Salatalı Humus Tarifi

humusss

Bismillah:

Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fânûs içinde. Fânûs sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan, ne doğuya, ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile neredeyse aydınlatacak (kadar berrak)tır. Nur üstüne nur. Allah, dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah, insanlar için misaller verir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. Allah’ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah’ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O’nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar. (Bütün bunları) Allah, kendilerini yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandırsın ve lütfundan onlara daha da fazlasını versin diye (yaparlar). Allah, dilediğini hesapsız olarak rızıklandırır.
(Nûr Suresi 35-38)

Selamun aleykum dostlar, Bu ayetleri tüm yüreğimizle okuyup tefekkür edelim lütfen. Öğütlerin en güzelini bize veren Rabbimize hamd olsun…Bizleri de öğüt alan, hakkıyla iman edip, imanını amele döken kullarından eylesin… Amin Yazının devamını oku »

SEN DÖRT DÖRTLÜK MÜSÜN?

20141010_160813_1SEN DÖRT DÖRTLÜK MÜSÜN? (Kardeş bir kalemden)

Hangisidir gerçek kibir? Her karşılaştığı tavsiyeye, okuduğu uyarıya yüz ekşitip, bakış fırlatarak: ‘Sen dört dörtlük müsün? Çok mu iyisin?’ diyerek davetçinin günahlarına odaklanıp ayete kulak tıkamak mı? Yoksa sırf Allah istiyor diye, insanlarla arasının bozulacağını bile bile de olsa hakkı anlatmaya çalışmak mı?

Haktan kastım kimsenin dünya görüşü değil, Allah’ın apaçık ayetleri, Rasulü Hz. Muhammed sav in apaçık sünneti mesela.

Sana soruyorum bu soruyu her fırsatta savunmaya  geçen; ‘Böyle olmaz bu işler, şununla bitmiyor bununla olmuyor’ diyen kardeşim, neden sürekli Allah ın emirleri arasında kendince önemliler önemsizler(!) belirliyorsun?

Herkesin kendince doğruları mı var? Hayır kardeşim, öyle değil, biz Müslüman – Allah’a ve emirlerine teslim olan- lar için nasıl söz konusu olabilir ki bu? Bizim için iyi, ‘Allah ın yap, uy dedikleri’, kötü ise ‘yapma dedikleri, yasak ettikleri’ iken nasıl insan sayısınca doğru olabilir kardeşim? Yoksa nerede kalır bizim teslimiyetimiz? Allah’a aitliğimiz?

Bir yandan kızıyorsun ‘dini paramparça ettiniz, şucular buculara ayrıldınız’ diyor, sitem ediyorsun; diğer yandan ne zaman hayatındaki bir yanlışına çekidüzen çağrısı gelse, herkesin kendince doğrusu var diyorsun. Yoksa bizler Müslümanlığı sadece ‘inanıyorum, o halde Müslümanım.’a mı indirgedik? Yanında bir de hevamıza, hevesimize cazip gelen sürüyle şeyi dokunulmazımız eyleyip ilah mı edindik?

İnsanlar sadece, inandık demeleriyle bırakılacaklarını ve imtihana çekilmeyeceklerini mi sandılar?
Ankebut-2

Böyle mi sandığımız için devam ediyoruz gafil avlanmaya, yazının hak olup olmamasından çok yazana takılmaya? Yazının devamını oku »

GÜZEL YAZILAR kategorisinde yayınlandı. 9 Comments »

Fındık Lahmacun Tarifi

fındık

Öyleyse (yalnızca) Beni anın Ben de sizi anayım; ve (yalnızca) Bana şükredin ve (sakın) nankörlük etmeyin. (Bakara: 152)

Uzun zamandır bekleyen lahmacun tarifim. Yazının devamını oku »

Bereketli Sonbahar…

domates

Selamun aleykum değerli dostlarım,

Geçen hafta güzel bir bahçeye davetliydik… En sevdiğim davetlerden biri buydu belkide. Bahçeye girince sonbaharın kokusunu daha derinden hissettim. O kadar bereketli bir mevsim ki, ne yana baksam sebze veya meyveler, çeşit çeşit renkler vardı. Pazar gününe huzur katacağını düşündüğüm güzellikler paylaşayım istedim bugün…

Üst resimde gördükleriniz küpe-salkım domatesler… Öyle çok ve güzellerdi ki, bakmaya kıyamıyor insan… Yazının devamını oku »

Hamur Yoğuran Mutfak Robotu

Sık sık sorulan “Hangi robotta hamur yoğuruyorsunuz?” sorusuna cevap olarak daha evvel yayınladığım mutfak robotu yazımı yeniden paylaşıyorum.

“Mutfakta en çok kullandığın elektrikli alet hangisi?” diye sorsanız; Tereddütsüz “Mutfak robotu” derim. Doğrama, dilimleme, yoğurma, çırpma ne iş varsa robotuma müracaat ederim…:)  Hani “elim ayağım” tabiri sanki benim robotum için söylenmiştir. Daha evvel 12 yıl kullandıktan sonra emekliye ayırdığım robotumdan sonra yeni tercihim Stilea Mutfak robotu oldu. DEVAMINI OKU>>>

Uncategorized kategorisinde yayınlandı. 9 Comments »

Güveçte Beşamel Soslu Buğu Kebabı

kebap

Rahmeti sonsuz, merhameti sınırsız Allah’ın adıyla

Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın. Kim şeytanın adımlarına uyarsa, bilsin ki o hayâsızlığı ve kötülüğü emreder. Eğer Allah’ın size lütfu ve merhameti olmasaydı, sizden hiçbiriniz asla temize çıkamazdı. Fakat Allah, dilediği kimseyi tertemiz kılar. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. (Nûr Suresi 21)

Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu, cumamız mübarek olsun kardeşlerim. Ayeti okuyunca ciddi bir ikazla karşılaşıyoruz. “Kendine güvenme, kendinden emin olma!” Menfi hasletlerimizi sümen altı edip, en şirin, en yumuşak taraflarımızı göstermeyi seviyoruz. İşin kötüsü iyiliklerimizi kendimizden biliyoruz. Oysa Allah istemeseydi, kaygan zeminlerde nasıl ayakta kalabilirdik?

Ya da bugüne kadar düşmedik, büyük bir günaha batmadık diye, bundan sonra hep aynı kalacağımıza dair bir garantimiz var mı? Maalesef garantimiz yok. Yaşadığımız her gün mümin olarak yatıp, kafir olarak uyanmak gibi bir risk taşıyoruz maalesef… Yazının devamını oku »

Anne Gibi Kaynana, Kız gibi Gelin…

GELIN-KAYNANA-ILETISIMIBabaannemi hiç görmedim ben. O’nu hep başkasından dinledim. Köyümüzde eskilerin anlattığı üç kadından biri babaannem. Herkes O’nun sabrından, tevekkülünden, imanından ve ince ruhlu oluşundan bahsederdi. Hem şöhreti kendi köyünü aşmamış bir halk ozanı, hem hiç okul görmemiş bir psikologmuş O…

Babaannemin 7 oğlu, 1 kızı var. 6 gelinini görmüş. Annem en küçük gelin olduğu için bir O’nu görememiş. Annem, babaannemin methini duydukça, “Keşke O’nun zamanını görseydim, hizmetinde bulunsaydım” der hayıflanırdı…

Eski zamanlar… Aynı evde bazen 15 kişinin yaşadığı, geline ayrı ev açma gibi bir lüksün olmadığı vakitler…

Babaannemi, ilk gelini olan büyük amcamın hanımı çok anlatırdı. “14 yaşında gelin oldum. Hiç birşey bilmezdim. Annem (kayınvalidem) bana bir kere bile kızmadı. Yüzünü asmadı” derdi. Ekmek yapmayı babaannemden öğrenmiş. Babaannem geliniyle beraber oturup ekmek yapar, gelinin yaptığı şekli bozuk ve yanık ekmekleri dedeme göstermez, kendi yaptığı güzel ekmekleri dedeme ikram edermiş. Sonra da “Bak bey, bu ekmekleri gelinin yaptı” deyip, birde gelinini övermiş…

Ahh daha neler neler… Kızı anlatsa abartıyor der inanmazdım belki de, gelini anlatınca inanmamak mümkün olmuyor…

Babaannem, kendisini 7 yıl anne-babasıyla görüştürmeyen otoriter bir koca, kocasının anlayışsız ailesine rağmen kimseye dert yanmamış. Gıybet etmemiş. 63 yaşında vefat etmeden evvel muayene eden doktor ciğerlerinin çürüdüğünü söylemiş… Ne dertleri içinde barındırdı kimbilir o ciğerler… Allah rahmet eylesin. Mekanları cennet olsun… Yazının devamını oku »

%d blogcu bunu beğendi: