Sevgisiz Kucaklarda Büyümesin Çocuklar

İsminin önüne bilmem kaç tane ünvan yazılmış, çoğu anne baba olmamış hatta evlenmemiş, çok bilmiş bay ve bayanların kreşler hakkında yazdıkları yazıları okuyorum. Çocuk kaç yaşında kreşe verilmeli sorusunu,  kalın kitaplardan öğrendikleri acayip kelimelerle anlatmaya çalışıyorlar. Çocuk kreşe üç yaşına geldiğinde verilmeliymiş. Çalışan anneler, 2 yaşında verebilirlermiş. Sayfalarca anlatım, güya uzmanlaşmış ve kalıplaşmış soğuk cümleler, uzadıkça uzuyor…

Kimse henüz ağzı süt kokan bir çocuk neden kreşe verilir? Verilmeli mi, verilmemeli mi diye sormuyor?

Yazılara onlarca yorum yapılmış. Bazı annelerin yaptığı yorumlar kanımı dondurdu.

Biri çocuğuna banyo yaptırırken çocuğun vücudunda hafif morluklar görmüş. Çocuk, ağladığı zaman öğretmenin parmağını sıktırdığını ve çok acıttığını söylemiş ama anne olan kadın:

“Öyle dövdüklerini sanmıyorum, alışsın diye biraz hırpaladılar sanırım” demiş. Annelik çocuğunun kılına bile zarar verilmesine tahammül edememektir oysa…

Bir diğeri, “çocuk devamlı ağlıyor, önce bu kadar ağlamazdı” demiş. Ve çoğu her sabah çocuklarını ağlayarak kreşe bıraktıklarını yazmışlar.

Hele bir izleyicimin her sabah ağlayarak kreşe giden 2 yaşında bile olmayan bebeğinin dayak yediği için ağladığını sonradan öğrendiğini anlatan maili bir anne olarak beni kahretti.

Geçtiğimiz yıllarda çok sayıda, çocuk gelişimi mezunu genç kız, okul öncesi öğretmeni olarak atandı. Yüksek okul okumayanlar, özel kreşlerde çalışmaya başladı. Eskiye nazaran çocuk sayısı azaldığı halde neden son yıllarda ihtiyaç bu kadar arttı? Ne oldu da aileler bebek yaştaki çocuklarını bir kreşe verme ihtiyacı hissettiler?

Burnuma pis kokular geliyor? Birilerinin sinsice ellerini oğuştururken bu işten hatırı sayılır bir rant elde ettiğini düşünüyorum. Her tarafta mantar gibi kreş türedi. Türlü yollarla çocuğunuzu almak için sizi ikna etmeye çalışan kurumlar, görebileceğiniz her yere cezbedici reklamlar koyarak annelerin kafalarını çelmeye çalışıyorlar.

Çocuğunuz sosyalleşecek, özgüveni gelişecek, paylaşmayı öğrenecek, diğer çocuklardan bariz bir farkla ayrılacak!…

Peki tüm bunları kim öğretiyor çocuğa. Sizin eğitimli dediğiniz çoğu yeni mezun, anneliği tatmamış, çocuk yetiştirme konusunda hiç pratiği olmayan, okuduğu bir kaç kitap, bir kaç ay stajla öğretmen olan kişiler nasıl oluyorda çocuğunuzu yetiştiriyor. Bir çocuğu sağlam temellere oturtmak adına çocuğunuza ne veriyorlar?

Boyama yapmak, resim yapmak, makas tutmayı öğrenmek, şarkı söylemek, arkadaş edinme becerisi, motor gelişimi falan filan… Bunları kreşe gitmeyen çocuklar öğrenemedi mi? Bir anne çocuğuna bunları vermekten aciz midir? Ya da bunları o yaşta öğrenmeyen çocuklar, ilerde resim yapamadı, makas tutamadı mı?

Anneler ilk çocuklarına karşı daha sabırsız olurlar. Hele hiç anne olamamış biri çocuklara karşı son derece tahammülsüzdür. Siz evinizde bir veya iki çocukla ilgilenemezken, evli bile olmayan bir kızın küçük bir salonda 15 çocuğa gerçek manada bir eğitim vereceğini, sevgi ve ilgi göstereceğine nasıl inanırsınız?

Çocuğunuzu bıraktıktan sonra orada çocuğunuza nasıl davranılıyor, bunu bilmeniz çok zor. 2009 yılında Milli Eğitim Bakanlığı okullarda kamera sistemine düzenleme getirdi. Anaokulu ve kreşlerde sınıflara kamera konulamıyor artık. Siz yanında yokken çocuğunuzun ruhu kaç kez acıtılıyor bilemezsiniz. Belki dayak yemiyor ama bir çok kez döver gibi bakışlara maruz kalıyor. İncitici sözler duyuyor. Altı değiştirilirken, kıyafeti giydirilirken hırpalanıyor. Bazen çekiştiriliyor, iteleniyor… En az beş yaşına kadar anne sıcağını her an hissetmesi gereken çocuklar, günün büyük bir çoğunluğunu yabancı ellerde geçiriyor. Karnı doyuyor belki ama ruhu aç kalıyor.

Bir çocuk neden kreşe verilir?

“Her insanın hayat şartları elbette farklıdır. Her insan kendi şartları doğrultusunda değerlendirilmelidir. Kocası, ailesi tarafından çalışmaya  zorlanan, maddi açıdan gerçek anlamda sıkıntı çeken ve çalışmak zorunda olan anneleri anlıyorum. Ve onları konudan ayrı tutuyorum.”

Geçim sıkıntısı olmadığı halde çalışmak isteyen, “boşuna mı onca sene okudum, niye evde oturayım?” diyen, önüne geçilmez arzu ve ihtiraslarına çocuklarını kurban veren anneleri asla haklı bulmuyorum. Bir kadın hem çocuk yapar(!), hem kariyer yapar ama ikisinin birden hakkını vermesi neredeyse imkansızdır. Çocuk fedakarlık ister. Sabırla yoğrulmak ister.

Önemli olan çocukla her an beraber olmak değilmiş. Günde 1 saatte olsa kaliteli beraberlik yeterliymiş! Kadın akşama kadar çalışacak. Yorgun argın eve gelecek. Yemekti, işlerdi derken, tahammülü tükenecek, birde çocuğuna kaliteli zaman ayıracak öyle mi? Ben buna ancak gülerim…

Dışarda çalışmayan bir anne ne kadar işi olursa olsun, en azından evdedir ve çocuk kendisini güvende hisseder. Arada bir gelip annesine bir şeyler sorup cevap alması, annesinin ara sıra yanağına bir öpücük kondurması, çocuğa yeter. Hele anne biraz bilinçliyse, o yaşlarda çocuğa neler neler verilir. Yeter ki biraz gayret edilsin.

Gerek tanıdığım çalışan annelerden, gerekse okuyucu maillerinden anlıyorum ki, çalışan annelerin çocukları yeteri kadar ilgi ve sevgi görmüyor. Hem çalışıp, hem anneliğinin hakkını veren hanımlar ise, gereğinden çok daha fazla eziliyor, yıpranıyor. Dikkat ettiniz mi, kreşlere giden çocuklar daha sık hasta olurlar. Çünkü çoğu kez kendisini güvende hissedemeyen, istemeye istemeye orada bulunan çocuklar hastalıklara karşı vücut dirençlerini kaybederler.

Kreşler çocukların idareten, avutulsun diye bırakıldığı yerler. Eğitimli gibi görünen ama aslında çocuk dilinden asla anlamayan kişiler çocuklarınızı avutuyor. Sizde kendinizi  çocuğum sosyalleşiyor, özgüveni gelişiyor diye onlara teslim ediyorsunuz.

Kreşe  değilde, bakıcıya verilen çocuklarda  en az diğerleri kadar ilgisiz ve mutsuz oluyorlar. Anneanne, babaanne dahi olsa, çocuğa annesi kadar sevgi veremez. Zaten çocuklarını büyütüp rahat etme yaşına gelmiş büyüklere çocuk baktırmakta bence onlara büyük bir haksızlık oluyor.

Ev hanımı olduğu halde çocuklarına bakmaktan aciz olan, türlü bahanelerin ardına sığınarak, evladını başından atarcasına, kreşe veren anneleri ise anlayan var mı bilmem ama ben anlamıyorum.

24 saat, günlük yapılması gereken her işe  yetecek bir zamandır. Ev hanımları Tv başında, komşu dedikodularında zaman geçirmek yerine zamanlarını çok değerli hale getirebilirler. Çocuklarımızla mutlu olmayı öğrenmek zorundayız. Onları fazlalık gibi değil, her zaman bizi mutlu eden bir armağan gibi görmeliyiz.

Yaşlı anne ve babaları huzurevlerine yatırmak nasıl bir ayıpsa, annesine çok muhtaç olduğu küçük yaşlarda çocuğu bir kreşe vermekte en az o kadar ayıptır. Biz bu değiliz! Ne dinimize, ne örfümüze uymayan, bize sunulan ithal hayat tarzlarını yaşıyoruz hepimiz.

Kimse doğruları söylemek istemiyor. Tamam kadın uygun şartlarda okusun, donanımlı olsun. Fakat ne olursa olsun KADININ YERİ EVİDİR diyemiyor kimse. 5 yaşına kadar çocuk evinde annesinin dizinin dibinde büyümelidir diyemiyor. “Kreş nasıl olmalıdır?” diye tartışılırken, “Olmalı mıdır?” sorusunu kimse sormuyor. Çocukların ruhunda anneden saatlerce ayrı kalmak nasıl bir etki bırakır kimse düşünmüyor.

Bir nesil kayboluyor. Sevgisiz, acımasız, alakasız çocuklar ve gençler, birbirinden kopuk anne babalar, yalnızlaşan evler toplumun vicdanını kanatıyor.

Asli vazifemizi yeniden hatırlamak, yuvalarımıza, çocuklarımıza yeniden sarılmak ertelenemez bir ihtiyaç haline geldi.

Çalışan kadın çocuğundan günün büyük bir kısmı ayrılmak, kreşe veya bakıcıya vermek zorunda. Bu çocuklar anne sevgisine doyamıyor. Her istedikleri alınarak, sevginin dolduramadığı eksiklikler tamamlanmaya çalışılıyor. Doyumsuz çocuklar çoğu kez mutlu evlilikler yapamıyor, daha tahammülsüz ve asabi oluyorlar.

Kadın evine yakışır. Duygularınızdan önce mantığınızı harekete geçirin. Kimler sizin dışarda olmanızı istiyor?  Siz dışarda olunca kimler menfaat sağlıyor iyi düşünün. Sizin çocuğunuzun doğru eğitilip eğitilmediği, düzgün bir insan olup olmadığı kapitalist sistemin umurunda değil. Sistem sizin üzerinizden elde edeceği menfaatlere bakıyor.

Fillerin tepişmesinden çimenler ezilirmiş. Büyüklerin ihtirasları çocukların ruhlarını yaralıyor. Çocuğunuza kendiniz bakabilmek için imkanlarınızı zorlayın. “Boşuna mı okudun?”, “Evde oturmak için mi, temizlik yapmak için mi onca yıl çaba harcadın?”, “Çocuğunu ver bir çocuk yuvasına” diyenlere kulaklarınızı tıkayın. Evinize giren bir maaş varsa rızık endişesi çekmeyin. Allah’a tevekkül edin.

Niyetinizi temiz ve sağlam  tutun. Evladınızı kimselere bırakmayarak en önemli vazifeyi yapıyor olacaksınız. Kimsenin indinde ne olduğunuz, hangi kariyere sahip olduğunuz değil, çocuğunuzun gözünde nasıl bir anne olduğunuz önemli. Sımsıkı sarılın evladınıza, hep yanında, yakınında olduğunuzu hissettirin. Sevgisiz kucaklarda, çocuğun ruhu acıkır…  Onu öyle doyurun ki sevgiye, öyle değer verin ki ona, hayat boyu  “Benim annem!” derken gözleri ışıldasın.

Unutmayın, dünyanın bütün süslü teyzeleri toplansa, bir anne etmez!

Cahide Sultan

173 Yanıt to “Sevgisiz Kucaklarda Büyümesin Çocuklar”

  1. ADA ÖZGÜ Says:

    Reblogged this on bebegimblogcu.com and commented:
    Yerinde bir tespit olmuş..Kreşlere verirken bir kere daha düşünün ince eleyip sık dokuyun.Bir mecburiyetiniz yoksa mis kokulu kuzularınızı koynunuzdan çkarmayın!!!

  2. songül akçay Says:

    Bu durumu yaşayamadan,anlayamadigim icin kendime çok kiziyorum.Çocugum 3.5 yasinda olmasina ragmen konusma guclugu yasiyor,bizde doktor tavsiyesi ile krese sadece 3 gun gittik,2 gun bende yanindaydim 3.gun tek gitti ve onu almaya gittigimde cocugun sesi disaridan duyuluyordu.ve beni gordugunde oyle bir aci vardiki yuzunde hala icimi acitiyor….sonuc olarak elinde bir ısırık yuzunde parmak izleri ve icten patlamis bir dudakla evimizin yolunu tuttuk..ve aciklama isteyince okul muduru tarafindan azarlanip birde zaten cocugu artik kabul etmiyeceklerini bunlari normal tepkimi anarmol buldular.Hayatimdaki en kotu deneyimdi bu arada artik cocugum elimi hic birakmiyor!!!!!!

  3. sevilay Says:

    Cahide ablacım ben çalışan bir anneyim. Bu günlerde yazılarınızı okuyorum tek tek.Evladıma çok düşkün bir anneyim ve neden çalıştığımı sorguluyorum bu günlerde. öğretmen olduğum için ders saatimi ayarladım ve az derse giriyorum evladımın yanında daha çok olabilmek için okulumda evimin yanında ve sürekli gidip geliyorum onu görmek için.ama yine de içim huzursuz hep derslerde evladım ordayken benim burda ne işim var bunu sorguluyorum. ev otururken evladını kreşe gönderen anneleri anlamıyorum.

  4. hatice Says:

    Esselàmu aleyküm bu sözleri bu yüreği ayakta alkışlamak istiyorum.Cahide abla

  5. Ummu Hamza Says:

    Subhanallah! Demek bir bayan evin içinde sürekli durdukça,eşine hizmet ettikçe edilgenleşiyor, kişiliksizleşiyor, tahammülsüzleşiyormuş muş muş…

    Seni hatırlamadan edemiyorum ey Esma binti Yezid,iyi ki iyi ki sordun o soruları da bizlere endişelerimizi giderecek,boş vaatlere kanıp inanmamızda biiznillah kalkan olacak o müjdeyi duyurttun,bizim gözlerimizi de sevinçle parlattın. Hani sen sormuştun ya:

    ” Anam babam sana fedâ olsun yâ Resûllallah! Ben sana hanımların elçisi olarak geldim. Allah seni bütün erkek ve kadınlara peygamber göndermiştir. Biz sana ve senin Rabbine iman ettik. Biz kadınlar evlerimizde oturmakta beylerimizin isteklerini yerine getirmekte ve çocuklarımızı büyütmekteyiz. Siz erkekler ise Cuma namazı kılmak, camiye ve cemaata çıkmak, hastaları ziyaret etmek, cenazelerde bulunmak, birden fazla hacca gitmek gibi hususlarda bize üstün kılındınız. Daha önemlisi de Allah yolunda cihat etmek gibi bir fazilete nâil kılındınız. Bir erkek hac veya umre için yahut düşmanla savaşmak üzere yola çıktığı vakit, biz mallarını korur, iplik eğirip elbiselerini temizler ve dikeriz. Çocuklarını büyütürüz. Bu hizmetlerimizle biz de erkeklerin kazandığı hayır ve sevaba ortak olamaz mıyız?
    İki Cihan Güneşi Efendimiz (asm), Hz. Esmâ, (r.anha)’nın bu sözlerini dikkatle dinledi. Fikirlerini ve ifade konusundaki zekâsını ve açık sözlülüğünü takdir etti ve yanındaki sahâbilere: ” Siz bir kadından dini konuda sorduğu bir soruda bundan daha güzel, daha veciz bir söz işittiniz mi?” buyurdu.
    Sonra onun şahsında bütün mümin hanımlara şu müjdeyi verdi: “ Ey hanım, dinle ve seni buraya temsilci gönderen hanımlara da iyice anlat! Bir kadın kocasıyla güzel geçinip onun hoşnutluğunu, rızasını kazanırsa, bu saydığın üstün amellerin hepsine denk bir iş yapmış olur. Yani aynı sevabı elde eder.” buyurdu.
    Esmâ’nın gözleri sevinçle ışıldıyor. Hem Resulullah (asm)’ın övgüsüne mazhar olmak, hem de böyle bir müjde almak. Artık onun lakabı Hatibetü’n Nisâ yani Hanımlarım hatibi… Esma (r.anha) bu haberi getirdiğinde hanımlar bayram ettilerr. Artık ev işlerini bir yük olarak değil, kendilerine sevap kazandıran bir ibadet olarak gördüler.

    Zaman geliyor -eşimle arada bir gittiğim market veya evi 5 dk lık mesafede olan annem dışında- evden on on beş gün çıkmadığım oluyor,vay benim halime … Şimdi bu senaryolara göre benim psikopatın,dayakçının,kimilerinin tabiriyle kişiliği siliğin teki olmam şart mı? Şart!!!

    Gülmek geldi içimden acı acı, insan bir fabrika olsa gerçekten en çok ürettiği şey mazeret olurmuş. İnsan evini tıkılıp kalınan,pineklenen,insanı daraltan bir mekan olarak değil de yuva,kale,saray,en güzel tesettür, kadın için Rabbin rızasına en yakın olunan mekan olarak görürse o ev genişledikçe genişliyor sanki. Mesele bakışta gizli yani, gözlerimizi, bakışlarımızı değiştirirsek sıkıldığımız, zevk aldığımız şeyler de öyle bir değişiyor ki. Rabbim iki farklı alemi benim yuvama sığdırmış, biri dinimin yarısı eşim öbürü gözümün aydınlığı bebeğim.Koca alemler şu haneye sığmışken önümde canımdan kopup gelen bir canın gün be gün değişimine,gelişimine hayretle tanık olurken neden sıkılacakmışım??Hem hangi iş bana emanet olarak verilen bir canı eğitmeye çalışmamdan daha fazla tatmin eder benim benliğimi?İnsan cennet vesilesi bildiği,yüreğini verdiği, dinini tamamlamak için evlendiği eşine,beyine; daha dünyaya geleli sayılı aylar,yıllar olan kendi ihtiyaçlarını bile gideremeyen bir bebeğe veya dünyayı o saf zihni gibi tertemiz sanan minik yavrulara hizmetten nasıl sıkılır onlara bu gözle bakarken?

    Sırf evinizde sıkıldığınız için mi dışarda çalışıyorsunuz?
    Tavsiyem bir bayan için evin önemini araştırın, evinizi İslam la tanıştırın,başta siz sevin evinizi ki,evinizi Kur’anla diriltin ki eşiniz de,evlatlarınız da sevsin o evi. Kendiniz sevip,bağrınıza basarcasına benimseyemediğiniz yuvanızı emin olun başkasına hiç sevidremezsiniz. Derdiniz evinizi ve can parçanızı terk etmemek olsun inanın o yuvanızda öyle alemlere kapılar açarsınız ki,her zaman kolay kolay sıkılmazsınız ;)

    Kitaplara gömülebilir, sevdiğiniz türden el yapımı hediyeler yapıp sevdiklerinize hediye edebilir, komşularınızla faydalı işler yapabilir ziyaretleşebilir,yakın arkadaşlarınızla tefsir hadis derslerine başlayabilir, ihtiyaç sahibi çocuklar,aileler için örgü örebilir veya elinizin yatkın olduğu bir şeyler yapıp onlara hediye edip gönüllerine girebilir velhasıl yapabilir de yapabilirsiniz,yeter ki evlerinizle barışmak isteyin,ve sevin en kıymetlilerinizle en kıymetli zamanlarınızı geçirdiğiniz yuvanızı.

    • sevda Says:

      evimin önemini ,değerini, yuvamın kutsiyetini bilirim inanın yuvamda çok huzurluyum :))evimde atölyem vardır,üretirim sergiler açarım .kitaplarıma gömülür,boğulur kendimi yoğururum ama dışarıda da gürül gürül akan bir dünya var orayada karışmasını bilirim

      • sevda Says:

        dar kalıplar içinde,benliğin dar geometrisinden kurtulmak,ışık olmak.aydınlık olmak;sadece ailem çocuğum,eşim için değil
        öğrencilerim çevremdeki insanlar,bağlantıda olduğum diğer insanlar için çabam.biat kültürünü sevmiyorum sorgulamayan,düşünmeyen,şüphe etmeyen,akıl yürütmeyen beynin dar dehlizlerini ,sığ sularını sevmiyorum.
        binlerce insan,binlerce değişik düşünce,fikir,ışık çekiyor beni.evimizde namaz kılınır,Kuranı Kerim tefsiriyle okunur.Yüce yaratıcıya sebeplerin sebebine,büyük düşüncelere,alimlere,ilime,sanata aşığım..böyle bir zenginlik içinde.ışıkla dopdoluyken neden yanmayayım,ışıtmayayım öğrencilerimi geleceğin mimarlarını…çalışarak ,akışa neden hizmet etmeyeyim..
        Dışarda çalışan bir anneyim ,evimde de mutluyum.yavrumun gözlerinde ki saf sevgiye gözlerim çoğunlukla yaşararak şahid oluyorum,canımın parçasına nasıl daha fazla insanlık katarım diye düşünüyorum.Eşime hayat yolunda ki yoldaşıma bir sıkıntısı olduğunda nasıl yardımcı olabilirim diye çırpınıyorum
        Yani işin özü farklı pencerelerden bakmaya uğraşıyorum.. shopenhaur da okuyorum,nietzche de..mevlananın mesnevisinde de gözlerim doluyor.marx ın kapitalini de anlamaya uğraşıyorum..bana bahşedilen yetenekleri de geliştiriyorum,sanatla da dünyamı güzelleştiriyorum…Feyzi Hindi nin dediği gibi Arş-ı ala dan üstünsün ,topraktan bayağı…en alçak yerde olabileceğin gibi en ulu zirveye de çıkabilirsin,işte bütün kavgam bununla.nefsimle!
        Yüce yaratıcı alemlerine hizmet etmekten beni alıkoymasın…önce insan olmak tek emelim sonra insan gibi insan yetiştirmek..

        • Cahide Says:

          Sen süperwoman olmalısın! Veya mail adresinde yazdığı gibi bir masal perisi :)

          • sevda Says:

            selamlar cahide hanım süperwoman da değişik bi tabirmiş:))bi çare insanız…cennete giden yol iyi niyet taşlarıyla döşenir,niyetimi bozmamaya gayret ediyorum ameller ancak niyetlere göreymiş en önemlisi bu bence sevgiler

        • Ummu Hamza Says:

          Kusura bakmayınm kardeşim, vaaay ne çok yönlü neler de okuyor sınırları zorluyor diyemeyeceğim, zira ben bir şeyin zararını bildiğim halde ona dalayım nasıl olsa sağ çıkarım bu sulardan doğru fikirlerim itikadım da hiç mi hiç etkilenmez seviyesine (!) gelemediğim için
          faydasız ilimden faydasız şeylerle vaktimi iyice kaybetmekten Allah a sığınıyorum, buyrun size bir başka bakış açısı daha, hem biliyor musunuz bu bakış açısı beni çook daha huzurlu eyliyor, Rasulullah sav in önderliğinde olaylara bakmaya çalışmak. Selametle.

      • Ummu Hamza Says:

        Rabbim sele kapılanlardan eylemesin ne diyelim…
        Ama biliyor musunuz ben çok sevdiğim huzur bulduğum yuvam için hiç beni ediglenleştiriyor, özgüvenimi zedeliyor gibi şeyler düşünemedim,Rabbim de düşündürtmesin ve hep yerimi sevdirsin, hani sizin dediğiniz kadının yeri evidir zihniyeti var ya, kaynağını şu ayetten alıyorken ne mutlu o söze, hele de Peygamber sav in şerefli hanımları için inmiş kutsal sözlerse:

        ”Evlerinizde vakarla oturun (evlerinizi karargah edinin), ilk cahiliye (kadınları)nın süslerini açığa vurması gibi, siz de süslerinizi açığa vurmayın; namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Allah’a ve elçisine itaat edin. Ey Ehl-i Beyt! Gerçekten Allah, sizden kiri (günah ve çirkinliği) gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister.” AHZAB 33

  6. sevda Says:

    cahide hanımın haklı olduğu belli noktalar var.maalesef kapitalizm canavarlığın da bir çok şey, insan üzerinden kandırılarak nasıl daha fazla para kazanırım mottosuna dönüştü.evet çocuk 3 yaşına kadar anne şefkatinden,gölgesinden ayrılmamalı ama çocuk bütün bir gün ;ev işlerinden, beyine hizmet etmekten,aynı şeyi hergün yaşayıp kısırdöngüye girmiş bir süre sonra tükenme raddesine gelecek olan bir annenin de tahammülsüzlüğüne bırakılmamalı.ev yaşantısı bir süre sonra kadını tamamen edilgen,içe dönük,toplumsal hayata birşeyler katamayan,eşi anlayışsızsa da(ki bir çok hanede ev işleri ve çocuk bakımı tamamen annenindir,paylaşım söz konusu olmaz)geri dönüşler alamadığı,eşinin yörüngesinde bir hayat yaşamaya iteler. bu durum kadını gitgide kişiliksizleştirir ve güvenini zedelemeye başlar.
    çalışan kadın çocuğunu doğurduğu andan itibaren 3 yıl boyunca devlet tarafından destekleniyor olsa inanın hiçbir anne gözünden sakındığı yavrusunu bilmediği ellere teslim etmez bu bir sistem sorunudur,gelenek görenek sorunudur,,kadın yerini bilmelidir sorunudur,kadının yeri evidir sorunudur,erkeğe bunca ayrıcalık yüklenmiş tüm sorumluluğu ve feragat etme görevini kadına vermiş düşüncenin sorunudur velhasıl onca yükü sorumluluğu almış ve hala suçlanan,dayak yiyen kıymeti bilinmeyen,beyine kul köle ,evine hizmetçi olan anlaşılamayan kadının sorunudur sorunudur da sorunudur yani hiçbirşey dışarıdan görüldüğü gibi basit değildir..her yönüyle iredelenirse o kadın psikolojilerinin altından neler çıkar neler..psikolojisi sağlıklı anne, psikolojisi sağlıklı çocuk demektir..

  7. nur Says:

    bu yaziya yorum yazilmaz, ancak şapka çıkartılıp alkışlanır..sewgilerimi yolluyorum size..

  8. Angel Says:

    Öncelikle yazdıklarınızın doğruları yansıttığını yüzde yüz düşünüyorum.kızımı kreşe 3,5 yaşında gönderdim.sebebi de yeni taşınmış olduğum yerde kimseyi tanımamamız ve uzman kişilerden duyduğum çocuğun sosyalleşmesinin önemiydi.onun iyiliğini düşündüğüm için katlandım ondan ayrılmaya.başta çok sıkıntı çektik neden gitmek istemediğini sorduğumda seninle birlikte olmak istiyorum diyodu sadece.kreşe sürekli gidip kontrol ediyordum onu öğretmenleri gayet düzgün,ilgiliydiler ama benim kızım hiç isteyerek gitmedi okula ve son zamanlarda şikayet etmeye başladı.öğretmenlerinin çok sinirli olduğunu bağırdıklarını yaramazlık yapanları itekleyip hırpaladıklarını anlatıyordu.birgün yine böyle bir olay anlattı ve bende okul müdürünü arayıp söyledim.bana verdiği cevap çocukların bu yaşta hayalgücünün çok çalıştığını gerçek olmayan şeyleri gerçek gibi anlattıklarını söyledi . Tabi inanmadım çünkü benim kızım yalan söyleyen bir çocuk değildi.bir karar verdim ve küçük bir ses kayıt cihazı aldım kızımın giysisinin içine diktim.sabah okula gönderdim kızımı okuldan gelince kayıt cihazını çıkartıp bilgisayara taktım ve duyduklarım benim için inanılmazdı.benim tanımda melek gibi olan öğretmenler şimdi birer zebaniydi.konuşmalarını,cocuklara nasıl davrandıklarını kulaklarımda duymuş oldum.evde çok konuşkan ve yaşam dolu olan kızımın okulda gıkı çıkmıyordu.cocuklar soru soruyorlar cevap bile vermiyorlar sürekli uyarıyorlardı.benim gittiğim zaman ve kayıtdaki konuşmalar arasında dağlar kadar fark vardı.kızımı kreşden aldım tabiki.her kreş öyle değil iyisini bulmak lazım diyeceksiniz ama gerçek yüzlerini nasıl göreceksiniz.benim anlattığım okul Ankara’nın en lüx semtinde ve ucuz bir okul da değil.yani duyduklarım bana yetti de arttı bile.hepsini burda yazamıyorum.

  9. selinz Says:

    Teşekkür ederim. Oğlum ve benim adıma teşekkür ederim. Öyle bir ışık tuttu ki yazınız kreşleri ararken kendimi buldum. Teşekkür ederim.

  10. Yasmin Says:

    Bu yaziyi yazan kisiye helal olsun diyorum ve alnindan opuyorum.okurken agladim ve cok duygulandim birtanecik evladimi krese gonderme konusundaki kararszligimda bana oyle yardimci oldunuz ki gercekten cok tesekkurler buyaziyi yazan kisiye ulasmak isterdim umarim cevap alirim

  11. Zeynep Says:

    Konunun başındaki resim ne kadar güzel..bakarken içim açıldı..sırtımda Malik yanımda Meryem kucağımda Seyyid :) bu bizim resmimiz ya hu ! :)

    Özel:Ayşegülden haber varmı?

  12. Anneee Says:

    Bu kadari FAZLA IYi
    Bu sayfaya nasil geldim bilmiyorum ama kalemine yüregine saglik ayyyyyynen
    Zart zurt odur budur cumburlop kres
    Bu gece rahat uyuyacam yalniz degilim
    ne baski ne kritik ne tenkit hatta suclandim bile krese vermedimden dolayi cocuma kötülük yapiyorum diye
    Denedim 3 hafta yüregim kanadi 1 saatligine, o bi saatler bana vicdan azabi cektiriyo simdi, cektim aldim sizin de………….diye 3,5 yasindaydi.
    simdi 4,5 hala istemiyorum ne halt ettikleri belli degil
    Tek zor olan arkadas istiyor artik uygun cevre olmayinca mümkün degil
    burda sokaklarda oynayamiyo cocuklar maalesf zamanda ona göre hayirlisi…

  13. Gökçe özdoğan Says:

    Herkese merhaba,
    Ben Gökçe.29 yaşında, 7 yıllık evli,biri 3,5 biri 2 yaşında iki evlat sahibi bir anneyim.Ve bir öğretmenim…Çocukluğumdan beri sadece bu işi yapmak istedim.Çok severek,çok zevk alarak yaptım.İlk doğumumda son zamanlara kadar okuldaydım.Sonra kızım doğdu,iki doğum arası 15 ay gibi kısa bir süre olduğu için ikinci hamileliğimde daha erken izne ayrıldım.Hala izindeyim.Oğlum 6 aydır yuvaya gidiyor,kızımla evdeyiz.
    Şu an işe gitmediğim için yarım gün okula gidiyor oğlum.Ama çocuklarını sabahın köründe yuvaya bırakıp akşam karanlığında almaya gelen çok veli var.Hayat gailesi,herkes çalışıyor.Ve evde olan anneler de çalışıyor.
    Söylediklerinize kısmen katılıyorum.Anne sıcaklığını bir çocuğa başka kimse veremez.Ama işin içinde olmayanların farkedemediği bir nokta var.Çocuklar anne sıcaklığı görsünler diye okula gitmiyorlar ki…
    Zaman o kadar değişti ki…2 yaşındaki kızım telefon ve bilgisayarı benden iyi kullanır hale geldi.Zamane çocuklarına yetişmek kolay;ama yetmek zor.Bakın saat 2 olmak üzere ve ben daha yeni oturabildim.Evdeyken hepiniz oturup çocuklarınızla mı ilgileniyorsunuz sadece?Temizlik,ütü,yemek…O kadar çok şey var ki…Bu zamanlarda kızıma yetişemiyorum ben mesela.Yalnız bileyler yapmaya çalışıyor.Ya da ben işleri yarım yamalak yapıyorum.Sabah 6da uyanıp gece 1’den önce yatamıyorum ve yine de eksik kalan şeyler oluyor.
    Demek istediğim,evdeki kadının işi sadece çocuk değil ki…
    Ailemdeki herkes dini gerekliliklerine dikkat ederek yaşardı,öyle bir ortamda büyüdüm.Yıllarca tefsir derslerine katıldım.Ama kadının yeri evidir diye birşey okumadım.Benim ablam başörtüsü yüzünden 28 Şubat sürecinde çok çileler çekmiş,çok başarılı bir tıp fakültesi mezunu olmasına rağmen başörtüsü sebebiyle hakettiği devlet hastanesinde çalışamamış,kendi hastanesini kurup kadın doğum uzmanı olarak çok iyi yerlere gelmiş bir kadındır.İki oğlunu da annem büyüttü.
    Eşi de doktor ve iyi kazanıyor diye evde mi oturmalıydı?Evet,çocuklar mutlaka eksiklik duymuştur.Ama zaten istenen inanan ve inandığı şekilde yaşamak isteyen müslüman kadınları eve hapsetmek değil mi?Hz Hatice’ye bir bakın…
    Çocuklarınızı kreşe verip vermemek tamamen sizin taarrufunuzda olan birşey.Buna kimse karışamaz.Benim oğlum yemek yemeyi,öğlen uyumayı okulda öğrendi.Ağzına koymadığı bin türlü yemekle tanıştı.Sadece bunun için bile dua ediyorum okula her gün.
    Bir öğretmen olarak bu konuda size çocuğunuzun öğretmenini çok iyi seçmenizi,tanımanızı ve okulu da en ince aytıntısına kadar araştırmanızı öneririm.Bu sayfayı takip eden çok annenin çocuğu kreşe gidiyordur ve bu yazı onlarda bir suçluluk duygusu oluşturmuştur kanımca.Bir kaç yorumda dini bilgileri öğreniyor okulda diye savunmaya geçen yazılar okudum.Dini bilgiler öğretiliyor diye çocuğunuza kötü davranmayacaklar diye birşey yok.Yani bunun dini eğitimle de bir ilgisi yok.Çok güzel bir iş,küçük yaşta öğreniyorlar,önemli.Ama hayatta karşılaşacakları herkes onlar gibi olmayacak.Okul arkadaşları gibi olmayacak.Sen başını örtüyorsun git evinde otur dedikleri zaman şaşırıp kalacak kızlarımız.
    Bir annenin de bAzı ihtiyaçları vardır.Çalışmak ve birşeyleri başardığını hissetmek de bunlardan biridir.
    Bunlar benim fikrim tabi,herkes düşüncesinde özgür.Emin olduğunuz bir okul ve öğretmene çocuklarınızı güvenle emanet edebilirsiniz.Kaldı ki yuvalarda eğitim öğretim saatleri içinde kamera daima kayıttadır.Hesap sorar gibi değil,çocuğunuzu okulda izlemek istediğinizi belirterek bu kayıtları da izleyebilirsiniz.Ben çok karışık bir mahalle okulunda öğretmenlik yaptım.Allaha şükür çocukların evde öğrendikleri çok yanlış şeyi düzeltme imkanım oldu.Şimdi hem bir anne hem de bir öğretmen olarak şunu gönülden söyleyebilirim ki;”Bir öğretmen bir annenin yerini elbette tutamaz.Ama bir anne de bir öğretmenin yerini asla tutamaz.”
    Herkese sevgiler….

    • esma Says:

      Merhaba Gökçe Hanım,
      Bende çalışan bir anneyim,yorumunuza aynen katılıyorumÜstü atlanan bir nokta var,kadınlar çalıştığı,kendileri için birşeyler başardığını hissettiği zaman daha mutlu ve huzurlu olurlar,dolayısıyla evde karşılarındaki kişiye davranışları olumlu olacaktır.Neden bu kadar sığ bakıldığını bir türlü anlamadım ben çocuğumu onunla olduğum zaman hiç ihmal etmiyorum oynuyorum konuşuyorum paylaşıyorum heran beraberiz,ben kızımı pedagogla görüştürdüğümde gayet mutlu yaşının üstünde gelişmişlik ve olgunlukta olduğunu söyledi,diyaloglarımızı çok beğendi.Bu tür yazıları yazarken iyi araştırıp uzman görüşleri alıp öyle yazmak gerekir,çalışan annelere böyle vicdani baskı yapmanın doğru olmadığı kanısındayım…
      Hoşçakalın…

  14. Canan Says:

    Selamün Aleyküm. Benim kızımda 3,5 yaşında bu yıl dini eğitim veren bir kuruma verdim. Şimdiye kadar bende onun gelişimi için çok okudum, çok araştırdum, sevgi verdim, saygı verdim halada veriyorum. Ama evde olduğu zaman zarfında heran onunla ilgilenemediğim zamanlar oluyor. çok uzun süre tv izliyor. Çizgi filmlerin çocuklar üzerindeki etkisi belli. Ben okula verene kadar kızımla resimde yaptım, boyamada yaptım, kesme yapıştırmada. Yazınızı okuyunca acaba yanlışmı yapıyorum dedim. Ama güzel şeylerde öğreniyor. kızım 3,5 yaşında ama suyunu içmeden, yemegini yemeden Beslemesini çeker, içtikten sonra Elhamdülillal der. Bunu okula gitmeden ben öğrettim inanın ama dahada pekiştirdi. Kızımı okula göndermemdeki amaç ne gezmek, ne çalışmak, ne de başka birşey ama ona iyi geldiğine inanıyorum. Yaşıtları ile vakit geçiriyor, ilahiler, hadis-i şerifler öğreniyor.

  15. Eglu Says:

    Sayin Cahide Hanim,

    yorumlarin hepsini okumadim ve benim yazdigimi birisi yazmis olabilir.

    Ben turk degilim ve ana dilim de baska bir dil, onun icin yorumumda bulunan gramatik hatalar icin ozur dilerim.

    Turkiye ve ozellikle turk kadinlarla cok iyi bir iliskim var. Gogunlukta bugune kadar duydugum kelimeler bunlardy: “Bir anne nasil cocugun nasil baska birisine birakir”, “krese veremem cocugumu”, ve liste böyle baya cogaliyor. Tek sonuc cocuk annesilyle olacak!

    Ama böyle bir sey de fark ettim ki, Turk milletinde cogunlukta kadinlarda korku ya da panik atak hastaliklari cok. Benim atrafimdaki 3 kadinin oyle ciddi sorunlari var. Evlendigi halde evde yalniz kalmaktan korkan da bir kac arkadasim var. Ben boyle hastaliklarin cocuklukta oz guveni gelismemis ve baska insanlarla irtibat olmadigi icin oldugunu dusunuyorum. Onun icin cocuklar krese gonderilmesi lazim, boyle sekilde oz guvensizlik ve tanimayan seylerden korkusu gecer diye dusunuyorum. Ve gercekten buyukler cocuklarla onun esiti gibi oynayamadigi dusunuyorum.

    Cocugun hayatinda anne en önemli insandir ama bir cocuk annesine ait bir insan degildir. Onun da kendi hayati var ve olmali. Ben de anneyim ve cocuk egitimi cok önemli bir seydir benim icin.

    sagilarimla,
    Egluzmair

  16. burçak Says:

    Ne enteresan… Artık ınsanlar bılınclendı diye düşünüyordum.Fakat dini içerikli okullara gönderen veya düşünen iyi birşeymiş gibi övünenlere ve göndermelimiyim diye kendi fikrini savunamayanlara çok şaşırdım.benim de 2 tane kızım var.Yoğun bir yaşamımız var.Çocuklarımla 3-4 yaşlarına kadar birebir ilgilendim.İnanın anaokulundaki pek çok şeyi kızlarımla uyguladım(evde çamurdan çalışmalar bile yaptık.)Fakat istediğinizi yapın çocuklar kendi yaş grupları ile ve topluca çalışmalar yapmaktan büyük keyif alıyor.Kendine güveni artıyor,arkadaş ilişkilerini ve pekçok şey öğreniyorlar.Bütün kreşler aynı demiyorum tabii.Ama seçici olup iyi değerlendirmeli.Bütün anaokulları ve kreşler aynı özellikte olmadığı gibi kişilerde aynı değil.Çoğunluğu iyi eğitim almış ve bu işi yapabilecek kişilikteler.Çocuk bakmak veya eğitmek için sahip olmak gerekmez.İlk bebeğine bakarken hangimizin tecrübesi vardı?Buradan kızımı gönderdiğim bir devlet anaokulunda bulunan Sevgi adlı öğretmenin çocuklarla birebir ilgilendiği,tuvalet ve yemeklerinde yardımcı olduğu ve hergün ana babasına teslim ederken en az 15 çocuğun üzerinde hangi ayakkabı ve mantosu olduğu tek tek bilen kişilerin de olduğunu bilmenizi isterim.Ayrıca belirtmek isterimki çocukların yanında dolu dolu geçirilen bir 30 dk onunla ilgisizce geçirilen bir bütün günden çok daha faydalı.Bu aile ortamı için de aynı.Örneğin biz haftada babamızı iş yoğunluğundan bazen günde birkaç saat görüyoruz.Fakat bütün haftasonlarımızı hepbirlikte telefon,televizyon vb kapalı olarak; bazen tanımadığımız yakın köylerde kuşburnu ,böğürtlen toplayarak, bazen sinema ve çocuk oyunlarına giderek, büyük kitapçılarda saatler geçirerek ,çocuklara liste yaptırıp alışverişe katarak,ailece ev temizliği yapıp kek ve çayla ödüllendirerek zamanı paylaşıyoruz.
    Ben de türbanlı bayanların madur olduğunu düşünmüyorum.Çoğunluğu ağzında bir sakız ayakkabı,çanta ve başı bir örnek,üstündeki frapan elbiseler ve altlarında lüks arabalarla gayet iyiler.Dilleride benim diyen avukatlara taş çıkartır.
    Sevgili Cahide hanım lütfen sizi onore eden yazıların dışında eleştirenleride paylaşıp yorumlayın isterim….Sevgiyle

  17. Nimet Says:

    selamün aleyküm
    Allah razı olsun esma kardeşim kızımda arkadaşlarını bahane ederek gitmek istemiyor. kendim evde bir şeyler öğretmeye çalışacagım inşallah… Bizim burada kaliteli bir kurum bulmak zor tek seçaneğimiz olduğu için bizde oraya gönderdik.bu konunun çok önemli olduğunu biliyorum bilmeyen bir çocuğa bir bir şeyler öğretmek kolaydır soğumuş bir çocuğa bu konuda eğitim vermek çok zordur. Rabbim muhafaza etsin.
    Tavsiyeleriniz için teşekkür ederim Rabbim yar ve yardımcınız olsun.

    • Esma Says:

      Bir süre okulda yaşadıklarını untuması açısından farklı şeylre yönlendirip ders falan açlıştırmayın. 1 ay sonra belli bir plan dahilinde dini eğitimin vermeye başlayın. Ama abartmadan:) Başka seçenek yoksa evde kalması en iyisi sizinde dediğiniz gibi.. Rabbim sizlerinde yar ve yardımcısı olsun.. Elimizen bir şey geliyorsa ne mutlu bize..

  18. Nimet Says:

    SELAMÜN ALEYKÜM
    Benim kızım 5 yaşında dinini öğrenebileceği bir anaokuluna gidiyor. çalışan bayanların ( yazınızda belirttiğiniz gibi) anne değil ve deneyisiz ben bu durumda kızımı buraya göndermiyeyim mi ne dersiniz.kafam çok karıştı lütfen bana fikrinizi belirtirseniz çok memnun olurum. Allah’a emanet olun.

    • Esma Says:

      12 yıldır işin içinde olan biri olarak ben cevap vermek istiyorum izninizle.. Dini eğitim veren okulların çoğu “sübyan okulu” adı altında 100-150 tl ya çocuk alan, kaçak olduğu için çocuğunuzun başına brşey gelse hiç bir yere şikayet edemeyeceğiniz, üstüne suçlu duruma düşeceğiniz, bir çoğu çocuğu dinden soğutan, yerlerdir.
      Size tavsiyem iki kuruş fazla verip kaliteli bir kurum seçmeniz, günde 1 saat kadarda isteğinize bağlı dini eğitim alabileceği bir yer olmasıdır. Dini eğitimi bu yaşta abartmayın, herşey yaşına göre.. ama temelini sağlam almalı ki islamı iletide güzel yaşayabilsin..

  19. sevgi Says:

    Kreşlere karşı olanlara ben karşıyım. Kreşe giden bütün çoçukların özgüveni oldukça yüksek .Birey olabilme kabiliyertleri ona keza. Çoçuklar zihinsel ve bedensel Çok gelişiyorlar. Hangi anne kreş yada ana okulu statüsündeki eğitimi evinde verebilir. Çoçuklar Okulda tv den uzak . Herşeylerinin saati var. Hangi evde hergün çoçukar için düzenli öğle uykusu var.Hangi anne çoçuğuna ingilizce ;Santranç, vs.. öğretebilir. Yazılacak çok şey var ama Yazsamda Bazıları anlamaz. Birde Şu dini eğitim alan çoçukların ailelerine sesleniyorum. Kendinizi Bukadarmı boş hissediyorsunuz siz çoçuklarınıza dini eğitimi veremiyormusunuz. Birde sürekli cahide hanımın gözüne girme çabaları ( cahide hnım ben çoçuğumu dini eğiti alan okula gönderiyorum ) çok iyi ediyorsun sayın site takipçisi.

    • Esma Says:

      Yürekten tebrik ediyorum sizi..

    • Tuğba Bahadir Alibeyoğlu Says:

      dimi dini eğitim almasın gönderdindemi biliyorsun bacım ben her ikisinede ikişer yıl gönderdim fark çok açık dini kreşte ingilizceden tut sayılar renkler öz disiplin oyun faaliyet vs herşeyi öğreniyor bununla kalmıyor sadece günde 15 dk cüz okuyor bir saatte ezber dersi var kaldıki buda eğlenerek binbir şaklabanlıkla öğretiliyor diğer okullarda ne öğreniyor çocuk bunu da biliyorum dik dur dik dur kardeşim koy elleri beline sonra eller yerine sağ ayağım ileri sol ayağım yukarı ……….. eee ne kattın çocuğa bir çocuğa sevgiyi saygıyı disiplini öğretmek istiyorsan islamı öğreteceksin önce Allahı sevdireceksin senin dini görüşün ne bilemem bananede zaten ama kimsenin fikrini inancını yargılama islami kreşlere gönderen anneride aşağılama

  20. hülya Says:

    bence çocuk, yoğurulmuş hamur gibi doğuyor. bir hamuru, ustası yani işini bilen bir kişi, şekillendirirse çok şahane şeyler ortaya çıkıyor. fazla ehil olmayan biri şekillendirse ,çok güzel olmasa da iyi işler ortaya çıkıyor. fazla becerisi olmayan ve özen göstermen birisi şekillendirirse yine birşeyler ortaya çıkıyor fakat görüntü hoş olmuyor. işte çocukta böyle bence. hamuru şekillendiren kişinin ustalğını, becerisini, bilgisini ,zekasını, hamurun şeklinden anlaşılır. bence bir çocuk yaklaşık 5 yaşına gelinceye kadar değişik değişik şekillendiricilerin elinden geçmişse o çocuğun kafası karışmış, duyguları karışmış, bir halde olur. bence en iyisi bir şekillendirici olmak , o hamurumuzda hünerimizi en iyi şekilde göstermek sevgilerle……….

  21. tubaengin Says:

    merhaba,
    yazıyı sonuna kadar okuyacak tahammülü bulamadım kendimde… hanımlara karşı bu kadar acımasız olmanızı anlamıyorum. her kadının fıtratı aynı değildir. kaldıki kadın çocuğunu emzirmek istemese emzirmek zorunda bile değilken bakımından, eğitiminden bahsediyorsunuz…
    kadının yeri evidir, çocuklarına kendisi bakmalıdır diyorsunuz. yapan yapsın da yapmak istemeyenlere bu kadar ağır söyleniyor olmanız can acıtıcı. kadınlar zevk olsun boşa gitmesin diye çalışmaz, güvenmediği için çalışır. eşine, ailesine, devletine güvenmediği için, zorda kaldığında – ihtiyaç duyduğunda kimseye minnet etmesin diye çalışır. mesleği olsun, kendine ve kendisine muhtaç olanlara bakabilsin diye çalışır.
    ithal alışkanlıklar demişsiniz. avrupada sosyal güvenlik sistemi evde işsiz çocuklu kadına ev ve aylık verdiği için kadınlar evlatlarını kendileri yetiştirmek adına kariyerlerini terk ediyorlar. Türkiye’de bu sistemi ithal edebilseydik, kadınlarda huzur içinde işlerini bırakıp birkaç sene çocuklarına bakıp tekrar hayatlarını kazanmaya devam edebilirlerdi. 3-4 çocuk yetiştirirken eşsiz ve maddi desteksiz kalan kadınlara kimse sahip çıkmıyor, kendimiz kandırmayalım. toplum içinde görünmeyen gariban dul yetim öksüz kavramı yok artık. kadını mesleksiz bırakmanın vebali ailelerin boynuna, hiçbir mağdur kadın hakkını helal etmemelidir ailelerine.
    kaldı ki biz küçükken 3-5 yaşında bile olsak camiye yada hocaya gider günde 3-4 saat eğitim alırdık. diyeceksiniz ki 9-10 saat nerde 3-4 saat nerde ama asıl mevzu başka, kreş yaşındaki süt çocuğu eğitilebilir, eğitim görebilir, bunu aileler yapmak zorunda değil dadılar bakıcılar süt anneler de yapabilir. yüzyıllarca anneler aileler çocuklara bakılsın diye süt anneler dadılar mürebbiyeyeler tutumuş. Efendimiz (s.a.v.) daha iyi yetişebilsin sağlıklı olsun diye süt anneye verilmiş. anne bakımı bahsettiğiniz kadar önemli olsaydı annenin çocuğa bakmasını zorunlu kılardı dinimiz, yani ne süt anneye verilme / süt anne tutulması ne bakıcıya izin verilmezdi, bunu isteyen anneye süt anne – dadı – bakıcı tutmayı kocaya zorunlu tutmazdı. İslam kadını bunaltmayacak kadar esnekken müslümanlar nasıl bu kadar statükocu oluyor anlamıyorum.
    geleneksel olarak da bu topraklarda yüzyıllarca imkanı olan aileler çocuklarına küçük yaştan itibaren eğitim aldırmaya başlamışlar, imkanı olanlar evlerinde öğretmen barındırmış, dadı tutmuş vs. imkanı olmayan ailelerse kendi ellerinden geldiğince eğitim vermişler.
    bence asıl eleştirmek istediğiniz, yazınızda da sıklıkla geçen ve bence doğru olan eleştirme noktası kreşlerin kalitesi. evladına eziyet edecek kreşe çocuğunu verme! denetleme imkanın yoksa evladını bırakma! şayet evladını kaliteli bir yere bırakamıyorsan otur kendin bak demenizi anlarım ama kadını evlada bakmaktan ibaret görmenizi anlamıyorum. kadının yeri evi değildir, kadının yeri bu dünyadır, isterse çalışır, isterse evlat sahibi olur. Yüce Rabbim kadına tercih hakkı vermiş, evlenmeyi bile farz kılmamış, dinimiz evlada bakmayı evine bakmayı şart koşmamış kendi kendinize helal-haram-kural uydurmayın lütfen…

  22. mehmet gök Says:

    ::AİLE VE ÇOCUK EĞİTİMİ:: Yazınızdaki tesbitlerin doğrularına inanıyorum .bu konuda bir anne olarak göstermiş olduğunuzu duyarlılığa da bir çocuk babası olarak teşşekur ediyorum . tüm kadınların yada eşlerin bu konuda ki düşüncelrine (çocugu kreeşe verme) ışık tutar iyi bir değerlendirme yapma imkanı bulurlar innacıyla faideli olmasını mevladan niyaz edeerim . kadın evinin sultanı ve allahımızın bahşettiği en güzel nimetin yetişmesinde en önemli basamaktır. dinimiz de ANNELERİN/ANNELERİMİZİN KUTSALLIĞI” bu ruhun aşılanması hem toplumun sağlıklı olmasını hemde neslin ilahi inançla donanmasını sağlayacaktır …

  23. saliha Says:

    s.a yazınızda haklısınız fakat denildiği gibi gerçekten Allahtan korkarak ,gerçekten hizmet amaçlı, bu kreş işini yapan hassas insanlarda var fakat bu işi tamamen ticarete dökmüş insanların sayısı ise bunlardan çok çok daha fazla. ve çocuklarını, rahatlamak veya çalışmak gibi kendine göre birçok sebeple verenlerin sayısı bir hayli çok. Doğruyu söylemek gerekirse gerçekten hizmet amaçlı Allahtan korkarak büyük bir hassasiyetle bu işi yapanlar için bu sözünüzün doğruluk payı olmadığı düşünülsede bir çok kreş için bu yazınız yüzde yüz acı gerçekler. seçmek ve gerçekten emin olunduğunda vermek ve devamındada çok büyük bi gözlem gerekir diye düşünüyorum,

  24. gamze Says:

    bu yazınızı bugün iyiki fark ettim 3 yaşında oglum var oglum hiperaktif tanısı konmuş yerinde sanıye durmayan bir çocuk ben oglum dogmadan işimden istifa edip ona bakmayı seçtim ama şu sıralar bulundugum şehir oglumun yaramazlıgı ve 2 aylık bir bebegimin sorumluluğu benim sinirlerimi yıprattı kreşe vermeyi hiç düşünmemişken burdan bir arkadaş ver kreşe diyince acaba versemmi diye düşündüm ama annelik bu olmasa gerek 9 ay saırsızlıkla beklediğiniz canınızın bir barçasını kendi rahatınız keyfiniz için vermeyin sizin olan birşeye sizden iyi kimse bakamaz herhalde diye düşünüyorum allah razı olsun sizden bu bılgileri paylaşıp bize yardımcı oldugunuz için

    • anonim Says:

      Gamze Hn ,hiperaktivite aslında dikkat dağınıklığıdır çocuk yaptığı etkinliklerde uzun süreler dikkatini toplayamaz anaokulu öğrt. olarak size şöyle bir tavsiyem var,böyle çocuklar bize geliyor ve inanın sorunları böylelikle azalıyor ev ortamında sorunlar daha çok çoğalacaktır.Bir anaokuluna göndermenizi tavsiye ederim.

  25. hülya Says:

    selamın aleyküm cahide hanım, sözlerinize yürekten katılıyorum. ama benim gözlemlerime göre ,çocuğunu evde döven, hakaret eden, dedikoduyu seven, ortalık dağıldığında bağırıp çağıran, çocuk yetiştirmek konusunda kendini hiç yetiştirmeyen ve yetiştirmek istemeyen,eline bir ip bir tığ alıp çocuklarıyla hiç ilgilenmeyen annelerin, çocuklarının kurtuluşu, bence kreşlerdir. bu tip anneler inanınki var. annelik fedakarlık işidir . teşekkürler.

  26. insan Says:

    Bu yazınız çok farklı bir yazı olmuş Cahide Hanım…
    Yazılarınızı beğeniyle takip ettiğimi belirtmek istiyorum öncelikle, fakat bazı noktalarına katıl(a)mıyorum. Kadının İslamiyet açısından çalışma zorunluğunun olmayışı doğru evet, fakat Türkiye’de hayat şartları günden güne zorlaşıyor. Gelelim kreş ve anaokulu konusuna… Bu yazınız bende “çocuklarımıza yeterince doğru ve sevgiyle, şefkatle yaklaşabiliyor muyuz?” sorusunu uyandırdı. Bence asıl doğru soru bu. Sabır ve tevekkül gerek çocuklara yaklaşımda ve çocukların eğitiminde. Bir annenin önce sabırlı olması gerek. Çalışmak zorundaysa eve geldiğinde de bir anne çocuklarına yeterince sevgi verebilir. “Kaliteli zaman geçirmek” konusu önemli. Bir anne evde olabilir, çalışmayabilir, ama çocuğuyla zamanı boşa da harcayabilir. Burada sevgi bile belki yetersiz kalabilir. Annelerin eğitimi şart öncelikle. Her anne her açıdan eğitimli ve donanımlı değil ki evde çocuğuyla mükemmel bir şekilde ilgilenebilsin. Sevgi ve şefkat konusunu hiç meseleye dahil etmiyorum. Bir annenin sevgisini yeri geldiğinde bir babaanne veya anneanne de veremeyebilir. Ben çalışmak zorundayım. Kendim için ve çocuklarım için çalışmak zorundayım. Allah’ın her şeyi mükemmel bir şekilde yarattığına iman ediyorum. Evrende her şeyin yerli yerinde olduğunu da biliyorum. Ben çocuklarımı önce Rabbime emanet ediyorum. Hatta kendimden önce ona emanet ediyorum, fakat şunu da biliyorum: belirli bir yaştan sonra çocuklarımız evden dışarı çıkmak zorunda. Hayatı ve insanları tanımak zorunda. 3 yaşında evden dışarı çıkmazsa 5 yaşından sonra çıkacak. Erken dönemde evet çocuklarımızı kollayalım, saralım, onlara kendimiz bakalım, fakat şu da acı bir gerçek: Türkiye’de çalışma sistemi ne insanın dinini yaşaması için uygun şekilde ne de çocuk yetiştirmesi için. İbadet saatlerimizi ve çalışma saatlerimizi gözden geçirmeniz yeterli. Bunun gibi anne olan kişilerin doğum izni ve süt iznine bakın. Her şey ortada. Sistem başka ülkelerde olduğu gibi anneyi çocuğundan 2-3 ay içerisinde ayırmasa ortada zaten bir problem kalmayacak. Her yerde iyi insan da var kötü insan da. Rabbim bizi ve evlatlarımızı iyilerle karşılaştırsın!
    Farklı bakış açılarınız ve yazılarınız için tekrar teşekkürler!…..

  27. canan YÜKSEL Says:

    merhaba ben bazı noktalarda bu yazıya katılmıyorum.İçinde Allah korkusu olan ve manevi eğitimi en güzel şekilde veren çok yer var.ben böyle bir okulda çalışıyorum özellikle manevi eğitim küçük yaşta ehil olan kişilerce verilmeli.Osmanlı bunu çok güzel uygulamış.biz zaten pirensip olarak başından atam amacında olan annelerin çocuklarını genelde almıyoruz.Anne ve okul hep iç içe beraber eğitiyoruz ailerle çocukları.Lütfen kötümser olmayın eğitime gönül vermiş yerler var.saygılarımla..

    • Esmagngr Says:

      Size tamamen katılıyorum. Bir eğitimci olarak 3 yaşından sınra naaokulunun şart olduğunu biliyorum. Sevgisiz kucaklarda büyümez çocuklar, aile ile işbirliği yapılınca sosyal ve sevgi dolu olarak büyürler.. Önyargıya gerek yok…

  28. sevda Says:

    Cahide hnm merhaba,blogunuzu yeni gördüm ve yazınızı yeni okudum.Aslında tam anlamıyla katılıyorum diyemiyorum.Evde çocuğunun başında olup hiç bir paylaşımda bulunmayan anneler var ve bunlardan çevremde o kadar fazla ki,benim kızım 2,5 yaşından beri kreşe gidiyor ve inanın ben onlardan daha faydalı zaman geçirdiğime inanıyorum.Kreşte de bizim veremediğimiz şeyleri öğreniyor.Yanlış anlamayın ama zamanda eski zamanlar değil,bizim çocukluğumızda eş,dost bir arada vakit geçirirdik sokaklar bizimdi.evde olsam kızımı kapının önüne bırakamıyorum.Biraz da zamanın şartlarına göre yapmanız daha uygun olur bence.

  29. Dildar Says:

    Cahide ablam merhaba.iyi sizi buldum .iki cocugum var.Allah kismet ederse kizim bu sene okula baslayacak. oglumu krese vermek istiyorum, ama tedirginim.Ben Rusyada yasiyorum. cocuklarim dili bilmiyor. ne yapsam…

  30. anonim Says:

    bu yazılarda bazı annelerin kafalarının karıştığını görüyorum .Ben anaokulu öğr. olarak şunu söyleyim anaokulları yazılanlara göre korkunç yerler değillerdir ama tabii ki iyisi de vardır kötüsüde ben herzaman annelerin bu konu da seçici olmalarından yanayım komşum çocuğun sırtına ayağıyla vurduğunda içim sızlayarak
    gittim uyardım ne oldu şimdi o da annesinin yanındaydı .Söylemek isteğim şu önemli olan insanın vicdanı ister anne olsun , ister öğretmen insan faktörü önemlidir. benim 2 kez denememe rağmen çocuğum olmadı ama Rabbim biliyor bütün çocukları sever ve onlara zarar vercek bütün eylemlerden kaçarım tecrübelerime dayanarak şunu söyleyeyim anaokullarına giden çocuklar ( iyi yerlerse) mutlu çocuklardır sözümün arkasında biri olarak annelerin içleri rahat olsun:))

  31. fatma Says:

    merhaba cahide hanım. yazınız beni derinden etkiledi ve ağlayarak okudum. sanki sağlam bir tokat yemişimde kendime gelmişim gibi hissettim. aklımın başıma gelmesi için yazınızı okumam gerekiyormuş. bende okumuş ve şu anda iş arayan bir anneyim ama artık iş-miş aramak yok. maddi durumum gayet iyi çalışmama gerek yok. fakat evde oturmak için okumadım diye hayıflanıp duruyordum kendi kendime. size sonsuz teşekkürlerimi yolluyorum. hoşçakalın.

  32. Esmagngr Says:

    Cahide ablacığım, yazılarını, tariflerini severek takip ediyor, maneviyetmı sürekli beslemeye çalışıyorum. bu yazını nasıl olurda atlamışım, çok merak ediyorum. Bir anaokulu sahibi olarak okurken içim çok acıdı ve çok kırıldım. Anaokuluları ve kreşlerin hepsini bir kefeye koymanız açıkçası çok üzdü beni.
    Öncelikle bir kaç cümle eklemek istiyorum sizin yazdıklarınız üzerinden:
    ” Dikkat ettiniz mi, kreşlere giden çocuklar daha sık hasta olurlar. ” demişsiniz, doğrudur. Fakat çocuk anaokulunda değil, ilkokula bile başlasa bu süreci geçirecektir çünkü ilk 6 ayda bağışıklığı güçlenir ve daha az hasta olmaya başlar. 6 yıldır anaokulu işletiyorum, daha önce de farklı yerlerde çalıştım ve bu hep böyle olmuştur. Nerede bu iş farklılaşır biliyor musunuz? Kreş gerçekten pisse, düzgün insanlar yoksa, hijyene dikkat edilmiyor ve belli kriterler gerçekletirilimiyorsa..

    “Eğitimli gibi görünen ama aslında çocuk dilinden asla anlamayan kişiler çocuklarınızı avutuyor. ” demişsiniz, buna da katılmıyorum. Siz hiç annesinin yanında öğretmenine deliler gibi sarılan yavrular gördünüz mü? Öğle uykusunda öğretmenie sımsıkı sarılan, haftasonları öğretmeninin arayan, annesine ve aile fertlerine öğretmenini anlatan? Sizce bu öğretmenler çocuk dilinden anlamasalar, çocuklarla bağları ne kadar kuvvetli olur? bir konuda size hak veririm, daha yeni mezun olmuş ve pişmemiş lise öğrencilerini öğretmen diye alan ve çocuğu hayattan soğutan pek çok yer var. Bu sebeple nasıl çocukların iyi eğitim alması için kaliteli kurumlar arıyorsak, anaokulu için daha fazla gayret göstermemiz gerekir.

    Kreşe başlayan bir çok öğrencimiz, babaanne, anneanne vs yanında o kadar şımarık yetişmişleri ki, bir zaman sonra o huylarını bırakıyor ve farklı yararlı alışkanlıklar edinmeye başlıyorlar.

    Her fırsatta onu bunu dövmeye kalkan, ısıran çocuklar, arkadaşça oynamayı öğreniyorlar.

    Evde ağzına lokma koymayan çocuklar, kreşlerde yemek yemeyi öğreniyor, öğrenene kadar anneleri gibi öğretmenleri tarafından oyunlarla öğretiliyorlar.

    Annelerin yetemediği durumlarda kreşlere iş düşüyor. İnanın sevgiyide alıyorar.

    Bunları her kreş yapmıyor, ben kendi okulum ve deneyimlerimden, tanıdığım bazı iyi kurumları gözlemlememden yazıyorum.

    Ve okul gezmeye gelen velilerime hep söylerim:
    -Çalışıyorsanız 2 yaşında verin, çalışmıyorsanız 4 yaşını bitirsin yarım gün verin.
    Çalışmıyorsanız mutlaka ama mutaka günün 3 saatini okulda geçirsin. Hem anne bunalıma girmiyor, hem çocuk ev dışında farklı bir ortama girmiş oluyor.

    Kreşe giden çocuklarda, annelerede büyük iş düşüyor. İş çıkışı çocuklarıyla yeterikadar vakit geçirmeli, onları dinlemeli, sevgileri tabiri cazise tavan yapmalı.

    Belki rant, belki mecburiyet, hayat şartları.. Eskiden sokaklarda oynardık biz, artık sokağa çıkacak doğru düsürt ortam yok. Çocukların enerjilerini atabilmeleri için artık kreşler, anaokulları var.. birazda bu yönden bakın

    Sevgi ve saygılarımla

    Esma Güngör Moğul

  33. Gül Efsam Says:

    Kafam karıştı yine. Ben 3,5 yaşına kadar kızımla evdeydim çalışmadım. Şu anda da çalışma mecburiyetim yok. Kızımı anaokuluna verecgm için çalışmak istiyorum. Çalışmak için kızımı anaokuluna vermek degil. 24 daireli bir apartmandayız. Kapımı çalan bir komşum yok bulundugum ilde bir tane arkadaşım yok. Aynen kızımında öyle. Bi yere kadar yetiyordum ona. Oyun oynuyoruz kesip biçiyoruz ipbaskıları boyamalar patates baskıları hepsini bizevde yaptık beraber. Ama artık o da bende sıkıldık artık uzun süre oyun oynayamıyorum onunla . tek arkadaşı babaannesi anneannesi Allah onlardan razıolsun. Yavrum 2 yaşındayken olan 2 arkadaşını sayıklıyor sürekli ama onlar başka bi şehre taşındı. Apartmanda ya da dışarda bi çocuk görse gözlerinin içine bkıyor tabi o çocuk da bizimkine. artık arkadaş istiyor. 3 tane hayali arkadaşı var her yerde bizimleler yemek yerken banyo yaparken parkta oynarken tv. izlerken boyama yaparken uyurken her yerde! ve ben bundan iyice sıkıldım kızıma evde oldugum halde yetememekten sıkıldım. bi ortamda bi arkadaş bulsa bir saniye ayrılmıyor yanından ve o hayali arkadaşları hiç gelmiyor o zamanlar. artık hayat eskisi gibidegil. komşuluk yok sila-i rahim yok ne yazık ki . annemizden babamızdan başka kimsemiz yok. bir de parkımız var. çocugumu kreşe vermek istiyorum çünkü bu yalnızlıktan ve hayali arkadaşlarından kurtulmasını istiyorum. benim bile unuttugum bi anlık gördügü çocukları bana sürekli sormasın istiyorum. arkadaşları olsun diledigince oynasın istiyorum. evet o daha 3,5 yaşında ama ugraşa ihtiyacı var. evler çok ıssız onun için. ben yine çalışmam belki bilmiyorum… kendimi hapsederim ama onu bu yalnızlıgımıza hapsedemem. çocuklarda gözünün kalmasına dayanamam. sıkıntıdan uydurdugu o çocuklara dayanamam. agzından çıkan cümlelerin t.v. den alıntı olmasına dayanamam. onun benim kadar yalnız kalmasına dayanamam. 24 dairelik bir aprtman ve 4 tarafı yine 24 er dairelik evlerle çevrili olan evinde insan yüzüne hasret kalmasına dayanamam. onu oraya bırakmaya nasıl dayanırım işte onu da bilmiyorum :'(

  34. şefika Says:

    Merhaba yeniden,
    “El elin eşeğini türkü çağırarak arar” demiş atalar..Bırakın kreşi, bakıcıyı en yakın akrabamız bile çocuklarımıza bizim gibi bakamaz. Çocuğumuza ” biz senin için, sana ekmek parası kazanmak için çalışıyoruz” desek eminim ” aç kalayım ama çalışma, beni bırakma anne” derdi. Ben de istemeyerek çalışan, vakti zamanında envayi çeşit bakıcıya çocuğunu bırakmak zorunda kalmış, darbe üstüne darbe yemiş, ağlayarak işine gidip gelmiş bir anneyim, belki de anne müsveddesiyim. Çocuklarımız bizsiz büyüyor ve kaybedilen, birlikte geçirilemeyen zaman asla geri gelmeyecek ve henüz konuşamayan çocukların yedi kat yabancı kadınlarla,kızlarla dört duvar arasında neler yaşadıkları sır olup gidecek ve bizsiz büyüyen çocuklarımız bize asla teşekkür etmeyecekler büyüdüklerinde..” Sağol anneciğim, beni başkalarına bırakıp, beni sensiz bırakıp, benim için para kazanmaya gittin!” teşekkürlerin en acısı olur zira..

  35. pınar Says:

    sevgili arkadaşlar herkese merhaba, cahide hanım yazınızı içim titreyerek okudum. ben hepinizden çok farklı bir anneyim. siz o kadar şanslısınız ki çünkü çocuğunuzun gözlerine bakabiliyor ve bundan haz alıyorsunuz. ben görme engelli bir anne olarak hep bunun hayalini yaşadım. keşke gözleri gören bir ev hanımı olsaydım ve her anımı çocuğumla geçirseydim diyorum. ben ayrıca ingilizce öğretmeniyim. yavrumu hep tek başıma büyüttüm. yanımda bana yardımcı olabilecek tek bir insan bile yok. hastalığında tek başıma bakıyorum. yavruma beş aylık olana kadar kendim baktım. ellerim gözlerim oldu. allah bana öyle hisler verdi ki yavrumun neler yaptığını görmeden bilebiliyorum. oğlum şuan üç yaşında beş aylıktan sonra doğum iznim bitti ve bakıcı tuttuk. bu arada eşim de görmüyor. rabbime şükür oğlumuz görüyor. bakıcılar görmememi kullanıp yavruma iyi bakmadılar. evim pislik içinde kaldı. bana temizlik yaptıklarını söylediler. çocuğum çok huzursuzdu. bir gün ses kayıt cihazımla kayıt yaptım ve çocuğumun hep televizyon karşısında önünde oyuncaklarla oyalandığını farkettim. kadın oğlumla hiç ama hiç konuşmuyordu. sanki evde bir robot vardı. yemek yedirme seansları ise tam bir kabustu. oğlum bir buçuk yaşındayken kreşe verdik. yavrum birden değişti. konuşması gelişti. şuan bilmediği şey yok. bize birşeyler gösterirken hep elimize dokundurtuyor. yere birşey düşürdüğümüzde daha biz demeden hemen koşup veriyor. tüm sevgimi ona verdim. o benim hayattaki tek dayanağım. bu yazıdan sonra onu kreşten almayı çok istedim inanın ama ben kreşin verdiklerini veremem ona. yani renkleri öğretemem şu an hepsini biliyor. hayvanları öğretemem. resim yaptıramam yaptığı resimlere de bakamam. geçen kalemle duvarı çizmiş kendisi söylemese haberim olmayacaktı. bazen resim yaptım anne bak diyor ve elimden tutup kağıdın üzerinde gezdiriyor parmaklarımı sonra yüzüme bakıp güzel olmuş mu anne diyor. içim parçalanarak çok güzel olmuş oğlum diyorum. yani ona görsel olarak pek birşey veremeyecektim kreşe göndermeseyedim. şu an içimi kemiren bir sorun da şu oğlum artık büyüdü ve evimizin karşısında çok büyük bir park var yüzlerce çocuk oynuyor orada ya bu yaz tatilinde beni de oraya götür derse ben ne diyeceğim ona? tek başıma götüremem çünkü elimden kaçıp giderse ben onu nasıl bulacağım onca kalabalığın içinde. sitemizin bahçesine çıkarıyordum daha önce ama küçük olduğu için elimi bırakmıyordu. şimdi daha özgür kendisi koşmak oynamak isteyecek. ya sitenin kapısından dışarı çıkarsa ben ne yaparım o zaman? işte bu çaresiz halimi düşünerek kahroluyorum her gün. her halde günde bir saat parayla birini tutup onunla birlikte çıkacağız dışarı. çünkü yakınımda hiç bir akrabam, hiçbir özverili komşum yok. ama yine de rabbime binlerce kez şükürler olsun ki bana böyle zeki ve özürsüz bir evlat verdi.

    ayrıca bu siteyi bulduğum için çok mutluyum çünkü buranın bana çok faydalı olacağını düşünüyorum. bundan sonra hep sizlerleyim eğer aranıza kabul ederseniz.

    allah hepimize yavrumuzu büyütürken sabır ve sevgi versin diyorum. allaha emanet olun.

  36. Gülseren Says:

    Cahide hanım merhabalar yazınızı okudum ve ne kadar doğru şeylerden bahsettiğinizi birkez daha anladım benim 2 oğlum var büyüğü 6 yaşını doldurdu küçüğüde 4 yaşını doldurdu büyük oğlum otizmli ve diğer çocuklarla kaynaşması için geçen sene ilköğretimokulunun bünyesindeki anasınıfına yazdırdım tabi öğretmen eğer bende onunla birlikte olursam ancak o şekilde kabul edeceğini söyledi bende kabul ettim çünkü zor bir çocuk hem yerinde duramayan çok hareketli hemde dikkati çok dağınık ancak yardımla birşeyler yaptırabiliyorum oda çok çok kısıtlı neyse gelelim küçük oğluma biz abisiyle okula giderken onunla kimse ilgilenemeyecek annanne bakamam dedi bizde kreşe gönderelim dedik ve gönderdik yaklaşık 6 ay gitti ama hiçbir zaman mutlu olmadı kreşten geldiği zaman günün nasıl geçti neler yaptınız annecim anlatırmısın lütfen diye sorduğumda hep mutsuz ağlamaklı cevap olarakta hiççç derdi benim canım çok sıkılıyordu yolunda gitmeyen birşeyler vardı kreşe gitmeden önce benimle cıvıl cıvıl konuşan neşeli çocuk gitti yerine hüzünlü mutsuz isteksiz bir çocuk geldi 3-4 gün sonra öğretmeninin yastıkla karnına vurduğunu söyledi ve anne ben kreşe gitmek istemiyorum dedi oysa ben kreşe başlamadan 1 ay öncesinden kreşi ona o kadar güzel anlatmıştımki hayalindeki kreşle gerçekteki kreş bir olmadığı için büyük hayal kırıklığı yaşadı yavrum. sonra müdürü aradım olanları anlattım ve müdür öğretmeni odasına çağırmış yok öyle birşey demiş oyun oynuyorduk o esnada karnına gelmiş olabilir demiş. sonrada oğlumu çağırmış odasına müdüre yastığın rengine kadar yanında hangi arakadaşı varsa onun ismini söylemiş ve defalarca vurduğunu arkadaşınıda çağırmışlar oda doğrulayınca öğretmeni ordan gönderdiler ama sorun bitmedi diğerleride şefkat göstermiyorlar herşey disiplin içinde bağırarak azarlayarak bu böyle devam etmemeli dedim ve aldım bir dahada kreşe göndermedim çocuğum hala şuanda anne sakın beni kreşe gönderme ben okula gitmek istiyorum kreşe değil diyor tramva yaşadı küçücük yaşında ve hala unutamıyor cahide hanım ne güzel açıklamışsınız aslında sözlerinizin altına imzamı atıyorum başkada söze gerek yok teşekkür ederim

  37. deniz zehra Says:

    Cahide’yi okumak beynime “refresh” yaptırıyor. Bu yazını okuyunca da sevgili CanCahide,”seni seviyorum” diye bağırasım geldi… Her gün yazılsa bu kelamlar,her gün edilse,bunu duymayan,anlamayan bilmeyen müslüman hanımk kalmayana dek,az gelir.. çocuğunun ona olan muhtaciyeti en azından dediğin gibi ağzı süt kokana kadar ,anne tarafından giderilmedikçe kendini dışarı atan annelere karşı içimde garip bir soğukluk hissi oluşuyor,alınmasın kimse.benim de elimde değil:( mecburiyetten dolayı çalışmayı tenzih ederim.o kardeşlerimize Allah yardım etsin..ama çocuğundan kaçarcasına doğumdan bir kaç ay sonra işe giden anneleri de gördüm…

    oof of.. neyse…

    selam ile..

  38. ela Says:

    Çok doğru şeyler yazmışsınız, anneler çalışıcam diye küçücük çocuklarını nasıl bırakabiliyorlar, okul çağına kadar kesinlikle annesi bakması lazım çocuğuna… benim bir kızım, bir oğlum var, kızım 7 oğlum 4 yaşında, çocuklarımın hep yanındayım, oğlumdan yana biraz sorun yaşıyoruz onuda burdan yazmak istiyorum belki yardımcı olursunuz nasıl davranmam konusunda, oğlum çok yaramaz, hiç söz dinlemiyor, devamlı sorun çıkarıyor ablasına huzur vermiyor, devamlı ilgilenmeye, bişeylerle oyalamaya çalışıyorum ama yok ne yapacağımı nasıl davranacağımı şaşırdım. beni çok üzüyor, çok bunaltıyor, devamlı oğlumu susturmaya sakinleştirmeye çalışıyorum, bu sefer kızım kıskanıyor, benide sev diyor, onuda sevdiğimi söylüyor kardeşinin durumunu anlatmaya çalışıyorum. kızımda bu durumdan çok şikayetçi… Kusura bakmayın, benim yazım biraz konunun dışında oldu ama yazmak istedim, aynı durumda olan yada bukonuda bilgisi olan annelerden tavsiyelerini almak isterim…

  39. zerenin annesi Says:

    selamun aleykum. cahide abla nolur bana dua edin Rabbim eger calismam benim ve evlatlarim ailem ahiretim icin hayirsa olsun degilse bir sekilde elimden gitsin. ben daha goreve baslamadim ogretmenim atandigim sirada hamile idim dogum iznindeyim kizim 2 yasina girdiginde baslamam gerekiyor su an 15 aylik.evlatlarimiz Rabbimin emaneti hic bir sekilde kiyamiyorum hep tertemiz kalsin narin ve guzelliklerle dolu olsun.evlat sahibi olduktan sonra calismayi dusunmek adeta butun bedenimi altust ediyor onlari birakip nasil gidecegim ciddi anlamda sikintidayim…esim once bi dene belki o kadar da zor olmayacak denemeden bilemesin diyor fakat ileriye donuk maddi rahatlik olacagi icin de calismami istiyor:( daha simdi okudum yaziniz oyle icimi burktu ki bi sure donup kaldim tutamiyorum sinirlerim bosaldi…kendi kendime ne yapicagimi sorguluyorum sayfanizi kesfettigimden beri.yillardir nasil bu kadar esgectim icimde boylesi firtinalar kopmadi o kadar uzgunum ki…keske sizin gibi herseyiyle sadece cocuklarina evine fedakar bir anne olabilsem dualarinizda yer verin nolur kardeslerim Allah rizasi icin…

    • Cahide Says:

      Canım kendini harap etme. Kadın çalışırken çocuklar perişan oluyor evet. Ama en önemlisi kadın pek çok tavizler veriyor. En başta örtüsünden taviz veriyor.
      Eğer başörtülü çalışabiliyorsan, çocuklara da güveneceğin biri bakıyorsa öyle yap. Fakat kimse sen gibi olamaz. Hakkında hayırlısı olsun canım. üzme kendini

      • zeynep Says:

        Yazdığınız yazılar çok etkileyici beğenerek okuyorum özellikle bu yazınız çok hoşuma gitti.Ben yaşamıyorum böyle bir olayı ama hergün komşumdan görerek şahit oluyorum çok zor küçük bir çocuk için annesinden ayrı kalmak kimi çocuğu çok hırçınlaştıyor kiminide içine kapanık bir hale getiriyor.Ne diyim anneler kariyer diye başkalaşırken çocuklarını dipsiz bir kuyuya itiyorlar yazık…

      • figen Says:

        cahide hanım merhaba,
        yazınızı okudum ben de çalışan bir anne olduğum için çocuğumu kreşe 2,5 yaşında verdim.Maalesef baktırabileceğim bir yakınım yoktu.Ben de isterim çocuğum evinde olsun ama koşullarmız bazen uymuyor ve kreşe bırakmak zorunda kalıyoruz.Ya kreşler olmasaydı mecburen evimin içine bir yabancı sokacaktım bence bu çok daha fena bir durum.Kreşlere bu kadar kötü muamelesi yapmanızı tasvip etmiyorum.Yaşam koşulları bizi çalışmaya itiyor.Kreşlerde mecburen kuruluyor. Kreşlerde hala kameralar var.Milli eğitim sadece gün içinde i.netten izlemenizi yasakladı.ben iş yerindeyken açıp ne yapıyor diye bakabiliyodum bunu yasakladılar.İzlemek istediğim zaman işyerinden izin alıp kreşe gidip izleyebiliyordum.Kameralar açık yani…Herkesin yaşam koşullarını bir tutamayız.Biraz geniş açıdan düşünmediğinizi fark ettim.
        kapalı bayanların mağdur olduğunu ise hiç düşünmüyorum.Mağdur da olmasınlar zaten.Ben özgürlükten yanayım.Herkes kutuplaşmadan istediği gibi giyinmeli ve yaşamalı.Yaşadığım yerden örnek vererek yazıyorum.Çevremde gördüğüm kapalı bayanlar gayet güzel pahalı elbiseler giyinip kocalarının aldığı lüks arabalarla günlerini gün ediyorlar.Başları kapalı olduğu için çalışamıyorlar ya kocaları kazanıyor onlar bir güzel yiyor ve hayatlarından memnunlar.Sizin söylediğiniz kısım ise azınlıkta elbette başını açıp çalışmak zorunda olan kamuda çalışan bayanlar var ama benim söylediğim türde bayan o kadar çokkki…lütfen onları görmezden gelmeyin.Kamuda çalışanlarda peruk takıp bu işi hallediyorlar ama bence kendilerince hallediyorlar daha çok ilgi çekiyorlar bir bakan bir daha bakıyor anlıycanız….
        Etrafıma bakıyorum bazen (ben başı açık bir bayanım)kapalı bayanlar o kadar süslüki. (tabiki hepsi değil bu işi gönülden inanarak yapanları tenzih ediyorum)full makyaj vücudu belli eden kıyafetler daracık bluzlar pantolonlar inanın ben giymiyorum o kıyafetleri.
        Cahide Hanım amacım sizi yargılamak değil ama tek taraflı ya da tek tip düşünce şeklinden sıyrılmanız gerektiğini düşündüğüm için yazmak istedim.

  40. seher gündüz Says:

    ben kızımı kreşe verdim 3 gün içinde süzüldü ve çok ağlıyordu sebebinide öğrenemedim hemen kreşten aldım hayat şartlarımız ne olursa olsun hiç birşey kızımdan önemli değil biz çocuklarımız için çalışıyoruz

  41. Fatma Says:

    ‘Kitap oku, hayatı oku, çevreyi oku ve en önemlisi çocuğunu okumayı bil. Çocuğunu iyi okuyan her anne çocuğu için en iyi anne, en iyi öğretmen, en iyi psikolog olur. Her çocuk farklı bir karakterde yaratılmış. Çocuğunu dikkatli okursan şifrelerini çözer ve ona göre hareket edersin. Böylece çocuklarınla iletişimin daha iyi olur.”

    ama okuduklarım cocuğumla uyum sağlamıyor çoğu kez..

    Demişşisiniz çok haklısınız ama bazen şifreyi çözemiyorum bunalıyorum ve birbirimizle 10 yaşındaki oğlumla çok çatışıyoruz. Bilemediği anlamadığı sorular olunca ne kadar yumuşak dille de anlatsam kaba kaba davranıyor bütün emeklerim boşa gitmiş gibi hissediyorum o an.. Bütün dünya okul başarısı değil elbet ama evdeyim onunla ilgileniyorum 22 yıl sonra üniversite öğrenimimi tamamlamak için sınava girdim kazandım. Almanya da üniversite de okuyan büyük oğlum var. Bazı konularda eksik kaldım tamamlamak için bu yaşta uğraşıyorum. Sizi takip etmek büyük zevk inşallah bir arkadaşın dediği gibi bende sizin gibi sabırlı , düzenli, eğitici bir anne olabilirim..
    Sevgiyle kalın…

    • Cahide Says:

      Benimde çok eksiğim var. Benim ortanca oğlum 11 yaşında bu yaşlarda çocuklarda bir aksilik, inatçılık oluyor. İkizlerimden biliyorum ki daha sonra düzeliyorlar. Fakat her çocuğun karakteri farklı. İkizlerim(16) ne desem yapar, saygıda kusur etmezler. Ama ortancam için buna garanti veremem. Rabbim hayırlı evlat etsin cümlesini.

      Bence siz çok güzelve sabırlı bir annesiniz. Sakın kendinizi suçlamayın. Ara sıra bağırmalar, sert tavırlar olabilir. Biz de insanız sonuçta. Bol bol dua edin. Muhabbetlerimle

  42. burcu Says:

    S. A cahide ablacığım… Yazınızı tesadüfen okudum,dakikalarca ağlayarak.. Yazdıklarınız beni o kadar etkiledi ki yaklaşık 2 ay önce kreşe verdiğim oğlumu ertesi gün aldım kreşten ve o gün bugündür gitmiyor. Ve gitmediği için tek kelimeyle havalara uçuyor :) Benim biri 32 aylık diğeri 11 aylık iki tane çocuğum var.. küçük olan doğuştan işitme engelli,onu haftada 2 kere eğitime götürüyorum. Ben İngilizce öğretmeniyim,şu anda yavrumun bu durumundan dolayı ücretsiz izne ayrıldım. Bu süre zarfında kurban bayramının ilk günü eşimin de desteğiyle ( Rabbim ondan razı olsun) kapandım. Etrafımdaki birçok kişiden olumsuz tepkiler aldım,buna kendi ablam da dahil..Ama ben o kadar mutluyum,öyle huzurluyum ki anlatamam..Keşke diyorum annem benim üniversite okumam için gösterdiği çabanın birazını da örtünmem için gösterseydi de daha erken kapansaydım..neyse kısmet bugüneymiş..Ablacığım yazdıklarınız için size teşekkürü borç biliyorum..Allah sizden razı olsun

    • Cahide Says:

      Hiç farketmeden geçiyor zaman. Sadece öteler için yaptığın ameller kalıyor yanına. Yapılanlar Allah için olmuyorsa, silik ve anlamsız. Ne kadar gafiliz, ne kadar gamsız…

      Hayatın boşluğunu bir idrak edebilsek, evlatlarımızı ahiret yatırımı olarak görebilsek, eminim çok farklı olacaktı herşey. Rabbim hayırlı amellerini artırsın. Rabbimiz evladına Şafi ismi şerif’iyle şifalar nasip etsin. Her daim yardımcın olsun canım…

  43. aysun yılmaz Says:

    ah Cahide hanım oyle bir konuya parmak basmışsınız ki
    ben çalışan bir annenin en büyük çocuğuyum kardeşlerimle aramda çok az bir yaş farkı olmasına rağmen onlara annelik yapmak zorunda bırakıldım doğru dürüst bir sabah kahvaltısı yemedim annemin elinden geçen yılların ardından evlendim ve Rabbimin lutfuyla anne oldum ancak altı ay bakabildim kızıma o zamanki şartlarım elvermediğinden işe dönmek zorunda kaldım kuzum 3,5 yaşına kadar kah annanede kah kreşte orda burda büyüdü ama onu her sabah bırakırken yaşadığım acıyı tarif etmem mümkün değil kendi çocukluğumda yaşadığım o kaybolmuşluk o yanlızlık şimdi kızımın başındaydı ikimizde çok mutsuzduk ve kızım çok sık hastalanmaya başlamıştı şartlarım işe döndüğüm zamandan daha iyi değildi sadece eşim vatandaşlığını aldığından artık serbestce çalışabilir duruma gelmişti bu bile yetti işten ayrılma kararı vermeme hiç düşünmeden ayrıldım işten oysa emekliliğimi haketmeme 3 yıl kadar bir süre kalmıştı aman dedim yaş beklerken hallederiz bir şekilde daha az tüketiriz dedim ve işten ayrıldım

    aslında çalışan kadının maaşından geriye pek bişi kalmaz çocuk varsa hele
    kreş parası ek faaliyetler çocuğun giyimi kuşamı derken maaşın yarısı gitti bile malum çocuk evde olsa iki kat dışarlık giysi yeter ama kreşte olmaz iç çamaşırı dış çamaşırı bol bol olacak aynı şey anne içinde geçerli çalışıyorsan giyimin kuşamın saçın başın iyi durumda olmalı yani bir çift ayakkabıyla bir kat elbiseyle olmaz gittimi kalan yarısının koca bir parçasıda annenin üst başına
    eh malum çalışıyorsun helede özel sektördeysen öyle dokuzdan beşe olmaz en az on iki saat çalıştırır elin adamı ee eve gelip kim yemek yetiştirecek şimdi hemen koş markete çabuk hazırlanacak şeyler al normal bir ev hanımının bir haftalık pazar alışverişinden fazlası o hazır yemeklere gitti
    ee ne kaldı geriye şimdi sadece şanslıysan sigortan varsa ona çalışırsın ben senelerce ona çalıştım ama maalesef bir çok kadın sigorta sız çalışıyor

    şimdi bir çocuğum daha var kızım okuldan geldiğinde onu evde karşılıyorum sabahları özenle kahvaltısını veriyorum derslerine yardımcı olmaya çalışıyorum hepsinden önemliside canımız ne zaman isterse sarılabiliyoruz çalışırken kızımı bilgisayar ekranından izlerdim patron görmeden ben biraz şanslıydım kresin int bağlantısı vardı ona rağmen ne sıkıntılar yaşadık yazmakla bitmez bebeğim küçücüktü kucak isterdi almazdı öğretmenler hangi birini alalım derlerdi ben o soğuk camdan onun sarılmak için açılan kollarının boşlukta kalışını seyrederdim ve nefes alamazdım acıdan
    Allahım çok şükürler olsun kurtuldum ele çalışmaktan keşke hiç bir anne çalışmak zorunda kalmasa ben demiyorum okumasın kadınlar meslek sahibi olmasın benimde kızlarım okuyacak inşallah hayatın insana neler getireceğinin garantisi yok bir gün mecbur kalabilirler çalışmaya meslek sahibi olsunlar ama öncelikleri her zaman çocukları olsun kimsenin yavrusunun sarılmak için açılan kolları boşlukta kalmasın inşallah

  44. SEMIHA Says:

    Yaziniz cok guzel.Bu konu hakkinda Zaman Gazetesinde cikan haberi paylasmak istedim KRES EKEN HUZUREVI BICER

    http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1138861&keyfield=68757A7572657669

  45. Yasemin Says:

    Cahide hanım öncelikle siteniz ve yaptıklarınız için sizi yürekten kutluyorum.İyi ki varsınız. Ben Gaziantep’ten yazıyorum size. 20yıllık evliyim.19 yaşında üniversiteye yeni başlayan bir oğlum var.Seneler sonra 2. kez anne oldum;evet Allah’ın takdiri işte.İlk oğlumu ev hanımı iken büyüttüm 2. oğlumda çalışan anneyim ,10 senedir kamuda çalışıyorum.Şimdi iki durumu da yaşayan bir anne olarak ilk oğluma verdiklerimin ikinci oğlumun da hakkı olduğunu düşünerek yetmeye çalışıyorum.Ölerek bayılarak hatta sürünerek götürüyorum ama hiç yormuyor inanın bana. oğlum 20 aylık ama dünyalar tatlısı. Ne hoşmuş olgun yaşta anne olmak diyorum.Toplam beş bakıcı değiştirdim ama buldum şükür.Allah ne isterseniz veriyor şükür.Kalbime göre de verdi.İlk oğluma çok düşkündüm o taksil yapmaya gitti,iyi ki de bebişim varmış diyorum tesellim oluyor yaşama sevincim,gençlik iksirim, her şeyim benim..ilk oğlum Buğra, ikincisi Kayra ( ismini ben koydum anlamı da Allh’tan gelen müjde, Allah’ın sevdiği kayırdığı kul anlamında) Allah acılarını göstermesin cümlesininkini de amin.

  46. ferayi çelik Says:

    Cahide hanım hislerime tercüman olmuşsun.ALLAH RAZI OLSUN.Canımmm bacım iyiki varsın .senibulduğuma çok şükür diyorum.güzel tariflerin için de tşk ler edriyorum.ALLAHA emanet ol.

  47. helalderman Says:

    CAHİDE HANIM DİLİME TERCÜMAN OLMUŞSUNUZ RESMEN.OKRKEN NERDEYSE AĞLAYACAKTIM.YÜREĞİNİZE SAĞLIK.VESSELAM. ALLAHA EMANET OLUN

  48. helalderman Says:

    BU YAZIYI SİTEMDE YAYINLAYABİLİRMİYİM.BANA YAZARSANIZ SEVİNİRİM. İYİ AKŞAMLAR

    • Cahide Says:

      Yazılarımın izinsiz yayınlanmasına müsaade ediyorum. Çünkü onlar çok insana ulaşmalı, daha çok insan okumalı diye düşünüyorum.Selametle

  49. MİMOZA Says:

    Ayşegülcüğüm harikasın çok güzel işler başarıyorsun.Zerdalimişmiş kardeşimizin yorumlarıda çok güzeldi hepinizi çok seviyorum.

  50. ayşegül Says:

    kusura bakmayın elektrik kesilince yorum sekteye uğradıda.devamını yazayımki ne alakası var demesin okuyanlar istedim.geçen günlerdeçocuk gelişimi ile ilgili neler yapabilirim diye soran arkadaşlar vardı sonunu oraya bağlayacaktım.kardeşlerim çocuklarınıza dinimizi korkutarak değil sevdirerek anlatın lütfen.daha bebekliklerinde ilahi dinletmeye başlayın uyturken dinleyeceği güzel sesle okunan bir kaç kur’an ayeti bile zamanla kafasına yerleşir hergün belli bir saati mesela uyuyacağına yakın ona ayırın hiç olmazsa bir yarım saat ona peygamber efendimizi anlatan rabbimizi anlatan kitaplar okuyun.birlikte besmele çekmeyi öğretin ve sırayla selavatları falan derken bu konuya hakim olmaya başlayacaktır mutlaka.biraz daha büyükse küçük el kitapları var dini kitaplar var çocukların okuyup öğrenebileceği onlardan faydalanın.benim kızım şuan 15 yaşında hala fırsat buldukça yarış yapıyoruz bir süre belirleyip önce hangimiz ezberliycez diye.o önce ezberlerse benim tekrarlarımı yaptırıyor beni çalıştırınca daha bir şevkli hissediyor bende sırf mutlu oluyor diye bazen öğrenememiş gibi davranıyorum tabi cahide ablam gibi ödüllendiriyorumda bazen küçük bir pasta oluyor bazen güzel bir kitap.oğluşumda 15 aylık hamileyken bile ne bulduysam dinlettim bu yüzden aşina olmuş herhalde nerede okunan bir ezan duysa kur’an duysa bir ilahi kulağına gelse koşar gider dibine sokulur.bitinceye kadar dinler.benimle birlikte tesbih çekiyor öğrenmesi için bismillah bismillah diyorum o kadar söyleyemiyor bilmah bilmah diyor.namazlarımın çoğunda gelip önüme oturuyor diye yeniden kılmam gereksede onun böyle yapması hoşuma gidiyor benimle yatıp secde yapıyor diz çöküyor.demem oki çocuk yetiştirmek sahiden sabır işi.ama en çokta nakış gibi işlenmeleri akıl işi.bilinçli anneler bilinçli şekilde bireyler yetiştirmek için lütfen önce kendi çevremizi bilinçlendirelim.ben sevdiğim eş dost akraba çocuklarına oynayıp atacağı bir oyuncak yerine onu eğitecek güzel kitaplar bulup alıyorum.bazen minik fesler örüyorum namaz kılarken takarsın diyorum hevesleniyorlar bir tek kendi çocuğum değil arkadaşlarıda çevremdekilerde öğrensin bilinçlensin diye gayret sarfediyorum yani.eminim hepimiz bu şekilde bir çok genci çocuğu kurtarabiliriz tabi annelerinide.sevgilerimle

  51. sadiye Says:

    selamün aleyküm sizi uzun zamandır takipediyorum ama bir türlü yorum yapamıyordum ama bugüzel yazıyı görnce biraz inatla başardım. bende iki çocuk annesiyim ev hanımıyım elimden geldiğince çocuklarım için kendimi geliştirmeye.çalışıyorum sizden çok güzel bilgiler aldım ALLAHcc sizden razı olsun.bizim burda çocuk eğitimine hiç önem verilmiyor.hata ben çocuğuma güzel birşeyler vermek istesem deli gözüyle bakıyorlar.ama benbildiğim ve sizlerden öğrendiğim kadar çocuklarımı ALLAHA sadık kullar olarak yetiştirmek istiyorum.elimden geldiği kadar……

  52. sadiye Says:

    selamün aleyküm

  53. ayşegül Says:

    cümleten selamün aleyküm kardeşlerim.GÜL abla şiirin beni nerelere götürdü bilsen gözlerim dolarak okudum kalemine sağlık seviyorum seni.BELGİN kardeşim gurbet gerçekten zor benimde erkek kardeşim aslında buralı olan fakat fransada doğup büyümüş olan gelinimizle evlenip oraya gideli 2 sene oldu ama hala alışamadı.gelinimz ve ailesi hacıya gitmiş dinimizi greği gibi yaşayan bilinçli kişiler fakat orada müslüman olarak yaşamak çok zormuş.kurbanı bile açıkta kesmek hiçbir parçasını dahi çöpe atmak yasakmış diye gizli kesip derisini ve kemiklerini tprağa gömüyolarmış görünecek yerde kesmek yasak diye depolarda kurban kesebildik demişti çok üzülmüştüm böylesine önemli bir görevi kabahat gibi gizlemek zorunda kalışlarına.diyeceğim sizi çok iyi anlıyorum gurbet zor muhakkak ama gönüllerimiz sizinle rabbim yardımcınız olsun.ZERDALİCİM kardeşim öyle güzel ve yerinde tesbitlerin varki kardeşim insan çokça düşünüyor üzerinde,keşke bu konular heryerde tartışılsa konuşulsada hanımlarımız aylaklıkla geçirdikleri vakitlerini birazda bu konulara kafa yorarak harcasada bari birşeylere vesile olsalar.bende en başta bilinçli anne baba olunmalı diye düşünenlerdenim ve bu konuda muhakkak belediyeler ilçelerinde ve mahallelerinde,büyük şirketlerde kendi bünyelerinde çalışanlarına gerek kursla gerekse seminerlerle kişileri bilinçlendirmeli camilerde cuma namazı sonrasındaki vaazlarda bu konular sıkça işlenmeli ne bileyim topluca bu işin üzerine gidilmeli.bu başıbozukluk almış başını giderken acilen önlem alınmalı ve olaya hep birlikte dur denmeli.herkes birbirine topu atarda ama benim elimden bişey gelmiyorki derse halimiz vahim.CAHİDE ablamında dediği gibi herkes kendi etrafından mesul benim bugün duyarsız davrandığım her konu ileride çoluk çocuğumun dolayısıylada benim başımı ağrıtacaktır.lütfen etrafınızda vaktini boşa harcayan bir araya geldiğinizde gereksiz sohbetler ettiğine inandığınız kişilere kapınızı kapatıp aman beni günaha sokuyor uzak durayım demek yerine biraz sabır göstererk o kişiyi bilinçlendirin.emin olun birkaç sohbet sonrasında sizden ama konuşmalarınızdan ama ibadetinizden belki ona yaklaşmınızdan mutlaka etkilenecektir.ben çok kişiye bu şekilde faydalı olduğumu huzurla söyleyebilirim şükürler olsun.hatta inancı farklı olan bir bayan bile birgün bana gelerek ”sen ne kadar farklısın hiç diğerlerine benzemiyorsun herkes hep dedikodu yapıp lüzumsuz konuşuyor oysa sen hep çocukların için neler yapabilirsin kendini nasıl geliştirebilirsin onları konuşuyorsun insan senin yanında huzur buluyor nolur bana namaz kılmayı öğretirmisin” demişti.öyle mutlu oldumki anlatamam üşenmeyip kaç gün onun evine gittim işimi bırakıp beraber namaz kıldık süre kitapları hediye ettim tesbihler aldım derken şimdi şükür kendisi ibadetlerini yapıyormuş.çok etrafımda böyle arayışı olan kişi çok

    • Belgin Says:

      Aleyküm selam kardeşim gurbette yaşamak gerçekten zor.Ama zamanla alışılıyor.İnşaAlah kardeşin de alışır.Allah a emanet ol canım.

  54. MİMOZA Says:

    Belginciğim akşam 23 oo de siteye uğradığımda henüz yorumun yayınlanmamıştı.Sabah kalkarkalkmaz ilkişim siteye bakmak oldu.Kızkardeşimin ev telefonu yok çok samimi kardeşten öte bir arkadaşından beni arıyor.Bende senden ona bahsedeceğim eğer senin ev telefonun varsa o arkadaşından seni aryabilirse aramasını rica edeceğim.Sen Cahide hanıma numaranı verirsen o bana ulaştırır.İnanırmısın bizde Hülya hanımla bu sitede arkadaş olduk.Hülyacığımla okadar önemli ortak yönlerimiz çıktıki ikimizde şaşakaldık dünya küçük.Ümit ediyorum İnci seni arayabilirse sizde gurbet arkadaşı olursunuz.Ayrıca Fatma kardeşim yazdıklarında çok haklı.Avrupada çocuklar ailenin elinden kontrolünden otoritesinden mahrum bırakılıyor çünkü oranın yasaları özgürlük adı altında bizim inanç,örf,adet ,gelenekgörenek ve ananelerimize karşı bir tutum oluşturmakta.Rabbim bütün gurbetçilerimizin yar ve yardımcısı olsun Amine kardeşimizden Allah razı olsun mümin feraseti taşıdığı belli keşke herkes aynı hassasiyeti gösterse.Diğer yorum yazan kardeşlerimize en mahrem duygularını çektikleri acıları yağmalanmış çocukluklarından kalan o can acıtıcı anıları paylaştıkları içinde Allah razı olsun diyorum.Çocukları eziyet gören kardeşlerim sizde daha fazla vicdan azabı çekmeyin üzerinde gezindiğimiz şu dünya alemi geçici bir imtihan salonu.Asıl mahşer günü hesaba çekilecek olan yavrularınıza kıyabilen zalimler vicdan azbı çeksinler o acıklı günün azbından Allaha sığınırım.

  55. zeynep Says:

    merhaba cahide hanım, bende çalışan bir anneyim 2 çocuğum var bir daha 17 aylık annem bakıyor,gelirim iyi sayılır ama milyonlarda verseler bence bir kadının yeri evi çocuklarının yanı keşke hayat şartlarımız daha iyi olabilse eşlerimizin gelirleri yetebilse bizede çocuklarımızın yanında olabilsek yıllardır tek duam bu ama nasip inşaallah rabbim kalbimize göre verirde bundan sonra çocuklarımızın yanında olabiliriz.Yazınız bence dile getirilmeyen doğrular.

  56. FATMA Y. Says:

    Hadis-i serif;
    Bir adam gelerek; “Ey ALLAHin Rasulu iyi davranip hos sohbette bulunmamam en ziyaade kim hak sahibidir?” diye sordu.Hz.Peygamber(as);”Annen!” diye cevap verdi. Adam; “Sonra kim?” dedi. Rasulullah(sav)”Annen!” diy ecevap verdi. Adam tekrar: “Sonra kim?”dedi. Rasulullah (sav) yine”Annen!” diye cevap verdi. Adam tekrar sordu.:”Sonra kim?”. Rasulullah(sav) bu dorduncuyu :”Baban” diye cevapladi.”(Muslim, Edeb 2)

    Yorum birakan butun annelerin yorumlarini gozlerim dolarak okudum. Annelik bu dunyadaki en guzel meslek bende hic bir seye degismem. Bende yeni anne oldum ama kendimi gelistirmek icin cabaliyorum hem islami yonde hemde cocugumu anlamak acisindan buraya yorum birakan annelerin tecrubelerindende kendime ders cikardim. herkesin yuregine saglik. Insan var oldugu surece hep yeni seyler ogreniyor, tecrubeler ediniyor.Cahide abla bu siteyi yavrularina bir ani olarak actigini belirmis bir yazisinda bence burasi sadece onun yavrulari icin bir ani olmuyor tum topluma faydasi oluyor ozelliklede benim icin sizler sayesinde yaptigim ve yapacak olacagim hatalarimi gordum ve kendimi toparlamaya basladim herkese burdan cok tesekkur ediyorum hepinizin yuregine saglik. Guney amerikanin kolombiya ayeletinde yasiyan sirin anneye sesleniyorum. Bende yurt disinda(kanada) yasiyorum size tavsiyem ne olursa olsun yavrunuzu kreslere vermemeniz cunku bu gibi ulkelerde ki insanlar kutlamalara cok onem veriyorlar (cadilar bayrami(hollowen )gibi) bu gibi kutlamalara ister istemez sizin evlatlariniz da karisacak yada karismak zorunda olucak. Burada cocuklara anneleriniz size hic bir sekilde karisamaz diye egitim veriyorlar, onlara aileniz size kizarsa hemen polisi arayin diyorlar.Oyle bir zaman geliyorki siz cocugunuza karisamaz duruma geliyosunuz. Ingilizce ogrendigimiz zamanlarda ogretmenim bana annesinin ona 16 yasina geldiginde evden ayrilmasini baska yer bulmasini yoksa bir gun eve dondugunde esyalarini disarda bulacagini solemisti duyunca soka girmistim. Hatta bu ulkeye ilk geldigimde gencecik 16 yasinda kizlar evlilik disi iliskilerden hamile kaldiklarini gordum.Burada bir cok turk ailesi var ve cocuklari kanadada yasiyanlardan pek farklari yok esim acisindan kismetim iyi onlar aile egitimi cok iyi almis diyemem ama burdaki turklere nazaran bin kat iyiler. Bizde yavrumuzu en iyi sekilde islami yolda buyutmek istiyoruz ALLAH nasip ederse turkiyeye donmek istiyoruz.demem oki yavrularinizi oranin dilini ogrenicekler diye kreslere birakmayin derim ben, sonra duzelmesi cok zor sorunlar dogurabilir bunlar benim dusuncem ve de gozlemlediklerim. Allah ayrdimciniz olsun yavrularimizi en iyi sekilde islami yonde yetistirmek nasip eglesin INSAALLAH…

  57. elif Says:

    cahıde abla okadar haklısınız ki yazdıklarınıza harfıyen katılıyorum…benımde 4 yasındakı oğlum tvde cızgı fılımlerde “kresı gorunce bende gıtmek ıstıyorum falan” dedı.pek önemsemedım. 10 aylık kardesıde var bu arada.ama evde sureklı sıkılıyorum anne dıyor ve komsulara gıtmek ıstıyordu.bende her ıkısınede yatısmeye calısıyorum…ama yetersızmı gelıyorum acaba dıye dusundum ve evımızın yakınındakı krese gıttık gorusmeye.baktım dedıgınız gıbı kucuk kızlar egıtım verıyorlar, oyunlar oynuyorlar.sonra mudure bayanla gorustuk.dedımkı- ” benden hıç ayrı kalmadı ağlarsa dayanamam” dedım.ve verdıgı cevap ıçımı okadar acıttı ki anlatamam…“ağlıcak tabıı, krese gelen her cocuk en az 2 hafta ağlar.hatta gecelerı ateşlenır bıle ama telaşlanmayın öylelıkle alışacak” dedı…o anda okadar kötu oldum ki çıktık hemen. oradan. ve vermedık krese.okadar mutlu ve huzurluyum ki vermedıgime..oğlum sımdı annesıyle cok mutlu:)ıyıkıde vermemısım dıyorum.alışverıse cıktıgımda bir çok degısık boyalar ,resım defterlerı makas v.s aldık…şimdi her gune yenı bır faalıyet yapıyoruz.her gun farklı şeylerı annesı ve babasından öğrenıyor ve mutlu oluyor.ee o mutlu olunca bız anne ve babalarda onların mutluluguyla mutlu oluyoruz….herkes sızın gıbı dusune bılse keşke….ama tam zıttını düşünen insanlarda cok çevremızde :(

    • sinem Says:

      Merhaba,yazınıza katılıyorum.Biz de şöyle bir şey yaşadık.Oğlum 20 aylıkken bir kreş denemesinde bulunduk.Oyun grubuna verdim haftada 2 gün 2 şer saatti.Kreşin sahibi bayan buraya 18 aylık başlayan çocuklar var bütün çocuklar ağlar sakın vazgeçmeyin çocuğu bırakın gidin dedi.İçim rahat değildi 2 ay denedik oğlum her defasında çok ağladı çoğu zaman çok ağlıyor baş edemiyoruz gelin diye çağırdılar.Ben yanında durunca yuvada durdu ama olmayınca ağlamaya başlıyor ve susmuyordu.Kreş sahibi kadın en sonunda böyle olmayacak çok düzenli bir şekilde getirmediğiniz çocuk alışamıyor gibi bir bahane ileri sürdü ve oğlumu almamı biraz daha büyüyünce getirmemi söyledi.Hatta oradaki bir kız çocuğunu göstererek bakın bu kız buraya 1,5 yaşında başladı şimdi 2,5 yaşında ilk geldiğinde 6 ay boyunca annesinin arkasından ağladı ve her ağlayışta kustu.Sabrettik ve alıştı dedi.Belki anlattıkları doğruydu ama sonradan pedagogların ve psikologların bazı yazılarını okudum ve o eğitimcinin öğrenemediği ve belkide bildiği ama velilerden sakladığı gerçek şuydu ki Çocukların bu kabullenişlerine psikoloji biliminde ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK deniyor.Yani çocuk bakıyor ki anne ve öğretmen çok kararlı mecbur istemedi bu durumu kabullenmek zorunda kalıyor.Oğlumu bir daha kreşe vermedim evi resmen ana okuluna çevirdim.Her gün faaliyet üstüne faaliyet.Azimliyim oğlumu yetiştireceğim.Sadece şu konuda takılıyorum.Çocuk benimle oynuyor hep.Arkadaşsız da olmaz.Onu nasıl aşacağız bilmiyorum.Oğlum 2,5 yaşında şuan ve konuşmaya tam anlamda başlamadı.Konuşmaya başladıktan sonra haftada 2 saat eğer isterse ve bensiz orada olmayı kabul ederse deneyeceğim.Bu konudaki görüşünüzü merak ediyorum.Cevaplarsanız sevinirim.

  58. hanife. Says:

    selamün aleyküm cahide kardesim cok haklisiniz yazilariniz cok güzel ben almanyadayim bende cocuklarimi krese yollamak istemem. ama burda benim almancam zayif haliyle baba calisiyor bu cocugun almancayi buranin dilini bilmesi lazim ben veriyorum ama sabah sekizde veriyorum on ikide aliyorum öglen biri kirkbes gece veriyorum saat onaltida aliyorum mecburiyetten allaha sükür cocuklarimla ilgileniyorum insallah birde üc yasindan sonra veriyorum türkiyede yollamassin .orda dil proplemi yok ama yabanci ülkelerde var ve cocuk okula kadar yabanci dili cözer. eger ögrenemesse okula almiyorlar ve bu cok kötü evde nekadar ögrenebilir hele yabanci dili cok zayifsa evde almanca bilen var elbette ama onlarin isleri var ve cocuklarimla allahima sükür cok mutluyum evde yim ömrüm onlarla geciyor zaten benim onlari birakip oturmaya bile gitmiyorum ben onlarla mutluyum dört taneler bicir bicir onlar icin kendimi saldim . onlar icin ugrasiyorum calisiyorum günde alti saat ayriyim diger saatler benimle sindi evde bebegimde var seneye insallah gidecek krese bende istemem yollamak onlar icin canimi veririm. ama evladina zaman ayirmayan annelerede sitemim var bir saat bile onlar icin dünya demek allah hayirli evlatlar yetistirmeyi nasip etsin eger birde yabanci yerdeyseler kolay gelsin .cahide kardesim allah razi olsun sizden.

  59. Hemsehrim Says:

    Yeni nesilden ümidim yok demiştim size hatırlarmısınız. Soruyorum şimdi HAKSIZMIYIM????

    • Cahide Says:

      Senin benim Zerdalinin, Hülyanın, Gül Hanımın, Hicret hanımın, ayşegülün ve diğer bütün güzel annelerin çocuklarından ümitliyim de sayımız o kadar az ki… Çoğalmamız daha çok bilinçlenmemiz lazım.
      Duyduklarım ve gördüklerim beni ümitsizliğe sevk ediyor. Kızımın sınıfındaki 9 yaşında kaçtane arkadaşının facebook sayfası var. Anneleri izin veriyor, umursamıyor.O yaşta öğrenmemeleri gereken pek çok şeyi biliyor ve çocuğuma da anlatıyorlar. Hakikaten çaresizim. Veli toplantısında “Ne olur çocuklarınıza dikkat edin, kontrolsüz tv seyretmeyin, çocuklar kötü etkileniyor” dedim. Kimsenin çıtı çıkmadı.
      İnanıyorum ki hepimizin çocukları aynı durumda. Sanki özenle bir gülü yetiştirip sonra mecburen çöpe atıyormuşuz gibime geliyor. Çocuklarımın bazı çocuklarla aynı sınıfta olmasına tahammülüm yok. Ama elimden bir şey gelmiyor…:(((

  60. MİMOZA Says:

    Sevgili Belgin sende benim yaştaşımsın bende76 doğumluyum.Kızkardeşim Binabiburgta oda köy gibi bir yerde yaşıyor.Alışverişini Türkiyeden yapıyor.Sen oraya yakınmısın.Benim kardeşimKuran dersi veriyor evinde.O da çok uzun zamanlar gelememişti ve onun için bir şiir yazmıştım.Bu şiir Türkiye çapında 3. lük elde etmeme vesile oldu.Biz kardeşimle ikiz gibi büyüdük armızda1 yaş var.O benim en kıymetlim ama yollar bizi birnirimize hasret bıraktı.Bu şiir sana hediyem olsun belki sende kendinden birşeyler bulursun.Sevgilerimle…
    Bu Şehrin Yuvasız kuşları
    Sabah ezanıyla uyanırdı anneannem.
    Sobamızı yakar, çayı ocağa koyardı.
    Evdense ilkönce babamız çıkardı.
    Çocuktuk, her sabah annem saçlarımızı tarardı.
    Bizi ikiz sanırdı tanımayalar.
    Gül ve inci babasının minicik kızları.
    Ona papatyam diyordu babam; bense çilli begonyası.
    Uzuyordu saçlarımız onun toprak kadar verimli,
    Güneş kadar sıcak kucağında.
    Benimki kestane, İnci’ninki sarı.
    Güller takıyorduk, kurdelelerimizin kenarlarına.
    Annemin diktiği askılı elbiselerimizi giyiyorduk,
    Hani ablamın üzerine nakıştan menekşeler işlediği.
    Katlıyorduk kırmızı pabuçlarımızın üzerine beyaz çoraplarımızın fırfırlarını.
    Ve yürüyorduk biz el ele zamana hiç aldırmadan.
    İki arkadaş, iki dost, iki gülen yüz, bir elmanın iki yarısı.
    Babamızın işten dönüşünü bekledik, oturduğumuz kaldırımlarda.
    Onu gördüğümüz vakit sokağın başında, minicik yüreklerimiz kanatlanırdı.
    Ve hep birlikte hazırlardık, akşam sofrasını.
    Ne hayat yaşıyorduk ama; kalabalık ve huzurlu.
    Eniştemin ablamı bir Temmuz ikindisinde alıp götürüşü ile başladı yaprak dökümü.
    Sonra babacığımın bir kuş gibi uçup gitmesi aramızdan.
    Onun içindi belki birbirimize öğle tutunmamız; geride kalanlara sarılmamız sımsıkı.
    Ve hiç gitmeyecek sandığım hani elmanın diğer yarısı, hani yuvanın en küçük kızı,
    Sende gittin çok uzaklara, kaydı gökyüzünün en çocuk yüzlü yıldızı.
    Bu sene de gelmeyeceğini yazıyorsun Almanya’dan; beni mektupsuz bırakma emi.
    Ekmek ufakları biriktiriyorum şimdi, penceremin kenarında.
    Gün aşırı uğruyorlar kuşlar yanıma,
    Bu şehrin tüm yuvasız kuşları…

    • Belgin Says:

      Canım ya Allah razı olsun Gülcüm şiirin çok etkiledi beni,gözyaşları içinde okudum.Allah babanın mekanını cennet eylesin.Geride kalanlara hayırlı uzun ömür versin(amin)Takdir i ilahi birbirinizden uzaktasınız ama Allah sağlık afiyet versin herkes yerinde sağolsun kardeşim.Kalbim birden hızla çarptı acaba kardeşinin yeri bize yakın mıdır diye hemen google earth den baktım 2 saat 22 dakika çıktı çokta uzak değil.İmkan olsa en azından telefonlaşmak isterdim.Ama nasıl olur kardeşin de kabul ederse sevgili Cahidem bana mail olarak telefonu verir .Allah a emanet ol canım

    • hülya Says:

      ah gülcüğüm canım kardeşim, şiirini okuyunca gözyaşlarımı tutamadım. gurbet zor gerçekten. ama asıl gurbeti yurtdışındakiler yaşıyor. benimde kardeş gibi büyüdüğüm teyzemin kızı almanyada, sürekli telefonla görüşüyoruz. oda ilim irfan sahibi bir kişidir. başka bir ülkede çocuk yetiştirmek daha zor diye düşünüyorum. çocuklar iki kültür arasında büyüyorlar ve aileler bu konuda zorlanıyorlar. Allah hepsinin yardımcısı olsun. gerçi artık bizim buralarında oralardan pek bir farkı kalmadı ama inşallah düzelecek diye ümit ediyorum..

    • zerdali mişmiş Says:

      gül kardeşim…şiirin çok dokunaklı..senin ve kardeşinin yerinde kızlarımı düşündüm..onlarda öyle samimiydi.aralarında 20 ay var.büyük kızımın olyından sonra ortancam yıkıldı.çok görürüm gizli gizli ağladığını..öğretmeni demişki iç dünyanızı yansıtan bir yazı yazın,sizinle benim aramda kalacak demiş..bana diyor ki,anne mutlu değilim çünkü kardeşim hasta..onun ve hepimizin bir yanı gülsede bir yanımız kan ağlıyor..ortancam daha bir yıkıldı.çünkü hem kardeşi hem arkadaşıydı..bir arkadaşı diğer bir arkadaşının yaptığı muzipliğe oğlum sen özürlümüsün demiş.kızım o lafa bile içerlenip ağlamış..engelin ve özürün şaka konusu edilmesine bile tahammülü yok..ki zaten böyle de olmalı..yani gül hanım gurbet zor ama unutma ki sağlıklı,mutlu bir yuvası var.sesini duyuyorsun ve kavuşma özlemi sana destek veriyor..en önemli dünya nimeti sağlık..bunları düşünerek kendini fazla üzme canım…

      • hülya Says:

        zerdaliciğim, yorumların öyle içten ki, okurken senin sesinden dinler gibi oluyorum. senin imtihanın büyük canım benim. ama Rabbim ecrini verecektir. seni hiç tanımıyorum ama inan güzel kızın aklımdan hiç çıkmıyor. dualarım hep seninle canım kardeşim. tatlı kızlarını öp benim için.. Allah a emanet ol..

        • zerdali mişmiş Says:

          hülyacım canım benim..sizlerde olmasanız ben iyice bunalıma girerim inan..kızımı bırakıp fazla evden çıkamıyorum.cuma günleri tefsir dersine bile bir gün önceden hazırlığımı yapıp öyle evden çıkıyorum.oda satini geçirmeden vakitlice.yakın bir iki tanıdığa uzun süre olmayacak şekilde uğruyorum.sizlerin o samimi duası bana teselli veriyor.rabbim razı olsun canım kardeşim..sen ve çocuklarında Allaha emanet olun..

  61. Aysegul Hanım Says:

    cahide hanım merhabalar, ben ayşegül..Siirtten yazıyorum..müdavimlerinizdenim..ve gerçekten bağımlılık yaptınız..genel anlamda yazdıklarınıza katılıyorum..ve bize bizi hatırlattığınız için teşekkür ediyorum..üç çocuğum var..ama iyi bi anne olmadığımı düşünüyorum..şahsınız bana güç veriyor..demekki yapılabilir dedirtiyor..lütfen dua edinde bende hayırlı bir kul, ümmet, eş, anne ve hayırlı bir insan olabileyim.

    yazınıza seçtiğiniz resim bile öyle güzel öyle gerçek bizi yansıtan bir resimki..,Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun…

    • Cahide Says:

      Yeterki iste Ayşegül, yapılamayacak bir iş değil annelik. Kolay değil elbet ama emek verirsen karşılığını alıyorsun biiznillah.
      Eşim ve ben 4 evladımızada kuran’ı evde öğrettik. Namaz surelerini bizzat ben öğrettim hepsine. İstedim, emek verdim, Rabbimde yardım etti, güç verdi bana. Allah her birinden razı olsun. Evlatlarımdan şimdiye kadar bir saygısızlık görmedim. İkizlerimde ergenlik problemleri neredeyse hiç olmadı Elhamdulillah. Çocukları umursamak, dinleyip anlayabilmek çok önemli.

      Gereksiz çatışmalara girmemek, onların ilgi duyduğu konulara daha ilgili davranmak,karşılarında değil yanlarında durmak şart.
      Yanlış yaptıklarında, parmağını bir silah gibi onlara doğru çevirip sallamak yerine elini omzuna koyup “güzel yavrum”,” canım evladım”, “seni anlıyorum” diye söze başlamak sorunların çözümünde vazgeçilmez söz ve tavırlardan.

      Daha konuşacak çok şey var. Her şey daha iyi olacak inşaallah

      • fatma Says:

        cahide ablam yaptığınız yorumu okudum bende ufakda olsa bir şeyler yazmak istedim bende 2 evlat sahibiyim oğluma kuranı ve namaz sürelerini namaz nasıl kılınır ve anlamlarını kısacası sıkmadan yavaş yavaş kendi isteğiyle bir şeyler öğretmeye calıştım ve bunun meyvesini de alıyorum kızım daha 2.5 yaşında inşallah onada sıra gelecek şimdi sıra eşimde onada kuranı öğreteceğim inşallah ablam sizinle yüzyüze konuşmak ve tanışmayı cok isterdim iyiki bu sitenizi buldum cokkkkkkkkkkkk muhteşem bende sizin çerkezköyden müdavinizim allaha emanet olun

  62. MİMOZA Says:

    Sevgili Belgin kardeşim.Yorumunu şimdi okurken ismimin yazıldığını farkettim.Güzel sözlerin beni çok mutlu etti.Benimde kızkardeşim Almanyada uzaklardan birileri Türkiyeye geldiği zaman kardeşim gelmiş gibi seviniyor gurbet ellerde birinin derdini duysam dertleniyorum.Oralarda yaşamak zor zanaat.Rabbim hakkıımızda hayırlısını nasip eylesin.

    • Belgin Says:

      Sevgili Gül mutlu olman beni de mutlu etti( yorumumda sevgili Cahide de ayrıca isimleri belirginleştirmiş Allah razı olsun ) gerçekten çok zor kardeşim gurbet ellerde yaşamak.Allah başka dertler vermesin İnşaAllah.8 senedir Türkiye ye gelemedik.Anlatsam bu konu uzar gider.Allah razı olsun bir tevafuk sonucu cahide yi ve sizleri buldum buralarda.13 senedir burdayım.İnsanlardan uzak durmayı yeğledim çok darbeler yedim.Allah a çok şükür bir sene önce bir arkadaşla tanıştım.Kendisi de benim gibi 36 yaşında.Çevrenin aşırı gidiyorsunuz o kadar incelenmez dediği konularda hem fikiriz.Canım senin kardeşin hangi şehirde?biz Münih e 160 km.uzaklıkta bir küçük kasabadayız.Ama o kadar alıştım ki büyük şehirler artık itici geliyor,burası sessiz sakin huzur dolu.Allah a emanet ol kardeşim

  63. MİMOZA Says:

    Hayırlı akşamlar dostlar.Bende naçizhane yaşımın verdiği olgunlukla yetiştirdiğim üç evladımın bana kazandırdığı tecrübelerimle sizinle birkaç kelam etmek isterim.Aslında bütün mesele annenin ruh dünyasında.Çalışıyor olsun ev hanımı olsun eğer anne maddi ve manevi gelişimini tamamlayamamış ise dünyaya getirdiği çocukları mutsuz oluyor.Nezamanki kişiliği gelişmiş manevi eğitimini almış anne olacak yeterlilikte ise işte o çocukların kreşte yahut evde olmalarının bir ehemmiyeti yok.Bakıyorum etrafıma eşiyle kişsel ve kültürel problemlerini çözememiş,eşinin ailesine alışamamış,kendini kabullendirememiş anne olmaya henüz hazır olmayan kadınların çocukları onların kucağında bile büyüseler yinede mutlu olamıyorlar.Zaten anne mutsuz,yetersiz,sevgisiz yavrusuna verebileceği hiçbirşeyi kalmamış.Ben o çocukları plastik bir vazoda duran yapay çiçeklere benzetiyorum.Evet bütüngün annelerinin kucağındalar ama ruhsuz bir kucakta.Birde kadının çalışması mevzuu var. Kadınlarımız çok niteliksiz işlerde az bir ücret karşılığı çalışmaya heveslenir oldular.Oğlumun sınıf arkadaşının annesi 5 yıldır bir perdecide çalışıyor.Akşam geç vakitte eve gelen kadıncağız çocuğunun okul çıkışı eve gelip gelmediğinden haberdar değil.Kuytu ,izbe köşelerde serserilerle birlikte sigara içtiğindende habersiz.Öyle acıyorumki onlara.Yüreğim parçalanıyor.Maddi sıkıntıları yok evleri kendilerinin kocasıda bir kurumda memur.Sırf markalı bir telefon alayım,daha iyi giyinelim diyemi bunca sıkıntı.Nedeense eğitimsiz kadınlar sırf çocuklarına daha iyi imkan sağlayabilecekleri inancıyla girdikleri işsüresi uzun çalışma koşulları oldukça kötü işlerde çalışıyor evden çocuklarından uzaklaşarak farkında olmadan çocuklarına kötülük ediyorlar. Sokaklarımız gelecekten bihaber,geçmişine kayıtsız avrupalı desen değil müslüman desen hiç benzemez nereye ait olduğu belli olmayan gençlerle dolup taşmazdı.Nereden türedi bu gençler.Yoksa çocukken kreşemi gitmişlerdi .Hayır bu gençler cahil Allahı bilmeyen dini perdelerin arkasına saklanmak sanan ilimden,fenden,bilimden,dinden habersiz kadınların kucağında büyüyüpte istila ettiler şehirlerimizi.

    • Cahide Says:

      Çok haklısınız Gül hanım. Eksiklerimi tamamladığınız, kısa tuttuklarımı açtığınız için Allah sizden razı olsun…

    • hülya Says:

      gülcüğüm, yazdıklarında yerden göğe kadar haklısın. öyle anneler varki çevremde, inan çalışsa daha iyi. aynı çalışır gibi sabah akşam geziyor ve çocuğuna verdiği hiçbirşey yok.. bize ne, diyemiyoruz. çünkü hepimiz aynı toplumun içinde yaşıyoruz. çocuklarımız aynı okulları paylaşıyor. sizin herşeyden uzak tutup büyüttüğünüz evladınız okulda bu saçmalıkları duyunca bocalıyor ve kafası karışıyor. facebook denilen paylaşım sitesinde gençler çığrından çıkmış vaziyette. kızlar hiç tanımadıkları kişilerle sohbet halindeler. arkadaşımın komşusunun kızı, kendinden 10 yaş büyük ve hiç tanımadığı biriyle arkadaşlık ediyor. evlenme planları yapıyor. anne çalışmıyor ev hanımı ve haberi bile yok. demekki evde oturup çalışmayan bazı kişilerdende anne olmuyormuş. kızım daha bugün okuldan gelince bana öyle birşey söylediki donup kaldım. din dersinde öğretmen namaz surelerini okutuyordu ama çocuğun teki kalkıp” ben okumak istemiyorum çünkü inanmıyorum. hiç öğrenmedim ve öğrenmekte istemiyorum” demiş ve kızım bunu anlattığında ben ağlamamak için kendimi zor tuttum. bu hale geldi mi bu gençlik? uyuyor mu bu anne baba? diğer dersler için avuç avuç para dökülüp dershanelere gönderiliyor, özel ders aldırılıyorda, en önemli olan dini esaslar niye öğretilmiyor? neden önemsenmiyor? lise çağına gelmiş bu çocuklar neden tek bir sure bile bilmiyor? çocuk diğer derslerden zayıf not aldığında paçaları tutuşan anne baba , din dersinden 2 aldığında neden kılını bile kıpırdatmıyor? etrafımda, kendisi kapalı hacca gitmiş , ama daha 10 yaşındaki kızının saçlarını boyatan, mini eteklerini gidip kendi elleriyle alan anneler var. hiç ihtiyacı olmadığı halde çalışan bir arkadaşım var. çocuğu bu yıl okula başladı ve ilgiye çok ihtiyacı var. anne sabah çocuklardan önce çıkıyor ve yorgun argın akşam yemeğine ancak geliyor. ne gerek var bütün bunlara, kazandığın paralar evladının çocukluğunu geri getirecek mi? ileride onda kalan eksik sevgiyi tamamlayabilecek mi? hiç anlamıyorum ve galiba anlamayacağım. gençlere çok üzülüyorum.. yazacak öyle çok şey var ki.. Rabbim yardımcımız olsun..

  64. zerdali mişmiş Says:

    herkese esselamun alayküm dostlar ..öncelikle yazın için teşekkürler cahide..ama ben meseleye çalışan anne yada değil,GERÇEK BİR ANNE nasıl olur gözüyle bakmak istiyorum.yazını okurken ben meselenin bu boyutu hakkında yazmaya karar verdim ve ARZ hanımın yazdıklarıda bu düşüncemin doğruluğunu gösterdi..senin yazdıkların tabiki de doğru.bir yavrunun en güvenli yeri annesinin sıcacık kucağıdır.mecburiyetten çalışan yada yada daha bir rahat yaşam için çalışan,hırsları için çalışan yada ev hanımı olan anneler..biz NASIL BİRER ANNEYİZ..benim için kadının yeri ve kalesi evidir ama çalışanada birşey diyemem..sonuçta karşı taraf için benim fikrimin değil,kendi seçiminin önemi vardır..kadın ın yeri evidir desekte,kadın inadına sosyal hayatın içine bir o kadar girmiştir..artık bundan sonrası kişinin kendi seçimi ve sorumluluğudur..herkes yaşadığı hayattan sorumlu değil mi dostlar.her konuda böyle,doğrular için uyarırsınız ama seçim karşı tarafındır,zorlayamazsınız..
    bir anne düşünün ev hanımı,günün çoğunu evde geçiriyor.evinede çocuklarınada yetecek kadar bol vakti var..ama bu annenin derdi başka..sabah geç vakitte kalkmayı,baştan savma bir kahvaltıdan sonra hemen komşuya sabah kahvesine geçmeyi seviyor.komşu ile birlikte kadın programları tahlili yapılırken vakit haylide akmış farkında değil..birazdan çocuk gelecek..acele ile eve dönüyor gelen çocuğa 2 yumurta kırıp onun öğününü geçiştiriyor.yalandan bir süpürge ve yoz alınıyor..ee birde akşam yemeği var.boşver diyor yine basit birşey yaparım diyor..elişini eline alıp yarım kalan kadın ve evlendirme programlarına devam ediyor.çocuk dışarıya oyuna,yada kontrolsüz internetin başına..sussun beni rahatsız etmesinde diyor..kendi çocuğuna bir kek bile yapmazken,altın gününe gelen kadınlara döktürüyor..bu yazdığım hikaye size hiç yabancı gelmedi değil mi..çünkü hepimizin çevresi bu örneklerle dolu..böyle bir anne çocuğuna ne verebilir ki üstelik evde bu anne..nice annelerde var belki ilkokulu bile okumamış ama bir ilim irfan deryası.insan haya ediyor onun yanında tahsilliyim demeye..çocukları birer elmas gibi işlemiş,maşallah demeden geçemiyor insan..yada üniverste okumuş bir bayan..ilk örnekteki kadın gibi düşünceleri bile sıradan..mesele şu dostlar..güzel bir nesil için eğitimli ve donanımlı anneler şart..anne vefakardır,anne öğretmen,anne arkadaş anne dost,anne sırdaş,anne yoldaş,anne huzur anne güven demektir.böyle olmayan bir anne ister çalışsın ister evde olsun..o çocuğa ne verebilir..çok yazacağım şey var ama kesiyorum..selametle..

    • Cahide Says:

      Aleykum selam Zerdalim. Baştan sona haklısın. Bir yazı herşeyi kapsayamıyor malesef ama ben evde olup çocuğuyla ilgilenmeyen ve çalıştığı halde anneliğinin hakkını veren kadınlardan da kısaca bahsettim. Söylenecek çok şey var tabi.Matematik öğretmeni olan bir hanım misafirim olmuştu bir kaç yıl evvel. Çocuk yaramazlık yapınca “şimdi polis gelecek, bom bom diye seni öldürecek” diye tehdit etti çocuğu. Sonra dediki “bak bu teyzenin çantasında kocaman bir iğnesi var, yaramazlık yapanlara batırıyor” Duyduklarıma inanamadım. Yine öğretmen bir komşumun 1.5 yaşındaki çocuğu dövmesini ise hiç unutamıyorum.

      Bunlar diplomalı cahil anneler.

      Geçen gün ortancam geldi ve dediki “anne arkadaşımın evinde iki tane bilgisayar varmış. İkiside ayrı odalardaymış ve arkadaşım annesiyle facebook tan çetleşiyorlarmış.” Ağzım açık kaldı. Bu hanım bir asker eşi. Gayet sosyetik, bakımlı, güya kültürlü ve tek çocuklu bir anne.

      Bir doktor izleyicim: 6 yaşında çocuğu var. Geçenlerde beni aradı ve eşinin başka bir kabahati olmadığı halde, sadece kürt olduğu için ondan boşanmak istediğini söyledi.

      Yaşadığım yerdeki çarpıklıklar ise kan dondurucu. Aile içi çarpık ilişkiler. Sapıtmış bir gençlik. Çocuk eğitimini asla bilmeyen, kendini bile unutmuş anneler.

      Ülkenin her bir köşesine acilen aileleri, özellikle anneleri bilinçlendicek kurslar açılmalı. Anne baba okulları, evlilik okulları olmalı. Okullarda okutulan DİN KÜLTÜRÜ dersi, DİN DERSLERİ ne dönüştürülüp gerçek din anlatılmalı çocuklarımıza.

      Sistem baştan kokmuş. Neye elini atsan dökülüyor. Her birimize ayrı ayrı iş düşüyor.Kimse kendini küçümsemesin, ben ne yapabilirimki demesin. En yakınımızda gördüğümüz yanlışları en azından kibarca uyarma işiyle başlayabiliriz mesela…

      Maşaallah bizim sayfayı genelde bilinçli anneler takip ediyor. Yorum yazanlarda çoğunlukla bilinçli, olanlar. Diğerleri facebookta saçma sapan çetleşiyor yada TV karşısında gün geçiriyor. Böyle yazılar, konular, seviyeli tartışmalar birçoğunun umurunda bile değil.
      Allah encamımızı hayr eylesin…

  65. emell Says:

    S.A.
    yine çok güzel bir yazı ellerinize yüreğinize sağlık…
    ben evleninceye kadar çalıştım.evlendikten sonra eşim Allah razı olsun istemedi çalışma hayatımı sonlandırdım.Allahım inşallah gerekli kılmaz…
    bekarken bile çocuğum olunca işi bırakırım.kendi çocuğumu kendim büyütmek isterim derdim.istediğim gibide oldu Allahın izniyle….
    şimdi 2.5 yaşında bi kızım var.bütün günüm onunla geçiyor.yemek işi yada temizlik biraz uzun sürse ‘-Anne işin varmı?’diye soruyor
    ‘-yok kızım ne oldu?’ deyince kucağıma atlayıp hadi birbirimizi sevelim diyor..bana öyle içten sokulup öyle sıcak sarılıyor ve beni öpücüklere boğuyor.buradan anlatmam mümkün değil..
    bazen evde olduğum halde bile beni özlüyor kızım anlıyorum bunu…..
    Çalışmak zorunda olan Annelerin işi gerçekten zor….
    Çalışmak zorunda olmayan Anneleri zaten anlamıyorum….

  66. Nesrin karahan Says:

    Bu yazıyı yazarken her ne kadar çalışan anneleri dışında tutuyorum deseniz de bir çalışan annenin bu yazıyı okuyup neler hissedeceğini düşünmek lazım.Hele de bir yorumda kreşe giden çocukların kanser olabileceği ne acı bir yorum. Günümüzde her düşünce kanserli olmuş zaten. Şu anda bu yazıyı yazarken de kansere maruz kalıyorum çünkü radyasyon yayıyor bilgisayar. Ne yapalım kanserden kaçıralım derken çocuklarımızı fanusun içene koyup besleyelimmi balık gibi.

    • Cahide Says:

      Ben çalışan anneleri ayrı tutuyorum demedim ki. Zorunlu olduğu için çalışanları ayrı tutuyorum dedim. Bence yazıyı dikkatli okumamışsınız. Çocuklarımızı fanusun içinde değil, kendi yuvasında besleyip büyütelim. Balık gibi değil, çocuk gibi… Sevgilerimle…

  67. halimee Says:

    s.a cahide ablacım yine muhteşem yazınla bizleri aydınlattın.Bu kreş olayı gerçekten artık tahammül edilemez bir duruma geldi yazındada belirtmissin istisnalar hariç…Bir engelli annesi olarak tüm annelere sesleniyorum çocuğunuzun yeni birşeyler öğrenmesi,minicik elleriyle sizin yaptığnız resimleri boyaması,onunla vakit geçirmesi eminim tadına doyum olmaz bir mutluluktur lütfen hanımlar çocuklarınızın kıymetini daha doğrusu sağlıklarının kıymetini bilin ve onlarla verimli zaman geçirin.Belki ben kızımla bunları yapamıyorum ama onunla kurduğum göz teması,ona söylediğim çocuk ilahileriyle gözlerindeki ışıltı beni mutlu ediyor.dua ilee…

  68. Nilar GÖK Says:

    Bir tarif araken tesadüfen blogunuza rastladım. Ordan oraya derken yazınız gözüme çarptı. Ben de amatör bir blog yazarıyım.
    İyi bir üniversiteden derece ile mezun olup, master yaptım. 7-8 yıldır da çalışma hayatının taa içindeyim. 11 aylık bir oğlum var. Bebeğime hamile olduğumu öğrenir öğrenmez çalışma hayatıma son verdim. Çünkü bazen çok anlamsız bulduğum koşturmacanın, stresin doğmamış bebeğime zarar vermesini istemedim. Hamileliğimi küçük bir kasabada çok huzurlu, gayet sakin geçirdim. Evet hayat standartlarımız elbette etkilendi, maalesef İstanbul’da yaşayıp ortalama maaş alan çiftler tek maaşla zor geçiniyor, her neyse. Şimdi bebeğimi kendim büyütüyorum, bir tane daha çocuğum olsa onu da kendim büyütmeyi tercih ederim. Size bu konuda katılıyorum. Her ana-baba kendi evladını imkanları doğrultusunda kendi yetiştirmeli. Değil kreş-yuva-anaokulu-bakıcı ben anneanne,babaannenin bakıcılığını dahi doğru bulmuyorum zaman zaman. Çünkü o çocuk sizin sorumluluğunuza verilmiş ve hesabı, günahı sevabı her iki ebeveyne ait.

    Gel gelelim yazınıza eklemek yapmak istediğim noktaya…. Acaba evinde çocuğunu yetiştiren her anne çok mu doğru bakıyor evladına. Tamam sevgisine ilgisine sıcaklığına sözüm yok. Bütün gün televizyona mahkum edilen hatta yaşına uygun olmayan “kadın programı”, “saçma sapan diziler” vs vs izleyen sayısız kaç çocuk var. Bir “mahalle”de oturduğum için biliyorum ki yürümeyi tek başına beceren her çocuk azıcık güneş çıksa yallah sokağa resmen atılıyor annelerince kafa dinlemek adına. Bu bebecikler doğruyu yanlışı sokaktan mı öğrenecek. Ya da öğlen kalkıp günde iki öğün ile geçiştirilen nice çocuk var….. Örnek çok. Yani sevgili yazar sadece annenin dizi dibinde olması çocukların hem bedenen hem de ruhen sağlıklı birer yetişkin olmasına yetmiyor… Eğer ki o anne ne kadar büyük bir sorumluluğu olduğunun, bir insan yetiştirmenin şu yeryüzünde en ama en önemli iş olduğunun bilincinde değilse….Kimbilir belki önce anne babalar için donanımlı kreşler açılmalı….

    Selamlar

  69. hülya Says:

    cahideciğim, dünkü yazını okurken gözyaşlarımı tutamadım. ama devamı olacağını belirttiğin için yorumumu bu güne bıraktım. yazdığın herbir kelimeye sonuna kadar katılıyorum. bende çalışmak zorunda olan anneleri ayrı tutuyorum fakat sırf kariyer yapayım yada daha çok maddiyat elde edeyim diye çalışan anneleri kınıyorum. kendimden biliyorum, bende çocuk gelişimi okudum. ama ne yazıkki kitaplar ve bilgiler sizi anne yapamıyor. sadece ezber bilgiler öğreniyorsunuz. ben çocuğum olduktan sonra anladım ki hiçbirşey bilmiyormuşum, hiçbirşey öğrenememişim aslında. insan anne olmadan bir çocuğun dilinden anlayamıyor. onun ruhuna inemiyor. iç dünyasına giremiyor. bu kitapla yada okul okumakla olmuyor. tamamen tecrübe meselesi ve Rabbim çocuklara karşı o sonsuz tahammül ve sevgi duygusunu ancak anne olunca veriyor insana. çocuk kreşte sosyalleşiyor belki ama , bunun yanı sırada agresifleşiyor ve yeterli sevgiyi alamıyor. bir kreş öğretmeninin on onbeş çocuğa yeterli ilgiyi ve sevgiyi vermesi imkansız. tek yapacakları şeyler oyunlar oynayıp şarkılar söylemek ve çeşitli faaliyetler yapmak. oysa o yaştaki bir çocuk ne oyun ister ne şarkı, tek istediği anne sıcaklığı ve anne sevgisidir.çocukların bu şekilde robot gibi hergün tekdüze hareketler yapmasını ve daha bebek denecek yaşta okul hayatına başlamasını doğru bulmuyorum. ve ben çok dikkat ettim, en sosyal çocuk, kalabalık aile ortamında, anne babanın yanısıra dede ve babaanne yada anneanne ile hepbirlikte büyüyen çocuklar oluyor. kreşlerde belki kendiside anne olan ve hatta işini mükemmel yapan kişiler var. ama neyazıkki bu çok az bir oran. kaldı ki ne kadar severse sevsin, ne kadar ilgi gösterirse göstersin her çocuk annesini ister. annenin yerini kimse tutamaz. 6 yaşında yada 5 yaşında zorunlu sebeplerden dolayı çocuğunu kreşe verenleri anlıyorum fakat 5 yaş altı çocuklara hiç kıyamıyamıyorum ve bunu çok yanlış buluyorum. iki yaşından önce verilmesi zaten imkansız diye düşünüyorum çünkü çocuk o aşamada henüz anne sütü alıyor.( ayrıca, konumuzla alakası yok ama ben bu meseleye çok takılıyorum, çocukları emzirmeyle ilgilide birgün konuşursak çok iyi olur cahideciğim.) ben çalışmadığım için ve peygamber efendimiz öyle buyurduğu için oğluma 26 ay anne sütü verdim. eğer çalışıyor olsaydımda işi bırakır yine verirdim. çocuk ihmale gelmez ve çok emek ister. eğer Rabbim o dünyanın en büyük, en zevkli, en zor ve en güzel görevi olan annelik görevini bize verdiyse bunu sonuna kadar en mükemmel biçimde yapmalıyız ve buna mecburuz.. çaba, tamamen sağlıklı ve iyi bir nesil yetiştirmek içindir..

  70. amine Says:

    Merhaba cahide hanim. Bende bir pædegogum. Yuvada calisiyorum yurt disinda. Sinifimda musluman cocuklari var onlara elimden geldigince dikkat etmeye calisiyorum, helal olmayan bi yiyecek geldigi zaman yedirmiyorum yemek istedigi zaman baska bir alternatif sunuyorum. Kulagina egilip bismillah de sag elinle ye diyorum. Bizim gibi musluman pædegoglar olmasa yurt disinda yetisen cocuklarin hali nice bilemezsiniz bile:( neler yediriyorlar ruhunuz duymaz,

  71. fatma Says:

    cahide abla yine cok güzel bir konuya değindiniz evet günümüzde cocuklar kreşe veriliyorlar ve anne sevgisinden aile sevgisinden yoksun ben bir anne olarak cokk üzülüyorum ben şunu bilir ve söylerim cocuğun yeri annesinin yanıdır cocuğun ilk eğitimini anne ve baba verir yazacak cok şey var ayrıntılara girmiyorum sevgiyle kalın

  72. ilknur Says:

    Adana’dan herkese sıcak dolu selamlar.cahide abla yine çok güzel bir konu. öyle bir bağlandm ki size, her gün işerden çocuktan hiç zaman bulamıyordum ama insan isteyince zaman bulabiliyor.10 dk da olsa ne yazmışsın diye bakıyorum.inan çok mutlu oluyorum. ev gezmelerinde hep sizin konulardan sohbet ediyorum.ben bilinçlendiğim kadar onlara da anlatmaya çalışıyorum.bende sağlık meslek mezunuyum ama çalışmıyorum. eşimde izin vermiyor.zaten çocuklarımı kimseye bırakamam.anneme bile bıramıyorum.çocuğun annesi kadar kimse ona ilgi alaka gösteremez ..başta sabredemez. selamlar.

  73. rukiye erdinç Says:

    selamlar cahide hanım,herzaman okuyamamış olduğum için çalışan kadınlara imrenirdim,ama yazınızı okuyunca halime şükrediyorum.biri 5 yaşında biri 10 aylık iki oğlum var ve ben onları severek günü bitiriyorum büyük oğlumu anaokuluna vermemi tavsiye ettiler ama ben bir yıl daha yanımda olmasını istedim.önce kuran öğrenmesini istiyorum şimdilik harfleri örendi ama çok isteksiz bu konuda tavsiyeniz olursa çok sevinirim..şimdiden teşekürler.

    • Cahide Says:

      Rukiye kardeşim, kuran öğretmek için acele etme. Allah ve peygamber sevgisini çocuğuna iyi işle. Dinini ona iyi tanıt. Peygamberimizin ve diğer peygamberlerin hayatlarından oku ona. Çok güzel kitaplar var. Her fırsatta uygun bir dille Allah’ın büyüklüğünü anlat. Öyle bir temel at ki çocuk ilelebet bu inançla yaşasın. Ben kuran eğitimini 7 yaşından sonra daha uygun görüyorum. Çocuk biraz daha bilinçleniyor. Daha kolay kavrıyor. Ben çocuklarıma öyle yaptım ve hiç zorluk çekmedim.

  74. seher.. Says:

    zaten benim izdirabımı yazmışsın cahide abla..benim bebeğim 2 yaşında bile değilken kreşte dayak yemiş bir yil boyu..ve ben bunu öğrendiğimde artık çok geçti ve bunu yapan kadın kayıplara karışmıştı…hissiyatımı ancak bunu yaşayan varsa anlar..rüyalarım kabusa döndü artık,vicdan azabım beni yedi bitirdi..2 tane kardeşim psikoloji okuyorlar,ben ve eşim öğretmeniz,eşim yüksek lisansını bitirdi..hep birlikte bebeğimin psikolojisini düzeltmeye uğraşyoruz şu anda…bebeğim artık konuşabiliyor ve söylediği tek bişey var..” anne beni bi daha kreşe götürme tamammı…”..şuan çalışmıyorum,ama mutluyum..
    son bişey söylemek istiyorum,herşeye rağmen çocuğunuzu bırakmak zorundaysanız,lütfn çok dikkatli olun..onunla konuşun orda neler aşıyor emin olun, konuşamıyorsa gözlerine bakın..onların gözleri hiç yalan söylemez…ha eğer “çocuğum disiplin ediliyor,biraz hırpalansa da önemli değil” diyorsanız o zaman hiç bakmayın onun gözlerine,cesaretiniz varsa sadece kalbinize bakın eğer hala yerindeyse…….

    • hülya Says:

      seher hanım yazdıklarınızla beni ağlattınız. bebeğiniz için çok üzüldüm ama bunu çabuk farkedip önüne geçmek yaptığınız en güzel şey. siz geçmişte olanlar için üzülüyor , vicdan azabı hissediyor ve içiniz sızlıyorsa, bu mükemmel bir anne olduğunuzu gösterir. bunu bilipte ” ne yapayıp mecburum, öyle öyle büyüyecek ” diyen anne okadar çok ki.. kutluyorum sizi..

      • seher.. Says:

        teşekkürler hülya hanım…ben gerçekleri öğrendiğimden beri ağlıyorum ve zannediyorum hayat boyu ızdırabını yaşayacağım…allah kimseye böylesini yaşatmasın…
        ve de herşey medyaya yansımıyor,kreşlerde her türlü şiddeti yaşayan çocuklar o kadar çokki….

  75. Kadriye Says:

    Merhaba Cahide hanım.;Bende yazdıklarınıza tamamen katılıyorum;mutlaka istisnalarda vardır.Ben Almanya da yaşıyorum,burada iki oğlumu da yuvaya yolladım.Çocuklar burada üç yaşına geldiğinde yuvaya gönderiliyor,çalışan anneler daha erken yaşta veriyorlar.Öğlen oniki veya dörde kadar bırakabiliyorsun.Bende çocuklarımı okula başladıklarında dil sorunu yaşamamaları için gönderdim, fakat ikiside isteyerek gitmediler.Çok severek giden çocuklar olsa da(anneleri öyle söylüyordu) benim çocularım genelde mutsuz gidiyorlardı.Özellikle ilk oğlum perşembe günleri yapılacak toplu kahvaltı günlerinde çok ağlıyor gitmek istemiyordu.Bu durumu onlarla konuşup baskı yapmamalarını ,yemesi için zorlamamalarını bu yüzden de gelmek istemediğini söylememe rağmen,oğlum beni zorluyorlar diyordu.Oğlum şu an onbeş yaşında hala daha kahvaltı yaptırıp okula gönderemiyorum.Zorladığım da midesi bulanıyor,okuldan, kustu gelin alın diye haber geliyor.Ayrıca Türkiye de kreşlerin çok olmadığı dönemde yakından bir tanıdığım ,evinde yedi çocuk bakıyordu.Bu şahsın çocukların saçlarını tararken nasıl yolarak ve bağrarak taradığını ,saatlerce oturaktan kaldırmadan oturttuğunu,nasıl döverek yemek yedirdiğine kendim şahit olmuşumdur.Bu şahıs ayrıca kendi de iki çocuk sahibi bir insandı.Kendisi anlatmıştı,birgün minübüse bindiğinde bu küçük çoculardan birirne rastladığını ve zavallı çocuğun onu gördüğü an ağlamaya başlayıp,inene kadar da ağlamaya devam ettiğini söylemişti.Çocuğunu bakıcıya veya kreşe bırakan annelere sesleniyorum,çocuklarınız eğer çok ağlıyor veya istemediklerini söyleyebiliyorlarsa mutlaka nedenlerini anlamaya çalışsınlar ,çünkü çocuklarımız bunları pek ifade edip anlatamıyorlar.En azından başka bir bakıcı veya kreşe versinler.Çocularınız bulundukları ortamda mutluysa zaten siz onları oradan zor koparırsınız ve tekrar oraya gitmek için sabırsızlanırlar.

  76. Şeyma Says:

    kesinlikle tüm kalbimle bu yazıya katılıyorum..açıkçası sayfanızı (blogunuzu) yeni keşfettim..Tefekküre şayan yazılarınız hasıl olmuş kaleminizden…ve tabi kalbinizden….
    28 yaşındayım..İnşaat Mühendisliği okuyorum..2,5 yaşında bir oğlum var…ÖZellikle akşam okulu tercih ettim ki sabahları çocuğumla ilgilenebileyim diye..
    Evimizde kayınvalidem,eşimin ilk evliliğinden olan 2 kız çocuğu yaşamakta..Evin kalabalık olması ve her birimizin özenle ilgisi ve televizyonu kullanmamakta ki ailecek aldığımız karar , çocuğumun fevkalade yetişmesini,hayal gücünün çok geniş olmasını, 10 yaşındaki bir çocuktan daha düzgün ve yerli yerince cümleler kurmasını sağladığını görüyorum..Ve kaliteli bireyler yetiştirmek isteyen anne babaların bu yöntemi uygulayabileceklerini ifade etmek istiyorum…
    İnanın büyük kızlarımız hem edeben bizi onure eden davranışlara sahip durumdalar hemde başarı açısından bize birincilikler getirip övünç kaynağımız olmaktalar… küçük oğlumuzun hali de bizi mutlu etmekte..ama hepsi özenli bir ilgi serencamından geçmekle hasıl oluyor..
    Çevremde burnunu tv.lere dayayarak tv.leri seyreden çocukları görmekteyim..Ve ne yemek düzeni ne uyku düzenini tutturamamış ve psikolojik durumları davranışlarına yansıyan hırçın ve doyumsuz çocuklar görmekteyim..Açıkçası çocuğumun bu kişiliklerle dolu ortamlara gireceğinin kaçınılmaz olduğunu düşündükçe kahroluyorum..

    Açıkçası bizler bize verilen “emanetin ” hiç farkında değiliz bunu anlamaktayım..tertemiz bembeyaz bir sayfa , bir zihin bize emanet verilmiş..önümüze gelen kirlilikllerle doldurmaktayız.Toplumsal açıdan ne kadar kötü bir durum olduğunu tahayyül etmekte olup ebeveynleri bu konu hakkında tefekkür etmeye duyarlı olmaya davet etmekteyim…

  77. Sevil Says:

    Selamun Aleykum,
    çocuk yetiştirmek kolay iş değil ve bu yolda anne babalarin hatalari da doğrulari da olacak. İnşallah iyi yaptıklarımız hatalarimizdan fazla olur. Ve maalesef her devirde ne olursa olsun evlatlar anne babalarinin yetiştirmedeki eksik yönlerinden şikayetçi olacaktır. Allahu alem belki bu yüzden rabbim hiçbir koşula bağlamadan anne babaya iyi davranmayi emrediyor.
    Yaziniza katildiğim çok yer olsa da bakış açınıza katılmıyorum. Ben İstanbulda yaşıyorum ve 2 çocuğum için iş hayatima nokta koydum. Ama büyük oğlum 3 yaşına gelince yarım günde olsa bir yuva aramaya başladım. Çünkü bütün gün sadece benimle kalıyordu, çocuk çocukca oynayabileceği bir arkadaş bulamıyordu. Hele bir de buna karakteristik özellikleri eklenince onun için bu ortam elzem oldu. İçimin sindiği bir yer bulmam da şanstı belki de, ama bulunduğum yerde bu konuda alternatifim çok tabi bu maliyeti de yükseltiyor ama bunu önemsemedik, oğluma da yarım gün çok eğlenceli geldi. Kalan zamanımız daha efektif oldu, en azından yaşıtları ile oynayıp, çocuk çocuk gibi davranmayı öğrendi, büyüklerin arasında büyük gibi davranmak zorunda kalmadı.Burada eğitimcilerin kalitesi de çok önemli ama, ben yuva öğretmenlerinde özellikle çocuğa olan davranışı sevgisini sorgularım. İnanın çocuk seven bir lise mezunu, çocuğa mesafeli duran üniversite mezunundan iyidir.
    Malesef zaman değişti, koşullar değişti artık mahalleler yok artık anneler çalışıyor ve geri dönüşü yok. Kalbiniz size doğruyu bulduracaktir, evlatlarınız için en güzeli onları müslümanca yetiştirebilmenizdir. Belli ki her devrin doğruları çocuk yetiştirmede de farklılık gösteriyor. Ama Allah’ın ve peygamber efendimizin yolu sabit, sizde o yolda sabit kalırsanız ayağınız kaymaz.

  78. sakine Says:

    Cahide abla bende çalışıyorum veçocuklarıma evde bir kızımız bakıyor 1,5 senedir sıkıntılarım vardı ve çalışmam gerekiyordu çok şükür atlattık ama çevremde o kadar çok insan var ki bende çalışan bir annenin çocuğuyum o kadar kızardım ki anneme gerçekten de anne sevgisinden uzak büyüdük baelli bir yaştan sonra bakıcımızda yoktu 5 kardeş en büyüğü ben….. gerisi sorumluluklar ile geçti malesef yaşamam gereken çoookk şeyden mahrum ve anneme hep kızdım bizi bırakıp çalışmasaydın diye taki anne oldum kızımı bırakıp çalışmaya mecbur kaldım o zaman anladım annemi …. o zaman iyiki çalışmış dedim çalışmasa ne yapardık dedim canım her yandıkca anneme kızdıklarım geldi aklıma annemde benim kadar özlemiştir bizi dedim işe giderken çalışırken aklında biz varmışız demek ki dedim iş çıkış saati geldiğinde nefes nefese evladına kavuşmak istemiştir dedim çünkü ben öyle oldum …. hayat herkese aynı oyunu oynamıyor …. yazınızı okurken neler geçti gözlerimin önünden neler kalbinize kaleminize sağlık yazınıza katılıyorum kadın en çok anne olmaya evinde olmaya yakışıyor ….. bende işten ayrılıp çocuklarım ile doyasıya zaman geçireceğim günlerin hayalini kuruyorum az kaldı inşallah ….

    not : izniniz var ise yazınızı paylaşmak istiyorum ?

    selam ve dua ile …..

  79. AYŞE Says:

    selamun aleyküm cahide ev hanımları ve zorunlu olmadığı halde çocunu annesinden mahrum eden anneleri hiç anlayamam bence etle tırnağı birbirinden ayırmaktır birde malesef şöyle bir durum var sanki çocuğunu kreşe gönderen anneler kültürlü fedakar bilinçli anne olarak lanse ediliyor kadınların biraraya geldiği zaman çocugu kreşe verdim oh rahat ediyorum şeklinde sözler sarf ediliyor bu çok acı EMANETLERİMİZ konusunda daha hassas olmalıyız çocuklar elimizde şekilleniyor ben birde burç fm pedegog Adem Güneş sabah 9.30 10.30 dinlemelerini tüm annelere tavsiye ediyorum çok faydalı oluyor çok güzel bir konuya değindiniz Allah razı olsun selametle…

  80. serap demir Says:

    selamün aleyküm cahide hanım sizi uzun zamandır beğeniyle takip ediyorum.daha dün akşam haberlerde dinledim.erken yaşta kreşe verilen çocuklarda kanser olma riski daha yüksekmiş.enfeksiyonel hastalıklar böyle kalabalık ortamlarda daha sık görülüyormuş ve bağışıklık sistemini etkiliyormuş.paylaşmak istedim.Allaha emanet olunuz…

  81. hayatcemresi Says:

    *****************************************************
    Problemin temelinde bize bahşedilen o çok değerli yavrularımızın kıymetini bilmemek,onları bir yük olarak görmek de var.Dışarıda çalışan veya evde çalışan yani ev hanımı olup da çocuğunu kreşe gönderebilenlerin yanında bir de böyle bir imkanı bulamayanlar var,çünkü kreş bedava değil,bir hayli de masraflı.

    Çocuğunun kıymetini bilmeyen,onu kreşe de yollayamadığı için çocuğu evde olan ve o çocuğa adeta zulmeden anneler,babalarda var.

    En ufak bir hatada çocuğunu azarlayan,surat asan,daha bebeklikten itibaren dayağa başlayan,
    çocuk istemediği halde ona zorla yemek yediren,istediğini yeyip,istediğini giyemeyen
    evde rahat hareket ettirilmeyen,hiç bir konuda kendisine seçim hakkı sunulmayan,
    sokağa salınıp sabahtan akşama aranıp sorulmayan zavallı,ilgisiz çocuklarda var.

    Ev adeta bu çocuklar için zindan,anne baba gardiyan,kaşlar çatık tebessümden mahrum.

    Bence bu çocuklar zulüm altında ve haklarını savunacakları hiçbir merci yok,
    onları anlayan yok,sonra bu çocuklar okula başladıklarında ya çok saldırgan,ya çok içe kapanık problemli şahsiyetler sergileyebiliyorlar.

    Evde problem çıkarmasın diye her istediği yapılan,her istediği alınan,kumanda elinden düşmeyen ne izleneceğine tek karar veren,her istediği izlettirilen,her gün verilen harçlığı ile aldığı cips kola ile büyüyen, ilerde toplumun başına bela adayı bir çok çocukda yetiştiriliyor.Bu çocuklar doyumsuz ve mutlu olmayı bilmiyorlar,İslami hassasiyetlerle de yetiştirilmiyorlar,zaten bu hassasiyetler gözetilse Allah’ın izni ile büyük problemler yaşanmaz.

    Nedense hep uçlardayız,
    her işimizde dengeyi tutturmalıyız,Çocuklarımızın kıymetini bilmeli Rabbimizin en büyük lütuflarından olduklarını idrak etmeliyiz,sevgi ve disiplin dengeli olmalı,onlarında birey olduğunu,onlarında fikirlerinin olduğunu unutmamalıyız,bizler gerekli gayreti gösterirsek inşaAllah çocuklarımızla ilişkilerimiz arzu ettiğimiz seviyeye gelir,yeterki dua edelim,sabırlı olalım,gayret gösterelim,ne temizliği,ne ev işleri ve yemeği,kıyafetimizi,komşuluk ilişkilerimizi çocuğumuzla ilişkilerimizin önüne geçirmeyelim,hepsi olur ancak çocuklarımız hep çocuk olarak kalmayacaklar.

    Çocuklarımızla islami hassasiyetleri gözeterek ilgilenen,haftada en fazla üç gün ve yarım günlük,bir gününde de anne ile beraber çocuğu gönderebileceğimiz seviyeli bir kreş bulursak gönderebiliriz diye düşünüyorum.Ben oğullarımdan birisini beş yaşında iken bir vakfın kreşine yolladım,çok mütevazi sevgi dolu öğretmenleri vardı,ancak tam gün ve hafta içi her gün olunca oğlum sıkıldı ve devam etmedi.Çocuk, istemiyorsa israr edilmemeli.

    Son olarak her şey yoluna girer ama çocuklarımız her zaman çocuk kalmayacak,onlarla isteyerek güzel zaman geçirelim,onlara zaman ayıralım,tebessümü onlardan esirgemeyelim,büyüdüklerinde bizi nasıl hatırlamalarını istiyorsak o şekilde davranalım,geriye dönük pişmanlıklarımız,iç çekmelerimiz olmasın.
    ******************************************************************

    • ayşegül Says:

      kardeşim yorumunu okudum çokta katılıyorum benim düşüncem şudurki bahsettiğin şekilde çocuklarını yetiştiren kişiler zaten kendiside aynı şekilde yetiştirilmiş kişilerdir.kendisi görmemişki bir yuvada sıcaklık ve sağlıklı paylaşım nasıl oluyor ,ebeveynler birbirine nasıl hitap ediyor ve evin ortamı nasıl kimbilir nelere şahit olarak büyüdüki bir aile ortamının ancak o şekilde olduğuna inanıyor.çok istisnadır bana göre kendisi bilinçli bir ailede yetişmediği halde evladını bilinçli yetiştirebilen kişiler.diğer yandan çoluk çocuğunu sokağa salıp kendiside akşama kadar komşu gezmelerinde ömür dolduran kişiler için diyeceğim ALLAH onları ıslah etsin.kendileri hiçbir işe yaramadığı gibi evlatlarınıda bir yudum çaya bir kaç gereksiz dedikoduya değişip ömürlerini heba ediyorlar.sonrada sızlanıp ahhh niye benim başıma geldi bunlar diye evlatları yüzünden yaşadıkları sorunlar için vah tüh ediyorlar.rabbim hepimize vaktimizi nerede ve nasıl harcadığımızın cevabını gönül rahatlığıyla verebileceğimiz bir ömür versin kardeşim

  82. gülenay Says:

    ben hamile kalınca işi bırakmıştım oğlum 3 yaşına gelince bazı nedenlerden dolayı çalışma zorunluluğum doğdu.Oğlumu kayınvalıdeme bırakıyorum saat 12 ile 5 arası dini bir okula gidiyor kalan zamanıda babaannesıyle gecırıyor aksamda ben alıyorum.İşe ilk başladımda 1 ay krese verdım ama gıtmek ıstemedı yardımımıza kayınvalıdem yetıstı evın yakın olmasıda bıze buyuk kolaylık oldu.Ama bızım sorunumuzda son bır aydır ısrarla kardes ıstemesi ama bu konuya esımle cok soguk bakıyoruz ne yapacağımı şaşırdım bır yandan yasım geçiyor öyle bekliyorum bakalım kısmet diyorum.

  83. hayatmelodisi/gulin Says:

    kesinlikle..ben henüz anne değilim ama çocuk anne yanında olmalı fikrindeyim..

  84. Belgin Says:

    Cahidecim bir solukta okudum yazını.Aynen hepsine katılıyorum.Allah tan eşim de çalışmamı hiç istemedi.Emine Şenlikoğlu nun dediği gibi çalışan kadın mı,sömürülüp atılan kadın mı?Ben çalışmadığım halde anca işlerimi yetiştiriyorum. 10 yaşında olan oğlum doğru dürüst kreş yüzü görmedi,6 yaşında kızım o da öyle(5 yaşında verdim yarım sene sonra aldım, o da işin politıkası olsun.Çünkü öğretmenler için burda (Almanya da)önemli kreşe gitmeleri.Ve Elhamdülillah her ikisi de almanca konusunda sorun yaşamadılar.Ben de eşim de elimizde geldiğince evde öğrettik.

    dediğin gibi canım sanki kızım şimdi makas mı tutamıyor,resim mi yapamıyor;çok şükür hiçbir sorun yok,2 yaşında ki kızım için de kısmet olursa erken kreşe vermicem.Allah ömür verirse inşaAllah;okula başlamasına yakın ki;okuldan hiç gitmedi demesinler.Ben de hep aynı şeyleri düşünüyorum,küçük kızım anne anne diye peşimde dolanır,sarılırız kucaklaşırız,kreş de kim hangi bakıcı ordaki çocukları annesi gibi bağrına basar!

    ben kendimden örnek verecek olursam beni 4 yaşında babaanneme bırakmış annemler.Yani ben de anne baba sevgisinden mahrum büyüdüm.Ama Allah ı ma sonsuz şükür imanlı bir babaannem vardı(rahmetli oldu,Allah taksiratını affetsin mekanı cennet olsun İnşaAllah,cümle müminlerin de )inan gözyaşları içinde yazıyorum bu yazıyı.Annemle de beraber büyümediğim için illaki bir soğukluk oluyor.Sadece Allah ın rızasını kazanmak için ona saygımda kusur etmemeye çalışıyorum.benden bayağı uzakta 740 km.kadar.Bu yazı uzar gider.

    Allah hepimiz için,çocuklarımz cümle müslüman alemi için hayırlı yazılar yazsın(amin)Ayrıca sevgili Ayşegül,Mimoza rumuzlu gül arkadaşımızın yorumlarına da bayılıyorum ve diğer arkadaşlarımızın da hep yorumlarını okurum.Cahide cim senden ve bütün arkadaşlardan Allah razı olsun.(O halde ey davasını unutmayan kişi,sana selam olsun,senin olsun bütün yollar.Allah ın selamı senin üzerine olsun.E.Şenlikoğlu )vesselam

    • ayşegül Says:

      selamün aleyküm belgin kardeşim.yorumunu şimdi okudum.hem içim sızladı hem üzüldüm vefat eden babaanneciğine ALLAH’tan rahmet diliyorum mekanı cennet olsun.okuduklarımdan çıkardığım kadarıyla senin üzerinde emeği çok sanırım ne mutlu ona ardından saygıyla anılacak işler ve emek bırakabilmiş.benimde anneannem öyledir rabbim uzun sağlıklı ömürler versin ebediyete uğurladığım zaman çok yıpranacağımı biliyorum.neyse uzatmıyım kardeşim fikrine katıldığımı söylemek istemiştim.gerçekten çalışan annelerin çocuklarına gösteremediği ilgi ileride muhakkak aralarında bir mesafe oluşturuyor ve soğukluk oluyor.çok şahit oldum bu olaya.evladınızı gönlünüze göre büyüteceğiniz hayırlı bir ömür diliyorum değerli kardeşim

      • Belgin Says:

        Aleyküm selam Ayşegül cüm,Allah razı olsun bütün duaların için,amin canım.Evet emeği çok ne yapsam hakkını ödeyemem.Elimden geldiğınce arkasından okuyorum.Allah kabul eder İnşaAllah.Anneaenne de rabbim hayırlı uzun ömür versin.Allah sana da canım çocuklarını yetiştirmekle ilgili ve her konuda yardımcın olsun güzel yürekli kardeşim.

  85. Rabia Temel Says:

    slm cahide hanim yazilarinizin hepsi birbirinden onemli konular hepsini okuyorum hepsine biseyler yazamiyorum allaha sukur iki cocugum var fazla zaman bulamiyorum buldugum zamanlardada yazilarinizi okuyorum bende yurtdisindayim calismiyorum cocuklarimi kresede vermedim gelene sukur gelmeyene sabir diliyorum meslegi olanlara bisey diyemem ama sirf ekonomik ozgurlumu elde etmek istiyorum kocamdan para istemek agirama gidiyor diye dusunen ve coluk cocugunu gozu gormeyen kadinlari anlamiyorum hicbirsey o sogukta cocugunu yumusacik sicak yatagindan cikarmaya degmez yazilarinizi okurken hep emine senlikoglunu hatirliyorum kaleminizi birbirine cok benziyo yada fikirleriniz diyeyim ama cok faydali oluyosunuz benim hayatim icin oylesiniz birde malum simdi kis aylarinindayiz evde cocuklarimizla yapabilcemiz onerilerde bulunursaniz cok sevinirim allah razi olsun diyorum allaha emanet olun ins

  86. arz Says:

    öncelikle 3 yaş öncesi kreşe karşıyım ben de . 3 yaş sonrasında tam gün değil ama daha kısa sürelerle çocuk kreşe gidebilir ve maalesef evde kazanamayacağı birçok beceriyi, yeterliliği kazanabilir. kaç anne çok bilinçli ve evde çocuklarıyla tam hakkıyla ilgileniyor ? garipsedim, bizler farklı dünyalarda mı yaşıyoruz ? ben yıllardır eğitim camiası içinde gördüm ki çalışan annelerin çocukları daha kendine güvenen , daha girişken, daha başarılı ve daha … bu yıl sınıfımda ağlayan , sürekli eve gitmek isteyen , en basit bir isteğini bile düzgünce söyleyemeyen ,ağlamaklı bir halde bunu ifade eden, zihinsel becerileri orta düzeyde kalan , dil gelişimi yaşıtlarının oldukça gerisinde olan , özbakım becerilerini yapamayan ve bir yetişkinin desteğine ihtiyaç duyan , çevresinde gördüğü her yabancıdan ve yenilikten tedirginlik duyan ,korkan öğrencilerim hepsi ev hanımlarının yetiştirdiği çocuklar. bu haldeki çocuklar sizce çok mutlu oldukları için mi böyleler ya da kendilerini çok güvende hissettiklri için mi bu şekilde davranıyorlar? 5 yaşına kadar annesine bağımlı yaşayan ve üstüne basarak söylüyorum bütün gün annesinin yanında geçiren ama bu zaman diliminde ona çok az şey verilen çocuklar mı şanslı? aslında anneliği , çalışan ya da ev hanımı olarak sınıflandırmak çok yanlış. hangi anne yavrusu üzülsün, hırpalansın ister? hangi anne, birileri çocuğunu kreşte hırplar da sessiz kalır , olacak şey mi bu? ben asla işinin ehli olmayan kişilerin olduğu amacı sadece çocukları avutmak olan kreşleri savunmuyorum tabi ki ama yazınızda çalışan anneleri vicdansız, sorumsuz ve çocuk sevgisinden uzak varlıklar gibi göstermenize çok alındım bilesiniz. biliçli olmak bence işin püf noktası. çocuk yetiştirme bilincine sahipseniz çalışsanız bile annelik kimliğinizi asla gözardı etmez ve bu görevinizi ihmal etmezsiniz.arkadaşlarımın çoğu çalışır ve çocukları sorunsuz gayet mutludur, tıpkı anneleri gibi. bir arkadaşım çalışmaz ve antidepresan kullanır ,çocuğu da hırçındır, sorunludur, mutsuzdur. benim çevremdeki tablo bu,keşke yazınız çalışan anneleri eksik , çocuklarını mutsuz gösterme değilde çocuğumuzu güzel bir ahlak üstüne nasıl yetiştiririz üzerine olsaydı. ben yazılarınızı takip ediyorum ve sizden bu önerileri bekliyorum. 5 yaşındaki oğluma dini eğitim vermek için neler yapabilirim bunları öğrenmeyi çok istiyorum. kuran öğretmek için hangi basamakları takip etmeli ve kimlerden yardım almalıyım? cevabınızı bekliyorum.

  87. Nur Says:

    Herkeze Selamlar Amerikadan,
    Cahide abla yazin beni hickira hickira aglatti. Cunku ben kreslerde, anne sevkatinden ve ilgisinden uzak sekilde buyutuldum. Bana hic kimse sormamisti, hergun aglayarak goturuldugum krese gitmek isteyip istemedigimi. Hatta birgun kresten kacip annemin yanina ise bile gitmeyi denemishtim.Cezam bir tokat ve azardi. Yani annemi istemem ve onunla olmak icin caba vermem bir yanlis, yasakti bana. Su anda annemden cok uzakta amerikada yasiyorum. Cok uzuluyor, hic doyamadim sana neden gittin diyor. Inanin size icimden inanmak gelmiyor. Amerikada cok buyuk bir akim var, anneler islerini birakip cocuklariyla kalmak icin caba sarfediyorlar. Ama bunu gelismekte olan ulkelerin annelerine odettiriyolar. Uyanin anneler ve kendinize gelin. Benim gibi anne sevgisinden uzakta buyumus cocuklarin cilesini, icinde kopan firtinalari, asosyal negatif hayatlarini anladiginizda yasli gucsuz bir kadin olacaksiniz ve cok gec olacak. En cokta kiz cocugu annelerine sesleniyorum. Annesinden uzakta buyumush bir kiz yanlishi ve dogruyu ayirmakta cok zorluk cekiyor. Kizlarniza sahip cikin, onlari koruyun. Onlari iman ile terbiye edin bu hayatta hicbir sekilde sizi hayal kirikligina ugratmazlar. Cahide abla keske ben iki yasinda senin yazini anneme okutabilseydim keske senin gibi dogruyu soylemekten hic sakinmayan insanlar olsaydi benim hayatimda ben de kendimi normal hisederdim. Allah senden binlerce kez razi olsun, yazdiklarin sadece bir cocgun hayatini degistirse yeter. Ayrica eklemek istiyorum, kres ogretmenimi cok severdim, yillar sonra onunla karsilastim bana cok ozel davranirdi ama annemim yerini tutacak kadar degildi. yana hirpalanmasamda sadede annemden ayri buyutulmek butun hayatimi altust etmeye yetmishti. Lutfen anneler uyanin artik. Ve cocuklarinizin gercek ihtiyaclarini yani sevgi ihtiyacini kapatin. sosyallesmek ve bilgi zaten kacinilmaz.

  88. emine aygün Says:

    keske her anne hic calismak zorunda kalmasa ve hep cocugunun yaninda evde olabilse… hepsi iyi güzelde, ben anlamadim, 5 yasina kadar anne yaninda kalmali diyorsunuz cocugu. neye dayanarak? yani o zaman ne degisiyo, cocukda hangi gelisim oluyor.

  89. SERDENGEÇTİ Says:

    merhaba cahide abla size daha önce de mail yoolamıştım .kendi çokda mühim olmayan(buradakileri okuduktan sonra helede selma kardeşimizin yazısını)bir kaç problemimden bahsetmiştim.yazılarınızın adeta müptelası oldum diyebilirim.her yerde siz den ve yazılarınızdan bahsediyorum.kaleminiz ve ele aldığınız konular çok güzel.Adeta kanayan yaralarımıza parmak basıyosunuz .fakat ne yazıkki bunların farkında olan çok az insan var.Mesela geçenki yazınızda çocuk bezi reklemından bahsetmişsiniz eleştirmişsiniz.aynı düşüncelere bende sahiptim sizin yazınızdan önce.ama şunu çok iyi biliyorumki binlerce belkide milyonlarca insan bu reklemlerı ne varki cnm ne güzelde oynamışlar ne tatlılar ne olurki bu reklamdan diyerek ve hatta keşke bnm oğlum kızımda oynasa diyerek izlemişlerdir. ülkemiz giderek batının etkisi altına girmeye çoktan başladı. bile herşey insanların gözüne öyle alıştırıldıki malesef en olamayaak şeyler bile çok normal karşılanır oldu.mesela örnek vereyim kendimden.bizim köyde eskiden erkeklerle konuşmak çok ayıp karşılanırdı helede bnm babaannem çok karşıydı böyle şeylere.geçen de facete bizim köydeki kızların erkek arkadaşlarıyla çekilmiş resimlerini gördüm.babannemede şöyle dedim sen eskiden bana kızıyodun hatta o kızların babaanneleri annelerie böyle şeylere çok karşıydılar dedim ama artık resimlerini koymuşlar bilgisayara dedim.babnnemde ne dese beğenirsiniz sananne artık devir böyle kızlr nerden koca bulcaklar demezmi.ehhh dedim babanemde böyle diyosa artık vay halimize.yani demem o ki köyler bile bu batı akımından öyle etkilenmişlerki köylere bile köy demek nerdeyse imkansız olmuş.o köy kızları artık makyajlı istedikleri gibi giyinen gezen tozan kızlar olmuşlar.ahhhh ahhh nerde o eski köyler nerde o eski utangaç köylü kızlarımız.neyse cahide ablacım yazıların çok güzel hergün sabırszlıkla beklyorum yazılarını .ALLAHA EMANET OL……

    • Cahide Says:

      Canım mailini hatırlayamadım. Hangi isimle yazmıştın istersen maili bir daha at. Belki gözümden kaçmıştır.

      • SERDENGEÇTİ Says:

        cahide ablacım ozaman heyecandan sanırım birde sadee yazılarını okuyarak güvendiğim ve sıcaklık duyduğum birine dertlerimin açmnın vermiş olduğu acemilikle diyeyeim.ismimi yazmayı unutmuşum.sadece mail adresimle gelmiş olmalı. neyse cahide ablacım hiç önemli deil ama şunu bilmenizi isterimki bir derdim olduğunda sizin önerilerinizle rahatlayacağımı düşünüyorum herzaman aklımdasınız sizi dün gece rüyamda gördüm.okadar merak ediyorumki sizi rüyalarıma bile girdiniz.sizi görmeden çok sevdim.sizin gibi olmayı çok istiyorum tabi bende inşallah sizin gibi olbilirim .daha 25 yaşındayım 2 çocuk annesiyim sizin gibi kendini yetiştirmiş bilinçli bir anne olmayı çok istiyorum bunun için ne yapmalıyım lise mezunuyum 18 yaşında evlendim hayatı daha yeni yeni tanımaya başladım.sizin hayata bambaşka bir açıdan bakan (daha önce çevremde hiç rastlayamadığım malesef)yazılarınızla kendimi buldum diyebilirim sizin önerilerinize ihtiyacım olacak.sizi çok seven hayranınız.hayırlı günler……

        • Cahide Says:

          Kitap oku, hayatı oku, çevreyi oku ve en önemlisi çocuğunu okumayı bil. Çocuğunu iyi okuyan her anne çocuğu için en iyi anne, en iyi öğretmen, en iyi psikolog olur. Her çocuk farklı bir karakterde yaratılmış. Çocuğunu dikkatli okursan şifrelerini çözer ve ona göre hareket edersin. Böylece çocuklarınla iletişimin daha iyi olur.
          Bu toplum umursamazlığımızla değil, gayretlerimizle, sancılarımızla yetiştirdiğimiz çocuklarla düzelecek. Allah cümlemizin yardımcısı olsun…

  90. sirin Says:

    cahide ablacim nasilsiniz? yazinizi icim burkularak okudum ama inanin ayni durumdayim ve benim sorunum ne maddi sikinti ne de baska birsey ben guney amerika ulkesi kolombiyada yasiyorum esim burada turk okullarina bagli bir kursta ogretmenlik yapiyor.benim 30 aylik ve 14 aylik 2 kizim var yas araliklari cok az.Burada turk olarak iki aileyiz diger ailenin cocuklari yok. sonradan musluman olmus cok sayida arkadasim olsada sıkıstıgımda kapisini calacagim kimsem yok.4 yildir buradayim ama hala buradaki insanlara adaptasyon sorunu yasiyorum.esime gidelim hristiyan bir ulkede cocuk yetistirmek istemiyorum desemde o kendini adadigi yoldan kesinlikle donmek istemiyor.simdi herkes buyuk kizimi krese vermem gerektigi konusunda israr ediyor.kizim burada konusulan dili bilmiyor bir ortama girince cocuklarla oynamak istemiyor esim sosyallesmesi adina ve dili ogrenmesi adina krese gondermemiz gerektigini savunuyor ve 2 gunluk kres tecrubemiz fiyaskoyla sonuclaninca(anne ben krese gitmek istemiyorum aglamalari)ben vazgectim ama aksama kadar evde duran biriyim gidecek bi yerim yok yapabildigim tek sey onlari parka goturmek.istisare ettigim herkes gondermem gerektigini soyluyor ama benim kalbim hala mutmain deil.sizin araciliginizla yurtdisinda yasayan kardeslerimizin annelik tecrubelerinden faydalanmak isterim ve ayni zamanda sizin oneriniz ne olur?ALLAH yar ve yardimcimiz olsun insallah.dua ile…

    • gurbet kusu Says:

      ah cahide ablam uzun suredir yorum yzamadım.kurban bayramını turkıyede gecirmek nasip oldu.yeni dondum ve yazını okuyunca vicdanım bır kez daha sızladı.bende sirin arkadasımız gıbı yurt dısında dılını bılmedıgım bır ulkede 2 tane çocuk yetiştiriyorum.Allah rızası için yapılan bu hıcrette çocuklarımız yabancı ellerde benım krese gonderme sebebim dıl sorunu ilk okuluda burda okuyacak ve nasıl olucak bende bılmıyorum esımın çalıstıgı kurum sadece orta ve lıse mecburen yabancı okulda yası kucuk ve tedırgınım krese gıttıgınden berı ogrettıgım duaları unuttu.aklımdan acaba bu sene evde dını egıtımını tamamlayıp seneye anaokulunamı gondersen dıye dusunuyorum cunku vıcdanım benı hıc rahat bırakmıyo.cahıde abla onerı ve dualarınızı gurbet kuslarından eksık etmeyın…

      • Cahide Says:

        Canım benim yabancı ülkede olanlar için bir şey diyemem. Şartlarınız çok farklı. Çocukların dil öğrenmesi mecburi tabi.
        Fakat evde oldukları süreyi çok iyi değerlendirip en azından temel bilgileri öğretebilirsin. Okulda neler öğreniyorlar mutlaka dinle. Yanlış öğretilen şeylerin doğrusunu uygun dille anlat. Bildiğim kadarıyla yabancı ülkelerde kreşlerde kendi kültür ve dinlerini fazlasıyla çocuklara empoze ediyorlar. Çok uyanık olup, çocukları nakış nakış işlemek, dikenleri usulca ayıklamak lazım. Allah yardımcınız olsun…

    • tugba Says:

      sirin hanim sizi cok iyi anliyorum.bizde yillardir gurbetteyiz dunya nin bir ucunda,fakat sairim sizden sansliyiz ki musluman bir ulkedeyiz.allah yar ve yardimciniz olsun.cekmis oldugunuz zorluklari ahirette karsiniza cikarsin.

  91. gökcen Says:

    harika bir yazı..
    sözüm ona pedagog diye geçinen nice yazarlardan okuduklarım biryana sizin yazınız bir yana…

    birkez daha şükrettim,oğlumla beraber tüm günümü geçiriyor olduğum için,işten ayrıldığım için..

    ellerinize yüreğinize sağlık…

  92. serap Says:

    yazdıklarınızın her satırına harfiyen katılıyorum .öyle güzel izah etmişsiniz ki bizlere söyleyecek söz bırakmamışsınız Allah razı olsun teşekkürler…

  93. ayşegül Says:

    ablacım zaten söylenecek pek birşey kalmamış.oldum olası televizyonlarda ve gazetelerde hatta çevremde duyup gördüğüm ve gerçekten inandığım bir olaydır çoğu ünlü kişinin veya eski türk filmlerininde hep konusudur ana baba ilgisizliği.ya hep bakıcılarda büyür kendinden çok yaş büyük bir sevgili edinirler kız çocukları ve evinde görmediği sevgiyi ilgiyi o kişide ararlar aradıkları aslında baba ilgisi ve sevgisidir.yada uyşturucuya alışmıştır genç delikanlı itile kakıla büyüdüğü sözde para yönünden çok zengin ama duygu fakiri bir ortamda bakıcı elinde ve hayata isyanı bu yolla bulur.bir keresinde bir proğramda denk gelmişti izlemiş üzülmüştüm aslında bu tarz luzumsuz şeyleri sevmem ama oradaki gözyaşları ve anlattıkları beni dinlemeye çekmişti.şu seren serengil diye bir ünlü varya hani bu proğramda annesine olan nefretini anlatıyordu öyle çok ağladıki ben hep annemden nefret ettim ve edicem çünki bir gün olsun evde olmasına rağmen bir sabahlık uykusundan feragat edipte bana kendi elleriyle bir kahvaltı hazırlamadı hep öğleye kadar yatar,ne zaman kendimi yanlız hissedip sıcaklığını duymak istesem gidip yatağına koynuna sokulmak istesem o bana ”offff çekil git başımdan sende kedi yavrusu gibisin sürekli sürtünmek istiyorsun,bilmiyormusun sanki ben hiç sevmem böyle lavbalilikleri” diyerek beni iter azarlar bakıcıyı çağırıp bir çuval para döküyorum bir çocuğu oyalayamıyorsunuz diye bağırır diğer zamanlardada konkenler kuaförler mağazalar açılışlar dolaşır dururdu,öyle ilgisiz ve sevgisiz büyüdümki onlarda bulamadığım sevgiyi başka kollarda arayıp bulucam ve kendi yuvamı kurup çocuklarımı sevgiyle büyütücem diye hata üstüne hata yapıyorum tercihlerim hep yanlış oluyor adım hergün biriyle anılıyorsa tek sebebi annemdir demişti.bana çok şey anlatmıştı o dinlediklerim buradada yazıp uzatmaya gerek yok sonuç seninde dediğin yere geliyor zaten.sevgisiz ve ilgisiz ellerde büyüyen çocukların ahvali ortada.rabbim hepimize emanetlerini layıkıyla büyütüp hakkıyla eğitmeyi nasip etsin.sevgiler

  94. CANAN Says:

    bir cok insanın içinden söylediğini siz dışa vurmuşsunuz.bende çalışan bir annenin cocugu olarak büyüdüm fakat şimdi kendim ögretmen oldugum halde cocugumu bırakıp gitmek istemiyorum.hele bunu para için yapmak cok daha anlamsız geliyor.tabi bunlar benim şahsi fikirlerim.fikirlerinizle fikirlerime destek oldugunuz için teşekkürler

  95. necla ünal Says:

    cahıde hanım ben daha oncede yazmıstım ben samsun bafra ılcesınde hastanede calısan dıshekımıyım benım oğlum devlet kresınde ve 10 aylık kızım var .kres ler konusunda haklısıınz ben de dahıl ben meslegım ı severek yapan ve ıyıkı varız dıye dusunuyorum kutsal bır meslek yaptıgıma ınanıyorum.etrafımda bakıcıyla ılglı oyle kotu seyler duyuyorum kı bazen kreslerın ıyı oldugunu dusunuyorum.hepsını zan altında tutamayız bızım oğretmenımız sonderece sevgı dolu ve dısıplınlı bır oğretmen .anne olarak elımızden geldıgınce evde cocuklarısevgı ortamında ve orf annanelerımızı bılerek ve buyuklerle beraber buyutuyoruz.ama evde sureklı cocuklarla beraber psıkolojısı bozulan annelerde goruyorum .bence hersey dengelı olamlıdır dıye dusunuyorum.yazmaya devam edın yazılarınız sureklı zevkle okuyorum.calısan anneler ınanın evdekı anneler kadar bazen daha ıyıler lutfen calısan annlere okadar yuklenmeyın.bızde ınanclıyız dının vecıbelerımızı yapıyoruz ve evdede evısı ve yemek ve cocuk bakımını elımızden geldıgınce yapıyoruz ıyı gunler

    • Cahide Says:

      Necla hanım her zaman istisnaları göz önünde bulunduruyorum. Ve yazımda da mutlaka belirtiyorum.
      Ben çalışan kadınlara yüklenmiyorum. Onların sahip oldukları gerçek hakları hatırlatmaya çalışıyorum. Ayrıca gerek eşi, gerekse ailesi tarafından zorla çalıştırılan kadınların haklarını savunuyorum ve en önemliside çocuklar harcanmasın, anne sevgisini doya doya tatsın istiyorum. Allah sizlere de işlerinizde kolaylıklar versin. Ben sizleri de taktir ediyorum. İşiniz çok zor…

  96. Cahide Says:

    Bu yazı ve diğer yazı birbiriyle bağlantılı olduğu için bunu da bekletmeden yayınlıyorum.
    Değerli yorumlarınız için şimdiden teşekkür ediyorum.
    Tartışmaya mahal vermemek için hakaret içeren yorumları yayınlamayacağım.

    • arife Says:

      çok yerinde tesbitlerle bizi sarsıp kendimize getirebilecek bir yazı, teşekkürler, inşaallah faydalanılır, sevgiler…

    • Ergül Says:

      MRH CAHİDE HANIM;Yazınıza kesinlikle katılıyorum.ben de çalışan bir anneyim,2 tane çocuğum var ve annem bakıyor.çocuklarıma yetebilmek için çok yıpranıyorum.kim ne derse desin,bence,erkeklere iyi bir maaş verilmeli ve bayanlar çalışmamalı,kadının en önemli asli görevi çocuklarına iyi bir anne olabilmek ve ahlaklı nesiller yetiştirmek….

    • hilal Says:

      Cahide hanım ben ilköğretim öğretmeniyim ve 3,5 yaşında bir oğlum var.Bebeğim doğmadan önce benim kaygılarım başlamıştı nasıl ayrı kalacağım,nasıl büyüteceğiz diye…2 sene balıcı 1 senede babanne baktı.Bu sene özel dini eğitim veren kreşe gidiyor.Okulunda benim ona çok uğraşarak ,didinerek öğretemediğim bi çok şeyi öğrendi elhamdulillah…Peygamberlerin hayatlarını öğreniyorlar, kuran eğitimi alıyorlar,hadis ezberliyorlar,ilmihal çalışıyorlar.. Mesela geçen gün biz abdest alırken nasıl yapacağımızı kendisi anlatıyordu ve bunun gibi birçok dini vecibeleri öğreniyorlar.Bakıcıda yaşadığımız hiçbir sıkıntıda yok.Çok şükür çok araştırdım gönlüm çok rahat bu
      sene….Çalışıyorum yapabileceğim tek şeyin buydu işi Allah rızası için yapan oğlumunda bütün zamanını ilim öğrenerek geçireceği bir yer bulmaktı çünkü boyamayla kesmeyle boş zaman geçirmesini istemiyordum…Elbetteki benimle zaman geçirmesi en güzeli ama elden gelen bu …Çalışan arkadaşlara tavsiyem çocuklarının dini temellerini sağlam kuracak mantıklı yerlere vermeleri..

      • şeniz Says:

        Hilal Hanıma katılıyorum, ben ev hanımı bir annenin 3. ve son evladıyım fakat annem kayınvalidesinin yanında 3 çocuk büyüten ilkokul mezunu bir kadındı. Ev işlerinin yoğunluğu sebebiyle beni genelde babaannem büyütmüş. Ne kadar annem babaannemin kişiliğini beğenmezse de babaannemin karakterine benzer biri oldum. Her defasında da bana babaanneme benzediğimi söyler durur. Kısaca ben kreşte büyümedim ( bu arada 1976 doğumluyum ) annem hiç çalışmadı. Ama şu anda yaşadığım kişisel problemlerimin altında yine sevgi ve ilgi azlığı bir birey olarak yetiştiğim yatıyor. Ben sadece ebeveynlerin niyetlerini salih tutması tarafındayım. Mükemmel ebeveyn, mükemmel eğitim, mükemmel şartlar ..diye hiçbir şey yok. Sadece dua ve iyi niyetler besleyerek çocuklarımızı yetiştirmeliyiz düşücesindeyim. Çalışan bir kadınım maddi durumlardan dolayı çalışıyorum ve 3 yaşında bir kızım var anneannesi bakıyor sevgi içinde büyüyor. Anne sevgisinin yerini hiçbir şey doldurmuyor buna katılıyorum fakat anneler de çeşitli..çocuğunu tv karşına oturtan sigara içen döven söven bir ev hanımı olmak yerine çalışan, çocuğunu dini bir yuvaya gönderen, evde nitelikli zaman geçiren bir anne olmayı tercih ederim. Sürekli çalışan bir kadın olarak, sırf çocuk için işini bırakan arkadaşlarımın şu an psikolojileri inanın bozuk…ve büyüttükleri çocukları da görüyorum tv karşında oturmazsa yemek yemeyen mızmız çocukları var…tabii bir de işin maddi yönü var… kısacası 1 yetişen çocuğun fıtratı, ebeveynlerin fıtratları, dine bakış ve yaşayış tarzları, maddi durumlar, aile yapıları, çocuğun girdiği ortamlar, muhatap olduğu (öğretmen, insan, arkadaş, komşu…vb.) kişiler ve olaylar..vb gibi konuların hepsi bir bütün olarak etkileyen faktörler…sadece annelerin çalışma hayatı içinde olup olmamaları bunları ne kadar oranda etkileyebilir….? teşekkür ederim…

        • nilgün Says:

          şeniz hanım sizin yazınızı okudum ama birşey dikkatimi çekti,yanılmıyorsam sizin çocuğunuza ANNANNESİ şefkatle bakıyor diye yazmışınız peki o anne size niye o sevgiyi verememiş aceba buna çok üzüldüm

    • çiğdem Says:

      merhaba sizin ev yaşantınızı çok merak ettim doğrusu eşinizle çocuklarınızla olan iletişiminizi ev işlerinizi nasıl yürüttüğünüzü çocuklarınızı nasıl büyüttüğünüzü sabrınızı nasıl koruduğunuzu . . . . . . .

    • sevda Says:

      Bu yazıyı okumak benim için biraz zor oldu. Henüz annelik duygusunun biyolojik olarak insanın içinde neler yarattığı bilmiyorum ama annesini 22 aylıkken kaybettiğimiz yiğenime annelik (!) yapmaya çalışırken bu duyguyu biraz olsun yakaladığımı hissediyorum. Şimdi yiğenim 4,5 yaşında bu seneye kadar kreşe vermeyi düşündük ama cesaret edemedik, bu sene yarın gün anaokuluna başladı. Bana çok düşkün olmasına rağmen okula başlarken hiçbir sorun yaşamadık ve şimdi büyük bir mutlulukla gidiyor okuluna. Yazınız beni etkiledi… teşekkürler….

    • ukza Says:

      s.a. ablacım,
      benim de bir tanıdığım var 2,5 yaşındaki çocuğunu baş edemediği gerekçesi ile kreşe gönderip, evde boş boş oturan… sosyal bir insan da değil,vakti fazlasıyla var ama çocuğu onu fazla yoruyor galiba… Şimdi Ümre’den döndüler, çocuk bu 26 gün süresince teyzesinde kaldı, kreşe gönderememişler,gitmemiş… Şimdi annesi çocuğu özlemiş bugün kreşe gitmeyecekmiş, yarından sonra bakacaklarmış… Anne çocuğunu özlemiş 1 gün yetiyor , merak ediyorum çocuğun özlemi ve annesini gördüğündeki şaşkınlığı ne zaman geçecek !?

    • sevinc Says:

      Herkeze merhabalar blogunuzu yeni kesfettim ve hayatima hos geldiniz icimdeki boslugu doldurdunuz aslinda icinden surekli sukreden dua eden yaradanima zikreden birisiyim fakat cevremde dini konulari konusabilecegim kimselerin olmamasi icimdeki bosluktu bunu sizler doldurdunuz iyiki varsiniz Allahim isinizi gucunuzu rast getirsin ben 3 erkek evladi olan (19 15 ve 3 yasinda ) bir anneyim esimin gorevi nedeniyle 21 yildir gurbet gurbet gezmekteyiz bu arada cahide bacim 98 senesinde mardinde ve 2008 senesinde sirnak cizrede yani sana yakinlardaydim keske o seneler sizi tanimak firsatim olsaydi 14 yillik aile dostlarimz var hala mardinde hatta okadar sevdikki o yorenin insanlarinin misafirperverligi dostlugunu yigenime mardinden kiz aldik kres konusuna gelince inanin ben 3 yasindaki oglumu babasi veya abileri bile bensiz parka disari cikarsa kapidan cikana kadar kirk defa tembihliyorum dikkat edin gozunuzden ayirmayin diye burda komsular var daha 2 yasinda bebegi basibos birakiyor parkta oynasin diye cocuk duse kalka agliya sizliya parkta oynuyor kadin ya oturmada komsuda yada zayiflayim diye spor salonunda aklim almiyor yasim kirk fakat hala tahacan ile cocuk gibi oyunlar oynarim resim yaparim evladim mutlu oldumu ben mutlu olurum oglum gec konustu cok sukurki fiziksel rahatsizligi yoktu doktor bana krese vermemi soyledi konusmasi icin veremedim kiyamadim onun yerine cocugumu alip parka gidiyordum onu cocuklarin arasinda oynatip zaman geciriyordum Allahim omrumden omur versin uc yavrumada onlarin acisini gostermesin Allahini Kitabini peygamberini bilen anasina babasina saygili devlete millete yararli olarak yetistirmemi nasip etsin benim gozlemledigim yeni nesil hepsi degilsede cogunlugu kendi rahatina cok duskun cogu ev hanimi ama cocugu basindan gitsin dusuncesinde ama sokaga ama parka ama krese .

    • betül Says:

      cahide hanım çocuğu olmayan devlet kurumunda çalışan bir anasınıfı öğretmeni olarak ben de düşüncemi paylaşmak istiyorum. tabiki çocuğun anne sevgisine de ihtiyacı var ama bu demek değil ki eğitim almasın. kesme boyamanın dışında çoğu annenin aşırı şevkatinden dolayı veremediği öz bakım becerileri gibi bir çok beceri öğretiyoruz.. çok çeşitli kurumlarda da çalıştım bu zamana kadar dayak olayı da görmedim. zaman sizin düşündüğünüz zaman değil çocuk kendi düşse veli bunu bilse bile evde de düşebileceğini de düşünmeden gelip hesap soruyor. kadının çalışmadığı durumda 3 yaşında kreşe verilmemesi gerektiği görüşünüze de aynen katılıyorum. ama lütfen bu kadar özveri gerektiren meslek çalışanlarının hepsini bir tutup karalamayın.

      • eliff Says:

        betül hanım benim 3 yaşında bir oğlum var kursa gittiğim için onu kreşe veriyorum.yaşadığımız maddi sıkıntılar beni iş hayatına başlamak zorunda bıraktı.Allaha şükür bir şikayetim yok fakat bazı şeyler geliyor kulağıma çok yakın bir akrabam kızını almak için kreş
        e habersiz gidiyor ve çok şiddetli bir ağlama sesi işitiyor.gelen sesin kızına ait olduğunu sanıp yukarı fırlıyor tabi engellemeye çalışıyorlar “bu arada kreşe velilerin girmeleri neden yasak yani çocuğumuzun sınıfına sokulmuyoruz çok saçma”ses aniden kesiliyor kızını oyun oynarken görüp rahatlıyor . fakat arabada ona ve arkadaşına sorduklarında arkadaşlarının yaramazlık yaptığı için yatakhaneye kapatıldını söylemişler ve yaramazlık yapan çocukların kafalarına pat pat yapıyolar anne demiş yani vuruyolarmış.tabi hemen kreşten çocuklarını almışlar.devlet kurumuna vermigirmiyorşler.ben akşam oğluma sana öğretmenin vuruyor mu oğlum diye sordum evet anne deyip yanağını işaret etti acıttı dedi ben ne yapacağım şimdi Allah aşkına gidip sorsam inkar edecekler alsam başka kıreşe veremem bakacak kimsede yok nasıl anlıycam Allah rızası için biri bi akıl versin kaç gündür gözüme uyku girmiyor

        • Esmagngr Says:

          Elif Hanım maalesef bu ve bunun gibi kurumlar yüzünden anaokulu-kreş eğitimi bir çok yerde maddiyat halini almış çıkar halini almıştır. İyi bir kurum bulmak gerçekten zor. Yaşadığınız il/ilçeyi söylerseniz eğer duyumlarımda varsa size iyi bir yer önerebilirim. Daha iyi sonuç için sosyal hizmetler genel müdürlüğüne veya ilçe milli eğitim müdürlüğü özel okullar bölümüne başvurunuz, iyi bir okul önermelerini isteyiniz.
          Çocuğunuzun gittiği kreşte kamera varsa, görüntülerini isteyiniz. Çocuğunuz tabi ki doğru söyler ama, bir kaç kere okula aniden gidip sohbet ortamı gibi büroda kalıp okulun seslerini dinleyiniz.
          Sahip olduğum anaokulunda bende velileri sınıfa almıyorum sınıfın düzeni bozuluyor sebepleri çok çok fazla, ama velilerim istediği zaman aniden gelip çocuklarını kameradan izleyebiliyorlar. bir okula sizi istediğiniz zaman sokmazlarsa, kesinlikle korktukları şeyler var demektir…

          • eliff Says:

            sincan ankara da yaşıyorum.oğlumun öğretmenleri bana karşı çok iyi tatlı dilliler ama göstermelik mi samimi mi bilmiyorum.bir iki kere gittim çekingendi çocuklar haliyle ağlayanlarda vardı bilemiyorum araştırma yapacak zamanım yok kursum yoğun geçiyor ve Allah tan tek dileğim hayırlı bir iş bulmak.oğlum şu sıralar keyifli gidiyor fakat bir kaç defa altına kaçırmaya başladı öğretmeni bize söylemiyor diyor ama evde hiç böyle bir sorunumuz yok çekiniyor veya korkuyor olmalı bence.ama normalde olabilir tuvalet eğitimi vermeye başlayalı 3 ay oldu.kamera görüntülerini izleyemiyorum m. e. bakanlığı yasakla mış sözde. ama kurum kreşlerinde çocukların yaş grupları karışık deniyor ve stajerlerin umuduna bırakılıyor diye duydum doğrumu bilmiyorum.ama bize çok pahalı geliyor zorlanıyoruz artık .. Rabbim hepimizin yardımcısı olsun…

            • eliff Says:

              esma hanım kreşinizi inceledim az önce ve hayran kaldım.tam istediğim gibi pedagog ve sağlık kontrolünün olması harika benim gönderdiğim kreşte bunlar yok .geçen sağlık ocağndan boy ve kilo istediler zamanım olmadığı için öğretmeninden rica ettim fakat ölçüyü bulamadım dedi halbuki takip etmeleri gerek öyle değilmi kim bilir belki ilerde güzel bir işe girerim ve oğlumu sizin kreşinize gönderirim :)

              • Esmagngr Says:

                İnşallah, Ankara’dan İstanbul’a gelinmesi zor, ama kısmet:) Dediğim gibi kreş ve anaokulularında kaliteli yeri bulduktan sonragözünüz arkada kalmaz. Siz iyi bir okul bulursanız ben iyimi kötü mü diye bir araştırırm yardımcı olmaya çalışırım. ama çalışmıyoranız 3 yaşında önce kreş olmasın nolur..

                • eliff Says:

                  iş bulmak için işkur kurslarına gidiyorum Allah hayırlı bir kapı açsında iş bulayım diye.evet ya istanbuldaymışsınız bende ankara bahçeli sandım :) oğlumun gittiği kreşin adını vermiyim burdan özeliniz varsa oraya yazayım araştırısanız çok sevinirim teşekkürler

                • eliff Says:

                  esma hanım facebook sayfanızdan mesaj attım size

                • Esma Says:

                  Merhaba
                  mesaj gelmemiş ama elif Ç.D ismini onayladım. görüşmek üzere):


"...Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.(İbrahim suresi:24)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: