Demir Tatlısı (Erzurum yöresi)

Es-selamu aleykum sevgili dostlar, bizimle olan herkese hayırlı, bereketli, huzurlu bir hafta diliyorum. Bugün helal ve şüpheli gıdalardan konuşuyoruz. Buyrun sohbetimize…
Güya %99 u müslüman(!) bir ülkede yaşıyoruz ve yediklerimizden hangisi helal, hangisi değil bilmiyoruz. Son zamanlarda çeşitli ürünlerle ilgili o kadar çok soru geliyor ki, ben bunları cevaplayacak konumda biri değilim. Benimde merak ettiğim ürünler var fakat cevap alamıyorum. Artık kremşanti kullanmıyorum, vanilyayı bıraktım.
Sevdiğim birisi salça ve zeytin  fabrikalarında gördüğü necislikleri yazmıştı. Şimdi içim alıpta hazır salça ve zeytin alamıyorum. Hazır meyve sularında en kötü,çürük çarık meyvelerin kullanıldığını ve lezzet artırıcılarla, aromalarla içilebilir hale getirildiğini biliyor muydunuz? Kaliteli yapanlar vardır mutlaka ama hangisi?
Amerikada’ki bir müslüman, helal olana bizden daha kolay ulaşıyor. Ülkemizde tam bir gıda terörü yaşanıyor. Yediğimiz içtiğimiz hiçbirşeyden emin değiliz. Herşeyin cılkı çıkmış. Tatlıcıların önünde kocaman tenekelerle glikoz şurupları ve pamuk yağlarını görüyoruz. Artık kazanlarla şerbet kaynatma devri kapanmış gibi gözüküyor.
Helal sertifika verilmiş tavuklardan alıyoruz. Fakat bu tavuklar ne ile besleniyor? Sürekli hormon alan, hızlı büyürken bağışıklık sistemi çöken, bu yüzden sürekli antibiyotik verilen tavuklar ve inekler ne kadar sağlıklı?
Hazır yoğurtlar jelatinli, hazır sütler melaminli…Ekmeğimiz, suyumuz dahi güvenli değil… En adi ürünlerin bile Tarım ve köy işleri bakanlığından onayı var. Biri bize anlatsın! Bu nasıl oluyor?  Müslümanım ve satın aldığım ürünlerin içinde ne olduğunu tam olarak bilemiyorum. Bu bir müslüman için faciadır! Çünkü biz haram bir  lokmanın 40 gün ibadetin kabulüne mani olduğuna inanıyoruz.
Firmaları telefonla aradığınızda da asla doğru bilgilere ulaşamıyorsunuz. Kimse yoğurdum ekşi demiyor. Artık herkesin helal sertifikası  var. Hele Brezilyadan alınan sertifikalara ne demeli bilmiyorum!
Lütfen herkes doğru bildiğini anlatsın. Burada yazılanları binlerce insan okuyor. Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
Fakat kesin olmayan, tüketiciyi şüpheye sürükleyen, doğru firmaları da töhmet altında bırakan asparagas haberlerden kaçınalım.
**********************************************
Vefalı izleyicilerimden canım kardeşim Ebru bu kez bizler için Erzurum’un meşhur demir tatlısını yapmış. Detaylarıyla anlatmış canım kardeşim. Sağolsun eşi de kendisine yardım etmiş. Bir çok resim çekmişler. Şahsen o kadar iyi anladım ki, demirim elime geçince hemen yapabilirim gibi geldi..:) Gül gibi görüntüsüne bayıldım. Ellerin dert görmesin Ebrucuğum…

Tatlıyı Ebru bu demirle yapmış. Sanırım artık bunun farklı şekillerde olanları da var. İnternette çiçek şeklini falan görmüştüm.

DEMİR TATLISI NASIL YAPILIR?
Malzemeler
  • 4 yumurta
  • 4 tepeli kaşık nişasta
  • 1.5 su bardağı su
  • 2 su bardağı un
  • Yarım paket kabartma tozu
Şerbeti
  • 4 su bardağı şeker
  • 5 su bardağı su
  • yarım limon suyu
  • Çok koyu değil ama biraz kıvamlı bir şerbet olacak
  • Şerbet yerine pudra şekeri de eleyebiliriz tatlı sıcakken bu şekilde de çok güzel oluyor.

Demir tatlısı nasıl yapılır?
  • Öncelikle şerbeti hazırlayıp soğumaya bırakıyoruz.
  • Hamur malzemesinden akıtma(Krep) kıvamında bir hamur hazırlıyoruz.
  • Bu arada kızartma tenceresine yeteri kadar yağ koyup içine de kullanacağımız demiri koyup ısınmaya bırakıyoruz.
  • Isındığını anlamak için hamurdan bir kaşıkla yağın içine atıyoruz yüzeye çıkıyorsa yağ hazır demektir.
  • Demiri yağın içinden çıkarıp hamurun içine batırıyoruz ama demirin üstünü geçmeyecek şekilde, hemen çıkarıp yağın içine koyuyoruz 3-4 saniye bekledikten sonra demiri hafifçe salıyoruz ve hamurun demirden ayrılmasını sağlıyoruz.
  • Bir seferde en fazla iki hamuru demire yapıştırabiliriz sonra demir soğuyacağı için tekrar yağın içine koymamız lazım bu arada kızaran hamurları iki taraflı pişirip  havlu kağıt serili bir kaba alıyoruz.
  • Demir ne çok fazla ısınmalı nede az bu denge önemli. Hamur bitinceye kadar aynı işlemi tekrarlıyoruz.
  • Hamur bitince soğuk tatlıları ılık şerbete batırıp çıkarıyoruz.
  • Bu tatlının özelliği şerbeti çekmemesi sadece şerbete bulanması kıtır kıtır bir tatlı oluyor.
  • İlk denemelerde biraz zorlanabilirsiniz ama zamanla insanın eli alışıyor. ilk yapışta demir yeni olduğu için hamur yapışabilir bunu bir çatal yardımıyla demirden ayırabilirsiniz.
  • Bu tatlı şerbetlenmemiş halde dolapta 10-15 gün kalabiliyor. Dolabın alt kısmında dondurucuda denemedim.
  • En önemli ayrıntı bu tatlıyı yaptıktan sonra demirin kesinlikle yıkanmaması yani suya temas etmemesi.
  • İlk kullanımdan önce demiri iyice yıkayın ama kullandıktan sonra  soğuması için bir kenara koyup soğuduktan sonrada bir poşete koyup kaldırılması lazım.
  • İlk deneme bence yarım ölçüyle yapılmalı ama şiddetle tavsiye edeceğim bir tatlı.
  • Bu tatlının demiri sadece Erzurum da yapılıyor. İsteyen olursa yapan ustanın telefonunu verebilirim .
  • Birde bu tarif nette birçok sitede var ben bütün tarifleri denedim ama asıl tarifi geçimini bu işten kazanan Erzurum’lu bir teyzeden aldım tam ölçüleriyle gerçekten başarılı bir tarif. Çok uzun bir anlatım oldu yapanlara kolay gelsin ve afiyet olsun:))

194 Yanıt to “Demir Tatlısı (Erzurum yöresi)”

  1. muhammet durust Says:

    Kalıpları 0554 890 95 01 nolu telefonu arayarak temin edebilirsiniz.. Firdevs Dürüst..

  2. gamze Says:

    tarif ve anlatımınız harika.uzun zamandır tariflerinizi takip ediyorum ama yorum yazmak demir tatlısına kısmetmiş.annem bu tatlının yapımını bır yemek programında gormus bayılmıs ona suprız yapıp ıftara gelen mısafirlerimize bu tatlıdan ıkram etmek ıstıyorum kalıpları almak ıstıyorum fakat bırturlu bulamadım.nette bır sıtede var ama tanesinin indirimli fiyatı 12,76 lira bıraz pahalı geldi sonucta en 2 yada 3 tane olması yag yanmadan pişirme işlemini bitirmek için gerekli olur dıye dusundum.bana bu konuda yardımcı olabılırsenız, kalıpları temin edebilecegim bır yol gosterırsenız cok mutlu olurum .buyuk bır merakla cevaplarınızı beklıyorum.şimdiden çok teşekkurler

  3. Leman Demircan Yaksı Says:

    demır tatlısı ıcın verdıgınız tel numarasına bırturlu ulasılmıyor yardımcı olurmusunuz lutfen

  4. nec Says:

    Bu demirin fiyatı nedir? İstanbulda nereden temin edebiliriz?

  5. Handan Topcuoglu Says:

    Selamun Aleykum, almanyada yasayan arkadaslarin dikkatine. Demir Tatlisinin Kalibini Flohmarkt dan alabilirler. Bana nasib oldu, aldim ve cok memnunum , tavsiye ederim. Asagdaki Linklerde Resimleri glrebilirsiniz. Muhabette Kalin, degerli Dostlar.

  6. Bahriye demirtola Says:

    Cahide Hanım merhaba,

    Ben uzun süredir demir tatlısı kalıbı bulmak istiyorum ancak bulamadım. Sizden rşcam bu kalıpları yapan ustanın telefonunu benimle paylaşırmısınız.

    Tesekkur ederim.

    Bahriye Demirtola
    0532 310 47 29

  7. Nurfeza Says:

    GİMDES sertifikalı ürünlerin güvenilir oldugunu düşünüyorum.sitesine bir gözatarsanız hangi ürünler oldugu ve nerelerde satıldıgı yer alıyor.bence Türkiyede en guvenilir kurum şuanda bu..
    inceleyip,helal üretim ve hijyen konusunda tatmin olmadıkca sertifika vermiyorlar diye biliyorum.

  8. ebru Says:

    0537 432 33 90 “Muhammet Nuri Dürüst

  9. yasemin Says:

    Ben bu kalıplara sahip olmak istiyorum. Eger ustann telefonunu verirseniz cok sevinirim. Yada istanbulda bulabilirmiyiz bi fikriniz var mı? Simdiden tesekkurlerr

  10. Birol Toraman Says:

    Demir tatlisini denemek isterim demirin temini icin destek verirmisiniz

  11. esra Says:

    ne kadar dolu dolu bi site..neye bakacağımı şaşırdım doğrusu herşey harika görünüyo..ellerinize sağlık..

  12. Nejla Says:

    Merhaba,
    Bu tarifi uzun zamandır denemek istiyordum. Sonunda yapabildim de.. Tarif gerçekten harika!! Benim linkim burada http://www.devri-alem.com/erzurum-demir-tatlisi/.. Vesile olana tekrar teşekkürler..

    Muhabbetle,

  13. nimet Says:

    Merhabalar.
    Bende bu demir tatlısı kalıplarından arıyorum ama bir türlü bulamıyorum bana nasıl yardımcı olabilirsiniz acaba.
    erzurumda yapan ustanın bir telefon numarası felan varsa çok memnun olucam. şimdiden teşekkür ederim.

  14. belgin Says:

    geçenlerde konusu oldu ve bana marmaristen nedret ablam 5 çeşit demir gönderdi kendisi kullanmış bir müddet artık uğraşamıycağını söyledi ve bana gönderdi sağolsun ,cahide hn. sizin tarifiniz gerçekten mükemmel bir tarif. akşama iftara misafirim var ve ben ilk kez bu tatliyı yaptım ama hiç tedirgin olmadın nedeni, sizin miktar konusunda, benimde göz kararımda ikisi birleşince inanın harika bir tatlı çıktı meğer ne kolaymış bu tatlı gözümde büyütmüşüm tşkler cahide hanım iyiki varsınız duaile :) bende sayfama atıcam facede dileyen bakabilir beğenirseniz sevinirim tşkler şimdiden belgin börek manti evi sayfam.

  15. mukaddes barut Says:

    demir tatlısının kalıplarını nerden bulabiliriz yardımcı olur musunuz ??

  16. nezahat Says:

    merhaba verdiğiniz tariflerden ve ölçülerden çok memnunum hiç zorlanmıyorum.sizden bir ricam var demir tatlısının kalıbını nasıl temin edebilirim tlf numarasını verebileçeğinizi yazmışınız bu konuda yardımcı olurmusunuz.teşekkür ederim

  17. halime Says:

    merhaba arkadaslar neden helal sertıfıkalı urunlere guvenmıyorsunuz lutfen soyleyın bosunamı alıyorlar sertıfıkaları gozumuzle gordukmu kı supheyle yaklasıyorsunuz

  18. zehra Says:

    demiri nerden bulabiliriz saygıdeğer ablacım?

  19. ebru Says:

    0537 432 33 90 “Muhammet Nuri Dürüst” beyin tlfnu. demir kalıplarını erzurumdan gönderiyor .spariş vermek isteyenler bu numaradan kendisine ulaşabilir.

  20. merve Says:

    ebru hanım ben erzurum tatlısının demirinden almak istiyorum. ulaşım bilgilerini rica edebilirmiyim. teşekkürler.

  21. müjgandaşkın Says:

    uşak ili ulubey ilçesinde çok meşhurdur bu demir tatlısı bende oradan aldım demirini sıkça yaparım, ellerinize sağlık

  22. Gül ER Says:

    Merhaba,
    Demir tatlısı için kullanılan demiri yapan ustanın telefon numarasını verebileceğinizi yazmıssınız lütfen verebilirseniz çok sevinirim. Saygılarımla

  23. Fatma Yil. Says:

    Coco colayi cok mu seviyorsun? Bunu izledikten sonr abir kere daha dusun derim? Bir yumurtayi bu hale getiren coco cola senin vucuduna nasil zarar veriyor sen dusun?

  24. YETİŞ BOZKURT Says:

    güzel bacım benim ellerine sağlık çok güzel görünüyor,dadı içinde hiç şüphem yok güzeldir,ayrıca canımda çok çekti enkısa zamanda banada yap veya neslihana söyle o yapsın… ama demirimiz yok.

  25. Fatma Yil. Says:

    Sekerde haram katkili madde varmi?‏
    Müslümanlar günlük olarak şeker tüketimi yaparlar. Bu şekerlerin içerisinde ne tür bir katkı maddesinin olduğuna dikkat etmek zorundadırlar. Günümüzde nerde ise helal lokma bulmak zorlaşmıştır dolayısı ile her gün tükettikleri besinler hakkında gerekli araştırmayı yapmaları onları haram lokma yemekten korur inş. Bende konya şekere ne tarz bir katkı maddesi katılıp katılmadığını anlamak için konya şekerin sitesinden tüketicileri bilgilendirmek için yazılmış bir yazıyı sizinle paylaşmak istedim.

    Bu sayfa, şeker ve şeker üretimi konusunda merak edilen, halk arasında sıkça sorulan sorulara açıklık getirmek ve bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır. Benzer konular hakkındaki sorularınızı lütfen bize ulaştırınız.

    – Toz şekerde ve Küp şekerde her hangi bir katkı maddesi var mıdır ?

    Ne küp şekerde ne de beyaz kristal şekerde herhangi bir katkı maddesi bulunmamaktadır. Unutulmamalıdır ki şeker, % 99,9 saflığa sahip olduğundan en saf gıda maddelerinden biridir.

    – 1 kilogram toz şeker kaç kilogram pancardan elde edilir ?

    Şeker üretmede kullanılan pancarın içindeki şeker varlığına bağlı olarak yaklaşık 7-8 kg. pancardan 1 kg. beyaz kristal şeker elde edilir.

    – Kristal şekerin raf ömrü ne kadardır?

    Beyaz Kristal şeker, Konya ve Çumra Şeker Fabrikalarımızda tam otomatik makinelerde el değmeden torbalanıp ağızları dikilmektedir. Kullanılan polipropilen çuvallar karton ambalajlar içerisinde gelmekte ve ilk defa dolum esnasında açılmaktadır. Yani şeker son derece temiz şartlarda üretilmekte ve ambalajlanmaktadır. Bir gıda maddesinin raf ömrü bu gıdanın fiziksel ve kimyasal yapısı kadar temizliğine de direk olarak bağlı olduğu için, kullanımdan önce veya kullanım esnasında serin ve kuru yerde muhafaza edilmek kaydıyla çok uzun süre bozunmadan kalabilir. Şekerin yapısındaki rutubet çok düşük olduğu için ambalajı açılan şeker açıkta tutulursa bir süre sonra etraftaki rutubeti bünyesine alarak nemlenir, bunun sonucu olarak taşlaşmasına neden olabilir. Şekeri dış etkenlerden korumak için kullanım sırasında ambalajı kapalı tutmak en doğrusudur.

    – Küp şeker nasıl üretilmektedir ?

    Küp şeker, bildiğimiz kristal şekerden, halk diliyle toz şekerden yapılır. Küp şeker üretiminde fazla iri kristalli olmayan şekerler tercih edilir. Küp şeker üreticileri piyasa şartları nedeniyle kristal şekeri şeker fabrikalarından temin ederler. Küp şeker üretimi, özetle küp şeker makinelerinde kristal şekerin belli şekildeki kalıplara preslenmesi ve takiben kurutulması işlemidir. Üretim aşamasında içerisine herhangi bir ilave madde katılmaz. İşlem sırasında buhar da kullanıldığı için küp şeker dağılmaz.

    – Küp şeker çayın üstünde eskiden neden yağ bırakırdı ?

    Küp şekerin üretimi sırasında, eskiden şeker küplerinin kalıptan çıkışını kolaylaştırmak amacıyla üretim yardımcı maddeleri kullanılırdı. Bu maddeler her ne kadar sağlığa zararlı olmasa da çok eser miktarlarda da olsa şekerin yüzeyinde kalabilmekte ve kullanım esnasında şeker suyla karıştığı zaman (örneğin çayda) istenmeyen farklı görünümlere neden olabilmekteydi. Ancak günümüzde yeni yöntemlerle üretilen küp şekerlerde bu tür maddeler kullanılmadığından böyle durumlarla karşılaşılmamaktadır.

    – Esmer şeker nedir ?

    Esmer şeker, beyaz kristal şekerin ön işlemlerden geçirilmiş ve gıda saflığına ulaştırılmış bir miktar şeker kamışı melasıyla karıştırılması yoluyla elde edilen şekerdir. Rengi esmer olduğu için “esmer şeker” veya “kahverengi şeker” diye adlandırılır.

    – Şeker üretiminde kireç taşı niçin kullanılır, ne işe yarar ?

    Kireç taşı, şeker üretim prosesindeki yardımcı ham maddelerden biridir ve şeker fabrikasyonunda ham şerbetin arıtımı işleminde kireç sütü halinde kullanılır. Kireç sütü, kireç taşından elde edilen sönmemiş kirecin (CaO) söndürülmesiyle hazırlanır ve arıtım istasyonunda ham şerbet bu kireç sütüyle [Ca(OH)2] arıtılır. Fakat arıtımı takip eden filtrasyon aşamasında sisteme katılmış olan tüm kireç kalıntıları pancardan gelen şeker haricindeki diğer katı maddelerle beraber şerbetten tamamen uzaklaştırılarak arıtılmış şerbet elde edilir. Bu şerbet daha ileri işlemlerden de geçirilerek bildiğimiz beyaz kristal şeker üretilir ve şekerin yapısında kireç kalıntıları bulunmaz.

    – Şeker hastalarının kullandığı şeker pancardan mı üretiliyor ?

    Şeker kelimesi halk dilinde bazen tat veren maddelerin genel ismi olarak da kullanılmaktadır. Fakat genelde şeker deyince kimyasal ismi “sakkaroz” olan tatlı beyaz kristal yapıdaki madde kastedilir. Şeker pancarından ve şeker kamışından elde edilen şeker “sakkaroz”dur. Sakkaroz, vücutta parçalanarak yine bir nevi şeker olan glikoz ve fruktoza dönüşür, enerji kaynağı olarak vücut tarafından kullanılır.

    Şeker hastalığının kabaca tarifi, kandaki glikoz miktarının normal değerlerin üzerinde seyretmesi olduğu için şeker hastaları sakkarozu veya bu sınıftan olan şekerleri kullanamazlar. Bunun yerine tat verici olan ancak yapısı şeker veya şeker türevleri olmayan kimyasal tatlandırıcılar kullanırlar. Dolayısıyla bu kimyasal tatlandırıcılar şekerler sınıfından olmadığı için pancardan veya şeker kamışından üretilmezler. Ancak bu maddelerin kullanımı tamamen doktor tavsiyesine göre olmalıdır.

    – Kamış şekeri ile pancar şekeri arasında fark var mıdır?

    Şeker kamışından elde edilen şekerle şeker pancarından elde edilen şekerlerin her ikisinin yapısı da “sakkaroz” dur. Kabaca bir fark yoktur. Ancak her iki bitkinin yapısından gelen eser miktarlardaki organik ve anorganik maddelerin kristalizasyona etkileri farklı olabileceğinden kamış şekeri ve pancar şekerinin kristal yapılarında küçük farklılıklar olabilir.

    – Şeker üretiminde kömür tozu (aktif kömür) kullanılıyor mu ?

    Şeker teknolojisinin ilk yıllarında rafineride ağartma özelliğinden dolayı kömür tozu kullanılıyordu. Ancak günümüz modern şeker üretim teknolojisinde bu tür ağartıcı maddelerin kullanılmasına gerek kalmamıştır ve eskiden kullanılan bu sistemler terkedilmiştir.

    – Farklı fabrikaların ürettiği şekerlerin tatları farklı mıdır ?

    Ülkemizde şu anda üretim yapan tüm fabrikalar, ana girdi olarak şeker pancarı kullandığı için ürettikleri şekerlerin de tat oranı açısından farkı yoktur. Ancak bazen küp şeker kullanımında yanılgılar olabiliyor. Çünkü farklı firmalar farklı küp şeker kalıbı kullanabilmekte ve ürettikleri küp şekerler de bu farklı kalıplar nedeniyle farklı ebatlarda ve ağırlıklarda olabilmektedir. Bu farklılık şekerin tat verme oranını da etkileyecektir. Ancak hangi firmanın ürünü olursa olsun her durumda aynı ağırlıktaki (Örneğin 1 kg.) şeker hep aynı tadı verir.

    Şeker Üretimi

    ŞEKERİN HAMMADDESİ :

    Şeker (sakaroz) çoğu bitkinin bünyesinde bulunur. Fakat bünyesinde ekonomik olarak şeker elde edilebilecek kadar şeker bulunduran iki bitki vardır: Şeker kamışı ve şeker pancarı.

    Ana vatanı Hindistan ve Arap ülkeleri olan şeker kamışı dünyada tropikal ve yarı tropikal bölgelerde yetiştirilmektedir. Ülkemizde şeker kamışı tarımı yapılmamaktadır.

    Şeker kamışının bünyesinde yaklaşık olarak % 12 – 16 şeker bulunur ve dünyada üretilen şekerin % 60 kadarı şeker kamışından elde edilmektedir.

    Şeker pancarı ise dünyada ülkemizi de kaplayan ılıman iklime sahip kuşakta yetiştirilmektedir. Şeker pancarının yapısında % 4 – 5 hücre dokusu, % 4 – 5 kimyasal bağlı su ve % 90 – 95 öz suyu vardır. Pancar öz suyunun bileşimi şu şekildedir: % 15 – 18 şeker (sakaroz), % 1,0 – 1,5 diğer şeker dışı organik maddeler, % 0,8 anorganik tuzlar.

    ŞEKER ÜRETİM SÜRECİ :

    Şeker pancarından şeker üretim süreci başlıca üç bölümden oluşmaktadır:

    a) Meydan işleri ve pancarın işletmeye hazırlanması,

    b) Ham fabrika işlemleri

    c) Rafineri ünitesi

    Meydan işleri ve pancarın işletmeye hazırlanması :

    Şeker pancarı ekimi yapıldıktan sonra yılın belli aylarında sökülür. Söküm genellikle Eylül-Kasım ayları arasında yapılır ve sökümü yapılan pancarlar işlenmek üzere fabrikaya taşınır. Fabrikaya ulaşan pancarlar direk işletmeye veya daha sonra işlenmek üzere bir süre stoklanacağı yer silolarına alınır.

    Günlük işletmeye yönlendirilen pancarlar önce fabrika sahasındaki beton silolara alınarak su yardımıyla yıkama tesisine sevk edilir. Bu tesiste pancarlar, suyla beraber kanallardan hareket ederken taş tutucular ağırlık farkından dolayı pancarla beraber gelen taşı ve kumu, ot tutucular da otu tutarak pancarı bu yabancı maddelerden temizlerler. Pancar daha sonra yıkama kısmına gelir ve burada suyla yıkanarak toprağından arındırılır. Nihai olarak bir durulama tesisinden geçen pancarlar bantlarla taşınarak günlük bunkere alınırlar.

    HAM FABRİKA ÜNİTESİ :

    Ham fabrika işlemleri:

    Ham fabrika kısmında süreç şu bölümlerden oluşur:

    a) Pancarın kıyılması,

    b) Difüzyon işlemi,

    c) Şerbetin arıtılması,

    d) Filtrasyon,

    e) Berrak şerbetin koyulaştırılması (Tephirler)

    Pancarın kıyılması :

    Pancar bıçakları, etrafındaki kasalara rende şeklinde özel yapıya sahip bıçaklar yerleştirilmiş döner tambur şeklindedir. Dönüş hareketi, tamburun iç bölümünden beslenen pancarı prizma şeklinde kıyım haline getirir. Bir bant kantarında ağırlık tartımının ardından bu kıyımlar difüzyon işlemi öncesi haşlama teknesine gönderilir.

    Difüzyon işlemi :

    Pancardaki şekerin kıyım içerisinden şerbete alındığı cihaza Difüzör adı verilir.

    Bıçaklarda kıyılan pancar, önce bir haşlama teknesine ve buradan da difüzöre gelir. Bu sistemde pancar hücrelerindeki şeker, ortamdaki sıcak suya geçer. Sıcaklık yaklaşık 70 C civarındadır. Buradaki olay demliğe konulan kuru çayın üzerine sıcak su koymaya benzer. Bilindiği gibi kısa süre içerisinde su çay rengini alacaktır yani çayın özü suya geçecektir. Benzer şekilde pancardaki şekerin de tamamına yakını difüzörün içerisinde suya geçmektedir. Bu işlem ters akım prensibine göre gerçekleşir. Yani difüzöre alttan kıyım girerken tam tersi yönden, üstten de sıcak su verilmektedir. Buradan ayrılan küspe, sistemden uzaklaşmadan önce preselerde sıkılarak suyu mümkün olduğunca geri alınır. Böylece küspe içerisinde giden su ve şeker kaybı azaltılmış olur. Kazanılan prese suyu tekrar sisteme döndürülür. Bu uygulama, enerji kazanımı açısından da gereklidir.

    Difüzörden alınan şerbet, içerisindeki şeker dışı organik ve anorganik maddelerden arındırılmak üzere arıtım istasyonuna gönderilir.

    Sıkılmış pancar küspesi hayvan yemi olarak açık dökme şeklinde satıldığı gibi 1000 kg. lık ambalajlanmış şekilde veya sucuk tabir edilen tonlarca küspenin tek kapalı ambalaj şeklinde tüketim noktasında imali de mümkündür.

    Ham Şerbetin Arıtılması :

    Arıtım işlemi şu aşamalarda gerçekleşir:

    a) Kireçlemeler,

    b) Karbonatlamalar ve filtrasyon,

    Kireçlemeler :

    Elde edilen ham şerbetin içeride pancardan gelen şeker dışı maddeler kireç sütü ile parçalanarak çöktürülür (Kireç sütü: sönmemiş kirecin şekerli suyla veya suyla söndürülmesi ile elde edilen sulu sönmüş kireç). Arıtım maddesi olarak kirecin tercih edilmesinin nedeni, ucuz bir ham madde olması, her yerde kolayca bulunabilmesi, ekipmana zarar vermemesi, kullanımının kolay olması, süzme ile şerbetten ayrılabilmesi, çevreye zararsız bir madde olması … vs. dir.

    Kireçleme dört kademede uygulanır. Bu kademelerden üçü kireç sütü ilavesiyle yapılır.
    İlk üç kireçleme 1.karbonatlamadan önce, son kireçleme de 2. karbonatlamadan öncedir.
    1.kireçleme işlemi kademeli olarak uygulanır. Her kademede pH biraz daha yüksektir. Sıcaklık 50 – 55 C ‘dir.
    Soğuk ana kireçleme
    1. kireçleme ile aynı sıcaklık aralığında fakat daha yüksek alkalitede yapılır.

    Sıcak ana kireçleme soğuk ana kireçleme ile aynı alkalitede yapılır. Şerbet sıcaklığı yaklaşık 85 C ‘ye yükseltilmiştir.

    Karbonatlamalar ve filtrasyon :

    Kireçleme işlemi tamamlanmış şerbet 1. karbonatlamaya gelir. Ortama verilen CO2 ‘in etkisiyle kalsiyum hidroksit yani Ca(OH)2 çökerek CaCO3 şeklinde katı faza geçer. Bu esnada ortamdaki diğer askıdaki maddeler de oluşan tortuya dahil olurlar.

    Karbonatlamadan sonra şerbet, filtre istasyonuna gönderilerek önce yoğunlaştırma filtrelerinden süzülür. Ortaya çıkan yoğun çamurlu şerbet tekrar pres filtrelerden süzülerek tüm şerbet geri alınır.

    Süzülen şerbet tekrar arıtım istasyonuna döndürülerek son kireçlemeye tabi tutulur. Son kireçlemenin ardından 2. karbonatlama işlemi uygulanır ve son kireçlemede verilen ve daha önce ortamda kalmış olan kireç tamamen CaCO3 şeklinde katı hale geçmiş olur.

    İkinci defa filtre dairesine gönderilen şerbet süzülerek berrak bir sulu şerbet elde edilmiş olur.

    Arıtılmış Şerbetin Buharlaştırılması :

    Sulu şerbetin buharlaştırılması buharlaştırma istasyonunda (tephirlerde) gerçekleştirilir:

    Tephir İstasyonu :

    Filtre edilen sulu şerbet ısıtıcılardan geçirilerek sıcaklığı 120-125 oC’ye çıkarılır. Ve kademeli tephir istasyonuna gönderilir.

    Tephir istasyonu fabrikaların kapasitesine göre 4 veya 5 kademeli, her kademede 2 yada üçüncü kademelerde buhar ihtiyacına göre bazen 3 tephir cihazından oluşmaktadır. Tephir cihazları silindirik, altı ve üstü bombeli, alt bölüme yakın yerde içerisinde dikey borular bulunan ısıtma kamaralı cihazlardır. Şerbetin ısıtılması için buhar kullanılır. Buhar ve şerbet biri birine karışmaz.

    İşlem sırası şu şekildedir :

    Isıtılan şerbet I. Kademe tephire gönderilir. Buhar kazanından gelen 2,5 atü basınçta 135 C’deki buhar, bu tephirin buhar kamarasını beslemektedir. Şerbet burada bir miktar yoğunlaşarak kendi akışıyla daha düşük basınçtaki bir sonraki kademeye geçer. Bu kademeye ısıtma buharı olarak birinci kademenin şerbet buharı beslenmektedir. İşlem bu şekilde devam ederek son kademede şerbet yoğunluğu % 65-70 KM (kuru madde)’ye ulaşır. Sıcaklığı ise 90-95 oC civarındadır. Böylece tephirlerde buharlaştırma işlemi gerçekleştirilmiş olur.

    Tephirlerin çalışma prensibi süreklidir ve şerbet bu cihazlarda sürekli akış halindedir. Tephirlerde şerbet yoğunlaşırken rengi de bir miktar koyulaşabilir. Sulu şerbet zeytinyağ renginde iken koyu şerbet açık çay rengindedir.

    RAFİNERİ ÜNİTESİ

    Koyu şerbet kristalizasyon kademeleri için rafineri ünitesine gönderilir. Kristalizasyon kademeleri (pişirimler) üç aşamada gerçekleştirilir:

    -Kristal şeker pişirimi

    -Orta şeker pişirimi

    -Son şeker pişirimi

    Şeker fabrikalarında işlem kademeleri birbirlerinden detayda farklılıkları gösterebilir. Konya ve Çumra Şeker Fabrikalarımızda kristal şekerde kesikli pişirim, orta ve son şeker kısmında ise sürekli pişirim sistemi uygulanmaktadır.

    Kristal Şeker Pişirimi :

    Rafineri ünitesinde kristal şeker pişirim işlemi koyu şerbetin, kristal beyaz şurubu, orta şeker ve afine şekerle karıştırılmasını takiben hazırlanan standart şurubun kuru madde içeriği % 92-93 oluncaya kadar koyulaştırılması işlemidir. Bu işlem sırasında şurubun içerisindeki şeker kristallenir.

    Pişirim vakum kazanlarında geçekleştirilir. Kesikli yapılan kristal şeker pişirimlerinde her vakum aparatı ayrı ayrı çalışır. Önce maya vakumu olarak ayrılan bir aparatta maya lapası pişirilir. Bu maya lapa diğer vakum aparatlarının mayalanmasında kullanılır.

    Vakum aparatlarına alınan standart şurup buharlaştırılarak suyu uzaklaştırılır. Doygunluk noktasında mayalama yapılır yani ortama şeker kristalleri verilir ve pişirim bu kristallerle devam eder. Pişirim bittiğinde kristal şeker lapası elde edilmiş olur. Vakum aparatında pişirim işlemleri eksi basınç altında yani vakum altında gerçekleştirilir.

    Elde edilen kristal şeker lapası kesikli çalışan kristal şeker santrifüjlerinde işlenerek, bir başka deyişle şeker kristalleri ortam şurubundan ayrılarak yaş kristal şeker elde edilir. Bu şeker kurutma-soğutma tesisine gönderilir.

    Kurutulan ve soğutulan şeker, ambalajlanmak üzere şeker bunkerine sevkedilir. Tam otomatik ve el değemeden çalışan ambalajlama makinelerinde bu şeker polipropilen şeker torbalarına doldurularak ağızları dikilir ve satış şekeri olarak şeker ambarına sevkedilir. Böylece beyaz kristal şeker elde edilmiş olur.

    Üretilen bu şeker 25 kg. PP (polipropilen), 50 kg. PP, 1000 kg büyük çuval (Big Bag) veya kapalı tankere dökme şeker şeklinde de piyasaya sunulmaktadır. Ayrıca Çumra Şeker Fabrikamızda sıvı şeker, küp şeker, bonbon şeker, kandis şeker çeşitleri de şeker olara üretmiş olduğumuz ürünlerdir.

    Orta Şeker Pişirimi :

    Kristal şeker santrifüjlerinde ayrılan şurup, orta şeker ünitesinde tekrar pişirim işlemine alınır. Orta şeker pişirimi sürekli pişirim prensibine göre yapılır. Sürekli pişirimde vakum aparatları ya üst üste yerleştirilmiş katlı vakumlar (VKT) şeklinde, yada yan yana seri olarak çalışan ayrı ayrı vakumlar (Kaskat) şeklinde tasarlanmıştır. Her ikisinde de çalışma prensini aynıdır ve seri sürekli şekildedir.

    Sürekli pişirimde ilk vakum aparatına sürekli maya beslenirken son vakum aparatından sürekli lapa alımı yapılmaktadır. Sistem otomasyonda çalıştığından her vakuma gerektiği kadar şurup beslemesi yapılır.

    Sürekli pişirim kesikli pişirimle kıyaslandığında bir takım üstünlüklere sahiptir. Bu nedenle gelişen şeker teknolojisinde bu sistem tercih edilmektedir. Konya Şeker Fabrikasında daha önce kesikli çalışan orta şeker pişirimleri, 2006 yılındaki revizyonda sürekli pişirim sistemine döndürülmüştür. Sistem efektif bir şekilde çalışmaktadır.

    Orta şeker son vakumundan alınan orta lapa, işlenmek üzere orta şeker sürekli santrifüjlerine gönderilir. Burada yine şeker kristalleri ve ortam şurubu birebirlerinden ayrılır. Orta şeker kristal şeker standart şurubunun karışımına girerek sisteme geri döner. Orta şurup ise tekrar pişirim için son şeker ünitesine gönderilir.

    Son Şeker Pişirimi :

    Orta şeker santrifüjlerinde çıkan orta şurup, son şeker pişirimine alınır.

    Son şeker pişirim vakumları da prensip olarak orta şeker pişirim sistemi ile tamamen aynı şekilde çalışır. Yani seri ve sürekli sisteme göre çalışır. 1 adet orta şeker vakumu maya pişirimi için ayrılmıştır.

    Son şeker pişiriminden elde edilen lapa, kristalizatörlere gönderilerek nihai kristallenme sağlanır. Kristalizatörlerden alınan lapa, son şeker sürekli santrifüjlerinde işlenir. Santrifüjlerde son şeker ve şurup ayrılır. Bu şurup melastır ve yan ürün olarak melas tanklarına gönderilir. Son şeker ise afine işlemine tabi tutularak yani bir miktar şurupla karıştırılarak lapa hazırlanır ve afine şeker sürekli santrifüjlerinde işlenir.

    Afine şeker santrifüjlerinden ayrılan şeker, orta şekerde olduğu gibi kristal şekerin standart şurubunun hazırlanmasında kullanılarak sisteme geri dönmüş olur. Afine şurup ise son şeker pişirim şurubu olarak kullanılır.
    Fabrikamızda afine şekerin bir kısmı orta şeker mayası olarak kullanılmaktadır.

    Melas :

    Yukarıda anlatıldığı şekilde şeker üretim işlemlerinde son şeker santrifüjlerinden çıkan nihai şurup melastır. Melasın kuru maddesi (Bx) 80-85 arasıdır ve yaklaşık olarak % 45-50 civarından şeker içerir. Ayrıca organik ve anorganik maddeler açısından zengin bir karışımdır. Bileşiminde çeşitli miktarlarda değişik vitaminler de ihtiva etmektedir. Bu özellikleri nedeniyle bazı sanayi kollarının ana ham maddesi durumundadır.

    Melas ülkemizde başlıca maya üretimi, yem sanayi, alkol üretimi, vs. gibi alanlarda kullanılmaktadır.

    Enerji Üniteleri :

    Şeker fabrikaları diğer sanayi kollarından bazı açılardan farklıdır. Bu farklılıklardan biri de enerji kullanımıdır. Şeker üretim kademelerinin ısıtma, buharlaştırma gibi işlemleri buharla yapılmaktadır. Bu buhar, buhar kazanlarında üretilir. Basınçlı buhar, işletmeye gönderilmeden önce türbinlerden geçirilerek enerjisinin bir bölümü elektrik enerjisine dönüştürülür, bir başka deyişle elektrik üretimi gerçekleştirilir. Üretilen bu elektik enerjisi tüm fabrikanın ihtiyacına yetecek miktardadır. Kampanyada fabrika normal kapasitede çalıştığı zamanlarda dışarıdan elektrik enerjisi satın alınmaz.

    Konya, 21.12.2006

    Paket Şeker

    Konya Şeker paket şekeri “Şeker Tanesi” markası altında ;

    * 1, 2 ve 5’er kg’lık kraft paketler halinde tüketiciye sunmaktadır.

    Küp Şeker

    Konya Şeker, küp şekeri “Şeker Küpü” markası altında ;

    * 1 kg’lık kutular (1 kutuda 405 adet)
    * 1 kg’lık kutular (1 kutuda 360 adet)
    * 750 gr’lık kutular (1 kutuda 360 adet)
    * 2’li sarma küp şeker

    olarak tüketiciye sunmaktadır.

    – Küp Şeker Sevkiyat Şekilleri ;

    * 1 kg -405 Adet 20’li koliler
    * 1 kg-360 Adet 20’li koliler
    *
    750 gr-360 Adet 16’lı koliler şeklinde sevk edilmektedir.

  26. Fatma Yil. Says:

    Bir haber sitesinin haberine gore gazozlu içeçekler içerisinde alkol bulunmuş. Bu vesileyle sormak istiyorum, bu tarz içeçekler ve içerisinde hayvansal katkı olan yiyeceklerden yenilebilir mi? Bu tarz yiyecek ve içeçekler süpheli kategorisinde mi degerlendirilir? Bu tarz yiyecek ve içeçekleri yemekten kacınma takva olarak mı degerlendirilir? Hükmünü deliller ısığında acıklar mısınız?

    Habere gelince bilgi amaclı olarak asağiya kopyalıyorum. ülkerin Camlıcasi da var listede. Bu haber ne kadar dogru bilemiyorum Haber Alemi adli bir internet haber sitesinden alıntıladım. 12/10/2006 tarihinde sitede yayinlanmış.

    ***

    Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Bülent Cengiz, ”piyasadan alınan ve TÜBİTAK tarafından analizleri yapılan 10 farklı gazozda belli oranlarda alkol çıktığını” ileri sürdü.

    Bülent Cengiz, ”Piyasadan aldığımız ve TÜBİTAK tarafından etil alkol analizleri yapılan 10 şişe gazozun tamamında alkol çıktı. Üretimin tamamında böyle bir alkol bulunduğuna ilişkin bir yaklaşımdan ziyade, 10 şişede bulunan değerleri paylaşmak istedik” diye konuştu.
    İŞTE LİSTE
    Marka Alkol Oranı

    Uludağ …….. 1.56 g/l
    Akmina…….. 1.28 g/l
    Tansaş…….. 1.16 g/l
    Çamlıca……. 0.84 g/l
    Fruko………. 0.76 g/l
    Sensun…….. 0.60 g/l
    Sprite………. 0.56 g/l
    Adese……… 0.48 g/l
    Seven Up….. 0.44 g/l
    Kipa………… 0.20 g/l
    TÜKETİCİLER BİRLİĞİ

    Allah’ın rahmet pınarından bir damla da; helâl ve haram hususunda kullarını karanlıkta bırakmamasıdır. Helâlı beyan etmiş, haramı da açıkça bildirmiştir. “Allah haram olanları size uzun uzun anlatmıştır.” (6/En’âm, 119). Helâl olduğu apaçık olan bir şeyi yapmakta herhangi bir sakınca yoktur. Fakat haram olduğu apaçık olan bir şeyi işlemek için de hiçbir izin yoktur.

    Açık helâl ile açık haram arasında bir sınır vardır ki, o da helâl veya haram olduğu birçok insan tarafından anlaşılmayan veya haram olduğu karıştırılan şüpheli dediğimiz sınırdır. Bu anlaşılmama veya karıştırma, ya delillerin bu konulardaki kapalılığı veya bizzat delilin olaya tatbik edilmesinin şüpheli oluşu dolayısıyladır. Mü’minler, dinlerini koruyabilmek için helâllığı ve haramlığı şüpheli olan maddelerden de kaçınmakla yükümlüdürler. “Sana şüphe vereni bırak; Sana kuşku vermeyene sarıl! Doğruluk gönül rahatlığı, yalan ise kuşkudur.” (Tirmizî, Sıfatu’l Kıyâmet 22, hadis no: 2637; Nesâi, Eşribe 50, hadis no: 5677; Dârimî, Büyû 2, hadis no: 2535) buyuran Peygamberimiz’in bu konudaki emir ve tavsiyesi şöyledir:

    “Muhakkak helâl belli, haram da bellidir. Lâkin aralarında helâle de harama da benzer şüpheli şeyler vardır ki, onları insanların çoğu bilmez. Şüpheli şeylerden kaçınan bir kimse; dinini, ırzını/insanî kıymetini korumuş olur. Şüpheli şeylere dalan bir kimse, harama düşme tehlikesindedir. O, tıpkı sınır kenarında hayvan otlatan ve nerede ise yasak yerde otlatacak bir çoban gibidir. Bilin ki, her hükümdarın hudûdu vardır; Allah’ın sınırları ise haramlardır. Haberiniz olsun, bedinin içinde bir küçük et parçası vardır ki, o iyi olursa bütün vücut iyi olur, bozuk olursa bütün beden bozulur. İşte o (et parçası), kalptir.” (Buhârî, İman 45, Büyû’ 5; Müslim, Müsâkat 107-108; İbn Mâce, Fiten 14, hadis no: 3984; Nesâi, Büyû’ 2, hadis no: 4431; Tirmizî, Büyû’ 1, hadis no: 1219; Ebû Dâvud, Büyû’ 1, hadis no: 3329-3330; İbn Mâce, Fiten 3984)

    İslâm, müslümanın bu gibi şüpheli şeylere düşmekten sakınmasını takvâ kabul etmiştir. Müslüman, böylece apaçık bir harama sürüklenmekten kendini korumuş olur. Bu, İslâm’ın terbiye çeşitlerinden biridir. “Kul, mahzurlu olan şeye düşmekten çekinerek mahzurlu (sakıncalı) olmayan şeyi bırakmadıkça takvâlı kişilerden olma derecesine ulaşamaz.” (Tirmizî, Sıfatu’l-Kıyâme 14, hadis no: 2568; İbn Mâce, Zühd 24, hadis no: 4215)

    Şimdi sorunuzu yukardaki delillere göre değerlendirirsek ortaya şöyle bir sonuç çıkar.Eğer haber doğru ise ve o sayılan içeçekler içinde alkol veya yiyeceklerde hayvansal maddeler varsa bu kesin haramın kapsamına girer ve şüpheli olmakdan cıkar. Ama eğer olup olmadığı kesin bilinemiyorsa buda şüpheli şeylerin kapsamına girerki o zaman bundan sakınmak takvadır.

    Hanefilerde tercih edilen görüşe ve Şafii, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre, müskiratta azın hükmü çoğun hükmüne bağlıdır. Delil, Hz. Peygamber’in şu hadisidir: “, çoğu sarhoş edenin azı da haramdır” (Tirmizi, Eşribe, 3; Nesaî, Eşribe, 25; Ibn Mâce, Eşribe, 10; Dârimî, Eşribe, 8; Ahmed b. Hanbel, II, 91, 167, 179, III, 343). Islâm’a göre, içme bakımından bütün sarhoşluk veren maddeler genel anlamda “hamr” kapsamına girer. Tıp ilminin sarhoş edici müskiratı aynı nitelikte görmesi ve alkol kelimesinin arapça “elkûhl” kelimesinden Avrupa’ya geçtiği dikkate alınırsa, hamr’ın genel ve özel anlamı birlikte kapsadığını söylemek mümkündür.,

    Günümüz kimya sanayıinde, mayalanmış şekerli sıvıların damıtılmasıyla elde edilen sıvılara “alkol” denir. Halk arasında en çok bilinen alkol türü ispirtodur. Ispirtonun kimyadaki adı “etanol” veya “etil alkol”dür. Alkol elde etmek için iki yol vardır. Mayalandırma yolu, sentetik yol.

    Alkol mayalandırma yoluyla; üzüm, patateş, Mısır, arpa ve melâs gibi şekerli ya da nişastalı maddelerden; sentetik yolla da, karpit (kalsiyum karbit)’ten elde edilir. Sentetik yolla üretilen alkol, kg. başına 7.080.000 kalori ısı verir. Bu yüzden iyi bir ısıtma aracı olarak kullanılır. Bunun yanısıra iyi bir eritgendir de. Özellikle koku sanayıinde, esansları eritmekte kullanılır.

    Sonuç olarak, günümüz içeçek sanayıinde, üzüm şarabı dışındaki, kamış, patateş, bazı ağaçlar, Mısır ve benzerleri ile sentetik yollarla elde edilen alkolün içilmesi caiz değildir.
    Sonuç olarak müslümanlar bu habere göre içeçeklerde alkol varsa içmekden haram olduğu için uzak durmaları gerekir.Ve yiyeceklerdeki hayvansal maddelerde kimlerin kesdiği etler yenir ile alakalı deliller işığında değerlendirilir.Şüpheli şeyler kısmından cıkıp kesin haram hükmünü almaları ise işde haberin doğruluğuna bağlıdır.
    _________________
    Hidayete tabi olanlara selam olsun..

    Kola ve Gazlı İçecekler
    İnsanların büyük çoğunluğu ‘Hedonism’in kölesidir. Kendilerine lezzet veren şeye yönelirler ama ötesini düşünmek istemezler. Aksine, lezzet peşindeki bu hallerini savunmaya, kendilerini bu mevzuda haklı görmeye ve göstermeye çalışırlar.

    İsmindeki iki kelimeden biri ‘Cola’ olan gazozlar var. Ülkemizdeki gazozlar ‘Gazlı alkolsüz içecek’ (gazoz) adlı, Türk Standartları Enstitüsü’nün Ekim 1992’de yürürlüğe giren TS4080 No.’lu standardına göre üretilir. Bu standart 20 sayfa olup isteyen her vatandaş, bedeli mukabilinde Türk Standartları Enstitüsü Merkezi’nden veya bürolarından temin edebilir. Bu standardın 2. sayfasında ‘Gazoz Sınıfları ve Spesifik Maddeleri’, 3. sayfasında da ‘Gazozun Genel Özellikleri’ tablo halinde verilmiştir. İkinci tablo ‘Kimyasal Özellikler’in 3. satırında, gazoz cinslerinin litrede 5 gr. kadar etil alkol (bütün alkollü içeceklerde sarhoşluk verici) bulunabileceğinin belirtilmesi dikkati çekiyor.

    Daha açık ve anlaşılır olarak söylemek icap ederse, binde 5 gr. etil alkol ihtiva edebilen herhangi bir gazoz çeşidinin (sade, meyveli, kola, tonik, aromalı) 330 ml’lik bir kutusunda 10 ml. şaraptaki kadar etil alkol vardır (şarapta %15 etil alkol bulunduğu göz önüne alınırsa). Bu durumda, kendisine küçük bir kadehte sunulan 10 ml. şarabı, ihtiva ettiği 1.5 gr. etil alkol sebebiyle içmeyi reddeden birinin aynı miktar etil alkolü 330 ml’sinde ihtiva eden kutu gazozları hiç tereddütsüz içmeleri tezat olmuyor mu? İnsanların büyük çoğunluğu ‘Hedonism’in kölesidir. Kendilerine lezzet veren şeye yönelirler ama o lezzetin ötesini düşünmek istemezler. Aksine, lezzet peşindeki bu hallerini savunmaya, kendilerini bu mevzuda haklı görmeğe ve göstermeye çalışırlar. Bu vesile ile, akla gelebilecek birkaç soru üzerinde durmak istiyorum:

    1. Gazozlarda binde 5g. etil alkol bulunabiliyorsa, bunların standardına niçin ‘Gazlı Alkolsüz İçeçek (Gazoz)’ standardı ismi verilmiştir? Bu standardın ismindeki alkolsüz kelimesi ile içinde bulunabilen binde 5g. alkol birbirini nakzetmiyor mu? Belki bir oturuşta içilebilecek miktarda olmayan etil alkolü, standardı hazırlayanlar ‘kabil-i ihmal’ gördükleri için, bu standardın isminde ‘alkolsüz’ kelimesini kullanmış olabilirler. Fakat bu standardı hazırlayanların nazarında ‘kabil-i ihmal’ görülen bu etil alkol nispetinin, ‘başka standart’lara göre de ‘kabil-i’ ihmal olmayacağını gözden uzak tutmamak icap eder. Diğer bir sebep de ‘alkol’ kelimesini itici bulan bir halka bu meşrubatı benimsetmek için ticari bir taktik olarak ‘alkolsüz’ kelimesinin bilhassa standart ismine dahil edilmesi olabilir.

    2. Gazozlarda az da olsa, niçin etil alkol bulunur? Sade gazozlar da dahil, bütün gazozlarda tat veya koku verici esanslar kullanılar. Bu esanslar, yağ cinsinden maddeler olup suda çözünmezler. Bunları suda çözünür hale getirmek için hem su ile hem de yağlarla tam karışabilen (çözünebilen) ara çözücülere ihtiyaç olur. Bu hususta en bol, en ucuz ve en yaygın olarak kullanılan ara çözücü de etil alkoldür. Etil alkol bunun için gazozların terkibine girer. Kimya bilimi açısından bunun biraz daha açıklaması şöyledir: Kimyada, ‘benzer olanlar, birbiri içinde çözünür’ kaidesi vardır. En mühim ve en çok kullanılan çözücü de su olduğundan suyun dışındaki bütün çözücülerde hidrofil (suyu seven, su ile tam karışan) ve hidrofob (suyu sevmeyen su ile tam olarak karışmayan) olarak ikiye ayrılır. Moleküllerinde hidrofil bulunduran maddeler su ile hidrofil assosiasyon yaparak berrak bir çözelti verebilir. Yağ cinsi maddeler, bu sebeple benzin, eter, toluen gibi çözücülerde çözünür. Etil alkol ise molekülünde hem hidrofil hem de hidrofob grub bulundurduğundan hidrofil grubu ile hidrofil assosiasyon, hidrofob grubu ile de hidrofob assosiasyon yaparak ara çözücü vazifesi görür.

    Karmaşık gibi görünen bu mevzuu, aslında herkes çok basit bir deneme yaparak kolayca anlayabilir. Bir iki damla yağ cinsi madde (zeytinyağı, çiçek yağı veya diğer sıvı yağ ve esanslar) bir şişe suya ilave edilse, ne kadar şiddetle ve uzun müddet çalkalansa berrak bir çözelti vermez. Bu bir iki damla yağ-bulunursa, biraz etil alkolde kolayca çözülebilir. Etil alkol bulunamazsa, tuvalet ispirtosu veya kolonya da %75-80 etil alkol ihtiva ettiğinden, bunların az bir miktarları da yağ cinsinden bir iki damla maddeyi kolayca çözerek berrak bir çözelti verir. Bu berrak çözelti şimdi bir şişe suya ilave edilirse, suyun berraklığı bozulmaz.

    İşte gazozlarda tat ve koku verici yağ cinsi maddelerin berrak bir çözelti verecek şekilde suda çözünür hale getirilmesi için ara çözücü kullanma işlemi budur.

    3. Etil alkolden başka, sekerat (sarhoşluk) verici olmayan sağlığa başka zararı da olmayan ara çözücüler yok mudur? Vardır. Fakat bunlar etil alkole nispeten daha pahalıdır ve imalatçının bunları seçip kullanmakta bir gayesi ve hassasiyeti yoksa, etil alkolden başkasını kullanmaz.

    4. Tat ve koku verici yağ cinsi maddeleri suda çözünür hale getirmek için kullanılan etil alkol, gazoz içinde kimyevi bir değişime uğramaz mı? Etil alkol, hidrofil ve hidrofob assosiasyon yaparak yağ cinsi maddelerin suda çözülmesini sağlar. Kimyada bunun adı ‘salvatasyon’ olup fiziki bir olaydır. Fiziki olaya giren maddelerin asli mahiyeti genelde değişmez. Bir değişim olsa, bu fevkalede az oranda olabilir. Etil alkol tat ve koku verici yağları kimyevi değişime uğrayarak (solvaliz ile) çözmüş olsa idi, kendi ile birlikte çözdüğü maddelerin asli mahiyetinde de bir değişim olacaktı. Böyle bir değişim olsa idi, o yağların tat ve koku verme hassaları da kalmayacaktı.

    Bu fiziksel özellikleri çözeltiye katmak için yapılan imalat işleminde istenen tat ve koku özelliklerinin işlem sonucu kaybolmayıp devamı, kimyevi olarak, ne bu tat ve koku verici yağlarda ne de onları suda çözünür hale getiren etil alkolde karşılıklı etkileşim (interaction) ile asli mahiyetlerinde bir değişikliğin olmadığının delilidir.

    5. Son yıllarda ‘cola’ rekabeti’nin artmasının sebebi nedir? Her birinin piyasaya çıkışının özel bir sebebi olabilir. Bir genelleştirme yapılması doğru olmaz. Bir süper devletin kapitalizmine tepki duymak ve bu tepkiyi duyanlardan müşteri portföyü olarak istifade etmek, Filistin davasında taraflardan birine destek veren kola üretici bir firmaya karşı, buna tepki duyarak ve tepki duyanlara satın almaları için imalat yaparak kola markaları piyasaya çıkarmak, kola piyasasını kapitalizmle ve emperyalizmle savaşın mühim savaş alanlarından biri görmek ve biri haline getirmeye çalışmak, etnik sebepler v.s.

    Ancak bu bizim için ‘cola’ rekabeti yapanların bunu niçin yaptıklarından çok, nefsimizin neyi, niçin yaptığı asıl önemli olanıdır. Yiyecek ve içeceklerden helalini araştırıp almak, hem kendimize hem bakmakla yükümlü olduklarımıza karşı temel bir vazifemizdir. Eğer helalini araştırıp seçmek zor geliyorsa, pratik bir kolaylık olarak helalini araştıran, seçen, yapan ve satan markaları seçmek elimizdedir. “Allah (c.c.) bizleri hakkı hak bilip ona tâbi olan, bâtılı bâtıl bilip ondan sakınanlardan eylesin” duasıyla akla kapı açıp, ihtiyarı (cüz’i iradeyi) elden almamak lazım geldiği inancındayım.
    not;dr.m.n kaleminden(akademisyen)

    Gelatin (Jelatin) ‘i yiyebilir miyiz?

    Gelatin, sığır, domuz, balık gibi omurgalıların Kollageninden elde edilen bir protein ürünüdür. Başlıca hammadde olarak bugün domuz derileri ile sığır kemik ve derileri kullanılmaktadır. Daha çok domuz kökenliler kullanılmaktadır.

    Gelatin, ürünlerde jelleştirme, koyulaştırma maddesi olarak kullanılır. Pekçok pastacılık ürünlerinde, yoğurtta, dondurmacılıkta, meyve sularında kullanıldığı gibi ilaç yapımında, kapsül, film tablet yapımında, kozmetik ürünlerinde, fotoğrafçılıkta ve karbonlu kağıt yapımında da kullanılmaktadır.

    Ürünün etiketi üzerinde kökeni hakkında hiçbir açıklama olmaksızın gelatin kelimesini görürseniz, genellikle domuz yada sığır kemik ve derilerinden yapıldığı kabul edilmeli ve böylece ondan sakınmalıdır.

    Eğer, İslâmi usulle kesilmiş sığırın kemik ve derilerinden üretilmişse o zaman gelatin Helâl olur. Böylece etikette de Helâl gelatin olduğu belirtilmelidir.,

    En iyisini Allah (c.c.) bilir.
    _________________
    Hidayete tabi olanlara selam olsun..

    İşde sizlere sahabelerin yedikleri ve içtikleri hakkında göstermiş oldukları titizlikleri güzel bir örnekdir.

    Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Hz. Ebu Bekr (radıyallahu anh)’in bir kölesi vardı. Bu köle çalışıp kendisine belli bir haraç ödüyordu. Hz. Ebu Bekr onun kazancından yiyordu. Bir gün yine bir şeyler getirdi. Ebu Bekr (radıyallahu anh) bundan da yedi. Ancak kölesi:

    “Bu yediğin nedir, biliyor musun?” dedi. Hz. Ebu Bekir:

    “Neymiş o?” deyince köle açıkladı:

    “Ben cahiliye devrinde kâhinlik yapardım. Aslında bu işin ehli de değildim. Bu sebeple (kafadan atıp bir) adam aldatmıştım. (Bugün yolda) bana rastladı ve (kâhinliğimden kalma eski) bir borcunu ödedi. Yediğiniz işte bu idi!”

    Bunun üzerine Ebu Bekr elini boğazına atıp, midesinde her ne varsa kusup çıkardı.” [Buharî, Menakıbu'l-Ensar, 26.]

    KORUYUCU KATKI MADDELERİ

    E200= Sorbik asit
    Koruyucu olarak kullanılır. Bitkisel kökenlidir. Ciltte kaşıntıya sebep olabilir

    E201=Sodyum sorbat
    Koruyucu olarak kullanılır.

    E202=Potasyum sorbat
    Koruyucu olarak kullanılır.

    E203=Kalsiyum sorbat
    Koruyucu olarak kullanılır.

    E210*=Benzoik asit
    Koruyucu olarak kullanılır. Fırın mamulleri, peynir, çiklet, çeşni, dondurulmuş mandıra ürünleri, yumuşak tatlı gibi gıda ürünlerinde, kozmetik ürünlerde, eczacılıkta öksürüğe karşı antiseptik ve mantara karşı merhem yapımında kullanılır. Astıma , sinirsel bozukluğa, ve çocuklarda hiperaktiviteye neden olabilir.

    E211*=Sodyum benzoat
    Koruyucu olarak kullanılır. Süt ve et ürünleri, çeşniler, fırınlı mamuller ve şekerlemelerde, ağız yoluyla alınan bir çok ilaçta kullanılır; kurdeşene neden olduğu ve astımı ağırlaştırabilir.

    E212*=Potasyum benzoat
    Bakınız: 211

    E213*=Calsiyum benzoat
    Bakınız: 212

    E214*=Etil p-hidroksibenzoat
    Koruyucu olarak kullanılır. Bazı ülkelerde yasaklandı

    E215*=Sodyum etil p-hidroksibenzoat
    Koruyucu olarak kullanılır. Bazı ülkelerde yasaklandı

    E216*=Propil p-hidroksibenzoat
    Koruyucu olarak kullanılır. Alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.

    E217*=Sodyum propil p-hidroksibenzoat
    Koruyucu olarak kullanılır. Bazı ülkelerde yasaklandı

    E218*=Metil p-hidroksibenzoat
    Koruyucu olarak kullanılır. Alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.

    E219*=Sodyum metil p-hidroksibenzoat
    Koruyucu olarak kullanılır. Bazı ülkelerde yasaklandı

    E220=Sulfur dioksit
    Koruyucu olarak kullanılır. Kömür katranından elde edilir. Tüm sülfürlü ilaçlar zehirlidir ve kullanımı sınırlandırılmıştır (Amerika’da, FDA¹ çiğ meyve ve sebzelerde kullanımını yasaklamıştır); astım nöbetlerini azdırdığı ve böbrek fonksiyonları zayıflamış olanlarda metabolizmayı zorladığı, ‘B1 vitamini’ni yok ettiği bilinmektedir; içecekler, kurutulmuş meyveler, meyve suyu, sirke ve patates ürünlerinde kullanılır.

    E221=Sodyum sulfit
    Bakınız: 220

    E222=Sodyum hidrojen sulfit
    Bakınız: 220

    E223=Sodyum metabisulfit
    Bakınız: 220

    E224=Potasyum metabisulfit
    Bakınız: 220

    E225=Potasyum sulfit
    Bakınız: 220

    E226=Kalsiyum sulfit
    Koruyucu olarak kullanılır. Bazı ülkelerde yasaklandı

    E227=Kalsiyum hidrojen sulfit
    Koruyucu olarak kullanılır. Bazı ülkelerde yasaklandı

    E228=Potasyum bi sulfit
    Bakınız: 220

    E230*=Bifenil, Difenil
    Koruyucu olarak kullanılır. Bazı ülkelerde yasaklandı

    E231*=2-Hidroksi bi fenol
    Koruyucu olarak kullanılır. Bazı ülkelerde yasaklandı

    E232*=Sodyum ortofenil fenol
    Bakınız: 231

    E233*=Tiabendazol
    Koruyucu olarak kullanılır. Bazı ülkelerde yasaklandı

    E234*=Nisin
    Koruyucu olarak kullanılır.

    E235=Natamisin
    Koruyucu olarak kullanılır. Bulantı, kusma, ishal ve cilt kaşıntısına neden olur; et ve peynir ürünlerinde kullanılır.

    E236=Formik asit
    Koruyucu olarak kullan. Bazı ülkelerde yasaklandı

    E237=Sodyum format
    Koruyucu olarak kullanılır. Bazı ülkelerde yasaklandı

    E238=Kalsiyum format
    Koruyucu olarak kullanılır. Bazı ülkelerde yasaklandı

    E239=Hexamin
    Koruyucu olarak kullanılır. Bazı ülkelerde yasaklandı

    E242=Dimetil dikarbonat
    Koruyucu olarak kullanılır. Meyve sularına ilave edilen ve içindeki mikroplar ile mücadele eden bir antimikrobiyel, FDA¹nın veritabanında gıda ile ilişkisi kabul edilen bir madde olarak listelenmiştir

    E249*=Potasyum nitrit
    Koruyucu olarak kullanılır. Et ürünlerinde kullanılır. Nitritler nefes daralması, baş dönmesi ve baş ağrısı ile sonuçlanabilecek rahatsızlıklara sebep olduğu gibi potansiyel kanserojendir; bebek ve küçük çocukların gıdalarında kullanılması kesinlikle yasaktır.

    E250*=Sodyum nitrit
    Koruyucu olarak kullanılır. Hiperaktiviteye ve diğer yan etkilere neden olabilir, potansiyel kanserojendir, bir çok ülkede sınırlandırılmıştır, HACSG² sakınılmasını öneriyor

    E251*=Sodyum nitrat
    Bakınız: 250

    E252*=Potasyum nitrat
    Koruyucu olarak kullanılır. Hayvan artıklarından veya bitkilerdenelde edilir. Gübre üretiminde ve etin korunmasında kullanılır; hiperaktiviteye ve diğer yan etkilere sebep olabilir, potansiyel kanserojendir, bir çok ülkede sınırlandırılmıştır (Bakınız: 249)

    E260=Asetik asit
    Koruyucu olarak kullanılır. Sirkenin ana maddesidir; ağaç liflerinden sentetik olarak üretilir; turşu ve soslarda kullanılır

    E261=Potasyum asetat
    Koruyucu olarak kullanılır. Böbrek fonksiyonları zayıf insanlar sakınmalıdır; sos ve turşularda kullanılır.

    E262=Sodyum asetat, Sodyum diasetat
    Koruyucu olarak kullanılır. Asitliği düzenleyicidir; bilinen yan etkisi yok

    E263=Kalsiyum asetat
    Koruyucu olarak kullanılır. Asitliği düzenleyicidir.

    E264=Amonyum asetat
    Koruyucu olarak kullanılır. Bulantı ve kusmaya neden olabilir

    E270*=Laktik asit
    Koruyucu olarak kullanılır. Asitliği düzenleyicidir; bebeklerin sindirimi zordur; tatlılar, salata sosu, bebe maması ve şekerlemelerde kullanılır

    E280=Propiyonik asit
    Koruyucu olarak kullanılır. Migren ağrılarına sebep olabilir; doğal olarak mayalanmış gıdalarda, insan teri ve geviş getirenlerin sindirim organlarında bulunur, ayrıca suni olarak etilen, karbon monoksit, propiyonaldehit, doğal gaz, mayalanmış kağıt hamuru veya çürümüş lif bakterisinden elde edilir; yaygın olarak ekmek ve un mamullerinde kullanılır

    E281=Sodyum propiyonat
    Koruyucu olarak kullanılır. Migren ağrılarına sebep olabilir; unlu mamullerde kullanılır.

    E282=Kalsiyum propiyonat
    Bakınız: 281

    E283=Potasyum propiyonat
    Bakınız: 281

    E290=Karbon dioksit
    Koruyucu olarak kullanılır.

    E296=Malik asit
    Koruyucu olarak kullanılır. doğal (meyvelerden) veya sentetik yoldan elde edilir; bebekler ve küçük çocuklar sakınmalıdır

    E297=Fumarik asit
    Koruyucu ve anti oksidan olarak kullanılır. Keklerde kullanılır

    * İşaretsiz “siyah” E numaraları helal kabul edilen katkıları gösterir.

    * “Kırmızı” E numaraları sağlık için tehlikeli katkıları gösterir.

    * “**” işaretleri kesin hayvan (çoğunlukla domuz) kökenli katkıları gösterir.(haram)

    * “*” Bitkisel veya hayvansal kökenli olabilir. Alkolle muamele edilmiş veya edilmemiş olabilir.Bu sebeple (şüpheli) kabul edilen katkıları gösterir.

    Müslümanların önem vermesi gereken konulardan biriside tükettiği yiyecek vede içeceklere dikkat etmesidir.Müslümanlar yaşadığı küfür diyarında uyanık olmak zorundalar.Malumunuz kafirler genelde para kazanmak uğrunda yalan dolan gibi işlerle fazla uğraştıkları için insanları kandırmaktadırlar.Şimdi size bir siteden aldığım bilgileri aktaracağım.Bu bilgilerde yazan maddelere lütfen dikkat edin.Çünkü günlük yaşamda aldığımız ürünlerin çoğunda bu ürünlere rastlamak oldukça mümkün.
    GELATİN(JELATİN) Gelatin, sığır, domuz, balık gibi omurgalıların Kollageninden elde edilen bir protein ürünüdür. Başlıca hammadde olarak bugün domuz derileri ile sığır kemik ve derileri kullanılmaktadır. Daha çok domuz kökenliler kullanılmaktadır.

    Gelatin, ürünlerde jelleştirme, koyulaştırma maddesi olarak kullanılır. Pekçok pastacılık ürünlerinde, yoğurtta, dondurmacılıkta, meyve sularında kullanıldığı gibi ilaç yapımında, kapsül, film tablet yapımında, kozmetik ürünlerinde, fotoğrafçılıkta ve karbonlu kağıt yapımında da kullanılmaktadır.

    Ürünün etiketi üzerinde kökeni hakkında hiçbir açıklama olmaksızın gelatin kelimesini görürseniz, genellikle domuz yada sığır kemik ve derilerinden yapıldığı kabul edilmeli ve böylece ondan sakınmalıdır.En iyisini Allah (c.c.) bilir.

    MONO VE Dİ GLİSERİDLER HELAL MİDİR?
    Mono ve digliseridler, homojenleştirici olarak kullanılan yağ asitli maddelerdir. Homojenleştiriciler, sıvı veya katı yağlarla suyu bir fazda muhafaza etmek için kullanılan bileşimlerdir. Mono ve digliseridler, bitkisel veya hayvani unsurlardan türetilmektedir.Mono ve digliseridler çok geniş yelpazedeki ürünlerde kullanılmaktadır. Pastacılık ürünleri, yerfıstığı yağı, margarin, krem şanti, puding ve dondurma gibi ürünler misal olarak zikredilebilir.Genelde, Müslüman tüketici, %100 bitkisel mono ve digliserid olarak etiketlenmemişse o ürünü alınmamalıdır.

    PEYNİRLERİN İÇİNDE BULUNAN HARAM KATKILAR
    Peynir üretimi, sütü kestirmek yada pıhtılaştırmak için enzimlerin kullanılmasını ve çeşitli fonksiyonlar için diğer katkı maddelerinin ilavesini gerektirir. Enzimler, hayvandan, sevzeden ve mikrobiyel unsurlardan elde edilir. Hayvan unsuru domuzları ve danaları içermektedir. Domuzlardan elde edilen enzime pesin denmektedir ve haramdır. Diğer bir enzim yine domuzlardan ve genç dana (buzağı) dan elde edilir ki buna lipaz adını alır. Rennet, genç dana(buzağı) şirdeninden kıyılıp, kurutulma işlemi ile elde edilir. Aktif enzimin ismi Kaymosindir. Bugün arıtılmış kaymosin mikroorganizmaların genetik değişimi yolu ile de imal edilmektedir. Dana rennet ise halen bazı özel peynir ürecileri tarafından kullanılmaktadır.
    Ayrıca, lipaz gibi domuz enzimleri de bazı peynir çeşitlerinde kullanılmaktadır.

    RENNETİN KÖKENİ (ÖZÜ) NEDİR?

    Rennet, peynir yapımında kullanılan bir enzimdir. Rennet genç dananın midesinden gelir. Genç dana kesildikten sonra midesi çıkarılır, süt ile doldurulur ve kuruması için asılır. Kuruduktan sonra, rennetin arıtılmamış ekstratını elde etmek için ufalanır (kıyma gibi). Daha sonra arıtılır. Eğer etiket ürünün rennet ihtiva ettiğini belirtiyorsa, hayvan kökenli olduğu anlaşılmalıdır

    LESİTİN HELAL Mİ?

    Lesitin, bir homojenleştiricidir. Soya fasulyesi gibi bitkilerde, yumurta sarısında ve hayvani kökende bulunur. Homojenleştiriciler sıvı yağı, katkı yağ ve suyu bir fazda birleştiren yardımcı maddelerdir.Gıda, ilaç ve kozmetik ürünlerinin ambalaj etiketinde “soya lesitin” yazıyorsa kullanılabilir. Sadece “lesitin” yazıyorsa iyice soruşturmadan kullanılmamalıdır.
    En iyisini Allah (c.c.) bilir.
    GLİSERİN HELAL MİDİR?
    Gliserin veya gliserol olarak adı geçen katkı maddesi hayvani, bitkisel katı ve sıvı yağların hidrolizi sonucunda elde edilen berrak, renksiz, tatlımsı ve kıvamlı bir sıvıdır. Şekercilikte, deterjan, sabun, sentetik sakız, kozmetik ürün, çorba ve ilaç imalatında katkı maddesi olarak kullanılmaktadır. Hayvani kökenli gliserine Helal demek mümkün değildir. Zira üretimde domuz, sığır ve her türlü hayvanın deri ve kemikleri kullanılmakta, bu sebeple üretim safhalarını %100 garanti etmek mümkün olamamaktadır. Etikette, gliserinin üretim kökeni açıklanmamışsa bu ürünü kullanmamak yerinde olur.
    En doğrusunu Allah (c.c.) bilir

    KIYSTAİN (L-CYSTEİNE) HELAL MİDİR?
    E920 ile numaralanan Kıystain, önemsiz bir amino asittir. Amino asitler genellikle proteinlerde bulunur. Kıystain, fırın ürünlerinde durdurucu ajan olarak kullanılır .
    Kıystain, ay çöreği, rulolar, bazı kekler, pide ekmekler, kraker ve tost gibi çeşitli fırın ürünlerinde kullanılmaktadır. Ayrıca bebek sütlerinde besleyici olarak, bazı diet yiyeceklerinde katkı maddesi olarak kullanılmaktadır.
    Kıystain’in kökeni, insan saçı, domuz kılı, sığır boynuzu, kuş tüyü ve petrol ürünleri ve sentetik malzemedir. Kıystain yalnızca Japon, Çin ve Almanya’da üretilmektedir. İnsan saçı en ucuz olduğu için de en çok insan saçından üretilmektedir.Ancak üretici firmalar ağırlıklı olarak insan saçından üretmektedirler.
    Etiketlerinde E 920 Kıystain (L-Cysteine) yazılı olan ürünlerin alınmaması gerekir.

    PASTA VE BAZI TATLILARDA KULLANILAN JEL NEDİR?

    Jel şeker, jelatin (gelatin) ve sitrik asit gibi bazı asitlerin karışımından oluşur. Dünya jelatin üretimini elinde tutan firmaların verdiği bilgiye göre %70 domuz deri ve kemiklerden, %30 luk kısmı da sığır vs. gibi hayvanların deri ve kemiklerinden oluşan bu madde, herhali ile haram olduğuna göre jel için de aynı hüküm geçerlidir.

    Ayrıca bazı markaların isimlerini vereceğim ve bunların içinde hayvandan elde edilmiş maddeler olduğu için bunlarda kullanılmamalıdır.
    LUX SABUN;dana kuyruk yağı
    DOVE SABUN;dana kuyruk yağı
    PALMOLİVE;dana ve domuz kuyruk yağı
    COLGATE;domuz yağı
    VAZELİN İNTENSİVE CARE LOTION;domuz yağı

    • nur Says:

      S.A Fatma,
      Yazdiklarini tek tek okudum her ne kadar uzun olsada. Allah senden razi olsun bu kadar ugrasmissin. Bende Faesko gibi her turlu paket yiyeceklerden vazgectim. Ogrenmemiz gereken katki maddelerine her gun bir yenisi eklendikce, ve her yil isimlerini degistirdikleri icin ugrasmasi cok zor en kolayi yemekten vazgecmek. Ben shampoo ve kremlerimden, koltuk alti kremlerimden her turlu kozmetikler hepsinden kurtuldum. Ben helallik konusunda cok fazla bilgim olmadan sagliga olan zararlarini ogrendim ve o yuzden atmishtim. Ben hatta hayvansal bir urunden yapilan kremin haram olacagini bile tahmin edemezdim (cahilligimin siniri yok).

      Benim vermek istedigim mesaj su muslumanin haram saydigi bir cok urun aslinda insan sagligna cok zararli olmasi. Yani biz dinimizi ve degerlerimizi korurken aslinda sagligimizi ve insanligijmizi ve gelecek nesillerimizi koruyoruz . Bizim dinimizin en cok sevdigim tarafi herseyin aslinda bilimsel bir sekilde aciklanabilmesi.

      UMARIM HER BILINCLI INSAN BU TARZ SAHTE YIYEECK VE ICECEKLERDEN KURTULUP kendilerine ve cocuklarina dogal olanlari yedirirler…
      Saygiyla ve duayla

      • Fatma Yil. Says:

        Aleykum Selam Nur, ALLAHIM hepimizden razi gelir insaALLAH. Bu konulari uzun zamandir mail adresimde sakliyordum. Buraya da ekledimki sizlerde faydalanin, biraz uzun olsalarda :) kisaltma istemedim. Bende uzun zamandir deodarant , parfum kullanmiyorum cunku iclerinde ALKOL var. Siz zararli diye birakmissiniz iyikide birakmisiniz haramdanda kendinizi bilmeden koruyomussunuz. insaALLAH bu sekilde bu pisliklerden kurtuluruz… sevgilerimle… ALLAH HAFIZ

  27. Rumeysa Yıldız Says:

    Tatlı süper olmuş elinize sağlık

  28. ayşe polat Says:

    şu erzurum tatlısının demirini nasıl alabilirim istanbulda oturuyorum canım

  29. Fatma Yil. Says:

    KATKI MADDELERI VE E- KODLARI

    Isimsiz katki maddeleri:

    #430 and #478 Hayvansal cogunlukla domuzdan elde edilen maddeler icermektedir.

    A-

    APIDIC ACID, HEXANEDIAC ACID, 1-4 BUTANEDICAR BOXYLIC ACID #355* ALBUMIN: Hayvansal cogunlukladomuzdanelde edilen madde icerir.

    ALCOHOL

    ALLURA RED AC, FDeC RED 40#129*

    ALPHA-TOCOPHEROL (SYNHETIC) #307* VITAMIN E1

    #123 AMARANTH

    AMMONIUM ACETATE #624(E264)*

    AMMONIUM CARRAGEENON- Bitkisel oldugu bildirilmemisse hayvan katkisi icerir.

    AMMONIUM LACTATE#328- Hayvansal cocunlukla domuz katkili madde icerir.

    AMMONIUM PHOSPHATIDES#442 LECITHIN(E322) ile ayni ozellikleri tasimaktadir.

    AMYLASE#1100 Hayvansal cogunlukla domuz katkili maddeleri icerir.Bitkisel(mantar) oldugu belirtilmedigi durumlarda hayvansal (domuz) katki icermektedir.

    ANIMAL SHORTENING

    ANNATTO(bixin, norbixin)#360(b) Bitkisel olmadigi durumlarda hayvansal katki icerir.

    ANOXOMER #323*

    ANTHOCYANINS#163* Alcol (methanol, ethanol) icermektedir.

    ANTIOXIDANT-STABILIZES FATTY ACIDS. Bitkisel oldugu belirtilmedigi durumlarda hayvansal katki icerir.

    ARACHIDONIC ACID-Hayvansal katki maddeleri icerir.

    ASPARTAME#951-Bitkisel oldugu belirtilmediginde hayvansal katki icerir.

    • Fatma Yil. Says:

      B-
      Bacon(pork-domuz)- Domuzdan elde edilen maddeler icerir.

      Beetroot, Betanin #162* Bitkisel oldugu belirtilmezse hayvansal seyler icerir.

      BEESWAXES # 901 Bitkisel oldugu belirtilmezse hayvansal katki icerir.

      BIPHENLY # 230* Bitkisel oldugu belirtilmezse hayvansal katki icerir.

      BENZOATE / BENZOIC ACID FLOWERS OF BENZOIN, PHENLYCARBOXYLIC ACID, CARBOXLBENZONE #210- Bitkisel oldugu belirtilmezse hayvansal katki icerir.

      BENZOL PEROXIDE #928-Bitkisel oldugu belirtilmezse hayvansal katki icerir.

      BETA-APO-8′-CAROTENOL (C30) 3160 (E) Bitkisel oldugu belirtilmezse hayvansal katki icerir.

      BONE PHOSHATE #542 Hayvansal cogunlukla domuz katkili maddeler icerir.

      BRILLIANT BLUE FCF, FD&C BLUE 1 #133*Bitkisel oldugu belirtilmezse hayvansal katki icerir.

      BRILLIANT SCARLET 4R#124

      BROWN FK KIPPER BROWN #154*

      BROWN HT, CHOCOLATE BROWN HT #155*

      BUTYLATED HYDROXY- ANISOLE (BHA) #320* A

      BUTYLATED HYDROXYTOLUENE (BHT) #321*

  30. Fatma Yil. Says:

    KORUYUCU KATKI MADDELERI
    Isaretsiz “SIYAH” E numaralari helal kabul edilen katkilari gosterir.
    “(E200)” E numaralari saglik icin tehlikeli katkilari gosterir.
    ” * ” Bitkisel veya hayvansal kokenli olabilir. Alkolle muamele edilmis veya edilmemis olabilir. Bu sebeble SUPHELI kabul edilen katkilari gosterir.

    (E200)- Sorbik asit.(koruyucu olarak kullanilir.Bitkisel kokenlidir. ciltte kasintiya sebeb olabilir.)
    E201-Sodyum sorbat(koruyucu olarak kullanilir.)
    E202-Sodyum sorbat(koruyucu olarak kullanilir.)
    E203-Kalsiyum sorbat(koruyucu olarak kullanilir.)
    E210*Benzoik asit (koruyucu olarak kullanilir.Firin mamulleri, peynir, ciklet, dondurulmus mandira urunleri, yumusak tatli gibigida urunlerinde,eczacilikta oksuruge karsi antiseptik ve mantara karsi merhem yapiminda kullanilir.Astma, sinir bozukluguna ve cocuklarda hiperaktiviteye neden olabilir.
    E211*Sodyum benzoat.(koruyucu olarak kullanilir.sut ve et urunleri, cesniler, firinli mamullerve sekerlemelerde, agiz yoluyla alinan bir cok ilacta kullanilir;kurdesene neden oldugu ve astimi agirlastirabilir.
    E212* Potasyum benzoat(bakiniz 211)
    E213*Calsiyum benzoat(bakiniz 212)
    E214*Etil p-hidroksibenzoat.(koruyucu olarak kullanilir.)
    E215*Sodyum etil p-hidroksibenzoat(koruyucu olarak kullanilir.bazi ulkelerde yasaklandi)
    E216*Propil p -hidroksibenzoat (koruyucu olarak kullanilir.alerjik reaksiyoklara sebeb olabilir)
    E217*Sodyum propil p-hidroksibenzoat (koruyucu olarak kullanilir.bazi ulkelrde yasaklandi)
    E218*Metil p-hidroksibenzoat(koruyucu olarak kullanilir, alerjik reaksiyonlara sebeb olabilir)
    E219*Sodyum metil p-hidroksibenzoat (koruyucu olarak kullanilir. bazi ulkelerde yasaklandi)
    (E220)-Sulfir dioksit(koruyucu olarak kullanilir.komur katranindan elde edilir.tum sulfurlu ilaclar zehirlidir ve kullanimi sinirlandirilmistir( Amerikada, FDA* cig meyve ve sebzelerde kullanimi yasaklanmistir) astim nobetlerine azdirdigi ve bobrek fonksiyonlari zayiflamis olanlarda metabolizmayi zorladigi , B1 vitaminini yok ettigi bilinmektedir;icecekler, kurutulmus meyveler, meyve suyu, sirke , patatesurunlerinde kullanilir.

    (E221)-Sodyum sulfit(bakiniz 220)
    (E222)-Sodyum hidrojen sulfit(bakiniz 220)
    (E223)-Sodyum metabisulfit (bakiniz 220)
    (E224)-Potasyum metabisulfit(bakiniz 220)
    (E225)-Potasyum sulfit(bakiniz 220)
    (E226)-Kalsiyum sulfit(koruyucu olarak kullanilir.bazi ulkelerde yasaklandi.)
    (E227)-Kalsiyum hidrojensulfit(koruyucu olarak kullanilir.bazi ulkelerde yasaklandi)
    (E228)-Potasyum bisulfit(bakiniz 220)
    E230* Bifenil, difenil(koruyucu olarak kullanilir.bazi ulkelerde yasaklandi)
    E231*2-Hidroksibifenol(koruyucu olarak kullanilir.bazi ulkelerde yasaklandi)
    E232*Sodyum ortofenil fenol(bakiniz 231)
    E233*Tiabendazol(koruyucu olarak kullanilir.bazi ulkelerde yasaklandi)
    E234*Nisin(koruyucu olarak kullanilir)
    (E235)-Natamisin(koruyucu olarak kullanilir.bulanti, kusma,ishal ve cilt kasintisina neden olur; et ve peynir urunlerinde kullanilir)
    (E236)-Formik asit(koruyucu olarak kullanilir.bazi ulkelerde yasaklandi)
    (E237)-Sodyum format(koruyucu olarak kullanilir.bazi ulkelerde yasaklandi)
    (E238)-Kalsiyum format(koruyucu olarak kullanilir.bazi ulkelerde yasaklandi)
    (E239)-Hexamin(koruyucu olarak kullanilir.bazi ulkelerde yasaklandi)
    E242-Dimetil dikarbonat(koruyucu olarak kullanilir. meyve sularina ilave edilen ve icindeki mikroplar ile mucadele eden bir antimikrobiyel, FDA1 veritabaninda gida ile iliskili kabul edilen bir madde olarak listelenmistir.
    E249*Potasyum nitrit(koruyucu olarak kullanilir.et urunlerinde kullanilir.nitritler nefes daralmasi, bas donmesi ve bas agrisi ile sonuclanabilecek rahatsizliklara sebeb oldugu gibi potansiyel kanserojendir; bebek ve kucuk cocuklarin gidalarinda kullanilmasi kesinlikle yasaktir.
    E250*Sodyum nitrit(koruyucu olarak kullanilir. hiperaktiviteye ve diger etkilere neden olabilir, potansiyel kanserojendir, bir cok ulkede sinirlandirilmistir, HACSG2 sakinilmasi oneriyor.
    E251*Sodyum nitrat( bakiniz E250)
    E252*Potasyum nitrat(koruyucu olarak kullanilir) hayvan artiklarindan veya bitkilerden elde edilir.Gubre uretiminde ve etin korunmasinda kullanilir; hiperaktiviteye ve diger yan etkilere sebeb olabilir.potansiyel kansorejendir, bir cok ulkede sinirlandirilmistir.(bakiniz 249)
    E260-Asetik asit(koruyucu olarak kullanilir. sirkenin ana maddesidir, agac liflerinden sentetik olarak uretilir;tursu ve soslarda kullanilir.)
    (E261)-Potasyum asetat((koruyucu olarak kullanilir. bobrek fonksiyonlari zayif insanlar sakinmalidir;sos ve tursularda kullanilir.)
    E262-Sodyum asetat, Sodyum diasetat(koruyucu olarak kullanilir. asit duzenleyicidir; bilinen yan etkisi yoktur.)
    E263-Kalsiyum asetat. (koruyucu olarak kullanilir.asitligi duzenleyici.)
    E270*Laktik asit (koruyucu olarak kullanilir.asitligi duzenleyicidir, bebeklerin sindirimi zordur, tatlilar salata sosu, bebe mamasi ve sekerlemelerde kullanilir)
    (E280)-Propiyonik asit. (koruyucu olarak kullanilir. migren agrilarina sebeb olabilir; dogal olarak mayalanmisgidalarda,insan teri ve gevis getirenlerin sindirim organlarinda bulunur, ayrica suni olarak etilen, karbon monoksit, propiyonaldehit, dogal gaz, mayalanmis kagit hamuru veya curumus lif bakterisinden elde edilir; yaygin olarak ekmek ve un mamullerinde kullanilir.
    (E281)-Sodyum propiyonat (koruyucu olarak kullanilir. migren agrilarina sebeb olabilir;unlu mamullerde kullanilir.)
    (E282)-Kalsiyum propiyonat(bakiniz 281)
    (E283)-Potasyum propiyonat (bakiniz 281)
    (E290)-Karbon dioksit (koruyucu olarak kullanilir)
    (E296)-Malik asit (koruyucu olarak kullanilir. dogal(meyvelerden)veya estetik yoldan elde edilir;bebekler ve kucuk cocuklar sakinmalidir)
    E297-Fumarik asit(koruyucu ve antioksidan olarak kullanilir. keklerde kullanilir.)

    • Cahide Says:

      Canım kusuruma bakma. Ayarlayıp ekleyeyim dedim ama zamanım olmadı. Allah razı olsun canım…

      • Fatma Yil. Says:

        Sendende Yuce RABBIM razi gelsin insaALLAH. Tahmin ettim vaktinin olmadigini bende konu dagilmadan ekliyim edim.:) Alta eklediklerimin devami var onlarida firsat buldukca eklicem insaALLAH.sevgilerimle…

  31. 01ilknur Says:

    Arkadaşlar genelde lüzumsuz yicekleri açken markete girdiğimizde yapıyoruz.okumaya bile gerek duymadan o an gözümüze -gönlümüze hitap edeni sepete dolduruyoruz. helede çocuklarla gidildiğinde onlarda kendince biz görmeden sepete katarlarmış. ya kasada farkediyorsun,yada evde…….

  32. 01ilknur Says:

    Esselamun aleykum.cahide abla helal ürünlerden bahsedilmiş.Hemen aklıma küçük bahçemde yetişdirdiğim,doğal patlıcanlarımdan birinde arapça ALLAH YAZIYORDU. hemen fotoğrafını çektim.çok duygulandım.Rabbim adını bir patlıcanın üzerine yazmış.inş bizlerin de kalbine de yazarda Allah deyince,tüm haramlardan uzak oluruz.

  33. yasemin Says:

    ben burda dr oetkerin sitesine mail yolladim bana bir liste yolladilar müslüman listesi diye icinde alkol ve hayvandan elde edilen seyler yokmus ama tabi ben almanyada yasiyorum orayla nasil bir baglantisi olabilir bilemiyorum bana gönderilen listede vanilya ve sivi aramolar bu listenin icinde yer aliyor bende kullaniyorum ..

  34. yasemin Says:

    helal gida icin su site cok kapsamli inceley<in derim

    http://www.gidaraporu.com/eyupta-halal-dunya_g.htm

  35. sevgiii Says:

    cahide hanımcm şu anda şaşkınlık içindeyim. ben türkiyede müslüman bir ülkede yaşıyoruz diye alışveriş yaparken helal sertifkasına hiç bakmıyordum böyle bir şeyin olduğunuda bilmiyordum. sitenizin yeni takipçisiyim sayenizde öğrendim beni de bilinçlendirdiğiniz için teşekkür ederim. ben pasta malzemelerini hep dr. oetker alıyorum kalteli oluyor beni hayal kırıklığına uğratmıyor diye. unumuda ya piyale yada söke un alıyorum. ama güvenirliği konusunda hiç bir fikrim yok.acaba siz nekullanıyorsunz kabartma tozu, maya, un söylerseniz çok sevinirim. ayrıca ben vanilya olsun, çikolata sos olsun, puding olsun hep hazır toz halde kullanıyorum onlarında ev yapımı tarifleri varsa verrseniz çok sevinirim.

    • Cahide Says:

      Maya olarak Dosu mayaya ait, Hasmaya kullanıyorum, Akmaya da onlara ait sanırım. Vanilyayı artık çubuk şeklinde kullanacağız. Yakında paylaşırım inşaallah.Kabartma tozunu ülkerden kullanıyorum ama son zamanlarda daha çok karbonat kullanıyorum. Pudingi kendimiz yapalım lütfen. Özellikle sütlü tatlılar kısmında çikolatalı sos tarifi vardı. Olmazsa yine veririm inşaallah.

      • seher.. Says:

        ha bende senin mayanın adını araştırıyordum,doru diye kalmış aklımda,bikaç yerde sordum suratıma garip garip baktıar..demekki,dosu imiş doğrusu…:))

  36. aişe ravza Says:

    SELAMÜN ALEYKÜMM MUTLAKA OKUYUN …. EVETT HEMEN BÜTÜN ÜRÜNLERİN İÇERİİSİNDE KATKI MADDESİ VARDIR EKMEKTEN TAKİ ŞEKERE KADAR.BEN BİR ZAMAN MEDRESEDE YATILI KALDIM YEMEMMİZE İÇMEMİZE DİKKAT EDERDİK HATTA TEK DİKKAT EDEN CEMAAT BİZDİK DE DİYEBİLİRİM LAFI UZATMADAN HELAL ÜRÜNLER BULABİLECEĞİNİZ BİR MARKA SÖLEYİM KREM SANTİDEN TUTUN BÜSKİVİSİNE KADAR ÇOK ÇEŞİT YOK AMA BAKIN DERİM.AFİA MARKA.SUCUĞUDA BURDAN ALIRDIK BİZ.ERPİLİÇ YADA BEYPİLİÇ YERDİK.UMARIM FAİDELİ OLUR.SELAMETLEE.

  37. hilal Says:

    Cahide abla bende erzurumluyum. Bu tatlıyı komşumuz nurhayat teyze çok güzel yapardı allah rahmet eylesin kendisi rahmetli oldu şimdi sitende bu tatlıyı görünce nurhayat teyzeyi hatırladım ve nedense duygulan Bu tatlıyıda ilk onda yemiştim anneme bi kaç kere sordum sende yapmasını biliyormusun diye yok dedi aman şimdi onunla kim uğraşak. Bende tarifi bilmiyordum bi kaç kişiden de sordum bizde yapmadık dediler şimdi senin yaptığını görünce bende bi deyiyeyim dedim ama maalesef benimde o demirden yok yakında annem geliyor söyliyeyimde bana getirsin deyenip bi yapayım bakalım senin gibi tutturabilecekmiyim acaba. Tekrardan teşekkürler cahide abla yeni tariflerini dört gözle bekliyoruz kendine iyi bak saygılar ve sevgiler.

  38. esra Says:

    merhaba tatlı harika gözüküyor ellerinize sağlık.ancak numara kullanılmamaktadır diyor:( başka ulaşabileceğimiz birileri var mı acaba?

    • ebru Says:

      esracım çok özür dilerim ben 2 yıl önce spariş vermiştim.tlf nu kontrol etmeden yazdım bende şimdi baktım kulanılmamktadır diyor ama mail adresini yazıyorum şimdi. umarım ordan ulaşabilirsin.maili şöyle ustanın. (n.durust@hotmail.com) umarım bu mail adreside kulanılıyordur

      • ebru Says:

        vereceğim numaradaki bey tatlı demirini temin etmekte yardımcı olacağını ve demirinde 3 tl olduğunu söyledi (0537 432 33 90)

  39. NNÇ Says:

    arkadaşlar el ve yüz nemlendiricisi olarak ne kullanıyosunuz.kozmetiklerde çok sakıncalı gibi.benim ellerim çok kuruyor.

    • seher.. Says:

      bi arkadaş kayısı yağı kullanıyordu eline,bayada memnundu..bi zararı var sadece biraz fazla kayısı kokuyor,parmaklarınızı yiyebilirsiniz…:))

  40. mutfakhavlusu Says:

    çıtır çıtır bir tatlı ne güzel bir tatlı
    ellerinize sağlık

  41. Cahide Says:

    Canım Ebrum, bu nefis tatlın sayfamıza renk kattı. Sana tekrar teşekkür ediyorum bacım. Ellerin dert görmesin. Tatlının yanındaki portakal şekerlemeleri de kaçmadı gözümden :)

    • ebru Says:

      değer verip yayınladığın için ben teşekkür ederim cahidecim.malesef son portakal kabuklarımdı bitti.şimdi sana anlatığım modelde olanından deneyeceğim kabuklarım biriksin:)) dün net bağlantım olmadığı için siteye bakamadım umarım tatlıyla ilgili merakınızı giderebilmişimdir selametle

  42. ehlisunnazeyneb Says:

    Ellerine saglik Ebru kardesim güzel bir tatli sanirim bu tatli!
    Cahide abla Allah bizleri daha saglikli beslenmeyi nasib etsin,ve saglikli beslenmeyi bizlere kolaylastirsin.Artik eskisi gibi E-Numaralarina dikkat etmyiorum,ama cok e numaralari gördügümde herhangi bir gidada tamam diyorum bu tam dogal degil,cok saglikli degilmis!Disi icinden hep baskadir,söyle icine baktiginizda,bende bu kadar katki maddesi koysam tabi tadi güzel olur.Haram Jelatinli ve,helal olmasina dikkat ediyoruz.Ama esim ve bende fark ettik ki bu helal olanlarin kani,helal olmayanlar gibi tam temizlenmemis,onu iyice yikayip geciriyorsun cok sükür.
    Allah haramlardan korusun. amin

  43. Belgin Says:

    Aleyküm selam Cahidecim,Rabbimiz hepimizi haramlardan korusun amin.Sevgili Ebru’nun da ellerine sağlık,demir tatlısı fevkalade güzel olmuş.

  44. 2012.9.2.lütfiye Says:

    ebru hanim selam alleykum demir tatliniz cok guzel görünüyor cahide hanimla cok guzel tatlilar yapiyorsunuz ben 25 senedenberi seker hastasiyim otatlilari görünce canim istiyor birde tuzlu pastalar yapin vebende deniyim

    • ebru Says:

      selamun aleyküm lütfiye hanım bu tatlı şerbetli ama illada şerbet gerektirmiyor sıcakken üzerine çok azpudra şekeri elemek yeterli tadında bir değişilkil olmuyor yada şeker hastalarına özel tatlandırıcılarda dövülerek elenebilir

  45. Reyyan Says:

    abla bişey sorucam

    bizim evde tatlı çok fazla yapılmıyor babamın şeker hastası olması dolayısıyla

    ben bu kalıbı alsam tuzlu peynirli bir hamur yapıp aynı bu şekilde pişirsem olur mu ????

  46. emine Says:

    cahide ablacım tarifleerinize gene herzamankigibi agzım sulandı helal gıdada söyledikleriniz çok doğru katılıyorum bende yakın zamanda trt deki büyük takip proğramına dek geldim izledim kanım dondu uzmanlar proflar kimyagerler konuştu anlattılar jelatine ve doğurduğu buyuk tehlıke ve sonucuna çok etkilendim ordan BIR UZMAN DEDIKI EVDE MAYAM YOK DİYIP HAZIR YOĞURDA SALDIRMAYIN MAYANIZI KENDİNİZ YAPABİLİRSİNİZ DEDİ ŞÖYLEKİ 3 TANE NOHUTU HAŞLAYIP EZİN SÜTÜNÜZÜ MAYALAYIN DEDI DENEDIM BEN OLDU ARKADAŞLARIMLA PAYLAŞMAK İSTEDİM SEVGİLERİMLE

    • Cahide Says:

      Emine, Yaradanına kurbanım kardeşim! Yurtdışındaki kaç izleyicimin sorusunu çaresiz cevapsız bıraktım ben. Doğal maya bulamıyorlardı. Bunu ilk fırsatta yapıp paylaşmak isterim. Bana daha ayrıntılı yazarsan sevinirim canım. Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir. Allah razı olsun canım…

      • yasemin Says:

        Allah razi olsun sütü alir almaz deniuycem ins,simdi benim buzlukta haslanmis nohutlarim var onlarin icnden 3 tane alip ezsem olurmu ki ecep :) ama inanmasida güc geliyor nohuttan yogurt oluyomus demkki Allahin bi kütfu iste,emine hanim ayni yogurt mayalar gibi islem yapiyoruz dimi,sadece yogurt yerine nohut koyuyorz süte?

  47. Reyyan Says:

    annemin büzgülü tatlısına benziyor :)

    benim annemde erzurumlu bu arada

    tatlıyı baklava açar gibi açıyor ama biraz daha kalın
    sonra yufkayı şöyle bir sallıyor ki altına hava girsin sonra o yufkayı sağdan soldan pili yaar gii büzüyor.
    büzülen yufkayı belli aralıklarla sıkıştırıyor sıkışan yerin arası kayık gibi oluyor

    sonra sıkıştığı yerleri kesip kızartıyor ve şerbete atıyor
    işte bu kadarrr
    inşaAllah anlatabilmişimdir :)

  48. Reyyan Says:

    bir meyve suyu firmasının çürük meyvelerden meyve suyu elde ettiğini biliyorum
    bir kaç sene öncesine kadar böyleydi ama şimdi aynımıdır bilemem

    bir keresinde hiç üşenmedim bir kaç marka krem şanti aldım aralarındaki farkı anlamak için…
    şu malum ünlü marka anında kaskatı olurken bizim yerli üretim çok daha uzun çırptıktan sonra kıvama gelebildi….
    anında katı olanın içinde katkı maddesi olduğu belli….

    krem şantiyi kullanmak istemeyenler için sütü kaynatırken üzerinde biriken yağı alıp saklayın
    sonra iyice çırpın üzerinede isteğe ağlı olarak pudra şekeri ilave edin özleşene kadar çırpın alın size krem şanti

    yada güvendiğiniz markanın çiğ kremasını alıp çırpın şeker ekleyin krem şanti hazır :)

  49. menekşe Says:

    Allah yardımcımız olsun neye elimizi atsak şüpheli bişeyler var ne yapmalı bilmiyorum ki hangisinden sakınacağımızı şaşırdık

  50. Sabiha Çelik Says:

    Cahide Hanım,

    Sizi hayranlıkla izliyorum. Gerçekten bu kadar kapsamlı, kusursuz bir başka site yoktur. Ellerinize sağlık. Sizden Erzurum’lu demirci ustasının telefonunu vermenizi rica ederim. İnşallah gönderilmesini sağlayabilirim. Tekrar tekrar teşekkürler ve tebrikler…

    • Cahide Says:

      Sabiha hanım sitede de bende de çok kusurlar mevcuttur. Rabbim hatalarımı eksiklerimi düzeltmemi nasip etsin. Benlikten korusun.
      Ebru kardeşim sanırım henüz fırsat bulup yorumlara bakamadı. Bakınca size geri dönecektir eminim.

    • ebru Says:

      sabiha hanım ustanın adı muhammet nuri dürüst tlf u:05062920238 ben 2 yıl önce spariş vermiştim sanırım iki modelde yapıyor şimdi modelleri artırmış olabilir çokta ucuza almıştım

  51. Bts Says:

    http://www.muslimconsumergroup.com/

    Helal yiyecekler icin bu site incelenebilir. Tabi Turkiye’deki urunler bu sitedekilerle birebir ayni degil ama en azindan “icindekiler” kismi incelenebilir. Allah cumlemize kolaylik versin, bilmediklerimizden sorumlu tutmasin, harama helal, helale de haram demekten bizleri korusun.

  52. bade Says:

    foxta gamze hanimin cigliklarini duydum yavrumun minik ayakalrinin buyudugunu gormek istiyorum dedi ne kadar aglatti beni insallah hizla iyilesir…acaba son durumdan bilginiz var mi cahide hanim hic bir sitede resminiz var mi merak ettim sizi iyi gunler

    • Cahide Says:

      Allah Gamze Hanımada nice şifa bekleyen hastalarımıza da acil şifalar versin. Resmim yok, gerekte yok. Birbirini gönülden sevenler, resme gerek duymazlar diye inanırım. Ve resimler çok yalancıdırlar. Asla sizi yansıtamazlar…

  53. deryaa Says:

    cahide abla krem şantinin yerine ne kullanıyorsunuz ben pastarda çok kullanıyorum alternatifini söylerseniz çok sevinirim

  54. Gül Says:

    Çok güzel ve yerinde bir paylaşım olmuş. Sağlık sorunlarını toplumca çekiyoruz. Sormak istediğim zeytini nasıl kendimiz yapacağız??????

  55. serpil Says:

    selamün aleyküm cahide ablacım bizde ailecek yediklerimize dikkat ediyoruz.çok şükür abilerimiz isteklerimizi yerine getirmeye çalışıyorlar artık bizde gönül rahatlığıyla krem şanti ve birçok yeni çıkan üründen faydalanıyoruz.alışveriş yaptığımız yerin birde sitesi var ama şimdiye kadar hiç siteden alışveriş yapmadım ama ürünleri tavsiye ederim çikolatalar felan muhteşem hemde içimiz rahat yiyoruz http://www.afiagıda.com

  56. arkadaş Says:

    cahide abla biliyorsun ama arkadaşları da bilgilendirmek adına söyleyeyim; GİMDES helal sertifikası veriyor ve bunu hakkıyla yapıyor , benim kanaatim bu. http://www.gimdes.org/ sitesinde sertifika alan firmalar var , onları takip ediyorum.size de tavsiye ederim.vanilya konusunda sana katılıyorum ablacım bende kullanmıyorum artık.hatta kabartma tozu da şüpheliymiş onu da bıraktım.yediklerimize dikkat etmeliyiz.

  57. NNÇ Says:

    insanlar neler yapıyor yahuuu!!! ilk defa gördüm bu tatlıyı.şekli ne güzel.ebru’nun eline sağlık yiyenlere afiyet olsun vesile olan cahide abla sağolsun .biz hiç bilmeyiz bu tatlıyı .yapsam bomba olurdu heralde.kimse inanmazdı benim yaptığıma.en iyisi hiç deneyip başıma bela almayım sonra hep isterler :-)

  58. emine Says:

    konu çok güzel ama ne yazıkki neredeyse aldığımız herşey şüpheli.ben aldığımız ekmeğe bile güvenmiyorum.abdeslimi yaptı abdestsiz mi elleri ne durumda ya onu markete getirip dizen ve bir çok ürün ….eşimle hep hayal ederiz bi çiftliğimiz olsa orda tavuklarımız ineklerimiz olsa,güzel bi bahçemiz olsa da her çeşit sebzeyi eksek hormonsuz yesek içimiz rahat olsa vs. diye ama herşey nasip ekmek makinası almayı çok istiyorum ama şimdi değil eşim kpss ye çalışıyor eğer kazanırsa kendime hediye diye alacağım hayırlısıysa inşaallah:)))

  59. Nurhayat Says:

    Mamürlerde Gelatine Yada haram olan
    Numaralar var
    Peynirler Yada sirkeler haram oluyor bizim Icin
    Bak meyve sulari da dahil
    Cogu zaman Icki miktari Az. Oldugu zaman hic yazilmiyor
    Ingiliz cokolatarili 100% ickiliymis bazi cocuk tatlilari Milchschnitte Yada rafaello hanuta hep Icki li

    • Nurhayat Says:

      iyi günler ablam

      zannetigim kadar zor degildi kalip bulmak yane sönmemis kirecden daha kolaydi.
      almanyadaki arkaslari icin.
      almancasi -Waffeleisen stallguss von der Firma Waffelbäckerei- 3 cesit kalibi var
      ebay dede satiliyor:)

    • Fatma Yil. Says:

      nurhayat hanim bahsettiginiz numaralamalar hakkinda bende bilgi var hazirlayip buraya yazacagim en kisa zamanda insaALLAH.

      • Nurhayat Says:

        Tskler fatmacigim ( Adin cok güzel kizim olsaydi takacaktim ama Allah cc bana 6 erkek Verdi)
        Bu numaralar cok önemli bazileti haram olmadigi halde kanser yapiyorlar ve sihatimiz Icin teklikeli

        Allah cc razi olsun emegin Icin simdiken sagol:-)

        Cahide Abla kitap da sana Gercekten yardim etmek isterdim
        Kitap daha cok Dosya gibi olur
        Ici de dosyanin tatlilar, hamur isleri, kekler, ve sayve gibi olur
        Her sene de bu sayfada verdigin tarifleri alma imkanimiz olur ve dosyaya düzerdik :-)
        Seneden Seneye satardin Kitap halinde degil sayfa halinde oludu

        • Fatma Yil. Says:

          tesekkur ederim nurhayat abla. bende ismimin fatma anamizdan gelmesinden dolayi mutluluk duyarim(gerci o niyetle verilmemis bu isim bana ama olsun:() ALLAH bagislasin evlatlarini gelinlerin kizlarin gibi olur insaALLAH. :)

  60. MeLek Says:

    Selamun aleykum cahide ablacım öncelikle ebru kardeşimzin eline sağlık şerbetli tatlılara bayılırım ben bunun da şekli şemali çok hoş olmuş ilk defa bu tatlıyı gördüm.. şaşırdığım nokta demiri hamura batırmakla o tatlı nasıl çıkıyor akmıyormu cahilim anlayamadıma açıkcası :)
    Allah’ın izniyle az yersek herşeye rağbet göstermezsek haram yeme gibi bir kaybımız olmaz inş. meyve suyu gazlı içecek abur cubur pek girmez bizim eve eşimde yemez bende çocuklarda yemesin zaten dert değil..Benim yaşadığım yerlerde helal haram kayğısı pek kalmamış acıkçası gittiğiiz yerlerde ikramlardan kaçınırıyorum bahanelerle yememeye çalışıyorum şüpheli görünmeyen hamur işi yada salata tarzı ancak.. çünkü buraya ilk geldiğim sıralarıydı bir eve ziyarete gittik kadın bişiler hazırlıyordu bende yeni geldiğim için ha bire soruyorum bu ne? bu nasıl yapılıyor bunu nerden aldın :) derken milföy hamuru tarzında bişiler pişiriyodu bende içeriğine baktım afedersiniz kafam kadar ALKOL yazısı vardı.. şok oldum ama bunda alkol var dedim bana ( onu yeme bunu yeme ne yicez ) dedi hayretim dahada bir artt.. o yüzden korkuyorum artık çünkü güvenmiyorum, bilmediklrimizi anlarım belki ama koskoca alkol yazısını görmezlikten gelmek çok garibime gitti ..Gıda faprikalarında çalışanlardan duymuştum aynı ürüne sadece tek fark HELAL yazıp arabistana , türkiye’ye buralardaki türkmarketlerine gönderdiklerini, o yüzden evde ne yapabilrsem yapıyorum yapamadıklarımada dikkat etmeye çalışıyorum, çalışıyorum da ne kadar başarıyorum Allah bilir…

    • Cahide Says:

      Aleykumselam Meleğim, Rabbim sana acil şifalar versin kardeşim. Nice hasta olan kardeşlerimizi unutuyoruz ya, nasıl suçluluk hissediyorum anlatamam. Seni seviyorum canım benim. Her zaman dualarımdasın

      • MeLek Says:

        Allah razı olsun canım ablam bende seni,sizleri çok seviyorum.. Rabbim şifa bekleyen tüm kardeşlerimize yardım etsin benimde dualarımdasınız .. Rabbim duası kabul olan kullardan eylesin..

    • ebru Says:

      melekçim hani ilk yağı ısıttığımızresim var ya demirde içinde işte ozaman demirde ısınıyor ve hanura batırınca hemen demire yapışıyor ama hamurun kıvamıda önemli az koyu olursa hamur ağır geliyor ve yapışsada demirden akıyor

  61. Nurhayat Says:

    Iyi günler ablacigim
    Wow harika görüntü ya simdik o demir kalibi olsaydi yapardim Yada demir kalibina benzeyen
    Bir kalibina olsaydi
    Ben Bir buradaki eksporzlara bakayim.
    Insallah bulurum
    Bu sönmemis kirecden daha zor bulunacak :-)

    Diyer konu cok Ilginc türkiyede insanlar Alis veris Ediyor dikkat etmeden
    Cogu

  62. ak Says:

    Herkese hayırlı ve bol bereketli bir hafta geçirmelerini diliyorum.Ablacım inan ne yiyeceğimi şaşırdım artık.bende abur cuburu çok seviyordum ama artık okuduklarımdan sonra yerken acayip midem bulanıyor.önceleri aldığım çoğu ürünü hiç araştırmadan alıp tüketirdim şimdi ne alsam iyice okuyup alıyorum ama yinede içime sinmiyor. aldığımız sebze ve meyvelerden bile şüphe duyar olduk GDO yüzünden. Mail attığım firmalardan sadece 2 tanesinden cevap geldi.adamlar ilgilenmiyor bile. Artık peynirimide kendim yapmak istiyorum ama açık sütlere güvenemiyorum.Kayınvalidem çok güzel yapıp gönderiyordu ama artık eskisi kadar çok yapamıyor.Eşime dedim sütü alıp evde yapalım cahide ablamın biçok peynir tarifi var dedim.Tamam mutlaka yapalım dedi.İnşallah başarırım.

  63. seher.. Says:

    sevgili cahide ablacım ve bu sayfanın müdavimleri canım dostlar…3 gün kadar giremedim internete,tozunu attırmışsın yine buraların ablam,ellerin dert görmesin….3 gündür korkunç bi migren krizi ile boğuşuyordum,hiç bişeyin farkında olmadan ölü gibi yattım…allahtan şifa diliyorum hem kendim hem tüm hasta kardeşler için…migren gerçekten zor ve hayatı çok etkileyen bi hastalık..o yüzden uzak kaldım buradan..inanınki özledim hepinizi…iyice iyileşip döncem inş…

    • NNÇ Says:

      seher hanımcığım geçmiş olsun.rabbim şifa versin inşallah.

    • Hemsehrim Says:

      Seher Hanim. Öncelikle cok gecmiş olsun. Damdan düşenin halinden ancak düşen anlarmış. Onbeş yıllık Migren hastası olarak ben Allah’ın izni ile nane ruhundan cok fayda gördüm. En azından başlamadan önce kullanırsanız engelliyor ağrı cok arttıysa da hafifletiyor. Denemenizi tavsiye ederim.

      • MeLek Says:

        Seher kardeşim öncelikle çok geçmiş olsun inş tez zamnada sağlığına kavuşursun.. Baş ağrısının nasıl bir dert olduğunu bilirim.. Hemsehrim kardeşim nane ruhu nedir acaba? ilk defa duydum nerden bulunur baş ağrılarım için ilaç almaktan sıkıldım belki banada faydası olur cevap verirsen sevinirm kardeşim Allah’a emanet olun..

        • seher.. Says:

          melek kardeşim sana da geçmiş olsun…ben farkettim ki ağrı kesici kullandıkça vücudum alışıyor ilaca..her defasında daha fazlasını kullanmak gerekiyor…ben artık bitkisel çözüm araştırıyorum….allah şifa versin hepimize…

        • Hemsehrim Says:

          Melek hanim nane ruhu dediğim nane esansi. Badem yağı gibi bir şey. Kokusu cok yogun bir mentol kokusu. Ben bunu basım agridigi zaman şakaklarima alnıma ve enseme birkaç damla sürüp masaj ile yediriyorum. Parmağıma damlatarak burun deliklerine sürüyorum. Allahın izni ile cok rahatlatıyor. Bu arada sinuzite de cok iyi geliyor. Aktarlarda kolaylıkla bulunabilen küçük şişeleri 15 büyük şişeleri ise 20 liradan satılan nane yağı. Allah herkese şifalar versin.

      • seher.. Says:

        teşekkürler hemsehrim..gerçekten de migrenlinin halini ancak aynı durumda olanlar anlıyor..kesinlikle basit bi başağrısı değil..nane ruhu diye bahsettiğiniz nane yağı mı yoksa farklı bişey mi? ve nasıl kullanılıyor? denemedik bişey bırakmayayım….

        • Hemsehrim Says:

          Canım nane ruhu dediğim nane esansi. Badem yağı gibi bir şey. Kokusu cok yogun bir mentol kokusu. Ben bunu basım agridigi zaman şakaklarima alnıma ve enseme birkaç damla sürüp masaj ile yediriyorum. Parmağıma damlatarak burun deliklerine sürüyorum. Allahın izni ile cok rahatlatıyor. Bu arada sinuzite de cok iyi geliyor. Aktarlarda kolaylıkla bulunabilen küçük şişeleri 15 büyük şişeleri ise 20 liradan satılan nane yağı. Allah herkese şifalar versin.

    • Yıldız KORKMAZ Says:

      Seher kardeşim geçmiş olsun.Aynı dert bende de var.Ben epeyce hafiflettim.Nasılmı?Eğer tansiyonunuz düşük değilse size üzerlik tohumu tedavisi önermek isterim.Bir çay kaşığı üzerlik tohumuna sıcak su koyup beş dakika(fazla değil)demlendirip süzüp her sabah içerseniz çok faydalı oluyor.İlk başladığında.bir ay kadar ağrı olmasada her sabah içerseniz, sonrada boyunda aura başlayınca içerseniz ağrı başlasada hafif geçiriyorsunuz Allah şifanızı versin.

      • seher.. Says:

        yıldız hanım allah razı olsun…uzerlik,şu hani nazara karşı falan köylerde toplanan minik toplar şeklindeki bitki galiba…yanlış biliyorsam cahide ablam düzeltsin,ben o bitkiyi Efendimiz [sav] in de kullandığını duymuştum…eğer öyleyse kesin şifadır…denemeliyim bulursam…

    • Cahide Says:

      Seherim çok geçmiş olsun canım. Başağrısı çok zor. Ama duyduğuma, okuduğuma göre başağrılarının %99 u stress kaynaklı. Allah şifalar versin gülüm. Tez zamanda iyileşte dön aramıza inşaalah…

      • seher.. Says:

        sağolasın ablam..evet doğru diyorsun,migrenin de en büyük sebeplerinden biri stres..ve de en ufak bi açlık veya uykusuzluk ta sebep oluyor…benim bu sefer ki krizimin sebebi stresti…girdiğim her ortamda “artık çalışmayacağım” kararım öylesine yadırganıyorki…başta annem ..”gözüm açık gider eğer seneye meb te başlamazsan,seni ev hanımı ol diye okutmadık” dedi en son..arkadaşlarımın geçtiği dalgalardan hiç bahsetmiycem..dediğin gibi herşey o kadar zorki..ben az kazanıp yaşarım diyorum,insanlar garipsiyorlar…ben bu gidişle daha çok migren yaşarım…bu arada yokluğumda çekiliş olmuş ve sabun kazanmışım aksu vitalden..bende bugün kargomla beraber sabunu alınca yanlışlık olmuştur deniştim..yarın arayacaktım..eğer her kayboluşumda bi hediye olacaksa ben arada kaybolayım yine..:)) teşekkürler hediye için…

    • ebru Says:

      ALLAH şifalar versin seher hanım

  64. GAMZEEEEEE Says:

    ABLACIMMM VE TÜM DOSTLAR,
    HEPİNİZE SELAM OLSUN BENDENNNNNNNNN..ABLACIM SENDEN NE TARİF ALSAM HAYRİYE HANIMLA PAYLAŞIRIM. KENDİSİ BİZİM İŞ YERİMİZDE YEMEKLERİMİZİ YAPAN ABLAMIZ.ONA SENİN TARİFLERİNDEN ISPANAKLI ÇARŞAF BÖREĞİNİN DE ÇIKTISINI ALIP VERMİŞTİM. O DA GEÇTİĞİMİZ HAFTA SONU YAPMIŞ.
    BİR TARİFTEKİ ÖLÇÜLER BU KADAR MI TUTAR GAMZE HANIM VALLA HEM HAMURU AÇMA İŞİ DE ÇARŞAFLA NE KOLAYMIŞ DEDİ.CAHİDE HANIM IN ELLERİNE SAĞLIK DEDİ. İLETEYİM DEDİM :)
    SAĞLICAKLA KAL.HANIM ABLAM…

  65. Yıldız KORKMAZ Says:

    Tatlılar harika görünüyor, Ebru hanım elinize sağlık.Krem şantinin alternatifi çok, bende kullanmıyacağım artık.Vanilyaya gelince oda şart değil.Vanilya çubuğu alırsanız, şeker dolu kavanoza koyarsanız o şekeri kullandığınızda aynı vanilya katmış gibi oluyor.Bu çubuğun, eğer içini sıyırmazsanız aylarca kullanabilirsiniz..Margarinide kullanmıyalım ama tereyağ içinde aynı şüpheyi duyuyorum çünkü aynı margarin gibi kokuyor.Aldığımız açık sütlerde kaymak tutmuyorki tereyağımızı kendimiz yapalım.Allah yardım etsin bie,haramdan uzak tutsun bizleri.

  66. elif Says:

    Ben de Erzurumluyum. Yalnız biz gençler olarak yemek kültürümüzü yavaş yavaş kaybetmeye başladık.Daha çoklarını anneannem ve büyükannem yapardı. Sonra annem..Şimdi bakıyorum da, her nesil el değiştirirken zamandan tasarruf edelim diye geleneklerimizi kıyafet çıkarır gibi bir yerlere savuruyoruz..Yazık çok yazık…..

  67. EMİNE Says:

    s.a hayır işleyen ve hayra vesile olanlardan eylesin rabbım cumlemizi..cahıde abla cok sey ogrendım senden ,nie vanılya almadıgnı yazını okuyunca anlamadm ama sonra arkadaslarn yazdıklrndan anladm..salçayı neden almadıgınızı anlamadm ,curuk ezık domateslerden mı yapılır dıye almamalıyız ..ya hazır corbaları cok sevıyorm ben :( onlarda da mı kötu seyler varmıs off şaştım kaldım ya
    sunu da eklemek ısterım siten bir hazine değerinde abla..umarım yedeği flan vardır bıgun bısey olursa (allah korusun çükerse flan ınan o kadar uzulurum kı ) abla neden kıtap yazmıyorsn sen elımızın altında yazılı bır kaynak olurdu ..herzaman netım olmaya bılır ama ben burdakı tarıfler hep yanımda olsn ısterm biiznillah

    • Cahide Says:

      Canım inan kitap çıkarmayı çok istiyorum ama çok uzun ve zorlu bir süreç. İmkanı olanlar bile epey zorlanıyorlar.Hayırlısı bakalım…
      Hazır çorbalarda MSG var vanım. Yani lezzet artırıcı. Hani bir ara tuzotlar meşhurdu. Onlarda aynı şekilde zararlı…Beyni tahrip ediyor…

      • Anlayamazsin Says:

        toplumdaki beyinsizlerin artis sebebini simdi daha iyi anliyorum Cahide ablam.ama bir ara almiyordum,esimin israri uzerine aliyorum.cok cok nadir pisiyor hazir corba:((

        yurt disinda helal yiyecek bulmek daha zor sanki.turkiyeye en azindan koyden insanlar sebze meyve getiriyorlar,kendi yetistirdiklerini getiriyorlar,bir sekilde organik yiyecek bulmak kolay.ya burda,ablam ben nerden bulayim simdi?bazen turkiyeye temelli donus yapip kendi meyve sebzemi kendim ekip bicmek istiyorum.unuma kadar kendim ogutmek istiyorum.hazir hayat diye sunduklari hayat ortada.rabbim yardim etsin.

        • yasemin Says:

          size katiliyorum bende yurt disindayim bazen tikanip ne yapacagimi sasiriyorum hadi sütü yogurdu hallettim gibi Allaha sükür arabam ve ehliyetim var gidip ciftlikden alicam ama bide güvenilir ciftlik bulmak var tabi onuda biyo kimya mühendisi bir bayanin aldigi ciftlikle halledicem..bide es problemi var tabi,esim benim kadar dikkatli degil malesef Allaha sükür epey bi yol kattettik ama yinede benim kadar dikkatli degil saglikli degil dedigim zaman dünyaya kazik cakmiycaz ölücez heralde diyor :S reklam gibi olmasin ama burda dediginiz gibi organik bulmak cok zor sebzelerde ne kadar vitamin var bilemiyoruz ama olanida biz pisirirken yok etitigmiz icin ben hwg nin tencerelrini aldim henüz gelmedi kullanmadim ama kullanan arkadaslarimdan biliyorum hem zamandan tasarruf hem elektirikden bir makarnayi 3 dk da suyunu süzmeden psitigni gözlerimle gördüm ve tatmin oldum..kisacasi tavsiye ederim :)

  68. selma Says:

    S.A.
    bloğunuzu dün gece keşfettim(Allah ın izni ile).açıkçası çok beğendim ve etkilendim.hem Allah ın nimetlerinin sunuluş şeklini hem de belki daha önemli olanı Allah kelamı edilmesini.hazırlayan ve sunan herkesin ellerine sağlık.

  69. serapdoygun Says:

    cahide abla,
    haram yiyeceklerden kaçınabilmenin tek yolu her şeyin pekala evde de yapılabileceğine inanmak sanırım. biz elimizden geldiğince yapıyoruz. ekmek, yoğurt, konserve vs.
    eşim abur cubur yemeyi sever. artık hiç almıyoruz. onun yerine kuruyemiş tüketiyoruz. ve ona açık çek yazdım. canın bir şey istediğinde cahide ablanın sitesine bakalım ordan ne istersen yapcam dedim. o beğeniyor ben yapıyorum :)
    hatta geçen gün simit olsa da yesek dedik bende hemen baktım sitene senin simit tarifini yaptım. yedik. bitti. işte bu kadar basit bence.
    hiç bir yiyecek vazgeçilmez değil. aynısını olmasa da bir benzerini hatta daha güzelini pekala yapabiliriz. maksat nefis köreltmek değil mi?
    çocuğum yok ama çocuğumun gözü kalmasın anlayışına da sıcak bakmıyorum. yemesin ucunda ölüm yok ya. şimdi ki çocuklar çok akıllı. neden yememiz gerektiğini düzgünce anlatırsak bir zaman gelir onlar bizi uyarmaya başlar. ben buna inanıyorum.
    ayrıca tüm kardeşlerimize tavsiye edebileceğim bir uygulama başlattık eşimle. farkettik ki bizim soframız hiç peygamberimizin (sav) sofrası gibi değil. konuştuk anlaştık. artık sadece tek çeşit yemek var akşam yemeğimizde. mesela o gün güzel besleyici bir çorba yaptıysam (kesinlikle hazır çorba değil) ikinci bir yemek yapmıyorum. birer tabak çorba içiyoruz. yanına ya biraz mevsim salatası, o yoksa bir kase yoğurt yiyoruz. ekmeğimizide evde yaptığımız için çok doyurucu oluyor. bir dilim yiyince doyuyor insan. ya da makarna pilav yiyeceksek onlara sos yapıyorum. sayende geçen yaz domates sosu yaptım. onları kullanıyorum. o akşamlarda da bi tabak soslu makarna ya da pilav yanında da varsa hoşaf ya da yoğurt yiyoruz.
    aslında yemek yemeyi azaltırsak ne yediğimizde kafamızı bu kadar meşgul etmez diye düşünüyorum. aslında hepimize bir tas çorba yeter de artar bile.
    yazdan hazırlık yapmak da çok iyi oluyor tabi. geçen yaz bir kaç kış hazırlıkları tarifini denedim. çok memnun kaldım. Allah nasip ederse bu yaz daha çok şey yapmak istiyorum.

    • Cahide Says:

      Canım aynen bizde de öyle kurabiyeyi falan saymıyorum çocuklar var tabi ama, öğünlerimiz çoğunlukla tek çeşitten oluşur. Bir gün önceden yemek arttıysa, yanına küçük ilavelerle o günü de geçiştiriyoruz. Hep derim ya “Adam olana çok bile”…

      • serapdoygun Says:

        evet hep dersin ve ben bu sözünü çok seviyorum :)

        • Gökcen Says:

          ne kadar güzel yazmışsınız,oysa bakıyorum bizim sofralar çorba,anayemek,pilav,salata,bazen bi zeytinyağlı ek olarak..var da var… bu uygulamayı eşimle görüşeceğim inşaallah:)

          • serapdoygun Says:

            eskiden bizim soframızda öyleydi. bir de sofradan kalkınca meyve çay tatlı yiyorduk. yaşımızdan heralde kilolu değiliz ama tokluk beraberinde miskinlik, gaflet getiriyor. şimdiki soframızdan çok memnunuz. elhamdülillah doyuyoruz da. demek ki geçmiş zamanda boşuna vakit öldürmüşüz mutfakta. cahide ablanında dediği gibi bir tas çorba ‘adam olana çok’ muş bile. inşallah eşinizle bir orta yol bulursunuz, sofranız sevgili peygamberimizin(sav) sofrası gibi olur :)

            • özlem Says:

              Serap hanım çok haklısın. Biz de evlendiğimizden beri ya çorba ya da salata vardır masada. 2. çeşit yemeyi ayıp sayarım bu kadar aç varken. Ama ailem kınıyor beni bu durumdan dolayı, eşimi aç bıraktığımı söylüyorlar. Çok mutlu oldum, benim gibi düşünen insanlar olduğunu görünce…

              • serapdoygun Says:

                eşininiz beni aç bırakıyorsun demediği sürece başkalarının ne düşündüğü hiç önemli değil bence. eğer moralinizi diri tutmaya birazcık katkısı olacaksa bilmenizi isterim; biz sizi kınamıyoruz, arkanızdayız :)

  70. özlem Says:

    Ablacım tatlının görünüşü bir harika, Ebru hanımın ellerine sağlık… Artık dışardan birşey almaya çekinir oldum. Organik çok pahalı, evde yapsam yardım eden, yol gösteren yok. Bazı şeyleri – peynir gibi- yapamam gibi geliyor. Bir de diğer insanlara bunları anlatamamak car, misafirliğe gittiğimiz de yesen bir dert, yemesen ayrı dert…

  71. 2012.9.2.lütfiye Says:

    selam aleyküm demir tallin cok güzel görunuyor bende bayramda deniyecem sen hamur islerine cok calisiyorsun cok caliskansin allah devamini attirsin allaha emanet olun

  72. ilknur Says:

    Cahidecim beni 20 yıl öncesine götürdün.Erzurumlu bir ablam vardı ,çok severdim ,bu tatlıyı çok güzel yapardı.Onunda adı Cahide’ ydi.ama birbirimizin izini kaybettik,başka bir şehire taşındılar.Seninde ellerine sağlık.

  73. Aynur Says:

    Selam Cahidem:)
    Ebru kardeşime selam olsun tarif için teşekkürler
    seninde ellerine sağlık çok güzel anlatmışsın resimlerle her ayrıntı anlaşılıyor önemli olan demiri bulmak sanırım bulursam mutlaka denemek isterim görüntü süper çıtır çıtır:)
    sağlıcakla kal bacım

  74. tanerinesi Says:

    Ben bu tatlıyı biliyorum ve canım çoook çekti, eee şimdi o kalıbı bulamaz yapamazsam Ebru Hanım bana yaparmı:) Ellerinize sağlık, çok güzel olmuşlar.
    Bu arada cahide abla, krem şantiden şüphe ediyordum da, vanilya yazmışsın niye? Vanilyada da mı şühpe var, varsa vay halimize. Çok güzel bir şeye parmak basmıssın, Rabbim bilir ama 40 gün ibadetlerimiz şüpheye düşecekse çok dikkatli olmalıyız. Bende bu aralar kahve falını bırakmaya karşı kampanya başlattım. Kadınlarımız almış başını gidiyor, tüm bir araya gelmelerde deli gibi fal bakılıyor. İnanmasalarda günah, inansalarda daha bir günah. İkiside cehennem azabını tetikliyor. Namaz kılıyor beş vakit, bir fal bakıyor şirke koşuyor. Bununla ilgili bir yazın varmı bilmiyorum ama ablacığım, seni çok takip eden var, bir yaz derim. Hem banada ışık olur. Ben yazacağım ama belli kitleye okuyor beni, seni yüzlerce kişi. (merak ettim Cahide abla kahve falı diye aratmaya gidiyorum:))
    Selam ve dua ile..

  75. dilek hanınımın mutfağı Says:

    Bir Erzurumlu olarak Allah Razı olsun ellerine sağlık kardeşim demir tatlısının demirini yıllardır istememe rağmen bir türlü gelmedi gerekirse senden telefonunu alabilirim.çok önceden annem yapardı , ellerine sağlık çok güzel görünüyorlar evdekilere bol selamlar unutulan komşun:(

    • ebru Says:

      dilek hanım ALLAH razı olsun sizin kalıplar neden gelmedi bilemiyorum ama benim istediğim demirci ustası muhammet nuri bey çok ilgiliydi ve bir hafta bile sürmedi gönderdi.tlfnunu tekrar vereyim ondan isteyin birde.tlf 05062920238

  76. meltem Says:

    SA Cahide Ablacığım,
    Vanilya almadığınızı yazmışsınız.Ben yurtdışında kalırken sıvı halde vanilyalar görürdüm marketlerde. onlar vanilya çubuklarının alkolde bekletilmesi ile elde ediliyormuş,o yüzden hiç almazdık. Ama toz vanilya öğütülerek nişasta ve pudra şekeri eklenerek yapılıyor diye biliyorum.fakat şunuda biliyorum ki vanilya yetiştirilmesi ve işlenmesi en zor bitkilerden. yani bence marketlerde satılan ucuz tozlar sadece yapay aromalar.içlerinde gerçek vanilya bitkisi olduğunu sanmıyorum.tabi bu benim şahsi kanaatim.zaten internette araştırdığınız zaman vanilin(paketlerin üzerin de böyle yazıyor) sentetik olarak elde edilebilir yazıyor…mandalina ,portakal,limon kabuğu rendeleri,mahlep… bunlarda çok güzel kokular,yapaya gerek yok bence.
    ben de herşeyi kendim yapmaya çalışıyorum.mesela sütlerin kaymağını buzlukta biriktirip,tereyağımı kendim yapıyorum.yoğurdumu kendim mayalıyorum.yazın değişik meyvelerden konsantre meyve suları hazırlıyorum kış boyu içiyoruz……

    • gül Says:

      konSANTRE MEYVE suyu tarifi istesek olur mu?

      • meltem Says:

        cahide ablamızda link belirtmiş tarif için fakat benim yöntemim biraz farklı.hiç su koymuyorum.reçel yapacakmış gibi meyvenin üzerine göz kararı toz şeker ekliyorum(reçelin şekerinden az) mümkünse buzdolabında bir yada iki gün bekletiyorum.o iyice sulanıyor .sonra kaynatıyorum.meyvelerin posası karışmasın diye süzerek sıcakken kavanozlara dolduruyorum.meyveleride kevgirden geçirip marmelat yapıyorum.yazın salepli dondurma yaptığımda şekerini çok az katıyorum, soğuyunca bu marmelattan eklediğimde çok nefis meyveli dondurmalarım oluyor.

    • NNÇ Says:

      meltem hanım konsantre meyve suyunu nasıl yapıyorsunuz.ben buzluğa vişne koyuyorum.onun dışında bişey bilmiyorum.kompostolarda meyve suyu gibi olmuyor.varas birkaç tarif yazarmışınız.

    • yagmur Says:

      ben vanilya nı harm old.ile ilgili bir yazı okumuştum orada vanilya alkolle esans çıkarılabildiği başka yolla olmadıgı içn haram oldugu vanilin in ise yapay bir koku verici old. gerçek vanilya ile ilgisinin olmadıgını okumuştum bu sebeple vanilin yazan ürünleri alıyorum sizde bu şekilde bir araştırp bakın isterseniz???bu arad marka vermek gibi olmasın ama ülker krem şantinin içeriği çok az üstelik bitkisel emülsifiye yağ vs var(yanlış hatırlamıyorsam)bitkisel yazdığı için onu alıyorum diger markalarda bitkisel yazmıyor direk emülgatör mono digiliseritler yani471yazıyor buda %99domuz oluyor ama başunda bitkisel ibaresi varsa başka ürünlerde bisküvi çikolatavs gibi zorunlulukta alıyorum….bende alışverişte elimde liste ile hep içerikleri okuyorum bu arada artık cilt kremlerinde de haram katkılar gördüm artık krem bulamıyorum ve onları da inceliyorum…

      • Ç.Ş.T Says:

        Merhaba, kayısı çekirdeği kremi çok güzel. Öneririm. Bir de cildinize her akşam üzüm çekirdeği yağı. Ben kullanıyorum çok memmunum.

        • yağmur Says:

          çok teşekkürler bir ürünün doğal old.inanarak üzüm çekrdegi yağlı krem aldım hiç bir işe yaramadı üstelik içinde ne ararsan var direkt yağı sürmeye çekiniyorum doğrusu yüzde sivilde kıllanma yapar diye …bir ara saf zeytinyağı sürdüm hiç iyi gelmedi birde kayısıı çekirdeği kreminizin markası nedir??bazı markalar gıcık ta (benim aldığım gibi hiçbir etkisi yok ):((

  77. faesko Says:

    Aleykümselam.
    Ben şahsen şunu diyebilirim ki; -yaptığım araştırmalardan okuduğum kitaplardan yola çıkarak- marketlerde ya da internette hiç farketmez satılan tüm hazır şeylere şüpheli yaklaşmak içeriği araştırmak lazım. En basitinden sürekli yenilen benim de eskiden çok sık tükettiğim bisküvi ve çikolatalar… Bir üründen neden kaçınmamız gerektiğini anlamak için içindekiler kısmını okumamız lazım markaya, konu komşuya bakarak verilen hükümler maalesef kolaya kaçmak oluyor. Benim ilk etapta baktıklarım:

    Hidrojene bitkisel yağ= trans yağ, margarinin caf caflı yazılımı da diyebiliriz sanırım. Buradan margarin hakkında daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.
    Emülgatör: Basit anlatımla su ve yağın karışımı için kullanılıyor. Hayvansal kaynaklı. İşin içine hayvan girince maalesef sorun daha da büyüyor. Bu hayvan nedir?, Kesimi besmeleyle mi yapılmıştır? Yani direk şüpheyle yaklaşmak lazım.
    Soya lesitini: Emülgatörün bitkisel versiyonu diyebiliriz. Birçok bisküvi ve çikolatalarda mevcut. Hatta ben bunsuz olanı görmedim desem yeridir. Fakat burada da oh bitkiselmiş kurtulduk diyemiyoruz. Soya bildiğiniz gibi GDO kurbanı bitkilerden biri artık dünyada GDO’suz olanın kalmadığı söyleniyor en azından ticari amaçlı kalmamıştır. Bu ürünler yurt dışından geliyor ve bebek mamalarında dahi kullanıyor. Ortada şöyle bir sorun var ileride neye sebebiyet vereceğini bilmediğimiz GDO’lu ürünleri bebek ve çocuklarımıza yedirmek onlara yapabileceğimiz en kötü şeylerden biridir diye düşünmekteyim. GDO konusunda Kemal ÖZER’in Deccal tabakta kitabını tavsiye ederim. İkinci kitabı da tam da bu konuyla ilgili Şeytan ye diyor.
    Peynir altı suyu tozu: Bu da çok popüler katkı maddelerinden. Burada da işin içine peynirden dolayı maya sorunu giriyor. Bildiğiniz gibi peynir şirden mayasından yapılıyor mikrobiyel, kimyasal, genetik, mantar dan da yapılıyor ama en ucuzu şirden çünkü; bir sürü hayvan kesiliyor bunların şirdeni de insanlarca yenmeyen bir şey sanırım yiyen varsa da bilmiyorum sakatatla aram yok. Burda yine aynı sorular beliriyor. Bu hayvan nedir?, Kesimi besmeleyle mi yapılmıştır? Yani direk şüpheyle yaklaşmak lazım. Ki dana şirdeni yerine domuzun midesinin özsuyu kullanılıyor çünkü daha UCUZ. Burada en önemli anahtar kelime UCUZluk zaten.
    Bunlardan hareketle peynire de şüpheli yaklaşmak lazım. Helal sertifakası alan firmalar var ya da dana şirdeni kullanıdığını söyleyen firmalar da mevcut. Bir de vejetaryenler için kullanılan mikrobiyal mayalar var bunu öğrenmek çok basit firmaya mail atmak yeterli ama güvenip güvenememek size kalmış. Ben açıkcası güvenemiyorum. Bir de pazarlarda satılan köylü üretimi peynirler var. Eğer size şirden mayası kullandığını söylüyorsa ve de inanıyorsanız oh mis en güzeli hemen alın. Ama hazır mayaysa bence iki kere hatta daha çok kere düşünün zira o mayanın da menşeini bilemiyoruz.
    MSG tuzu hakkında zaten siz bir yazı yazmıştınız.

    Tüm bunlardan hareketle benim diyebileceklerim ilk önce hayatınızdan abur cuburu ve margarini çıkarın çünkü en kolay onlar çıkıyor yerini doldurmak kolay ve de en şüphelisi de onlar. Sonra sırayla; salça, rafine şeker, beyaz un, rafine tuz… vs
    Sucukmuş, tavukmuş, salammış, sosismiş hiç bulaşmayın daha iyi. Eskiden at eti olabilir düşüncesi vardı ama şimdi ooooo et yok ki içinde etten başka her şey var zaten haberlerde sürekli çıkıyor. Gıda terörüyle ilgili en popüler haber konusu. Gidip ucuz diye yiyeceğine yeme boğazından haram, şüpheli lokma geçmesin. Aman çocuğun canı çeker, çocuğum eksik kalır demeyin ya bir şey olmaz bir haramdan eksik kalsın vücuduna zararlı maddeler girmesin. Hele o hamburger köfteleri mide bulandırıcı o kadar necisler ki bakterilenmesin diye amonyakla işleme tabi tutuluyorlar.
    Ben de henüz kendimi tecrit edemedim hala listemden çıkaramadıklarım var ama çabalamak da güzel. Hazır yoğurt, mayoneze değinmiyorum çünkü; daha önce bu sitede değinildi. (Bu arada sitenin sıkı takipçisi olduğum belli. ; ) )

    • Nur Says:

      Esselamu aleikum herkese,
      Faesko yazilarin icin tesekurler, merak ettim yurtdisinda mi yasiyorsun diye. Cunku Turkiyede yasayan tanidiklarimda inanilmaz bir guven var aldiklari her paket urune karsi. Amerikada Amerikanlar bile saatlerce paketlerin icindekiler bolumunu okuyup, notlar alip gunlerce arastirdiktan sonra cocuklarina verirlerken, bizim hanimlarimiz cocugum kusur kalmasin deyip zehirli bircok urunu cocuklarina veriyorlar.Evet dogru okudunuz, bir cok raf urunu zehirli, omru kimyasal maddelerle uzatilmis, besin degeri giderilmis neydigi belirizsiz seyler. Daha gecen gun Turkiyeden gelen bir arakadas ne yedigimi bilmek istedigim icin icindekiler yazisini okudugumu gorence bana paranoyak olmussun sen dedi. Kendisini aspartame icin uyardim, guldu gecti. Cahile laf anlatmak ne kadar zormush, agzim acik kaldi gosterdigi ogrenmek istememe direnisine.

      Ben hidrojene bitkisel yaglara bir ekleme yapmak istiyorum ogrenmek isteyene tabii :), Tukettigimiz saglikli sandigimiz bir cok siviyag aslinda tam bir saglik dusmani. Sivi yaglar cabuk ransit oldugu icin hidrojen atomlariyla islenip raf omurlerini uzatiyorlar.(iLK SIKIM, SOGUK SIKIM zeytin yagi alabiliyorsaniz alin onun disindakiler yalan) Bunun yanisira sivi yaglar yuksek ateste (kizartmalarda mesela) zehire donusuyor. Bu yuzden hayvansal yaglar daha saglikli, hayvansal yaglar mesela (ghee, tereyagi, kuyruk yagi) kesinlikle yuksek atese daha dayanikli. Bunun yani sira tereyaginin icerigindeki A, E, K vitaminleriyle cocuklarin daha iyi gelismesine yardimci olup bircok minarel ve vitaminlerin emilimini sagliyor. Dr Weston A. Price yaptigi hayvan deneylerde tereyaginin icindeki vitaminlerden alamayan hayvanlarin kisirlastigini, cok dusukler yaptigini, yada sakat dogumlar yaptiklarini kanitlamish. Ve her kadinin, genc kizlarin mutlaka ve mutlaka tereyagi, balikyagi yemelerini oneriyor. Ayni doktor sivi yag tuketiminin artmasiyla kisirlik, kalp hastaliklarinin, kemik erimelerinin ve asiri dis curumelerinin artigini yaptigi dunya capindaki arastirmalariyla kanitlamish. Eger saglikli, akilli saglam bir nesil yetirstirmek istiyorsaniz cocuklariniza tereyagiyla yapilmish yemekler, kemik sulari, ilik, sakatatlar ve baligi bol bol yedirin diyor. Eger cocugunuz zayif, yeterince sutunuz yoksa mutlaka ve mutlaka taze tam yagli sut icirilmesini oneriyor. Ve beyaz unun sagliga cok zararli oldugunu soyluyor. Mumkunse ununuzu kendiniz yapin diyor doktor.

      Bizler sivi yaglarin saglikli oldugunu nerden ogrendik bir dusunun… Reklamlar!!!… Eger sakatat yemekten vazgecmezseniz sizi avrupa birligine almayiz diyenleri nerden ogrendik… Haberlerden!!!.
      Kisacasi uyanma vakti hanimlar, eskiden 2 milyar olan saglik giderleri, 20 milyara cikmasi sizce raslantimi. Sunada dunyanin neredeyse yarisindan cogu bagirsak, kalp, seker, depresyon, kanser gibi bir cok hastaliklarla bogusuyor bu dunya tarihinde bir ilk ve bizler cok sapik bir devirin insanlariyiz. Milyonlarca kemik arastirmasindan sonra eskiden insanlarin hic birinde bizim yasadigimiz hastaliklarin bir cogu yokmush. BIrileri cok paralar yapiyor bizim cahilligimizle. Atalarimizin yemek kulturune donme vakti coktan gelmis geciyor. Blogunu takip ettigim bir amerikan kadin gecen gun kuyruk yagini nasil yaptigini paylasti. Amerikanlar, Turkiyenin ilerlemek istedigi yoldan geri donuyorlar cunku dibi karanlik bir cikmaz bu. Kendime iceriginde 700 den fazla eski usulde yemek yapmayi anlatan bir kitap aldim kitabin yazari HODRI MEYDAN diyor baska bir sey demiyor. Her bir iddiasini bilimsel aciklamalarla kanitliyor.

      Bende size bu kitaptan bir kacsey paylasayim: fasulye, mercimek, arpa gibi hububat ve baklagillerinizi EN AZ 7 saat suda bekletin ve bu suyu kesinlikle atin icinde sinidirimi zorlastiran phytic asit var. Eksi mayali ekmegi tercih edin. ve yemeklerinizi hayvansal yaglarla yapin. Kemik sularini ve yahni sularinda olan jelatini mutlaka ve mutlaka bol bol tuketin, ozelikle buyume caginda olan cocuklariniza cok lazim bu vitaminler. Keske blog hazirlamaya zamanim olsa, paylasacak cok bilgi var. Televizyonu hayatimdan cikardiktan bu yana neler ogrendim neler. Insallah birirlerine yardimci olabilmisimdir.
      Cahide abla buaralar seni takip edemiyorum eski siklikta ozluyorum senin yazilarini. Allah senden ayrica razi olsun, insallah. Butun dualarina amin amin amin diyorum.

      • Ç.Ş.T Says:

        Nur Hanım merhaba, bilgiler için çok teşekkürler.

        Peki kızartmalarımızı hangi yağlar ile yapmamız gerekiyor?
        Sabah kahvaltılarında yenilen becel yağ da aynı derecede zararlı mı? :(
        Abla unumuzu nasıl yapıcaz?

        Ay ne yapcağımı şaşırdım. En güzeli peynir ekmek yemek:) Tabi onlarıda kendin yapıcan:)

        • Nur Says:

          Ben nasil yaptigimi anlatayim. Bir gun hadisleri okurken Efendimize ghee hakkinda soru sorulmush. Bende merak ettim nedir bu ghee(gii). Ogrendimki bu bildigimiz tereyaginin sutten arindirilmish hali, ogle saglikli ve guzel bir yagki aldigim kucucuk kavanoz hemen bitti. Cokta pahaliydi bende evde nasil yapilacagini su yeni musluman olmush bayandan ogrendim. http://www.youtube.com/watch?v=wkZgIN4cZYc.

          Bir ciftciden tereyagi aldim. Once az aldim denemek icin. Tereyagida ucuz degil. Sonra para topladim ve cok aldim. Yumurtami, yemegimi, hepsini bu yagla yapmaya basladim. Ghee molekul olarak diger yaglara oranla cok cok daha kucuk oldugu icin hazmida daha kolay ve icinde A, E, K ve B vitaminleri var, vucudumuza aldigimiz minerallerin emilimini kolaylastirip hastalara bile sifa veriyor. Ayrica yuksek isiya cok daha dayanikli oldugu icin kizartmalarda uzun sure kararmiyor. Tepsinize ghee surdugunuzde hic yapisma derdi olmuyor(mukemmel bir yag, daha nasil anlatsamki). Tereyaginida pilavlarda, ve kokusunu istedigim her yemekte kullaniyorum.

          Onun disinda balik kizartmalari icin coconut oil kullaniyorum. Bu hem balik kokusunu neredeyse sifira indiryor ve yapisma yapmiyor. Buda ghee gibi yuksek isiya cok dayanakili ve kizartmalari bununlada yapabiilirsiniz, kizartmalar dahada citir oluyor. Bu yag ayrica tatlilardada cok guzel oluyor, kokusu cokhos. Bu yagda ayni ghee, ve terayagi gibi cok saglikli. Alzaimir hastaligini engelliyor, ve beyin hasarlarini kontrol altina aldiriyor. Beyin icin cok saglikli bir yag.

          Butcem dar diyen alamam diyenlere onerim su. Ben soyle bir strateji gelistirdim. Eskiden aldigimiz makarna, hazir corba, abur cubur pis tatlilara harcadigim parayi ayiriyorum ve bunlarla pahalida olsa toptan bugday, tereyagi gibi seyler aliyorum. Direk ciftciden almaya calisiyorum. Artik bir telefonla evinize hadar geliyor. onun haricinde herseyimi evde yapiyorum: yogurt, peynir, meyve sulari, tursular, humus,eriste…vs. Baligimizi kendimiz tutyoruz. Yani her kisabildigim yerden kisip bunlari topluyorum. Sonra birde bizim burda CSA uyeyim, yani halk destekli ziraat,(tarim )demek. Sebzemi direk ciftciden aliyorum ve belli bir miktar tarlaya calismaya gidiyorum. Boylelikle hem mevsimde yiyoruz hemde cok ucuz oluyor.

          Kendinize ogrenmek ve basarmak istediklerim diye bir liste yapin . Mesala benim listemde sirada tereyagini kendim nasil yapabilirim,kefiri nasil yapabilirim, salatalik tursusunu nasil yapabilirim var. Yogurtla baslayin yapimi en kolay, sifasi en cok urunlerden biri bunu pratik hala getirince yani yeterince tecrublei oldugunuzda bir diyerine gecin, ve listenizde ogrenmek istediklerinizi ogrenin. kendinize cok yuklenmeyin ama en iyisi birer birer, husrana ugradiginiz zamanlar oluyor basa cikmasi daha kolay oluyor. Beceremediginiz zaman birdaha deneyin yilmayin. Ben eksi maya yapip onun saklamasini ogrenene kadar baya zamn gecti mesela, ama bugun mayaya ekstra bir para harcamadin ekmeklerimi kabartabiliyorum. YILMAK YOK.

          Her basardiginiz bir tarif icin kendinize isinizi kolaylastiracak bir alet alin (Ev masraflarindan keserek) . Ben suanda un yapma makinesi alacagim soran olmush. Biraz pahali ama cok degerli bir yatirim bence. Evlerimize aldigimiz televizyon kadar pahali degil, biz TV sattik :). Boylece un makinesi icin paramiz oldu. Evimize aldigimiz esyalarin ve ivir zivira harcadiginiz paranin bir hesabini yapin ve moda ugruna ne kadar cok sacmalik seylere goz kirpmadan para harcadigimizi dusunun. Moda, tasarim, sanat bunlarin hepsi insanlarin daha fazla harcamasi icin cok kurnaz kisiler tarafindan tasarlanmis bir kavram. Bence bunlarin hepsi insanligin nefsinin bir urunu. Cunku her sene bir dolap dolusu esyaniz olsa bile giyecek hic bir seyim yok diyebiliyoruz. neden cunku “modayi” hep degisitirip insanlari psikolojik olarak surekli harcamaya programliyorlar. Aci ama gercek. Gelecek nesillerin modaya degil gercek, besleyici urunlere ihtiyaci var, boyali, paketli zehirlere degil.

          Kitabin ismi Nourishing Traditions Sally Fallon tarafindan hazirlanmish.

          • Cahide Says:

            Ya ben seni hakikaten çok seviyorum kardeşim. Güzel bir hikayeyi dinler gibi okudum yaptıklarını. Ne kadar güzel canım. Bende kefir yapmak istiyorum inşaallah.
            Birde canım yanlış anlamadıysam, videodaki hanım, tereyağını eriterek bu ghee yağını elde etti değil mi? İngilizcem olmadığı için tam anlayamadım tabi.

            • Nur Says:

              Evet Tereyagini cok kisik ateste yavas yavas eritiyorsun. Sonra beyaz beyaz sut parcaciklari kopurmeye basliyir yavas yavas bu kopukleri aliyorsun ben atmiyorumonlari ayri kucuk bir kavanozda biriktirip tereyegi kokmasini sevdigim yemeklere koyuyorum. cok daha lezzetli pilavlar oluyor o beyaz kopukten. sonra tencerenin dibi gorulecek kadar sefaf oldugunda tulbentten suzerek kavanozlara dolduruyorsun.dibde kalan beyaz sut parcalarinida kavonozda biriktirin Bu yagin buz dolabinda durmasina gerek yok raf omru cok uzun bir yag eger yasadiginiz yer cok sicak ve guvenemiyorsaniz buzdolabinda tutabilirsiniz ben ikisinide denedim hic bir sey olmuyor yaga. Yemeklerde cok ama cok lezzetli oluyor. Deneyenler bir daha sivi yaga gecmek istemeyeceklerdir eminim. Deneyenlere afiyet ve sifa olur insallah.

              Dedigim gibi buyume cagindaki cocuklara, emziren kadinlara, hamile kadinlara ozellikle bu yagi tuketmeleri gerekiyor.

        • Nur Says:

          Evet margarinlerde cok zararli, bunlarin icinde msg ve boya ve tadlandirici olmadan GRI istah kapatici igren bir rengi var. Siz artik hesabinizi yapin ne kadar haram ne kadar helal bu margarinleri yemek

      • seher.. Says:

        nur hanım paylaşımınız için teşekkürler..şu bahsettiğiniz kitabın adı nedir?bizde temin etsek…

      • faesko Says:

        Aleyküm selam,
        Rica ederim, ben de uzun yorumumu okuduğun için ve de bu konudaki hassasiyetiniz için teşekkür ederim. Türkiye’de yaşıyorum. Evet burada maalesef insanlarda bazı markalara ve reklamlara aşırı bir güven var. Babasının oğluna güvenemiyor ama zararları anlatılmasına rağmen yemek konusunda her şeye güveniyor. Yeter ki ucuz olsun, çocuğunun ağlamasını kessin, karnı doysun, yeri geldi marka olsun vs… İnsanların öncelikleri değişince özellikleri de değişiyor maalesef.

        Ben şöyle düşünüyorum: Diyelim ki tüm firmaların söyledikleri doğru, ürettikleri her şey sağlıklı, helal o zaman ben bunları yemekten mahrum kalmış olurum. Diyelim ki söylediklerinde satış politikalarından ve yasa boşluklarından kaynaklanan yalanlar var bu durumda onları yemediğim için ben kazanmış olurum. Zaten şeker, çölyak, tansiyon ve adını bilmediğim bir çok temel gıdaya karşı hassasiyet hastalıkları olanlar bunları yiyemiyor, onlarsız da olabiliyor.

        Çok acı bir gerçek daha var ki Türkiye’de bir şeyin üzerinde ….sız (ör: alkolsüz, trans yağsız, gdosuz…) yazması bizim anladığımız anlamda değil. Yasaların belirlediği oranın altında bulunduğu zaman o madde içerikte yokmuş gibi yazılabiliyor. Bir örnek:
        “Zaten AB ve Türk Gıda Kodeksi, hem bu tür içeceklere alkol ilave edilmesinde sakınca görmüyor, hem de 5 gr /litrenin altında alkol ilave edilen ürünleri “alkolsüz” ürün olarak kabul ediyor. Ayrıca ilave edilen bu alkolün etikete yazılmasını da zorunlu kılmıyor.” kaynak
        Bizim inancımızda çoğu haram olanın azı da haram.

        İnsan ne yemiyeceğini şaşırıyor gerçekten. En güzeli paketli ve hazır her üründen uzak durmak. Bir de sanırım yeme alışkanlıklarımızı toptan değiştirmemiz lazım.
        Bu arada lütfen GDO konusunda bilinçlenelim. Elinde eski tohumları olanlar da lütfen onları çok iyi korusun.

        • Cahide Says:

          Blogunda bunları yaz lütfen Faesko, dolu dolu bir blog olsun. Boş bırakma kardeşim

          • faesko Says:

            Ben de öyle istiyorum. İnşallah başarabilirim hayırlısıyla.
            Dua ile…

            • Nur Says:

              Faesko banada blogunun adini soylermisin kardesim. Boyle bilincli birinin blogunu takip etmek isterim. yazdiklariniza yuzde yuz katiliyorum. En azindan cahilce davranmak istemeyenlerimize Allah yardimci olsun diyorum ben.

              Beni en cok sasirtan seylerden biride eger birini bir zarara karsi uyarirsan mesela bu cok sevdikleri bir markanin makarnasi olsun. Zararlarini kesinlikle dinlemek istemez, dinlesede inanmaz, guler gecer. Sonra aradan zaman gecer “Televizyon” derki bu marka bu bu sebeplerden dolayi urununu raflardan topluyor cunku su su var. Insanlar hemen ama hemen inanirlar. Oyle bir hale gelmisizki Televizyon soylerse kesin HAKLIDIR, ama bilincli bir arkadas soylerse hemen “ama bu, ama su.” Televizyon yalan soylemez, televizyon bize deger verir, televizyon bizim herseyimiz dusunur gibi bir inanis var heryerde. Neyi sevip neyden nefret etmemiz gerektigini televizyonlardan ogreniyoruz, neyi giyip nasil hareket edecegimizi televizyonlarda ogreniyoruz. Gencler sapittikca sapitiyor yeni nesillerin gozu dondukce donuyor kimse bunun asil sebebinin aslinda televizyon oldugunu dusunemiyor. Cunku biz TELEVIZYON AMCAYI cok ama cok seviyoruz. Bize yagini yedigimizde trafikte ucan arabalarla ne yememiz gerektigini bile ogretiyor…….Acinacak bir durum bu.Biz insanlar gercekten ziyandayiz.

              Insallah her bilincli anne ve baba cocugunu televizyondan korur. Hayat dizilerden, haberlerden, reklamlardan, modadan, yalanlardan dolanlardan dahada guzel ve essiz. Ozellikle kadinlar su yazdiklarimi iyi okusun. Yapilan arastirmalara gore 3 dakika bir bayan dergisinde goz gecirmek, alimli bir kadini reklamlarda izlemek guzel veya degil her kadini tam 3 saat depresyona sokuyormush ve hormon dengesini bozuyormush. Ben bunu gercek hayatimda yasadim ve denedim… televizyon ve dergilerden uzak kaldigim surece daha mutlu, daha butun bir bayanim. Deneyin ve goreceksiniz, kendinize ozguveniniz artiyor, kendinizi seviyorsunuz…, ay yanaklarim cok soluk biraz allik sureyim gibi bir eksiklik hissetmiyorsunuz. Mukemmel bir sey bu insanlarla olan iliskilerinizide olumlu yonde etkiliyor. Yani siz kendinizi sevmeye ogrendikce, kendinize daha cok saygi duydukca baskalarida size otomatik olarak o saygiyi gosteriyor.

              Iyice bir dusunun reklamlar kadinlara hep birseyin eksik ama bunu alirsan tam bir bayan olacaksin mesaji veriyor. Kirpigin yeterince uzun degil, sacin yeterince yumusak degil (erkeginin oksamasi icin), tirnaklarin dogru rengide degil, cok killisin agda yap, cok kilolusun ilac ic, cok kokuyorsun bizim parfumu kullan…..vs vs. Hep bir kusur, hep bir kusur. Sonra bayanlarimiz neden depresyonda ? Ama merak etmeyin “hayat kalitenizi artiracak’ ilaclarimizda var degilmi…………….. Bitmez tukenmez bir kisir dongu.

              Kendinizi sevin !!! Kendinizide Allah icin sevin, sizi en guzel bicimde yaratan icin sevin kendinizi. Mutlu olun, gulun, sukretmesini bilin. NE KADAR COK SUKRDERSENIZ O KADAR COK DAHA GUZEL OLUYOR HAYAT.. eksikleri degil, tam olanlari goruyor ve pozitife odaklaniyorsunuz. moraliniz bozuk oldugunda baslayin kendi kendinize sukretmeye. Ben cok moralim bozulunca basliyorum saymaya…Yediren iciren Allaha hamd olsun, yuruten, okutan, kimseye muhtac olmadan isimi gorduren Allaha hamd olsun, elimdeki bes parmaga, gozumdeki gorme yetenegine hamd olsun. Saymakla bitmiyor ve hemen moralim duzeliyor. Acaba nasil kimyasal degisiklikler oluyor beynimde, biyolojik degisiklikler oluyor bedenimde diye merak ediyorum sonra ve guluyorum :).
              Selametle…..

              • faesko Says:

                Şu an çok mahçup olmuş durumdayım. Çünkü; ben çok atıl bir insanım, bildiklerimi anlatma konusunda biraz eksiğim. Blogumun adresi şu Bu blog adresini vakti zamanında arkadaşlarımla açtığımızda aklımızda çok plan vardı fakat dediğim gibi pek bir şey yok içinde Cahide abla blogun dolu dolu olsun deyince ben çok utandım, şimdi siz de sorunca iyice utandım. İnşallah daha kaliteli paylaşımlar yapmaya başlayacağız. Sizin anlattığınız türden bir listeyi biz de oluşturduk inşallah muvaffak oluruz.
                Ve sizi çok takdir ettik hatta gıpta ettik.
                Sevgi, saygı ve dua ile… : )

    • Nur Says:

      Peynir altı suyu tozu’na deginmek istiyorum ben Hollandada yasiyorum ve sirden yapildigini bizlerde yillar önce duyduk ve ogün bügündür onun yerine bitkisel olani var ve o peynirler daha bir phalli ama enazindan helal onlari kullaniyoruz sadec bilgimi paylasmak istedim

  78. medura Says:

    tarifdefterinde gördüğümden beri canımı çektiren birşey bu :)

  79. ayse Says:

    yurtdisinada yasayan birisi olarak elimde mevcut olan bir liste ile alisveris yapiyorum.bu listede hangi numaranin hangi katki maddesine taklebul ettigi yaziyor jelatin,hayvansal yaglar,bitkisel yaglar,vs.bunlara dikkat ediyoruz fakat hijyen konusunda amerika ve avupanin turkiyeden farksiz belkide dahada beterdir diye dusunuyorum tek fark buradaki insanlarin bunlari hic onemsememeleri ve surekli kendilerinin en iyisini yaptiklarini dunmeleri sanirim bence yapacak en iyi sey elimizden geldigince hazir gidalari almamak. helal sertifikalarda ne kadar guvenilir tartisilir…

  80. Ç.Ş.T Says:

    Abla ben ev yapımı yoğurt aldım. Yörsan’ın bidonda. Bu yoğurt yeşil küfleneceğine pembe renginde üstü boya gibi oldu. Belki de bu yoğurtta jelatin vardı rengini verdi.

    Abla vanilya almıyorum demişsin. Vanilya yapımı tarifin var mı bizde evde yapalım. Krem şanti saten sırf yağ evde yapmak daha mantıklısı.

    Eşim diyor ki ablana bir sor. Kutu krema yapımını biliyor mu:))) diyor. Kutu krema yapımını biliyor musun abla.

    Ben herşeyi kendim yapmaktan yanayım.

    Sayende hazır pasta keki almıcam artık pasdinpanyan süper oluyor. Hafif yumuşak süperdi maşallah.

    • Nur Says:

      S.a Belki bunu cevaplamak bana düsmez ama kisaca söyle anlatayim Ins Cahide hanimin yorumun üstüne yorum yapacak donanimda biri degilim fakat bende vanilya sekerini kendim yapiyorum
      pudra sekerin icine cubuk vanilyayi koyuyorum ve kavonozda bu sekilde sakliyorum kullanacagim zaman bir miktar alip kullaniyorum.
      Baki Selam ve Dua ile
      Cahide hanim hakkinizi helal edin haddim olmadan ben yorum yaptim

  81. hicret Says:

    Ebrucum tatlin harika görünüyor ellerine saglik kardesim.

  82. Hemsehrim Says:

    Yurt dışı seyahatlerimde gördüm ki özellikle Amerika’da alınabilecek ürünler kısıtlı olmasına rağmen helal marketler helal lokantalar marketlerde helal standları var. Ama buna rağmen müslümanlar alacakları bir ürünü dakikalarca inceleyip daha sonra alıyorlar. Peki biz ne yapıyoruz. Market arabalarını hababam tıka basa doldurup çıkıyoruz. Bırakın helalligini aramak son kullanma tarihine bile bakmiyoruz. Artık uyanmanın zamanı geldi. Yahudiler bu konuda müslümanlardan cok daha hassas ve itinali davranıyorlar. Bir cok uçak şirketinde bile yıllardır yahudi menüsü ayrı tutulur. Gerçi son dönemlerde Müslüman menüleri de eklendi. Buda hiç yoktan iyidir.
    Öz yurdumuzda garip öz vatanımızda parya olmadan yaşayabilmek temennisi ile. Selametle.


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: