. Denemesi de size kalmış artık. Emin olun pişman olmayacaksınız..:)

Bakalım resmine bile bakınca gözlerimin dört açıldığı bu yemeği nasıl yapmışım :)

Malatya yöresine ait Kiraz Yaprağı Köftesi 

Malzemeler

Köftesi için

  • 1 su bardağı ince sarı bulgur
  • 1 su bardağı su (ıslatmak için)
  • Yarım su bardağı un
  • 1 silme  tatlı kaşığı tuz
  • yoğururken eklemek için yarım çay bardağı su

Diğer malzemeler

  • 1 demet taze kiraz yaprağı, ya da  salamurası
  • 3 su bardağı yoğurt
  • 1 adet yumurta 1 yemek kaşığı dolusu un
  • Tuz
  • 3 tane iri boy kuru soğan
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 1 tatlı kaşığı tereyağı
  • Toz kırmızı biber
  • Varsa, bir tatlı kaşığı erik ekşisi(Benim yoktu)


Kiraz yaprağı köftesi nasıl yapılır?

  • (Bu yemeğin köftesi, orjinalinde yarmayla yani unlu bulgurla yapılır. Fakat yarmayı heryerde bulmak mümkün değil. Bu yüzden ben tarifi ince bulgurla vermek istedim)
  • Bulguru su ile ıslatın. 1 saat bekletin.
  • Unu ekleyin. Su ilave ederek özleşene kadar yoğurun.
  • Kiraz yapraklarını tıpkı asma yaprağını haşlar gibi haşlayın.
  • Bir yaprağın baş kısmına köfte hamurundan küçük bir parça alıp koyun ve sıkıca sarın.
  • Sardığınız köfteleri elinizde biriktirip sonra tencereye sıkıca yerleştirin.
  • Bütün yaprak ve hamur bitince, tencereye sarmaların üzerine çıkacak kadar sıcak su koyun. Azıcık tuz ekleyin.
  • Ağzına bir tabak kapatıp ocağa alın.
  • Yapraklar yumuşayana kadar haşlayın.
  • Soğanları yemeklik doğrayın. Zeytinyağında kısık ateşte pembeleşene kadar kavurun. En son tereyağını ekleyin. Köpürünce, kırmızı biberini atıp ocaktan alın.
  • Diğer tarafta, ayrı bir tencerede erik ekşisi, yoğurt, un ve yumurtayı çırpıp üzerine 2 su bardağı da su ilave edin.
  • Kaynayana kadar, devamlı karıştırın.
  • Pişen kiraz köftelerini yoğurdun içine alın. Kesilmemesi için tahta kaşıkla yavaş yavaş karıştırın.
  • Kavrulmuş soğandan 2 yemek kaşığı kadar köftenin içine ilave edin.
  • Kaynayan köfteyi ocaktan alın. Servis ederken, her tabağın  üzerine bir kaşık kadar kavrulmuş soğan gezdirin.
Malatya’lı Selma kardeşimizden bir kaç püf noktası:
1.Yaprakları iki yada üçe bölerek sarınca hem daha küçük hemde damarları alınmış oluyor,
2.Pişirme esnasında suyuna sıvı yağ eklenirse lezzet patlaması oluyor.
3.Köftelerin haşlanmış haline sarmısaklı yoğurt dökerek soğuk yenebiliyor.
Bu da Malatya’lı Aysun ablamızdan
  1. Bu köfte yarmayla yapılır bulgur ve unla yapılan yumuşak olur aynı tadı vermez
  2. Ben annemin yaptığı gibi yoğurtuna katacağım unu tereyağında kavurup kef diyoruz öyle katıyorum
  3. Yaprakların sap kısımlarını koparıyoruz,  daha ince sarıyoruz
Son not benden: İşin ehillerini görünce Walla tırstım :)

Diğer Malatya yemekleri

Özellikle çocuğu olmayan, tüp bebek tedavisi olan hanımlar lütfen Senem Hanım’ın bu hafta ki YAZISINI okusunlar.

125 Yanıt to “Kiraz Yaprağı Köftesi”

  1. zişan Says:

    ayyy keşke cahide hanım benim komşum olsaydı yada arkadaşım siteye bi girdim mi çıkamıyorum düşünceleriniz çok güzel Allah yolunda hizmet etmek bu olsa gerek …Allah ın selamı üzerine olsun cahide hanım

  2. KübraNur Says:

    O kadar seviyorum ki mübareği ağacı götüresim geldi birden :) Anladım abla teşekkür ettim :)

  3. KübraNur Says:

    Kiraz yaprağı buldum ablacığım hemde yanı başımda bitişik komşumda :) Toplamak için izin de istedim fakat birşey sormak istiyorum yapraklarını toplasam meyve vermesini etkiler değil mi Meyve verdikten sonra mı toplayayım o zamanda geç olmaz mı? Yeni yeni kızarmaya başlamış kirazlar. Benim amacım biraz toplayıp salamura yapmak :)

    • Cahide Says:

      Canım dalları tamamen çıplak bırakmıyacaksın ki :) Aralarından 1 er, 2 şer toplayacaksın. Kart olanlar değil, taze nazik olanları alacaksın. Ama en ufaklarda olmasın tabi.

  4. tülin ekinci Says:

    paylasımlarınızı cok begeniyorum ..bende takipçilerinizden biriyim artık :)

  5. gulcan Says:

    cahide kardesim yorumu nu simdi okudum .Bilmedem semi kirdim ise hakkini helal et .ben sahis olararak degilde geneli kastettim.hatta peygamber efemdimizinde bir hadisi var tam orijinali aklimda degil ama birinin namaz kilmasina vesile oldun diyelim o namaz kildigi muddetce sen de sevap aliyorsun ser istede ayni durum hadisi tam hatirlayamadim aciklamasini anlaaya calistim gerci sen daha iyi bilirsin.birde sunu itiraf etmek isterim bizim gibi dusunenlerin olmasi beni cok sevindiryo .inanirmisin cevabini aglayarak okudum Bemde seni seviyorum Allah icin Alaha emanet ol

  6. Cahide Says:

    Amr b. Yahya’dan; “babamı, babasından (naklen) şöyle rivayet ederken duydum:
    (Babam) dedi ki sabah namazından önce Abdullah b. Mes’ûd’un kapısının önünde otururduk. Çıktığında, onunla beraber mescide giderdik. Neyse (bir gün) Ebû Musa el-Eş’arî yanımıza geldi ve;
    “Ebû Abdirrahman (yani Abdullah b. Mesûd) şimdiye kadar yanınıza çıktı mı?” dedi. “Hayır” dedik. O da bizimle beraber oturdu. Nihayet (Abdullah) çıktı. Çıkınca toptan ona ayağa kalktık. Sonra Ebû Musa ona şöyle dedi:
    “Ey Ebû Abdirrahman! Biraz önce mescidde yadırgadığın bir durum gördüm. Ama yine de, Allah’a şükür, hayırdan başka bir şey görmüş değilim. (Abdullah) “Nedir o?” diye sordu. O da; “Yaşarsan birazdan göreceksin” dedi (ve) şöyle devam etti:
    “Mescidde halkalar halinde, oturmuş, namazı bekleyen bir topluluk gördüm. Her halkada (İdareci) bir adam, (halkadakilerin) ellerinde de çakıl taşları var. (idareci): “Yüz defa Allahu ekber deyin” diyor, onlar da yüz defa Allahu Ekber diyorlar. Sonra, yüz defa La İlahe İllallah, deyin diyor, onlar da yüz defa La ilahe İllallah diyorlar. Yüz defa Sübhanallah deyin diyor, onlar da yüz defa Sübhanallah diyorlar.”
    (Abdullah b. Mes’ûd); “Peki onlara ne dedin?” dedi. “Senin görüşünü bekleyerek -veya “senin emrini bekleyerek” -onlara bir şey söylemedim.” dedi.
    Dedi ki; “onlara kötülüklerini hesab etmelerini emredip (bununla) iyiliklerinden hiçbir şeyin de zayi edilmeyeceğine dair onlara güvence verseydin ya!” dedi. Sonra gitti, biz de onunla beraber gittik. Nihayet o, bu halkalardan birine geldi, başlarında durdu ve şöyle dedi: “Bu, yaptığınızı gördüğüm nedir?”
    Dediler ki; “Ey Ebû Abdirrahman! Bunlar çakıl taşları. Onlarla Ellahu Ekber, La ilahe İllallah ve Sübhanallah deyişleri sayıyoruz.” (Bunun üzerine Abdullah b. Mes’ûd) dedi ki;
    “Artık kötülüklerinizi sayıp (hesab edin)! Ben, iyiliklerinizden hiç bir şeyin zayi edilmeyeceğine kefilim. Yazıklar olsun size! Ey Ümmet-i Muhammed, ne çabuk helak oldunuz! Peygamberinizin -salallahu aleyhi ve sellem- şu sahabesi içinizde hâlâ bolca bulunmakta. İşte onun elbiseleri, henüz eskimemiş; kapları, (henüz) kırılmamış. Canım elinde olan Allah’a yemin olsun ki, sizler kesinlikle ya Muhammed’in dininden daha doğru yolda olan bir din üzerindesiniz (-ki bu imkânsızdır-) veya bir sapıklık kapısı açmaktasınız.”
    Onlar; “Vallahi, ey Ebû Abdirrahman, biz, başka bir şey değil, sadece hayrı (elde etmeyi) İstedik” dediler.
    O da şöyle karşılık verdi; “Hayrı (elde etmek) isteyen niceleri vardır ki onu hiç elde edemeyeceklerdir. Resûlullah -salallahu aleyhi ve sellem- bize haber vermişti ki; Kur’an’ı okuyacak olan bir topluluğun bu okuyuşları sadece dilde kalacak, onların köprücük kemiklerini ileriye geçmeyecek. Vallahi, bilmiyorum, belki onların çoğu sizdendir.” Sonra Abdullah onlardan yüz çevirdi .
    (Amr b. Yahya’nın dedesi) Amr b. Selime, bundan sonra şöyle dedi: Bu halkalardaki (insanların) tamamını, en-Nehrevân olayında, haricîlerin yanında bize karşı vuruşurken gördük.”

    Darimi(206) Taberani bunu hasen bir isnad ile rivayet etmiştir. Bkz.: Taberâni(9/125) Mecmau’z-Zevâ’id, (1/181). Hadisin merfû kısmı için bkz. Müslim(1/663); İbn Mâce(1/59); Ahmed b. Hanbel(1/380, 404)

  7. esfer Says:

    tamam ablam teşekkür ederim beklicem yazmanı

  8. esfer Says:

    ben istanbuldayım ablam

    • Cahide Says:

      Canımsın, firmaya sorumu yönelttim. Yeni sitelerinde bütün satış noktalarını yazacaklar. Sanırım bugün yeni siteleri açılacakmış.

  9. gulcan Says:

    sibel hanim Apdulkadir geylaninin ilahi armagan kitabini okuda dersine devam efen cemaati varmiydi ,Allah dostlarina uymanin onemini anla.

  10. gulcan Says:

    sunu belirtmelk isterimki ben kimsenin hatasini bulmak arayisinda degilim.sadece bildigim bir gercegi Hadislerle paylasmak istedim.uslubun beni cok kirdi .uzuldum birdaha rahatsiz etmem.Rabbim cumlemizi dogru yoldan ayirmasin.

    • Cahide Says:

      Canım kardeşim, ben senin beni suçlar gibi yazdığın son cümlene binaen onu yazdım. Kırıldım dedin diye o kısmı sildim şimdi. Kusuruma bakma canım. Fevri davrandım. Ne kadar basit sebepler yüzünden birbirimizi harcıyoruz ve kırıyoruz. Gerçekten bize yakışmıyor. Ben yazımın sonunda belirttiğim gibi hiç bir mümin kardeşimi farklı görüşleri yüzünden atamam. Vazgeçemem. Ben seni çok seviyorum kardeşim. Nasıl düşündüğün değil benim için önemli olan.
      Önemli olan Aynı değerleri savunuyor ve inanıyor olmamız. Küçük fikir farklılıkları illaki olur.
      Yorum yaz veya yazma onu sen bilirsin ama bilki benim sana hiç bir kırgınlığım yok Gülcan. Allah sana dert keder vermesin kardeşim…

  11. esfer Says:

    selamün aleyküm cahide ablacım hayırlı günler beyza tavuktan bahsetmişsin nerden alabiliriz peki nerelerde satılıyor

  12. asiye Says:

    ellerinize sağlık bu tarifi hp yaparım çok severim fasulye yaprağıylada çok güzek oluyor biiz dövme unu ile yaparız köftesini farklı bi lezzet olur. bu arada buaralar en çok merak ettiğim konuya değindiniiz inanın ben soracaktım siz yazmasanız kutlu doğum haftasındayız gireceğiz söylediğiniz gibi salavatlar yasinller vs. çok merak etmeye başlamıştım okuyordumda sürekli ama beni çok güzel aydınlattıınız allah razı olsun.

    • Cahide Says:

      Kutlu doğum haftası sonradan çıkarılmış, dinde yeri olmayan, peygamberimizin bizden istemediği, Sahabelerin yapmadığı ve içerisinde bir çok bidati barındıran bir haftadır. Peygamberimiz “beni övmekte aşırı gitmeyin” buyurmuşken, bu abartılı ama içi boş söylemler, çalgılı çengili geceler, hırıstiyan müziğine benzer müziklerle mevlüt okumalar nereden çıkıyor.
      Allah rızası için bunlara itibar etmeyelim. Biz İslamı doğru anlayalım. Emredilenleri yapmaya çalışalım bu bize yeter. Allah bizi şaşırtmasın…

  13. gulcan Says:

    amacim kimsenin hatasini aramak
    degil sadece bildigim birseyi paylasmak isteedim eger sirf senin bildiklerine dogru diyecekseksek kendi dusuncelerimizi yazmaya gerek yok bak sende daha detayli anlattin bende bilgilendim ama uslubuna kirilmadim dersem yalan olur Rabbim cumlemizi habibinin yolundam ayirmasin

  14. sabahat Says:

    sitenizi cok beyendim

  15. KübraNur Says:

    Ahh ablam dün de aklıma geldi şöyle güzel bir kiraz yaprağı köftesi olsa da yesem diye. Anacığım malatyalı bilirim oranın yemeklerini sende çok güzel yapmışsın ellerine sağlık . Yazı da çok güzel yüreğine sağlık.

  16. hicret Says:

    ellerine saglik cahidecim, yemegin gercekten tek kelime ile muhtesem görünüyor.Tarifi kaydettim, insaallah bahcemdeki kiraz agacinda yaprak olunca denemek istiyorum. Türkiyede kiraz agaclari yeserdimi, burdaki agaclar hala kuru yesermedi.

    • Cahide Says:

      Hicret ablacım, gözüm daha bir yeşil ağaç görmedi ki, kiraz ağacınıda görsün..:( Her bahar gelişte gözüm etrafta, uzakta yeşil tarlaları görüyorum. Birde tek katlı evlerin önünde tek tük ağaçlar var. Burası o kadar kuru bir yer ki, eşime ne olur yemyeşil bir yere gidelim de gözüm yeşile doysun diyorum..:)

  17. Bts Says:

    Cahide ablacim sa,
    Nicin namaz kildigini bilmeyen, namazda ne okudugunu bilmeyen, kurani kerimin mealini bir kere bile okumamis azimsanmayak kadar cok musluman var. Ici bosaltilarak yasanan dinimizi insanlarin kalbinde doldurmaya calustigin icin seni seviyorum.
    Sunu da soylemek istiyorum ki Salavati serif cekmek peygamber efendimiz tarafindan da tavsiye edilmis (sadece adi anildiginda degil), bizim selamimiz sonucta o salavatlar, ve peygamber efendimiz o vesile ile bizi daha cok taniyacak. Hem Ahzab suresinde de “O’na salat (ve dua) ediniz ve samimiyetle selam verinuz” buyuruluyor. Bir yandan tv izleyip bir yandan bunu yapanlari tabi ki savunmayacagim, hatra sasirdim diyeyim, fakat birbirimizin de hayirhah’i olmaliyiz. Belki bir tanidigimiz bu vesile ile salavat cekmis olacak, bu hayra vesile olmaktir ve vesile olan da yapan gibidir. Yasin ya da fetih dagitma konusunda da isin icine cok kisinin duasini sokmak var. Dua kulliyet kesbedince kabule karin oluyor.
    Bir de her ne kadar bizim (kendi adima) kalp gozlerimiz kapalu olsa da gonul gozleri acik zatlar peygamber efendimizle baska alemlerde bulusuyorlar. Peygamber efendimiz o zatlara dua ogretmis/tavsiye etmis olabilir. Bu dua dine ekstra bir sey katmak degildir, o dua edilmezse gunah gibi bir durum soz konusu olamaz. Insan istedigi gibi dua edebilir, bunda bir sinirlama yok, (Allah duada asiriya kacanlari sevmez, fakat burdaki asirilik Allah’tan gunah olan seyleri istemek denir) peygamber efendimixin fiziksel beden olarak bu dunya uzerindeyken ettigi sekilde dua etmek tabi ki en faziletlisidir, fakat insanin icinden geldigi gibi ve ya alim zatlarin icinden geldigi dualari etmesi bidat degildir. Duadir bu. Duamiz olmasa ne ehemmiyetimiz var…
    Aeo

    • Cahide Says:

      Hoşgeldin canım..:)

      Araştırdığıma göre, Ahzap suresi 56. ayetteki “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selâm edin.” ayetini Allah ve melekleri bizim gibi salavat getirirler demek olmuyor. Orada ki salattan kasıt yardımdır. Çünkü 43. ayette müminlere de salat edildiğinden bahsediliyor. Evet Allah ve melekleri bize de yardım ediyor. Bizde ibadetlerimizi tam yaparak, islamı yaşayıp anlatarak Allah’ın dinine yardım ederiz.

      Bir mümin istediği kadar Peygamberine salavat gönderebilir. Bunda elbette bir sınırlama olamaz. Bunu ancak kendisi bilir. Çünkü nafile bir ameldir. Yanlış olan İslamda ve Peygamberimiz zamanında yapılmayan bir uygulamanın yaygın olarak yapılmasıdır.

      İmam malik der ki; femalem yekun yevme izin dinen felem yekunun yavmine din” o zaman dinde olmayan şey bugün de dinde yoktur.

      Muhacir ve Ensarın bilmedigi yapmadığı hiç bir şey dinden değildir…

      Zaten bütün bidatler dindenmiş gibi durur ve bu yüzden insanlar rağbet ederler. Kötü görünse kimse kabullenmezdi elbet. Ama bizim ölçümüz Kur’an ve Sünnet’i seniyye olmalı. Oralarda bulamadığımız uygulamaları kim derse desin yapmamalıyız.
      Herkes kendi duasını içinden geldiği gibi edebilir. İstediği kadar zikir çekebilir. Sevdiği birine, dostuna benim şu sıkıntım var, beni de duanda unutma denilebilir. Ama şunun için şu kadar salavat, bunun için bu kadar yasin dinin özüne ters uygulamalardır.

      Hatta Mehtap TV de program yapan Faruk Beşer’e de bu konular sıkça sorulmuştu. Ondan dinlediklerimle beraber, bu yöndeki fikirlerim daha da bir pekişti.
      Küre TV den araştırabilirsin..:)
      Allah’a emanet ol canım…

  18. arzu Says:

    Esselamün aleyküm Cahide ablam;Dediklerinize katılıyorum bazıları bu tarikatlara katılıp şeyhlerini andıklarında titremeler değişik değişik hareketler bana bunlar ters geliyor önce peygamber (s.a.v)i anmamız gerekir.Yemeğin çok değişik vede lezzetli görünüyor ellerine sağlık Allah’a emanet ol canım..

  19. elif zeynep abdullah Says:

    teslimolan.blogcu.com/risaleyi-nura-reddiye/10482409

        • elif zeynep abdullah Says:

          yukarıdaki linkleri vrmemin sebebi karalamak için değil sorgulamak içindir, içinde olmak ya da dışardan bakmak gibi yani, doğruya doğru , yanlışa yanlış demek ancak kesin bilgi ile olur, araştırmak , kalbin hakikaten mutmain olup olmadığını anlamak, nefis mi mutmain kalp mi diye sormak kendine her durumda, Kur’an-Kerim ve Hadis’ i Şerif leri en üste koyup onların gölgesinde incelemek geri kalan herşeyi,mü’minler kardeştir kelime i şehadeti kalben inanarak söyleyen herkesi kardeş olarak görürüz biz, kardeş kardeşin iyiliğini ister hep buradaki paylaşımlarımızın amacı da budur ancak, Allah cc hepimizi dosdoğru yolda olan ve son nefesimize kadar yolundan ayrılmayan kullarından eylesin

  20. aişe ravza Says:

    eğer anlamadıysanız biraz daha konuyu açabilirim.:)

  21. ayşegül Says:

    esselamün aleyküm ve Rahmetullah ablacım ellerine sağlık yutkunarak baktım aama malesef buralarda bu yaprağı bulacağımı hiç sanmıyorum çünkü tanıdığım kimsenin kiraz bahçesi yok.hep merak ederim sarmasını yemeklerini bu yaprağın ama hiç denemedim deneyenlere afiyet olsun.ben bişey sorcam ablam ya acaba peynir mayasını açtıktan ne kadar sonraya kadar buzdolabında saklayabilirz.sen sürekli kullanıyorsunya sorayım dedim.benim burda hiç bulunmuyor eczacımız bana depodan getirtiyor senin tarifleride denedim süper oldular peynirlerim ama birkaç aydır dolapta yani peyni yapsamsa hemen bitmiycekki napıyım ben bu mayayı:(((

  22. ayşegül Says:

    ”gerçeğin ötesinde delaletten başka ne kalır?”(yunus suresi10/32)
    ”işte benim dosdoğru yolu.ona tabi olun.yoksa başka yollara uymayınki sizi O’nun yolundan ayırmasın”(enam süresi6/155)
    hz.AİŞE(r.a)demiştirki:Resullüllah(S.a.v)şöyle buyurdu”kim,bu dinimiz hususunda onun aslı ile bağdaşmayan bir şey ihdas ederse(ortaya koyarsa)”o şey reddedilir(itibar
    edilmez,geçersizdir)”Buhari,sulh5;Müslim akdiye 17,18
    cabir R.a demiştirki:Resullullahs.a.v hutbe irad ettiği zaman gözleri kızarır,sesi yükselir,”düşman sabah akşam,üzerinize baskın yapıp hucum edecek,kendinizikoruyunuz!”diye ordusunu uyaran kumandan gibi celallenirdi.yine bir defasında şehadet parmağı ile orta parmağını birleştirerek,Ben kıyametle arası şu iki parmak
    kadar yakın olan bir dönemde peygamber olarak gönderildim” buyurdu ve sözünü şöyle sürdürdü:”diyeceğim şudurki:sözlerin
    en güzeli ALLAH’ın kitabıdır.yolların en hayırlısı MUHAMMED’in
    s.a.v.yoludur(sünnetidir)işlerin en kötüsü,KUR’ANve sünnete
    muhalif olarak sonradan ortaya çıkarılmış bid’atlerdir.her bid’at
    dalalettir(sapıklıktır,özden uzaklaşmaktır)ben
    müminlere kendilerinden daha yakınım.vefat eden bir mümin geriye
    servet bırakırsa ,o mal varislerinin,çoluk çocuğunun olsun.fakat
    borçlu olarak vefat eder veya ardında yetimler bırakırsa o borcu
    ödemek ve yetimlere bakmak bana düşer”Müslim,cum’a43
    Irbaz ibn sariye r.a.demiştirki :Resulullah s.a.v bize öyle bir tesirli konuşma yaptıki kalplaer ürperdi,gözyaşları ceyhun oldu.bizler :”ey ALLAH’ın Resulu ,bu öğüt sanki bir veda konuşmasına benziyor,bize ne tavsiye buyurursun?dedik.Resulullah s.a.v.”size takva dairesinde hareket ederek ALLAH’tan korkmayı ve başınızda bulunan Habeşli (siyahi )bir köle dahi olsa,dinleyip itaat etmeyi tavsiye ediyorum.içinizden ömrü olanlar,ileride pek çok ihtilaflar görecektir.işte o zaman siz benim yolumu yol edinin ve bu yolu azı dişlerinizle tutar gibi sımsıkı tutun.Bid’atlerden sakının.zira her bi’dat delalettir(dinin özünden sapmaktır)Ebu Davut,sünnet:5,Tirmizi,ilim 16

  23. zubeyde Says:

    CAHİDE HANIM
    HAZIR YUFKADAN PATATESLİ BÖREK VE KISIR TARİFİNİZ VARSA VEREBİLİRMİSİNİZ.
    BİRDE ARA KREMA PİŞİRME TARİFİNİZİ SİTEDE NEREDEN BULABİLİRİM.
    KOLAY GELSİN

  24. gülay Says:

    oyuncak bebek den bahsetmişin o halde ben de bir anımı anlatayım kız meslekte okur iken bize telden barbie bebek büyüklüğünde folklor giysisi giyecek bebek yaptırdılar bebek değilde lafın gelişi sonradan bunun çok günah olduğunu duydum ve ani bir kararla sobaya attım o kadar da güzeldi ki sobada yanınca ne mi oldu secde vaziyetine geldi hiç unutmam bunu annem de çok şaşırmıştı atmamı hiç istemiyordu

  25. meral gündüz Says:

    CAHİDE HANIM ELLERİNİZE SAĞLIK
    GÜZEL ŞEYLER YAPMIŞSIZINIZ. ŞU DAĞITIM İŞLERİNE BEN DE KARŞIYIM
    MEVLAM KENDİNE KUL HABİBEN ÜMMET EYLESİN

  26. Nadire Says:

    Cahide ablacığım bir videoda benden olsun müsade edersen

  27. ç.ş.t Says:

    Abla tariflerinde bulamadım. Onun için burdan yazdım. Elimde yarım kilo kadar ısırgan otu var onu ne yapabilirim? Çorba yemek veya salata nasıl kullansam…

    • Cahide Says:

      Canım ısırganlı yemek vardı. Çok nefis olmuştu:)
      Birde ısırganlı tuzlu kek

      • zerdali mişmiş Says:

        bence gözlemesi de çok güzel olur..içine biraz lor,tereyağı,soğan ve baharat ekip tavada hoş bir gözleme yapabilirsiniz..

    • hicret Says:

      c.s.t kardesim, ISIRGAN otu tarif sormussun cahideden, alternatif cogalsin diye, sana benim tarifi de vereyim istedim.Tavaya biraz siviyag koy bir bas sogani kavur. Soganlar yumusayinca tuzunu biraz yemeklik toz biberi ve yikanip dogranmas ISIRGAN otunu ilave et ara sira karistirarak pisir ve servis yapacagin zaman üzerine sarimsakli yogurt gezdir, nefis oluyor. Eger ispanaginda varsa karisik olarakta yapabilirsin. Ayrica ISIRGAN otundan gözlemede yapabilirsin.

  28. Cahide Says:

    Sapıtmayan, saptırmayan herkesten Allah razı olsun. Doğru olanlara sözüm yok benim fakat öyle meşhur tarikatler var ki, tabi olan insanların çoğu saf, iyi niyetli insanlar ve herşeye gözü kapalı inanıyorlar. Müminler ALLAH’ın dostlarıdır. ALLAH’a yakın olmaya çalışan her mümin ALLAH dostudur.
    Bu tabiri belli kişiler için kullanmak beni üzüyor. ÇÜnkü bir vahiy inmemişki bu kesin ALLAH dostudur denilebilsin.

    Bu konuyu da ayrıca konuşalım inşaALLAH. Muhabbetlerimle kardeşim

  29. mimarlık Says:

    oldukça lezzetli gözüküyorlar..

  30. Cahide Says:

    Canım bu yazıcılar koluyla mı alakalı? tam konuyu bilmiyorum. Niye durmadan yazıyorsunuz ki?

  31. öğrenci Says:

    cahise hanım yeni öğrendiğim bir bilgiyi paylaşmak istiyorum belki benim gibi bilmeyenler vardır.
    İCAT ETMEK : Yaratmak demek, MUCİT : Yaratıcı demek.
    İnşaaallah bundan sonra bu kelimeleri kullanırken daha dikkatli oluruz.

    • Cahide Says:

      Benim bulduğum manalarda şöyle:

      [1] Yeni bir şey ortaya koymak.
      [2] Olmayan bir şeyi olmuş, var gibi göstermek.

      Ben türetmek anlamında kullandım.

      • zerdali mişmiş Says:

        allah eşyayı ve tabiatı insanın emrine verdiğine göre,insanların bunları işleyip ve istediği hale getirme ilmini de vermiştir..işte burada akıl devreye girer ve aklını çalıştıran zeki insanlar icat yaparlar..bence de icat etmek,allahın ilminde olanı ve insanın hizmetine verdiği şeyleri akıl yoluyla şekillendirip ortaya çıkarmaktır..en azından biz bu anlamda kullanıyoruz,sizin kastettiğiniz yaratma anlamında asla değil..

  32. ebrarsueda Says:

    canım benim bugün yorum yazmayıp çıkacaktım ama baktım benim köftem eeeee yorum yapmamak olmaz
    daha iki gün önce en çok sabah namazını kim kılacak diye kursda yapılan yarışmada bir hafta içinde hepsini kılarak birinci olan gözümün nuru zeynep ebrarıma süpriz olarak yaptım
    bir kaç püf noktasıda ben vereyim
    bir bu köfte yarmayla yapılır bulgur ve unla yapılan yumuşak olur aynı tadı vermez
    iki ben annemin yaptığı gibi yoğurtuna katacağım unu tereyağında kavurup kef diyoruz öyle katıyorum
    üç yaprakların sap kısımlarını koparıyoruz
    dört daha ince sarıyoruz
    eeeee konu uzmanlık alanım olunca biraz uzattım ayrıca menekşe fındık dut fasulye sarmaşık ayva veeee ıhlamur yapraklarıda sarılır kiraz bulamıyorsanız ıhlamur o kadar güzel ve şifalıdırki tavsiye ediyorum.cahidem malatyamızın bu özel yemeği eminim sayende daha çok tanınacaktır

    canım sen yaygınlaşan bidatları yazınca benim tarikatımın güzelliği ortaya çıkıyor hocamız derki kimse sizin derdinizi tam olarak bilp dua edemez.tabiiki birbirimize dua edecez ama sayı vererek zorlamayla değil gönülden yapılan dua zorla okunan kurandan etkilidir.üstelik ne niyete yapıldığını bilmeden okuduğumuz dua ve kuranlar farklı niyetlerse bizde ona katılmış oluruz .mesela faizden rüşveten adam hapse giriyor çıksın diye dua ettiriyorlar edersen sende ona ortak olursun .yani tarikatların doğru ve güzel olanlarıda var
    rabbim yar ve yardımcımız olsun inş

    • Cahide Says:

      Canım ablam, doğru olan varsa benim ona zaten sözüm olamaz. Bizim derdimiz İslamdan gibi görünüp de İslamın özünü çürütenler.
      Bidatsiz, hurafesiz olanlara can kurban.
      ALLAH’a emanet ol ablacım…

      • zerdali mişmiş Says:

        ebrarsueda ablacığım ne hoş hemşehriyiz demek..senin verdiğin püf noktalar çok güzel..bana gelen köfteler de incecikti.4 yada 5 kişi toplaşıp sarmışlar..cahideye de hak vermek lazım..tek başına bu zahmetli yemeği göze alıp yapmış ya..bende herhalde tek başıma sabırla yapamam..aileye göre yapılır ama kalabalığa sabır ve yapacak çok insan lazım..

        • zerdali mişmiş Says:

          cahide farkındaysan güzel yazılarına yorum yazmaz oldum..sen benim düşüncelerimi ve seni desteklediğimi biliyorsun..tarikat ve salavat yazın yine gediğine oturmuş..en güzel salavat kuranı ve sünneti hakkıyla yaşamaktır..ayette allah ve melekleri ona salat ederler derken,onun safında ve yardımındadır anlamı var..en güzel salavat kuranı hakkıyla okuyup sindirmek ve hayatımıza nakşetmektir…

    • Cahide Says:

      Abla menekşe yaprağını ilk kez duruyorum. Ağzım açık kaldı gerçekten. Malatya insanının ne kadar zeki olduğunu bir kez daha teyid ettin :) Püfleri ekliyorum

  33. gulcan Says:

    kiyamet gunu insanlarin en cok azap gorecek olani Allahin yatattiklarini taklit edenlerdir.hadis Buhari veMuslim

    Her resim yapan atestedir .yapmis oldugu her resme can verilecek ve can verilen o resimler cehennemde ona azap edecektlerdir.Hadis muslim birseyi bilmeden yapiyorsak gunahi kendimize olur ama bize uyarak yapamlar varsa onlarin da gunahi bize yazilir dikkatini cekerim cahhide kardesim o orgu oyuncak bebeklere Selamlar

    • Cahide Says:

      Ben kızıma, barbie bebek almadığım için ve oyuncak bebekler daha çok insan yüzüne benzediği için hazır almadım, kendim ördüm
      Ayrıca resim çizmeye bende karşıyım ve mümkün olduğunca çocuklarımı engellemeye çalışıyorum.

      îslâm, putperestlik bir daha hortlamasın diye, gölgesi olan üç buutlu canlı heykellerin, bu anlamda kabartma şekilleri kesinlikle haram kılıp yasaklarken, çocuk oyuncaklarına cevaz vermiştir. Bu cevazın amaçlarından biri, çocuğa yine çocuk sevgisini aşılamak ve onun zamanını ileride kuracağı aile yuvasının hayalleri ile değerlen-dirmektir.

      Hazret-i Âişe Validemizden yapılan sahih rivayete göre, şöyle anlatıyor :
      «Yapılan kız çocuğu şeklindeki oyuncak bebeklerle oynayıp vakit geçirdim. Peygamber (A.S.) Efendimiz bazen içeri girdiğinde yanımdaki kız çocukları olan arkadaşlarım dışarı çıkarlarda, Pey­gamber (A.S.) Efendimiz dışarı çıkınca onlar tekrar yanıma gelir­lerdi.

      Buharî – Ebû Dâvud : Âişe (R.A.)’den.

      Buharî ve Ebû Davud’un sahih senetle rivayet ettikleri hadîsten, çocuk oyuncakları canlı varlıkların şeklinde de olsa buna müsaade edilmiştir. Hz. Âişe Validemiz çok genç yaşta iken Peygamber Efendimizle evlenmişti. Onun birkaç tane samimi kız arkadaşları daha vardı, ara sıra gelirler, onunla beraber oyuncak bebekler yapıp oy­narlardı. Peygamber (A.S.) Efendimiz mükerreren buna rasladığı
      halde engel olmamıştır.
      Yine Hz. Âişe Validemiz (R.A.Î anlatıyor :
      — Peygamber (A.S.) Efendimiz ya Tebük seferinden ya da Hay-; ber savaşından döndüğünde Hz. Âişe’nin odasına girdi. Odadaki raf üzerindeki perdeyi rüzgâr kaldırınca arakasında Hz. Âişe’ye ait oyun­cak bebeklerin bulunduğu göründü. Bunun üzerine Peygamber (A.S.) Efendimiz sordu :
      — Bunlar nedir ya Âişe!?
      — Kızlarımdır, diye cevap verdi.
      Peygamber oyuncaklar arasında bir de iki kanatlı bir at oyun­cak gördü.
      — Oyuncaklar arasında gördüğüm şu nedir, diye sordu. Hz. Âişe (R.A.) :
      — At’tır, diye cevap verdi.
      — Ya şu iki tarafında olanlar nedir?
      — Kanatlarıdır.
      — İki kanadı olan bir at öyle mi? diyerek hayretini belirtmek is­tedi. Bunun üzerine Hz. Âişe (R.A.) :
      — Süleyman Peygamberin kanatlı hayli atlarının bulunduğunu duymadınız mı? deyince, Peygamber (A.S.) dişleri görünecek şekilde güldü

      Ebû Dâvud – Nesâî: Hz. Aişe (R.A.)’den.

      • yağmur Says:

        bu yazdıgınız hadis in ilk kısmını sanki bir yerde okumuştum son kısmını ise ilk kez duydum ….:)

  34. Cahide Says:

    Gülayım Salavat çekmek kötü olur mu hiç?

    Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selâm edin.(Ahzap suresi: 56)

    (Bir gün) Allah Resulü (a.s.) yanımıza geldi.
    Bunun üzerine Ey Allah’ın Resulü! Sana nasıl selam vereceğimizi öğrendik. Fakat sana nasıl dua edeceğiz? diye sorduk. O bize şöyle deyiniz buyurdu:

    “Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed.
    Kema sallayte ala ali İbrahim. İnneke hamîdun mecîd.
    Allahümme barik ala Muhammedin ve ala ali Muhammed.
    Kema barekte ala ali İbrahim. İnneke hamîdun mecîd.”
    Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 614

    Salavat getireceğiz elbette ama, böyle oyun oynar gibi salavat dağıtmak, şarta bağlayıp hergün şu kadar çekeceksin diye bir şey yok.
    Ama kişi kendi kendisine vird edinebilir. Yani sen alışkanlık etmişsindir, ben her gün 100 kere salavat getireceğim demişsindir bu olur.
    Fakat bunu mecburmuş gibi göstermek, görev gibi vermek dağıtmak bidate girer.

    Ayrıca en güzel salavat Efendimiz’in bize bildirdiği Salli barik dualarıdır. Ya da kısaca “Allahumme salli ala seyyidina Muhammed” denebilir.

    Tefriciye diye bir salavat çeşidi yoktur. Bu çok sonradan uydurulmuş bir duadır. Rasulullah bize bunu öğretmediyse, bizimde yapmamız doğru olmaz.

  35. Cahide Says:

    Yok kardeşim. Emin olun hiç üzülmüyorum…

  36. Elif'in defterinden (mndlna) Says:

    Merhaba Cahide Abla, bir süredir sayfanızı hem hayretle hemde mutlulukla okuyorum. O kadar güzel şeylerden bahsediyor ve öyle örnekler veriyorsunuz ki, daha önce bunları duymamış olduğuma şaşırıyor ve eksikliğimden dolayı utanıyorum. Ben çevredeki çoğu insana göre dindar olan bir aile büyüdüm, ailede herkes biz çocukları ” Bak yavrum ne güzel ağaçlar var, şükredelim ki Allah onları bizim için yarattı, zarar vemeyelim” ya da “Yemek yedik, bak sevdiklerimizi yedik, Rabbim nasip etti oldu hadi şükredelim.” diye büyüttü. Küçük yaşta Kuran okumayı öğrendik, dualar sureler ezberledik ama ben bir yerlere eksiğim olduğunu biliyorum ve bunu telafi etmeye başlamak istesem de nereden başlayacağımı bilmiyorum aslında. Etrafımdaki çoğu insan herhangi bir cemaat yada tarikate mensup ve biz ailecek hiç bir zaman öyle oluşumların içinde de bulunmadığımdan öyle arkadaşlıklar da kuramıyorum. Bir şeyler okumaya başlamak istiyorum ama nereden başlayacağımı bilmiyorum. Fikrini almaya karar verdim, ve dinimizi hiç bilmiyormuşum gibi farz ederek okumaya başlamaya karar verdim. Güzel güzel anlatan, sıkmadan yormadan anlatabilecek ya da dinletebilecek kaynaklara ihtiyacım var ablacım. Neleri okumalıyım ve nerelerden başlamalıyım, bana bu konuda yardımcı olur musun ?

    • Cahide Says:

      Canım benim Karınca Kitabevindeki kitapların çoğu güvenilir ve anlaşılır. Özellikle Feyzullah birışık’ın kitaplarını tavsiye ederim.
      Ayrıca yanlış yollara kaymamak için, Celalettin vatandaş’ın Vahiy’den kültüre adlı kitabını oku ve toplum üzerinde din adına uygulanan oyunları ve yanlışları farket.
      İsra Fm deki sohbetler de çok güzel ve faydalı. saffet bakırcı, Ali küçük, Addurrahman ateş’in siyer dersleri fevkalade derslerdir. Nurettin Yıldız’ın sohbetlerinden de faydalanabilirsin.

  37. ç.ş.t Says:

    günaydın abla, evet annemlerde gittiği sohbetlerde yasin dağıtımı falan oluyor. Hatta geçen demişti hasta bir kardeşin adına okuyorlarmış. Anneme bu tarz şeyler bidattır dedim ama fazla bilgim olmadığı için tam açıklama yapamadım.

    Benim dikkatimi de şu çekiyor bazı yasin kitaplarında işte 100 ihlas oku dileğin kabul olsun veya N. Hatipoğlu cuma sabahları ATV’de hep söylüyor şu kadar oku şöyle olsun böyle olsun diye kafa karışıyor.

    Yemek çok güzel ve değişik tarifmiş. Bu yapraklarında işe yaradığını ilk defa duydum. Denemek lazım misafirlere böyle bir süpriz yapmak lazım. Teşekkürler

    • Cahide Says:

      Popüler hocalara lütfen dikkat edelim canım.

      • ç.ş.t Says:

        Haklısın abla.

        Ben işe giderken mesala serviste hep işte sayılı dualar selavatlar çekerdim. O günüm benim o kadar yorgun bitkin devamlı esniyorum uykulu geçerdi anlatamam. Sonra senin vesilenle bıraktım. BAktım o halsizlik kalmadı. Yanlış yapınca saten şeytan hep üstünde oluyor de mi?

        Abla bir de ben şimdi sabah namazına kalkamıyorum aslında istesem kalkarım ama nedense kalkmıyorum uyandığımda kılıyorum. Şimdi takvimde imsak ve güneş saati var. Sahuru imsak vaktine göre yapıyoruz. O saatte ezan okunmuyor. Güneş saatinde de okunmuyor. Ben bu güneşi anlayamadım. Sabah namazını güneş saaatine kadar mı kılabiliriz. Ben saat:10 da hem faz hem sünnet kılıyorum yanlış mı yapıyorum…

        • Cahide Says:

          Canım sabah namazını güneş saatine göre yani güneş doğana kadar kılabilirsin. Mümkün olduğunca sabah namazını vaktinde kılmaya çalış canım.O vakitte kılınan namazın ecrini, hiç bir zaman elde edemezsin

        • Cahide Says:

          O kadar ayrıntılı yazıyorum ki, yine de yanlış anlaşılması beni üzüyor. Ben salavata kuran okumaya nasıl karşı olabilirim haşa sümme haşa!
          Ben sadece bu kadar sayı halinde dağıtılmasının ve iş olsun diye okunmasının bidat olduğunu söyledim. Bunu zaten bilinçli din adamlarıda böyle söylüyor. Lütfen sizde itham ederken biraz daha dikkatli olun. Kırdığınızı farketmiyorsunuz sanırım

  38. aişe ravza Says:

    sizdende allah razı olsun.asma yaprağını sardığınız gibi sarabilirsiniz.haşlama süresi kısa tutulmalı.sardıktan sonra tek tek tencereye dizip salçalı sıcak su ve zeytinyağı gezdirip pişiririz .ben salçalı daha çok beğeniyuorum:d Sizden bişey isteyeceğim ablacım.Nikah hükmü nedir.Bu konuda yardımcı olurmusunuz internetten araştırdım pek anlayamadım.İmam nikahı osmanlı zamanından gelen bişey niye dinimizce emredilen bişeymiş gibi bildik şu güne kadar.ben öle biliyordum.Peygamber efendimiz (sav) zamanında da öleydi sanıyordum .Ama değilmiş.falanca filanca kişi evleniyor diye duyrulumuş.Yardımlarınız için allah razı olsun

  39. ikbal erel Says:

    pardon selvi hanımaydı sözlerim..ama hülya hanımda zaten pekde iyi şeyler yazmamış!!hülya hanım sizde önce tarikatleri bir araştırın lütfen..

  40. aişe ravza Says:

    Selamün aleyküm bu ne güzel tariftir.ve yazıdır.Maşallah Barekallah,Subhanallah.Bende size bir tarif sunmak isterim beyaz dut yapraklarından sarma yapabilirsiniz çok lezzetli ve güzel oluyor.Yalnız dut yaprakları fzla haşlanılmamalı zaten pişme süresi ona yetiyor.içine istediğinizi koyabilirsiniz.ben normal sarma içinin aynısını dut yapraklarıyla sardım.tadı muhteşem

    • Cahide Says:

      Evet kardeşim, dut yapraklarını da sararız biz. Ama kiraz yaprağı gibi. Yine de daha iyi bilen arkadaşlar yardımcı olabilirler..:)
      Allah razı olsun Ayşeciğim

      • yağmur Says:

        ben birşey sormak istiyorum öncelikle kiraz yaprağı da asma yaprağı kadar lezzetli oluyor mu ????ikincisi nasıl salamurası kurulur???bizim köyde kiraz satışı yapılır kadınlar bir bilseler onun böyle sarıldığını meşhur oldugunu ağaçlarda yaprak bırakmazlar :)) asma yaprağı salamurası sarması kıymaşı çok meşhurdur …yani çok merak ettim nasıl kuruldugunu anlatırsanız çok zevinirm…

        • Cahide Says:

          Canım bazıları kurutur bazıları salamura yapar. Salamurası aynen asma yaprağı gibi olur. Sen yinede köydeki kadınlara söyleme :)

  41. ikbal erel Says:

    lütfen tarikatlere şeyhler laf atmayın!!inanmıyor olabilirsiniz.toplumun yarası demişsiniz cahide hanım inanın çok şaşırdım bunları okuyunca.gerçek tarikatlerin amacı ALLAHI unutmuş insanlara ALLAHI hatırlatmak onlara doğru yolu göstermek ve RESULULLAHIN YOLUNU onların kalbine yerleştirmektir .nasıl hasta bir insan doktora gitmeden iyileşemiyorsa biz insanlarda manevi yönden hasta olmuş kalplerimizin tedavisi içinde bir mürşide ihtiyacımız vardır.tevvekkülde bundan ibarettir.önce tedavi olacaksın sonra ALLAHtan isteyeceksin.dolayısıyla tarikat yara değil olsa olsa kalplere şifadır.tabiki de gerçeğini araştırıp bulmak gerekir .örneğin nakşibendi tarikatının öncüsü HZ.EBUBEKİR dir.hülya hanım sizide kim tutuyor Allah aşkına!!!sizin sünnete kurana uymayışınız tarikatlerin suçumu?AYRICA;tarikate bağlı olan bir kişi ibadetlerine daha çok önem veriyor yani tarikat yoldan çıkarmıyor insanı yola getiriyor.lütfen bilip bilmeden konuşmayın!!!

    • Yasemin Şahin Says:

      rabia kardeşim sözlerinize katılıyorum.bende yolumu bulmak için çok dolandım allahıma şükürler olsunki karşima çıkan güzel insanlarla yolum aydınlandı.allah hepsinden razı olsun

    • JÜLİDE Says:

      Cahide Hanım,
      hakkınızı helal edin yine karışıyorum ama Nakşibendi tarikatı kelimesini çok fazla alakası olmadan kullanıyorlar.
      Önceki yazıma biraz kızdınız sanırım, eğer kırdıysam özür dilerim. Ben sizin söylediklerinize karşıt birşey yazmak için yorum yapmamıştım. Kendi görüşümü yazma istedi duydum sadece.

      Birdaha söylüyorum, Nakşibendi tarikatı deyip de geçmeyelim, inceleyelim. Nakşibendi ne demek, nerden gelmiş, bu tarikatın gerçekleri nedir. Bu konuyu ayrıyeten görüşelim dediğiniz için açmıyorum şuan…

      Ama bu koyduğunuz sohbetin benim yolumla yakından uzaktan alakası yok. Ve inanıyorum ki İkbal Erel kardeşimin yoluylada alakası yok. Lütfen tarikat veya nakşibendi deyip geçmeyelim, çok rica ediyorum.

      Hakkınızı helal edin…

      • Cahide Says:

        Jülide kardeşim ben size asla kızmıyorum, buna ne hakkım var? Zaten benim derdim birbirimizi kırmadan bazı konuları konuşabilmek.
        Yalnız bu sohbetin bir bölümü. Tamamını dinlerseniz, en başında nakşiliği tarihsel olarak ele almış. Ben sadece paylaştım. Bu konuda kendi yorumumu yazmayacağım.Yani Nakşilik konusunda,

      • Sibel Says:

        Esselamun aleykum Julide ve İkbal kardeşlerim.

        Nolur yanlış anlamayın beni. Sadece bir şeyi merak ediyorum, merakımı, kusurumu af buyurun lütfen;
        “Taraf” tutma kavramı varmıdır islamda, Kur’anda, hadislerde? Peki ya “taraftarlık”?

        Eğer evet ise sözüm yok asla.

        Ama cevap hayır ise, şunu belirtmek istiyorum.
        Sözleri yaptıkları doğru olduğuna inandığımız her alimden, bilginden faydalanmalıyız elbette. Ama “fanatiklik” boyutunda olmamak, körü körü bağlanmamak koşuluyla. HafizanaALLAH, ya doğru bildiğimiz yanlışa kapılırsak? Bunu nasıl göreceğiz?

        İslam bir bütündür. Efendimiz (a.s.m) veda hutbesinde bile bundan bahsetmiştir, kardeş olduğumuzun üzerinde durmuştur.
        Zor zamanlar yaşıyoruz tüm müslümanlar olarak. Kur’anımızı, dinimizi kalbimizden söküp atmak için bir yarış var. Birlik olmamız gereken yerde, iyice birbirimize düşersek, bu yolun sonu nereye varır sizce?

        Lütfen, ALLAH c.c rızası için, yapıcı olalaım, yıkıcı-kırıcı olmayalım. İttifak halinde olalım, ihtilafa düşmeyelim…
        Hakkınızı helal edin lütfen, yanlış veya kırıcı bir kelamda bulunduysam.

        RABBim cümlemizi sırat-ı mustakıym üzre kılsın İnşaALLAH…

        Muhabbetle…

        • JÜLİDE Says:

          Sibel kardeşim,
          hakkınızı helal edin ama ben yazılarımla ilgili bir bağlantı bulamadım. sorun kesin bendedir yanlış anlamayın ama “taraf” derken neyi kast ettiniz? birde ben kırıcı bir söz yazdığımı görmedim ama yanlış anlaşıldım diye üzüldüm… Siz herhalde benim bir önceki yazımı okumadınız…

          Neyse önemli değil… Birdaha özür dilerim, fikir alışverişi olarak düşünmüştüm, hertürlü görüşe açık olarak tanımıştım Cahide hanımın ortamını ama yazdıklarım yanlış anlaşılıyor galiba, niyetim bu değildi. Yanlış düşüncelere vesile olmadan aranızdan müsadenizle ayrılıyorum.

          Sizleri birdaha rahatsız etmem, hakkınızı helal edin. Allaha emanet olun İnşALLAH.

          • Cahide Says:

            Canım benim niçin bizden ayrılasın? Her türlü görüşe açık olmasam, farklı yorumlarıda onaylamazdım zaten. Kimseye hakaret etmiyorum. Suçlamıyorum ama aslında anlaşılamayan en çokta ben oluyorum. Eğer isteseydim burada sadece benim görüşümü destekleyen yorumlar olurdu. Ama bu bana yakışmaz ki…

            Birde Sibel kardeşimin üslubu hep birleştirici mahiyettedir. Kimse kırılmasın, gücenmesin ister. Cahide gibi fevrilikleri veya celallenlemeleri olmaz kardeşimizin.

            Biz sana darılmıyoruz canım. Keşke herkes senin gibi naif olabilse…

          • Sibel Says:

            Asıl ben çook ama çook özür diliyorum Jülide hanım. İnanın amacım asla ve kata kırmak değil, tam tersine, tek gayem birlik beraberliktir her zaman.
            Kalp kırmaktan haya ederim!
            Nolur hakkınızı helal ediniz. Şahsınıza yazmadım ben zaten eğer dikkat ettiyseniz. Ki yazdıklarımda da; “Doğru yol tektir, yan dalların kırılma ihtimali çok yüksektir, doğrusunda hakkıyla yürüyebilelim başarılı bir şekilde, diğerlerinden de ‘fanatikleşmemek’ kaydıyla, takım tutar gibi olmamak kaydıyla faydalanalım eğer faydasını görüyorsak”
            Ben aslında genel olarak yazıyorum bir çok yorumumu, bu da öyle oldu aslında.

            Ayrıca; her türlü görüşü elbette dinlemeliyiz, konuşmalayız, usulünce münazarasını yapmalıyız ki, noksanımız fazlamız nedir görebilelim.
            Cahide ablayla, aramızda Elhamdülillahi Rabbil alemin, hoş bir bağ var çok şükür. Ama sanmayın ki her dediğimize onay veriyoruz. Yeri geliyor, “hayır, bak burada yanlış yol alıyorsun, yanlış düşünüyorsun,RABBim ayeterinde nasıl buyuruyor” diyor. Yeri geliyor, haddim olmadan Cahide ablama, naçizane görüşlerimi belirtiyorum.

            İnanın çok üzüldüm yüreğinizi incittiğim için.
            Tekrar hakkınızı helal edin Jülide Hanımcım.
            Görüşlerinizi bundan sonra da memnuniyetle okumak isterim.
            Yeter ki gönüller ALLAH aşkıyla yanıp tutuşsun. Tek gayemiz bu değil mi?

            Muhabbetle İnşaALLAH
            Vesselam…

            • JÜLİDE Says:

              Selamünaleyküm Sibel kardeşim,
              bugün tüm gün seminerdeydim ve sizi bu hissiyatta buraktırğım için çok özür dilerim. Estafirullah ben size yada cahide hanıma ne kırıldım nede incindim. Ben daha çok incitmekten ve yanlış birşey söylemekten korkarım. Eyvah yaptığım yorumlar yanlış anlaşılıyor ve insanların yanlış yorumlarına vesile olurum ve sonra nasıl hesap veririm diye panikledim. Ben bu siteyi zevkle uzun zamandır takip ediyorum. Cahide hanım ın yazıları benim yüreğimden geliyor. Benim söyleyemediklerimi dile getiriyor. Normalinde ben yorum yapmam. Ama hani insan sevdiği kişiyi mükemmel olarak görür ya, bende Cahide hanımı öyle gördüğüm için, benim çok güzel tecrübeler yaptığım bir konuda onun bence yanlış düşünmesini istemedim veya yanlış anlaşılmasını istemedim. o yüzden yorum yaptım.

              Hakkınızı helal edin, varsa benimki hepinize helal olsun inşALLAH…

    • ikbal erel Says:

      Ben asla üzerime alınmadım sözlerim sadece size değil tarikat hakkında ileri geri konuşan herkese.ayrıca güneydoğudaki şeyh diye bahsettiğiniz aşiret şeyhi olabilir..benim tanıdığım nakşibendi şeyhi ADIYAMAN MENZİL KÖYÜNDE..Ayrıca kendileri hz.HÜSEYİN NİN SOYUNDANDIR. oranın kıymetini bilenler akın akın oraya koşuyorlar.vede merhum MAHMUD ESAD COŞAN,MEHMET ZAHİD KOTKU HOCA EFEENDİLER DE NAKŞİBENDİ ŞEYHİDİR.. bu yolada nasibi olanlar girerler ALLAH nasip etsin inşaallah..

  42. gönül Says:

    s.a ablacım yine dayanamdım yorum yapayım dedim hergün bıkmadan yorulmadan sıkılmadan dolanıyorum senin etrafında bazen yazmaya üşeniyorum bazen yazıyorum ama genellikle okumayı tercih ediyorum konuyla biraz alaksız olacak ama tesadüfmü tevafukmuki tesadüf diye birşey yok derler bende yeni malatyalı bir gelinim daha 1 aylık körpeyim :) ben aslen gürcüyüm yemek kültürlerimiz çok alaksız ve çok zorlanıyorum ama allahtan seni buldum artık hiç zorlanmıyorum hep yakınımdasın :) dün akşma eltilerle sohbet ederken onlarda bu köfteden bahsettiler bende başka işinizmi yok uğraşıyorsunuz falan zordur demiştim ama şimdi tarifi görünce yüzümde gülümseme belirdi ve hiçde zor değilmiş cahide ablam sayesinde bende bigün onlardan habersiz yapıp çağıracağım yemeğe kara verdim sen olmasan varya ben hepten dımdızlak kalacaktım meydanda :) allah razı olsun bende kara verdim sana bizim gürcü yemeklerinden bir tarif vereceğim hatta mail atacağım sana resimli falan . seni seviyorum karşılıksız tanımadan sevmek sen gibi birşey olsa geek en güzele emanetsin ablacım mjk mjk

    • Cahide Says:

      Allahım ben nasıl mutlu olmayayım yaa… Hem Gürcü, güzel bir gelin almışız, hemde Gürcü tarifleri alacağız. Maşaallah sana canım benim. Ama Gürcüler çok mahire olurlar bilirim. Aslında Türki illerdeki bütün kadınlarda öyledir. Sevgilerimle canım benim…

  43. ebru Says:

    selamun aleyküm cahide ya ne güzel bir konudan bahsetmişsin inan bende çok arada kalıyorum genelde akrabalardan bu tür istekler geliyor yok tefriciye yok salavat çek diyorlar anlatmaya çalışıncada hemen kusüveriyorlar ,zor geliyor demi okumak istemiyorsun diyorlar .bende yaptım zamanında tefriciyede okudum salavatta çektim kendim için yada birileri için ama senin uyarılarından sonra araştırdım gerçektende dinimizde bu nların olmadığını gördüm .daha dün annem telefonda kızım 200 tane salavat çek bana dedi .annecim bidat bunlar dinimizde yeri yok dedim, hemen yanlış bişey yap demiyorum peygamberimize salavat istiyorum deyince telefonda anlatamayacağımı anneminde kırılganlığını bildiğimden susutum.aslında susmamak gerek .başka birine yabancı birine anlatabiliyorsun karşı çıkabiliyorsunda iş anne olunca bişey diyemedim tamam dedim .ama karşılıklı bir araya geldiğimizde güzel bir dille anlatırım gönlünü alırım inşALLAH.birde zavallım herkese tefriciye okuyor aratıp söylüyorlar biz bilmiyoruz sen okurmusun diyorlar oda kıramıyor tamamını 4444 taneyi tek başına okuyor :( .köfte çok güzel görünüyor ve değişik kiraz saplarının acı olduğunu duymuştum ve faydalı, yaprağında da acılık varmı canım

  44. Busra Says:

    “benim dinim garip olarak basladi.basladigi hale geri donecektir.o halde mujdeler olsun o gariplere”buyurmus peygamber efendimiz.o yuzden size edilen hakaretler garipsenmeniz sizi hic uzmesin canim kardesim aksine gururlandirsin.Allah onlarada hidayet nasip etsin insaallah.

  45. ayşegül Says:

    bencede çok haklısınız bana böyle teklifler geldiğinde seviniyorum diyorumki allahü teala beni seçmiş kelamını okumak için yalnız sadece okuyabileceğim kadar alıyorum çok fazla sayıda alıpda feyiz almadan okumamak lazım yani bazen şunuda düşünüyorum arkadaşım bu cüzi vermeseydi bu gün kuran okumaycaktım allah razı olsun onun sayesinde ibadet yapmış oldum diyorum bu şekilde düşününce abarmamak şartıyla bi sakıncası yok die düşünüyorum allah razı olsun

    • Cahide Says:

      Sakınca Kuran okumada veya salavat çekmede değil zaten. Sorun Peygamberimizin ve Ashab’ının yapmadığı bir şeyi yapmakta. Siz oturur kendi kendinize salavat çeker, kuran okursunuz. Ne kadar veya ne zaman yaptığınız size kalmış. Fakat böyle sayıyla yada dağıtarak bidat oluyor. Yapmamak lazım.

  46. Hülya Says:

    Dayımın vefatında yaşadım bende aynı şeyi. Kadının Allah bağışlasın arı gibi yerinde duramayan okula giden 3 çocuğu var kocasına dükkanında yardım ediyor ev işleriyle uğraşıyor namazına zor yetişiyor gece kocasını bekliyor gece 1 den evvel başını yastığa koyamıyor. Bu insanda nasıl bilmen kaçtane Yasin , Salavat istenir. Okur da nasıl okur?
    İyi o zaman kimse Allahın kuralına peygamberin sünnetine uymasın nasıl olsa çoluk çocuğumuz var dostlarımız var ölürsek yaparlar bizim için birşeyler.

    Cahide hanım tarikat olayına bir daha değinmenizi istiyorum. sağımda solumda herkes bir tarikatın üyesi. Her tarikat kendi kitaplarını satmaya okutmaya uğraşıyor. Bir tanıdığın nakış desleri vermek istiyor hayrına tarikattan olmadığı için yüz vermiyorlar. Ücret almadan ders verecek ama insan bulamıyor.
    1 Allah 1 Kuran 1 peygamber varken bu kadar ayrı yol nasıl oluyor???
    Segilerimle
    Hülya

    • Cahide Says:

      Tarikatler konusu duyarlı her müminin yarası. Hele cemaat deyince akla sadece bir kesimin gelmesi, beni görünce cemaattenmisin demeleri bana çok dokunuyor. Müslümanların bu denli ayrışması elbette ahir zaman alametlerinden ama, sanki bu sürecin hızlanmasında bizim de katkımız büyük gibi.

      Birde tarikatler ve benzeri oluşumlar konusu öyle dokunulmaz bir hale gelmiş ki, adama şeyhim, hocam dediği insanın hatasını kendi sesinden dinletiyorsun. Diyor ki, “o senin anladığın gibi değil”.

      Allahtan başkasından yardım istemek caiz midir diye soruluyor, Hocaları caizdir diyor. Bu nasıl iş diyorsun. O öyle demek istemedi, Yüzü suyu hürmetine dedi diyor.
      Diğeri peşine 100 binlerce insanı takmış. La ilahe illallah demenin yeterli olduğunu, Muhammedürrasûlüllah demenin şart olmadığını söylüyor.
      Kendisine tabi olan bir aklı başında insanda bunun izahını yapamıyor.Ama ona inanmaktan da geri durmuyor.

      Abdullah ibn Ömer (R.a) şöyle demiştir: Ben Rasûlullah(S.a.v)’tan işittim: “İnsanlar içlerinde kullanışlı bir tane iyi binek devesi bulmakta zorlanacağın yüz deve gibidirler.” Buhari – Kitabu’l-Rikak

      • Sibel Says:

        Esselamun aleykum ablacım.
        Nasılsın? İyisindir İnşaALLAH? Düzeldin mi biraz daha balım?

        Bende izninle birkaç birşey söylemek isterim ablam.
        Mevlanacı, İmam Rabbanici, İmam Gazalici, Abdulkadir Geylanici, vs… Duyduk mu hiç o zamanlardan böyle bir şey? Mümkün mü böyle bir şeye mahal vermeleri böyle insanların?
        Nedir o zaman bu zamanın, bu anlamsız, bid’atlerle dolu çekişmeleri, yarışı, alt etme savaşı, üstün görme çabası?

        Nolur kardeşlerim ablalarm biraz daha uyanık olalım. Müslümanın bu tür tuzaklara düşmemesi gerekir.
        Okuyalım, araştıralım, öğrenelim… o’cu şu’cu bu’cu diye ayırt etmeden, faidesi olduğunu düşündüğümüzü alıp, faydasız ilimden RAHMAN’a sığınalım.

        Bize iki gün sonra, ‘sen kimcilerdendin’ diye sorulmayacak biliyoruz.
        Evet mutlaka aralarında Hakiki ALLAH dostları da vardır ama bize düşen bunların peşine düşmekten ziyade, asli görevlerimizden şaşmamak, asıl yapmamız gerekenleri tam manasıyla, Hakiki bir imanla yapabilme gayretine girmek diye düşünüyorum…
        Bunlar naçizane görüşlerimdi. Varsa yanlışım, hakkınızı helal edin…

        Ablacım tarife gelince de, inan görür görmez iştahım şahlandı :) Ellerine yüreğine sağlık, mükemmel börünüyor, tam benlik bir yemek :)

        ALLAH c.c emanet ol.
        Muhabbetlerimle…

        • Cahide Says:

          İyiyim çiçeğim Elhamdulillah. ALLAH razı olsun.
          Çık gel de ben sana yapıvereyim bu yemekten emi kuzum :)
          Sende ALLAH’a emanet ol canım benim…

          • Sibel Says:

            Ahhh güzel ablacığım benim, kuru ekmeğe razıyım ben, maksat seninle diz dize hasbihale dalmak olsun.
            ALLAH c.c güç, kuvvet, sabır versin her türlü sıkıntın için canımın dibi!
            Seni O’nun rızası için çok seviyorum.
            Gönlümden eksik olmayasın hiç bir zaman İnşaALLAH.
            Fi emanillah balımm…

            • hseda Says:

              Sibel hanimcim Imam Gazalici duyduk mu hic demissiniz ya. Evet duymadik. Ama size Imam-i Gazali hazretlerinden bir ornek vermek istiyorum. Imam-i Gazali hazretleri’ne talebelerinden biri “cemaat olmak onemli midir” diye soruyor. Imam-i Gazali talebenin eline once bir tane cubuk veriyor, ve “al kir bakalim” diyor. Talebesi hemencecik kiriyor. Sonra on tane cubugu bir araya getirip bagliyor ve yeniden kirmasi icin talebesine veriyor. Talebesi kiramayinca, “anladin mi simdi cemaatin onemini” diyor.
              Tarikatler, cemaatler asirlar boyunca insanliga hayirli hizmetlerde bulunmuslar. Bir kac tane bozuk incir yuznden bir cuval inciri cope mi atmak lazim. Hak olmayan tarikatler, yanlis isler yapan cemaatler olabilir. Tarikat seyhlerini hasa ilahlastiranlar da olabilir.Mevlam onlarin da yollarini duzeltsin insallah. Ama hepsine brden tuuu kaka demeyelim lutfen.
              Ikinci olarak bid’atlere ben de karsiyim, butun muslumanlarin karsi olmasi gerektigi gibi. Insanlarin birbirini cuz almaya zorlamasi, tesbih cekmeye zorlamasi elbet hos degil, bunu farzmis gibi zorunlu hale getirmek hic hos degil. Ama bizler insaniz, birbirimize her daim muhtaciz. Basi sikisan bir mumin kardesimiz biden dua telebinde bulununca bunu red etmek de bize yakismaz.
              Mesela burada bir arkadasimiz cok bunalmis. Alman hukumeti oturum izni vermiyor, cocugu ile birlikte sinir disi etmekle tehdit ediyor. O kadar caresizdi ki en son gordugumde. Ne olur birseyler yapalim, dua edelim, hayirli kapilar acilsin diye Kur’an okuyalim dedi. Ona hayir dememiz mi lazimdi?
              Kur’an okuyalim,alayalim, onun rehberliginde yasayalim diye indirilmis. Ama biliyorsunuz ki sifa amaciyla da okunabiliyor, dua amaciyla da.

              Lutfen sadece olumsuz orneklere bakip, butun cemaatleri, muslumanlar arasi butun paylasimlari karalamayalim..

  47. selma Says:

    merhabalar.
    öncelikle tarifinizden dolayı teşekkür ediyorum bir Malatyalı olarak.
    güzel görüntülemişsiniz.bir iki katkı da müsade ederseniz benden olsun:)1.yaprakları iki yada üçe bölerek sarınca hem daha küçük hemde damarları alınmış oluyor,
    2.pişirme esnasında suyuna sıvı yağ eklenirse lezzet patlaması oluyor.
    3.köftelerin haşlanmış haline sarmısaklı yoğurt dökerek soğuk yenebiliyor.afiyet olsun.
    salavat ve cüz konusuna gelince Allah (c.c.) razı olsun merak ettiğim aynı zamanda içten içe sizin gibi düşündüğüm ama verilen salavatları çeken dağıtılması istendiğinde dağitan ve oldukça da başarılı :( biriydim.artık ne yapmam gerektiğini netleştirmiş oldu , elhamdülillah.teşekkürler…

  48. elif zeynep abdullah Says:

    ablam yüreğine sağlık tarifin hep sözü geçen merak ettiğim tarifti. deniycem inşallah, kiraz saplarını , mısır püsküllerini , çekirdek , kabuk vs saklardım hep artık yaprakları da saklıycam , asıl konu çok güzeldi ablam, insanlara anlatması pek zor bir konu bana da sen inanmazsın ama okur musun yine de diye geliyorlar, ben de ; ben KUR’AN ve HADİS’e inanıyorum, kaynağını bulamadım ben , bulursan inanırım diyorum, bu kitap yeni mi indi diyorlar ben de aynını onlara sorarak cevaplıyorum, ya o kadar çok var ki bidatler…. ama şükür sorgulayan da var tek tük ., 41 yasin okutmuycam sen istediğini oku diyorlar, özellikle namaz surelerinin anlamından başlayıp sorgulamalar çok ümitlendiriyor beni. ben de anlatmayı beceremem de okuyorum kaynaklardan, bilmediklerimi araştırıp öğrenip cevaplıyorum sadece. okuduklarımızın boğazımızdan geçmemesinde tv nin , yediklerimizin şüpheli şeyler olmasının da ,gıybet, namazı tadili erkansız kılmanın, kuru kuruya anlamadan okumanın da etkisi olabileceğini düşünüyorum , doğrusunu Allah cc ve Resül sav ‘ ü daha iyi bilir başka zaman açarsanız sevinirim. kardeşlerimin hepsine ben de selam ederim.
    son olarak yazdığınız şiir uzun zamandır okumadığım güzel bir şiirdi teşekkür ederim, sizin şiirlerinizi de okudum hepsi çok duygulu ama özellikle ” çizgiler ” i çok beğendim, ” ben bir küçük bebeğim ” ve ” ne çıkar ” ağlattı beni. şiir , edebiyat sitesi değil belki ama ben duygularımı şiirle daha kolay ifade ettiğimden paylaşıyorum, site öyle güzel ki, içimdeki boşluğu öyle doldurdu ki ayrılamıyorum da, şiir sevmeyenlerden özür diliyorum, çaresi var nasılsa hızlıca geçerler diye teselli oluyorum, zaten benim tahsilim yok sadece içimden geleni yazıyorum, sitenin bir faydası da psikolog ve terapi yerine geçmesi, Rabbim zorları kolay eylesin yolunuzda

  49. aygün Says:

    Aaayyy ne kadar güzel görünüyor Cahide Hanım çook teşekkür ederim.Yanımda olsa hepsini yerim inanın.Daha yeni gördüm.İşyerine varır varmaz açıyorum malum evde çocuklara zaman ayırmak gerek.Ama baharda ilk işim kiraz yaprağı aramak olacak.Yarmam var çok şükür.Ben bu aşa bayılıyorum.Elleriniz kollarınız dert görmesin inşaAllah.

  50. nur Says:

    öncelikle siteniz çok güzel ve faydalı bilgilendirmelerde bulunduğunuz için Allah razı olsun. kardeşim çok önemli ve güzel bir konuya değinimişsiniz,umarım bu yazıdan herkes nasibine düşen hisseyi alır.
    bende bu dertten muzdaribim ve üzerimde de onlarca okunacak ve çekilecek tesbih ve cüzlerin ağırlığı var.sırf bu yüzden sohbetlere katılmak istemiyorum bunaldım artık eğer örnek verecek olursam öyle ki bir gün namaz kılmak için gittiğim camide bir teyze zorla yasin okumam vs. için baskı yaptı teyze hadis fıkıh tefsir derslerim var alırsam unuturum okuyamam falan desem de inat etti

    oradan bazı bayanlarda bir yasin okuyacaksın alttarafı ne olur sanki demesinler mi öyle de durmuyor ki istekler hadi bir başkası geliyor şu kadar tefriciye şu kadar fetih vs.vs vel hasıl ben de artık herkes bir şeye niyet ediyorsa onu kendisi yapmak için niyetlensin böyle olmaz desem de işte aramız da belki duası kabul olunan vardır onun yüzü suyu hürmetine hacetimiz olur diyorlar.

    bu yüzden eşe dosta artık görünmek bile istemiyorum cep.tel.ev.tel ulaşılıyor bu sefer de hadi bu akrabam bu arkadaşım okuyayım bu komşum bilmm ne derken bir bakıyorsunuz kendi hatimim bana bööööyle mahsun akıyor.yıldım artık. evimin işi eşimin ve çocuklarımın ihtiyaçlarına yetişmemekten onların hakkına girmekten korkuyorum lütfen herkes kendi üzerine bir yük alırken bunu başkalarına göre değil kendilerine göre bir ödev olarak alsınlar,kimseyi de vebal altında bırakmasınlar.
    selam ve dua ile.

  51. selvi Says:

    cahide hn ne güzel söylemişsiniz sanki kurana tam uyduk sünnetleri tam yaptık ta bunlar kaldı yüreginize saglık çok güzel yazmışsınız ALLAH razı olsun

  52. aslı Says:

    CAHİDE ABLACIM hayırlı geceler.her zaman ki gibi yine yaptıkların muhteşem görünüyor.ellerine sağlık.yazılarını merakla ve severek okuyorum.seni çok seviyorum ve bir o kadar da merak ediyorum.sanki bizim evden biri gibisin.çocuklarım da alıştı.bilgisayarı açar açmaz seni ziyaret ediyorlar.hemen bana seslenip anne bak cahide abla yine ne yapmış diyorlar.ellerine yüreğine sağlık.ablacım bu kadar bilgini maaşallah merak ettim.öğrenim durumunu merak ettim.ALLAH a emanet ol

  53. 2012.9.2.lütfiye Says:

    cahide hayirli geceler sitene gece baktim cok ilgimi cekti senin bu kiraz yabragi köftesi görünüs cok güzel görünüyor tadi görünüsü gibi iyimi denemem lazim bizim burda daha kiraz yapraklari acmadi acinca deniyicem cahide bizim burda tesbik duvasi cok cekiyoruz bize kuran dersiveren kardesimiz herhafta 20000 tesbuk salavatti veriyor biz comaat olarak cekiyoruz allah kabul etsin bilmiyorum ince olarak seygili peygamber efedimizin salafat olarak cekiyoruz kuranda tesbuk geciyor sade namaz arkasindan bilmiyorum sen burraya yaz misin fedä.ilül-kur-an.36} benbunun türkce aciklamasina bakacam genelde kuranin daha yeniyeni türkcesini okuyorum bu konuda sana hak veriyorum dogru söylüyorsun herhoca ayri birsey söglüyor artik insanlar hanki hocalara inancaklarini bilemiyorlar bu hocalar neden kuranda yazildigibi insalara söglemiyorlar amaben namaz hocasi kita bina göre ibadetimi yapmaya calisiyorum endogrusu o insallah hermuslimanin ibadetlerini kabul eylesin allah bizi centine dahil eylesin bütün muslimanlarla günahlarimizi afeylesin duvalarimizi etsin gecemiz mubarek eylesin allah izin verirse insallah

  54. Belgin Says:

    Öncelikle kiraz yaprağı köften nefis görünüyor,ellerine sağlık.Canım sana bidatlarla ilgili yazdıklarına yürekten katılıyorum.Rabbim hepimizi bidatlardan korusun İnşaallah.Dediğin gibi zikirleri salavatları can-ı gönülden okunmalı,sadece dil ile bir anlamı yok!Canım sen doğru olanı yapıyorsun,insanlarımızın bilinçlenmesi lazım.İlgili bir hadis paylaşmak istiyorum.

    Sahih-i Müslimden nakledilen:Abdullah b. Mes’ud(r.a.)’dan.Rasulüllah(s.a.v.)şöyle buyurmuştur:’Benden önce,Allah’ın bir millete gönderdiği her peygamber için;milletinden,onun sünnetine uyan,emrini tutan arkadaşları(ashabı)ve sadık dostları(havarileri) mutlaka olur.Sonra onların arkasından bir nesil gelir,yapmadıklarını söylerler,emrolunmadıklarını yaparlar.Kim onlarla eliyle mücadele ederse o mü’mindir,kim diliyle mücadele ederse o mü’mindir,kim kalbi ile mücadele ederse o mü’mindir.Bunun dışında ise hardal tanesi kadar iman yoktur.”

  55. hülya Says:

    cahideciğim gecenin bu saatinde gördüğüm bu manzara karşısında birden karnım acıktı. bildiğimiz kiraz ağacının yaprağı mı bu? bizim memleketin asma yaprağı meşhur olduğu için, ben bir onu bilirdim. öyle şaşırdım ki anlatamam. ama görüntü mükemmel. tadını çok merak ettim ama buralarda kiraz yaprağı bulurmuyum bilmiyorum. ben bunu asma yaprağıyla yapsam aynı tadı yakalayamam belki ama o şekilde de olur mu cahideciğim?
    salavat konusuna gelince, bu konuda harfi harfine sana katılıyorum. artık bu durum öyle bir aşamaya gelmiş ki, yolda giderken hiç tanımadığım birisi seslenip ” bir sıkıntımız için salavat yada yasin okuyoruz, bir tane okurmusunuz” diyorlar. bu nasıl bir inançtır, nasıl bir anlayıştır ben çözemedim. tüm dualar da istekler de tövbeler de Allah la kul arasındaki özel durumdur. etraftan yardım istemek yada dua istemekte bir sakınca yok bence çünkü müminin mümine ettiği dua çok makbuldur. ama, bunu gönül rızasıyla kalbinden gelerek yapması lazım. zorla telefon ederek yada mail atarak salavat çektirmek bana çok yanlış geliyor. işin en tuhaf kısmı, alıp okusan bir türlü, kabul etmesen bir türlü. eş dost rica edip verince birşey diyemiyorsun ve alıp okumak zorunda kalıyorsun. öyle insanlar var ki, oğlu karısını bıraksın diye bile okutan oluyormuş. o yüzden ben tanımadığım kişilerden kabul edip almıyorum. tanıdıklarıma da ne niyetle olduğunu mutlaka soruyorum. okumuyoruz desem yalan olur cahideciğim, kendim için hiç okumadım ama eş dost için malesef okuyoruz.
    canım ZERDALİCİĞİMİ, AYŞEGÜLÜMÜ , GUNELCİĞİMİ , YILDIZ ABLACIĞIMI, HİCRET ABLACIĞIMI, GAMZEEMİ, MELEK KARDEŞİMİ ve tüm doslarımı çok öpüyorum. zerdalim seni Rabbim sağsalim kurtarsın, evladını kucağına alırsın inşallah. güzel kızlarınıda çok öpüyorum canım benim. ayrıca ayşegülcüğüm , GÜL ALTUNTAŞ kardeşimi sormuşsun, malesef o da on gündür çok hastaydı. bugün biraz daha iyiymiş çok şükür. malum, sınavları ve dersleri yüzünden pc pek açamıyor , inşallah o güzel yorumlarını yine okuruz..
    cahideciğim, hemşehrimin de dediği gibi gribin en güzel ilacı tavuk çorba. ben hemen yaparım, bugün daha iyiyim çok şükür. tavuk demişken, reklamını gördüğümüz beyza piliç helal diye yayınlamışsın. sana her konuda çok güveniyorum. temiz ve sağlıklı bir ürün olduğuna eminim. ama ben baktım, üretim yeri adana da galiba. buralarda marketlerde bulabilirmiyiz acaba?
    Allah a emanet ol canım benim..

    • Cahide Says:

      Hülyacığım aynı şekilde asma yaprağıylada olur ama, kiraz yaprağının kendine has bir tadı ve kokusu var.
      Güvenmediğim firmanın reklamını yapmıyorum Allah’ın izniyle. Beyza tavuğun güvenli olduğuna da inanıyorum. Sadece kesim sırasında değil, yemler konusunda da çok titiz davranıyorlar. Aşağıdaki haberi okuyabilirsin canım.
      http://www.helalplatform.com/helal/din-gorevlilerinden-helal-sertifikali-beyza-pilice-ziyaret

      • zerdali mişmiş Says:

        HÜLYA bacım,canım benim rabbim razı olsun..cahidenin de dediği gibi kiraz yaprağının hoş bir aroması var.fasülye,dut,hatta fındık yaprağı bile sarılıyor..ne hoş değil mi,hepsi şifa deposu..birde rabbime şükürler olsun hane halkı bu kış gribe yakalanmadı..benim çocuklar tavuk çorbasını çok sever ve sık sık yaparım,ondan mı aceba.her yemeğe zerdeçal kullanıyorum,onun da etkili olduğuna inanıyorum..

        • hicret Says:

          HÛLYA cim bende seni cok öpüyorum güzel yürekli bacim, bugün bende tavuk sulu corba yaptim tavsiyen üzerine, insaallah sifa olur. Tüm ev halki sirayla grip olduk, birimiz iyilesmeden digeri hastalaniyor.Genede cok sükür halimize. Allaha emanet ol canim kardesim.

    • Yıldız KORKMAZ Says:

      Hülya hanımcığım, benide zikretmişsin Allah da seni ansın inşallah.Muhabbetle kal.

  56. zerdali mişmiş Says:

    birde bende erik ekşisi yoktu,yerine nar ekşisi kullandım..ilk defa yiyenler bile çok beğendi.kısır gibi kadınların popüler yiyeceklerinden..memlekette çok yapardık.şimdi burada komşumun kiraz bahçesi var,desem ki kiraz yaprağı yolmaya gidelim,kadıncağız şaşırır,herhalde üzüm yaprağı demek istemiştin der..bu yüzden yaprak temin etmeye çekiniyorum..insanlara tuhaf gelebilir diye..

  57. zerdali mişmiş Says:

    canım benim inanırmısın geçen cuma koca bir tencere yaptım ve tefsir dersine gelen arkadaşlara ikran ettim.izmirli bir ablam var çok sevdi.iki tabak yedi.geçen ayda yapmıştım onlara..kendim sarmadım.memleketten sarılıp dondurulmuş olarak taa kurban bayramında gelmişti,tabi ki uçakla..sana resimleyip göndermek aklıma hep geldi ama sarım aşaması elimde yoktu.benim mahire bacım yapmış,tarifini de vermiş bile..ellerine sağlık..

  58. aysun Says:

    merhaba cahide hanim ellerinize saglik tarifiniz nefis görünüyor.Bidat konularini sizin sayenizde ögreniyorum allah razi olsun yazmis oldugunuz gibi banada telefonlar geliyor cüz yada yasin vermek icin elimden geldigi kadar okumaya calisiyorum sizce bu isteklere karsi nasil davranmaliyiz bidatlerden bahsettigim kisiler o kadar inanmislarki anlattiklarima inanmak istemiyorlar .

    • Cahide Says:

      Aysun kardeşim, bizden bu tür isteklerde bulunanlara karşı, kararlı, kendinden emin bir tavır sergilemeyiz. Bu kişileri kırmadan, bunun bidat bir uygulama olduğunu, ne peygamberimizin, ne de sahabelerin böyle bir şey yapmadığını, tavsiye de etmediğini söylemeliyiz. Hatta İslamda olmayan bir şeyi yaparak günaha girmekten korktuğumuzu da söyleyebiliriz.
      Bu yanlışlar dile getirilmezse büyür gider. Allah muhafaza, sonra İslam bambaşka şekillere girecek, acayip bir din haline gelecek!

      Onun bunun ne dediği önemli değil, bizim için önemli olan Rabbimizin rızasını kazanmaktır.Herkes Kur’an’ını, zikrini kendi okumalıdır. Zaten islam’da birisinden birşey istemek hoş görülmemiştir.

  59. Hemsehrim Says:

    Bu konuda o kadar haklısın ki bu tür mailler banada cok geliyor. Ve bunlar okunsa bile yap kurtul mantığı ile okunuyor.
    Yemeğine gelince resimlere baktikca bizim oraların kokusu geliyor sanki. Bu yemeği yedim ama kendim hiç yapmadım. Umarım birgun yapmayı becerebilirim.

  60. sümeyye Says:

    s.a. cahide abla.tarifin adını okuyunca aa dedim.allah ne rızklar vermiş bizlere elh.benim sizden küçük bi ricam olucak .oyuncak bebekler yapmışsınız.yapılışı var ama ben pek anlayamadım.acaba tekrar bi bebek yapımını anlatabilirmisiniz.kızıma yapmak istiyorum.hem el emeği hem geri dönüşümlü.çocuklarımız yetenekle bişeyler elde etmeyi öğrenirler,sadece hazırla değil..selametle kalın ablacım.

    • nermin Says:

      cahide hanım size katılıyorum.çok güzel bir konuya değinmişsiniz.tebrik ederim.
      bende özellikle 4444 tefriciyenin,41 yasinin bidat olduğunu biliyordum.ve bana vermek isteyenlerden almıyordum hemde kibarca bidat olduğunu söylüyordum.
      ancak cüz dağıtmanın bidat olduğunu bilmiyordum.
      mesela biz annemle 15 cüz ben okuyayım 15 de o okusun şeklinde anlaştık.babamın ölüm yıl dönmünde ona hediye etmek için.şimdi biz yanlış mı yaptık.kuranı sadece 1 kişi mi okumalı bu uygulama yanlış mı??bilgilendiriseniz sevinirim.şimiden teşekkür ederim.

      • Cahide Says:

        Nermin Hanım az önce Faruk beşerden dinledim. Önemli olan hatim indirmek değil, anlamak için, yaşamak için okumak diyordu. Linkteki sohbetin baş kısmını mutlaka dinleyin.
        Daha önce dinlediğim bir sohbetinde ise herkesin okuduğu kendisinedir diyordu. Yani anneniz okuduğunun, sizde okuduğunuzun sevabını alırsınız.

        İnanıyorum ki, bir gün bütün bu bidatleri farkedecek ve doğru olan ibadetleri yapmaya daha çok gayret göstereceğiz.
        Muhabbetlerimle…


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: